BABASINA BAK KIZINI AL – 3

Refik ile mutfaktaki sikişimizden sonra duşumuzu almış oturuyor ve sohbet ediyorduk. Bir süre sonra Refik çişinin geldiğini söyleyerek banyonun yolunu tutmuştu. Bende o gidince rahat duramayıp sessizce onu işerken görebilmek için banyonun kapısına doğru hafifçe ilerleyip izlemeye başlamıştım. Onu öyle görünce benim yarrak kalkıvermiş ve bu durumu değerlendirmem gerektiğini bana anlatır gibiydi. Hafifçe kapıdan süzülüp Refik’in arkasına geçmiş ve çok seksisin deyivermiştim. Lütfen işin bitince pozisyonunu bozma diyede eklemiştim. Refik çişini bitirinceye kadar ben soyunmuştum bile. Çişi bitince yarrağımı onun götünün kaba etlerinin arasına hafifçe bastırmış ve arkadan elimi uzatarak yarrağını elime almış yukarı aşağı sıvazlarken bir yandanda arkadan kulak memelerini yalıyordum. O da bunlara karşılık of harikasın demişti. Bu şekilde ne kadar seviştik hatırlamıyorum ama Refik’in yarrağı kıvama gelmiş ve semsert olmuştu. Bir süre sonra ben klozetin kapağını kapatıp Refik’e kapağın üstüne oturmasını ve yarrağını bana teslim etmesini söyleyince, Refik oturmuş ve yarrağını tüm ihtişamıyla bana sunmuştu. Eğilip önce yarrağının kafasını öptüm ve elimi kasıkları ile yarrağının arasına koyup yarrağını kendime doğru çektim ve taşşaklarından yarrağının kafasına doğru yalamaya başladım. Yaladıkça hem ben hemde o zevk denizinde yüzüyorduk. Sonrasında eskişehir escort yarrağını taşşaklarının üstünden kavrayarak kafasını açıkta bırakıp, yarrağının o mantar kafasını ağzıma alıp yukarı aşağı yaparak ağzımı siktirmeye başladım. Ağzımı güzelce siktirdikten sonra yerimden doğrularak yarrağımı onun ağzına doğru uzatıp bu zevkten senin ağzın mahrum kalmasın demiştim. Yarrağımı ağzına alır almaz, ağzın sıcacık çok süper yalıyorsun, harikasın diye ağzını sikmeye başlamıştım. Sonra onun ağzını daha iyi sikebilmek ve yarrağımı ona daha güzel sunabilmek için kafasını iki yanından tutup yarrağımı ağzına sokup sokup çıkarmaya devam ediyordum. Sonunda Refik ayağa kalktı ve ellerini duvara dayayıp götünü hafifçe domaltarak artık dayanamıyorum lütfen sik beni, hadi lütfen sok bana diye inlemeye başlamıştı. Refik’in o domalmış hali hakikaten harikaydı, pespembe sıcacık göt deliği gözlerimin önündeydi. Hemen yerimi alıp yarrağımın kafasını o pespembe sıcacık göt deliğine dayamış hafif hafif iteliyordum. Yarrağımın kafası götüne girince Refik öyle bir ohhh çekti ki sanki dünyalar onun olmuştu. Yarrağımı hafif hafif sokuyor çıkarıyordum. Refik ise ohh ohh ohh diye tempo tutuyor, daha sok daha sok kökle kökle diye inliyordu. Sik götümü, dağıt beni, harikasın süpersin uçuyorum resmen, taşşaklarınla birlikte sok o yarrağını diyordu. eskişehir escort bayan Ben bu gazla yarrağımı köküne kadar sokuyor, götünün tüm sıcaklığını ve sıkılığını hissedip neredeyse tümünü çıkararak tekrar köklüyordum. Her sokuşumda kasıklarımın onun götünün kaba etlerine çarparak çıkardığı şap şap şap sesleri ikimizin seslerine karışıyordu. Bir süre sonra hızlandıkça hızlanmış ve boşalmaya yaklaşıyordum, Refik ise hem götünü yarrağıma doğru ittikçe itiyor, hemde sikicim benim, tüm dölünü son damlasına kadar sıcacık göt deliğimin en ücra köşesine kadar pompala, fışkırt içime içime diyordu. Hadi benim koca yarraklım, sok sok sok, attır içime o sihirli sıvıyı diyerek beni son noktaya getirmişti. Ellerimle götünün iki yanından kavrayıp yarrağımın tümünü göt deliğine gömdüm ve resmen tüm dölümü götüne boşaltmaya başladım. Kökledikçe köklüyor sanki bir volkan gibi tüm lavlarımı götünün heryerine pompalıyordum. En sonunda Refik bana dönerek muhteşemsin, harika siktin beni demişti. Bu güzel sikişin ödülü olarak şimdi bende senin götünü sikeceğimki senin göt ile benim yarrak alınmasın dedi.

Bende ne bekliyoruz o zaman körün istediği bir göz Allah vermiş iki göz diyerek yerlerimizi değiştirmiştik. Ellerimi hafifçe duvara dayamış götümü domaltmıştım bile. Refik ise arkama geçip kalkık yarrağını göt deliğime dayayıp içime escort eskişehir girmeye başlamıştı. Yarrağının kafası girdikten sonra yavaşça köklemiş ve bu vaziyette bir süre beklemiş ve sonrasında çıkarıp çıkarıp sokmaya başlamıştı. Soktukça ben kendimden geçiyor o sıcacık yarrağı daracık göt deliğimde köküne kadar hissediyordum. Sik, sik, sik beni, sok götüme götüme diye inliyor, sikilmenin hazzını yaşıyordum. Bir süre sonra Refik yarrağının tümünü göt deliğimden çıkarıp, tekrar tümünü götüme sokuyordu. Sikini tümüyle çıkarıp sokması beni uçurmuş ve yarrağım yeniden kalkıvermişti. Zevkin doruklarındaydık. Haydi azgın sikicim sok bana, sok bana, kökle kökle, dağıt götümü diye azmaya devam ediyorduk. O koca yarrağın göt deliğime girişini hissederek bir yandanda otuzbir çekiyordum. Az sonra Refik klozetin üzerine oturdu ve benide yüzüm kendisine dönük vaziyette yarrağına oturttu. Oturup kalkarak götümü siktiriyordum ve Refikte yarrağımı eline alıp bana otuzbir çektiriyordu.Ben oturdukça yarrağını götüme götüme itmeye ve hızlanmaya başlamıştık.Hem ben hemde o boşalmaya yaklaşmıştık. Refik götümü siktikçe boşalmaya yakınlaştığını söyleyip tüm dölünü içime fışkırtmaya başlamıştı.Dölün ve yarrağın sıcaklığı ile götüme fışkırmasını bir kalp atışı gibi hissedebiliyordum. Göt deliğimi dölleri ile suluyordu. Kasılmaları bitince benim yarrağımı ağzına alıp ağzını siktirerek benide boşaltmıştı. Harika bir sikiş daha yaşamıştık ve yakın zamanda ayrılacağımız için içimizi bir hüzün kaplamıştı. Sahi biz bu duruma nasıl katlanacaktık?

Eğer yazi begenilirse devamini da anlatacağim.

Kuzinemle basimdan gecenler

Öncelikle selam arkadaslar kuzinem le basimdan gecenleri size anlatmak istedim
Yaklasik 2-3 sene önce gecdi bu olaylar ve gercektir
Ben o aralar 22-23 yaslardindayim cok yakisikli olmasam da epey sevigilm olmusdur kuzinem benden 5 yas büyük ve afif tobul ve iri büyük gögslü ve büyük kalcali bakire bi kiz ben avusturyada kaldigim icin türkcem biraz kltü ola bilir kusura bakmayin neyse konuya geri dönelim kuzinem türkiye de yasiyan ve büyen bi kiz avrupa görmemis bilmeyen biri neyse 3 sene önce avusturya geldi temeli ve burda bizim evde kalmaya basladi basda hersey normal di lakin bi günü odasina girdim birsey almak icin ve ic camasirlari yataginin üstünde duruyor ve kendisi dusa girmis di tabi o aralar azginlik tavan yapmis ve ona ilgi görmeye basladim cünkü hayatim boyunca ondaki kalca ve göhüs kimsede görmemisdim ve onla beraber olmak icin acil plan yapmam lazimdi ve bu hic kolay olmicakti cünkp o beni kardesi gibi görüryor du ve bana sevgilisi oldumu anlatan ve herseyini paylasan biriydi ve palni yapmisdim ve uygulamaya basladim ilk önce sevgilerin hepsi götüledim ona ve ilgi göstermeye basladim gezmelere sinemalara cafeler götürdüm ve bu olay 4-5 ay boyunca sürdü taki dayanamayip acilmaya karar verince tabi nasil aciklicami bilmedim icin agzini aramaya basladim benim hakimsa neler düsünüyor diye ve o günden sonunda ona karsi hislerimi söyledim ve cok sasirdi ve kizdi ve heryerden engeledi beni tabi kafama taktim pesini birakmam gitim numarami degisdirdim ve tekrar yazdim ama bu sefer nekadar pisman oldugumu ve elimden gelen birsey olmadigini söyledim eskişehir escort ve kendimi bi sekil affetdirdim ve yeni plan yapmaya basladim cpnkü konusmak hic bi ise yaramamisdi ve tabi hemen buldum bi plan normal kafayla vermicekti bende icirmeye karar verdim ve tekrar mesaj yazmaya basladim ve istediklerim olacak gibiyde cpnkü sevgilisinden ayrilmis ve moreli bozuktu ve bende sirfat bu sirfat diyerek bana gel icelerim kafalari dagitalim kunusur rahatlariz dedim ve oda tamam olur dedi ve tabi benim kafamda sikis var ertesi gün bulusduk ve icki almaya gitik ordan da bana gecdik biraz musik acdim ve basladim bardaklari doldurmaya 1 oldu 2 oldu halen birsey yok ilk icmesine ragmen icgiyi fazla doldurmaya basladim 3 bardak icidikten sonra sarhos oldu ve ne dedikleri anlasilmiyordu icimden isde bu dedim ve o ara aya kalkmaya calisdi tuvaleti gelmis ama kalkmakta zorluk cekiyordu ve bende hic birsey yoktu kalkmasina yardim etim ama ayakta duracak gibi degildi wc götürdüm ve pantolonu cikarmaya calisdi ve basaramadi bende hemen yardim etim pantolonu cikardim ve siyah tangasi ortaya cikti ve onuda indirdikten sonra bembeyaz tühsüz ami gözümün önune geldi ve totuturdum klozete isi bitilten sonra uzanmasi gerektini iyi olmadini ve basi döndünü söyledi tabi simsi hersey benim istedigim gibi gidiyordu hemen yatak odasina götürdüm ve yata yatirdim ve oturma odasina gecdim bakira oldugu icin göten gircektim ve vaselini dolaptan cikarip bi bardak icdikten sonra yanina gitim seslendim sesi cikmiyor sizmis kalmis yatakta hemen arkasina gecdim ve yazasca oksamaya eskişehir escort bayan basladim kalcasini baktim ses yok rahatladim ve iri büyük gögüslerink elemeye oksamaya basladim hafif bi ses duyunca cektim elimi hemen 1 daka bekledim ve devam oksamaya basladim ve bu sever sesi cikmiyordu tshirt unu yokari cektim ve sütyeni acdim ve gögüsleri karsima cikti iri ve serti 84D olmasina ragman sarkma yoktu biraz devam oksadiltan sonra dilimle meme ucunu yalamaya basladim ve bi elimle memesini oksarken diyer elimle disdsn amini oksuyordum sikim kazik gibi semsert olmusdu ve zamani gelmisdi götünü sikmemin yavasca pantolonu indirdim ve ami siril siklamdi tangasi ip islak tangasini da indirim ve amini yalamaya basladim o bakira taze aminin tadi cok düzeldi ve bi anda inlemeye basladi sesizce kafami amindan kaldirdim ve hafif yana yatirdim ve arkasina gecdim vaselini cilardim ve bol bol göt deligine ve sikime sürdüm ve dayamaya basladim hic sikismemis ki zorlaniyordum biraz ucu girince ah diye ses geldi ve sikim girmiyordu cok dardi ve sinirlendim biraz daha vaselin sürdüm ve tekrar denedim bu sefer biraz daha cok basdirdim ve sikimin kafasi girdi anca ve yeni aah diye bagirdi ama bu sefer yüksek sesle baktim böyle olmicak sirt üstü yatirsim yine ve pantolonu ve tangasini kompöe cikardim ve bacaklarini ayirdim baska yolu yoktu ne olursa olsun sikicektim ya götünü ya bakire olan amini ve göte girmeyince bakire olan amina girmeye karar verdim ve basladim tekrar amini yalamaya ve sonra vaselinli olan sikimi amina sürmeye basladim git gel yaparak amisa vaselin oldu escort eskişehir ve yavasca sikimi am deligine götürdüm ve yavasca icine girmeye basladim ben dar olan aminin icine girdikce aaa diye bagirmaya basladi ve kizlik zarina geldigimi anladim cünkü sikimin yarsi girmisdi daha afif cikarir gibi yapip tümüne kökledim icine sikimin ve aa diyerek gözlerini acdi ve neyapiyorsun sen dedi tabi o panikle birsey yapmiyorum sen devam uyu dedim ve uyudu biraz mainda git gel yaptiktan sonra yine gözlerini acdi sev bi anda abna eski seviglisinin adini söyliyerek yapma nolur daha bakireyim dedi bende birsey olmaz cok gec kizlini aldim dedim ve dudaklarina yapisdim ve devam sikiyordum hosuna gitmis olmaliki karsilik vermeye basladi kalcasini oyatiyor ve deliler gibi dudaklarimi emiyordu 5-10 daka öyle devam etikten sonra daha fazla dayanamicaktim ve az kaldi geliyorum dedim icime bosalma cikar dedi bende tam gelecekten cikarip agzina soktum ve tüm dölerimi agzina bosaldim tpkürmek istedi ama sikim agzinda oldugu icin yutmak zorunda kaldi yutuktan sonra hadi askim sikimi dilinle temizle dedim ve tamam askim temizlerim dedi ve temizledi ben giyindim geri ve baktim geri uyumus hemen telefonu cikartip heryerinin resmini cektim ve onunda üstünü giydirdim ve hic birsey olmamis gibi üstünü örtüm ve oturma odasina gecip bi sigara yaktim ve yaklasik 1 saat sonra kalkti ve eve gitmesi gerektini söyleyip ceketini giyinip cikti evden ve aksam bana mesaj geldi ben hic birsey hatirlamiyorum birseyler yaptik mi biz diye bende yok yapmadik ama keske yapsaydik cok zevkli olurdu dedim ve oda olmaz ben seni kardesim olarak görüyorum dedi görmesem de olmaz bakireyim yani avcunu yala sen beni unut yazdi ama ben zaten istedimi elde etmisdim ve haberi bile yoktu

Umarim hikayem hosunuza gider ve yazdiklarimin hepsi gercektir

Alıntı – Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Anald

Alıntı – Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Anald
Ertesi gün internetten kayınvalidem için bikini araştırdım biraz. Çok beğendiğim bir tanesini fiyatı da uygun olunca sipariş ettim. Teslimat adresi olarak da kayınvalidemin evini verdim.

Akşam eve gittiğimde Solmaz anne salonda çocuklarla ilgileniyordu. Arzu ise banyodaydı. Mavi bir kotun üstüne kırmızı bir tunik giymiş, başını desenli bir türbanla bağlamıştı. Siyah güneş gözlüklerini türbanının üzerine atmıştı. Beni görünce gülümseyip, “Bu yaramazları çok özledim, bırakıp gidemedim. Sana karşı ayıp olmasın diye de bekledim şimdiye kadar…” dedi. “Eve gitmene gerek yok zaten. Kal burada. Gidip ne yapacaksın?” dedim.

Sonra da telefonu çıkarıp ona internetten aldığım bikininin resimlerini göstererek, “Bak sana bunu aldım, kargoya vermişler, yarın senin eve teslim edecekler!” dedim. Yüzü kızardı, “Tövbe tövbe, sen ciddi misin?” diye sordu. “Evet, sen şaka mı sanmıştın?” dediğimde, gülümseyerek, “Ne bileyim belki şaka yapıyorsundur diye düşünmüştüm…” dedi. “Memnun olmadın mı yoksa, beğenmedin mi? O zaman iptal edeyim, ama vermişler kargoya!” deyince, “Yok, iptal etme daha, madem aldın gelsin bari!” dedi gülerek.

“Sana çok yakışacaktır, eminim!” dediğimde güldü bir şey demeden. Sonra da telefonu alıp bikininin resimlerine baktı, çok sevdiğini anladım. İstemem yan cebime koy diyordu.

Kayınvalidemle bu tip bir muhabbete gireceğim hayatta aklıma gelmezdi ama olmuştu. Yıllarca kocasının baskısı altında yaşayan kadın o ölünce birden kabak çiçeği gibi açılmaya başlamıştı.

Arzu banyodan çıkınca, “Ben kalkayım kızım…” dedi. Benden hariç Arzu da annesinin kalması için çok ısrar etti, ama Solmaz anne, “Yok, ben gideyim…” diye karşılık verdi hep.

Evi birkaç sokak ötedeydi. Hava artık kararmaya başlamıştı. “Ben götürürüm!” dedim. “Yok, oğlum ben giderim!” dedi, ama, “Ben de geleyim, sigaram bitmiş, sigara alacağım zaten!” diyerek onu ikna ettim. Spor ayakkabılarıyla dizlerine gelen uzun ve ince kahverengi kazağını giyince çıktık.

Birkaç dakikalık yolda havadan sudan konuştuk, bana işlerimi ve en çok da Karasu’daki yazlığı sordu. “Eğer çok görmek istiyorsan bu Pazar günü seni götüreyim!” dedim. Çok sevindi, teklifimi hemen kabul etti. “Arzu da sevinir, burada kızlarla çok bunalıyor, onun için de küçük bir değişiklik olur!” dedim.

O gece Arzu yine saat 23:00 gibi yattı. Bense televizyonda maç izleyip bir bira içtim. Yatak odasına geçtim, Arzu ve çocuklar çoktan derin bir uykuya dalmışlardı. Facebook’a girmek istedim. En çok da Solmaz anne ile konuşmak istiyordum.

Saat gecenin 12’si olduğu halde kayınvalidem gene online’dı. Kameralı arama isteği gönderdim. Az sonra onayladı, kamerası açıldı. Ekranda siyah kalın askılı atleti ile Solmaz anne belirdi, ama birkaç saniye sonra kapandı görüntü. Siyah atletinin altında şişkin, sutyensiz memeleri, bembeyaz koynu, memelerinin derin çatalını görmüştüm o birkaç saniye boyunca.

Yarağım sertleşirken bu kez ondan kameralı arama isteği geldi. Tıklayıp açtım, gene ekrandaydı, ama dünkü gibi gri eşofman vardı şimdi üzerinde. “Az önce ne yapıyordun?” diye sordum. Laptopun ekranını ayarlamaya çalıştı önce bana cevap vermek yerine. Ben yine aynı soruyu sorunca, “Kader’le konuşuyordum…” dedi. “O kılıkta mı konuşuyordun?” diye sordum. Sinirlenmiştim, kayınvalidemin günlerdir Kader dediği kimdi? Yoksa o kılığı ile başka bir erkekle mi görüşüyordu? Beni de Kader’le görüşüyorum diye mi kandırıyordu?

İnanmadığımı söylediğimde, “Vallahi Kader’le konuşuyordum oğlum, niye inanmıyorsun?” diye söyledi üzülmüş gibi. “E o zaman o kılığın neydi?” diye sorduğumda, “Çok sıcak olmuştu, çıkarmıştım üstümü. Sen birden arayınca boş bulunup açtım…” dedi. “İyi, tamam öyle olsun. Bunu yazıyorum bir kenara!” dedim alınmış gibi.

