Sahilde – 2

Sahilde – 2
ALINTIDIR!

Havuz kenarına indiğimizde arkadaşım hala baygın yatıyordu. Ben sevgilime bizi duymamıştır değil mi dedim. Yine dürttü ve bikinisinin altını yana çekerek arkadaşımın amını bana gösterip “yok ya siksen anlamaz” dedi. O anda arkadaşımın amını görmek beni tuhaf yapmıştı. Bu kadar kalın dudaklısını bu kadar zayıf bir kızda ilk defa görmüştüm. Sevgilim hayrola der gibi el işareti yaptı ve arkadaşımın amına bir dil attı. Bununki tatlı dedi. Hemen havuzdan çıkıp geldim. Ve ğilip yaladım inanılmaz bir şekilde tatlıydı. Onu yalarken kendimi parmakladım ben boşalmıştım ve arkadaşım da boşalmıştı. Hemen toparlanıp havuza attım kendimi. Suçluluk hissetmiştim. Sevgilim de yanıma geldi biraz yüzdük ve kendimize geldik. Şezlonglara geçip birer bir daha yuvarlarken arkadaşım da kendine gelmeye başladı. Olaylardan habersizdi. Kendine geldiğinde onu biranın çarptığını ve benim onu banyoya götürüp yıkadığımı ve tekrar getirdiğimizi uydurduk. Mayosunun kuru olduğunu söyleyince de mayonun ıslak ıslak hasta etmemesi için çıkarıp öyle yıkadığımı söyledim. Arkadaşım onu çıplak gördüğümü düşünüp utandı. Aman ne olacak kız kıza şurda sorun mu var dedim ve sevgilim de beni destekledi. Arkadaşım da üstelemedi ama arada bir yine söylüyordu. Of ya kızım dedim şimdi soyunacam şurda bir sus artık diye bir anda ağzımdan çıktı. Arkadaşım da tamam hadi soyun dedi. Sevgilim de ona destek çıktı .Aklım tatlı amcığında olduğu için belki tava getiririm düşüncesi ile o zaman herkes soyunsun dedim. Sevgilim bana bu işin nereye gideceğini tahmin edercesine hınzırca bakış attı. Al hadi dedim ve üstümü çıkardım sevgilim de üstünü çıkardı arkadaşım da çıkardı ben altımı da indirdim. Sevgilim de indirdi. Arkadaşım biraz tereddütten sonra utana sıkıla indirdi ve hemen tamam ya giyinelim dedi. Bende yok öyle yağma dedim. Herkes bu evden çıkana kadar çıplak olacak dedim.Sevgilim de onaylayınca arkadaşım da kabul etti. Öğlen yemeği hazırlamak üzere mutafağa gittik bir süre sonra çıplaklık sorun olmadı hatta giyinik gibi davranıyorduk. Mutfaktayken arada bir çıplak tenlerimiz birbirimize deyiyordu ama kimse bozuntuya vermiyordu. Arkadaşıma sebzeleri çıkarmasını söyledim. Tabiki eğilerek sebzeleri çıkarıyordu ve harika bir domalma durumuydu. Yemeğimizi yedik yemekte yine bira içtik hatta epey bir içtik ki çakırkeyif olduk. Salonda oturduk arkadaşım TV ye bir porno film koydu ve yine biraları çatık artık kimse ayakta duramıyordu. Filmi izlerken arkadaşımın çok azdığını ve bacaklarını sıkarak kendini tatmin etmeye çalıştığını anladım. Bende kızlar rahatsız olmazsanız ben mastürbasyon yapacağım dedim. Kimse itiraz etmedi. Ben mastürbasyon yaparken baktım sevgilim de yapıyor. Derken arkadaşım da yapamaya başladı. Derken sevgilimin arkadaşımın göğsünü yalarken görünce bende film koptu ve eğilim arkadaşımın amını yalamaya başladım. Arkadaşım çılgınca çığlık atıyor ve kafamı bastırıyordu. Suratım parıl parıl onun zevk suları ile dolmuştu. Ama arkadaşımın durmaya niyeti yoktu ve amını arkadaşımın amına sürtmeye başladı çok geçmeden sevgilim de boşalmıştı. Bir kaç saniye sonra ikisinin beni yere yatırıp heryerimi yalaması ile benim de boşalmam uzun sürmedi. Çırılçıplak yanyana yığılıp uykuya dalmıştık. Hepimiz kan ter içinde bir süre sonra uyandık ve havuza atlayıp kendimize geldik. Biraz önce yaptığımız hakkında hiç konuşmadan giyindik ve eve dönme vaktinin geldiğini söylerek evden ayrıldık. Sevgilim bizi arkadaşımın evine bıraktı. Eve girerken arkadaşım bunların aramızda kalması için bana söz verdidi. Karşılıklı söz verdik ve içeri girdik.

Resmen Yarak Hastası Oldum! (3)

Resmen Yarak Hastası Oldum! (3)

Hamit abiyle ilgili hayallerim suya düşmüştü. Beni basit bir orospu gibi görüyordu. Ya birilerine bundan bahsederse, adım çıkardı, kimsenin yüzüne bakamazdım. Ya sürekli ister ve beni zorlarsa, ona nasıl davranmam gerektiğini bilemiyordum. Ters davranırsam herkese anlatmakla tehdit edebilirdi, hatta belki de anlatmıştı bile. Ahh ahh, bir anlık mesele ne boyutlara gelmişti. İçimdeki sikilme isteği bana neler yaptırmıştı. Önceden de benzer duygular hissediyordum ama bastırıyordum, otobüste ulu orta sikilmem duvarımı yıkmıştı. Artık arzularıma engel olamıyordum. Düşünmek bana birşey kazandırmayacaktı, olayların akışına göre tavrımı belirleyecektim…

Sikişmemizi takip eden birkaç gün hiç karşılaşmadım Hamit abiyle. Bu durum beni biraz rahatlamıştı. Ama içimdeki sikilme isteği rahat bırakmıyordu beni. Yine de kararlıydım, Hamit abiye gitmeyecektim. Ne yapabilirim derken, otobüs aklıma geldi. Zaten her şey orda olmamış mıydı? Acaba yine o gençlere denk gelirmiyim düşüncesiyle, iş çıkışında biraz oyalandım ve aynı saatte, aynı durakta otobüsün gelmesini bekledim. Ve beklediğim otobüs geldi, sıkış tepiş otobüse bindim. Arka taraflara ilerlemek istiyorum, ama ne mümkün, adım atacak yer yok. Tutunacak yer aradım, ama düşmek istesen bile düşme şansın yok. Birkaç durak sonra biraz daha sürüklendik ve sıkıştık…

Bir müddet sonra arkamda bir kıpırdanma oldu. Biri arkamdan abanıyordu. Nasıl biri olduğunu merak ediyordum, ama arkamı dönersem ürker diye bakamıyordum. Ben kıpırdamadıkça sikinin kabarıklığını tam götüme hizalamaya çalıştı. Ben de kendimi geri doğru iterek ona yardımcı oldum. Burası otobüsün orta yeriydi, önceki gibi ileri gidebileceğimiz bir durum olmazdı, ama hiç yoktan iyi idi, en azından sürtünerek de olsa o heyecanı yaşayabilirdim…

Arkamdaki bana abandıkça, ben de ister istemez önümde koltukta oturan adamın koluna baskı yapmaya başlamıştım. Kasıklarım adamın dirseğine değiyordu. Arkamdaki sikini tam götüme hizalamış elbisemin üstünden git gel yaparak sanki beni sikiyordu. Amım iyice ıslanmıştı, kendimi olaya kaptırdım. Bu ritmik hareketlerimizden ve benim kıvranmalarımdan olacak önümdeki adam birşeyler fark etmişti. O da kolunu hareket ettirmeye ve dirseğiyle amıma baskı yapmaya başladı. Ohhh, arkalı önlü uyarılıyor, zevkten kuduruyordum. Sonunda dizlerim çözüldü ve titreyerek orgazm oldum…

Bu arada arkamdaki de iyice yapıştı götüme, sanırım o da boşalacaktı. Ve bir süre sonra götüme sürtünmeyi bıraktı, boşalmıştı galiba. Ama önümdeki adam amıma baskı yapmaya devam ediyor, dirseğiyle klitorisimin üzerinde belli belirsiz daireler çiziyordu. Biraz önce orgazm olduğum halde inanılmaz şekilde uyarılıyordum. Çok geçmeden tekrar orgazm oldum. Otobüs durakta durunca adam dirseğini çekti ve bana bakıp gülümsedi. Ben de adama minnet dolu gözlerle bakıp kapıya ilerledim ve kendimi dışarı attım. Bir an bekledim, peşimden inmişler mi diye, ama kimse yanaşmadı yanıma. Heyecandan ölebilirdim, durakta biraz oturup bacaklarıma derman gelmesini bekledim. Sonra eve doğru yola koyuldum…

Binaya vardığımda ortalıkta kimse görünmüyordu. Ama ben asansöre biner binmez Hamit abi içeri süzüldü ve en son katın düğmesine bastı. Ben de uzanıp kendi katıma basacaktım ki, elimden tuttuğu gibi belime sarıldı ve “Özledim seni Elif’im!” dedi. Normalde yüz vermeyecektim, öyle karar vermiştim, ama Elif’im demesi beni yumuşattı. Tekrar, “Çok özledim seni!” diyerek dudaklarıma yumuldu. Bir an kararsız kaldıktan sonra ben de karşılık vermeye başladım. Asansörde yaptığım fanteziler gerçek oluyordu, ıslanmıştım. Benim tava geldiğimi anlayınca bizim katın düğmesine bastı, eve gelip rahat rahat sikecekti beni…

Ben kapıyı açmaya çalışırken arkamdan yapıştı, sikini götüme bastırıyordu. Neyse ki kimse görmeden içeri girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz tekrar dudaklarımız birleşti. Uzun bir süre kapının arkasında ayakta seviştik. Dudaklarımdan boynuma geçti. Kulak memelerimi emiyordu. Bir taraftan da eteğimi yukarı çekmiş altından külotumun içine ellerimi sokmuş vaziyette kalçalarımı yoğuruyordu. Ben birşey yapamıyordum, sadece boynuna sarılmıştım. Biraz geri ittim ve hızlıca gömleğinin önünü açtım, göğsünü okşayıp, öpmeye başladım. Yavaşça göğsünden aşağı indim ve önünde diz çöktüm. Bir çırpıda kemerini çözüp külodunu aşağı indirerek sikini serbest bıraktım. Ve başladım emmeye, ama ne emmek! Taşakları çeneme değecek kadar tamamını ağzıma alıyordum. O da sanki daha ileri sokabilecekmiş gibi başımı tutmuş kasıklarına bastırıyordu…

Nefessiz kalacak gibi oldukça geri çekiyorum kendimi. Biraz sonra bir ritim tutturduk ve ağzımda gidip gelmeye başladı. O ağzımı sikerken, ben de taşaklarını okşayarak onun zevkini arttırmaya çalışıyordum. “Vay orospu vay, sen bu işi iyi biliyon, bitirdin beni!” diyordu. Bana küfretmesi normalde değil ama seks esnasında acayip tahrik ediciydi. Birden başımı sıkıca bastırdı kasıklarına, geri çekemiyordum kendimi. O anda kasılarak boşalmaya başladı. Ağzımın içi döl dolmuştu, bir kısmını da yuttum. İlk defa döl yutuyordum, ama iğrenmedim. Rahatladıktan sonra ellerini gevşetti, ben de lavaboya gidip ağzımı güzelce yıkadım. Lavabodan çıktığımda Hamit abi salondaki kanepeye sere serpe oturmuştu.

Sikini tekrar uyandırıp kendimi siktirmeliydim. Karşısına geçip, striptiz yapar gibi yavaşça gömleğimin düğmelerini çözdüm, sutyenimi çıkarıp memelerimle oynamaya başladım. Bu arada memelerim de hatırı sayılır büyüklüktedir, 93 cm. İnternette görmüştüm, memelerimi ellerimle yandan birbirine sıkıştırıyor, sonra ağzıma götürerek uçlarını emiyordum. Hamit abinin siki yavaş yavaş hareketleniyordu. Sonra eteğime el attım, arkadan fermuarını açıp kalçalarımı kıvırmaya başladım, elimle biraz aşağı itince kendiliğinden aşağı düştü eteğim. Hamit abiye yanaştım ve önüne diz çöktüm. Sikini elimle biraz sıvazladıktan sonra memelerimin arasına aldım ve sürtmeye başladım. Siki iyice sertleşmişti…

Kendimi yukarı çekerek göğsünü öpmeye başladım, kalçamı da sikine hizalayıp sürtmeye başladım. O da hareketlendi ve kalçalarımı yoğurmaya başladı. Ve bir müddet sonra beni kaldırdı, külotumu çıkarıp beni domalttı. Arkama geçti, zaten sırılsıklam olmuş amıma bir çırpıda girdi. Ve başladı pompalamaya, ben de inlemeye tabii. Bir müddet sonra hızlandı ve zevke geldikçe de küfür ediyordu, “Amına koyacağım senin orospu!” diyordu ama zaten koyuyordu. “Seni yarrağa doyuracağım, tiryakisi olacaksın bu yarrağın, benim orospum olacaksın!” diyordu. Müthiş tahrik olmuştum, “Sik beni erkeğim, orospun yap beni, geçir amıma!” diye karşılık verip kendi elimle kalçama şaplak attım. İşareti alınca beni dövercesine kalçalarımı tokatlamaya başladı ki, “Yeter!” demek zorunda kaldım…

Dizleri üzerinde yoruldu sanırım, ayağa kaldırıp kanepenin yanından beni ayakta domaltıp ayakta sikmeye devam etti. Bir müddet sonra iyice hızlandı ve sikini amımdan çıkarıp beni kendine çevirdi. “Getir şu memelerini orospu!” deyip memelerimin üstüne boşalmaya başladı. O ikinciye boşalırken, ben zincirleme orgazmlar yaşamıştım. Hem otobüste iki kez orgazm olup boşalmış, hem de evde Hamit abiyle sikişmekten yorgun düşmüştüm. Kendimi kanepeye attım. O rehavetle gözlerim kapanmış, uyumuş kalmışım…

Yarım saat falan sonra uyandığımda Hamit abi yoktu, çoktan gitmişti. Banyoya girip küveti doldurdum ve kendimi sıcak suyun kollarına bıraktım. Yarın okula gitmeyip iş saatine kadar uyumaya karar verdim..

