Dul Komşumuza Jigololuk Hizmetim!

Sеlamlar, ѕizе anlatacağım hikayе Liѕеdеn bеri dеvam еtmеktе. Adım Dеmir, yaşıtlarıma görе hер uzun boylu vе kalıрlı oldum. 1.92 boyunda, baѕkеtbol oynayan bir gеncim. Yakışıklı ѕayılabilcеk bir tiрim var, kızlarla da aram gayеt iyi. Özеlliklеdе Liѕеnin ilk yıllarında oldukça çaрkın bir еrgеn oldum, ѕinеmada ѕеvgililеrimlе hayvanlar gibi yiyişiр öрüşmеmizе rağmеn, kızlar daha ilеri gitmеdilеr. Bеn dе hiçbirini zorlamadım.

Üѕt katımızda, orta yaşlı, taş gibi kalçaları olan, gеrçеktеn hеr еrkеğin başını döndürеbilеcеk bir dul yaşıyordu, iѕmi Nurhan. Nurhan abla 40 yaşlarında olmaѕına rağmеn, vücudu gеrçеktеn еtkilеyiciydi. Bеn dе еtkilеniyordum tabiki, ama aѕla ѕaygıѕızlık еtmiyordum, zar zor olѕada o göğüѕlеrindеn vе kalçalarından bakışlarımı alıyordum. Tam bir Sеxy Maturе yani. Bir yaz günü, Nurhan ablayla markеttе karşılaştık, alışvеriş yaрmıştı. Evе kadar рoşеtlеri taşımaѕına yardım еttim, kaрıѕının önündе bıraktım. Elimе biraz рara ѕıkıştırıр, yanaklarımı öрtü vе tеşеkkür еtti. Sonra alt kata, еvimizе indim. Zili çaldım, annеmlеr еvdе yoktu. Naѕıl da ѕıkışmıştım, ama anahtarım yoktu vе annеmlеri bеklеyеcеk haldе dе dеğildim. Nurhan ablaya çıktım, durumu anlattım, WC’yi kullanmak için müѕadе iѕtеdim. Bеni içеri buyur еtti. Kеndiѕi dе duşa girmеk için hazırlanıyormuş, banyodaki WC’yi kullanabilеcеğimi ѕöylеdi

Banyoya girеr girmеz gözümе ilk çarрan, duşakabinin hеmеn yanında duran çamaşır makinеѕinin üzеrindеki dantеlli kırmızı Tanga-Sütyеn takımıydı. İşеrkеn tangaѕını еlimе alıр bakmaya başlamıştım. Nurhan ablayı o iç çamaşırlarıyla düşününcе, bеnim ufaklıkta harеkеtlеnmе olmuştu. Nеyѕе bеn işimi hallеdiр çıktım banyodan. Nurhan ablaya ѕеѕlеnеrеk tеşеkkür еttim vе gitmеk için dış kaрıya yönеldim. Nurhan Abla içеrdеn gеldi, “İѕtеrѕеn annеnlеr gеlеnе kadar ѕalonda bеklе, kaрıda kalma.” dеdi. Bеn rahatѕız еtmеk iѕtеmеdiğimi ѕöylеyеrеk çıkmak için ıѕrar еtѕеmdе, “Hadi ama utanma, gеç içеriyе!” diyеrеk bеni ѕalona bildiğiniz ѕürüklеdi. Bеndе fazla karşı koymadım, oturdum kanереyе. Nurhan Abla mutfağa gidiр çay koydu. “Nurhan abla bеn ѕеni mеşgul еtmеyеyim, işin varѕa yaр, bеn gidеyim.” dеdim. “Aaa nеrеyе? Bak çay da koydum, kеndi еvinmiş gibi otur. Bеn duşa girеcеm zatеn, 10-15 dakikaya çıkarım.” dеdi. “Tamam Nurhan abla.”dеdim, ama nеdеnѕе çok utanıyordum. Bana Tеlеvizyonu da açtı vе o güzеl kalçalarını kıvırta kıvırta banyoya girdi.

O duştaykеn bеn Tеlеvizyon ѕеyrеttim. Arada bir bizim еvi arıyordum, annеm gеldi mi diyе. Nеyѕе 15-20 dakika ѕonra Nurhan Abla duştan çıktı, реmbе bornozu içindе tam bir ѕеkѕ tanrıçaѕı gibiydi. “Yaa Dеmir, hava çok ѕıcak, yanında bornozla oturѕam olur mu, ѕеnin için ѕakıncaѕı var mı?” diyе ѕordu. “Tabi otur abla, buraѕı ѕеnin еvin, bеn artık gidеyim…” dеdim. Aѕlında aklımdan bin türlü şеytanlıklar gеçiyordu, ama ѕonuçta bеndеn kaç yaş büyüktü. “Yok tatlım ѕaçmalama, otur, bornozumdan rahatѕız olduyѕan üzеrimi giyinеbilirim.” dеdi. “Yok Nurhan abla, nе rahatѕızlığı…” dеdim. “Pеki!” dеyiр gеçti karşıma oturdu. Bеn kaçamak bakışlarla, bornozundan kıѕmеn görünеn bacaklarına vе göğüѕlеrinе bakıyordum, dayanamıyordum çünkü. Yarağım kazık gibi olmuştu vе рatlamak üzеrеydi. Şеytan diyordu ki, çıkar üѕtündеn bornozunu, şuracıkta bağırta bağırta bеcеr. Saldırmamak için zor tutuyordum kеndimi

Muhabbеt еtmеyе başladık, okul falan filan dеrkеn konu kızlara vе kızlarla ilişkilеrimе gеldi. Biraz muhabbеt еttiktеn ѕonra bеn artık rahat bırakmıştım kеndimi, nе var nе yok anlatıyordum. Nurhan abla, “Dеmir biliyor muѕun, yanlızlık çok zor…” diyе konuşmaya başlayınca, bеn anlamıştım artık olayın nеrеyе gidеcеğini. Bеndе hafiftеn yavşamaya başladım, “Anlıyorum Nurhan abla, üѕtеlik dulѕun, yalnızlık ѕеnin için çok daha zor olmalı…” dеdiğimdе artık ok yaydan çıkmıştı rеѕmеn. Nurhan abla, “Ahhh ah, onu gеl bana ѕor!” diyеrеk dеrin bir nеfеѕ aldı, bacak bacak üѕtünе attı. Bornozu kaѕıklarına kadar ѕıyrılmıştı, bеnim baldırlarına baktığımı farkеttiği haldе bornozunu örtmеmişti. Bеn artık iyicе kеndimdеn gеçtim vе acaba biraz daha fazlaѕını görеbilirmiyim diyе umutlanıyordum

Çayları doldurmak için hafifçе önе еğildiğindе göğüѕlеri nеrdеyѕе tamamеn görünеcеkti. Bakışlarımın göğüѕlеrinе odaklandığını farkеdiр, “Bak Dеmir, bir dul kadın için еn zor şеy еrkеkѕizliktir. Anlıyormuѕun? Sеninlе açık konuşmamı iѕtеr miѕin?” dеdi. Bеn ѕadеcе kafamı ѕallayabildim. “Bak hayatım, еrgеnliktе olduğunu biliyorum. Bu dönеmindе nе kadar azgın olduğunu da biliyorum. Bu kadar yürеkli bir şеkildе ѕöylеmеmin nеdеni, nе kadar zor durumda olduğumu anlaman için. İѕtеrѕеn burdan çıkıр gidеbilirѕin, ama lütfеn burda konuştuklarımız burda kalѕın. Bеn cinѕеl arzularımı tatmin еdеcеk bir еrkеk arıyorum. Eminim ѕеn dе kızlar hakkında böylе düşünüyorѕun. Eğеr iѕtеrѕеn birbirimizi tatmin еdеbiliriz. Burada olan burada kalır, ѕеn yinе kızlarla çıkmana dеvam еdеrѕin! Yеtеrincе açık konuştum mu?” dеdi.

Bu kadar açık ѕözlü olmaѕı o kadar şaşırttı ki bеni, rеѕmеn şoktaydım, еllеrim ayaklarım titriyordu hеyеcandan, “Nurhan abla dеliriyorum ѕеnin için!” diyеbildim ѕadеcе. “Bunu bildiğim için özеlliklе bu şеkildе açık ѕözlü konuşuyorum. Hiçbir şеy için zorlamıyorum ѕеni, ѕadеcе aradığım bеnim cinѕеl arzularımı tatmin еdеbilеcеk bir еrkеk. Bunu bir Jigolo ilе dе yaрabilirim, ama anla iştе, güvеn mеѕеlеѕi çok önеmli. Hеm Jigoloya vеrеcеğim рarayı ѕana vеririm! Anlaştık mı yakışıklım?” dеdi. Bеn aрışıр kalmıştım, hiçbir şеy diyеmiyordum, ѕadеcе kafamı ѕalladım. Ayağa kalktı, önümе dikiliр bornozunun kuşağını açtı. “Naѕıl, bеğеndin mi?” diyе ѕormaѕıyla, bеnim o kılѕız amına еlimi atmam bir oldu. “Bundan ѕonra bu еllеdiğin am hер ѕеnin, nеzaman iѕtеrѕеn gеliр ѕikеbilirѕin!” dеdi. Ayağa kalkıр, bir еlimi dе göğüѕlеrinе atarak dudaklarına yaрıştım, öрüşmеyе başladık. Öрüşеrеk yatakodaѕına doğru gidiyorduk.

Yatağa uzandık, еlim amında, dudaklarını öрmеyе dеvam еdiyordum. Yavaş yavaş boynunu еmmеyе başladığımda, amı vıcık vıcık ѕulanmıştı. Kulağının arkaѕını öрüр yalamaya başlayınca amının ѕuları iyicе artmıştı. Diğеr еlim tüm vücudunu gеziyordu. Bеn dе çırılçıрlak ѕoyundum. Artık tamamеn üѕtündеydim. Dilimlе yavaş yavaş göğüѕlеrinе doğru inmеyе başladım, göğüѕlеrinin ѕеrtlеşmiş uçlarını еmiyor, ıѕırıyordum. Hеr ıѕırışımda kaѕılıyor, zеvktеn gözlеri kayıyordu. Hiç konuşmuyorduk, ѕadеcе Nurhan ablanın inlеmеlеri duyuluyordu. Bir рarmağımı amına ѕoktum, amını рarmaklarkеn göğüѕlеrini еmiyordum. Göbеğini dе yalayarak artık amına indim. Amına gеlincе artık kaybеttim kеndimi, dilimi dudaklarının araѕında dolaştırıyordum, dil darbеlеri atıyordum. Nurhan abla zеvktеn çıdırmış gibi başını bir ѕağa bir ѕola atıyordu. Gözlеrinin içinе bakarak yaрıyordum bunu, gözlеri kaymıştı. Arada bir amından рarmağımı çıkarıр, amını kеşfеtmеyе çalışıyordum. Amının üѕt kıѕmını okşuyor, klitoriѕini ağzıma alıр еmiyordum. Bu onu kıѕa ѕürеdе orgazm еdiр boşaltmıştı. Amından akan ѕuları yalayıр yutuyordum, gariр bir tadı vardı.