Yine, “Kader’le konuşuyorum, niye inanmıyorsun, ben sana yalan mı söyleyeceğim, inanmazsan yarın gelip bakarsın bilgisayara!” dedi kızmış gibi. “Tamam tamam, kızma hemen. Yani o halde seni görünce acaba ne oluyor dedim, nedir bu hali diye düşündüm. Yoksa senden yana öyle yanlış bir düşüncem yok, beni yanlış anlama!” dedim.

Kısa bir süre önemsiz şeylerden bahsettik. Ama sonra, “Valla Kader’i kıskandım, onun yerinde olmak isterdim!” dedim. “Niye öyle söyledin?” dedi şaşırmış gibi. “Valla baksana, Kader’le konuşurken üzerinde atlet var sadece, benle konuşurken eşofman çektin hemen!” dediğimde elini ağzına götürüp güldü.

“Kader kadın, sen erkeksin. Hem ayrıca sen benim oğlumsun, senin karşında o halde duramam!” dedi. “Senin oğlun askerde, ben senin damadınım, sen de benim kaynanamsın!” dedim gülerek. “E, ne yapmamı istiyorsun peki, eşofmanı mı çıkarayım?” dedi başını sağa sola sallayıp gülerek. “Valla süper olur, on numara olur!” dedim başparmağımı havaya kaldırıp göstererek.

Solmaz anne, “Orhan bu konuşmalar bize yakışmıyor!” dediğinde, “Niye yakışmasın?” dedim kameraya biraz daha yaklaşarak. “Sen benim kızımın kocasısın, ben senin annenim, sen annenle böyle konuşuyor musun?” dedi ciddi bir sesle. “Tabii ki konuşmuyorum çünkü o benim annem, ama sen değilsin!” dedim.

“Ne yani atletle mi oturayım senin karşısında?” diye sorunca, “Ben oturuyorum görmüyor musun?” dedim. Benim de üzerimde beyaz atletim vardı çünkü. “Senle ben aynı mıyız Orhan?” dedi tepki gösterir gibi.

Sonra da, “Bak kimse görmüyor değil mi bu konuşmalarımızı? Yani sonra Arzu yada Tufan duyarsa, öğrenirse çok kötü olur!” dedi tedirgin bir sesle. “Korkma, kimse görmez. Tufan zaten askerde nerden görsün çocuk. Arzu desen çocuklardan pestili çıkıyor, interneti de sevmez, zamanı da yok zaten. Hem bu konuşmalarımızın kaydı yok korkma, telefon gibi. Konuşuyorsun uçup gidiyor, kaydı alınmıyor!” dedim.

Sözlerime inandığını anladım. “Tamam ama kimseye söyleme sen yine de. Başımız derde girmesin!” dediğinde, “Ya niye söyleyeyim, söylenir mi deli misin?” dediğimde gülümsedi. Hemen ardından da kameranın karşısından kalktı, yeniden oturduğundaysa üzerinde siyah atleti vardı sadece. “Süpersin!” dedim keyifle.

“Çok güzelsin!” dediğimde, utanmış gibi, “Öyle mi?” dedi. “Sen bilmiyor musun güzel olup olmadığını, güzel bir kadınsın bunu kabul et!” dedim. Kayınvalidemin ekranımı kaplayan görüntüsü karşısında yarağım sertleşmeye başlamıştı. Şişkin memelerinin etli uçları ince penye atletin kumaşını delecekmiş gibiydi. Yaşına karşın azıcık sarkma bile yok gibiydi memelerinde. İki memesinin arasındaki çatalı derin bir vadi gibi uzanıyordu. Kumral saçlarını arkaya atmıştı. Bembeyaz koynu tavanından vuran beyaz ışığın altında daha da beyaz görünüyordu.

Artık kayınvalideme karşı ilgi duyduğum saklanamaz bir gerçekti. Onun da bana karşı benzer hislere sahip olduğu ortadaydı. Öyle olmasa bu konuşmaları Tufan ve Arzu’nun öğrenmesinden korkmaz, ayrıca karşımda şu haliyle oturmazdı. Kayınbabam sağken başını sağa sola çeviremeyen kaynanam gitmiş başka bir kadın gelmişti. Ama iyi ki gelmişti.

Üstümdeki beyaz atletimi çıkardım. Şimdi belimden yukarısı çıplaktı. Ben nasıl ki onu daha önce atletle görmediysem, o da beni bu halde görmemişti. “Niye çıkardın?” diye sordu gülerek. “Eşitlik olsun diye çıkardım, bir sen bir ben!” dedim kahkaha atmamak için kendimi zor tutarak.

“Biraz daha yaklaşsana!” dediğimde, “Niye?” diye sordu. “Ya yaklaşsana!” dedim soru sormasından rahatsız olarak. İyice, hatta istediğimden biraz daha fazla yaklaştı kameraya. Memeleri ekranımı kaplamıştı. Etli uçlarını ısırıp koparmak onları yalamak isteği içindeydim.

“Arzu’nunkiler seninki gibi değil!” dediğimde, “Onlar neymiş?” diye sordu merakla. “Memeleri, onun memeleri seninkiler kadar büyük değil!” dediğimde, “Orhan, bence kapatsak iyi olur!” dedi ama sesinin tonundan aslında sözlerimden memnun olduğunu anlamıştım.

“Kızma, yalan söylemiyorum. Hem siz kadınlar başka kadınların memeleri, götü hakkında konuşmuyor musunuz? Onun memeleri çok büyük, yok çok küçük diye şunun götü büyük şununki dik diye konuşmuyor muşunuz? Ben de seninkiler Arzu’nunkilerden büyük diyorum, ne var bunda?” dedim işi piçliğe vurarak. Bir şey söylemek yerine geriye çekildi tekrar.

Bu konuşmanın canını sıkmaması için konuyu Karasu’daki eve getirdim hemen. “Pazar günü birlikte gideriz!” dediğimde, sevinçle, “Çok iyi olur!” dedi. “Bikinini de giyersin, bakarsın belki denize de gireriz!” dediğimde, “Bu mevsimde denize girilir mi?” diye sordu. “Niye, giren var, soğuk olur biraz ama ne olacak ki, biz de gireriz. Ben öğretirim sana, hiç korkmana gerek yok, bana güvenmen yeterli, benim dediklerimi yaptığında gerisi kendiliğinden gelir!” dedim.

Ardından basit tekniklerle nasıl yüzme öğreteceğimi anlattım. Tabii bunları anlatırken, “Kollarından tutarım, sırtını bana yaslarsın, kalçalarından, bacaklarından tutarım…” diye de söylüyordum. Kayınvalidem ise, “Bu kadar mıymış, e sonra, hıım, ben ne yapacağım peki, başka?” diyerek hayret edermiş gibi dinliyordu beni.

Konuşmamız ilerlemişti iyice, saat 01:00’e gelmişti, ama uykum yoktu, aynı şekilde Solmaz anneden de uykum geldi diye bir şey duymadım. Sağ elim yukardayken sol elimle de yarağımı okşuyordum. Kayınvalidem beni sertleştirmişti, erkeklik duygularımı kabartmıştı.

“Kayınbabam senin değerini bilemedi!” diyerek yeni bir konu açtım. Ona çok güzel ve çekici bir kadın olduğunu, kocasının elindekinin değerini bilemediğini söyledim. Bunları daha önce de söylemiştim, ama kayınvalidem her seferinde bunları duymaktan keyif alıyor gibiydi.

“Onun yerinde ben olacaktım ki…” dediğimde, “Sen ne yapardın?” dedi meraklı gözleriyle. “Uuuu, neler yapmazdım ki, bu hayata bir kere geliyorsun değerini bileceksin. Ben de senin değerli olduğunu sana hissettirirdim!” dedim. “Nasıl hissettirirdin?” diye sordu bu sefer. Kayınvalidemin bu sorusu ile konu iyice aşağılara, bel altına inecek duruma gelmişti.

“Sana kadınlığını hissettirirdim!” dediğimde kameranın karşısında yüzünün kızardığını ve utangaç bir gülümsemenin dudaklarında belirdiğini gördüm. “Çok güzel bir kadınsın, kadınlığını yaşayamadın bana kalırsa. Ama hiçbir şey için geç değildir, bundan sonrası önemli!” dediğimde sessiz kaldı. Ama sonra sanki beni kızdırmak ister gibi, “Yeniden evlenmemi mi istiyorsun?” diye sordu.

“Eğer sen evlenmek istiyorsan evlen, bir şey diyemem. Ama evleneceğin adam da ölen kocandan farksız olacaktır, senin değerini bilmeyecektir. Benim o dediğim kadınlığını sana hissettiremeyecektir!” dedim karşılık olarak.

Kayınvalidem, “Peki nasıl olacakmış eğer evlenmeyeceksem?” deyince, tüm cesaretimle, “Ben ne güne duruyorum?” dedim. Önce artık bu sözlerimin çok ileri gittiğini, çok ayıp olduğunu, beni tersleyeceğini düşündüm, ama tepkisiz kalıp bir şey demedi.

Onun sessizliğinden daha da cesaretlenip, “Arzu’nun benimle ne kadar mutlu olduğunu görüyorsun. Çünkü onu doyurmasını biliyorum, ona kadınlığını yaşatıyorum. Eğer izin verirsen bunları senin de yaşamanı sağlayabilirim. Daha çok gençsin, çok güzelsin. Onca yıl çok kötü yaşadın, ama bari bundan sonra güzel yaşayıp mutlu ol, bu senin hakkın!” dedim. Kayınvalidem kameranın karşısında bir şey diyecek gibi oldu, dudakları titredi ama gene bir şey demedi.

O zaman daha da cesaretlendim ve ayağa kalktım. Yarağım külotumun ve eşofmanın altında çelik gibi sertleşmişti. Kamerayı aşağı doğru çevirdim, eşofmanımla külotumu sıyırarak sertleşmiş yarağımı çekmesini sağladım. O an kayınvalidem ekranında beliren görüntüden rahatsız olmuş gibi başını diğer tarafa çevirerek, “Orhan ne yapıyorsun sen?” dedi.

Ancak ben utanmak yada çekinmek yerine daha da coşmuştum. Yarağımı sıvazlarken, “Bununla seni doyururum, onca yıl yaşayamadıklarını benimle yaşarsın, seni her türlü aklına hayaline gelmeyecek şekilde sikerim, yarağa doyururum!” dediğimde, “Orhan manyak manyak konuşma, kapat şunu!” dedi tepkiyle.

Yerime oturdum. Kamerayı yeniden ayarladım. “Görüyorsun ne halde olduğumu. Beni sertleştirdin, demir gibi yaptın. Şimdi içeri gidip kızını çatır çatır sikeceğim, ama aklımda sen olacaksın. Sen de dediklerimi düşün, pişman olmayacaksın, aksine çok mutlu olacaksın. Benim de isteğim bu zaten, senin mutlu olduğunu görmek istiyorum, çünkü sen bunu hak ediyorsun!” dedim.

Kayınvalidem sözlerime cevap vermeyip görüşmeyi sonlandırdı. Kalbim deli gibi atıyordu. Heyecandan parmaklarım titriyordu. Ama o ilk heyecan geçtiğinde ise sanki 31 çektikten sonra oluşan pişmanlık gibi bir pişmanlık kapladı içimi. Kayınvalideme yarağımı açıp göstermiştim. Onu sikmek istediğimi açık açık söylemiştim. Karımın öz annesi, daha birkaç ay önce kocasını kaybeden ve oğlu askerde bir kadındı karşımdaki.

Yatak odasına geçtim. Arzu’nun sol eli küçük kızın beşiğinde kalmış, o halde uyumuştu. Elini çekip yorganın altına soktum. Beni fark edince, yarı uykulu halde, “Nerdesin sen?” diye sordu. “Geldim aşkım!” dedim. Birbirimize sarılıp yattık…

Sabah 9:00 gibi işyerindeyken cep telefonum çaldı, kayınvalidem arıyordu. “Orhan dün geceki davranışın hiç hoş değildi. Bence artık buna son vermeliyiz!” deyince, “Neden?” diye sordum. “Oğlum nedeni mi var? Ben senin kaynananım kaynanan, sen bilmiyor musun, anlamıyor musun?” dedi sinirle.

“Az bekle, bir dakika!” diyerek işyerinin kapısını kapadım. Zaten benden başka çalışan kimse yoktu. Taşıma ve nakliye işleri için dışardan adam tutuyordum. “Ben senin gibi düşünmüyorum, gece söylediklerimde ciddiyim!” dediğimde, “Orhan saçmalama!” dedi. “Senden hoşlanıyorum, içimde bir ateş var beni yakıyor. Arzu artık bana yetmez oldu, çocuklardan başını kaldıramıyor, kendime hakim olamıyorum!” dedim. Cevap vermeye çalışınca sözünü kesip, “Ben seni düşünüyorum, senin de mutlu olmanı istiyorum, kadınlığını yaşamanı istiyorum!” dediğimdeyse, “Ben o dediğini yapmak istesem evlenirim, sana ne oluyor?” dedi.

“Sen evlenmek istediğinde oğlun ne yapacak peki? A anne ne güzel evleneceksin, başka adamın koynuna gireceksin mi diyecek sana. Tebrik mi eder seni yoksa çeker vurur mu?” dedim. Bir süre ne diyeceğini bilememiş gibi sustu, güçlü nefes alışverişlerini duyuyordum bu sırada.

“Sen ne istiyorsun peki, senin derdin ne?” diye sordu. “Kaç defa söylemem gerekiyor daha, senden hoşlanıyorum, seni mutlu etmek istiyorum, beni sevmeni istiyorum!” dediğimde, sözümü keserek, “Oğlum ben zaten seviyorum seni…” dedi.

“Ya bırak şimdi bu anlamamış gibi salağa yatma laflarını. Biliyorsun benim ne demek istediğimi. Oğlun evlenmene hayatta izin vermez ama senin de eriyip gitmene, çürümene ben izin vermem. Senden hoşlanıyorum, yaşamadığın tatları yaşamanı istiyorum, güzellikleri görmeni istiyorum, sen bunları hak ediyorsun. Seni incitmek, kırmak aklımın ucundan bile geçmez. Öyle bir şeye en başta ben dur derim. Seni üzecek, ağlatacak bir şeye hayatta izin vermem. Korkmana, çekinmene gerek yok. Tufan yada Arzu öğrenir diye bir korkun olmasın. Bütün sorumluluğu ben üzerime alıyorum. Eğer yarın bir gün bunlar ortaya çıkarsa hepsine ben göğüs germeye, kendimi feda etmeye hazırım, senin kılına zarar gelmesini istemem, buna izin vermem!” dedim büyük bir coşkuyla.

İçimde birikenleri bir çırpıda söylemiştim. Kayınvalidem sözlerimi sessizce dinlemiş, güçlü nefes alış verişlerini duymuştum sadece. “Senin de benden hoşlandığını biliyorum, öyle olmasa bu ana kadar bu noktaya kadar işlerin bu aşamaya kadar gelmesine izin vermezdin. Ben seni biliyorum, tanıyorum. Esaslı, mert kadınsın. Eğer kendine koca arıyorsan, yeniden evlenmeyi düşünüyorsan ben senin kocan olmaya hazırım. Açık açık söylüyorum bunu sana. Sen de istiyorsun gerçekte ama sadece korkuyorsun, en çok da kendinden korkuyorsun. Ama ben de sana korkmana gerek yok diyorum. Kimse bilmeyecek, ne oğlun ne kızın. Her şey ikimizin arasında olacak. Benim imkânlarım var, yoksa da yaratırım, maddi durumum da iyi sen de biliyorsun. Seni üzmem, incitmem, kadınlığını doya doya yaşamanı istiyorum sadece. Kocanın sana yaşatamadıklarını, veremediklerini vermek istiyorum. Sen sadece bir adım atacaksın, korkmadan bir adım attığında gerisi de gelecek!” diye ilave ettim.

Sözlerimi sessizlikle karşıladı. Ardından titreyen bir sesle, “Çok korkuyorum. Sanki Salim beni izliyormuş gibi oluyorum. Sanki yanı başımdaymış gibi hissediyorum…” dedi. “Salim öldü, artık Salim yok. Salim ne verdi sana, senelerce baskı yaptı, dayak attı. Kadın olduğunu unuttun. Ama artık hepsi geçti, bundan sonra ileriye bakacaksın, geçmişi unutacaksın!” dedim.

“Bak çok korkuyorum. Kimsenin bilmesini istemiyorum, ne ailem ne akrabalarım ne komşularım. İnsan içine çıkamam öğrenirlerse. Senin de hayatın mahvolur. Bu işin ucunda ölüm var Orhan…” dediğinde, “Ben öyle olduğunu bilmiyor muyum sanıyorsun? Ortaya çıkarsa Arzu ne yapar bana, Tufan ne yapar, elbette biliyorum hepsini. Ama bu işi çok gizli yapacağız, o konuda bana güvenmeni istiyorum, pişman olacağımız bir şey yapmayacağız buna emin ol, ben kendime güveniyorum, sen de azıcık da olsa bana güven!” dedim.

Birkaç saniyelik sessizliğin sonunda, “Ben de güveniyorum sana!” dediğinde artık bu işin olduğu kesinleşmişti. “Teşekkür ederim, pişman olmayacaksın!” dedim yanıt olarak.

Kayınvalidem dün geceki yaşananlardan sonra bu işi bitirmeyi kafasına koymuş beni de bunun için aramıştı, ama iş 180 derece ters bir noktaya gelmişti. Artık birbirimize bağlanmıştık. Birbirimizi mutlu etmekti amacımız.

“Bugün bikini geldiğinde bana haber ver!” dediğim zaman telefonun ucunda kıkır kıkır güldü. “Tamam, veririm!” diyerek kapattı. Derin bir nefes alıp verdim. Sadece birkaç günde yaşadıklarımız inanılmazdı.

Bir keyif sigarası yaktım…

Götten Verdim Büzüğümü Ka

Götten Verdim Büzüğümü Ka

Li??d? okurk?n, k?nk?m M?r?l il? çıkm??ın? r?ğm?n kenef.net, Emr? b?nim hoşum? çok gid?n biri?iydi. M?r?l kı?? boyluydu, Emr? i?? çok uzundu, y?kışmıyorl?r diy? düşünüyordum v? bu b?ni çok mutlu ?diyordu. M?r?l Emr?’yl? çıkm?y? b?şl?dıkt?n ?onr?, b?n? çok gıcık v?rici d?vr?nıyordu, onl?rın ?yrılm??ı için du? ?d?r olmuştum. Bunu n?d?n i?t?diğimi bilmiyordum, Emr?’d? bir ç?kicilik v?rdı. V? çıkm?l?rı p?k uzun ?ürm?di, ?yrıldıl?r. T?bi ?yrıldıkl?rın? ?n çok b?n ??vinmiştim…

Okuld?n ?rk?d?şl?rl? bir gün dış?rd? ?kş?m y?m?ği düz?nl?dik. Emr? y?nım? oturmuştu, b?n? ??mimi d?vr?nıyordu. T?biki b?n d? onu k?ndim? b?ğl?m?k için ?limd?n g?l?n h?rş?yi y?pıyordum, ?lini m??? ?ltınd?n tutup, kim??yl? ilgil?nm?m??ini, ??d?c? b?n? b?km??ını ??ğlıyordum. Çünkü t?m k?rşımd?, C?n?n i?mind? b?şk? bir k?nk?m v?rdı v? o d? Emr?’y? f?l?k?t tutulmuştu (Bunu b?n? C?n?n k?ndi?i itir?f ?tti.) N? y?p??m bilmiyordum, Emr?’yi bir ş?kild? k?ndim? b?ğl?m?lıydım. Y?m?kl?r y?ndi, ç?yl?r k?hv?l?r içildi, h???pl?r öd?ndi, ?vl?r? doğru yol? koyulduk. Emr? y?nım? g?ldi v? b?lim? ??rıldı, “Boyun d? iyi uzunmuş!” d?di. B?n d?, “G?rç?kt?n iyi mi?” d?yip trip y?pm?k i?t?dim v? y?nınd?n uz?kl?ştım O d? bir c?ntilm?n ?rk?k gibi y?nım? g?ldi v? y?n?ğımd?n öptü. İşt? ?şk ?t?şim on? k?rşı burd? b?şl?dı. S?nki 40 yıllık ?rk?ğimmiş gibi b?lin? ??rıldım, o d? boynum? ??rıldı. U?ulc? on? fı?ıld?y?r?k, “S?n çok t?tlı?ın!” d?dim v? bu bizim ?şk v? ??x m?r?tonumuzun b?şl?m??ın? ??b?p oldu 🙂 Ar?d?n ?yl?r g?çti v? Emr?’yl? ilk öpüşm?l?rimizi y?ş?dık. Bu ?r?d? Emr? 1.94 boyund?, 80 kilo civ?rınd?, iri y?pılı, norm?l d?r?c?d? k??lı biri?iydi. B?n i?? 1.80 boyund?, 58 kilod?, inc? ??yıl?bil?c?k bir b?y?nım. K?lç?m bir?z çıkık v? göğü?l?rim 85 B ölçül?rind?.