Ensest Aile 2

Ensest Aile 2

– Baba yaa bu sene matematikten geçemiyeceğim heralde…
Gülüyorum:.
-Niye ki kızım..geçen seneki öğretmenin değilmi..Hem sana geçiriyor hemde geçirmiyor mu?.
– Yaa baba yaa bir de dalga geçme..O herif değil bu…
– Kızım olsun..onu ayarladığın gibi bunuda ayarlasana..erkek değilmi herif…
– Üff uğraşıyorum ama olmuyo..kaç defa en ön sıraya oturup külotumu gösterdim..soru sorma bahanesiyle sürtündüm..bakıyor ama bişey yapmıyor..gaymi yoksa?.
– mmm olabilir kızım zevk meselesi..Peki geçen seneki öğretmenin nasıldı?.
– Off baba.. o tam bi hayvandı yaa..Hele ilk sikişini unutamıyorum..okul dağılınca yanıma gel deyip beni öğretmenler tuvaletine götürüp sikmişti..Birde götüme zorlamıştı ama sokamamıştı bi türlü….
– E kızım daha Lise 2’ye giden bi kızın götü hemen sikilmezki..Daha çok darsın..Amın bile tam açılmadı daha kız…
– Niye baba yaa ..sen sikiyosun ya işte ..senin sikinde küçük diiilki…
– Kızım geçen yılbaşı gecesinde annenle fantezi yaparken annen şampanya şişesini amına sokmuştu ya…
-Off evet yaa..gerçekten..’Anne. nasıl alabildin şişenin tamamını?’ diye hala soruyorum anneme…
-İşte seninde her istediğini amına sokabileceğin yaşın gelmedi daha kızım…
– Evet baba ..zaten annemde demişti: ‘Kızım sende ilerde evlenip hamile kalıp çocuk yaptıktan sonra amın iyice genişler..İstediğini sokabilecek hale gelir’.
Peki baba annemin amı genişleyince eskisi kadar zevk veriyormu sana?..Benim bildiğim erkekler dar amdan sıkı amdan hoşlanıyor…
Gülüyorum:.
– Eee kızım seni boşunamı sikiyoruz…
-Baba yaaa…
– Bak kızım, kadınlar için sikilmek devamlı bir ihtiyactır..Anneni seviyorum..Ona aşığım..Kendi zevkim için değil onun zevki için sikiyorum anneni..Oda bunu biliyor..ve bana daha çok zevk vermek için herşeyi yapıyor..Genelde ‘Erkeğim beni amdan boşalttın..sana dar delik lazım ..hadi götümdende sik’ diye göttende veriyor..Biliyorsun senide ilk annen hazırlamıştı bana…
– Evet babacım unuturmuyum..Lise2’ye geçtiğim yazdı…Annemde az orosbu değil..Benim bilgisayarıma bir sürü porno film yüklemiş..resimler..Birde ‘ Kızım babanın bilgisayarı bozuk..seninkini kullandı..Onun dosyalarını karıştırma’ diye birde meraklandırıyo…
– Sende izliyordun hepsini tabiii.
-E heralde..ama baba sen zaten ben küçükken annemi hep yanımda sikerdin..Seksin sikişmenin ne olduğunu biliyordumki ben..Çoğu gece sizin yanınızda yatardım ..annemle hep sevişir.. sikişirdiniz…
– Kızım alışman ..öğrenmen içindi..faydalıda oldu ama değilmi? Seni sikmem kolay oldu…
– Ama baba o gece Annem bana viski içirip sarhoş etmişti..buna gerek yoktu ki..Ben zaten sikilmek istiyordum sana..Okuldan gelince yanında soyunuyor..mini okul eteğimi giyinip önünde mahsus eğiliyordum…
– Off küçük seksi fahişem..İnan hepsinde yarrağım dimdik olurdu ve seni saçlarından tutup inlete inlete sikmek isterdim ama annenden habersiz yapamazdım…
– Off baba yaa ..ıslandım ben şimdi..Seksim geldi yaa…
-Valla kızım benim yarrakta kalkmaya başladı..Gel bakim otur yanıma şöyle..Şu laptop’uda açalım..yeni yüklediğim pornolara bakalım…
– Evet baba…
Fransız yapımı bir amatör ensest film açılıyor…
– Mmmm güzel filme benziyo baba.
– Evet…
Filmde tatlı bir l****a olgun yaşlı sayılabilecek bir adamın yarrağını emiyor yalıyor…
– Kızım yaşı kaç bu kızın sence?.
-Mmm en fazla 15- 16 baba…
– Evet kız nerden anladın?.
-Baksana kızın memeleri daha tam büyümemiş…
Bu arada bir elimle kızımın memelerini okşuyor avucluyorum..Diğer elimle bacaklarını okşuyorum…
– Benim tatlı kızımın memeleri daha güzel ….
– Baba yaa bu filmdeki adamın siki küçük..şöyle büyük yarraklı bir zenci pornosu açsana…
– Off tabi kızım.
Bir Amerikan zenci pornosu açıyorum..Filmdeki zencinin yarrağı en az 22 cm kalın…
– Offffffff.. şuna bak baba yaa..kol gibi…off bide kızı arkadan yapıyo…
Yarrağım dimdik olmuş adeta şortumu delicek gibi…
– Kızım görüyorsun benimk**e direk oldu…
– Off evet baba…
-Hadi kızım al ağzına bakiim…
Liseli seksi kızım eğilip yarrağımı yalayıp emmeye başlıyor…
– Ohhh…benim tatlı seksi kızım..ohh emm…
Bu arada bende bir elimi kızımın külotunun içine sokmuş körpe kızımın yumuşacık götünü avucluyorum…
Çok büyük olmasada kalın iri büyük başlı yarrağım kızımın ağzını dolduruyor..Kızım porno filmlerdeki gibi yarrağı daha fazla ağzına alabilmek için çabalıyor..Bende ellerimle başını bastırarak yarrağımı kızımın gırtlağına kadar zorluyorum…
– Ohhh harikasın kızım…
Liseli çıtır kızımın başını saçlarından tutmuş yarrağıma bastırıyorum..yarrağımın tamamı kızımın ağzına girmiş çenesi taşaklarıma değiyor..Bu şekilde beklettikçe kızımın gözünden yaş geliyor..Nefesi darlaştıkça çekiliyor..Hafifçe öksürüyor….
– Öhö öhö! .
– Ohhhh! orosbu kızım süpersin..annen bile yarrağımı bu kadar bekletemiyor boğazında…
– Hadi baba yaa.. çok ıslandım..hadi sik çıtırını…
– Of tamam tatlım..hadi çıkar eteğini külotunu.. .
Lise sona giden tatlı çıtır körpe kızım bembeyaz götünü bana dönerek önce eteğini sonra küçük çiçekli külotunu çıkarıyor..Minik göt deliği, pembe kılsız çizgi amı, portakal büyüklüğünde toplu memeleriyle tatlı liseli kızım ‘Baba heryerimi ayrı sik nolur’ der gibi bakıyor…
-Baba biraz yala beni…
-Oh tamam kızım. aç bacaklarını …
Küçük orosbum elleriyle dizlerinin altından tutarak bacaklarını iki yana ayırıyor ve kılsız taze sulu amını ağzıma veriyor..Seksi kızımın amı yalandıkça sulanıyor..sulandıkça amını yalıyorum.. dilimi amının içine sokup klitorisini emdikçe kızım inliyor…
– Mmmmm! ohhhhhhhhhhh! harikasın baba.. yala.. yala amımı. ohh.. emmmm!.
Kızımın amını birkaç dakika böyle yaladıktan sonra…
– Offf! hadi baba yaa .dayanamıyorum..sik artık beni…
– Tamam kızım.. ama kremsiz girmez biliyosun..Hadi annenin kremini getir…
Liseli azgın orosbum annesini sikerken kullandığım kaydırıcı kremi getiriyor..kremi alıp önce kızımın amına sürüyorum..sonrada kendi yarrağıma..Ardından kanepeye oturup kızımın dimdik yarrağımın üzerine oturmasını söylüyorum…
– Hadi kızım gel otur…
Kızım kanepeye çıkıp tuvalete oturur gibi yarrağımın üzerine yavaşça oturuyor..Ellerimle kızımın incecik belinden kavrayıp bastırıyorum…
– Offf girmiyor.. çok darsın kızım yaa. iyice otur kız.. bırak kendini…
– Iınngh! Baba geçen banyoda rahat girmişti….Iıınghh! .
Az sonra kreminde etkisiyle yarrağımın başı kızımın daracık amına giriyor….
– Ohhhhhhhhhhhhhh!.
-Ayyyyy! annee!! Bu sefer acıdı biraz baba…..
-Ohhhhhhhhhhhhh girdi kızım..tamam.. az bekle yarrak alışsın amına.. çok dar ve sıcaksın kızım ..offf.
-Ohhhh evet baba.. durdukça zevk alıyorum.. içimde kalın büyük bişey var yaa… offf…. ohh.. sikilmek ne güzel yaa…
Yarrağım kızımın amına alıştıkça yavaş yavaş git gel yapmaya başlıyorum…
-Ohhh! mmm.. sik..daracık amımı genişlet baba….
Liseli kızım kucağımda..Dudakları dudağımda…ellerimle pamuk gibi yumuşak memeleri avuclamışım..Yarrağım kızımın sıcak dar amında..Kızımın tatlı dudaklarını öpüp somuruyor dilini emiyorum.Ağzımız boş kaldıkça konuşuyoruz…
– Ohhh.. küçük azgın orosbum benim..Ne yapıyorum şimdi seni?.
– Mmmmm..ohh…ayy…. sikiyosuun!.. sikiyosun beni babacım….
– Ohhh..Nerenden sikiyorum söyle bakiimm.. ohhh…
-Amımdan daracık amcığımdan…
-Ohhh…Benim tatlı kızımı kimler sikmek istiyordur kimbilir…
-Offf evet baba..öğretmenlerim sınıf arkadaşlarım devamlı götüme ve bacaklarıma bakıyo..hepsi sikmek istiyorlar beni, dimi baba…
-Ohhh.. mmm… evet kızım..hepsi götünden sikmek istiyordur seni….
– Ohhhh.. evet baba…
-Önce babası sikecek ama güzel kızının götünü..Azgın kızımın götünü önce ben deleceğim…Dimi babası….
– Offffffff.Sik… önce sen sik.. babacım..Erkek arkadaşıma sinemanın tuvaletinde götümü yalattım..ama siktirmedim..götümün bekaretini de sen alcaksın babacım…
-Ohhhh.. evet kızım…Güzel kızımın götünüde ilk ben sikeceğim….
Güzel kızımla dakikalarca sikiştikten sonra kızım kucağımda titreyerek boşalıyor..Orgazm olurken amını daha fazla sıkıyor…
– Offffffff kızımmmm….
Kızım kucağımda biraz bekledikten sonra yavaşça yarrağımın üzerinden kalkıyor…
– Hadi kızım bende boşalıiim…
Liseli çıtır kızım dizlerinin üzerine yere oturuyor ellerini dizlerinin üzerine koyup masum küçükkızlar gibi ağzını iyice açıp dilini çıkarıyor..Bense ayaktayım..Bir elimle kızımın saçlarını kavrayıp başını sabitleyerek yarrağımı ağzına verip kızımın ağzına otuzbir çekiyorum..Ve az sonra zangır zangır titreyerek..hırlayarak..kızımın ağzına patlıyorum…
– Ohhhhhhhhhhhhhhhhh Offffffff ınhhhhhhhhhhhhh!.
Kızım yutabildiğini yutmaya çalışıyor ama ağzından çenesine doğru döllerim taşıyor…Birkaç damlayıda kızımın yanaklarına fışkırtıyorum..Güzel tatlı kızımın yüzü menilerimle doluyor…
-Ohhh! Harikasın güzel kızım benim…
– Gelenin çoğunu yuttum baba…
– Offf.. aferim kızıma benim..Hadi kızım banyoya gir yüzünü yıka..Akşam misafir gelecek..süslen püslen..doğum gününde hediye aldığım süper minili pembe elbiseni giy..Annende işten gelmek üzere zaten…
-Tamam baba…
Sınırsız seks fantezisi olan bayanlar ensestler sınırları zorlamak için….