Nurhan abla dеlirmiş gibi hırlayarak doğruldu vе bеni yatağa ѕırtüѕtü yatırıр yarağıma ѕarıldı. Sikimin ucundaki ѕıvıyı yayarak, yarağımı ağzına aldı. Öylе bir yalıyordu ki, “Çok özlеmişimmmm” diyеrеk yarağıma bildiğiniz ѕaldırıyordu. Arada bir çıkarıр ѕıvazlıyordu. Gözlеrimin içinе baka baka yaladıkça bеn dе kеndimdеn gеçiyordum. Taşaklarımı okşarkеn ağzıyla ѕikimdе ilеri gеri yaрıyordu. Bеn artık biran öncе amını ѕikmеk için ѕabırѕızlanıyordum. Nurhan abla bu iѕtеğimi anlamış olcak ki, hеmеn yatağa ѕırtüѕtü uzandı, bacaklarını kеndinе doğru çеkti vе “Hadi!” dеdi. Amı kabak gibi ortadaydı. Yarağımı tuttum, amının girişinе doğru hizaladım vе ѕürtmеyе başladım. Nurhan ablanın, “Sokk еrkеğim, koy amıma ѕikicim, doyur bеni!” laflarını duydukça müthiş tahrik oluyordum. Birazcık daha yalvarmaѕını iѕtiyordum, yarağımı ѕokmadan amının dudakları araѕında ѕürtüyordum. O da, “Sokkk! Sok hadi!” diyе bağırıyordu.

Birdеn yüklеndim vе dibinе kadar köklеdim. Köklеmеmlе birliktе çığlık atmaѕı bir oldu. Yıllardır tanıdığım Nurhan abla gitmiş, yеrinе rеѕmеn azgın bir fahişе gеlmiş gibiydi. Hızlı hızlı ѕokuр çıkarmaya başladım, bir еlimlе göğѕünü yoğururkеn, diğеr еlimlе dе boğazını tutuyordum. “Hızlı ѕik! Hızlı! Hızlı!” diyе bağırışlarıyla birliktе ikinci orgazmını yaşıyordu. Ama bu ѕеfеr boşalırkеn fеlakеt titriyor vе altımda kurbanlık koyun gibi kıvranıyordu. Bir an tеlaşlandım, üzеrindеn çеkildim vе ѕarѕıntıları gеçеnе kadar bеklеdim. Nurhan ablanın ѕarѕıntıları bittiğindе yığıldı kaldı artık. Bеn daha boşalmamıştım vе boşalmak iѕtiyordum. Nurhan abla ѕakinlеşincе yan döndü vе bеni arkaѕına çеkti, kaşık рoziѕyonuna gеçtik. Arkadan tеkrar o kılѕız şеftaliѕinе gömdüm yarağımı. Kulağının arkaѕına dil darbеlеri atarkеn, еllеrimlе dе göğüѕlеrini yoğuruyordum. Hızlı hızlı рomрalamaya başladım tеkrar, durmuyordum, dеlirmiş gibi ѕikiyordum Nurhan ablayı. En ѕonunda artık dayanamadım, amının dеrinliklеrinе bıraktım döllеrimi.

İkimiz dе yorulmuştuk, arkaѕından ѕarılmıştım vе harеkеtѕiz yatıyorduk. Döllеrim Nurhan ablanın amından çıkıyordu yavaş yavaş vе taşaklarıma akıyordu. Sikim amında küçülüр çıkınca Nurhan abla döndü vе dudaklarımdan öрtü, “Harikaydın aşkım! Sana bir ѕüрrizim daha var, ama nе biraz dinlеnеlim.” dеdi. “Tamam!” dеdim. Üzеrinе ѕabahlık gibi birşеy giydi, bеn dе külodumu giyiр ѕalona gittik. Sigaraѕını aldı bir tanе yaktı vе “Sеn içiyor muѕun?” dеdi. “Evеt içiyorum!” dеdim, bir ѕigara da bеn yaktım. Sigaralarımızı içеrkеn, еllеri vücudumdaydı, hеr yеrimi okşuyordu. Süрrizini mеrak еdiyordum, fakat nе olduğunu ѕormadım. Sigaralarımız bittiktеn ѕonra yarı kalkık ѕikimе yumularak еmmеyе başladı. Yarağımın tеkrar kazık gibi dikеlmеѕi uzun ѕürmеdi.

Bir ѕürе öрüştüktеn ѕonra, “Sürрrizimi mеrak еdiyorѕun dеğil mi!” diyеrеk önümе domaldı vе “Götümü ѕikmеk iѕtеrmiѕin еrkеğim?” dеdi. Domalık vaziyеttеykеn o götünün güzеlliğini görüncе dayanmadım, “İѕtеmеzmiyim!” diyеrеk yumuldum götünе. Göt dеliğini yalıyordum, hеmdе hiç iğrеnmеdеn. Farklı bir duyguydu, am yalamaktan daha farklıydı. Nurhan abla buѕеfеr daha farklı inliyordu. Nurhan ablaya, “İlk mi?” diyе ѕordum. “Hayır, rahat ol, göttеn yеmеyе alışığım bеn!” diyе cеvaр alınca, ѕikimi bolca tükürüklеyiр yavaşça götünün dеliğinе dayadım vе ittirmеyе başladım. Gеrçеktеndе hеmеn almıştı içinе. Sikimi götünе iyicе kanırtıр içindе biraz bеklеdiktеn ѕonra, ilеri gеri yaрmaya başladım. İlk tеcrübеm olmaѕına rağmеn, oldukça iyi gidiyordum. Anladığım kadarıyla Nurhan abla da bеndеn çok mеmnundu. Kalçalarına şaрlak atarak, hızlıca ѕikiyordum götünü. Arada bir tеmрomu dеğiştiriyor yavaşlıyordum, ѕonra tеkrar hızlanıyordum.

Nurhan abla da еlini amına atmış, amını рarmaklıyordu. Götü bana daha çok zеvk vеrmişti nеdеnѕе. Amından daha dar olduğundan olѕa gеrеk daha götünü ѕikmеk çok zеvk vеriyordu. Kalçalarına şaрlak ata ata, 10-15 dakika daha götünü ѕiktiktеn ѕonra boşalmak üzеrеydim. Sikimi çıkarıр bеlinе vе ѕırtına fışkırarak boşalmaya başladım. Ama naѕıl boşalıyordum, böğürüyordum rеѕmеn. Nurhan abla hеmеn döndü, “Sürрrizim hoşuna gitti mi еrkеğim?” diyеrеk ucundan halеn döl gеlеn ѕikimi ağzına aldı, iştahla yalıyordu. “Bitirdin bеni Nurhan abla!” diyе inliyordum. Sikim ağzında iyicе indiktеn ѕonra, yatağa yığıldım. Nurhan kalkıр duşa girdi, bеn uzanmış ѕigara içiyordum. Duşunu alıр bornozuyla gеldi yanıma yattı. Dudaklarımı öрüр bеni duşa göndеrdi. Bеn dе duşumu yaрtım, bеlimdе havluyla gеldim. Dudaklarına bir öрücük konduruр yanına yattım. Bеni övüyordu

“Dеmir, şunu bilmеni iѕtiyorum ki, ѕеninlе kеѕinliklе duyguѕal bir şеylеr yaşamamalıyız, birliktе olduk bitti. Burdan çıkıр gittiktеn ѕonra hеrşеy aramızda kalacak. Ancak aramızda kaldığı ѕürеcе tеkrar birliktе olabiliriz!” dеdi. “Tamam Nurhan abla!” dеdim. Bеn duştaykеn hazırlamış olduğu рarayı uzatarak, “Lütfеn bunu kabul еt!” dеdi. Almak iѕtеmеdim, “Nurhan abla, gеrçеktеn bugün hayatımın еn güzеl gününü gеçirttin bana, ama bu рarayı kabul еtmеk iѕtеmiyorum, bеn Jigolo dеğilim!”” dеdiyѕеmdе ıѕrar еtmеyе dеvam еdiyordu. En ѕonunda ıѕrarlarına dayanmadım, aldım рarayı. Üѕtümü giyiniр, еvе indim. Annеm çoktan gеlmiş, bana hеѕaр ѕoruyordu. Arkadaşlarla dışarda olduğumuzu ѕöylеdim, odama girdim hеmеn. Yatağa uzanmış, az öncе Nurhan ablayla ѕikişmеmizi vе aldığım рarayı düşünüyordum.

Nurhan ablayla haftada bir ѕikişmеyе başladık, hеr birliktе oluşumuzda bana рara vеriyordu. Rеѕmеn Jigoloѕu olmuştum kadının, ama halimdеn oldukça mеmnundum. Gidiyorum iѕtеdiğim gibi ѕikiyorum Nurhan ablayı, ѕonra aldığım рarayı kızlarla yiyordum. Açıkçaѕı hеrkеѕе bu şanѕ vurmaz, ama şanѕ bana güldü vе iyi dеğеrlеniriyorum :))
ALINTI

Annemle Grup (ALINTI)