Li?? bitti, b?nim k?z?ndığım üniv?r?it? Emr?’ninkind?n b?şk? ş?hird? olduğu için, gizli ??klı or?y? b?niml? b?r?b?r g?lm?k zorund? k?ldı. Üniv?r?it?d?n kızl?rl? ?v tutmuştuk. Bir ??f?rind? Emr? yin? b?nim y?nım? g?ldiğind?, o g?c? ?vd? diğ?r kız ?rk?d?şl?rım olm?dığı için çok mutluydum. Emr?yl? birş?yl?r y?ş?y?bil?c?ğimi düşündüm. On? çok güv?niyordum, çok ?f?ndi, çok düzgün bir in??ndı çünkü. On? ?rk?d?şımın y?t?ğını v?rdim. Y?t?kl?r k?rşılıklıydı. Emr? uyumuyordu, ?ig?r? içiyordu. “Aşkım uyumuyormu?un d?h??” d?dim. “Yolculuk f?zl? yordu, 1 ?ig?r? d?h? içip y?t?c?ğım!” d?di. “Aşkım lütf?n uyu ?rtık!” d?dim v? ?rk?mı döndüm sex hikayeleri. Sig?r??ı bitinc? k?lkıp y?nım? g?ldi, “Kızdın mı?” d?di. “H?yır.” d?dim. “B?n d? g?lip y?nın? y?tm?yı düşünüyordum!” d?di. İlk d?f? bir ?rk?ği y?t?ğım? ?l?c?ktım. T?m?m, ??vgilimdi, b?ni ilk öp?n d? oydu (Bilm?m in?nırmı?ınız, ?m? ond?n önc? hiç öpüşm?dim, ilk onunl? öpüştüm!). Alm?lımıydım y?t?ğım? diy? çok düşündüm v? ?onund?, “G?l h?di!” d?dim…

Girdi y?nım? v? b?n? ?ıkıc? ??rıldı, öpm?y? b?şl?dı. B?n d? onu öpüyordum. T?nrım bu n??ıl bir duyguydu, r??m?n ı?l?nm?y? b?şl?dım. İşin d?h? il?riy? gitm??ini ?ng?ll?m?k için, n?zl?n?r?k, “Y?t?r bu k?d?r! Uyu h?di!” d?yip ?rk?mı döndüm. Bu ??f?r ?rk?md?n ??rıldı. Siki k?lkmıştı, k?lç?md? hi???ttim, r??m?n zorluyordu. H?yc?nd?n n?f?? ?lışv?rişim d?ğişti v? k?ndimd?n g?çtim. B?n d? k?ndimi on? doğru iyic? b??tırıp uyum?y? k?r?r v?rdim. V? öyl? d? oldu, ??rılıp uyumuşuz. S?b?h uy?ndığımd? Emr? ?rk??ı dönük y?tıyordu. Uyku?unun çok d?rin olduğunu biliyordum, çünkü n? z?m?n ??b?hl?rı t?l?fonl? ?r???m ??l? uy?nm?zdı. Ş?yt?n dürttü ?ikin? b?km?k ?klım? g?ldi. Elimi pij?m??ınd?n iç?riy? doğru y?v?şç? ?oktum. Sikini ?vucumun içind? hi???tm?k güz?ldi. Emr?’nin bird?n kımıld?m??ıyl? h?m?n ?limi ç?ktim. Emr? uy?nır gibi oldu v? “Aşkım noldu?” d?di. “Birş?y yok ?şkım, ??d?c? ??rılıyordum!” d?dim. “Hıı, t?m?m…” d?di v? t?kr?r uykuy? d?ldı. Doğru?u çok korkmuştum ?c?b? f?rk?tti mi diy?…

1 ???t k?d?r ?onr? k?hv?ltıyı h?zırl?yıp onu k?ldırdım v? b?r?b?r mutf?ğ? g?çtik. K?hv?ltımızı y?p?rk?n, k?f?md? h?p (G?c? ?c?b? n?d?n il?ri gitm?di?) ?oru?u v?rdı. On? b?ni ç?kici bulup bulm?dığını ?ordum. O d?, “Aşkım b?nim için çok ç?kici?in, ?m? b?n ??n i?t?m?diğin müdd?tç? ??n? birş?y y?pm?yı düşün?m?m. Y?ni bunu n? m?n?d? ?ordun bilmiyorum, ?m? b?n ??k? d?li?i bir in??n d?ğilim, y?lnızc? z?m?nını b?kl?rim, b?zı ş?yl?rin iki t?r?fın i?t?ği il? olm??ı ön?mli…” d?di. Bu b?nim için y?t?rli bir c?v?p olmuştu.

K?hv?ltıd?n ?onr? ikili koltuğ? uz?ndı, ?y?kl?r dış?rd?. B?n d? ç?pr?z girdim koltukl? ?r??ın?, TV izl?dik. S?vişm? ??hn??i bol dizil?rd?n izliyorduk. Etkil?ndim v? onu öpm?k i?t?dim. K?şk? i?t?m???ydim, ol?n oldu v? uyuy?n Emr?’yi uy?ndırdım ??nırım. S?vişirk?n göğü?l?rimi ilk k?z ?ll?di v? çok ?tkil?ndim. Sonr? ?lini ?ş?ğıl?r? götürdü. B?n bunun olm??ını i?t?miyordum, çünkü d?h? b?kir?ydim. Elini ?mım? götürdü v? külodumun ü?tünd?n ?ll?m?y? b?şl?dı. Z?vkt?n b?şım dönüyor, k?ndim? h?kim ol?mıyordum. O ?mıml? oyn?dıkç?, içim ?l?v ?l?v y?nıyordu. Sonr? ?lini külodumun çin? ?oktu v? bir?nd? çık?rttı, “Bu n? l?n?” diy? p?dimi ?lmış, b?n? gö?t?rdi. Elind?n p?di ?ldım h?m?n kült?bl??ın? ?ttım. Çok ut?nmıştım, ?m? Emr? gülüyordu. Çok ş?k?cı v? h?yl?z bir k?r?kt?ri v?rdı. On? ??rıldım, “Aşkım n? olur gülm?!” d?dim. B?n?, ilk k?z d?nk g?ldiğini ?öyl?di. Şüph?l?ndim, ?c?b? b?şk? k?dınl?rl? d? y?ttı mı diy?.

O gün dış?rı çıktık, ?kş?m y?m?ğini dış?rd? y?dik, g?c? g?ç ???tl?r? k?d?r g?zdik dol?ştık v? ?v? g?ldik. S??t g?c? y?rı?ını bir?z g?çmişti, uyum?k i?t?diğini v? ??lond?ki y?t?ğ? y?tm?k i?t?diğini b?lirtti. Oy?? b?n bu g?c? d? b?nim y?nımd? y?t?r düşünc??in? girmiştim. Am? bozuntuy? v?rm?dim, “T?m?m!” d?dim. İç?rd?n 2 y??tık v? büyük bir b?tt?niy? g?tirdim. Elimd? 2 y??tık görünc?, “Aşkım ??n d? mi y?t?c?k?ın?” d?di. “Ev?t ?şkım!” d?dim v? ışığı ?öndürüp y?nın? y?ttım. Uzun uzun öpüşüp ??vişm?y? b?şl?dık. Y?rım ???t ?onr? b?tt?niy?nin ?ltınd? ikimiz d? çırılçıpl?k olmuştuk v? ?rtık ?ikin? dokunm? fır??tım kol?yl?şmıştı, ?ldım ?lim?, dokundum. Ell?dikç? ?limd? büyüy?n bu ş?y b?n? ok?d?r büyük g?lm?y? b?şl?dı ki ?nl?t?m?m! Sikin? dokunm?md?n çok z?vk ?lıyor olm?lıydı ki, b?n?:

– Aşkım bir?z oyn?, yuk?rı ?ş?ğı y?p! d?di.
– Aşkım y?p?rım d?, çok büyüdü bu!
– Korkm?n? g?r?k yok, ??n? z?r?r v?rm?m! d?di.
– Bund?n ?minim d?, k?ç cm bu? (Li??d? kızl?r ?nl?tırdı, işt? 15-17 cm büyük ??yılır diy?.)
– 19 cm! d?diğind? ç?kinmiştim.
– N? oldu? Su?tun? d?di
– Ş?şırdım, ilk k?z ?lliyorum d?!
– N?d?n k?ç cm diy? ?ordun ki? d?di.
– Am??n ?şkım, Li?? muh?bb?tl?ri işt?, bilmiyormu?un?
– Hımm… d?di ?in?ic?.

Ac?b? b?ni y?nlış mı ?lgıl?dı diy? düşündüm. N?y??, b?n ?ikiyl? bir?z d?h? oyn?dım. Sonr? b?n?, “Ü?tün? çık?bilirmiyim?” d?di. İzin v?rdim, b?c?k ?r?m? girdi v? “Sikimin ??d?c? b?şını ?mının ?ğzın? koy?c?m, korkm? t?m?m mı?” d?di. “T?m?m!” d?dim v? o iri ş?yin b?şını ?mım? y??l?dı. Bird?n k?ndimi g?ri ç?ktim, ?okm??ınd?n korkmuştum. “S?kin ol ?şkım, ?okm?y?c?ğım!” d?di. Sikinin b?şıyl? ?mımın dud?kl?rı ?r??ınd? yuk?rı ?ş?ğı oynuyordu. Sonr? ?ikinin b?şını ?mımın d?liğin? bir?z ?oktu v? “T?m?mdır, d?h? f?zl? ?okm?y?c?ğım!” d?di v? ü?tüm? y?tıp öpüşüp ??vişti b?niml?. D?h? f?zl? ?okm?dığı için çok mutlu olmuştum, n? diy?c?ğimi ş?şırdım, ?m? çok z?vk ?lıyordum…

Sonr??ınd? b?n?, “Aşkım c?nım çok i?t?di, k?ndini h?zır hi???d?r??n y?p?biliriz!” d?di. “Bir?z ?c?l? ?diyor?un!” d?dim. “H?yır, ?rk?d?n d? olur…” d?di. Li??d? birk?ç kız ?rk?d?şım ?rk?d?n y?ptıkl?rını v? c?nl?rının çok y?ndığını ?öyl?mişl?rdi anal sex hikayeleri. Am? oz?m?n Li??ydi, b?n şimdi Üniv?r?it?d?yim v? b?ni ilk öp?n, b?ni k?ndin? bu d?nli ?şık ?d?n bu ?d?m? n??ıl ?rk?d?n v?rm?y?yim diy? düşünüyordum. “T?m?m y?p! Am? ?cım?z dimi?” d?dim. “M?r?k ?tm?!” d?di v? y?t?kt?n k?lkıp ç?nt??ını ?ldı, içind?n pr?z?rv?tif çık?rttı. Bilm?zmiş gibi, “O n? ?şkım?” d?dim. “Aşkım t?mizlik v? korunm?k h?rz?m?n için ön?mlidir!” d?di. “Hımm…” d?dim. N? y?pm?m g?r?ktiğini bilmiyordum v? m?r?kl? ol?c?kl?rı b?kliyordum. “V?z?linin v?rmı?” d?di. “V?r!” d?dim, od?d?n gidip ?ldım g?ldim. Bu ?r?d? ?vin içind? çıpl?k dol?şm? k?yfi b?mb?şk?ymış :))

V?z?lini v?rdim, b?ni yüzü?tü y?tırdı v? götüm? ?ürm?y? b?şl?dı. D?ğişik bir duyguydu. P?rm?ğını büzüğümd?n iç?ri ?okm?y? ç?lışıyordu. B?n d? bir?z ?ıktım ??nırım. “Sıkm? k?ndini!” d?di v? ??ldım. P?rm?ğı girmişti. P?rm?ğı girdiy??, ?iki d? gir?r diy? düşündüm. Az ?onr? 2 p?rm?ğını ?oktuğunu ?öyl?di, ?onr? d? 3 p?rm?ğını. İlk b?şt? götümün p?rm?kl?nm??ı bir?z tuh?f g?ldi, f?k?t ?onr?d?n z?vk ?lm?y? b?şl?dım. Ü?t?lik hiç ?cı duym?dım. Çok prof??yon?l olm?lıydı. Mutl?k? b?nd?n önc? b?şk?l?rını d? ?ikmişti. D?y?n?m?dım ?ordum:

– Aşkım d?h? önc? b?şk?l?rını d? y?ptın mı?
– Ev?t ?şkım y?ptım! d?di.
– Onl?rı d? mı ?rk?d?n y?ptın?
– H?yır! d?di.
– P?ki b?ni n?d?n b?ni ?rk?d?n y?pıyor?un?
– S?n b?kir??in d? ond?n! d?di.
– Aşkım y?tm?zmi bu ?kş?mlık?
– Aşkım y?pm?dım ki d?h?! d?di.
– Ark?m zonkl?m?y? b?şl?dı ?şkım!
– M?r?k ?tm? bir?zd?n g?ç?r! d?di.

Işığı y?km?mı i?t?di. B?n ışığı y?kınc? işt? o bil?k gibi ?ikini nih?y?t gör?bilm? ş?n?ım oldu. K?r?nlıkt? v? b?tt?niy?nin ?ltınd? ?limd?yk?n boyutunu f?rk?d?m?miştim, ?m? şu?n çok korkm?y? b?şl?dım. T?dirgin bir ş?kild? y?nın? g?ldim. Çık?rttı pr?z?rv?tifi b?n? v?rdi v? t?km?mı ?öyl?di. “N??ıl t?k?c?ğımı bilmiyorum!” d?dim. B?n? t?km? ş?klini gö?t?rdi. Ucunu ?ıktım v? ?ş?ğı doğru zorl? ?ürükl?dim. Siki çok ihtiş?mlı görünüyordu. Pr?z?rv?tifi t?ktıkt?n ?onr? ?ğzım? ?lm?mı i?t?di. Dilimi d?ğdirdim, muz t?dı v?rdı, ş?şırdım, “Aşkım muz kokuyor bu, t?dı d? muz gibi!” d?dim. “S?n y?l?, b?k çok hoşun? gid?c?k!” d?di. Y?l?dım. G?rç?kt?n muz y?l?r gibi oluyordu :))

Az ?onr?, “T?m?m y?t?r bu k?d?r!” d?di v? b?ni yüzükoyun y?tırdı yin? v? c?nımın y?n?c?ğını ?öyl?di v? k?ndimi ?ıkm?m?m için d? d?f?l?rc? t?mbihl?di v? ikn? ?tti. Çünkü c?nımın y?nm??ınd?n çok korkuyordum. Sikinin b?şını götümün ?ğzın? y??l?dığınd? çok korkm?y? b?şl?dım v? bir ?r? bunu y?pm?m?m g?r?ktiğini düşünm?y? b?şl?dım, çünkü o koc? ş?y n??ıl gir?c?k diy? h???plıyordum. Am? on? güv?nim d? ?on?uzdu. Götüm? bir?z zorl?dıkt?n ?onr? ?ikini ?mım? b??tırdı, bir?z ?mımın ?ğzınd? oyn?ttıkt?n ?onr? t?kr?r götüm? b??tırdı. Göt d?liğim il? ?mımın d?liği ?r??ınd? gitg?l y?pıyordu. B?n ?mım? girm?z h?rh?ld? diy? düşünüyordum, f?k?t h?r ??f?rind? bir?z bir?z ?okuyordu v? b?n bunu hi???diyordum. “Aşkım ?mım? ?okm?!” d?dim. “Sokmuyorum ?şkım, ?ul?rını ?lıyorum, k?y?ın diy?!” d?di. Bunu t?crüb??iz olduğum için ?nl?m?mıştım, ?m? il?rl?y?n dön?ml?rd? ?nl?y?c?ktım…

“Artık v?kti g?ldi ??nırım!” diy? mırıld?ndı v? ?ikinin b?şını götüm? iyic? b??tırdı. C?nım çok y?nm?y? b?şl?mıştı, r??m?n o koc? k?f?lı ş?yi zorl?y?r?k götüm? ?okm?y? ?ığdırm?y? ç?lı?ıyordu. “Aşkım y?v?şşşş!” d?dim. “S?kin ol! Sıkm? k?ndini!” d?di v? it?kl?di v? girdiğind?, “Oohhh!” d?di. Bitti ??nıp b?n d? bir oh ç?ktim. Kımıld?m?d?n durdu v? “Aşkım t?m?m b?k bu k?d?rdı!” d?di. B?n d? bütün ?ıkıntı bu muydu diy? düşündüm. F?k?t ?onr? bir ?nd? ??rtç? yükl?ndi v? d?h? d? girm?y? b?şl?dı. S?ntim ??ntim il?rliyordu. S?nki b?ğır??kl?rımı y?rıyordu o koc? ş?y. O ?n z?vkl? k?rışık hi???ttiğim o ?cıyı t?rif ?d?m?m (Y?ş?y?nl?r bilir, iri bir ?l?tin götü p?rç?l?m??ını!). “Aşkım y?t?r, ?okm? d?h? f?zl?!” d?dim v? k?f?mı ö?virip ?rk?y? b?ktım, f?k?t d?h? n?r?d?y?? y?rı?ı duruyordu. Ağl?m?y? b?şl?dım, b?lki ?cır d? y?pm?z diy?. O i??, “Aşkım dur, ?z k?ldı!” d?di v? çık?rttı, t?kr?rd?n yükl?ndi…

C?nım çok y?nıyordu, çığlık ?tm?y? b?şl?dım ?cıd?n. “T?m?m bu k?d?rdı, ?onun? k?d?r girdi!” d?di. R??m?n mid?md? hi???diyordum ?ikinin n?bız gibi ?tışl?rını. En??mi, boynumu v? omuzb?şl?rımı öpm?y? b?şl?dı. Acım y?v?şç? g?çm?y? b?şl?mıştı. “Aşkım ??nin göt t? çok d?rmış ?m? h??!” d?di ?in?ic? gül?r?k. Bu hoşum? gitmişti. Sonr? bird?n ç?kti t?m?m?n çık?rttı ?ikini. R??m?n h?v? girdi götümd?n iç?riy?. B?n d?h? k?ndim? g?l?m?d?n t?kr?r kökl?di. N??ıl b?ğırdım ?m?, y??tığı ?ıkm?y? b?şl?dım. O i?? hızlı hızlı ?okup çık?rtıyordu. Birk?ç d?kik? çok c?nım y?ndı, ?m? ?onr??ınd? in?nın ?ldığım z?vk b?mb?şk?ydı. O iri ş?y n??ıl d? r?h?tç? k?yıyordu götüm? v? b?ni uçuruyordu…