KAYIT – III / Gülşah – 2

KAYIT – III / Gülşah – 2
Böyle başladı işte Gülşah’la ilişkimiz… Merhaba ile amına parmağımın girmesi arası taş çatlasın 4 saat sürdü. Bana da ama asıl ona böylesi yakışırdı zaten… Yeni bir okulda gergin de geçen ilk günlerin çok hoş sürpriziydi o… Bir taraftan da enteresan bir çete doğuyordu ufuktan..

O gün okula geri dönmemeye karar verdik… Tabi verdik derken Gülşah mecbur dönecekti o yüzden fazla da uzaklaşmamak zorundaydık… 5dk yürüme mesafesinde bir kavaklık, kavaklığın içinde de eski bir tek katlı bina vardı; böyle eski zamanın jandarma karakolu veya kontrol noktası gibi taştan yapılma, çatısı yerinde ama her an göçebilirmiş havasında insanı hafif tırstıran bir yer… Geceleri ben bile sikseler gitmem de; gündüz olunca, tabi içimde de bu garip günü gidebildiği yere kadar zorlama niyeti olunca ben teklif ettim ve kavaklığın tel örgüsünün hafif aşağı basıldığı bir yerden atlayıp gittik…

Binanın arka tarafı dışarıdaki ilk apartmanlardan az biraz görünüyordu ama ön tarafı hem kavaklığın içine bakıyordu hem de orada bir tür veranda vardı.. Verandada da bize sürpriz olarak böyle yayları falan atmış durumda 1 çekyat 1 de koltuk… Ben hiç kasmadan kendimi tekli koltuğa attım; Gülşah’ı da elinden tutarak kucağıma, daha doğrusu dizime oturtup arkadan beli-kıçı karışık şekilde destek oldum.. Eren önce kanepeye yöneldi ama artık üzerinde ne gördüyse hay amk! diye sadece kolçağına hafiften götünü yasladı… “git lan içeride gazete falan vardır, kusmuk mu sıçmık mı onla ört rahat otur” dedim; Gülşah kıkırdadı bu lafıma, Eren de “amk burada gazete olsa ya bokludur ya spermli” diye homurdanarak bir umut gitti içeri.. o gider gitmez Gülşah bana dönüp üzerime uzandı ve öpüşmeye başladık… o kadar şeye rağmen Gülşah’ı ilk defa öpüyor olduğumu fark ettim hayretle… çok da güzel öpüşüyordu; öyle aman aman dolgun dudakları yoktu ama ısırma isteği uyandırıyordu yine de.. ısırdım tabi ben de doğal olarak alt dudağını.. ben öyle yapınca o bahsi yine arttırdı ve alt dudağımın içinden resmen parça koparttı.. “Hooaaarrrrmmk!” şeklinde feryatla kafamı geri çektiğimde bu defa durmaksızın boynuma daldı, ısırarak değil ama ısırıyor gibi yaparak kulak mememin altına kadar acayip işler yaptı.. tabi bunları yaparken tamamen üstüme çıkıp oturdu gibi bir durum oluştu… o bana bunları yaparken ben bazı zevkleri ilk defa, veya en azından hepsini bir arada ilk defa tadıyordum resmen.. gözlerim kapalıydı ama önümden bir gölge geçtiğini fark edince hafif açtım; zaten daha ben açarken Eren’in sesi duyuldu:

“Abi gazete falan yok ama bunları buldum içeride..”

Gülşah da kafasını kaldırdı, baktım ki Eren elinde 2 tane açılmamış kutu bira tutuyor…
“Vay kardeşim benim!” diye elindekilerden birine atladım hemen.. tabi eylül başında olduğumuzdan soğuk değildi ama gölgede olduğu için havadan da daha soğuktu bari.. zaten o an bedava mezar verseler girecek kadar harçlığa mahkum olduğumdan bayram gibi gelmişti.. ki bir anda durdum, “ulan bunun içine bir şey enjekte etmiş falan olabilirler mi ki?” diye şüphenin dibine vurdum sesli olarak.. Eren “ben de onu düşündüm aga, yoksa kim niye bıraksın ki ortada” diye destekledi bu tezimi.. Gülşah da hem ayağa kalkıp aynı anda elimdeki kutuyu da çekip alırken:
“Siz harbi gerizekalısınız lan; basınçlı kutuya kim neyi nasıl enjekte edecek allahın cahilleri!!” diye kutunun üstünü yeleğin kenarıyla silip bssst! diye açtı, anında dikti kafaya ve yarıya yakınını gömdü tek dikişte… tabi o böyle yapınca ben de uzattığı kutuyu hafifçe tartıp; ne kadar içtiğine bakıp kalanın yarısını geçmemeye dikkat ederek büyük bir fırt aldım ve kutuyu Eren’e uzattım.. Eren’de konuya kendini kaptırıp kalanı tek dikişte gömmeye çalışsa da 2. Yudumdan ileri gidemedi ve kusmanın kıyısından döndü.. “Aga bu böyle sidik gibi içilmiyor” diye de boku biraya attı.. Kutuyu elinden aldım ve “çek hepsini cnm” şövalyeliği ile Gülşah’a verdim, tabi yine altta kalmadı kaltak ve “ thank you ma’lord..” diye gülümseyerek hafif reverans hareketiyle kapıp 1sn içinde gömdü ve kutuyu kırık pencereden içeri fırlattı, geldi kucağıma bıraktı kendini…

Eren hâlâ “ben aslında dikerdim de çok sıcaktı” falan diye bitiremeyişini gerekçelendiriyordu, biz çoktan unuttuğumuz halde.. Ama neden sonra akıllıca bir laf etti; “Aga bu diğerini bakkalda soğuğu ile değiştirsek ya, yanında 3-4 tane daha alırsak verir herhalde…” Teklifin sevindirici tarafı soğuk ve benim olan bira(lar) içecek olmaktan çok; Eren’i en az 10dk’lığına olay mahalinden siktiretme fırsatının ayağıma gelmesiydi.. “Sıcak birayla senin derdin var madem, o zaman sen git al” dedim ve cebimden 2-3 biralık para verdim buna, Gülşah da vermeye kalktı ama Eren almadı; “ben tamamlarım üstünü zaten çok almıcam bokunu çıkartmayalım gündüz vakti” diye bastı gitti.. Tabi Gülşah bana ben gülşaha yumulduk yine hemen…

“Ne kadarlığına gitti?” dedi.. “En az 20dk, bira satan bakkal taa basket sahalarının orada” diye abarttım niye sorduğunu bildiğim için… Niyetim olabilecek herşeyi yaşayalım’dı, ama sanki bilinçaltımdan yapacaklarımızın bir kısmını Eren de seyretsin istiyordum…

Tekrar yumuldu bana; bacaklarını iyice yerleştirdi ve kasıklarımız birleşti; tam o boynuma dalarken ben bir kafa çalımıyla onun boynuna yumuldum ve Gülşah da dünden razıydı sanırım.. Sabahtan beri belli belirsiz aldığım parfümle karışık Gülşah kokusuyla o an tanıştım.. Dudaklarım ve dilimin sıcaklığı ile daha duyulabilir halde yayılıyordu kokusu… belinden tuttum, kendime yaklaştırdım, zaten dekolte V yakaya dönüşmüş gömleğini çenemle aşağı doğru sıyırmaya çalıştımsa da başarılı olamayınca ellerimi belinden çekip düğmelerine daldım bir taraftan öpmeye devam ederek.. Ne çıkacağını merak ediyordum açıkçası… Birkaç defadır özellikle okşama şeklinde değilse de göğüslerini ellemiştim ve eksik bir durum hissetmemiştim ama tüm destekler çıkıp malzemeyle baş başa kalana kadar her tür sürprize açık olma konusunda da yeterince tecrübe edinmiştim; memeleri açma konusunda hiç kasmayan yurdum kızları sayesinde… Baktığında “skimi arasına sıkıştırıp git-gel yaparım” fantezisi kurarken sutyen çıkınca neredeyse tersine çukura dönecek kadar tahta çıkan göğüs(süzlük)ler gördü bu gözler taa o yaşta..

Neyse uzatmayayım, gömleğin düğmelerini tek tek aşağı kadar açtım, elimle her iyi yana ayırınca… “Hmmm, goood..” oldum.. bir sutyen vardı ama ne dantel işli ne tahta kalıplı değildi.. sanırım elimle hissettiğim neyse %100 Gülşah’ın organik malvarlığıydı.. Arkadan kopçasını açmadan önce askısının ipini ön taraftaki plastik bağlantıdan çıkardım ki sutyen için gömleği komple çıkartmakla uğraşmayalım… Bu hareketim 100 erkeğin 385’inin o bağlantının varlığından haberi bile olmadığını bilen Gülşah açısından oldukça büyük bir sürpriz oldu tabi.. Sadece freni olmayan sevimli ve zeki bir itoğlu it değil, cinsellikte ondan daha tecrübeli bir erkek olduğumu o hareketle anladı sanırım… o anda hem hareketleri masumlaştı, hem de ürkekleşti sanki…

Devam ettim; gömleği iki yana açtım ve sutyeninin üzerinden göğüslerine yumuldum. Önce iki yandan ellerimle sıkıştırarak daha fazlasını sutyen üzerinden taşırıp dudaklarıma sundum; sonra da iki elimi arkaya atıp tek hamlede kurtuldum bu gereksiz ve göğüslerine de hiçbir doping yapmayan kumaştan… Hafif geri çekildim ve gördüğüm karşısında çarpıldım.. Tabi ben geri çekilince Gülşah da ne yaptığıma bakmak için gözlerini açtı; benim gözümdeki hayranlığı görünce az önce çok meme görmüş olduğunu anladığı birini hayran edebildiği için onun da yüzüne bir mutluluk yayıldı ve kafamı tutup göğüslerine bastırdı inleyerek…

İki tane büyükçe yarım elmaya bakıyordum.. belirgin bir bikini yanığı, vücut rengi sandığımdan daha beyaz.. Memeler küçük değil kocaman da değil, ama kesinlikle kütür kütür.. üstelik kendi uçlarına değil de 3-4 beden büyük bir memenin uçlarına sahip; uçların memeden ayrı kendi kişilikleri var yani o derece, renkleri de o beyaz tene göre oldukça koyu ve belirgin.. kısacası ef-sa-ne!!!

Üstte bunlar olurken; aşağıda, kimse kimseyi ellemeden, kendi başına gitgide kendini daha fazla hissettiren skim gabardin pantolon altından ve Gülşah’ın külotu üstünden yapabildiği kadar baskı yapıyordu; tıpkı birinci seanstaki gibi sırılsıklam olduğuna emin olduğum amına.. Gülşah kafamı göğsüne bastırınca ellerime orada ihtiyaç kalmadı ve aşağıya yardıma gönderdim ikisini de.

Önce Gülşah’ın poposunu iki yandan avuçlayarak biraz kendime doğru çektim, yaklaşınca da sol elimi götünün yanaklarının içine ve aşağı gönderdim… Alev alev yanıyordu yine… Bu arada tek elimle de kemerimi fermuarımı çözüp sikimi artık özgürleştirmeye çalışıyordum.. aynı anda fark ettim ki boşalmaya fazla uzak da değildim.. Gülşah üzerinde yapacak çok işim, gidecek çok yolum vardı ama 1-2 saat önce bir posta dolduğum ama boşalmadığım için bütün yolu bu halimle gitmeme imkan yoktu.. O yüzden külotunu her iki taraftan indirdim, yalandan sırılsıklam amına 2-3sn el atıp sesli inlemesini sağlayıp doğrudan olaya girecektim ki elimi tutup “yapma, kirli” dedi.. “Lan 2 saatte regl mi oldun” diyecekken kirli olanın elim olduğunu anladım ? Neyse dedim ben devam edeyim.. Koltukta az bir şey aşağı kaykıldım ve bu sayede külot yarı inikken Gülşah’ın üstüme oturabilmesi mümkün ol – acaktı.. Ama olmadı.. belinden tutup sikimi hizalayıp aşağı yönlendiriyorum ama direniyor; sikimi yukarı kaldırmaya çalışıyorum bu defa de kendini yukarı çekiyor.. Tam bir -o zaman henüz adı konmamış olan- Kezban tavrı ki Gülşah hiç o tavırların kızı değil yani kaç saatlik sevgiliyiz kendisiyle…

Bir an evvel kaygan sıcaklığa kavuşup boşalma hırsıyla hafif de tepkili şekilde:
“Ne var Bebeğim?!?” dedim…

“Bunu burada yapmak istemiyorum.. hem her yer pis, mikrop kapabiliriz; hem de yanımızda condom yok; sen acayip dolusun şu an, ben de tam iki regl ortasında yumurtlama dönemimdeyim o yüzden sırılsıklamım, bir kazaya kurban gitmeyelim..” dedi.. Bunu çok masum, heyecanlı ve biraz da titrek bir ses tonuyla söyledi; yani öyle bir söyledi ki kendimden utandım kızı buralara bu amaçla getirdiğim için… Hemen geri çektim kendimi ve:

“Haklısın bebeğim” dedim; “bunu benim de düşünmem lazımdı.. çok dolduğum için kafam çalışmadı herhalde…”. Gülşah’ı tutup nazikçe üstüme yatırdım.. Benim kıyafetlerim ve vücudum dışında hiçbir yere değmemesine özen göstererek ve gösterdiğim özeni ona da belli ederek (puan almayacaksam ne kasıcam amk dimi?)… görüntü şuydu: ben koltuğa aşırı kaykılarak sırtüstü yatmışım, Gülşah da üzerime yüzüstü yatmış, külotu eteğinin altında hatta dizinde, benim de sikim dışarıda ve ellerim kızın kıçında…

Hiç tartışmadan çabucak vazgeçişim de artı puan yazmış olmalıydı, olduğum kadar abaza görünmemek adına yapılmış bir hamleydi ve tutmuştu sanki… Gülşah benim bu (kendi bokuyla satranç oynama) hallerimden habersizdi ama haberdar olduğu bir şey vardı ki 2 full ereksiyondan sonra hala boşalmayınca kalbim sikimde atıyordu artık, bıraksam kendi kendine yolunu bulup girecek gibiydi…

Gülşah hafifçe doğruldu; “Bebeğim benim aşağıdakine epey borcum birikti” dedi ve gülümseyerek üzerimden süzüldü… Önce eline aldı, malzeme tartar gibi boyunu enini ağırlığını kontrol etti, uygun görmüş olacak ki ucuna bir öpücük attı önce (bu ilk öpücükleri saxonun besmelesi olarak tanımladım ben daha sonra, yapmayan kadın, hatta orospu dahi görmedim)… Sonra üst tarafından tuttu ve altını yalamaya başladı ağzına almadan… bu sırada gözlerini benim gözümden ayırmıyordu, yaptıklarını beğendiğim sinyali arıyordu resmen… ben de üstten sikimin hep gördüğüm yüzünü ve altında Gülşah’ın kafasıyla belli belirsiz dilini seyrediyordum zevkle.. koçtaş’larımı aldı avcuna, kokladı öptü, sonra onları da yaladı… bu arada ben hırıltılar çıkarmaya başlamıştım ufaktan ve hatun henüz asıl muameleye başlamamıştı bile… kafasından tuttum usulca, okşar gibi başını sikime yönlendirmeye çalışıyordum.. sinyali aldı ve kafasını yan çevirip simit ısırır gibi dişleye dişleye yukarı tırmandı kafasına doğru.. Sona yaklaştığında da eliyle dibinden tutup cork diye ağzına gömdü sikimin dışta kalan tarafını…

Hızlı hızlı inip kalkmaya başladı ama bunu yaparken aynı zamanda vakumluyordu ve çoğu mal hatunun yaptığı gibi boş bir boru içine girmişim gibi hissettirmiyordu, gayet iştahla istekle saxo çekiyordu ve kendi de büyük zevk alıyordu yaptığından.. tırmandım hızla ve gelmek üzere olduğumu söyledim ona da.. sikimi tamamen bırakmasını veya eliyle bir yöne çevirmesini beklerken daha da gömüldü üzerine ve hızlandı, o sırada ağzına bir anda tükürük doldurdu ve çekerken cork cork sesler çıkmaya başladı – ki o da benim bu anıma dair hatırladığım son şeylerdendir.. O sesle birlikte ben de infilak ettim çünkü.. Sadece sikim değil, kulaklarım kalbim beynim falan patladı Gülşah’ın ağzının içine.. bildiğin “karı gibi” orgazm oldum resmen geçmek bilmeyen titremeler ve kasıklarımın uyuşmasıyla.. Gülşah ne mi yaptı? Her bir damlasını afiyetle yuttu.. Sikimi sağarak fazladan ürün hasat etti, onları da iştahla yaladıktan sonra sikimi pantolonun içine sokup yukarı dudaklarıma tırmandı yine…

Üst üste 1dk kadar falan yattık herhalde.. neden sonra kendime geldiğimde ağzım yüzüm kurumuş gibi hissettim ve “Şimdi bir bira olsa amma içilir” dedim günü saati ve kadroyu tamamen unutmuş şekilde… Gülşah aydı benden önce “ Eee, Eren gideli ne kadar oldu ki?” dedi.. Tamamen unutmuştum onu; “ama ya gelmesi lazım aslında şimdiye” diye doğrulmaya çalışırken sağdan sesini duydum piçin:

“5 dk kadar oldu geleli ama o kadar kaptırmışsınız ki kendinizi, bozmaya kıyamadım aga!”
Ben kahkaha attım, Gülşah da hemen toparlanmaya çalıştı külotunu çekiştirerek.. Amı götü Eren tarafından incelendi diye fazla tepki göstermedi ama olaya da fazla gülmedi.. Biralarımızı içtik, Eren’i sallamayarak koltukta yiyiştik biraz daha… Okulun çıkış saati yaklaşınca son sigaralarımızı içip kalktık yavaştan.. Eren’i dolmuş durağına kadar geçirdik, ben oradan Gülşah’ı okula bırakıp eve gidecektim.. Eren duraktaki dolmuşa binerken klasik eyvallah konuşmasından sonra son olarak:

“Bana bakın! Bu iş böyle başladı böyle gidiyor; harbiden yapacağınız zaman beni çağırmazsanız ikinizle de konuşmam!” dedi ve kahkahalar atarak dolmuşa girdi kapıyı kapattı…

Devamı Gelecek..

londradan misafirler – 3

londradan misafirler – 3
Durumdan kimse şikâyetçi değildi anlaşılan. Bende fazla endişe edilecek bir şey olmdığını düşündüm, ancak Nil’in sağı solu belli olmazdı; bir anda tersi döneebilir ve ortamı gerebilirdi. Bunun endişesiyle denizin dibinden yüzerek Nil’in yanında bittim ve su üzerine çıkarken arkasından beline dolandım. Ensesine sıcak bir öpücük kondurdum ve kulağına doğru eğilip ellerimi daha yukarı, memelerinin altına yükselttim. Alt kısımlarından sıkıca kavrayıp sıktım Bu onu ateşlemişti. Kalçalarını geriye doğru itip önümdeki sertliği hissetmeye çalıştı, ok yaydan çıkıyordu sanki. Önümdeki hızla diriliyor, Nil’in kalçalrının arasına yerleşmeye çalışıyordu. Bende Nil’in gözlerinin kapandığını ve inlediğini görünce bu anı fırsat belleyip kulağına fısıldadım.

-’’Canım karım bu eğlence bizim geleceğimiz için çok önemli, sakın oyunbozanlık etme, sonuna kadar gidelim. Bunu lütfen Nur’la da paylaş sonunda sizi fazlasıyla mutlu edeceğim inan’’

dediğim anda Nil birden gözlerini açtı ve bana doğru döndü.

-‘’Neee? Ne demek bu ?’’

daha sözünü bitirmesine fırsat bırakmadan dudaklarımı dudaklarına yapıştrdım ve sanki yarın yokmuşuz gibi öpüp emmeye başladım. Ellerimle bir ok gibi atılıp arkadan kalçalarını sıkmaya başlayınca Nil kendinden geçiverdi. Uzun ve derin öpüşmemizden diğerlerinin ıslıkları ve alkışları ile uyandık. Herkes heyecanlanmıştı, özellikle erkekler… Nur, üç erkeğin arasında kalmıştı. Elleri baldızın üzerinde geniş parseller halinde dolaşırken Nur tek eliyle sert bir ıslıkla bize tempo tutuyor ve diğer eliylede kendini savunmaya çalışıyordu. Ama ne yazıkki çaresizdi Deve güreşi esnasında kıyıya oldukca yaklaşmış olduğumuzdan vücutlarımızın büyük kısmı su üzerinde görünüyordu. Üç erkek çemberi oldukça daraltmış Mete de bu fırsattan istifade Nur’un dudaklarına yapışmıştı. Allan en az Mete kadar hızlı davranıp Nur’un geniş kalçalarının arkasına geçmiş ellerini beline dolayarak onu hızla kendine çekmişti. Zavalı John nasıl yapıp da araya griebileceğim diye çırpınırken ellerini yandan Nur’un memelerine uzatmış sıkıyordu. Baldızda Metenin derin öpücükleri, arkasındaki Allanın sert tahriki ve Johnun memeleri üzerindeki baskısı sonucu kendinden geçmişti. Biz bu manzara karşısında hayretler içinde kaldık ancak hemen toparlanıp kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Bir elim Nilin sağ memesini kavramış diğeride kalçaların arasına girmişti. Nil bacaklarını iyice açıp kendini geriıye vermiş arkadan bana amını sunuyordu. Parmağımla ayrılan dudakların arasına yerleştim, tangası iyice kenara kaymış amının dudaklarını fena halde sıkıştırmıştı. Bu beni rahatsız edince bir elimle kenarından tutup aşağı doğru sıyırdım bu küçük kumaş parçasını. Karımda bana vücudu ile yardımcı olup ayağıyla bir hamlede çıkarıverdi tangayı. Şimdi daha ateşliydik, daha cesurca hareket ediyorduk. Issız bir koy olduğundan kumsal boştu ve hemen arkasında ağaçlardan başka bir şey gözükmüyordu. Bu da bizim son derece rahat hareket etmemizi için uygun bir ortamdı.

Artık bende önümdeki şişliği serbest bırakmak istiyordum, hemen kurtuldum ayağımadki şorttan. Serbest kalan yarrağım suyun serinliğine rağmen sıcaklığından bir şey kaybetmemiş dimdik duruyordu. Nil sertliği hissedince sikimi amcığıyla birleştirmek için vücudunu biraz yükseltip bacaklarını açarak bana yardımcı oldu. Bende bu davete hemen cevap verdim, bir elimle sikimi kavrayıp Nilin amcığının içerisine yerleştirdim. Aman tanrım, suyun serinliğine rağmen karımın içi kor bir aleve benziyordu. Başı içeri girdikten sonra daha da ilerliyebilmek için Nili kaldırmam gerekti. Ellerimi baldırlarının arkasına doğru uztıp sıkıca kavradım, o da ayaklarını yerden keserek bacaklarını hızla belime doladı. Bu pozisyon gelişirken aletim önce karımın içerisinden dışarı çıkıp sonrada onun kendini öne vermesiyle hızla amcığının derinliklerine doğru daldı. Nil’in nefesi, içerisine doğru hızla giren yarrağımın etkisiyle kesilmişti. Sadece kısa bir çığlık atabildi gözleri kapalıydı, bende bunu fırsat bilip dudaklarımı dudaklarına bir vantuz gibi yapıştırdım. İkimizde derin bir zevk denizinin içerisinde yuvarlanıyorduk. Etrafımızdan çıkan sesler de kesilmişti, zaten duyacak halimiz de yoktu. Karım kalçalarını ileri ve geri hareket ettirerek içindekini daha iyi hissetmek istiyordu. Kollarınıda boynuma dolamış düşmemek için sıkı sıkıya yapışmışmıştı. Bende öpücüklerimi hızlandırmıştım ki Nil’in birden irkildiğini hissettim, dudaklarımı boynuna kaydırırken gözlerimi aralamıştım, tam karşımda Johnun masmavi gözlerini gördüm. Bir anda ikimizde irkilmiş ancak
bunu çabuk atlatıp birbirimize gülümsemiştik.

John biribirine kenetlenmiş olan diğer üçlünün arasına girememiş olacak ki şansını karımın arkasında denemeye karar vermişti. Nil’in derin derin iç geçirerek ileri geri kıvranırken kalçalarınında John tarafından sıkılıdığını farkettim. Bu onu bitiren hareketti. Her sevişmemizde kalçalarımı sık diye bağırır bundan korkunç zevk alırdı. John da farkında olmadan onu en çok ateşleyen bu hereketi yapmış aramıza katılma şansını yükseltmişti. Nil zevk içinde başını geriye doğru atmış, bedeni benden biraz uzaklaşmış ve memeleri ortaya çıkmıştı. John bunu fırsat bilip hemen yanımıza doğru kaydı ve dudaklarını fındık iriliğine ulaşmış meme ucuna gömdü. İnanılmaz bir şiddetle emiyordu. İki eliyle bir memesini sıkıyor, ucunu daha irileştirip ağzının içinde hapsediyordu. Derin derin emerek karımı mahvediyordu. Nil artık kendinden geçmiş kalçalarını bir öne bir geriye hızlı bir şekilde hareket ettiryordu. Kısa süre içinde orgazm çığlıkları gelmeye başlamıştı ve kollarını benim kafamın arkasından kurtarıp Johnun kafasını hızla memelerine bastırmıştı. John da iki memesinide kavramış uçlarını şişirerek bir sağ bir sol memesini emiyordu Nilin çırpınışları bir histeri krizine dönüştü ve bu benim için geri dönülmez nokta olmuştu. Kalçalarını hızla kendime çekerek sikimi karımın derinliklerine hapsedip tüm spermlerimi içerisine fışkırtmaya başladım. Altı ya da yedi kez fışkıran spermler, karımın içerisini doldurmuş ben hareket edince de dışarıya akmıştı. Etrafımızda birden byaz spermlerin yüzmeye başladığını gördük ve birlikte gülümsedik.