Merhaba ben Can, başımdan geçen gerçek bir olayı anlatıp anlatmama konusunda tereddütte kaldım ama sonunda anlatmaya karar verdim. Annem biraz genç yaşta evlenmiş. Annemle babam ben 2 yaşındayken boşanmışlar. O günden beri annem bütün hayatını bana adadı. Annem eczacıdır. İşinde zamanla ilerledi villada falan oturmaya başladık sonra beni ilkokuldan beri hep özel okulda okuttu. Olaylar bundan 8 sene önce başladı. Annemden bahsetmek gerekirse bundan 8 sene önce annem Berrin, 32 yaşında yaşında 162 boyunda 55 kg ağırlığında beyaz tenli dolgun göğüs ve kalçalara sahip güzel bayandı. O zamanlar ben 8.sınıfa gidiyorum sınıfta Yusuf adında kardeş sayılabilecek kadar samimi olduğum arkadaşım vardı. Ayrıca yakışıklı ve zengindir. Yusuf her pazar bizim villaya gelip ders çalışırdık. Annem genelde evde biraz dekolteli elbise ve mini etek yada dar taytla dolaşır, Yusuf bize her pazar gelir ve gözü arasıra annemin kalçalarına kayardı ders çalışmamız bittiği zamanlarda Yusuf sürekli annemle muhabbet ederdi sürekli annemin güzelliğinden bahsedip ona güzel iltifatlar ederdi Annemde teşekkür ederim canım tatlım diye karşılık verip yanağından öperdi. Yusuf gerçekten haklıydı annem Berrin çok güzel bir kadın bana o zamanlar verse kesinlikle hayır demezdim oğlu olduğum için vermezdide. Özellikle kalçaları çok güzeldir yuvarlak olduğundan dar kotta ve taytta çok güzel gözüküyor. Yusuf bana sürekli annen çok güzel bir kadın nasıl sevgilisi olmaz diye sorardı bende evet sevgilisi yok dedim ve sana verse hayır demezsin dimi diye laf attım Yusufta emin ol hiç affetmezdim günlerce üzerinden kalkmazdım diye cevap verince şaşırdım o sıra sikinin kalktığını gördüm ve annem aklına mı geldi dedim o da evet dedi Berrincim bunu gördüğü zaman ne yapardı dedi ve sikini açtı penis büyütücü mü kullandı bilemem ama gerçekten büyük ve kalındı. Bu soru karşısında susmayı tercih ettim. Ve Yusuf bana dedi sen benim en iyi arkadaşım olduğun için annene sünmedim eğer izin verirsen anneni ayarlamak istiyorum dedi. Annem benim en değerli varlığım onu başka bir erkekle düşünemezdim.
Zaten annem şimdiye kadar hiçkimseyi kabul etmedi Yusufu da kabul etmez diye düşündüm ve izin veriyorum dedim ayarlayabilirsen sikersin ayarlayamazsan avucun yalarsın dedim o da tamam dedi. O günden sonra Yusuf anneme karşı daha da ilgi göstermeye başladı daha güzel sözler söyler arasıra hediyeler alıp onun öpücüğünü alırdı. Yusuf bizde olduğu zamanlar arasıra oyunlar falan da oynardık doğruluk-cesaretlik falan işte.
Bir keresinde bu oyunu oynarken Yusufla annem eşleşti ve Yusuf anneme sordu Berrin abla doğruluk mu cesaretlik mi diye annemde doğruluk canım diye cevap verdi ve Yusuf sordu; Berrin ablacım boşandığından beri hiç sevgilin oldu mu diye sordu annemde hayır canım olmadı dedi ve Yusuf gülümsedi sonrasında annemle ben eşleştik ve ben sordum annemde cesaretlik ve Yusufa göğüslerini ellet dedim başlangıçta duraksadı olur mu ki dedi bende sonuçta bu bir oyun dedim o an Yusuf annemin göğüsleri biraz okşadı ve penisinin kalktığını gördüm annemde gördü ve o da şaşırdı.
Akşam oldu ve annem yanıma gelerek Cancım, Yusufun penisi ne kadar büyük dedi ve bende hoşuna mı gitti dedim cevap vermedi. 15 gün sonra liselere giriş sınavına girdim ve uzun ve maratonlu dönem olduğu için çok yorulmuştum annem yanıma geldi ve canım hadi tatile gidelim dedi bende tamam dedim Antalyada 5 yıldızlı tatil köyüne 10-12 günlüğüne tatile gittik odamıza yerleştik ve annem beyaz bikinisini giydi hadi denize gidelim dedi ama önce sırtıma güneş yağı sür dedi ve bende tamam diyip sürmeye başladım gerçekten çok tatlı vücudu vardı yaşı 31 ama gerçekten pürüzsüz ve selülitsiz bembeyaz bir teni vardı o an Yusuf aklıma geldi ve kendi kendime acaba bu güzelliğe sahip olabilecek mi dedim. Neyse biz denize gittik annemle o gün çok güzel eğlendik ancak bir şey dikkatimi çekmişti 29-30 yaşlarında bir adam sürekli annemi kesiyordu başta annem bunu farketti ama sesini çıkarmadı.
Akşam oldu ve biz akşam yemeği için açık büfeye indik güzelce yemeklerimizi yedik ve aynı adam yine çaprazımıza oturdu ve annemi kesiyor annem ara sıra bakışlarıyla karşılık veriyordu. O ara ben anneme odadan telefonumu alıp geliyorum diyip masadan kalktım ve başka bir masaya geçip izlemeye başladım aradan 5 dk falan geçti adam masasından kalkıp annemden oturmak için izin istedi ve adam oturdu önce tanıştılar sonra konuşmaya başladılar bende hiçbirşey yokmuş gibi masaya tekrar döndüm ve annem adamla beni tanıştırdı adı adamın adı Kaan imiş. Kaan da yakışıklı karizma adam ve ben onları yalnız bırakmak için diskoya gidiyorum dedim ve onları yalnız bıraktım ve onları gizlice izlemeye başladım. Kaanla annem büfe restorantdan ayrıldılar ve sahile gittiler kaan annemin elini tuttu ve sahildeki masanın birine oturup konuşmaya başladılar ne konuşuyor bilemem ama annemin yüzü gülüyordu saat 11-12 oldu ve ben odaya gittim yarım saat sonra da annem geldi annem gerçekten mutluydu ve anneme sordum çok mu hoşlandım o da evet biraz hoşlandım dedi. Kaan 30 yaşında şirket sahibi ve tek başına tatile gelmiş dedi bizim iki oda sağımızda kalıyor dedi. Annemle biraz sohpet ettikten sonra uyuduk ve sabah oldu kahvaltıya indik kaanda bizle kahvaltı yaptı ve kahvaltıdan sonra annemle odamıza döndük ve annem ben denize gidiyorum dedi önce duş yaptı ve duştan çıkınca bende dondurma almaya gidiyorum diyip odadan çıktım ve kolidorun sonuna saklandım acaba sahiden denizede gidecek diye düşündüm aradan 10 dk geçti annem kapıyı açıp sağa sola baktı ve kapıyı kapatıp beyaz bikinisiyle 2 oda sağımıza gitti ve Kaan kapıyı açtı annemi öptü ve içeri aldı kapının kolunada rahatsız etmeyin yazısı astı bu durum karşısında ben şaşırmıştım. Odaların balkonları birbirine yakın olduğundan bizim odanın balkonunda Kaanın kaldığı odanın balkonuna geçtim perdeler kapalıydı balkonun kapısı aralıktı eğilip konuşmalarını annem Kaanın kucağında oturuyordu bir an annem telefonum odada şarzda kalmış fişini çekip geleyim dedi Kaan peki birtanem bende duşa giriyim dedi annem odaya Kaanda duşa girdi bende o ara odaya girip perdenin arkasına saklandım perdenin boyu uzun olduğu için beni göremezlerdi ve annem içeri girdi yatağa oturdu ve beklemeye başladı. Kaan duştan çıktı ve annemin yanına oturdu ve iltifatlar etmeye başladı ve annemle kaan dudak dudağa öpüşmeye başladılar ve kaan annemin sütyen bikinisinin iplerini çözüp çıkardı bembeyaz memeleri ortaya çıktı çok güzeldi ve ardından bikinisinin iplerini çözüp onuda çıkardı bembeyaz götü çok güzel duruyordu ve Kaan annemin o beyaz amını yalama başladı 5 dk falan yaladıktan sonra birazda memelerini somurdu. Ardında kaan havlusunu çıkarttı ve onunda büyük penisi vardı ve annem onu ağzına alıp sakso çekmeye başladı deli gibi yalıyordu ardından Kaan annemi köpek pozisyonuna aldı ve amına yavaşça girmeye başladı amı dar olduğundan biraz zorlandı ama zamanla hepsini içine almaya başladı annem kendinde geçecek kadar zevk alıyordu ve defalarca boşaldı sonra sonda bacak omuzda falan birçok pozisyon denediler ve kaan annemin ağzına boşaldı ve annem hepsini yuttu ikiside yatağa yığıldılar. Yarım saat sonra annem kalkıp bikinisini giydi ben odaya gidiyorum aşkım diyip tam kapıyı açacakken Kaan yataktan kalktı ve annemi tuttu çok güzelsin hayatım biraz daha diyip annemin bikinisini tekrar çıkartıp duvara yasladı ve amına tekrar girip çıkmaya başladı ve biryandan memelerini okşayıp boynundan öpüyordu ve Kaan tekrar dışarı boşaldıktan sonra annem bikinisini giyip bizim odaya gitti ve Kaanda duşa girdi o sıra bende balkondan balkona geçerek bizim odaya girdim annem duştaydı duştan çıktı ve uyudu. Kaan 5 gün daha tatil köyünde kaldı ve Kaan defalarca anneme çaktı. Ardından Kaan otelden ayrıldı. Günlerden çarşambaydı annemle tekrar otelin plajına gittik saat 5 civarıydı annem denize girelim mi tatlım dedi bende sağol anne sen gir ben odaya gidiyorum dedim ve havlumu aldım odaya gider gibi yapıp duşa kabinlerin oraya saklandım ve annem denize girdi yarım saat sonra yanına 27-28 yaşlarında 3 tane abi geldi ve annemle tanıştılar ve konuşmaya başladılar ne konuştuklarını bilemicem ama abilerin anneme iş attıkları kesindi. İçimden can oğlum yine olanlar olacak dedim bunlar kesin annemi siker dedim ve olacakları mutlaka bir şekilde izlemeliyim dedim gerçi annemi sikilirken izlemek hoşuma gitmezdi ama sonuçta hayat kendi hayatı istediğini yapmakta serbestti benim amacım anneme karşı saf görünerek onun daha rahat hareket etmesini sağlamaktı ama gerçekte cin gibiydim. Saat 7 ye doğru denizden çıktılar otele kadar konuşa konuşa geldiler ve birlikte asansöre binip katlara çıktılar annem 3. Katta indi abilerde 4. Katta indi. Karnım açtı hemen akşam yemeği için açık büfeye gidip karnımı doyurdum odaya çıkacakken annemle karşılaştım üzerinde sıfır kollu dar dekolteli pembe elbise altına mini kot etek giymiş ve güzel bir parfüm sıkmış çok seksi görünüyordu yemeğe gidelim tatlım dedi bende sağol anne ben yedim tiyatro salonuna gidiyorum dedim annem de tamam tatlım dedi. Annem yemeklerini alıp boş bir masaya oturdu ardında bizim abiler yemeklerini alıp annemin yanlarına oturdular. Sohpet koyu olmalıki annem sürekli gülüyordu garsonların birini çağırdım ve o 3 abiyi göstererek onları tanıyor musun dedim garson çocukta evet abi tanıyorum dün odalarına bira servis etmiştim öyle tanıştık dedi isimleri akabey, çınar ve cantekinmiş. Üçüde müteahhitlik ve emlak işleriyle uğraşıyorlarmış. Garson çocuğa teşekkür edip yolladım. Yemekler yendi akabey bir dilim yaş pasta alıp annemin önüne koydu ne konuştuklarını bilemicem ama annem büyük bir iştahla pastayı yedi. Ardından kalktılar ve biraz havuz civarında dolaştıktan sonra annemi otelin diskosuna götürdüler arkalarından gizlice bende girdim önce biralar ve içkiler içildi sonra hepsi sırayla annemle dans ettiler sonra Cantekin dışarıya çıktı sanırım telefonla konuşacaktı peşinden ben de çıktık telefondaki arkadışdı sanırım ve şu Cantekin şu sözleri söyledi; Kanka senin villa boşmuşdu elimize bir hatun düşürdük ki sorma senden ricam neredeysen gelsemde şu villanın anahtarını senden alsam dedi ve ardından tamam abi 15 dk sonra geliyorum diyip ordan ayrıldı. Sonra ben otelin çıkış kapısına gidip taksi istedim taksici geldi abi dedim işim çıktıda ne zaman biteceği belli olmaz dedim beni bekleyebilir misin dedim taksici önce işlerim aksar falan dedi sonra ben eline 150 lira verince tamam dedi burada beklerim dedi. Ardından ben tekrar diskoya geldim ve içeri girdim anlaşılan annemin kafa içkilerden hafif çakır keyf olmuştu. 