Y?kl?şık 20-25 d?kik? boyunc? ?mımı okş?y?r?k ?ikti götümü v? b?n o ?ır?d? 2 ??f?r şidd?tlic? boş?ldım. Sonund? o d? g?lm?k üz?r?ydi, “Aşkım ?ğzın? mı boş?l?yım, yok?? için? mi?” d?di. Ağzım? ?lm?k i?t?m?diğim için, “İçim? boş?l!” d?dim. O d?, “G?liyorum!” d?di v? kökl?yip ??rıldı b?n?. Pr?z?rt?vift?n d? ol??, içimd? ?ıc?cık birş?yl?r hi???ttim. Boş?ldıkt?n ?onr? içimd? öyl? k?lm??ı b?ni r??m?n çok mutlu ?tmişti. Az ?onr? t?m çık?rtm?y? k?lktığınd?, “Aşkım çık?rtm?, içimd? k?l?ın!” d?dim. O d?, “Olm?z ?şkım, pr?z?rv?tif çık?r, döll?r dış?rı ?k?r!” d?di v? ?ikini çık?rttı götümd?n liseli sex hikayeleri. Döndüm b?ktım, pr?z?rv?tif k?n içind?ydi. Elimi götüm? ?ttım, r??m?n ç?y b?rd?ğının ?ğzı gibi ?çılmıştı v? büzüğüm k?p?nmıyordu. “Aşkım n? y?ptın böyl? y???” diy? ?ğl?m?y? b?şl?dım. O d?, “Aşkım norm?l!” d?di. “Böyl? mi k?l?c?k bu?” d?dim. “H?yır, k?p?nır!” d?di. “K?nıyor!” d?dim. “Norm?ldir, birş?y olm?z, ?lışır!” d?di v? mutf?kt?n bir b?rd?k ?u g?tirdi, içip ??kinl?şm?m için. Sonr? b?nyoy? gitti…

G?ldiğind? t?mizl?nmişti. Pr?z?rv?tifin dışını yık?mış, ?ğzını d? b?ğl?mış, “Hiç ?p?rm gördün mü?” diy? b?n? gö?t?riyordu. R??m?n y?rı?ın? k?d?r dolu bir b?lon p?rç??ı gibi duruyordu v? iğr?nç görünüyordu. F?k?t onu mutlu ?ttiğim için k?ndiml? gurur duydum…

“H?di b?nyoy?!” diy?r?k b?ni k?ldırdı v? kuc?ğın? ?ldı. Götüm çok y?nm?y? b?şl?mıştı. B?nyoy? g?ldiğimizd? küv?tin y?rı?ı dolmuştu v? h?l?n dolm?y? d?v?m ?diyordu. B?ni kloz?t? oturup, “Yık? ?rk?nı!” d?di. Yık?dım. Ell?rimi d? yık?ttırdı v? ?ıc?k küv?t? b?ni y?tırdı. Götüm r??m?n ç?yır ç?yır y?ndı ?cıd?n. K?ndi?i d? y?v?şc? y?nım? g?ldi v? ?mımı ?ll?m?y? b?şl?dı. Öyl? n?rin ??viyordu ki b?ni, bu duyguyu on? y?ş?ttığım için t?ş?kkür ?diyordu. Sonr? b?ni güz?lc? ??bunlu lifl? yık?dı. Sonr? küv?tin ?uyunu boş?ltıp b?r?b?r duş ?ldık çıktık. B?nyod?n çık?rk?n t?kl?dim. B?ni tuttu v? “N? oldu ?şkım?” d?di. “Yürüy?miyorum, çok ?cıyor!” d?dim. Aklım? Li??d? kızl?rın ?nl?ttıkl?rı g?ldi o ?nd?. Söyl?dikl?ri doruydu, f?kt ??nırım b?nim için bu ?ğrı b?y?ğı büyük ol?c?ktı. Emr? b?ni kuc?kl?dığı gibi y?t?ğ? k?d?r götürdü v? üz?rin? bır?ktı. Emr?’ml? çırılçıpl?k y?ttık…

T?biki hik?y?m bur?d? bitmiyor, il?rl?y?n h?ft?l?rd? v? ?yl?rd? bunun gibi 15-20 ??f?r götümü k?n?t? k?n?t? ?ikti. H?r ??f?rind? d? götümün çok d?r olduğunu, b?şk? biri ol?? bu k?d?r k?n?m?y?c?ğını ?öyl?di. Emr?’yl? ?vl?nm?yi düşünüyordum, f?k?t ?il?m Emr?’yi i?t?m?di v? ?yrıldık. Am? onun b?n? bır?ktığı bir h?tır? v?r: Büzüğümü t?m k?p?t?mıyorum v? o?uruğumu tut?mıyorum. Ömür boyu d? ç?k?c?m bunun ?ıkıntı?ını g?lib?. (B?nim gibi götü çok d?r ol?n kızl?r? k??inlikl? ?n?l ilişkiyi ön?rmiyorum! H?l? h?l? y?r?ğı çok büyük birin? ??l? gött?n ?iktirm?yin!). T?bi Emr?’nin b?n? bır?ktığı bir d? v?zg?çilm?z bir i?t?k v?r: Gött?n ?ikişm?y? ?c?yip ?lıştım, önüm? g?l?n h?r ?rk?kl? y?tm? v? götümü ?iktirm? i?t?ği duyuyorum. F?k?t Emr?’d?n ?onr? kim??yl? ?ikişm?dim. Ail?m b?ni y?kınd? ?vl?ndirm?k i?tiyor, köyd?n biri?i v?rmış. Oz?m?n? k?d?r d? pornol?rl? v? ??k? hik?y?l?ri il? id?r? ?diyorum v? götüm? d?ğişik ci?iml?r ?ok?r?k k?ndimi t?tmin ?diyorum.

selvi

ablamı kaşırken

ablamı kaşırken

Şu an 25 yaşındayım anlatacaklarım çok esk**en basımdan geçen gerçek olaylardır. Biz ve dayımlar aynı apartmanda iki kat üst üste otururduk. Dayımın 2 kızı vardı , bizde 2 kardeşiz ( bir ablam var.) Çocukluğum bu kızlar arasında geçti. Hep onlarla beraber oynardım ve doğal olarak da cinselliği tanımamda pay sahibi olmuşlardır. Mesela ben 9-10 yaşlarındayken bir gün ablam (benden 5 yas büyüktür) bana, Atıl, benim popom kasınıyor, kasır mısın ? dedi. Peki, tamam. Dedim. Sonra önümde elbisesini çıkarttı, sutyeni yoktu, külotunu dizlerine indirdi. İlk defa bir kızı çırılçıplak karşımda görüyordum. Yere uzandı . kıcının arasındaki yarığa götürdüm ve aşağı yukarı okşayıp kaşımaya başladım. Sonra o bana hadi sıra bende dedi. Ben soyundum ve o benim kıçımı kaşıdı. Bunu ara sıra tekrarladık. Hatta bundan dayımın büyük kızına söyledi onunda kıçını kaşımaya başlamıştım. Bu olaylar belli bir süre sürdü ama sonra kesildi. Sonra ben 19 yaşıma geldiğimde ailecek Marmaris?e tatile gittik. (Annem , babam, ablam ve ben.) Annemler havuzda güneşlenirken biz biraz alış-veriş yapmaya gittik. Ablam bir bikini deniyordu fakat soyunma kabininin perdesi de hafif bir aralık vardı ablam bunun farkına vardı .beni görmesin Üstünü değiştirirken çaktırmadan onu seyrediyordum. Sadece poposunu görebiliyordum fakat muhteşem bir göttü. Giyinip çıktı ve bana kimse gördü mü dedi. Bende gördüm çıplak çok gördün. Hatırlamıyorsun kıçımı bile sana kaşıttırırdım Seneler sonra bu olay aklıma geldi ve kendimi garip hissettim. Havuz başında güneşlenirken devamlı gözüm ablamın üstündeydi. İlk defa ona bir kadın gözüyle bakıyordum. Ama ne kadın. 1.70 boylarında, iri göğüslü, dalgalı kızıl saclı, yeşil gözlü ve muhteşem kalçaları olan bir kadındı. Bir ara odaya gittim. Biraz kestiririm diyordum ama sikim dimdikti. 31 ceketimde insin dedim. Ama elimi sikime attığımda aklıma ablam geliyordu ve bu beni rahatsız ediyordu. En sonunda uyumuşum bir ara uyandım sikim hala dikti uyur uyanık 31 çekmeye başladım aklıma ablam geldi ama devam ettim onu o soyunma kabininde götten sıktığımı düşündüm ve boşaldım. Boşaldıktan sonra suçluluk duygusuna kapılacağımı düşünüyordum ama olmadı aksine garip bir haz duydum bir yakınımı hatta ablamı düşünmek bana inanılmaz zevk vermişti. Aksam yemeğinden sonra otelin diskosuna gittik ablam siyah bir mini etek, üstünde askılı bir kırmızı bluz vardı ve altından siyah sutyenin askıları görünüyordu. İçtik , eğlendik ve dans etmeye başladık ama ben kendimi kontrol edemiyordum hep ona sürtmek istiyordum ve sürtüyordum da.sonra odamıza çıktık. (annemler bir odada , biz bir odada kalıyorduk). Odada sohbet ederken konuyu esk**en yaptıklarımıza getirdi ve nasıl götünü bana kaşıttırdığını anlattı. Gülüşürken hadi bir daha yapalım dedi. Masaya doğru eğildi. Eteğini yukarı kaldırıp külotunu aşağı indirdi. Kıçı meydandaydı ve bana ¥ama n¥yanına gittim ve elimi kıcına atıp okşamaya başladım elimi kalçalarının arasındaki yarığa sokup aşağı yukarı hareket ettirmeye başladım hareket alanımı genişletip amına doğru inmeye başladım aynı anda hem amını hem göt deliğini okşayıp uyarıyordum. Ablam kısık kısık inlemeye başladı benimde sikim dimdik olmuştu pantolonumu çözüp sikimi biraz olsun serbestledim bu arada elimin hızını artırdım diğer elimle elbisesinin üstünden göğüslerini okşuyordum. Ablam artık çığlık atmaya başlamıştı , boslmak üzereydi ve sağ elini arkaya atıp külotumun içinden sikimi çıkardı ve Bu düşünce beni birden rahatsız etti bu mastürbasyon gibi değildi ablama zevk vermek ve benim zevk almam güzeldi ama sikme düşüncesi beni rahatsız kendimi geri çektim sikim anında indi. Ablam ; Ne yapıyorsun! Ne oldu? Dedi Yok bir şey istemedim Niye? Sen benim ablamsın Hayır. Ben bir kadınım sende bir erkeksin olaya böyle bak . Bakamam , düzemem seni Hayır beni böyle bırakamazsın. Bu hale gelmişken olmaz sonra nasıl bakarım yüzüne dedi. Ve beni yatağa doğru itti. Oturdum. Önümde eğildi sikimi ağzına aldı . inmiş sikimi kaldırmaya çalışıyordu. Ağzı sıcacıktı ama sikimin kalkacak hali yoktu. Bir yandan ellerini vücudumda dolaştırıyor göğüs uçlarımla oynuyordu. Kahpe bunu nerde tahmin etti acaba bu bana müthiş bir zevk verdi aynı anada sikimin ve göğüs uçlarımı uyarılması arzularımı canlandırdı ve zaten bu bir ihtiyaç diye düşünmeye başladım. Simdi sağ elimi saclarına dolamış basını sikime dayıyordum sikim eski sertliğine kavuşmuştu. Basını biraz yukarı kaldırıp bana baktı yüzünde zafer kazanmış bir komutan edası vardı. Sonra tekrar bası ileri geri hareket etmeye başladı. Bası her geri gelişinde dudakları arasında kalın sikimi görüyordum ve bu beni inanılmaz tahrik etti. Resmen ablamı ağzından sikiyordum. Onu kaldırdım yatağa yatırdım ve karnına oturup sikimi göğüslerinin arasına koydum ellerimle göğüslerini okşarken sikimide ileri geri hareket ettiriyordum. O da ağzını açmış her ileri hareketimde dilinle sikimi yalıyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Geliyorum dedim tamam ağzıma boşal dedi. Ama ben ağzına , yüzüne gözüne , saclarına , her yerine boşaldım.sikimi yalayıp temizledi ve parmağınla yüzündeki spermleri alıp yaladı. Sonra kalktı banyoya gitti temizlenip yanıma uzandı birer sigara içtik hiç konuşmadık ben sadece onun muhteşem vücudunu seyrediyordum az evvel ağzına patlattığım bu kızı sikmeliyim dedim. Sigarımı söndürüp elimle bir göğsünü okşamaya diğer diğer gögüsünüde yalayıp emmeye başladım sonra yavaşça üstüne çıktım boynu öpmeye ısırmaya başladım. Dudaklarımız kenetlendi dilimi emiyordu kalkmış sikimi amını üstüne koyup fırçalamaya başladım nefesleri derinleşip inlemeye başladı. Yavaş yavaş göbeğine oradan da amına indim klitorisini dilimle uyarmaya ve emmeye başladım belinin altına bir yastık koydum artık amı gözümün önündeydi aynı anda hem dilimle hem de parmaklarımla amını oksuyordum dilimi içeri sokabildiğim kadar sokuyordum. Amın dan gelen suyla ıslanmış parmağımı göt deliğine indirdim ve yavaşçana sokmaya başladım . bir müddet sonra 2 parmağıma götüne sokmuştum hala dilim amındaydı ve ablam çığlıklar atmaya başlamıştı aklıma soyunma kabinin de onu götten sikme fantezim geldi ve birden onu domaldım artık götü açılmıştı ve sikimi göt deliğine dayadım ittirince bası girdi ama bir çığlık attı biraz bekledim sonra yavaş yavaş yarısına kadar soktum ablamda kalçalarını sağa sola sallayıp bana yardımcı oluyordu. Sonra iki elimle kalçalarından aldı vücudu kasıldı ve titremeye başladı. Boşalmıştı.biraz öyle bekledim. Derin derin nefes alıyordu biraz öne doğru eğilip sol elimle gögüslerini okşamaya başladım ve ileri geri hareket etmeye başladım yine canlanmıştı kalçaları her göbeğime çarptığında sak sak diye ses çıkıyordu bu beni delirtiyordu. Biraz sonra ablamı yan yatar pozisyonuna getirdim bende sikim götünde arkasına uzanmıştım sağ elimi altından geçirip göğsüne attım sol elimle de bacağını kaldırıp götüne girip çıkmaya başladım yine çığlıkla r yükselmeye başladı gitgide hızlandım götünün derinliklerinde patladım. Sonra hiç kalkmadan bana sarıldı ve uykuya daldık.

Lüks Villada Seks! (1)

Lüks Villada Seks! (1)
(Ufuk 38 Y., Çanakkale)
Merhaba, adım Ufuk, 38 yaşındayım. Karım Özlem ile 14 yıldır evliyiz. Çok istememize rağmen çocuğumuz olmadı. Parasızlık nedeniyle üniversiteyi ikinci sınıftan terk etmiştim. Maddi durumumuz iyi olmadığından karı koca birlikte pek çok işte çalışmıştık. Tarlalarda, çiftliklerde, meyve sebze veya fındık bahçelerinde yıllarca çalıştık. En son Ordu’da fındık toplama işinde çalışırken, fındık bahçesinin sahibi olan adam abisinin Çanakkale’daki villasına yatılı bir karı koca aradığını, kendisinin bizim çalışmamızdan memnun kaldığını, istersek orada çalışabileceğimizi söyledi.

Özlem ile konuyu görüştüğümde üzerine atladı hemen. “Bu zamana kadar sağda solda sürünüp durduk, hiç olmazsa devamlı kalacak bir yerimiz olur!” dedi. Cevabımız olumlu olunca kısa bir süre sonra villada çalışmaya başladık. Villa Çanakkale merkezine 30-35 kilometre mesafede, sahile yakın bir yerdeydi. Etrafı yüksek duvarlar ve ağaçlarla çevrili 3 katlı villanın 5 odası, büyük bir salonu ve mutfağı ile oldukça büyük bir bahçesi vardı. Arka bahçesinde ayrıca bir de havuzu vardı, ama havuz uzun zamandır kullanılmadığından suyu yarısına inmiş ve epey kirlenmişti. Bahçe de uzun zamandır ilgilenilmemiş haldeydi.

Karım villanın iç işleriyle ilgileniyordu. Mutfak, yemek, temizlik ve çamaşır işleri ondaydı. Bense bahçe ve evin problemlerine bakıyordum. Ev de bahçe gibi bayağıdır ihmal edilmişti çünkü. Elimden hemen hemen her iş geldiği için çekinmeden yapıyordum. Haftada birkaç kez de araçla Çanakkale merkeze gidip alışverişleri yapıyor, ihtiyaç olan malzemeleri alıyordum.

Ev sahiplerimiz Saim Bey ve karısı Nalan Hanımdı. Saim Bey 50, karısı ise 45 yaşındaydı. Nalan Hanım Saim Beyin ikinci karısıydı. Saim Beyin ilk karısından bir oğlu vardı, ama oğlu annesi ile yaşıyordu. Saim Bey sofu bir adamdı. Az konuşan, içine kapanık, kendi halinde, münzevi biriydi. Villadan dışarı nadiren çıkıyordu. Karısı Nalan Hanım ise tesettürlü, ibadetini aksatmayan, muhafazakar bir kadındı. Karım da kapalı, kendince ibadetini yerine getirmeye çalışan bir kadın olduğu için Nalan Hanım ile anlaşmaları kolay oldu. Ben de her ne kadar dinin gereklerini yerine getirmeye çalışsam da arada bazen içki içmekten geri kalmayan biriydim.

Villada çatı katındaki büyük odada kalıyorduk. Saim Bey ve eşinin odası ise ikinci kattaydı. Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra ben bahçeye geçiyor veya acil olan diğer işleri hallediyordum. Karım ise Saim Bey ve eşinin kahvaltısını hazırlıyordu. Gerçi ikisi de sabahın çok erken saatlerinde kalkıyordu, ama kahvaltı zamanına kadar odalarında kalıyorlardı. Gün ışırken ayak seslerini duyuyordum. Akşamları ise yemekten sonra ben odamıza çekilirken karım aşağıda kalıp onlara çay, tatlı veya meyve ikramında bulunuyordu. Onlar odalarına gidene kadar da yukarı gelmiyordu.

Haftanın yedi günü bu şekilde geçiyordu. Karım evin içinde benden daha fazla çalışıyordu, ama işinden memnundu. Üniversiteyi ikinci sınıftan terk etmiş ve az buçuk mürekkep yalamış olmam ikisinin de bana karşı davranışlarında bir miktar saygı göstermelerine neden oluyordu. Ama yine de onların zengin bizimse fakir olduğumuz gerçeği zaman zaman yüzümüze vuruyordu. Saim Bey sessiz bir adamken karısı ara sıra sesini yükseltip karımla beni küçük gören tavırlar içine girebiliyordu. Ama hemen sonra yaptığına pişman olmuş gibi davranıp gönlümüzü almaya çalışıyordu. İyi niyetli bir kadındı, ama bazen deli tarafı tutabiliyordu.