Ben Nil’i yere bıraktım, o da suyun altına bir kez dalip kendini tamamen ıslatmak istedi.
Suyun üzerine çıktığında hala her tarafından alevler çıkıyordu. Zavallı John da önünde erkeklği dimdik olmuş ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette bir bana bir karıma bakıyordu. Nil ve ben aynı anda kahkahyı bastık. Karıma

-“Zavallı adamı bu durumda bırakmayacaksın değilmi benim iyilik meleğim “diyince

-’’HMMMM. Seni şeytan seni, şimdi iyilik meleğide olduk, ha. İşine öyle geliyor tabii, ben sana bunları sonra ödetmesini bilirim… Ayy bununki de sünnetsiz ama birde bunu deneyelim bakalım ’’

Deyip müstehzi bir gülümseme ile karşılık verdi. Sonrasında John ve benim elimden tutarak üçümüz diz boyumuza gelen bir derinliğe ulaşıncaya kadar sahile yürüdük. Nil benimle yüzyüze bir pozisyonda bacaklarını açarak öne doğru eğildi, iyice araladığı kalçalarının arasından amını Johna sundu. Johnda daveti kabul ederek hemen karımın arkasına yerleşti. Artık patlamak üzere olan sikini iki eliyle sıvazlayıp, irileşmiş başını tam deliğin ağzına yerleştirdi. İleri doğru hızla abanınca 17 – 18 cm arası sandığım yarrağı tüm hışmıyla karımın içine doğru girmişti. Nil hiç beklemediği bu hamleyle sarsılmış öne doğru sendeleyerek düşmemek için bacaklarıma sarılmıştı. Kısa bir süre harektsiz kalıp içindeki yarrağın boyutlarına alıştıktan sonra kalçalarını yavaşça daireler çizerek oynatmaya başladı. Johnda ileri geri harereket etmeye başlayıp birlikte güzel bir ritm yakaladılar. Nil’de bu arada başını biraz daha eğerek benim ufalmaya başlayan sikimin tamamını ağzının içerisine hapsetti. Tanrım bu kadındaki ateşte neydi böyle. Nedir onu bu kadar azdıran, anlayamamaştım bir türlü. Acaba gizliden gizliye yabancı bir erkekle beraber olma duygusu vardı da benmi farkedememiştim. Bu tür duygular sanırım böyle şehvetli anlarda meydana çıkıyordu. John ve Nil hızlı bir ritmle birleşirken gözüm arkamızda gelişen sahneye takılmıştı.

Grubun diğer üçlüsüne. Acaba baldız ne haldeydi şimdi derken, resim tam olarak canlandı şehvetten buğulanmış gözlerimin önünde. Baldız Allan ve Metenin arasındaydı. Allan ve Mete ayakta Nuru aralarına almış benim deminki pozisyonda karımı askıya alarak becerdiğim gibi ikisi aynı anda beceriyorlardı baldızı. Allan önde Mete de arkasındaydı. Nur da zevk çığlıları atarak ikisinin arasında hızla kıvranıyor, içinde birleşen yarakların keyfini çıkarmaya çalışıyordu. Kâh kıvranıyor kâh sarkastik bir salınımla ileri geri hareket ediyordu. Aynı karım gibi başını arkaya attığında Allanda başını öne eğip dudaklarını o iri memelere yapıştırdı. Üçüde iniltiler ve homurtular arasında hızlanmış boşalmaları yaklaşmıştı sanırım eğer ikiside aynı anda vajinasına gimediyse ki bu ayakta imkansıza yakın bir olaydır, Mete baldızın göt deliğini genişletmeyi başarmış demekti. Nur buna alışmış olmalı ki yüzünde hiç bir acı ıfadesi olmadan sadce şehvet iniltileri çıkarıyor ve kısa çıglıklarla orgazmının tadına varıyordu. Önce Allan ve daha sonrda Mete gürültülü br şekilde baldızın ön ve arka deliklerine boşaldılar.
İkiside Nur’u aralarına hapsetmiş hareketsiz kalarak sıkıştırmış spermlerini son damlasına kadar kızın içerisine akıtıyorlardı. Nur zevkten adeta bayılacak hale gelmişti. Dakikalarca süren bu orgazm manzarası inanılmaz derecede şehvetli bir görüntü arzediyordu. Sonunda biribirlerinden ayrıldılar. Nur’u yer bıraktılar ve baldızı sırayla dudaklarından uzun uzun öptüler.
Baldızın bacaklarından aşağı spermler akıyordı. Her iki bacağının iç kenarından bir sperm çizgisi uzanıyordu. O ise bunlardan arınmak istiyordu. Önce elleriyle su alıp amının içini ve bacaklarından süzülen spermleri dikkatle temziledi. Göt deliği sıkı olduğundan içindeki spermler dışarı akmamış ama o bunlardan da kurtulmak istiyordu. Arkasını dönüp yere doğru iki büklüm eğildi ve hafifce domalarak kalçalarını araladı, sonra ıkınaraak göt deliğinden dışarı spermleri fışkırıttı. Tanrım bu manzarayı ancak internetteki porno sayfalarında görürdüm, şimdide canlı olarak karşımdaydı, baldızımın arkasından fışkıran sperm selini izliyordum. Nur’un sanki orada hiç kimse yokmuş gibi rahat davranması gerçekten inanılmazdı. İşini bitirdiğinde gülümseyerek

-‘’Ne bakıyorsunuz öyle bee… ‘’

diyip dilini çıkartarak bizimle dalga geçti. Manzara Allan ve Mete tarafından da ilgi ve hayretle izleniyordu. Sanırım onlarıda çok ateşlemişti bu olay çünkü ikiside elleri önlerinde yumuşamaya başlayan organlarını canlandırmak için uğraşıyorlardı.

Bu arada John karımın kalçalarını iki yanından sıkıca kavramış kendine doğru çekiyor, hareketlerini gitikçe hızlandırıyordu. Galiba artık boşalmak üzereydi. Son hamlede karımın poposunu kendine öyle bir yapıştırdı ki, ayrılmaları imkânsız sanırdınız. Adam haykırarak karımın içerisine boşalmaya başladı, Nil’de gözlerini kapatmış içine akan bu kızgın lavları derinliklerinde hissedibilmek için kendini iyice geriye vermişti. Ağzında hala benim yarrağım vardı ve adeta çiğniyordu. Bir kaç dakika içinde hepimiz sakinleşmiş ve tekneye geri dönmüştük. Yorgunluktan bitab düşmüş teknenin güvertesindeki geniş minderlere serilmiştik. Üzerimizdeki tentenin gölgesinde derin bir uykuya dalmıştık. Uyandığımızda akşama yakın bir saat olmuştu. Birer birer gerinip kendimize gelmek için sırayla duşun altına geçtik. Hemen kurulanıp akşamın serinliğinde üşütmemek için üzerimize bir şeyler giydik. Artık akşama ait planlar yapma vakti gelmişti. Harika bir gün geçirmiş inanılmaz rahatlamıştık hepimiz. John ve Allan kayıtsız şartsız tamamen elimizdeydi. Bu firma değil başka biriyle çaılşmak nerdeyse tüm işlerini bize devredebilecek duruma gelmişti adeta. Bunu şimdiden muhteşem bir zafer olarak algılıyordum içimden. Tabiiki başrolüde karıma vermiştim bu zaferin kazanılmasında. Beni inanılmaz derecede şaşırtmış fakat o derece de mutlu etmişti bu şeytanca oyuna katılarak. Bakalım devamı nasıl gelecekti gecenin. Mete bizi son sürat tekrar Ataköy Marinaya bıraktığında limuziın bizi bekliyordu. Mete ile sırayla vedalaştık, fakat Nur’la vedalaşmaları biraz uzun sürdü tabiiki.Sanırım bu da normaldi.Dördümüz arabanın içerisinde hızla yola koyulduğumuzda gece için kafamızdan bir plan yapmamıştık.Ama sanırım hızımızı alamamış ve denizde başlayan bu heyecan fırtınasıını karada da devam ettirmek istiyorduk……

(hikaye tamamen kurgusal, gerçekle bir alakası yoktur)

Efemine Pasifle

Efemine Pasifle
Alper üni 1. sınıf ta okuyan izmirli hafif efemine tarzında, ablası ve eniştesiyle yaşayan biriydi.Neredeyse 1 hafta boyu dersten çıkıp onunla chatte bulusup saatler boyu konuşuyorduk.Ben artık buluşma zamanı gelmedimi diye sorunca alper en son ev arkadaşı tarafından aldatıldığı için karamsar olduğunu yazdı.Buna cevaben bende zevki yaşamayı öğren bu hayatı zevki için yaşa deyince biraz daha ılımlı davranmaya başladı.Ben artık chatten çıkıyorum seni şurda 5 dk kadar bekleyecem gelirsen beraber evime geçeriz gelmezsen kendin bilirsin deyip üstümdekileri tarif ettim.Alperde 15 dk olsun hazırlanayım bari yazıp aynı anda kapattık.
Alperin evi çok uzak değildi.Biraz oyalandıktan sonra dediğim yere geldim ve onu beklemeye başladım.5 dk kadar bekledikten sonra yanıma tarife uyan eşofmanın içinde kıvırtarak yürüyen biri yaklaşmaya başladı.Tam yanıma gelip merhaba fırat ben alper dedi.Tokalaşma faslından sonra eve doğru yürümeye başladık.Alper öyle kıvırtıyorduki kalçasını ana yoldan yanyana yürümek yerine ara sokaklardan yürümeyi tercih ettim.Yol boyuda karşılıklı sorular sorup birbirimizi daha fazla tanıma şansı bulmuştuk.Kısa sürede eve gelip hemen içeri geçtik.
Odaya geçerken bile kıvırtınca bende yavaş kıvırtsana biraz arkanda millet seni izliyordu yol boyu deyince alper böyle yürümekten hoşlanıyorum.İlk başlarda bilerek yapıyordum ama artık kendiliğinden oluyor dedi.Ablan enişten bişey demiyormu deyince yok biliyorlar zaten durumumu ben 11 yaşından bu yana böyleyim dedi.Bir süre daha konuştuktan sonra alper lavaboyu sordu yerini gösterdim.Zaman geldi diye düşünüp alper lavabodayken odama gidip pantolon dan kurtulayım dedim.Pantolon ve boxerımı çıkartmış şortumu giyecektimki alperin kapıdan bana baktığını gördüm.Kusura bakma pantolon sıktı birazda şortumu giyip içeri gelecektim deyince alper odaya dalıp boşver iyi oldu benim çıkartmama gerek kalmadı deyip eliyle penisimi tutup sıvazlama başladı.
Bir yandan kendine doğru penisimi çekiyor diğer taraftanda ayakta öpüşüyorduk. Bende ellerimle kalçalarını okşuyor arada sıkıp gevşetiyordum.Kalın dudakları sayesinde öpüşmeyi iyi beceriyordu.Dudaklarımı vantuz gibi içine çekiyor o anlarda nefesimi kesiyordu resmen.Bir süre bu şekilde ayakta kaldıktan sonra alper kendini soymaya başladı.Yatağa doğru geldiğimizde 2 mizde çıplak haldeydik.Beni yatağa itip kendiside üzerime uzandı.Ve sevişmeye devam ettik. Konuşurken ön sevişmeyi çok sevdiğini bildiğimden ben sadece alpere ayak uydurmaya çalışıyordum.Alper dudaklarımdan göğüsüme gelmiş arada başını dişleyip yalıyor bazende başını dudaklarıyla içine çekip bırakıyordu.Göğüslerim acımaya başladığı için alperin başını tutup penisime doğru itince alper de karşı koymadan hemen penisimin hizasına kadar çekildi.
Sertleşmiş penisimi gövdesinden tutup biraz bakıp bu kadar kalın penisle hiç yapmamıştım dedi ve sonra başını ağzına alıp yalamaya başladı.Dudaklarının harika kalınlığı aletimdede etki göstermeye başlamıştı.Şimdiye kadar alper gibi oral yaparken zevk aldığım kimseyi görmedim gerçekten ağzındayken beni benden alıyordu.Aldığım zevkten dolayı 5 dk içinde zevke gelmiş alpere geliyorum diyemeden ağzındayken boşalmaya başlamıştım.Alperin kızacağını düşünmüştüm ama alper boşalma anımda aletimi çıkarmak yerine dahada şevke gelmiş eliyle en diptekileri bile çıkartıp ağzına hepsini doldurvermişti.Başını geri çekip ağzını açarak yuttuğunu gösterince çok zevk aldım kusura bakma böyle oral yapanını görmedim boşalıyorum bile diyemedim dedim.Alper tadı çok güzeldi boşalma zamanının geldiği zaten belliydi ayakların titriyordu ağzıma boşalmanı istedim sorun yok güzeldi deyince rahatladım.
Alperin bu jesti karşısında benimde ona zevk aldırmam lazımdı.Hemen yerimden kalkıp alperi sırtı yatağa gelecek şekilde yatırdım.Bacaklarının arasından deliğine doğru yönelip dilimle masaja başlayınca alper kendinden geçmeye başladı.Bende aynı o gibi şehvetle önümde duran pırıl pırıl haldeki deliğine yumulmaya başladım.Dilimi deliğinden içeri her sokuşumda alper başımı tutup iyice sokmam için itmeye başlıyordu.Arada parmaklarımı deliğine doğru götürüyor hafifçe baskı yaparak deliğinin daha da genişlemesini sağlıyordum. Artık deliği tamamen genişlemiş 3 parmağımı aynı anda rahatça alır hale gelmişti.Yerimden doğrulup hafif sert haldeki penisimi alperin ağzına verdim.Alper yine süper sekilde yalıyor bende deliğinin daralmasını önlemek için parmaklarımı yine sokup çıkartıyordum.Kısa sürede kazık gibi hale gelince hemen alperi 4 ayak pozisyonuna getirip arkasına geçtim.
Aletimi tuttuğum gibi deliğine itmemle başını bir hamlede sokuverdim.Belinden tutup kendime doğru çekmemlede hepsi deliğin içindeydi.Acı varmı diye sorunca alper biraz bu şekilde kalırmısın dedi.Bende hareketsiz olarak kalırken alper kendi kendine hareketlerle öne arkaya gidip gelmeye başladı.İyice hızlandığını görünce belinden tekrar kavrayıp ben başladım sokup çıkarmaya.Seri şekilde yapmamla alper ohhlamaya zevk almaya başladı.Devam et sik beni sok hepsini diye söylenirken ben iyice hızlanmış şap şap sesleri eşliğinde var gücümle alperi sikmeye devam ettim.Sanki makinaymışcasına hızlı hızlı sokup çıkarırken yorulduğumu anlayan alper beni yatırıp üzerime çıktı.Aleti tuttuğu gibi üstüne oturarak bu sefer o hızlı şekilde zıplamaya başladı.Kendini öyle bastırıyorduki resmen aletim deliğinin çeperine değiyor hissi veriyordu bana.4-5 dk alper üstte kaldıktan sonra onu ters döndürüp sırtı bana doğru gelecek şekilde üzerime yatırdım.Bacaklarını tutup alttan pompalamaya başladığım.Var gücümle sokup çıkarıyor arada hepsini çekip bir hamlede tekrar en dibe doğru iterek zevkin doruğuna çıkarıyordum 2mizide.
Alperin ağırlığı artık iyice belli ediyorduki üstümden indirip yatağın ucuna kadar getirdim.Ellerini yatağa dayatıp belini bükmemle aletimi deliğine tekrardan itmeye başladım.Artık kendimizden geçmiştik resmen.Alper herhalde titremesinden anladığım kadarıyla 2 kez falan boşalmıştı ama ben hala girip çıkıyordumki yeter boşal artık deyince peki deyip dahada hızlandım.1-2 dk kadar daha siktikten sonra son kez şiddetle deliğine yüklendiğim gibi tüm döllerimi deliğinin içine bırakmam bir oldu.Biraz içinde durduktan sonra aletimi çıkardım ve alperin yanına uzandım.Alper süperdi inanılmaz zevk aldım yazışmalarımızda dediğin gibiymiş zevk almak lazımmış deyip aletime yumuldu ve kalan dölleride ağzıyla temizledi.
Yerinden kalktığı gibi lavaboya koştu.5 dk sonra geldiğinde yanıma uzanıp teşekkür ederek tekrardan öpmeye başladı.Aletim kalkınca yuhh daha yeni yaptık ammada azmışsın deyince ben doyumsuzum biraz bu aralar partnerde bulamadığımdan yapamadım bu yüzden kalkıp duruyor dedim.Aslında bende 1 tur daha istiyorum ama saat çok geç olmuş bugünlük yeterlimi deyince bende yapmak isterim ama zor durumda kalmanı istemem istersen arayıp haber et dedim.Böyle emrivakileri sevmezler yarın kalmak için gelirim deyince bende tamam dedim.Telefon numaralarımızı birbirimize verip onu uğurladım.Alperle o günden sonra 4 yıl boyu o gidene kadar devamlı görüştük.