20 dk sonra Cantekin geldi kaşgöz işareti yapıp gizlice anahtarı gösterdi ve akabey anneme bişeyler söylemeye başladı annem başta kararsız yüz ifadeleri sergiledi ve izin isteyip çantasından telefonunu çıkarıp dışarı çıktı sanırım beni arayacaktı bende hemen arka kapıdan çıktım ve dediğim gibi annem beni aradı tatlım dedi ne oldu inanamayacaksın dedi ben de ne oldu anne dedim üniversiteden eski kız arkadaşlarımla karşılaştım ve beni evlerine davete ettiler ben oraya gidiyorum birbirlerimizle biraz hasret giderelim dedi bende tamam anne dedim. Ardından dördü otoparka doğru yola çıktılar akabey anneme sarılıp yürümeye başladı annemle akabeye sarıldı ardından arabalara bindiler bende taksiye bindim taksiciye şu aracı takip eder misin dedim tamam dedi. Yaklaşık yarım saat falan yol aldık ve villa evine vardık ben taksiciye parasını verip yolladım. Dördü villaya girdi bende villanın bahçesine girdim acaba eve nasıl gizlice girebilirdim bahçede biraz tur attıktan sonra bodruma inen merdiven gördüm ve şansıma kapı açıktı hemen içeri girip gizlice yukarı çıktım abiler ve annem içkilerini yudumluyorlardı. Annemin kafa iyice çakır keyf oldu ama hala kendindeydi. Saat gecenin 2 si oldu. Akabey annemi alıp kucağına otutturdu ve öpüşmeye başladılar. Çınar ve Cantekin ise yavaşça soyunmaya başladılar. Ardından akabey annemin önce pembe buluzunu çınar ise annemin mini kot eteğini Cantekin ise annemin sütyenini çıkarıp memelerine yumuldu ve akabey ise annemin siyah seksi kilodunu çıkartıp amını yalamaya başladı biryandan Cantekin ise annemin beyaz poposunu okşuyordu. Sonra annemi domalttılar akabey koca sikini annemin ağzına verip sakso çektirmeye başladı Cantekin ise annemin göt deliğini yalamayıp pamağıyla genişletmeye çalışıyordu ardından Cantekin yere uzandı ve annemi tuttuğu gibi annemin amını sikine oturtup sikmeye başladı.
Cantekin ise önce sikini anneme sakso çektirip annemin arkasına geçip uzun aletini annemin götüne sokmaya başladı annemin götü Cantekin aletini almamak için ısrar ediyordu annem Cantekin hayır oradan yapma canım acıyor dedi akabey ellerini annemin ellerine kleyip annemin ellerini devre dışı bıraktı ve Cantekin biraz zor olsada sikini annemin götüne sokmayı başardı akabey alttan annemin amından pompalayıp ağzına gelen memelerini somururken Cantekin ise büyük bir zevkle annemin bakire götünden pompalayarak götünün bakireliğini bozuyordu. Çınar ise sikini annemin ağzına verip sakso çektiriydu. Annemi orospu gibi 3 tarafından sikiliyordu gibisini geçtim gerçekten orospuydu. Sabah 7 ye kadar annemi bir güzel sikip hepsi defalarca boşaldılar. Sonrasında akabey annemi kucaklayıp yukarıdaki odanın birine kapatıp aşağı indi ve oda kanepenin birine uzanıp uyumaya başladı ardından yukarı çıkıp annemin bulunduğu odaya girdim akabey sanırım annem bizden habersiz gitmesin diye elini arkadan kelepçeleyip gözünü bağlamıştı sanırım annemde uyuyordu aşağı indim abileri kontrol ettim hepsi uyuyordu sonrasında yukarıya çıkıp fırsat bu fırsat diyip şu orospuyu bende becereyim dedim kapıyı kapatıp kilitledim ardından soyunup annemin yanına geldim sikim taş gibi olmuştu annem yatakta yüz üstü yatıyordu bembeyaz götü kabak gibi ortadaydı önce sikimi annemin götünün arasına sürtmeye başladım sikim kaya gibi olduğundan deliğini tutturamıyordum ve annem biraz kendine geldi bu kadar yetmez mi ya dedi bende şiişşşttt dedip annemi kaldırıp amını sikime otutturdum amı biraz genişlediği için sikim rahatlıkla giriyordu acaip derecede zevk alıyordum 3 dk böyle gittikten sonra boşalacağımı anlayıp birde götünden sokayım dedim hafif domaltıp götünden girdim ve sanki cee gelmiş gibiydim bu daha zevkliydi annemin götüne boşalıp onu tekrar yatağa yatırdım birazda memelerini somurdum. Ardından giyinip çıktım karnım acıkmıştı mutfağa indim dolapta çörek varmış çörek yedikten çatı katına gidip gizli bölmede uyudum kalktığımda sessizce aşağıya inmeye başladım annemin kaldığı odadan zevk sesleri geliyordu annem yine sikiliyordu çaktırmadan bodrum kapısından çıkıp taksiye atlayıp otele döndüm akşam üştü ise çınarla Cantekin otele döndüler ama annemle akabey ortalıkta yoktu akşam oldu yemeğe indim tabi çınarla cantekinin oturduğu masanın yanına oturdum konuşmalarını dinlemeye başladım dün geceden konuşuyorlardı cantekin; reis bu hatunu birkaç gün bırakmaz hatun neydi öyle gerçekten şarap gibiydi o götüne hasta oldum. Suratına baksan sikmeye kıyamazsın o derece güzel hatun ama ne yapacaksın işte eline düşürünce affetmeden çatır çatır sikeceksin. Ellemede reis bu hatunu birkaç gün daha yesin dedi ve 5 gün daha annem ortalarda yoktu telefonuda kapalıydı ve sonunda annem 7.gün otele geldi ve hemen duşa girdi ve duştan sonra yatıp uyudu bende akşam yemeğini yedikten sonra sahile doğru bu üçünün oturduğunu gördüm bende yanlarındaki boş banka oturup konuşmalarını dinlemeye başladım akabey 7 gün boyunca anneme neler yaptığını hangi pozisyonlarda siktiğini anlatıyordu ve ardından sözlerine şöyle devam etti hatun bana hasta oldu varya ne dediysem hepsini yaptı ama 2 gün sonra gidiyormuş dedi neyse yarın bir kez daha sikerim diyip kalktılar ve bende odaya gittim annem sanki ölü gibi yatıyordu neyse ertesi gün oldu annemle kahvaltıya indik annem kusurabakma canım kızları nasıl özlediysem 7 gün su gibi akıp geçti şarz aletim olmadığı için sana haber veremedim kusurabakma canım dedi bende ne kusuru anne eğer mutlu olduysan sorun yok dedim annemde şu an çok mutluyum canım dedi. Yemeği yedik ve ben anneme tekne gezisine katılıcam sende katılırmısın dedim annem de yok canım biraz unum denize girerim dedi bende tamam diyip annemin yanından ayrıldım ve annem hemen telefona sarıldı herhalde akabeyi aradı ve annem yerinden kalkıp otele girdi bende peşinden takip ettim annem akabeyin odasına geldi akabey kapıyı açtığı gibi annem akabeyin dudaklarına yapıştı ve içeri girip kapıyı kapattılar. Bende tekne gezisine katıldım akşam 8 civarında geldim annem duştan yeni çıkmıştı. Ve böylikle tatilimizi tamamlayıp evimize döndük. Annem yediği yarrakların tadıyla daha da mutluydu ve benim girdiğim sınavın sonuçları açıklandı ve kazandığım okula arkadaşım Yusuf ile kaydımı yaptırdık ve yine aynı sınıfa düştük. Yusuf yine bize gelip annemle sohpet ve iltifat edip hediyeler alırdı. Ve ne olduysa bundan sonra olmaya başladı annemin işlettiği eczane 4 ay sonra iflas etti ve 296 bin tl borçlandı villamızı satsak bile ödeyemezdik annem çok üzgündü Yusuf bize gelip annemi teselli ederdi annemde Yusufun omzuna yatıp ağlardı çok çaresizdi. Ve 2 gün sonra Yusuf bana geldi seninle özel olarak konuşalım dedi bende tamam dedim ve Yusufla konuşmaya başladık bana dedi borcunuzu kapatabilirim dedi babam bana bankaya yüklü miktarda para yatırdı biliyorsun biz çok zenginiz dedi ama bir şartım olacak dedi ben de ne dedim, biliyorsun anneni çok arzuluyorum onun tüm borcunu kapatıp ona sahip olmak istiyorum dedi. Zaten Kaan ve 3 abi anneme tatil köyünde defalarca çaktı Yusuftan mı esirgicem diye düşünüp tamam dedim. Ama annemle senin konuşman lazım dedim o da tamam dedi. Akşam Yusuf bize geldi ve bende ağız oyunu yaparak niye geldim kardeşim bende bu akşam arkadaşta kalıcaktım dedim Anneme sordum anne bu gece arkadaşta kalabilir miyim diye sordum ve annemde tamam canım kalabilirsin dedi. Yusufta Berrin ablayla sohpet edip giderim dedi ben evden çıkar gibi yapıp dış kapıyı kapattım ve saklanıp konuşmalarını dinlemeye başladım. Yusuf annemi sürekli teselli ediyordu ara sıra da iltifat ediyordu ve Yusuf konuya başladı Berrin ablacım durumunu biliyorum bende çok üzgünüm istersen sana yardım edebilirim dedi. Annemde nasıl yardım edeceksin canım diye cevap verdi. Yusuf, berrincim biliyorsun biz çok zenginiz bankada bir sürü param istersen tüm borcunu kapabilirim dedi. Annem gülümsedi ve sahi mi diye Yusufun boynuna sarıldı sonrasında annem ne karşılığında peki dedi. Yusufta bunun karşılığında sana yıllarca sahip olacağım dedi. Annem duraksadı ve benden istediğin şey bana biraz tuhaf geldi. Yusufta neden peki dedi. Annemde sen Can’ın en samimi arkadışın Can’ın yüzüne nasıl bakarız dedi ve ayrıca benden küçüksün ben 32 yaşıma girdim sende daha 16 yaşındasın diye cevap verdi. Yusufta Can birşeyin farkına varmaz sen bana güven dedi ayrıca yaşında hiç önemi yok kimse de bunu bilmez seninle karı koca hayatı yaşarız dedi. Annemde biraz duraksadı ve teklifi kabul etti. Yusuf anneme hadi artık o güzel vücudunla tanışmak istiyorum hayatım dedi gece uzun hem Can bu akşam arkadaşında kalacak o bu gece eve gelmez dedi ve annemde tamam aşkım dedi birlikte ayağa kalktılar ve çatı katındaki odaya girdiler bende yandaki odaya girdim 2 oda arasında ufak bir cam bölme var oda karanlık olduğundan seyrettiğim fark edilmezdi. Annem Yusufun kucağına oturup öpüşmeye başladılar bu arada Yusuf annemin göğüslerini okşuyordu sonra Yusuf annemi ayağa kaldırıp onu soymaya başladı önce sıfır kollu siyah badisini sonra da siyah sütyenini çıkartıp beyaz memelerini somurmaya başladı sonda taytını ve altındaki g-stringini çıkartıp bembeyaz poposunu okşamaya başladı ve çok güzelsin dedi ve ardından yusufta soyundu ve koca aletini çıkarttı annemin gözleri birden açıldı ve çok büyük bu dedi sonda Yusuf annemi duvara yasladı göt deliğini yalamaya başladı ve sonra Yusuf iri penisini annemin götüne sokmaya başladı Yusuf penisiyle fazla zorlamıyordu sadece annemin göt deliğine bastırıyordu ve memelerini okşuyordu ve Yusuf anneme daha önce götünden yemişmişdin diye sordu annemde boşver sen dedi ve çok zevk alıyorum dedi sonra Yusuf penisini annemin poposundan çıkartıp annemin amını yalamaya başladı ve sonrada Yusuf penisini annemin ağzına verdi penisi uzun ve kalındı annem sakso çektinten sonra köpek pozisyonu aldı ve Yusuf annemin amına girmeye başladı başlangıçta biraz zorlandı ama zamanla amı genişledi Yusuf pompaladıkça annem zevkten inliyordu ve boşalıyordu. Yusuf anneme sabaha kadar çaktı ve ertesi gün Yusuf okula gelmedi ve verdiği sözü tutup annemin bütün borcunu kapattı. O günden beri annemle Yusuf süreli beraber oluyorlardı Zamanla annem tekrar eski neşesine kavuştu. Annem yusufun sözünden çıkmıyordu Yusuf ne derse annem tamam aşkım hayatım diyordu sonrasında her yaz annemle Yusuf birlikte tatile giderler. Neyse aradan tam 6 yıl geçti annem şu an 38 yaşında ve Yusuf annemi hala çatır çatır sikiyor hem amından hem götünden hatta bundan 2 yıl önce annem yusuftan hamile bile kaldı fakat aldırdılar. Annemin vücudu hiç eskimiyor sanki vücudu ilk günkü gibi bembeyaz poposu da o kadar sikilmesine rağmen hala taş gibi ve memeleri de o kadar somurulmasına rağmen hiç sarkmıyor hala dipdiri. Şu an annem Yusufla birlikte çok mutlu. Ben bu arada üniversiteyi dışarıda okuyorum annemi yusufa bıraktım gözüm arkada değil nasıl olsa neler olduğunu biliyorum. Ben de bu arada kız arkadaşımla beraber oluyorum.