Saim Bey herhangi bir işte çalışmıyordu, emekli de değildi. Aileden gelen bir zenginliği vardı. İşlerin başında fındık bahçesinin sahibi olan ve bize bu işi ayarlayan kardeşi vardı. Kardeşi abisinin hissesine düşen payı eksiksiz veriyordu. O hisse de epey büyüktü, Saim Beyin çalışmasına gerek kalmıyordu…

İşe gireli birkaç hafta olmuş ama henüz karımla ilişkiye girememiştim. Yeni hayatımıza alışma evresinde sikişecek zamanı ve rahatlığı bulamamıştık. Daha doğrusu ben istesem de karım kendini hazır hissetmemişti. Karım Özlem 35 yaşında, 1,65 boyunda ve yaklaşık 70 kilo. Beyaz tenli, güzel sayılacak bir kadındır. Büyük kahverengi gözlerinin üzerindeki kalın siyah kaşları bir yay gibi uzanır. Yanaklarındaki ve çenesindeki tüyleri almayı zaman zaman ihmal etse de bacaklarında ve kalçalarında tüy veya kıl bulunmaz. Çocuk doğurmadığından memeleri sarkmamış, vücudu deforme olmamıştır. Çalışırken altına şalvar, üstüne ise uzun kollu gömlekler veya bluzlar giyer. Başını ise çalışmasına engel olmasın diye uzun saçlarını topuz yaparak tepesinden bağlar. Bu durumda beyaz ve uzun boynu ile ensesi görünür.

Bir Pazar gecesi saat 23:00’e gelirken Özlem geldi. Kapıyı kapatıp, “Ay yoruldum valla!” diyerek kendini yatağın üstüne attı. Yanağından öpüp, “Hadi kız, ne zamana kadar boş bırakacaksın beni?” diyerek bol ve uzun kollu çiçekli gömleğinin üstünden dolgun ve şişkin birer büyük portakalı andıran memelerini avuçladım. Ancak bir farklılık hemen dikkatimi çekti, sutyen giymemişti. “Niye sutyen giymedin kız?” diye sorunca, “Çalışırken rahatsız oluyorum, terliyorum, sonra memelerimin altı pişik olup kaşınıyor!” dedi gülerek.

Gömleğinin düğmelerini açtım tek tek. Altına ince askılı beyaz bir atlet giymişti. Atleti yukarı sıyırıp memelerini açığa çıkardım. Büyük meme başları sütlü kahverengi iken etli uçları biraz daha koyu kahverengiydi. Eğilip etli uçlarını emdim bir süre. Yarağım sertleşti derhal. Kaç zamandır sikişmemiştik. Karım o süre boyunca 31 çektiğimi biliyordu, ama artık 31 çekmek istemiyordum.

“Hadi kız soyun, daha fazla dayanamıycam!” dediğimde, “Ay Ufuk azdın mı gece gece?” dedi sırıtarak. Bu sırıtmasının anlamını iyi biliyordum. O da en az benim kadar azmıştı, ama belli etmek istemeyip kendince naz yapıyordu. “Azdım valla, daha fazla beklemek gibi bir niyetim yok. Eğer kabul etmezsen bu gece seni zorla domaltıp sikecem!” dedim çıplak memelerini avuçlayıp sıkarken. “Tamam, ama banyo yapayım önce!” dedi ve kalktı.

Orta kattaki 3 odanın kendine ait banyosu varken çatı katındaki 2 odanın banyosu yoktu. Merdiven başındaki banyoyu kullanıyorduk. Özlem çekmeceleri açıp havlu ve iç çamaşırlarını alırken ben de doğrulup kalktım, televizyonu kapattım. “Ben de geliyorum, karı koca beraber yıkanalım!” dediğimde, Özlem, “Ufuk deli misin, daha yatmamışlardır, bizi duyabilirler!” dedi ürkekçe. “Duyarlarsa duysunlar, ne olacak karım değil misin?” dediğimde, “İyi tamam!” dedi ve banyoya geçti. Peşinden ben de girdim banyoya, kapıyı kapayıp kilitledim.

Özlem anlamını iyi bildiğim gülümsemesi eşliğinde soyunmaya başlarken, ben de onu izliyordum. Başındaki parlak siyah türbanını iğnelerini tek tek çıkartarak açtı. Siyah bonesini de açınca beline dökülen siyah saçları çıktı meydana. Gömleğinin düğmelerini açmıştım zaten, onu çıkarıp beyaz atletini çıkardı başının üstünden. Beyaz, güneş yüzü görmemiş memeleri, karnı ve göbeği şimdi karşımdaydı. Şalvarın kalın lastiklerinden tutup sıyırdı aşağı. Beyaz ve dolgun kalçaları, bacakları göründüğünde yarağımın sertliği daha da artmıştı.

Amının izi kasıklarını sıkan koyu krem renkli pamuklu külotunun altında belirmişti. Külotunu da tutup çıkardığında kaç zamandır özlediğim manzara karşıma çıkmıştı. Etli amının dudakları halen ilk günkü gibi pembeydi. Kasıklarında ve amının üzerinde bir miktar uzamış siyah kıllar vardı. Buraya geldiğimizden beri etek tıraşı olmamıştı. Ama benim için önemli bir şey değildi bu.

Bana, “Sen de soyunsana!” deyince bir çırpıda çıkardım üstümdekileri. Karımın da yarağıma hasret kaldığı bakışlarından anlaşılıyordu. Sallanan yarağımı tutup, “Ufff, çok özlemişim seni!” dedi dudaklarını ısırarak. Banyonun ortasında ayakta sıkıca sarıldık birbirimize. Dudak dudağa öpüşmeye başlarken dolgun ve diri memeleri birer yastık gibi çıplak göğsüme baskı yapıyor, beni geri itiyordu.

14 yıllık evliliğimiz boyunca karım sevişme ve öpüşme konusunda epey yol kat etmişti. Şimdi de maharetini gösteriyordu. Uzun pembe dilini sokmuştu ağzıma. Serbest bıraktığım dudaklarımın arasından ağzıma giren dili bir yılan gibi oynuyordu. Dilimle karşılık veriyordum diline, ama karımın azgınlığı karşısında dilim etki etmiyordu sanki. Elleri belimde, sırtımda, ensemde geziniyor beni kendine çekiyordu. Sıkıca bastırıyordu. Ağzımı vakumlamış, onu yutmak istiyor gibi emiyor, içine çekiyordu. Uğultulu inlemeleri banyonun çıplak fayans duvarlarına çarpıp akisler yaratıyor gibiydi.

Öpüşmekten, dilimi ve dudaklarımı emmekten yorulduğu anda dilimi soktum ağzına. Bu kez ben ağzının içinde oynatmaya başladım dilimi. Dilimi kökünden koparacakmış gibi emdi, çekti içine. Dudaklarımı emip ısırıyordu ara ara. Dudak dudağa öpüşmemize ara verip beyaz uzun boynunun kat kat olmuş etlerini emmeye başladım. Dudaklarından sonra onları vakumlayıp emdim, yalayıp parlattım. Özlem de aynı şekilde karşılık verdi, boynumun etleri güçlü emmeleri ile sızlamaya başlamıştı.

Öpüşmeyi bıraktık. Eğildim ve memelerini tutup emmeye, öpüp yalamaya başladım. Etli uçlarını emdikçe şişip büyüyorlardı. Onları ufak ufak ısırdıkça karımın aldığı zevk katlanıyordu. Saçlarımı çekiştirirken inlemeleri her geçen saniye ile birlikte çoğalıyordu. “Hadi sik artık, gir içime, bırak hadi, sik artık!” demeye başlamıştı.

Yeniden doğruldum. Kısa bir süre daha dudak dudağa öpüştükten sonra köşedeki duş başlığının olduğu tarafa geçtik. Çatı katı olduğundan banyonun tavanı düz değildi. Çatı bazı yerlerde aşağı doğru inerken bazı yerlerde yukarı eğimliydi. Duşa kabin veya duş teknesi yoktu, duş başlığından akan su eğimli zeminden gidere akıyordu.

Karım duvardaki musluktan tutunarak bacaklarını açarak domaldı. Arkasına geçtim, yarağımı bir miktar tükürükleyip ıslattım. Özlem uzun siyah saçlarını omzuna atıp yüzünü kapatmasına engel olurken, “Hadi Ufuk!” diyordu. “Tamam güzelim, sakin ol!” dedim ve yarağımı tutup amına bastırdım. Doğum yapmamış amı yavaşça genişleyip açılırken yarağım girdi içine ağır ağır. Sonunda dibine kadar girdiğinde derin bir, “Ohhh!” sesi dudaklarımdan döküldü. Gözlerimi kapayıp yaşadığım mutluluğu hissettim iliklerime kadar. Özlem’nin sımsıcak ve ıslak amının içindeydim kaç zaman sonra.

O da en az benim kadar mutluydu. “Uffff!” sesi bir ıslığı andırırcasına çıktı ağzından. Ufak ufak yavaş hareketlerle amında çalışmaya başladım. Karım aldığı zevkle gerilmişti, musluğun üstünde duran duş başlığı bu sırada yere düşüp gecenin sessizliğini bölen bir gürültü çıkardı. Özlem çıkan gürültüyle, “Yavaş ol!” dedi ama bunu fısıltıyla söylemişti.

Ellerimi beline attım ve gittikçe hızlanarak sikmeye başladım. Beyaz, yağlı ve dolgun götünün yanakları löpürdüyor, sırtının ve belinin etleri titriyordu. Bacaklarında ve kalçalarında olmayan tüylerin hepsi bel çukurunda toplanmış gibiydi. Bel çukuru minik bir orman görünümündeydi, ama bu halinden çok hoşlanıyordum. Çıplak yattığı gecelerde tüylü bel çukurunda parmaklarımı gezdiriyor, dudaklarımın ucunda tüyleri hissediyordum.

Pompaladıkça, karımdan, “Ayyy, ahhh, ıhhh!” sesleri gelmeye başlamıştı şimdi. Ayakta sikişmemiz tam gaz devam ediyordu. Ancak onu en çok memnun edecek şeyi yapma zamanı gelmişti. O da sikişin ortasında yarağımı amından çıkarıp amını ve göt deliğini dilleyip emmekti. Özlem bundan çok hoşlanıyordu. Yarağımı çıkardım amından ve arkasında dizlerimin üstüne çöktüm. Ellerimi atıp göt yanaklarını ayırdım. Özlem de bana yardımcı olmak için bacaklarını biraz daha ayırdı.

Şişip büyümüş am dudaklarını emmeye başladığımda yarağımın içine girmesinden daha büyük zevk alır şekilde inledi. Açık duran amına dilimi soktum, yapış yapış, sıcak ve kendine has kokusu olan yağlı sıvısını emdim. Özlem nefesi kesilecekmiş gibi bir sesle karşılık verdi bu hareketime. Islak pembe amı bir bakireninki gibi dar değildi ama yaşına göre bir kadın için fazlasıyla dardı. Dilim amının etten duvarları arasında alev alev yanıyordu.

Büyük bir zevk alıyordum. Yarağım kalın bir sopa gibi şişmiş, önümde sallanırken doğruldum ve amına soktum yeniden. Özlem içi geçmiş gibi inledi, yarağımı çıkardığımdaysa tekrar sokmam için adeta yalvardı. Onu üzmeyip yeniden soktum, kısa bir süre bekledikten sonra tekrar çıkardım. Bu şekilde hem boşalmamı geciktiriyor, hem de ona daha fazla zevk veriyordum.

Tekrar arkasında diz çöktüm. Amının dudaklarını iştahla emdikten sonra sıranın göt deliğine geldiğini söyledim. Parmaklarımla ayırdığım bembeyaz göt yanaklarının ortasındaki kara deliğin ağzına uzattım dilimi. Terlemiş ve hafiften bir osuruk kokusunun geldiği deliği sabunluktaki lifle sildim. Yeniden dilledim.

Özlem ile çocuğumuzun olması için bazı zamanlar götten de ilişkiye girmiştik. Çocuğumuzun olması için gitmediğimiz doktor kalmamıştı, ama gitmediğimiz hoca da kalmamıştı. O hocalardan biri de karıma, “Amından gebe kalamazsan bir de götten deneyin!” demişti. Biz de o hocanın sözüne uyarak epey zaman sadece götten ilişkiye girmiştik. Cahil bir adam sayılmazdım, ama o zamanlar bana da inandırıcı gelmişti bu sözler. Ancak onca zaman Özlem’yi götünden siksem de hamile kalmamıştı.

Karımın benden esirgemediği göt deliğini uzun uzun dilleyip yaladım. Ucunda minik siyah kılların olduğu delik açılıp kapanıyor, dillemelerime karşılık veriyor, sanki benimle konuşuyordu. Bir göt deliğini bir amını dilleye dilleye saniyeler birbirini kovalayıp dakikalara dönüştü. Özlem’nin sabrı kalmamıştı artık. “Ufuk hadi sik artık, ne yapıyorsun?” dedi kızmış gibi.

Tekrar doğruldum ve yarağımı sıvazlayıp bastırdım amına. Amı yarağımı içine aldı dibine kadar yine. Bir süre o şekilde bekledikten sonra pompalamaya başladım. Belinden sıkıca tutuyordum onu. Özlem musluktan tutunurken yavaşça ellerini duvara dayayarak doğruldu bu sırada. Amına girip çıkan yarağım ona doyumsuz bir zevk veriyordu. Omzuna attığı uzun siyah saçlarına asılıp çektim sol elimle. Sağ elimi ise öne uzatıp memelerini avuçladım. Yarak darbelerimle birlikte memeleri löpürdeyip duruyordu sürekli. Göt yanakları da aynı şekilde oynuyordu.

Sonrasında Özlem daha rahat edebilmek için eğimli çatının altındaki köşeye kaydı. Ellerini duvarın iki yanına koyarak domalmasını sürdürürken ben de aynı şekilde sikmeye devam ettim. Karımla harika bir sikişmenin ortasındaydım. İkimiz de yoğun bir zevk alıyor, inliyorduk. Hemen alt kattaki ev sahiplerimizin duymasına engel olmak için kendimizi kassak da, zaman zaman aldığımız zevk baskın çıkıp şiddetli inilti ve sikiş sesleri banyonun duvarlarında yankılanıyordu. Karımın terlemiş kasıklarına ve göt yanaklarına çarpan kasıklarımdan ve taşaklarımdan çıkan ‘Şop şop şop!’ sesleri gecenin sessizliğini bölüyordu.

Saim Bey ve karısının odaları banyonun altında kalmıyordu, ama merdiven boşluğundan duyabilirlerdi bu sesleri. Özlem başını çevirip, “Ufuk yavaş yap!” dese de, o noktadan sonra yavaşlayacak halde değildim. Kendimi kaybetmişçesine belimi oynatıp pompalıyordum amına. Karımın genişleyen amı yarağımla birlikte içine hava da alıyordu. Zaman zaman osuruğa benzeyen sesler ‘Şop şop şop!’ seslerine eşlik ediyordu bu nedenle.

Boşalmaya adım adım yaklaşıyordum artık. Her yanım kasılmaya başladı, kaslarım ip gibi gerilmişti. Özlem de ellerini başının üstünde tutup iyice eğilmişti artık sikişin verdiği zevkle. Benim gibi o da yorulmuş, tarifsiz zevkin etkisiyle gücünü tüketmişti. Memeleri yarak darbelerimle birlikte şiddetle oynuyor, sarsılıyordu.

Sonunda sarsıla sarsıla karımın amına boşaldım. Boşalırken de sokup çıkartmaya devam ettim yarağımı. Bittiğinde yarağımı içinde tutup yüklendim iyice. Son döl damlasını bile ziyan etmeden amına akıtmak istiyordum. Artık Özlem’nin hamile kalması mucizelere bağlı olsa da, gene de her sikişmemizde döllerimi ziyan etmemeye uğraşıyordum.

Geri çekilip amından çıktım. Yarağım döllerim ve amının sıvıları ile kaplanmıştı. Özlem’nin beyaz göt yanakları ve kasıkları iyice kızarmış haldeydi. Yavaşça doğrulurken, “Ne öyle ayı gibi yapıyorsun, duyarlarsa ne olacak?” dedi kızgın bir ses tonuyla. “Hoşuna gitmedi mi?” diye sorduğumda, “Ya ben ne diyorum, sen ne diyorsun!” dedi sinirle ve suyu açtı. Sikişimizin ardından bu kez de suyun sesi ile çınladı banyonun duvarları. Özlem’nin siniri saniyeler içinde yok oldu. Karı koca aldığımız hazla birbirimizi güzelce sabunlayıp yıkandık. Özlem getirdiği havlu ile kurulanıp çamaşırlarını giyindi. Bense sadece kurulandım, çamaşırlarım odada kalmıştı.

Kapının topuzunu yavaşça çevirip açtım. Evde derin bir sessizlik vardı. Merdiven boşluğundaki perdesiz camdan ayın ışığı vuruyordu mermer basamakların üzerine. Özlem parmak uçlarına basarak odaya girerken, ben de anadan doğma halde peşinden girip kapattım kapıyı. Özlem’nin verdiği külotu ve atleti giyinip girdim yatağa.

Az önce güzel bir sikiş yaşamış birbirimize duyduğumuz hasreti sona erdirmiştik, ama Özlem, “Benim uykum geldi, Allah rahatlık versin!” diyerek sırtını dönüp yattı. En azından bir şeyler konuşuruz diye düşünmüştüm, ama Özlem götünü dönünce, “İyi, sana da!” demekten başka çarem kalmadı. Telefonu açıp onunla oyalandım bir süre, sonra da yattım…

[Ufuk]

Arkadaşımın Kocası

Arkadaşımın Kocası
Arkadaşımın kocasını baştan çıkarıp kendimi siktirdim! (Balsu, 33 Y., Istanbul / Türkiye)

Slm, ben açık giyinmeyi ve erkekleri çıldırtmayı seven bi kadınım. Bu arada dulum, kocamla anlaşamadık ve ayrıldık. Kocamla kavga ettiğimiz ve tartıştığımız dönemlerde, benim çok sevdiğim arkadaşım Feray ve kocası Ersin her zaman yanımda olup bana yardımcı oldular. Hatta kocamdan boşandığım günde, mahkemede bile yanımdaydılar.

Size biraz onlardan bahsetmek istiyorum. Feray’ın kocası Ersin çok yakışıklı bi erkek, her kadının sikilmek isteyebileceği yakışıklılıkta. Feray’la biraraya geldiğimizde hep sürekli seks konuşuruz. Bana kocasıyla yaşadığı muhteşem geceleri anlatır. Yalnız ve uykusuz gecelerimde, Feray’ın anlattıkları gelir aklıma ve elimde olmadan, kocası Ersin’i hayal eder ve orgazm olurdum.

Feray yine bir muhabbetimizde, kocasının seks yaparken neleri sevdiğini, nelerden çok tahrik olduğunu anlatmıştı. Dışarıya karşı gayet efendi gibi görünen Ersin, meğer yatakta karısıyla seks yaparken, karısından hep “Oruspular gibi, pavyon karıları gibi” davranmasını ve onların kullandığı kelimeleri kullanmasını istermiş.

Bir gün dayanamayıp Ersin’i aradım. Artık onunla sikişmek istiyordum ama korkuyordum da. Feray en yakın arkadaşımdı ve üstelik te çok kıskançtı. Bunu bile bile aradım ve “Ersin, bugün işten çıkışta bana uğrarmısın, seninle paylaşmam gereken bişey var. Ama mutlaka aramızda kalmalı, Feray’ın duymasını istemiyorum…” dedim. Ersin okeyledi. Feray’ı arayıp “Eve geç gelebileceğini, işlerinin uzadığını…” söyledikten sonra doğruca bana gelmişti.