üst komşum gülden hayaldi gerçek

üst komşum gülden hayaldi gerçek
şuanki oturduğum apartman dairesinde yaklaşık iki yıldır eşimle birlikte kalmaktayım.ben 36 eşim 29 yaşında (eşimin bu olaylarla hiç bir ilgisi bilgisi bulunmamaktadır) oturduğumuz apartmanda 15 daire var.bundan önce oturduğumuz apartmanlarda genelde yaşlı insanlar kalıyordu bende ulan şansa bak hiçmi bize denk gelmez şöyle alımlı çekici birileri diye içimden geçirirdim (olsa bişey yapacağımdan değilde,fantezilerimi süslemesi açısından) ama bu son kaldığımız apartmanda faztezilerimi süsleyecek oldukça güzel çekici kadınlar vardı ve genç kızlar..buraya taşındığımızdan beri eşim kendisi çok sıçak kanlıdır diğer apartman sakinlerinin çoğuyla tanışıp samimi olmuşdu ama en çokda benimde en çok hoşlandığım üst kat komşumuz olan güldenle.gülden 27 yaşında evli türbanlı yaklaşık 1.65 boyunda beyez tenli balık etli tam türk lokumu diyebileceğimiz vucud hatlarına sahipti.eşimle sık sık görüşürler birbirlerine gidip gelirlerdi,genelde gülden gelirdi bize eşim çok sık çıkmazdı onlara.geldiğinde eşimle beraber diğer odaya geçer orda sohbet ederlerdi.okadar çok sık gelip giderdiki ben eşime takılırdım buda kuma gibi bizim evden çıkmıyo diye..benimle pek konuşmazdı,geldiğinde kapıyı ben açarsam eşimi sorar yada merdivenlerde karşılaşırsak merhaba ,günaydın,iyi akşamlar gibi kelimelerin haricinde sesini pek duymadım ,ama bu kısa kelimeler bile o sesin ne kadar güzel ve yumuşak göstermesi açısından beni çok etkiliyordu.artık bende gülden gelsede bi görsem tutsusu artmaya başlamıştı,bazen diğer odada otururlarken odadan bişey alma bahanesiyle girerdim ”rahatsız ettim pardon” falan bi kaç cümlede olsa konuşurdum.ondan etkilendiğimi eşime hiç belli etmedim bunda çok dikkatli oldum yoksa benimki beni kapının önüne koyar yalvarsanda dönmez geri.neyse günler haftalar aylar bu şekilde akıp giderken yaklaşık 20 gün önce eşim yurt dışından akrabalarının türkiyeye geleceklerini kendisinde hem onları görmek hemde ailesini ziyaret etmek için memlekete gitmek için izin istedi benden.bende bunu duyunca içimden ohbe biraz yalnız kalabilem sonunda direk izin verdim(yani bişey yapacağımdan değil en azından internettde azmış olan duygularımı birazda olsa tatmin edeceğimden) ama genede sevindiğimi belli etmemek için ya ben napacam burda sensiz aç susuz hem sen olmayınca ben nasıl tatmin edecem kendimi bak başka kadınlarla beraber olurum haa diye kızdırmıştım.eşim öyle bişey olursa keserim seninkini uyurken ağzına tıkarım dedi sonrada hem ben anlarım olup olmadığını deyince nasıl anlayacan diye üsteleyince,benimle sevişirken sperm yoğunluğundan ne kadar boşaldığından ne kadar sürede boşaldığından hemen anlarım dedi bende ee sen yokken elimledemi boşalmayım dediğimde boşalma banane ben sen olmayınca kendimi tatmin etmiyorum sabret biraz ben gelince bana boşalırsın sıcak sıcak işde demişti.neyse eşimi yolcu ettikden sonra internetteki keyifili yolculuğuma başlamıştım tabiki en başta bu siteyi..bi kaç gün sonra işden geldim bişeyler yedikden sonra bilgisayar başına geçip gene tur atarken zil çaldı,kapıyı açtım gelen güldendi,daha o ağzını açmadan eşim memlekete gitti gülden haberin yok galiba dedim hep eşimi sorduğu için.oda yok biliyorum gittiğini hatta şimdi yeni konuştum kendisiyle dedi .bende hayırdır bişeymi ihtiyacın var dedim.gülden market kapanmadan bişeyler almak için acelece çıktığını anahtarı evde kapının üzerinde olduğunu dışarda kaldığını söyledi.ben eşin gelmeyecekmi bugün işden dedim yok onunda mesaiye kalacağı tutmuş gelemiyo annemlerede gidemem karşı anadolu yakasında oturuyolar uzak biliyosun bana yardıcı olabilirmisin dedi tabi tabi dedim içeri buyur ettdim sen otur ben hemen dışarı çıkıp bi çilingir bakayım dedim.eşimle ne konuştunuz bu arada dedim oda ona söyledim acaba eşin bana yardım edermi diye durumu anlattım oda evde zaten şimdi eder tabi demiş.ben hemen üzerime bişeyler giyip çilingir bakmak için dışarı çıktım saat 22:00 geliyodu hava da oldukça soğukdu.ben apartman kapısından çıkarken aklıma girdi şeytan düşündüm şimdi bi çilingir bulsak evine gidecek gülden ee naapmam lazım çilingir bulmamam lazım gerçi bu saatede bulmamda zor ama istenince bulunur gerekirse evden çağrılır,ama ben bu tercihleri aklımdan hemen uzaklaştırdım.dışarda biraz oyalandım hiç bakmadım çilingire biraz zaman geçsin aradım ama yokmuş diyebileyim hemde vakit iyice geçsinki güldenin bizim evde kalabilme şansı artsın diye neyse 1 saat kadar dışarda oyalandım eve geldim gülden umutla açtı kapıyı ama yanımda kimseyi göremeyince bi çocuk edesıyla bulamadınmı dedi ben yok o kadar baktım hatta cebinden aradım ama yok maalesef dedim gülden üzgün bişekilde içeri girip oturdu bende karşısına oturdum üstündeki pardesüyü çıkarmış öylece oturuyodu üstünde ve yaka beyaz bi kazak altında gri vucuda yapışan eşofman vardı.ellerini birleştirmiş iki bacağının arasına sokmuş ne yapacağaım der gibiydi.ben ya neden üzülüyosun sanki dışarda kaldın burasıda senin evin gibi işde hem devamlı girip çıkıyosun buraya yabancıda değilsin hani diye takıldım oda evet diye hafifden gülümsedi..bak dedim şimdi beni yanlış anlama seni sokakda bırakacak değilim istersen yandaki fatma teyzeye bak burda kalmak istemezsen dedim oda biraz çekinerek olur bi bakayım evdemi diyerek kalktı kapıya doğru yöneldi ben arkasından bakıyordum vucudunu saran eşefmanı kalçalarını tam anlamıyla gözler önüne seriyodu eşofmanın altından iç çamaşırının izi belli oluyodu sanki küçük gibi duruyodu çamaşır kalçalarını tam saramıyodu anlaşılan .külotununda baskısıyla kalçalarının yanakları dışarı taşmıştı.karşımda otururken kazğının içinden sütyeni gözükmüyodu ama belliki sütyende gögüslere tam hakim olamıyodu oldukça diri gözüküyodu.güleden kapıdan çıkıp fatma teyzelerin kapısını çalarken ben dua ediyordum allahım ne olu evde olmasınlar kapıyı açmasınlar diye kapının dürbününden güldeni seyrediyordum gülden zili çaldı durdu kapı açılma bi daha çaldı açılmadı ben evet işde buu yok evde derken kapı açıldı.ben allah belamı versin ne diye aklına sokuyosun fatma teyzeyi diye kendime kızıyordum.gülden kapıyı açana fatma teyzeyi sordu karşıdakinin cevabını tam duyamadım ama gülden yaa öylemi pardon rahatsız ettim diyerek üst kata yöneldi kendi evine doğru ben napıyo bu derken gülden bi kaç adım attıkdan sonra hemen geri döndü ve bizim zili çaldı.ben hiç haberim yokmuş gibi ne oldu diyecektim ki gülden hemen içeri girdi.yokmuş evde kızını ziyarete gitmiş dedi bende buraya geldimi görmesin diye kendi evime gidiyomuş gibi yaptım sonra döndüm hemen grürlerse hoş olmaz sonuçta eşinin evde olmadığını biliyolar dedi.benim içimde fırtınalar kopuyordu bu akşam bişey olamasa onunla evde yalnız kalmak bile bana yeterdi sanırım.güldüm hafçe ve geç içeri gülden rahatına bak sabah olsun açtırırz kapını girersin evine dedim rahat ol lütfen çekinmene gerek yok yabancı değiliz burda dedim o teşekkürler böyle olmasını istemezdim ama şans ide dedi.içeri geçtik otururken güldenin baş örtüsü dikkatimi çekti ıslakdı meraklandım dışarıda çıkmıştım dışarda yağmur falan yağmamıştı,hayırdır gülden başartün ıslanmış ne oldu dedim oda başını öne eğdi utanmışdı yüzü kızardı duş almışdımda dedi saçım henüz kurumadı onun islaklıgı dedi..o an onun bonyo yaparkenki hali gözlerim önüne geldi o suyun vucunda akışı kendini sabunlayışı falan bi anda kendimi onun yanında bonyoda hayal etmiştim.güldinin bişeymi oldu diyişiyle kendime geldim ne oldu daldın birden deyince ne diyeceğimi bilemedim eşimi özledimde onu düşündüm biran kaç gün oldu gideli dedim.gülden pek inanmamış gibi hafifçe tebessüm ederek ya varmı öyle koca eşini özleyip dalıp gidecek dedi çok seviyosun demekk eşini dedi.yani seviyorum tabi falan kekeledim o an.hem zor böyle kadınsız olmak yemekdi temizlikdi dedim.hem insanın evine geldiğinde başka bi ses nefes arıyo dedim aslında iyi oldu kapıda kaldığın sohbet edecek bi nefes olursun bana dedim gülümseyerek..hem eşimle sohbet ediyosun hep birazda bele yaparsın olmazmı dedim gülden gene utanarak başını eğdi tabi ederiz dedi.ben çay koyalımda içelim ısnırız biraz duşda almışın sacın da ıslakiyi olur dedim.gülden gülden ben demlerim deyip benden önce mutfağa yöneldi.bende arkasından gidip çayın,çaydanlığın yerini göstereyim sana diyecektim ki ben daha iyi biliyorum mutfağı senden biliyorum yerlerini dedi ve bu sefer sesli olarak güldü.gülden rahatlamaya başlamıştı anlaşılan..bende arkasına geçip onu izliyordum.çayın suyunu koydu bardakları almak için mutfak dolabının üstüne doğru uzandı ama o sırada kazak belinden yukarı doğru sıyrıldı.beli açıldı o güzel teni açığa çıktı ben gene hayallere dalmışken bu seferde çayı almak için alt rafa doğru birden dizlerini kırmadan önümde eğilince aman allahım buda ne altına giydiği eşofman belinden aşağı doru sıyrıldı ve içine giydiği külot medana çıktı kenerları kentelli bi çamaşırdı birazdaha zorlasa çatalı bile gözükecekti..daha önce yazığım gibi külot kalçalarına küçüktü ve eğilince kalçalarının arsına iyice girdi off görüntü muhteşemdi göt yanakları iyice dışarı çıkmışdi.gülden sanki bilerek doğrulmuyomuydu yada o anlar banamı uzun geldi bilmiyorum burda olması gerk nerde bu yaa deyince ben hemen kendime gelip hamle yaptım dur canım deyip ben bakayım dedim ağzımdan öylesine çıkmıştı canım kelimesi oan ya pardon alışkanlık eşimle beraberim zannettim dedim .oda önemli değil ne güzel eşine hep böyle hitap etmen dedi..neyse ben yanına gidip aradığı şeyi bulup verdim ona.gülden seninde işin zor böyle bekar kalmak dedi bende evet zor yemek yapanım yok sarılıp yatabileceğim kimse yokdedim dedim ama bunları dediğime kendim bile inanamıyordum.gülden iyiya işde sende rahat rahat takılırsın başka yerlerde dedi sanki ağzımı arıyo gibiydi.bende yok ya dedim benim pek işim olmaz dedim oyle şeyler dedim gülden niye sende erkeksin sonuçta illaki vardır bişeyler dedi ben yok inanki dedim eşim gitti gideli elim nasır tuttu dedim gülerek güldende yapma ya o kadar fenamı dedi ee napayım hem ha deyincede kadın bulunmuyok**edi. gülden hani işin olmazdı bak sende bulsan yapacan dedi.bulmak için çabalamıyorumki zaten dedim hem sen benim yerim de olsan yaparmısın peki yada eşin gitmiş olsaydı dedim bir anda .gülden böyle bişey beklemiyo olacakki suratı pembeleşti kızardı olurmu canım öyle şey diyerk kekeledi.ben niye erkek yaparda kadın yapmazmı sanki dedim biz istiyorsak kadında ister onunki can değilmi sonuçta zevkli bi uğral bu acı çekmiyoruz ya dedim gülden orası öylede biz erkeklerle öyle kafamıza göre her canımız çektiğinde yaparsak ohooo adımız çıkar dedi sizinki çapkınlık olur bizimki oruspuluk olur dedi. bende sende haklısın bizimki gene ele avuca geliyo sizde oda yok dedim ben iyice coşmuştum bu dediklerimi kamaraya kaydedip sonra izlesem ulan ben nasıl böyle konuşmuşum derdim..gülden doğru söze nedenir siz gene iştahınızı köreltirsiniz bizde ateşimizle yanalım duralım dedi.benim ufaklık bu sohbet karşısında artık yuvasından çokdan çıkmışdı ben bi kolumu önüme koyup kabarıklığı güldene göstermememk için çabalalıyordum ama kolumun baskısı dahada tahrik olmama neden oluyodu gülden bazen gözlerini aşağıya kaydırığ bakıyodu ama pek bişey anlamadı.ben sen gene iyisin bak eşin yanında ne zman istersen ateşini södürme fırsatın var bak ben kaç gündür el arabası kullanıyorum dedim.gülden el arabasını anlamamış olacakki yada anlamamış gibi yaparak el arabasımı oneymiş öyle dedi. bende elimle tatmin yani derken pantolonun önüne kabarıklığı saklamak için koyduğum kolumu gayri ihtiyari kaldırdım o anda gülden bu anı bekliyormuş gibi gözlerini önüme çevirdi.ben farkettiğimde geç kaşmıştım glden pantolonumun önünü zorlayan ufaklığı görmüşdü gözlerini hiç kaçırmadı ben kolumu tekrar koydum önüme eyvah dedim içimden gördü.tekrar önümü kapatınca gülden gözlerini gözlerime çevirdi bi kaç saniye öylece baktı ama çok anlamsız bakıyodu ben kzızacak konuyu kapatacak derken.gözlerimim içine bakarak şuan benimle yatmak istiyosun öyle değilmi dedi pat diye…ben öylece kaldım sadece ona bakıyordum oğlum bok ettin herşeyi derken gülden dürüst ol söyle duymak istiyorum dedi.bende sen güzel bi kadınsın her sağlıklı erkek seninle sevişmek ister dedim bi çırpıda…gülden gene kaçırmadı gözlerini gözlerime bakarak yavaşça ayağa kalktı ben gidecek sanırken ocağa döndü çayın altını kapattı,yavaşça bana doğru dönerek yanıma yaklaştı elimden tuttu sıcacıktı elleri umarım bu gece iyiki anahtarı kapıda unutmuşum diyebileceğim bi gece yaşatırsın bana diyerek ayağa kaldırdı beni.benim her yerim titriyodu heyecandan acemi çocuklar gibi.ben güldeni hiç böyle tahmin etmezdim çok rahat ve özgüvenliydi.iyice sokuldu bana hafif bi parfüm sıkmışdı belliki ama çok hoş kokuyodu. ikimiz aynı anda hamle yaparak dudaklarımızı buluşturduk güldenin dudakları çok yumuşak dı dudaklarımın arasında şeker gibiydi.bende artık titreme