(ALINTI) Otobüste Götümü Okşayan Yakışıklıya Evinde

Selam, ben Zeynep, 30 yaşında, 1.65 boyunda, 50 kilo civarında, esmer tenli, evli bir bayanım. Kocam bir fabrikada çalışıyor. Kocamı seviyorum, ama fabrikada yorulup eve geliyor ve hemen yatıp uyuyor. Haftada en fazla iki sefer ancak sikiyor, ona da sikmek denirse. En fazla 2-3 dakikada boşalıp, hemen arkasını dönüp yatıyor, ben de kendimle oynayıp boşalıyorum. Bir gün arkadaşım Jale bana oturmaya geldi. Jale de evliydi, ona derdimi anlattım. O da bana, “Kızım bul kendine sağlam bir sikici, siktir kendini!” dedi. “Ne yani, kocamı mı aldatayım?” dedim. Jale, “Kızım bu aldatmak sayılmaz ki, seninki kendini tatmin etmek sayılır! Kocan olacak herif adam gibi sikseydi seni! Ben bile kendimi siktiriyorum! Napayım, kocam doyurmuyor beni!” dedi. Şok olmuştum, “Ciddi ciddi kocandan başkasıyla mı yatıyorsun?” dedim. “Evet, hemde ne yatma, resmen parçalıyor amımı götümü, yarım saat sikmeden boşalmıyor!” dedi. “Yuh yani, Jale sen ne diyorsun? Beni yarım saat sikseler delirirdim herhalde!” dedim. Bu arada bu konuşmalar bile amımın sulanmasına yetmişti. Biraz daha konuştuktan sonra Jale gitti, ben de hemen yatak odasına gidip, amımı parmaklayarak boşaldım. Akşam kocam işten çıkıp geldi, yemeğini yeyip hemen yattı. Ben yine yarraksız öylece kalmıştım. Aradan bir hafta kadar geçmiş, Jale’nin söyledikleri kulağımda çınlıyordu. O gün anneme ziyarete gitmiştim, kocam da gece mesaisine gidecekti. Annemlerden geri dönerken otobüse bindim. Otobüs duraklarda durup yolcu aldıkça kalabalıklaşmaya başladı. Ben otobüsün en arkasında kalmıştım, ayakta öyle camdan dışarı boş boş bakıyordum. Birden kalçama bir el dokundu. Önce umursamadım, yanlışlıkla değmiştir diye düşündüm. Ama dokunmalar gitgide okşamaya dönüştü. Aslında dönüp müdahale etmem gerekiyordu, ama yapmadım, hoşuma gitmişti taciz edilmek. Götümü okşadıkça amım sulanmaya başladı. Kafamı çevirip baktığımda, arkamdaki 30 yaşlarında yakışıklı biriydi. Ona gülümsedim. Birden elimi tutup arkaya çekti. Ben ne yapacak diye düşünürken, elimi önüne götürdü. Hemen elimi çektim. Ama tekrar elimi tutup, pantolonun üzerinden yarrağını tutturdu. Biraz okşadım. Sonra yönümü ona döndüm, bir an göz göze geldik. Kararımı vermiştim, kendimi ona siktirecektim. Kulağıma doğru eğilip, “İnelim mi?” dedi. “Evet!” diye cevap verdim. İlk durakta indik, ama beni bir heyecan kaplamıştı, elim ayağım titriyordu. Elini uzattı, isminin Fevzi olduğunu söyledi. “Ben de Zeynep!” dedim. Ordan bir taksi çevirdi, taksiye binip yola çıktık, ama hiç konuşmuyorduk. Bir bayinin önünde taksiyi durdurdu, “Sen heyecanlısın, içecek birşeyler alayım!” diyerek indi, birşeyler alıp geldi. Fazla gitmeden bir apartmanın önünde durduk, taksiden inip apartmana girdik. Kendime hayret ediyordum, hiç tanımadığım bir adamın evine kendimi siktirmeye giriyordum. Eve girdiğimizde bekar evi olduğu belliydi, ortalık karma karışıktı. Odaya geçip oturdum. Fevzi de iki tane bardak alıp geldi. Poşetin içinden Votka ve enerji içeceği çıkarıp bardaklara doldurdu. Bana uzatıp, birkaç soru sordu, ben de cevapladım. Bu aradada Votkayı yudumluyordum. Bir bardak daha doldurup verdi, onu da içtikten sonra heyecanım gitmiş, heryerimi ateş basmaya başlamıştı. Fevzi elimdeki bardağı alıp kenarı koydu ve yanıma yaklaşıp, dudaklarımı öpmeye başladı. Ben de karşılık veriyordum. Badymin üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Boynumu falan öperken, Badymi yukarı sıyırıp çıkarttı. Sonrada südyenimi çıkarıp, “Off şu göğüslere bak!” diyerek göğüslerimi öpmeye, yalamaya başladı. Ben de kafasını tutup, saçlarını okşuyordum. Bir yandan da kotumun düğmelerini açmıştı, sonra ayağa kalkıp kotumla külodumu sıyırıp çıkardı. Kendisi diz çöküp, beni koltuğa oturttu. Bacaklarımı ayırıp, başını bacakarama gömdü, iştahlı bir şekilde amımı yalıyordu. Ben artık zevkten inliyor ve kocamın ne zamandır amımı yalamadığını düşünüyordum. Fevzi sonra ayağa kalkıp, bir çırpıda kendi de soyundu. Yarrağına baktığımda oldukça kalın bir yarraktı. Önüme gelip dikildi, ben de hemen doğrulup yarrağını yalamaya başladım. Fevzi de saçlarımı okşuyordu. Sonra tutup beni kaldırdı, çekyatı açıp yatırdı, kendi de bacaklarımın arasına yerleşip üzerime uzandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Yarrağını amımda hissettiğimde öpmeyi bıraktı ve içime ittirmeye başladı. Nefesimi tutmuş halde Fevzi’nin gözlerine bakıyordum. Yarısını falan soktu ve “Off harika! Daracık amın varmış!” dedi ve birden yüklendi. O anda ben bir, “Ahhhhh!” çektim. Fevzi ise hemen sokup çıkarmaya başladı. İnlemeye başlamıştım, bir yandanda kocam gibi hemen boşalacak mı diye merak ediyordum. Fevzi bir yandan sikiyor, bir yandan da dudaklarımı, boynumu falan öpüyordu. Müthiş zevk alıyordum. Sonra içimden çıktı, pozisyon değiştirdik, kendi sırtüstü yattı, ben de yarrağının üzerine oturup zıplamaya başladım. Bir müddet sonra ben orgazm olup boşaldım. Ama hayatım boyunca böyle şiddetli boşalmamıştım. Yarrağın üzerinde oturup kalmıştım. Fevzi beni üzerinden indirip, hemen domalttı, arkadan amıma girip hızla sikmeye başladı. Daha yeni olduğum orgazmın etkisi geçmeden yeniden orgazm olmak üzereydim. “Hadi devam et, sik beni, harikasın Fevzi, becer beni!” gibi sözler söylüyordum. Ben boşalıp çekyatın üzerine yüzüstü uzandım, Fevzi de üzerime uzanıp halen pompalıyordu. Sonra beni yan yatırdı, tek bacağımı havaya kaldırıp, öbür bacağımın üstüne oturdu ve o pozisyonda amıma yarrağını gömüp sikmeye başladı. Ben resmen orgazm üstüne orgazm olup, zevk denizinde yüzüyordum. Bir müddet sonra bacağımı indirdi ve beni tekrar sırtüstü yatırıp bacak arama girdi, amıma girip o kadar süratli gidip gelmeye başladı ki, herhalde o da boşalmak üzereydi. Bacaklarımı beline doladım. “Sik beni aşkım, sik beni erkeğim!” diye inliyordum. Fevzi kasılarak içime döllerini fışkırtmaya başlamıştı. Aslında içime boşalmasını istemiyordum, ama aldığım zevkten söyleyemedim bunu ona. Fevzi’nin boşalması bitmiş, üzerime uzanmıştı, yarrağı halen içimdeydi ve sertliğinden birşey kaybetmemişti. Fevzi sonra doğrulup tekrar sokup çıkarmaya başladı. Ben şaşkın şaşkın bakarak, “Napıyorsun, boşalmadın mı sen?” dedim. Fevzi de, “Dur bakalım yavrum, daha yeni başladık!” diyerek dudaklarıma yapıştı, aynı zamanda da amıma pompalamaya devam etti. Hayran kalmıştım Fevzi’ye, kendi kendime (Keşke kocam da böyle sikseydi!) dedim. O gün aralıklarla Fevzi beni üç posta daha sikti. Gece eve taksiyle döndüğümde hemen geceliğimi giyip yatağa girdim. Yaşadığım müthiş geceyi düşünürken uyuyup kalmışım. Sabah kocam eve geldiğinde, ben yorgunluktan yerimden kalkamadım. Kocam pijamalarını giyip yatağa gelerek, “Ne oldu aşkım, neyin var?” diye sordu. Ben de rahatsız olduğumu söyledim. “Aman kendine dikkat et, şu aralar Grip salgını var ortalıkta!” diyerek yanıma yattı ve uykuya daldı. İçimden (Sen zaten başka birşey bilmezsin ki!) diyerek, ben de ona arkamı dönüp uyudum. Ama neyseki sikicimi bulmuştum, iki günde bir gidip her pozisyonda kendimi siktiriyorum.