Aylardan Temmuz ve hava çok sıcak idi. Ersin gelecek diye hazırlık yaptım, iri göğüslerimi ortaya koyan, çok açık ve dar olan siyah bluzumu üzerime geçirdim, altıma külot giymedim ve mini eteğimi de giyince tam bir afet oldum. Nerdeyse Pavyon oruspuları’na benzemiştim, Ersin beni asla geri çeviremezdi…

Akşam Ersin geldiğinde ve kapıda beni o halde görünce çok şaşırmıştı. Bana bakışlarından, az da olsa niyetimin ne olduğunu sezinlemişti sanki. Ersin’le bugüne dek aramızda hiç farklı bişeyler yaşanmamıştı ve karısına bağlı bi erkekti. Ama ben onu bugün baştan çıkaracaktım…

Ersin’e öncelikle içki ikram ettim ve içmeye başladık. Güzel bi slow müzik ayarlamıştım, çalıyordu. Perdeleri kapatmıştım ve salonun fazla aydınlık olmamasını sağlamıştım. Birkaç dubleden sonra, ben kalktım ve dans etmeye başladım. Buna dans etmek denirse tabi… Resmen striptizciler gibi hareketler yapıyordum. Karşısında eteğimi yavaş yavaş kaldırıp, amcığımı görmesini sağlıyordum. Bi taraftan da, ellerimi göğüslerime götürüp oynuyordum. Ersin hiç sesini çıkarmadan, habire içkisini yudumlayıp beni seyrediyordu…

Fazla geçmedi, Ersin’e baktığımda, dayanamayıp pantolonunun üzerinden yarağını okşadığını gördüm. Yavaşca yanına sokulup eğildim, yarağını pantolonundan çıkardım ve yavaşca öptüm. Derin bi “Oohhh…” çekti ve beni kolumdan tutup yanına çekti. “Bu zamana kadar seni öyle çok hayal edip istedim ki anlatamam. Şimdi ise yanımdasın. Sana deli oluyorum ama karımın yakın arkadaşı olmandan dolayı çekiniyorum. Açıkcası, korkuyorum…” dedi.

Ben de “Ben senin oruspun olmak istiyorum! Seni istiyorum Ersin’cim, sikişelim. Sik beni, dağıt amcığımı, götümü sik parçala, ağzıma ver yarrağını!” dediğimde, görecektiniz Ersin’i… Resmen elbiselerimi parçalayarak çıkardı sanki. Vucudumda ellemedik, parmaklamadık, yalamadık bir santimetrekare yer bırakmadı. Ardından beni öyle bi sikmeye başladı ki, hiç bir kadın böylesine zevkli ve vahşice sikilmemiştir. Ersin sikmedik yerimi bırakmadı… amcığımı, götümü, ağzımı… Hepsi ayrı ayrı bir zevkti… ayrı ayrı orgazm’lar…

En yakın arkadaşım Feray, kocasıyla sikiştiğimizin “Henüz!” farkında değil, ona “Henüz!” anlatmadık olayı. Belki ileride kendisi farkına varır, veya biz anlatırız, daha belli değil… Ama ben Ersin’i hergün çagırıp kendimi siktiriyorum. Dayanılmaz erkeğim benim, kalın yaraklı sevgilim benim. Ona sikilmek harika birşey. Su an bu itirafımı yazarken bile amcığım müthiş ıslandı, Ersin’i arayıp, kendimi doya doya siktirmek istiyorum yine…

Heey azgın kadınlar, bunu okuyunca “Ersin bizi de bi sikse…” diye aklınızdan bile geçirmeyin, Onu kendi öz karısıyla bile zor paylaşıyorum… 😉

[Balsu]

suriyeli kiracilarim – 3

suriyeli kiracilarim – 3
Münire Hanım’ın sözleri karşısında heyecanlandım ister istemez. “Sen ciddi misin?” diye sormadan edemedim. “Eğer sen de istersen olur…” dedi yine. Aklımda varsa yoksa gelini Gülsüm vardı, ama payıma Münire Hanım düşmüştü. Canımı sıktı bu durum.

“Kaç yaşındasın sen?” diye sorduğumda, “66.” dedi. Oysa daha genç gösteriyordu. Ben onu daha genç zannederken benden 13 yaş büyük çıkmıştı. Bir sigara yakıp derin birkaç nefes çektim.

Karşımda ayakta duruyordu. Üzerinde kol kısımları dantelli siyah tek parça uzun bir elbise vardı. Başını da parlak siyah bir türbanla bağlamıştı sıkıca. Elbisesinin altında koca memeleri bütün ihtişamıyla kendini belli ediyordu. Siyah elbise yapılı vücuduna dar geliyor ve memelerinden hariç kalçaları ve göbeği de beliriyordu.

“Beni memnun eder misin, kendine güveniyor musun?” diye sordum. Yüzü kızardı, kendisiyle alay ettiğimi düşünmüş olmalı ki titreyen sesiyle, “İstemezsen giderim…” dediğinde, “Az bekle!” dedim. Ayağıma gelen fırsatı kaçıracak değildim. Karımın yokluğunda benden büyük de olsa bir kadını sikme şansını geri tepecek halim yoktu.

Münire Hanım evini, barkını, yurdunu geride bırakıp gelmiş aciz bir kadındı. Bu yaşında borcuna karşılık bedenini satmayı göze alıyordu. Düşene tekme vurulmaz sözünün ne anlama geldiğini biliyordum. Ama içinde bulunduğum durumda bu söze uygun hareket edecek iradem ve nefsim yoktu.

“Seninle anlaşalım. Karım evde yok. Belki bir hafta daha gelmeyecek. O gelene kadar bana karılık edeceksin. Her akşam geleceksin, karım gelene kadar, tamam mı? Karım eve geldikten sonra da fırsat bulunca çağırırım seni. Eğer bir kere bile gelmezsen kendinizi kapının önünde bulursunuz. Anladın mı, kabul ediyor musun?” dedim.

Münire Hanım elleri yine önünde kenetli halde, yüzüme bakmadan, “İyi, tamam…” dediğinde, “Şöyle içeri geç!” diyerek yatak odasını gösterdim. Televizyonu kapattım ve yatak odasına geçtim. Münire Hanım yatağın önünde ayakta duruyordu. “Ne bekliyorsun, soyunsana!” dediğimde başındaki türbanını açtı önce. Yarıdan fazlası ağarmış saçları çıktı ortaya. Sonrasında elbisesinin önündeki birkaç düğmeyi açıp elbiseyi de başının üzerinden çıkarttı. Dizlerinin altına gelen çiçekli uzun bir don vardı altında. Üstüne ise beyaz bir tişört giymişti.

Tişörtü altındaki atleti ile başının üzerinden çıkardığında devasa memeleri çıktı piyasaya. Bir ineğin memesini andırırcasına iki koca karpuz gibiydi memeleri, sarkmıştı, meme başları sütlü çikolata renginde ve bir çay tabağı kadar vardı. Etli ve kararmış meme uçları ise iri bir zeytin tanesi kadardı. Görüntü sikimi sertleştirirken çiçekli donunu da sıyırdı aşağı. Kasıklarında ve amının üzerinde alınmamış, uzamış ve aynı saçları gibi ağarmış kıllar vardı. Epeydir tıraş olmadığı belliydi Münire Hanım’ın. Karnında ve göbeğinde de uzamış siyah tüyler vardı. Kılların ve tüylerin siyahlığına inat vücudu un gibi beyazdı.

“Ne zamandır tıraş olmadın sen?” diye sordum. “Çok oldu…” diye yanıtladı, ardından, “Sen de soyunsana…” dedi acelesi varmış gibi. Bakışları arasında soyunurken, “Gülsüm biliyor mu bu işi?” diye sordum. Önce cevap vermedi, ama sonra, “Nerden bilsin?” dedi. Sorumdan hoşlanmadığı belliydi.

Çırılçıplak kalırken ara ara bakışları sikime kayıyordu. Çoktan sertleşmiş ve kalkmış olan sikim birazdan onun kıllı, geniş amına girecekti. Yatak örtüsünü ve yorganı açtım, “Hadi gir!” dediğimde Münire Hanım yatağa uzandı. Kocaman, cüsseli vücudu yatağın yarısını kaplamış, devasa memeleri iki yanına sarkmıştı.

Yanına uzandım ve bir şey demesini, yapmasını beklemeden memelerine yumuldum. Etli uçlarını dillemeye, ısırmaya başlarken sağ elimle de alttan kıllı amını okşuyordum. Sık bir çalıyı andıran kılların ortasında amının etli dudaklarını parmak uçlarımla sıkıyor, parmaklarımı amının içine sokup çıkartıyordum.

Münire Hanım yaptıklarıma herhangi bir karşılık vermeden hareketsiz bir halde yatıyordu sadece. Uzun zamandır banyo da yapmıyordu muhtemelen, üzerinden pek de hoş olmayan bir koku geliyordu çünkü. Ancak o azgınlıkla bunu dikkate alacak halim yoktu.

Memelerini dillemeye, yalamaya, ısırmaya devam ediyordum. Kıllı amına dört parmağımı birden sokup çıkartıyor, amını ovalıyordum. Sikim kazık gibi bir haldeydi. Amına girmek için sabırsızlanıyordum, ama biraz daha sabretmek, etinin tadına varmak istiyordum.

Memelerinden sonra boynunu, göğsünü, yanaklarını ve yüzünü öptüm uzun uzun. Münire Hanım aynı bir odun gibi duruyordu yine. En sonunda dayanamayıp, “Senin hoşuna gitmiyor mu?” diye sordum. Şiveli konuşmasıyla, “Sen yapsana, ne edecen beni?” dedi. “Sen de katıl, böyle olmaz, öküz gibi durma!” dedim.

Ağarmış saçlarını okşadım. Gençliğinde güzel bir kadın olduğu belliydi. Alnını öptüm, ardından dudaklarını öpmeye başladım. Etli dudaklarını emdim, dudaklarının üzerinde aynı karımınki gibi siyah tüyler vardı ama Münire Hanımınkiler daha uzundu. Yanaklarında ve çenesinde kısa kalan tüyler bu noktada epey uzundu. Ancak yapacak bir şeyim olmadığından işime devam ettim.

Münire Hanım sözlerim karşısında tepkisiz kalmadı ve sağ elini sırtıma attı. Çıplak sırtımda nasırlı, güçlü elleri dolaşırken önce ürperdim ama sonra hoşuma gitmeye başladı. Koltuk altlarındaki kıllar da uzamıştı, oradan da ter kokuları yükseliyordu. Ancak normal bir ter kokusundan ziyade sanki baharat kokusuna benziyordu. Rahatsız etmeyen bir kokuydu.

Dudaklarını emdim uzun uzun. “Ağzını arala!” deyince bir miktar açtı, oluşan boşluğa dilimi soktum. Münire Hanım şaşırmış gibiydi. Dilim ıslak ve sıcak ağzının içinde geziniyor, dişlerine ve diline dokunuyordu. Ağzından da nahoş bir koku geliyordu. Akşam vakti soğanlı bir yemek yemişti anlaşılan ve soğan kokusunu alıyordum. Bir ara dilim dişlerinin arasında kaldı, dilimin ucunu ısırmıştı, belki heyecandan, belki şaşkınlıkla. Ama canımı yakmaya yeten bir ısırıktı.

“Dikkat et biraz!” deyince, “Az dur hele…” dedi Münire Hanım ve şaşkın bakışlarım arasında ağzını açtı. Elini soktuğu ağzından takma dişlerini çıkardı, dişleri yatağın yanındaki komodinin üzerine bırakırken bakışlarım dişlerin üzerindeydi. İnsanın içini kaldıran bir görüntüydü. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum.

Takma dişler ağzından çıkınca Münire Hanım’ın yanakları içe geçmiş, avurtları çökmüştü. Ağzını yeniden aralarken dilimi tekrar soktum içine. Dişlerinin yerinde şimdi derin bir çukur vardı, dilim diline değiyordu. Dişler çıkınca nahoş koku da azalmıştı.

Yüzünü, yanaklarını, boynunu öptüm, yaladım. Yaşından dolayı yumuşamış, sarkmış boyun etlerini emdim memeleri gibi. Sağ elimse kıllı amını okşamaya devam ediyordu. Dört parmağımla amını deli gibi yoğuruyor, am dudaklarını sıkıyordum. Etli, dolgun kalçalarını okşadım, tüylü karnında gezindi ellerim. Tüylü karnına inat kalçaları karımınkilere benzer şekilde kaymak gibiydi.

Bunlar olurken Münire Hanım’ın eli sırtımda gezinmeye devam ediyordu. Sırtımdan sonra belime attı elini, yavaş yavaş tava geliyordu. Yeniden memelerini emmeye, yalamaya başladım. Meme başlarını, uçlarını yaladım, dilledim. Münire Hanım’ın hoşuna gitmeye başlamıştı artık. Şimdi iki elini sırtımda, belimde gezdiriyor ve güçlü elleriyle beni kendine çekmeye çalışıyordu. Omuz başlarımı öpmeye başlamıştı bu arada. 66 yaşındaki kadın zevk almaya başlamıştı. Onun bu hali, davranışları hoşuma gitti, benim de istediğim buydu.

Artık daha fazla devam edecek halde değildim. “Şu bacaklarını aç!” dediğimde, kalın, güçlü bacaklarını iki yana olabildiğince açtı. Amının etli dudakları kıl yumağının arasında bile belli oluyordu. Bacaklarının arasına girdim ve kalkık sikimi amının kıllarına sürttüm. Karımın amının kısa ve sert kıllarına karşılık Münire Hanım’ın uzun kılları yumuşak kalıyordu. O nedenle hoşuma bile gitti bu kılların içinde sikimi gezdirmem.

Bir süre daha devam ettikten sonra derin ve geniş amına yavaş yavaş sokmaya başladım sikimi. İlk anda hafif bir ürperti gibi gelen soğukluğun ardından yakıcı bir sıcaklık hissettim sikimde. Sikim koca amının içinde kısa bir sürenin sonunda taşaklarıma kadar içindeydi. Değil sikimi, kolumu soksam içine alacak bir amı vardı Münire Hanım’ın.

Bir süre bekledim içinde. Gözlerini gözlerime dikmişti. Ellerim koca memelerinin üzerindeydi. Ağır ağır sikmeye başladım. Kıllı amının içinde sikim çok rahat halde gidip geliyordu. Altımızdaki bazadan derin ve yoğun gıcırtılar gelmeye başlamıştı. Münire Hanım’ın elleri sırtımda ve belimde geziniyordu yine.

Bir süre daha ağır ağır siktikten sonra hızlanmaya başladım. Gıcırtılar artarken kasıklarım ve taşaklarım Münire Hanımın kasıklarına çarpıyor ve şiddetli sesler çıkıyordu. Sikim amının ulaşabildiği en uç noktalara kadar girip çıkıyor, gidip geliyordu. Ama o noktaların da ilerisinde daha derin yerlerin olduğunu biliyordum. Münire Hanım’ın amı derin ve karanlık bir mağara gibiydi, o en dip noktaları şimdiye kadar bir adamın yarağı keşfetmiş miydi acaba? Oraya kadar ulaşan bir yarak yemiş miydi kim bilir?

Artık onu sikmiyor üzerinde tepiniyor gibiydim. Var gücümle pompaladıkça Münire Hanım’ın etli, dolgun vücudu aynı büyüklükte bir güçle beni geri itiyordu sanki. Koca memeleri üzerindeki ellerime rağmen deli gibi sallanıp löpürdüyordu. Bazanın gıcırtıları karımla sikiştiğim zamanlarınkini çok aşan bir haldeydi artık.

Boşalmaya gittikçe yaklaşıyordum. Her yanım uyuşmaya başlamıştı. Sinirlerim çekiliyordu sanki, kalbimin şiddetli atışlarını hissediyordum. Münire Hanımınsa dudaklarındaki belli belirsiz titremeler haricinde verdiği başka bir tepki yoktu. Bir de dişsiz ağzındaki boşlukta hareket ettirdiği dilini dışarı çıkarıyordu ara ara.

Dizlerinden büktüğü kalın ve ağır bacaklarını havaya kaldırdı bir zaman sonra. Pompaladıkça bacaklarının havadaki yaylanması hoşuma gidiyordu. Memelerinden çektiğim ellerimi dizlerinin arkasına attım ve bacaklarını biraz daha kaldırdım havaya.

Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Ses patlamaları odanın içinde yankılanıyordu. Memelerinin sallanışlarını önlemek için elleriyle onları kavramıştı, ama buna rağmen bıngıl bıngıl oynuyordu memeleri. Sikimin her bir darbesiyle koca vücudu ileri geri yaylanıyor, kat kat kalınlaşmış yağlı etleri titriyordu.

Derken boşalmaya başladım. Kıllı ve derin amına ne kadar dölüm varsa bıraktım, bırakırken de sokup çıkarmaya devam ettim. Büyük bir enerji boşalması yaşamış gibiydim sikimi amından çıkartırken. Sikimden akan döllerimi amının kıllarına akıttım.

Kalp atışlarım normale dönerken yanına uzandım. Münire Hanım hiçbir şey demeden kalktı ve yerde duran uzun donuyla amının kıllarına bulaşan döllerimi sildi.

Karımı daha önce de aldatmıştım, ama bu gece ilk defa kendi yatağında bir kadını sikmiştim. Ve bu da kiracımın annesine nasip olmuştu. 66 yaşında da olsa bana zevk vermişti Münire Hanım. “Hoşuna gitti mi?” diye sordum. Cevap vermek yerine üzerini giyindi çabucak, komodinin üzerinde duran takma dişlerini alıp taktı.

Tam çıkacakken, “Az bekle!” dedim. Cüzdanımı çıkardım, içinden 20 lira alıp uzattım. Bir paraya bir bana baktı, sonra da parayı alıp avucunun içinde sıktı ve bir şey demeden çıkıp gitti.

Merdivenlerden inerken kapının deliğinden baktım. Selman’ın sesini duydum bu sırada. Yüzünü göremiyordum, ama aşağıda olduğuna emindim. Annesine Arapça bir şeyler söyledi, annesi de ona. Ne dediklerini bilmiyordum elbette.

Münire Hanım Selman’ın dün akşam çıkıp gittiğini ve henüz eve dönmediğini söylemişti. Yalan söylemişti, Selman bu şekilde söylemesini istemişti muhakkak. İyi ama Münire Hanım (İstersen sana karılık ederim…) derken Selman bundan haberdar mıydı? Oğlu borçlarına karşılık annesini mi siktirmişti bana?

Ertesi akşam eve geldim. Münire Hanım’ı beklemeye başladım. Saat dokuza doğru kapıya vuruldu. Açınca Münire Hanım’ı gördüm. İçeri geçti, kendiliğinden yatak odasına geçecekken, “Az dur!” dedim. “Ne oldu?” diyerek bana baktı. “Selman geldi mi?” diye sordum. Münire Hanım, “Yok, Allah onun boyunu devirsin, hangi cehenneme gitti bilmiyorum…” dedi.

“Bana bak, bana yalan söyleme. Dün akşam sen gittikten sonra o pezevengin sesini duydum. Seninle konuştu, Arapça bir şeyler konuştunuz. Seni o mu gönderdi?” dedim. Sözlerim karşısında yüzü pancar gibi kızardı. “Yok beyim, vallah evde değil, sen başkasının sesini duydun herhalde…” dedi, ama yalan söylediği çok belliydi.

“Ağzına sıçarım senin, oğlun sana pezevenklik mi yapıyor lan orospu?” dediğimdeyse, “Tövbe bismillah, o nasıl söz beyim?” dedi bir eliyle ağzını kapatırken. “Bu gece burada kalacaksın, nasılsa karım evde yok. Seni sabaha kadar sikecem, eğer gitmeye kalkarsan ağzına sıçarım!” dedim.

Münire Hanım şaşırmış ve korku dolu gözleriyle bana bakarken onu sabaha kadar sikmenin planlarını yapmaya başlamıştım…

Kayınvalideme Aşığım

Kayınvalideme Aşığım
Eşim Gülçin’le havadan sudan konuşmalar arasında kayınpederimın Ören’deki yazlığına varmıştık. Kayınpederim Necati, şen bir kahkaha, terli ve yorgun olan bana hiç de sevimli gelmeyen peşi sıra sorduğu “nerede kaldınız yahuuu, nereden geldiniz, hangi yolu kulandınız, özlemişiz, yoksa siz bizi özlemediniz mi” gibi sorularla bizi karşıladı. Elimdeki bavulları taşırken kısa boylu, kel kafalı, geniş bir tshirt ve aynı şekildeki şortuyla; sorulara devam edenkayınpedere güç bela cevaplar veriyordum. Kaynanam Ceyda da mutfaktan çıkarak önlüğü ve eldivenleriyle bizleri sevinçle karşılayıp, hamurlu ellerindeki bulaştırmamak için bizi dikkatlice öptü.