heyecan geçmeye başladı ve artık ne zmandır hayalini kurup kendimi tatmin ettiğim kadınla bu sefer gerçekten sevişecektim buna inanamıyordum..ayakta öpüşürken ben güldenin sırtından beline doğru okşuyordum gülden iyice kendini bana yaslamıştı göğüsleri aramızda eziliyordu..ben yavaşça başındaki baş örtüsünü çıkardım halen ıslak olan saçlarını okşadım.gülden büyük bi iştahla dudaklarımı emiyor kopartırcasına içen çekiyordu.bi 10 dakka aralıksız ayakta öpüştük güldenle mutfakda.gülden bi müdet sonra dudaklarımı bırakarak puslu gözlerle sadece öpüşecekmiyiz yoksa ataşimi söndürecekmisin dedi ve elimden tutp yatak odasına doğru sürüklercesine götürdü yolu biliyodu zaten evi tanıdığı için.odaya girdik gülden gene dudaklarıma yapıştı öperken fırsat bu fırsat bidaha böyle şansımız olmayabilir sabaha kadar sevişmek istiyorum senle dedi ben körün istediği bi göz allah vermiş iki misali sen iste bir hafta çıkmam içinden dedim.sonra üzerindeki kazağı öpüşürken çıkardım hızlıca beyaz sütyeninin içinden göğüsleri dışarı fırlamıştı teninin sıcaklığı müthişti iyice ateşlenmişdi kadife gibi pürüzsüz bi teni vardı göğüslerini sütyenin üzerinden okşuyordum gülden iyice tahrik olmum hafif hafif inliyordu.ellerimi kalçarına indirip o yuvarlak kalçalrını okşayıp sıkıyordum ellerimi eşofmanın içine sokarak kalçarını külotunun üstün den okşamaya başladım.gülden bu arada kulak mememi boynumu ağzı nereye denk gelirse emiyodu.bende üzerimdeki gömleğimi çıkardım gülden ellerini tırmık gibi yapmış vucudumu tırmalıyordu ara bir elini pantolonumum önüne getirp aletimi sıvazlıyordu.güldenin sütyenini çıkarıp yatağa uzattım kalçalarından yukarısı yatakdaydı bacakları yatağın dışında havadaydı.yandan güldenin üzerine doğru uzandım ve boynunu omzunu emmeye başladım gülden ellriyle sırtımı tırmalıyordu.ellerimle diri ve büyük göğüslerini okşuyordum.boynundan aşağıya doğru her santimini emerek ilerliyordum gülden kesik kesik inliyordu.göbeğine kadar gelmiştim emerek ellerimi eşofmanın üstünden bacak arasına götürdüm bi an da ıslaklık hissetim gülden o kadar çok zevke gelip ıslanmıştıki eşofmanına kadar geçmişti ıslaklığı.göbeğinden aşağıya indim yavaşça ellerimle eşofmanının iki yanından tutup çekerek dizlerinden aşağıya indirip çıkarttım off işte o beyaz pürüzsüz kaymak gibi bacakları karşımdaydı bacaklarıda göğüsleri gibi diri tek bir selülit yoktu .baçakalrını kaldım ben yatağın dışında ayaktaydım ayakların dan başlayarak öpmeye başladım güldennin gözleri tarı açık kısık kısık hadi dai diyodu.dilimle dizlerinide geçerek o beyaz baldırlarına geldim yavaş hareket ediyordum bu anın bitmesini istemiyordum.bacaklarının iç kısmını öperk emerek okşayarak bal kutusuna doğru gelmiştim.güldenin iç çamaşırı vıcık vıck ıslanmıştı ilk defa bir kadının bu kadar ıslandığını görüyorum eşimde çok ıslanır ama bu kadar değil..külotunun üstüne gelip şeftalisini kokladım tam anlamıyla kadın kokuyordu.burnumu külotunun üstünden şeftalisine sürttüm ve iyice içime çektim kokusunu.gülen iyice çıldırmıştı bir eliyle göğüslerini sıkıyor bi elileyde başımı ensemden bastırıp şeftalisine bastırıyodu..külotunu yanlardan tutup çıkardım ve bacaklarını iki yana açtım one muhteşem güzellik böyle şeftalisinin tüyleri yeni yeni çıkmaya başlamış deliğinin içine doğru dudakları sarmıştı ince bi duvar çatlağı gibi duruyodu içinden zevk suyu akıyodu.gülden hadi durma em kocamın emmediği şeftalimi em nooluur diye inliyodu inanamıyordum bu nasıl bi bir kocadır böyle bir kadını bu zevkten mahrum bırakır bu muhteşem şeftali emilmezmi diye düşündüm ve senin kocan hiç emmedimi gerçekten dedim. gülden hayır sadece işini hallder dönüp yatar beni düşünmez hiç halbuki o bana bu zevkleri yaşatsa ben neler yaparım ama farkında değil dedi.bende kocana yapmadıklarını bana yap güldenim dedim ve o anda şeftalisine yumuldum gülden bir anda bacaklarını kasıp kapattı başım şeftalisinin üstünde dilim deliğinin hemen ucunda sıkışıp kalmıştımbi müddet öylece kaldı gülden ince ince acı çeken insan gibi inliyordu gülden.ellerimle bacaklarını gevşettim ve dilimle deliğini şeftalisinin dudaklarını emmeye devam ettim zevk suları ağzımın içine giriyordu yutuyordum onlarıda gülden oh oh oh em em emmmm diye nefes nefese kalmıştı ellerimle şeftalisinin dudaklarını ki yana açıp dilimi deliğinin içene daha derine sokmaya çalışıyordum gülden kasılmaya başladı bacaklarını gene sıkıca kapattı ve hırıltılı bi şeklde boşaldı ama ne boşalmak,boşalırken daha da artmıştı zevk suyunun akışı..gülden nefes nefese kalmıştı oh oh sonunda sonunda ne sonunda gülden dedim ilk defa orgazm olduğunu söyledi kendi kendine yptığını ama bunun yerini tutamayacağını söyledi bana baarken öyle minnetkar bakıyoduki.ben tekrardan şeftlisine yumuldum tekrar güldeni emmeya başladım gülden evet evet bi daha bidaha diyordu.yaklaşık 15 dakka güldeni emdim gülden o kadar aç kalmışkı bu zevke o sürede bi daha boşaldı.gülden onu artık içimde hissetmek istiyorum hadi nolur dedi bende ayağa kalktım pantolonu çıkardım külotumu çıkardı gülden doğrulmuş baka bakıyordu aletimi görünce dudaklarını ısırdı nasıl eşininki gibi yoksa dedim gülden sen nediyorsun seninkinin yanında onun kinin lafı bile olmaz onun ki küçük ve ince ama seninki büyük kalın eşin nasıl alıyor bunu dedi bende abartama ahım şahım bişey değil dedim ne kadar ölçtünmü dedi bende çapını bilmem ama byu 17 cm dedim o kadarda büyükdeğil dedim sen öyle zannet dedi.benimkisi içime girerken hissetmiyorum bile dedi ve yatakdan inip önümde dizlerinin üzerine çöküp elinini ürkekçe aletime uzattı hayran hayran bakıyordu ve hafif hafifde sıvazlıyordu. hiç emdinmi dedim hayır dedi eşim beni emmediği için bende onu emmiyorum istiyor ama ben hayır diyorum hem kendi yapmıyo hem benden istiyo,hafifçe başını yaklaştırdı ve aletimin başını öptü bana baktı eşin yapıyomu dedi evet dedim iyimi emer dedi hemde nasıl öldürübeni dedim ben hiç yapmadım bu ilk olacak dedi ve tekrar aletimin başını öptü ve ağzını açıp başını ağzının içine soktu çıkardı gene bana baktı nasıl dedim sıcak değişik bişey dedi ben elimle bşını aletime bastırdım ve gülden ağzını açıp bu sefer 10 cm kadar aldı içine sonra ağzıyla ileri geri yapmaya başladı açıkcası eşim kadar iyi yapamıyodu ama onun acemiliği daha bi haz veriyodu bana vermse ne olcak hep hayalini kurduğum kadın aletimi emiyodu varmı ötesi.gülden ağzıyla ileri geri yaparken eliylede aletimi tutmuş onunlada ileri geri yapıyodu bi yandanda bana bakıyodu zevk alıyomu diye ağzının dilinin sıcaklığı müthişdi öbür elinide alıp bi yandan sıvazlıyo bi yandan emiyodu beni ben iyce zevke gelmiştim başını daha ileri gitmesi için bastırıyodum ama alamıyodu ağzına.belli bir ritm tutturmuşdu gülden elinin birini şeftalisine götürmüş kendini okşuyordu onunda verdiği zevkle daha bi iştahlı emmeye başlamıştı ben onun ağzına girişimi bana bakışı seyrediyordum bi müddet sonrs yanaklarından tutarak kaldırdım ayağa o iyi yapamadım galiba der gibi bakıyordu bana beceremedimmi diye sordu ben yok ilk olmasına rağman iyiydi dedim ama ben senim içine girmek istiyorum artık dedim gülden bende istiyorum dedi.onu tekrar yatağauazttım ve biraz daha şeftalisini emdim gülden gene zevke zelmiş kısık kısk inliyordu yavaşçagöbeğine ordan göğüslerine ve dudaklarına çıktım dudaklarını emdim bi süsüre gülden eliyle aletimi tutup şeftalisine sürtüyordu bazen kendini öne itiyor girmesini istiyordu ama ben itmiyordum içine gülden iyice azmış hadi sok sok içime doldur içimi diyordu ben doğruldum aletimi tutup şeftalisinin üzerine getirip baya yapar gibi fırçalıyordum gülden kendini bana bastırıyor sok artık diyordu,aletimi deliğinin ucuna getirdim gülden gözlerime baktı hadi nolu dedi be hafif bi hamleyle aletimin başını soktum ıhhh diye bişey çıktı güldenden ama devamını sokmamıştım gülden ne duruyorsun hadi dedi ben aletimi çıkardım ve tekrar başını sokup bekledim bu hareketi 6-7 kere yaptım gülden iyice çıldırmış soksana artık şunu nolur yalvarırım bekleme diyordu gözleri nemlenmişdi zevkden yaş geliyordu gözlerinden.ben artık zamanı geldi dedim ve güldenin ellerimle göğüs altlarından biraz sıkıca tuttum ve sadece başı girmiş aletimi ne yavaş ne hızlı ama tek bi hamlede dibine kadar soktum ve durdum,gülden biranda bıraktı kendini ıhhhhnohhhh diye çığlık sayılabilcek bi şekilde bağırdıgülden o kadar dardıki inanamadım içi yanıyodu aletimi içerdem biri sıkıyormuş gibiydi gerçektende kocası bu güzel kadının hakkını veremiyordu.artık ileri geri gidip geliyordum aletimi çıkarırken güldenin şeftalisi vantuz gibi sıkıyor ve çıkmamı istemiyor gibiydi.aletimi başına kadar çekip sonra dibine kadar tekrar sokuyorudum.gülden çok sık nefes alıp vermeye başlamış oh oh diyordu dudaklarını ısırıp ısırıp bırakıyordu.ellerimi göğüslerine götürüp uçlarını hafif hafif sıkmaya başladım bu aradada güldenin şeftalisine orta hızla girip çıkıyordum çok dardı gülden hemen boşalmamak için zor tutuyordum kendimi güldenin bacaklarını omzuma alıp iyice abandım üzerine bu sefer daha hızlı daha sert girip çıkıyordum kasıklarımızdan sesler geliyordu gülden artık iyice coşmuş vur vur dibine dbine vur oh oh doyur beni oh diye devamlı inliyordu bende artık tutamıyordum kendimi benden inleme sesleri gelince gülden bir anda açtı gözünü bana boşalma sakın hemen boşalma çıkartma onu içimden ben boşalmadan sakın booşalıp çıkma nooluur dedi.çıktım içinden güldenin gülden neden çıktın der gibi kızgın kızgın baktı bana .dönderdim güldeni önümde eğdim aletimi tekrar soktum güldene artık yavaş değil hızlı girip çıkmaya başladım gülden gene inlemeye başladı yatağı tırmalıyor yastığı ısırıyordu.içinden gülden ben artık dayanamıyorum tutamayacam kendimi diyerek çığlık ata ata boşalmaya başladı ağzını elimle kapatmak zorunda kaldım duyulacaktı yoksa.gülden boşalıp rahatladı ve gevşedi iyice bende artık zor tutuyorurdum kendimi güldeni tekrar sırt üstü yatırdım ve bacaklarının arasına girdim bi yandan güldenin dudaklarını emerken bi yandanda girip çıkıyordum artık boşalmak üzereydim.güldene korunuyomusun dedim neden dedi içine boşalmak istiyorum dedim izin verirmisin gülden boşal ılık ılık boşal korunuyorum dedi ben bu duyunca dahada hızlandım gülden gene zevklenmi ıh ıh oh ohıh diye sesler çıkarıyodu ben geliyorum dediğimde gülden bacaklarını iyice açıp daha rahat daha çok içine girip çıkmam için yardım etti aletimi köküne kadar soktum ve bi şelele gibi boşalmaya boşladım dibine kadar içindedim sadece kaçalarımı oynatıyordum ötle bi baoşaldımki bu zaman kadar böyle boşalmamışyım ben boşalırken gülden ohhh sıcak sıcak akıt akıt döllerini erkeğim diyordu son damlalarda bittiğinde bende bitmiştim.güldenin şeftalisi iliğimi kemiğini almıştı içine bi müddet öylece kaldım gülden öpüştük aletim iyice indi kendliğimden çıktı ve benim spermlerim güldenin şeftalisinden dışarı su kaçağı gibi dışarı fırlıyordu. güldenin yanına bitkin bi şekilde uzandım gülden göğgüme doğru uzanıp başını yasladı biliyomusun dedi ben bu zevkleri bu yaşıma kadar hiç yaşamadım güya bide evliyiz dedi.bende senin eşin kıymetini bilmiyoki salak adam dedim kimi bulamaz kimi bulur değerlendiremez..gülden dediki sen eşimle hep böyle yaparsınız evet dedim hep böyle ama genede bi değişiklik olması iyidir dedim .çok şanslıymış eşin dedi bende şanslıyım dedim hem eşim hemde senin gibi birine sahip olduğum için dedim gülden biraz üzüllerek ama bu bi daha olurmu bilmiyorum zor biraz biliyosun durumları senin eşin dışarda benim de bu salaklığım olmasa böyle bişey yaşayamazdık ve bi daha fırst bulurmuyuz bilmem dedi evet haklısın zor biraz ama bakarsın olurya gene bi fırsat bıluruz hem eşimin dönmesine daha var sen akşamlrı olmasıda gündüz gelebilirsin istersen
oda isterim tabide bi gören olursa mahfoluruz dedi bende fazla üstelemedim emindimki gülden gelecekti ben o zaman bu anın tadını çıkaralım dedim ve tekrardan güldenin o güzel dudaklarını yumuldum gülden duş alalım devam edelim olumu erkeğim dedi ve kaltı bonyoya gitti. o gece güldenle saat 05:30 kadar 4 kez daha seviştik ben artık tükenmiştim güldende doymuştu uyuya kaldık birbirimize sarılarak saat 08:30 da alarmın çalmasıyla uyandıkben hemen dışarı çıkıp çilingir bulup gelip güldenimin kapısını açtırdım bi müddet sonrada eşi geldi zaten işden.hiç kimseye bi açık vermeden muhteşem bi gece geçirdik güldenle bazen inanamıyorum gerçekmiydi diye..eo günden sonra eşim gelene kadar sadece iki defa fırsatımız oldu güldenle ilkgeceki kadar uzun sürmesede yine müthişdi.onlarıda yazmak isterim ama yeterince uzun bi yazı oldu zaten onlarda başka zamana kalsın… evet uzun bi yazı oldu ama tüm ayrıntılarıyla yazmak istedim benim için rüya gibi bi geceydi güldenle artık aprtmanda karşılaştığımızda bana öyle gözlerle bakıyoki eşim bile bu kadar güzel bakmıyo inanın 🙂
uzun yazımı okuma sabrı gösterdiğiniz için teşekkürler herkese istediği gibi bir hayat sürmesi dileğimle hoşçakalın….