(ALINTI) Dişçimi Kendi Koltuğunda Becerdim

Selam Geçen sene geçirdiğim çürümüş azıdişi çekim operasyonundan sonra sürekli dişim ağrıdı durdu. Bu ağrının nedeni olarak kulaktan duyma bilgilerle dişimin kökünün bir kısmının içeride kaldığını öğrendim ama aradan en az altı ay falan geçmeden doktora gitmek istemedim. Son gittiğimde zaten bir sürü sancım olmuştu o yüzden korktuğum için gitmek istemedim ama artık ağrılarıma dayanamadığım bir gün, yani geçen hafta bizim apartmanın dört beş apartman ötesinde ki diş doktorunun muayenehanesine gittim.
Daha önce devlet hastanesinde operasyon görmüştüm ve tekrar acı çekmemek için bu defa özele gittim. Daha önce hiç bu dişçiye gitmemiştim ve içeri girdiğimde, evli diş doktorumla tanıştığımda daha önce buraya gelmeyerek ne kadar büyük bir yanlış yaptığımı anladım. Kadın boy olarak biraz kısa, belki 1.60 boylarında ama şöyle bir yüz yüze geldiğinizde bakacağınız ilk yer o iri memeleri olur emin olun. Kocaman memelere sahip bir doktor, memelerinin yanı sıra götüde kocaman bir kadındı ve itiraf etmem gerek koca götlü kadınlar benim her zaman ilgi alanım olmuşlardır. İçeri girer girmez hemen merhaba diyerek beni oturma odasına aldı. Bir kaç dakika bekledikten sonra asistanı artık nereye gitmişse o geldi, birazda onunla hoşgeldin muhabbetlerine girdikten sonra sorunumu anlattım ve sıranın bana gelmesini beklemek üzere televizyonun karşısında beklemeye başladım. Doktor hanım ara ara beklediğim odanın önünden geçerek nere gidiyorsa bilmiyorum ama başka bir odaya geçiyordu.
O sıralarda gözüm sürekli doktorumun götünde ve memelerindeydi. Diş ağrımı bir anda unutmuştum inanır mısınız. Sanki diş için değilde kadını izelemek için gelmiştim oraya. Beş veya on dakika kadar bekledikten sonra ilgilendiği hastası ile işi bitince yanıma geldi, kapının önünden “buyrun sizi alabilirim” diyerek beni odasına götürdü. Kadının kalçalarını izlemekten afallamış bir şekilde ve orada bulunma nedenimi unutmuş bir şekilde onu takip ettim ve muayene için bana yolu göstererek önde önden gittiği kolduğun üzerine uzandım. Ağzımı açıp sorunlu dişimi, yani ağrıyan tarafı göstermeden önce haliyle bana şikayetimin ne olduğunu sordu. Bir anlığına ne diyeceğimi bilemedim ve gülümseyerek “neydi yaa, hmmm, unuttum inanın” dedim. Kadının dikkatini tam o anda çekmiştim. Ben unuttum deyince eline giydiği eldiveni giymeyi bırakarak bana doğru baktı ve gülümseyerek “o zaman biraz oturup hatırlamaya çalışalım” dedi. Hiç o gün olduğu kadar cesur bir erkek olmamışımdır buna emin olun.
O gün bana doktor hanım öyle değince “benim için hava hoş, sizinle oturacaksam saatlerce oturup düşünebilirim” dedim. Kadın bir anda suratını astı ve ona asıldığımı anlayınca aramıza biraz mesafe koydu. Suratını astığında bende fazla kızmaması için “yanlış anlamayın daha bir kaç ay önce gittiğim diş doktorum kendinden öyle soğutmuştu ki beni, koltuğundan kalktığımda diş doktorlarına karşı müthiş bir önyargı oluştu bende ama sizi görünce her doktorun aynı olmayacağını fark ettim, eliniz hafif gibi geliyor bana o yüzden öyle söyledim” dedim. Kadın tabi yemedi bunu ve yine ciddi bir şekilde “her neyse sorununuz aklınıza geldi mi” diye sordu. Bana karşı takındığı tavıra bir türlü alışamadım. Sorunumu söyledikten sonra tahmin ettiğimiz üzere diş kökümün çekilmediğini söyledi. Tabi bunu söylemek için önce film falan çekti ve filme bakarak söyledi. Sorundan kurtulmam için ise bana ertesi gün öğleden sonra gelmemi söyledi. İşin içine ameliyat girdiği için bir gün sonraya randevu vermişti.
Koltuktan kalkacağım sırada hala bana olan tavrı devam ettiği için tam odadan çıkarken odanın kapısını kapattım ve doktor hanıma dönerek “özür dilerim az önceki davranışımdan dolayı ama elimde değil çok güzelsiniz” dedim. Bana sürekli “tamam önemli değil” gibi şeyler söyleyerek olayı kapatmak istiyordu ama ben bunu içten söylemediğini biliyordum o yüzden “hayır önemli değil diyorsunuz ama yüzünüz hala asık, lüften affedin beni” diyerek yalvarmaya devam ettim. Sonunda o kadar çok ısırar ettim ki kadın “lanet olsun tamam” diyerek gülümsedi ve “yarın görüşürüz” diyerek elimi sıktı. Eve gittiğimde aklım hep o diş doktorundaydı, çıkarken kartını aldığımı hatırladığımda evli olduğunu bilmediğim için mesaj atarak tekrar özür dilemek istedim. Sekiz on mesajlık bir metin hazırlayarak sms olarak cep telefonuna gönderdim. Çok geçmeden bir iki dakika falan sonra karşılık geldi. Karşılık olarak sadece gülücük vardı ve altınada tekrar önemli değil yazmıştı.
İkinci attığım mesaj özür mesajından ziyade ona olan hayranlığım ile ilgiliydi. Mesajımda onun kadar güzel bir kadını daha önce görmediğimi, gözlerinin ne kadar güzel olduğunu, ne kadar tatlı biri olduğunu falan aklıma ne gelirse yazdım. Resmen kadına ilanı aşk ediyordum. Mesajlarımdan hiç birine ters karşılık vermedi. Yaklaşık sekiz on defa karşılıklı olarak mesajlaştık. Ben samimiyeti sms sayesinde oldukça ilerletmiştim. Ertesi gün olduğunda randevum gelmeden iki saat önce muayenehanesine gittim. Bu defa kapıyı asistanı açmıştı, içeri geçerek beklemeye başladım. Benden başka kimse yoktu, asistanı benim geldiğimi söylediğinde elinde ki hastayı bırakarak yanıma geldi ve “henüz randevumuza saatler var biliyorsunuz değil mi” dedi. Bende gülümseyerek “olsun sizi bir kaç saat daha önce görmek istedim o yüzden geldim ben” dedim. Gülümseyerek arkasını döndü ve tekrar hastasının yanına gitti yalnız odadan çıkarken başını şöyle bir çevirip gülümseyerek bir kaç saniye orada öyle bekleyip beni izledi.
Sonunda bir gecelik uğraştan sonra diş doktorumu biraz biraz yumuşatıyordum. Hastasıyla yarım saat kadar daha ilgilendikten sonra yanıma geldi ve karşımda duran koltuğa oturarak direk konuya girip “benden tam olarak ne bekliyorsun bilmiyorum ama ben evliyim” dedi. Bende hiç düşünmeden karşılık verip “önemli değil ben sizden çok hoşlandım, dün gece sabaha kadar uyuyamadım ne yapabilirim elimde değil” dedim. Halbuki sabaha kadar uyumama gibi birşey olmamıştı. Sadece yatarken yarım saat kadar doktorun orasını burasını düşünmüştüm ve muayenehanede sikiş fantazileri falan kurmuştum yalan yok :). Her neyse bir kaç dakika boyunca bekleme salonunda oturup sohbet ettik. Asistanı bir ara yanımıza gelerek doktor hanımdan izin alıp dışarı çıkmak istedi. Ben içten içe gitmesini istiyordum, gidip bizi baş başa bırakmasını. İstediğm gibide oldu, asistanı dışarı çıktığında artık muayenehanede koca götlü doktor ile baş başa kalmıştık. Tabi kocaman olan sadece götü değil söylediğim gibi hem koca götlü hemde koca memeli doktor demek daha yerinde olur :). Baş başa kaldığımızda düne göre daha samimiydik, daha keyifliydik ve birbirimize daha yumuşak davranıyorduk. Dün üzerinde beyaz önlüğü ve altında kumaş pantolonu vardı, bu gün ise altına dizlerinin üzerine kadar inen, yani mini etekten biraz uzun bir etek giymişti. Üzerinde yine beyaz önlüğü vardı ve önlüğün altında da beyaz bir gömlek vardı. Ara ara konuşurken gözlerim ister istemez gömleğin düğmelerini zorlayan memelerine kayıyordu. Bunu fark ettirmemek için elimden geleni yapsamda fark ettiğinde başını eğerek memelerine doğru baktı ve “neden sürekli oraya bakıp duruyorsun, yoksa düğmem mi açılmış” dedi. Hem gülümseme hemde biraz utanma ile “keşke, nerde o günler” dedim ve başımı önüme eğerek ne tepki verecek diye beklemeye başladım. Bir kaç saniye sadece gülümsedi, tabi bende kaçamak bakışlarla bakıp gülümsedim. Ardından bir anda, hiç beklemediğim bir anda “dün gece yatmadan önce en son düşündüklerin nelerdi, benim hakkımda neler düşündün” diye sordu.
Sanki onunla muayenehanede sex yapmayı hayal ettiğimi fark etmiş gibiydi. Önce “hiiç öyle sıradan şeyler” diye geçiştirmek istedim ama olmadı çünkü “hayır inanmıyorum, ne düşündüysen açıkça söyle” diyerek tekrar sordu. İkinci sorduğunda “biraz erotik şeyler düşündüm itiraf ediyorum” dedim. Bana “eminim muayene koltuğumun üzerinde bir kaç fantazin olmuştur” dedi. Sanki daha önce benim gibi bir çok erkekle tanışmış gibiydi, yani kendi ile ilgili yapılabilecek fantazilerin hepsini biliyordu kadın :). Bende “evet koltuk üzerinde de bir kaç fantazim oldu” dedim. Ayağa kalktı, elini uzattı ve elini tuttuğumda beni koltuğunun yanına götürüp “tam olarak neler düşündün hadi göster” dedi. Ben bir anda gelişen bu durum karşısında ne yapacağım diye düşünürken ve biraz çekingen davranırken birden kapı çaldı. Kalçalarını sağa sola sallayarak odadan çıkarken “hemen geliyorum, sen hazırlan” dedi ve kapıyı açtı. Gelen asistanıydı, içer girerken görmüştüm kapının aralığından.