Gülçin ile sırayla duş aldıktan sonra odamıza geçip balkondan etrafı seyrediyordum. Hep karımla bir yerlere tatile gitmeyi isterdim ve Ören’de yazlık sitedeki tatiller bana hoş görünmezdi ama yine de Ankara’daki yaşamımdan daha iyiydi. Sigaramı tüttürürken kafamdan bunlar geçiyordu. Sonra evin önünde diktiği çiçekleri kızına coşkuyla anlatıp duran Necati dikkatimi çekti. İyi, hoş adamdı ama sürekli bir şeyler konuşuyor ve olur olmaz şeyleri abartarak anlatıyordu. Hele ki konu siyasete gelince kendisini durdurmak mümkün olmuyordu, nutuk attığı insanların, onun anlattıklarına en ufak bir ilgisi olmasa bile, bu durum onu durduramaz dakikalarca anlatıp durmaya devam ederdi. Bu yaz da şüphesiz kayınpederimin siyaset de dahil her konu üzerine engin görüşlerini dinleyecektim. Belki de yaşı 60’ı aşmış bir emekli albaya daha hoşgörülü yaklaşmak gerekirdi ama saçma sapan klişelerden ibaretti anlattıkları, “yeter artık kes” demeyi o kadar çok isterdim ki…

Gözlerim Gülçin’e takıldı, ikimiz de aynı yaştaydık, 24’ünde evlenmiştik. Şimdiye kadar çocuk yapmamıştık, mutlu sayılırdık ama her şey aslında fazlasıyla sıradandı hayatımızda. 12 yıl olmuştu evleneli. Gülçin’e alıcı gözüyle baktığımda: sarışın, 171 cm boyunda, zayıf ve ince bir bedene sahip, ufak göğüsleri ve kalçaları olan bir kadın görüyordum. Aslında ölçüleri açısından modern kadın tipi düşünüldüğünde, ideal kadın tipi gibi bir şeydi. Yüzü de vücudu gibi ince, hokka burnu, ufak yeşil gözleri, ince dudakları olan bir kadındı. Güzel bir kadındı. Ben de fena değildim.Her şey uyum içinde görünüyordu gözüme ama sanki bir şeyler hep eksikti. Kaynanam Ceyda bir tepsiyle limonata getirmişti bizimkilere. Kaynanam 55 yaşında, 160 boylarda, takriben 65 kilo, kızı gülçin gibi sarı saçlı, kızından farklı olaraksa yuvarlak ölçüleri olan, klasik kelime ile “balık etli” bir kadındı. Yüzü çok güzeldi, yüzüne baktığımda bazen onun gençliğinde ne kadar güzel bir kadın olduğunu düşünürdüm. Yemekler hazır olmalıydı çünkü kaynanam üzerini değiştirmiş, beyaz bir şort ve aynı renk bir de tshirt giymişti. Öğle yemeğini bitirdiğimizde saat bir buçuğa geliyordu. Yemeği henüz bitirmiştik ki Necati arkadaşı Cavit’in açtığı resim sergisine gitmemizi teklif etti, tekliften de öte ısrar ediyordu. Hiç çekemeyeceğim için başımın ağrıdığını söyledim, geçer filan diye ısrarını sürdürdüyse de benim gitmemek üzerine karşı ısrarım sonucu nihayet vazgeçmişti. Gülçin gönülsüzce babasının ısrarına dayanamayıp gitmeyi kabul etti, kaynanamsa hiç çekemem valla diyerek bir kenara çekildi. Bizim baba kız 15 – 20 dakika sonra söz konusu sergiye katılmak üzere yola çıktılar.

Kayınvalidemle masada oturmuş yaptığı Türk kahvesini yudumlayıp, sigaralarımızı tüttürüyorduk. Hiç anlayamadığım bir şekilde hayattan bunaldığından, her şeyden sıkıldığından bahsedip durdu, anlam veremedim konuşmalarına. Biraz daha dinledikten sonra, plaja gitmek üzere Ceyda’nın iznini istedim, o da bekle beni beraber gidelim dedi. Ben mayomu ve flip floplarımı giyip aşağıda onu bekliyordum, biraz sonra aşağı indi. Üzerinde mayosunu kapatan kısa, beyaz bir pareo vardı. Yavaş adımlarla plaja doğru indik. Kaynanam gerçekten çok kibar ve zarif bir kadındı. Evindeki titizliği, insanlara olan yaklaşımındaki özen beni kendisine hayran bırakıyordu. Onda hayran olduğum titizlik ve zarafet karımda yoktu. Bu yürüyüşümüz esnasında, yıllarını bu güzel kadınla geçiren birinin sırf bundan dolayı bile çok şanslı bir adam sayılabileceği sonucuna varıyordum. Plaja varınca şezlonglardan birine uzandım, kaynanamsa önce çantasından havlu ve güneş kremini çıkarıp kenara bıraktı, daha sonra açık mavi havlusunu şezlonga serip üzerindeki beyaz pareosunu da çantasına koydu. Beyaz renk bikinisinin patlatacak gibi zorlayan ufak bir kavun büyüklüğündeydi memeleri. Kaynanamın iri, koca göğüslerinin yarıdan fazlası görünüyordu ve bu hali bile benim karımın memelerinin çıplak halinden daha büyük ve heyecan vericiydi. Dayanamayıp, göz ucuyla ayakta çantasını karıştıran ceyda’nın memelerini kesiyordum ki benden sırtına güneş kremi sürmemi rica etti. Şezlonga uzanıp arkasını döndü, kayınvalidemden her an daha çok etkileniyordum. Bronzlaşmış bacakları pürüzsüz ve biçimliydi, bacaklarını birleştirip sıktığından yuvarlak kalçaları bikinisinden taşıyordu. Sırtı ve vücut hatları kadınsı ve azdırıcıydı. Şevhetle dolmuştum. Böylesi güzel bir vücuda bu yaşta bir kadın nasıl sahip olabilir diye düşünüyordum.

Arkasını dönüp bana bakınca, öküzün trene baktığı gibi kaynanama baktığımı fark edip, toparlanarak güneş kremini sırtına sürmeye koyuldum. Parmaklarımın üzerinde gezdiği teni kusursuz bir güzellikteydi, sırtına her dokunuşumda yumuşacık vücudunun içinde kaybolmak istiyordum. Kendimi toparlamak için uğraşsam da büyülenmeye devam ediyordum. Her an daha fazla okşayarak ve şevkle vücudunu kremliyordum, sırtı bitmişti, belinden kalçalarına doğru iniyordum. Sikim patlayacak haldeydi, kalçalarını avuçlarımla kavradım tam o anda, bitti galiba diyerek arkasını döndü, o kıvrak dönüşüyle anlık şekilde kalçalarını saran mayosu hafifçe kenara doğru sıyrılmıştı. Zorlukla “Evet, bitti” diyebildim. Sonra oturarak kollarını ve bacaklarını kremlemeye başladı. Balık etli vücudu, kremle birlikte daha çok parlıyor ve kendini belli ediyordu. Sikim giydiğim dar mayomdan taşacak gibiydi, uç vermese bile mayoma bakan sikimin durumunu açıkça görebiliyordu. Bana, “ben de sana sürebilirim Levent istersen” dedi, ben de evde krem sürüp çıktığımı söyledim. Kendime niye yalan söylemiyorsun ulan diye kızıyordum, kaynanamın narin parmakları şimdi sırtımda olabilirdi. Gerçi o zaman da herhalde plajın ortasında pıtır pıtır boşalacak, rezil olup kalacaktım. Bu hisler arasında geçen 15-20 dakikadan sonra şezlonglarımızdan kalkarak birlikte denize girdik. O göğüslerine yakın bir yere kadar ilerlemişken ben ancak bileklerimi aşan bir deniz seviyesinde durup kalmıştım. Bana bakarak “haydi gel Leventciğim, su çok güzel” dedi. Bense “su buz gibi gelemiyorum Anne” dedim. Böyle gel gelemem lafları arasında geçen 1-2 dakikadan sonra kaynanam inat edip yanıma gelerek beni elimden tutup derinliğe doğru götürmeye başladı, su diz kapaklarıma yaklaşmıştı ki gerçekten çok fazla üşüyüp durdum. Kaynanam elimi bırakıp 1-2 metre daha ilerleyerek bana döndü: “gelmiyor musun canım” “gelemiyorum anneciğim çok soğuk su” “aaa Levent yapma böyle, sen ne biçim yüzme hocasısın?” ….

Kaynanam benimle uğraşmaya başladı, elleri ve kollarıyla bana doğru su atıyor, vücuduma çarpan su beni iyice ürpertiyordu. Ceyda’ya yapma diye sitem etmeme rağmen yapmaya devam ediyordu, ben de artık alışıp suya tamamen dalmıştım. Ceyda “ha şöyle deyiverdi” suya dalınca. Suya dalıp 40 saniye sonra aniden arkasından çıkıp henüz ıslanmamış saçlarına sular atıyordum: “Levent aaaa, yapma ama…bak sen şuna ya intikam alıyor” “sen yapınca iyi biz yapınca kötü öyle mi anne?” Kaynanam ıslanıp, şekli bozulan sarı saçlarını düzeltti, saçları omuzlarını biraz aşıyordu. O da benim yüzüme doğru aynı şeyi yapmaya başladı, aramızda yarım metreden az mesafe vardı ve ilk kez bu kadar yakınlaşmıştık. Su damlacıkları ufacık burnunun üzerinden ince dudaklarına doğru akıyor, bir kısmıysa beyaz boynundan koca memelerine doğru iniyordu.Sikim dimdik olmuştu. Şamatayı bırakıp, biraz yüzdükten sonra bana çok iyi ve hızlı yüzdüğünü, gençliğinde birçok adını duymadığım yarışmada birinci olduğunu anlatıyordu. Hatta en sonunda lafı beni belli bir mesafeden şimdi bile geçebileceğine getirdi. Bense muzip bir şekilde “anneciğim pek saygınız olmasa da ben yüzme öğretmeniyim, beni geçebileceğinizi söylüyorsunuz” “şekerim, alınma ama geçerim sonra üzülürsün” kayınvalidemin bu sözleri üzerine “şu gördüğünüz yata kadar yarışalım o zaman. Siz başlayın ben 20’ye kadar sayıp ondan sonra başlayacağım eğer kaybedersem bu akşam hepinizi balıkçıya götürüyorum” kaynanam müstehzi bir gülümsemeyle “kabul, saymaya başla” dedi. Kaynanamın seksiliği, özgüveni ile birleşince daha da dayanılmaz bir hal almıştı benim için. 20’ye kadar saydığımda kaynanamın gerçekten o tatlı vücuduyla hiç de fena yüzmediğini gördüm, epey ilerlemişti. Serde erkeklilk ve gurur vardı, kollarımın ve bacaklarımın bütün gücüyle Ceyda’ya yetişip onu geçtim ve yata vardım. 30 saniye sonra da kaynanam geldi, büyük bir efor sarf ettiğinden fena yorulmuş hızlıca soluk alıp veriyor hatta suyun üstünde durmakta güçlük çekiyordu. Hemen bir kolumu bedenine sararak yardım ettim, o da bir elini boynuma atıp, bana sarıldı. 1 dakika boyunca aynı pozisyonda kalıp soluk alışverişinin düzelmesini bekledim. Memeleri koluma ve göğsüme yapışmış, yarağım dimdik olup karnına temas ediyordu.

“anneciğim çok yorulmuşsunuz…” Ceyda’nın nefes alışverişi neredeyse normale dönmüştü, bana uzun ve manalı şekilde bakmaya başladı. Yüzüyle yüzüm arasında 20 cm bile yoktu, bakışları öyle talepkardı ki karşılıklı 10 saniye bakıştık.Her şey saniyeler içinde oluyor, beklemediğim bu durum karşısında heyecandan neredeyse çeyrek nefes alıp veriyordum, kayınvalidem plaja doğru kısa bir bakış attıktan sonra sol memesinin ucunu tutan parmaklarıma bakıp başını tekrar kaldırarak gözlerimin içine bakmaya başladı. 3-4 saniye geçmeden, ince ıslak dudaklarına doğru yaklaşıp öpmeye başladım, ilk 3-4 saniye sadece ben dudaklarını öpüyorken kaynanam diliyle dilime dokunmaya başlamıştı. 1-2 saniye sonra da dudaklarımı o öpüyor, alt dudağımı ısırıyordu. 5-6 saniyelik karşılık verdiği anlardan sonra kendisini çekip bana tekrar baktı, ben dudaklarına yeni bir taarruz hazırlığındayken yanağımın ortasına sert bir şaplak indirdi ki kulağım onun etkisiyle zonklamaya başladı. Donup kalmıştım, o şaşkınlığın içinde Ceyda plaja doğru yüzmeye başladı. Ben arkasından öylece bakıyordum hâlâ, o anlarda yattan yaşlı bir adam eğilerek bana “hi” dedi. İçimden hay ben senin deyip, nezaket icabı yine de “hi” diyerek kaynanamın arkasından plaja doğru yüzdüm. Ceyda şezlonguna uzanmış, güneş gözlüğüyle sırtını bana dönmüş vaziyette öylece duruyordu, bunu bu şekilde sürmeye hiç niyetim yoktu. Eşyalarımı oradan alarak eve gittim.

Olaydan sonraki bir hafta boyunca neredeyse hiç konuşmadık kayınvalidemle, bazen karımı alarak plaja gidiyor, bazense yalnız başıma uzun yürüyüşlere çıkıyordum. Böylece hem Necati’nin nutuklarından kurtuluyor hem de Ceyda ile aramızdaki gerilimden uzaklaşıyordum. Aynı ortamda bulunduğumuz durumlarda, zaruri konuşmalar haricinde birbirimize bakmıyorduk bile. Sabah uyandığımda Gülçin yanımda yoktu, aşağı inip kayınpederi aradım o da yoktu. Ceyda’yı çayı masaya götürürken gördüm, kahvaltı çayı masaya koymasıyla tamamlanmış oldu. İkinci çay bardağına da çayı koyması beni masaya davet ettiğini gösteriyordu, sessiz bir davetti ama aramızda başlayan o şey de sessizce başlamıştı zaten. Karşısına oturdum, artık konuşmam gerektiğini düşünüyor ama söze başlayacak kelime bulamıyordum. Ceyda daha cesur davrandı: “bir hataydı” cümlesi dudaklarından dökülüverdi.

Ben bilmiyordum, kafam karışıktı zaten, kaynanam çok hoşuma gidiyordu, onu istiyordum, hatta o an bile onu delice istiyordum ama benim sevdiğim, beni de seven, dürüst bir karım ve her şeyden önce bir ahlakım vardı. Ahlak diye düşünüyordum o bir haftalık psikozda, ahlak, ahlak, kurallar, sınırlar, irade…..ama Gülçin’e her dokunuşumda aklıma Ceyda geliyor, Gülçin’in elleri, dudakları, bacakları, göğüsleri pek benzemese de her dokunuşumda Ceyda’nın oluveriyordu. Banyoya girip Ceyda’yı hayal ederek büyük bir arzuyla boşalıyordum ama olmamalıydı, olmamalıydı işte diyordum ama içim istiyordu, içimde bir şey vücudumu ve bütün benliğimi Ceyda bana “bir hataydı” dediğinde yırtarak Ceyda’ya sarılıp dudaklarını dakikalarca öpmek ve kokusunu içine çekmek istiyordu. Halim karmaşıktı ama cevap verememiştim kayınvalideme. “yaşanmaması gerekirdi Levent ama oldu, olmamış sayacağız, yaşanmamış farz edeceğiz. O plaja hiç gitmedik, o şeyi hiç yapmadık.” Cümleleri açık ve kesindi. Bana itiraz edecek bir yan bırakmıyordu, itiraz etmeli miydim, emin değilim. “Peki” dedim sadece ve başka tek kelime etmedik kahvaltı boyunca.

Bir hafta daha geçmişti, malum konuşmanın ardından aramızdaki buzlar kısmen erimişti fakat eskisi gibi de değildik. Sadece artık birbirimizden kaçmıyor, yeri geldiğinde selamlaşıyorduk. Ben de bu süre içinde kendimi, hislerimi ve arzularımı sorgulamayı bırakmış, Ceyda’ya olan tutkumla barışmıştım. Onu düşünerek ellerimde sütyenleri, dantell külotlarıyla kendimi tatmin ettikten sonra pişmanlık duymuyordum artık. Her şey olacağına varır diyordum. Kaynanamın evin içindeki giyiminde gözle görülür bir değişim, bir dalgalanma vardı. Denizde yaşadıklarımızdan kahvaltıdaki konuşmamıza kadar geçen süreçte giyim tarzı vücudunu mümkün mertebe kapatacak şekildeyken, kahvaltıdaki konuşmamızın ardından geçen bir haftalık süreçte eskisinden çok daha iç gıcıklayıcı kıyafetler giymeye başlamıştı. Öyle göğüs dekolteli tshirtler giyiyordu ki meme uçları neredeyse fırlayıp dışarı çıkacaktı. Evde giydiği şortla mobilyaların tozunu alırken önümde eğiliyor ve muhteşem kalçalarını gözlerimin önüne seriliyordu. O da beni gizlice benim gibi süzüyor, farklı anlarda birbirimizi bu bakışlar esnasında yakalıyorduk.

O gün, mayomu giyip plaja gitmek üzere evden çıkarken güllerin arasından beni süzdüğünü gördüm. memeleri yine elbisesinden taşıyordu. Bakışlarını bu sefer kaçırmadı, gülümsedi. Gülümsedim.