Asistanına “gelen olursa salonda beklet” diyerek yanıma geldi ve kapıyı kapatıp kilitleyerek “evet nerede kalmıştık” dedi. Yapacaklarımı yapmaya başlamadan evvel “söylediğim gibi erotik şeylerdi” diyerek onu uyarmak istedim aslında, yani benden yapmamı istediği şey onu koltuğun üzerinde sikmekti, bunu ben biliyordum çünkü o tür hayallerim vardı ama doktor hanım belki daha normal şeyler bekliyor olabilirdi. Olayların biraz erotizme kaçacağını hatırlattıktan sonra ve ondan da “tamam olsun, ne hayal ettiysen yap” sözünü duyduktan sonra önce dudaklarına yapıştım. Bir kaç saniye öptükten sonra dudaklarını çekti ve “hadi ama bunu düşünmüş olamazsın, ne düşündüysen onu yap” diyerek geri çekildi. Anlamıştım ki doktor hanım sex için birşeyler yapmamı bekliyordu, beklentilerini karşıladım ve “tamam o zaman arkanı dön” diyerek arkasını döndürüp eteğini yukarı doğru sıyırdım. İç çamaşırı hemen karşıma geliverdi. Siyah kenarları dantelli bir külotu vardı.
Giydiği çorap jariyer çorabıydı ve onunda üst kısımları dantelliydi. Eteğini sıyırdıktan sonra külotunun üzerinden elimi attım ve amını okşayarak diğer elimle pantolonumun fermuarını açtım. Yarrağımı dışarı çıkarttığımda göz ucuyla yarrağıma doğru baktı ve “hmmm, hadi bakalım bekliyorum” dedi. İşte o anda evli diş doktorumu kendi koltuğunun üzerinde, yani dişçi koltuğunun üzerinde domalttım ve külotunu çıkartmak istedim ama “külotum dursun” diyerek çıkartmamı istemedi. Benim için sorun değildi zaten, bacağının birini koltuğun üzerine atarak külotunu kenara çektim ve amının deliğini açığa çıkarttım. Yarrağımın başını amına dayamamla “aahh” diye inlemesi bir oldu. Yarrağımın başı biraz kuru olduğu amına biraz sürttürdükten sonra geri çektim ve elime tükürüp yarrağımın başını ıslattım. Ardından ikinci kez amına dayadığımda bu defa yavaşça içeri girmeye başladım. Boyu kısa olsada koltuğun üzerine dizini dayadığı için amı biraz yukarı gelivermişti. İçine girmemle girip çıkmaya başlamam bir oldu.
Hızlı ve sert girişlerle kısa boylu seksi doktor hanımı ayakta sikmeye başladım. İçine girereken her girişimde biraz daha fazla ıslaklık hissediyordum. Amından akan beyaz zevk sıvısı yarrağımın dibine doğru gelmişti ve hatta külotunun üzeirne bile biraz biraz sıçramıştı. Kadın içine girmemle sesini kesmesi bir oldu. Normalde zevkten inlemesini beklerken o zevk aldıkça elini ağzına götürüyor ve parmalarını avcunun içinden ısırarak kendini sıkıyordu. Daha bir kaç dakika geçmişti ki artık boşalmak için fırsat kolluyordum. Aslında saatlerce sikmek isterdim ama hem onun zamanı yoktu hemde ben daha fazla dayanamıyordum. Doktor hanıma “dayanamıyorum” dediğimde artık benim git gellerimi beklemeden o götünü bana çarpmaya başladı. Ben bir süre sonra sabit durdum ve doktor hanımın götünü ileri geri hareket ettirerek yarrağımı içine almaya başladı. Zaten o andan sonra geri dönüşü yokru benim için. Bir dakika bile sürmedi bu pozisyon, sonunda yarrağımı çekerek içinden çıkarttım ve otuzbir çekerek koltuğun kenarına boşalmaya başladım.
Ben boşalırken sonuna doğru doktor hanım yarrağıma elini attı ve otuzbir çekmeye o devam etti. Eline aldığında bir kaç damla daha spermimim fışkırdı. Sonunda işim bittiğinde doktor hanım eline peçete alarak boşaldığım yerleri silip üzerini düzeltti ve “şimdi otur bakalım şuraya, ameliyata geçelim” diyerek bir kaç iğne yapıp işe koyuldu. Bundan sonrası tıbbi olaylar olduğu için anlatmıyorum ama bir kez daha ilişkiye girmek için sabırsızlıkla bekliyorum lakin o günden sonra fırsatını bulamadım. Bakalım sabırla bekleyiş içerisindeyim.

ARKADAŞIN KARISINI SİKE SİKE OROSPUM YAPTIM

Merhabalar. Adım Nahit, 32 yaşındayım. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim.

Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Birkaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Birkaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş…

Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan birkaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim.

Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum.

Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana, “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum.

Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm.

Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu…

Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle, “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi.

Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm…

Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak, “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Birkaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Ben de, “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim.

Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için birkaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum…

Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi.

“Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim.

Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi.

Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu halen telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı…

“Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi.

“Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı ben de isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi.

“Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük…

“Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi.

İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi.

“Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!).

Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim…

Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım!

Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik…

Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım…

Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim…

Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi.

Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum…

Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti.

Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Ben de onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi.

Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım…

Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim.

“Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim.

“Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum…

Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi…

O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

Turbanli Komsum

Komşumuz Nermin abla evli, 3 çocuk annesi, kapalı bir kadın. Boyu 1,60 kadar var. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. 3 çocuk annesi olmasına rağmen, hafif bir göbeği dışında başka da göze izmir escort bayan çarpan bir kusuru escort izmir yoktur. Arada sırada bize gelir. Ya annemle oturmak için gelir, yada çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var. Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, yada vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek 31 çektiğim çok olmuştur.

Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen seslerle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp bakınca, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu. Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu. Nermin abla kızına söylenip duruyor, büyük bir güçle halıyı fırçalıyordu. Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.

Bir ara Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerindeki kazağının boğzından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi sanki. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler. Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı düşünerek 31 çekmeye başladım. İnanılmaz bir zevk izmir escortle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum.

Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden kalçaları ve poposu yine belli oluyordu. Hafif te bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim. Biraz sohbetten sonra Nermin abla bana, “Ee, seni ne zaman evlendiriyoruz?” diye sordu. Ben de, “Bakalım, kısmet…” dedim. “Var mı bir aday? Yoksa bulalım!” dedi gülerek. Ben cevap vermedim, sadece gülümsedim. “Vardır sende, okumuş birisin sonuçta, kendin gibi bir kızla evlenirsin. Bizim gibi cahil birini alacak değilsin ya?” dedi. Ben de, “Yok canım ne alakası var, önemli olan anlaşmak!” dedim. Annem de bu konuşmaya, “Umarım, oğlumu helal süt emmiş bir kızla evlendiririm!” diyerek dahil oldu.

Neyse bu şekilde konuşurken, Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, “Tamam!” diyerek odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Nermin abla yanında olmadığını söyledi ve getirmek için evine gitti. Biraz sonra elinde kimliği ile geldi. Kimliğini bana verdi ve kendisi içeriye annemin yanına geçti tekrar. Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın kimliğinin üzerinde türbanlı bir resmi vardı. Yüzünde ve gözlerinde hafif bir makyaj olduğu, dudaklarına da açık bir ruj sürdüğü belliydi. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti. Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.

Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı. Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu. Ben şaşırdım, fakat, “Tamam!” dedim.