Plaja inen yolda neler olup bittiğini düşünüyordum. Hava çok sıcaktı, benim içim daha çok sıcaktı. Bu heyecan ve güneşin yakıcılığından dolayı plajda bir saatten biraz fazla kaldıktan sonra yazlığa döndüm. Karım ve kayınpeder irileşen sikimi görmesin diye elimdeki havluyu önüme tutuyordum. Ceyda’nın bana gülümsediği güllerin önünden geçerken oraya dikkatlice baktığımda, içim yine bir hoş olmuştu. Eve girip birkaç defa karıma seslendikten sonra hiç cevap alamadım, evde kimsenin bulunmadığını düşünerek üzerimi değiştirmeden, salona geçip ayaklarımı uzatıp, oturdum. Oturduğum koltuğun hemen yakınında kaynanamın dün gece giydiği derin dekolteli, ince tshirtü vardı. Elime alıp tshirtü okşuyor, içine giren kaynanamın vücudunun kokusuyla dolu olan bu tshirtü burnuma götürüp kokluyordum. Onunla ilgili arzularım hayatımın merkezine yerleşmişti, aşk mıydı yoksa şevhet mi, bilmiyordum. Kapılardan biri açıldı o anda. Elimdekini kenara bıraktım, kaynanam gelmişti, saçlarını sardığı açık pembe bir havlu, altında göğüs uçlarını neredeyse ortaya çıkaracak bir yerden başlayarak kalçalarının hemen bittiği bir yerde son bulan aynı renk bir başka havlu ile vücudunu sarmıştı. Hipnoz olmuş gibiydim, kapının eşiğinden bana çok düşük ve yarı boğuk bir sesle “hoşgeldin” dedi, cevap veremiyordum. Gözlerimin içine o günkü gibi bakıyordu, hemen ardından bakışlarıyla beni baştan aşağı süzdü. Bakışlarını yavaşça kaldırarak gözlerime son bir defa bakarak adeta “beni hemen ye” diyordu. Arkasını dönüp yürümeye başladı. Ağzım açık öyle bakıyordum ki arkasını dönüp giderken ayağındaki siyah, rugan topuklu ayakkabı dikkatimi çekti. Ağır ağır kalçalarını sallayıp yürüyordu, kalkıp doğruldum. Avını ağır ağır yürüyerek izleyen bir aslan gibi peşinden gidiyordum. Üst kata çıkıyordu merdivenlerden, ben de peşinden…Sol eliyle havlunun arasından tangasını çıkartıp, merdivenin üstüne atarak yürümeye devam ediyordu. Tangayı elime alıp baktım, dün gece üzerine iki defa boşaldığım kırmızı tangaydı. Odasına girip kapıyı yarı aralık bıraktı. Kapının eşiğindeydim, aramızda 2 metre yoktu bile. Başını saran pembe havluyu çıkarıp yere fırlattı. Saçlarını başını sallayarak ve eliyle havalandırdı. Saçları ıslak bile değildi. Sonra ağır ağır bedenini saran pembe havluyu çıkardı, ön tarafı açıldı ama iki eliyle havluyu tutarak bırakmıyordu. Öylece duruyor, izliyordum. Odaya dayanamayarak girdim, kayınvalidem öylece duruyor, heyecandan soluk alışverişlerinin sesi duyuluyordu, ben de ondan farksızdım. Elimle pembe havluyu yavaşça çektim, dolgun, yuvarlak götü, kadınsı hatlarıyla geniş sırtı önümdeydi artık. Ne yapmak gerekirdi, nerden başlamak lazımdı bilmiyordum. İki elimle götünün yanaklarını okşayıp sıkmaya başladım. İnliyordu, ellerimi kalçalarından etli, iri memelerine dayadım, mayomu çıkarıp kazık gibi olan sikim götünün arasında git gel yapıyor, arada kadınlığını zorluyordu. Ellerimle göğüslerini avuçluyor, dudaklarımla da omzunu, boynunu, ensesini kulaklarını, yanaklarını öpüp, emiyordum.Tam karşımızda Necati ile fotoğrafları vardı ama vücutlarımız birbirini istiyor, ikimiz de tir tir titriyorduk. Ceyda arkasını dönüp dudaklarıma yumuldu, aşkla, şevhetle yumuşacık öpüşleriyle dudaklarımı ıslatıyordu. Ellerimle sırtını ve kalçalarını okşuyordum ben de. Ceyda’nın öpücükleri ısıraklara dönüşmüştü. Yavaşça aşağılarıma kayarak damarlı kalın sikime ulaştı. Sikimi coşkuyla ve açlıkla emiyor, bir eliyle de taşaklarımı okşuyordu. O anlarda arada dönüp yüzüme bakıyor, bakışları ve dudaklarının aldığı hal beni deli ediyordu. “aşkım, aşkım” diye zevk naraları atıyordum. “daha sert şeyler söyle sikicim” dedi. O yaladıkça ben de ona “orospu kaynanam, amcığını dilleyeceğim şimdi kaltağım, deli ediyorsun beni seksi fahişem” diyordum. Yatağa uzanıp bacaklarını açtı, dudaklarımı tüysüz, ıslak kadınlığına, dayadım. Tertemiz ve sıcacıktı. Dilimle amcığının zevk sularına ağzımın akan sularını katıyor, dil darbelerimle ağzından kötü sözler hiç duymadığım kaynanamın “sik beni orospuçocuğu, sok artık kahpenin evladı, sok lan piç…domalt…orospuçocuğu…kocacım, sikicim haydi yalvarıyorum” sözlerine ve yalvarmalarına o anlarda şahit oluyordum. Sikimi pozisyonu hiç bozmadan, bacaklarını biraz daha açarak amcığına doğru bastırmaya başladım. Amcığının kenarına sikimi sürtüyor, arada yarağımın başını azıcık sokup çıkarıyordum. “ananın amını bütün mahalle siksin, puşt soksana, orospu çocuğu…sok lan amcık…şimdi gelecekler sokkkk” diye küfrediyor, küfürleriyle daha da azıyorum yine de sokmuyordum. Kaynanam doğrularak peşisıra üç tokat çarptı suratıma. Tokatların etkisiyle amına kökleyip Ceyda’yı bağır bağır bağırttım. Kökledikçe köklüyor, sırılsıklam olan kadınlığında gidip geliyordum. Hem azgınlık hem öfke içindeydim, yüzüne doğru eğilerek kayınvalidemi tokatlamaya başladım. O da bana küfürler savuruyor daha hızlı sikmemi istiyordu. Saçlarını sertçe tutarak dudaklarını öperek amcığında gidip gelmeye devam ediyordum. Dudaklarını saniyelik çekip çığlık atıyor sonra dudaklarımı sertçe ısırıp koparıyordu. Boynumu tırnakları deliyordu. Karşılıklı hayvani iniltilerle boşalmaya başladık. Amına bütün döllerimi attırdım. Yatak örtüsü terden, ağzımıdan akan sıvılardan, Ceyda’nın amcığından akan zevk sularından dolayı neredeyse sırılsıklamdı. Yorgunluktan yanına sırt üstü uzandım, ikimiz de ter içinde soluk soluğaydık. Ceyda “kocacım, aşkım, yakışıklım” diyordu bana. 5-6 dakika sonra sikini elime atarak “Levent aşkım, seni istiyorum hadii” deyiverdi. Doğrulup, iri memelerine yumularak bir yandan emiyor bir yandan elimle okşayıp sıkıyordum. Kulağıma eğilerek “seni içimde istiyorum kocacım” dedi. Amcığı alev alev yanıyordu, döllerim ve amının memba suları sayesinde amında sikimle adeta kayıyordum. Pozisyon değiştirip, yarağımın üzerine oturarak üstüme çıktı. Kaynanam, o orta yaşlı kadın, azgın ve asi bir kısrak gibiydi. Sikimin üzerinde gidip geliyordu. Götünün deliğini parmaklamaya başladım. İnlemeleri daha da arttı, öyle sesli sikişiyorduk ki duyan başka bir şey oluyor sanabilirdi. Amında akıp dururken boşalmaya yakın, boşalmamak için sikimi çekip çıkardım. “Domal ulan kahpe, götünden bekaretini alacağım. Orospum, kahpem, karım yapacağım seni” …”aşkım arkamdan veremem”…”öyle bir verirsin ki vermezsen seni döve döve yine domaltırım”…Boyun eğerek götünü bana döndü. Normalde götten sikme meraklısı değildim ama attığı tokatların ve aşağılamaların bir cezası olacaktı. Dilimle götünün deliğini ıslatıyordum. Arada da kıçına ısırıklar ve elimle şaplaklar atıyordum. Parmağımı sokup götünü alıştırdım, tam hazır olmamştı göt deliği ama dayanacak takatim kalmamıştı. Yarağımın başını bağırta bağırta soktum, acıdan inliyordu Ceyda. Yarağımın başı götünün deliğindeyken bütün gücümle sonuna kadar yüklenip köküne kadar götüne girdim. Kaynanam yine bağırıp, anamı karıştırmaya başlamıştı. Götünde gidip geliyordum, her sokuşumda yarağım daha da ısınıyor ve ben de hızlanıyordum. Ceyda bağrışlar arasında birkaç dakika sonra ancak inleyip zevk almaya başladı. Götüne bağrış çağrışlar arasında boşaldım. “o kanlar ne öyle” ….”götünün bekaret nişanesi”….”ulan piç götümü mü kanattın” bana ettiği küfürler o ağza o kadar çok yakışıyordu ki dudaklarına tekrar yapışarak öpmeye başladım. O ise hem karşılık veriyor hem de cilveli şekilde omuzlarıma vuruyordu. Ceyda’yı sikimin üzerinde kucağıma alarak, öpüşerek odanın içindeki banyoya götürdüm. Jakuzinin içinde yüzü bana dönük şekilde kucağıma oturup beni öpüyordu. Ara sıra elini göt deliğine götürüp bana kızıyordu. 10-15 dakika geçmişti ki “her an gelebilirler” dedi. Korkuyla hemen kalktım, kolumdan çekerek “bir daha” dedi. Riskliydi ama dayanamıyordum, gözlerine, sesine, dudaklarına. Banyonun duvarına yaslayarak amcığına sokmaya başladım, “seni seviyorum Ceyda”, “ben de seni sevgilim”, “her zaman benimsin artık”, “evet erkeğim, lütfen daha hızlı”… İniltilerimiz eşliğinde sikim Ceyda’nın kadınlığının içinde bütün yüzeyleri ve sınırları zorlarken, birbirimizi gözlerimizi yumup şevhetle öpüyorduk. İnleye inleye kaynanamla aynı anda boşaldık.

Odama doğru giderken, yıllarca hapishanede zulüm altında yaşamış müebbetlik bir mahkumun, başarılı kaçış planının ardından kumsalda uzanıp, güneşe bakarak kendini hissettiği kadar, kendimi özgür ve rahatlamış hissediyordum. Kayınvalideme aşıktım ve artık o benimdi.

Suriyeli Dilenci Kız

Suriyeli Dilenci Kız
Ben 45li yaşlarda evlenip ayrılan bir doktorum. Müstakil evlerin olduğu bir mahallede oturuyorum. Evim de müstakil ve ailemden ayrıldıktan sonra geçtiğim bir ev. Arada gönül ilişkileri yaşamak için büyücek ve müstakil bir ev iyi oluyor. Tek gecelik ilişkilerde komşular ne dedi sesimiz duyuldu mu davası olmuyor.
Bir süreden beri pek çok yerde olduğu gibi bizim mahalleye de birkaç Suriyeli dilenci dadandı. Köşe başlarında oturuyor ve dileniyorlar. Bazıları bizim dilimizi hiç bilmiyorken özellikle Suriyenin bizimle olan sınırında yaşayanlar Türkçe de biliyorlar.
Günlerden bir gün hastaneye gitmek için arabama binecekken “Çok açım Allah rızası için yemek parası” diye inceden bir ses duydum. Döndüm baktım 18lerine yeni girmiş kucağında bir çocukla bir kız. Onu gördüğümü anlayınca “çok açım ne olur yemek parası” diye üsteledi. Ben de cebimden 5TL çıkardım verdim. Verirken de çocuğun mu diye sordum.
Hayır kardeşim dedi kız. Ailem Suriyede kaldı beni buraya kaçırdılar dedi.
Anladım dedim arabama bindim ve hastaneye gittim.
Ertesi gün bahçeye çıktığımda aynı kız yeniden geldi. Yine dileniyor. Yine verdim 5TL ama dedim ki bak bu böyle olmuyor. Her gün para veremem sana.
Biliyorum ama çok açız dedi kız. Bir yandan da kardeşime bakmam lazım. İşim olsa böyle dilenir miyim?
İşin olsa ne gelir ki elinden dedim
Her şey gelir. Yemek yaparım. Temizlik yaparım ama kardeşim bu sefer açıkta kalır. Çalışmak da bu yüzden kolay değil.
İkinzin beraber olabileceği bir iş lazım sana o zaman
Evet dedi.
Nereden estiyse o sırada aklıma benim tek yaşadığım ve ister istemez ortalığı derleyip toplayacak birisine ihtiyacım olduğu aklıma geldi. Haftada bir kadın gelip evi temizliyordu ama o da kah geliyor kah gelmiyor mırın kırın ediyor ütü yapmam. Ütü yapıyorsam terasla ilgilenmem diyordu. Durum böyle olunca istemsizce “Peki bu evi çekip çevirebilir misin? İstersen fazladan bir oda veririm hem kardeşinle kalırsın hem de evin işleriyle uğraşırsın ama para veremem” dedim.
Bir anda gözleri parladı. Tamam olur. Böylece ben de dışarlarda kalıp sıcaktan yanmam ıslanmam ya da üşümem dedi. Beraber eve geçtik. Öncelikle iyice karınlarını doyurdular. Kardeşi daha 1 yaşındaydı. Ona ek olarak mama alt bezi vs aldım. Çok kirli oldukları için yıkanmalarını söyledim.
Tamam önce kardeşimi yıkayayım dedi. Banyoya girdi kardeşini küvete soktu. Eğilip yıkamaya başladı. Banyonun kapısı açık olduğu için ben de görebiliyordum. Eğilip kalktıkça o güzel kalçaları iyice ortaya çıkıyordu. Bu durum beni biraz azdırmıştı ama kendime hakim olmam gerekiyordu.
İlerleyen zamanda kız evin kadını haline geldi. Bana yemek yapıyor evi temizliyor. Akşamları odasında film seyrediyor ve kardeşine rahat rahat bakabiliyordu. O sokaktaki halinden eser kalmamıştı. Benim yanımda artık çok rahat davranıyor sağının solunun görünmesini de takmıyordu.
Günlerden bir gün durup dururken “Tek başına olmak zor değil mi?” diye sordu. Evet dedim zorlukları var ama tam ne demek istiyorsun. “Ben burada olduğum dönemde kimseler gelmedi. Yani bir erkek olarak bazı şeyler istemiyor musun?”
Ne gibi şeyler?
Biraz utanır gibi oldu ama cesaretini toplayıp
Yani işte kadınlarla birlikte olmak, eğlenmek, içmek. Sonra ne olacaksa işte…
Tabii istiyorum ama artık sen varsın. O yüzden bazı şeyleri eskisi gibi rahat yapamıyorum.
Biliyorum ben de bu yüzden oldukça üzgünüm. Sen bana herşeyini açtın. Evini odanı yemeğini paranı. Oysa ben sana borçlu kaldım. Ben sana hiçbir şey veremiyorum dedi.
Senin neyin var ki vereceksin?
Yani o da doğru. Bunun dışında bir şeyim yok. Dedi vücudunu göstererek.
Onu mu açmak istiyorsun dedim
Yani bana bu kadar yardım eden kişiye ne yapabilirim ki dedi.
Benim önüm kabarmaya başlamıştı. O da sanırım farketti ki hem bunları diyor hem de önüme kaçamak gözlerle bakıyordu.
Ama dedim bazı şeyler senin için biraz erken değil mi?
Ne erkeni dedi. Suriyeden buraya gelirken kaç kişi bacaklarımı elleri kaç kişi kucağına oturttu kaç el göğüslerimi elledi biliyor musun? Dedi.
Söyledikleri tüyler ürperdici olsa da beni çok azdırdı. Ağzımdan “Ne biliyorsun görmek isterim” çıkıverdi.
Bağlı olan saçlarını açtı ilk önce. Sonra elini bacaklarımda gezdirmeye başladı. O dokundukça önüm taş gibi oluyordu. O kabarıklığı gördükçe gülümsedi be şortumun üstünden kabarıklığımı öpmeye başladı.O öptükçe açık kumral saçları bacaklarımda dolanıyor bu beni daha da azdırıyordu. Sonra yavaşça elini şortumun paçasından içeri soktu. O sıcacık elleri ilk kez aletimle buluştu.
Kız sen bunları nereden öğrendin dedim.
ŞŞt tadını çıkar. Hayat bir kıza her şeyi öğretiyor dedi.
Dediği gibi ben de tam tadını çıkarmaya başladım. Bir eli aletimi sıvazlıyo bir eli de taşaklarımla oynuyordu. Bir yandan da benim nasıl kendimden geçtiğimi izliyordu.
Çok güzel devam et dedim. Sırada ne var.
Yavaşça ellerini şortumdan çıkardı ve tshirtünü çıkarmaya başladı.
O incecik kavisli beli ortaya çıkmıştı. Ellerimi aldı ve beline götürdü. Teni o kadar gergin ve pürüzsüzdü ki. Kimsenin eli değmemiş gibiydi. Dokunduğum her yer ufak da olsa kasılıyordu. Belli ki o bu konuda çok istekliydi ve bu yüzden de konuyu buralara kadar getirmişti. Tshirtünü çıkardığında üzeri tamamen dantelli beyaz bir sütyen kaşıladı beni. O kadar seksi duruyordu ki. İçinde meme başlarını görebiliyordum. Yaklaştı ve bir öpücük oydu dudağıma. Kendimi tamamen bırakmıştım. O ufak öpücükleri dilinin sıcaklığı izledi. Dili önce dudaklarımı ıslattı sonra ağzımın içine girip dilimle buluştu. Ben de kalçalarını okşuyor ve kotunun düğmelerini açıyordum. Elleri yeniden şortumun üstünde dolanmaya başladı. Benimki taş ötesi olmuştu. Kotu çıktığında o incecik bacaklarını gördüm. Bacakları da tüm vücudu gibi pürüzsüzdü. Ben de üstümü çıkardım. O sıcak dudaklarımı göğsüme doğru indi. Meme uçlarımı yaladıkça meme uçlarım sertleşiyor ve büyüyor içim de gıcıklanıyordu.
Önce şortumu sonra donumu yavaşça çıkardı.
“Oooo çok büyükmüş. Bunu beklemiyordum”dedi
Daha beklemediklerin de olabilir dedim.
Bekletme o zaman dedi
İki elimde kafasını tuttum ve sikime doğru yönlendirdim. İlk öpücükle beraber tüm bedenim kasılmıştı. Sikimi önce yalamaya başladı. Dilinin o pürüzlü dokusunu hissedebiliyordum. Uzunca bir süre yaladı sonra yavaşça vakumlayarak ağzına soktu. Ağzı o kadar sıcaktı ki. Sanki defalarca yapmışçasına sikimi sömürüyordu. Arada salyası ağzında çıkıyor ama onu da fuup diye tekrar temizliyordu. O sikimi sömürüken ben de sütyenini çözdüm. Göğüsleri harikaydı. Büyük değildi ama hiç sarkmamış yuvarlaktı. Göğüs uçları füze gibi olmuştu. Sikimi ağzından çıkardım memelerini yalamaya başladım. Mırıldanmaya başladı. Bu sırada ıslanmış olan donunu çıkardım. Ben iki göğsünü de sömürüken o kendinden geçmeye başladı. Arapça bazı şeyler söylüyordu ama tabii anlamıyordum. Artık sikim kaskatı kesilmişti içine girmek istiyordum.
Bakire misin dedim. Evet dedi. Hiç götten aldın mı dedim Hayır dedi. Acıtmadan deneyeceksen dene dedi. Onu L koltuğun üzerinde domalttım. Amı da götü de pembeydi. Biraz kayganlaştırıcı sürdüm ve sikimi yavaşça göt deliğine dayadım. Göt deliği ufak ufak kasılıyor sanki sikime göz kırpıyordu. Zorlamaya başladım. Götünün yavaşça açıldığını hissediyordum ama çok dardı. Zaten bir süre sonra
“Çok acımaya başladı yanıyor” demeye başladı. Ben de sana zarar vermek istemiyorum ama çok azdım boşalmam lazım. Bakiresin ve arkan benimkini almıyor ne yapacağız dedim.
Ağzım alıyor demesiyle bir dönüşle sikimi ağzına aldı. İki eliyle de kıçımda tutup kendine doğru çekiyordu. Bir süre sonra gırtlağını hissetmeye başladım ama hiç öğürmüyordu. Müthiş bir duyguydu. Sikimin hepsini içine amış çenesi taşaklarıma deyiyordu.
Bu kadar olaya tabii ben dayanamamaya başladım. Geliyor dedim.
O sikimi daha derinlere kadar zorladı ve büyük kasılmalarla boşalmaya başladım. Burnundan nefes alışları arttı ve sertleşti. belli ki hepsini yutuyordu. Son damlayı da yuttuktan sonra yavaşça çıkardı ağzından. derin derin nefes aldı. Ben bitmiştim. Böylesini Türk kadınları pek yapmıyordu.
Teşekkür ettim Harikaydı dedim.
Sen bana güvenip evini açtın. Benle kardeşime bakar oldun. Hayatımızı kurtardın. Bence bu az bile dedi. Ne zaman ne şekilde isteğin olursa ben hep emrinde olacağım dedi. Ve duşa gitti.
Belli ki bu ilk buluşmadan sonrası da olacaktı.