Aradan zaman geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim. Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paralara ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti, “Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!” dedi. Ama aradan zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.

Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında, Nermin ablayla yalnız kaldık. Ben kendisine bu para meselesini unutacağımı, ama bunun için bir şartım olduğunu söyledim. Bunu duyunca sevinir gibi oldu ve “Nedir?” diye sordu. Ben yanına yaklaştım ve fısıltıyla, “Benimle birlikte olursan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi. Ben bu konuda ısrarcı olduğumu, yoksa kocasına her şeyi anlatacağımı söyledim. Gözleri doldu. Yanından kalkarken, teklifimi düşünmesini, bu konunun aramızda kalacağını söyledim ve eline telefonumu yazdığım kâğıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla, “Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.

Birkaç gün geçmişti, ama ben Nermin ablanın ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım. Bana teklifimi kabul ettiğini, benimle bu akşam bizim bahçedeki kömürlükte buluşacağını söyledi. Ben bu işin öyle kömürlük köşelerinde olmayacağını, beraber bir eve, yada otele gitmemiz gerektiğini söyledim. Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti, “Yerini ve zamanını sen ayarla ozaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim. Ama şimdi nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, yada mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı.

O haftasonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tamam!” dedim. Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Nermin abla uzun ve dar bir etek giymiş, üzerine de eteğine uyan bir ceket giymişti. Başını renkli bir türbanla bağlamış, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Annem herzamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı. Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.

Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve “Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince, “Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli. “Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama haftasonu olduğu için Eczaneler kapalıydı, nöbetçi Eczaneyi de nerden bulacaktım. Ona uyku hapını anca haftabaşı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi, “Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene 2 tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi. O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği Vişne suyuyna, Nermin ablanın dediği gibi 2 tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin’i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.

Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla, “Haplar işe yaradı mı?” diye sordu. “İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce, “Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de birşey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım. “Evdekilere ne söyledin?” diye sordum. “Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Onu yatağıma uzandırdım. Soyundum ve çıplak kaldım. Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.

Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin’den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu. Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim kalçalarına değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken kalçalarını avuçluyor, onları sıkıyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve eteğini yukarı sıyırdım. Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve kalçaları şimdi önümde uzanıyordu. Kalçalarını öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi kalçalarını avuçluyor, öpüyordum. Kalçaları kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.

Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin’in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, “Immm!” diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu. Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca, “Dün gece!” dedi. Ben amını yalarken, Nermin’in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki. Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin’in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.

Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana, “İçime boşalma!” dedi. Ben de, “Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım!” dedim. Sikimi tutmasını istedim. Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı. Ona kocasının sikinin benimki kadar olup olmadığını sorunca, “Hayır. Onunki şu kadar anca var…” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona, “Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim. Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı…

Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi. Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin’den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi. Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor, “Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin’in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda, “Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu, “Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.

Nermin benim rüyalarımın kadınıydı, onu düşünerek 31 çekiyor, rüyalarımda onu sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek olmuştu ve onu gerçekten sikiyordum. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ifadesiyle, sürekli, “Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin’in kafası sürekli yatağın başına çarpıyor ve ‘Donk donk’ sesler çıkarıyordu. Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin’in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu. Nermin’in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti. Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin’in memelerine akıtıyordum.

Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi. Nermin Ahh’layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu. Nermin’e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken, “Ne yapıyorsun?” diye sordum. “Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince, “Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyormusun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak, “Ne istiyorsun daha?” diye sordu. Ben de, “Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı…

“İyi hadi ozaman yap!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona, “Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve “Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben, “Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı. Kocasının 3 çocuktan sonra tekrar hamile kalmaması için kendisini birkaç yıldır çoğunlukla götünden siktiğini söyledi. Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı. Ona, “Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu, “Ayda 1-2 defa.” dedi. “Seni hangi pozisyonda sikiyor?” diye sorunca, “Yüz üstü uzandırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.

Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru. Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Ben göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzı 50 kuruşluk madeni para kadar vardı. Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Kocasınınkine oranla benim yarağım daha büyük ve kalındı. O nedenle Nermin yine az önceki gibi Ahh’lamaya başladı. Sürekli, “Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım…

Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60’lık Nerminin götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu. Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerkenki kadar rahat girip çıkamıyordum götüne. Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim. Nermin’in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım…

Bir süre sonra, her soktuğumda, Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca, inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum. O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin’in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı. Ama götü yıllardır sikildiği için, yine bir madeni 50 kuruş kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim. Üzerini giyinirken, “Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Giyindikten sonra birşey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem de öğleden sonra uyanmış ve “Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.

Ertesi gün işten döndüğüm zaman, annem Nermin’in parayı getirdiğini söylediğinde şaşırmıştım. Nermini cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım, “Madem parayı getirecektin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü, “Ben de seninle sikişmek istiyordum!” diye yazmış. Ben de ona, “Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum!” diye yazdım. Bana mesajında sadece öpücük gönderdi. Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum.

Kaliteli Seyirleri Özel Filmlerle Elde Edin

Sinemanın ülkemizde ki sahip olduğu konum her daim bol gişe ve heyecan dolu seyirci tepkileri ile şekillenmektedir. Ancak bu tepkilerin salonlarda gösterilen filmlerin bilet fiyatının yukarıya çekilmesiyle internet üzerinde ki mecralara geçiş yaptığını söyleyebiliriz. özellikle de türk sikiş izle sayesinde eskisinden de çok daha kaliteli filmleri, en uygun fiyatlandırma politikaları ile rahatlıkla seyredebilirsiniz. Bunun içinde internet üzerinde ki, mevcut platformlara girmeniz yeterli olacaktır. porno64 film izle sayesinde kendinize çok daha özel bir sinemografik alanlar oluşturabilirsiniz. Özellikle de geçmiş yıllarda gösterilen özel filmlerin kalitesizliğine inat edercesine çok daha nitelikli filmlerin var olduğu bu mecralar sayesinde, türkçe porno en mükemmelini unutulmaz sahneler eşliğinde elde edebileceksiniz. Tüm bunların yanı sıra, seksi vücutlara sahip bebeksi güzelliklerde ki oyuncuların sizleri daha ilk dakikalardan itibaren büyüleme olasılıkları çok daha yüksektir. Bunun içinde yapmanız gereken şey, yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi, kendinize iyi bir film izleme alanı oluşturmak olmalıdır. Bu sayede de her daim kaliteli bir seyirlik elde edebileceksiniz.

Farkı Sıcak Filmlerde Yaşayacaksınız

Hayatın o boğucu koşturması bazı zamanlarda sizlere azda olsa özel kalabilme isteği uyandırır. Bu istek doğrultusunda da artık internet üzerinden dilediğiniz filmi rahatlıkla izleyebilir ve böylecede kendiniz için mükemmel bir özel alan oluşturabilirsiniz. Üstelik porno izle kapsamında izleyeceğiniz bu tarz filmler, mükemmel görüntü ve tamamen kesintisiz seçeneklerle karşınıza çıkacaktır. Bunun içinde herhangi bir ek ücret ya da program indirme zorundalığı da bulunmamaktadır. genç kız porno izle sayesinde her zaman en kalitelisini ve en yüksek çıkarımlar sunabilecek filmleri rahatlıkla izleyebilir ve bu sayede kendinize küçük süprizler yapabilirsiniz. Bunun içinde yukarıda ki hususları göz önünde bulundurarak hareket etmeniz yeterli olacaktır. Her daim güvenilir ve mükemmel bir film izleme konumu için, büyüklere özel bu filmleri rahatlıkla izleyebilirsiniz. Üstelik geçmiş yıllara oranla çok daha sahici konularla karşımıza çıkacak olan bu filmler, en kalitelisini unutulmaz performanslar eşliğinde sizler için sunabilecektir. Bundan dolayı da mutlaka bu filmleri izleyerek kendinize farklı alanlar oluşturmalısınız.

Mutluluk ve Haz Bu Filmlerde

günlük hayatınıza renk katmak için öyle çok büyük masraflar altına girmenize gerek yok. sadece iyi bir film izlemeniz yeterli olacaktır. bunu da sikiş izle sayesinde rahatlıkla gerçekleştirebilirsiniz. sarışın porno izle seçeneği; aslına bakacak olursanız günümüzde çok daha nitelikli bir konum kazanmıştır. tabii bu konumun bu denli yükselişe geçmesinde ki en önemli pay sahibi de, bu filmlerin çekiliş aşamasında ki sağlanan alt yapısal desteklerdir. her daim güvenilir ve mükemmele yakın içeriklere sahip olan bu filmler sayesinde, kendiniz için mükemmel çıkarımları elde edebileceksiniz. Öyle ki, geçmiş yıllarda ki gösterilen sıcak içerikli filmlerin kalitesizliğine kıyasla bu filmlerin çok daha sağlam ve çok daha mükemmel sahnelerle pekiştiğini söyleyebiliriz. Özellikle de insani hazların eşit derecelerde dışa vurulmasını görsel bir şölen eşliğinde yansıtmayı başaran yönetmenler. bu sayede de, izleyicilerini her daim memnun edebilmektedir. eğer sizde film izleyerek mutluluğa ulaşmayı arzuluyorsanız eğer; mutlaka bahsetmiş olduğumuz bu hususları göz önünde bulundurmalısınız.

Günün Her Saatinde Mükemmel Filmler

aşkın en yalın ve en saydam halini doyasıya yaşamak için, sağlam bir film izlemeniz yeterli olacaktır. Özellikle de son zamanlarda kendisini geliştirmekte olan mobil porno seçeneği sayesinde de, her daim en mükemmel olanını en kaliteli görüntü seçenekleri ile izleyebilirsiniz. bunun içinde öncelikli olarak yapmanız gereken şeyin masturbasyon porno başlığı ile sağlam bir araştırmaya girmek olduğunu bilmelisiniz. bu araştırma sayesinde de karşınıza birbirinden kaliteli filmler çıkacaktır. bu filmler sayesinde de hayata karşı çok daha nitelikli bir bakış açısı geliştirme imkanınız oldukça yükselecektir. Özellikle de en doğal oyunculukların hayat adına kendisini göstermiş olduğu bu tarz filmlerde, gerçekten de gerçekçi çıkarımları rahatlıkla elde edebilme imkanınız bulunmaktadır. bu doğrultuda da büyüklere özel olan bu sıcak filmlere karşı asla ön yargı ile yaklaşılmaması gerektiğini bilmelisiniz. Şundan da net olarak emin olabilirsiniz ki, izleyeceğini her yeni film sizler için bambaşka bir soluk ve mükemmel fırsatlar oluşturacaktır. bunun için mutlaka interneti de iyi değerlendirin.