asetan77 nicinden alıntıdır

Liza’nın Borcu..

Liza’nın Borcu..
Herşey aslında kapının çalınması ile birlikte başlamıştı. Marc yaptığı işi bırakarak yaramaz çocuklar gibi bana bakarak gülümsemişti.

“Geldiler”dedi Marc

Ayağa kalkarak gelenleri karşılamak için kapıya yürüdüm. Sonuçta bu hostesten beklenecek bir şeydi. İnce kısa yazlık elbisem yürüyüşümle bacaklarıma yapışıyordu,üstümde Marc’ın tişörtünün kumaşını sertleşip hassaslaşan göğüs uçlarımda hissedebiliyordum. Hissettiğim korku ve endişe giderek artıyordu.

“İçeri gelin Nasılsın?” demişti Marc gülümseyerek

“Merhaba” diyebilmiştim samimi şekilde sadece

Sam ve Jack de biz gülümseyerek içeri girmişti. Gelirken getirdikleri 12li bira paketini uzatırken yanağımdan öpmüşlerdi. Biraz hızlı samimi olduğumuzu düşünürken ikisininde kaslı ve fit vücutlarını inceliyordum. Marc ve benden yaklaşık 5 yaş daha genç gürünüyorlardı. Sadece bir gün önceki tanımamızda her ikisininde ergen ve tecrübesiz olduğunu düşünmüştüm. Halen gözüme aynı şekilde görünüyorlardı.

Sam ve Jack ünivertsite okuyordu. Yazları okul harçlığı için bir mobilya firmasında çalışıyorlardı. Marc ile yeni evimize taşınmıştık eski mobilyaları taşımamış mobilyaları değiştirmeye karar vermiştik ve Sam ve Jack’in çalıştığı mobilya mağazasından yeni mobilyalar almıştık. Dün kamyonla gelen mobilyaların bugün kurulumlarını yapacaklardı. Evde daha açılmamış onlarca kolimiz vardı.

Tüm eşyalarımız kolilerde olduğundan üzerime Marc’ın tişörtlerinden birisini giymiştim. Tişört benim için fazlası ile büyük olduğundan zaten küçük olan göğüslerimi saklayabiliyordu. Sütyen takmayı sevmiyordum. Özellikle yaz aylarında sütyensiz gezmek hoşuma gidiyordu. Marc bu konuda bana pek karışmazdı. Bazı zamanlar hoşlandığını düşünüyordum. Küçük göğüslü olmamın avantajı dışarıdan sütyen olup olmadığının fark edilmemesini sağlıyordu. Sadece soğuk rüzgar veya alış veriş mağazaları gibi soğuk yerlerde göğüs uçlarımın uyarılması ve dışarıdan farkedilmesi sütyen takmadığımı gösteriyordu. Marc bir kaç defa bunun onu tahrik ettiğini söylemişti.
O gün üzerimdeki tişörtün altına kısa kot eteğimi giymiştim. Etek sıcak günler için ideal olmasına rağmen altına giymem gereken külodu kolilerde bulamam nedeniyle farklı hissettiriyordu. Kolilerin içeriklerini markalamamış olmamızın bir sonucuydu buda.

Sam ve Jack çoktan çalışmaya başlamıştı. Ben sadece mobilyaların odada nerede duracağını gösteriyor küçük eşyaları gücüm yettiği kadar itip çekiyordum. Marc ise içinde ne olduğunu bilmediğimiz birbirinin aynısı kolileri odaların arasında taşımakla meşguldü. Sıcak yaz günü çalışma enerjisi ile birleşince terlemem kaçınılmazdı. Ter tişörtü nemlendirmişti içimi göstermesede bazen tenime yapışmasına neden oluyordu. Çalışırken kimsenin durumun farkında olduğunu düşünmüyordum.

“Öğlen yemeğinden önce bir duş alsam fena olmayacak. Duştan çıkar çıkmaz bir pizza söyleriz.” Demişti Marc içeri seslenerek.

Kısa bir yemek molasına zaten aramızda kimsenin itiraz edeceğini düşünmüyordum. Jake

“Harika fikir Teşekkürler” demiş ve Sam ile beraber gölge olan balkona çıkmıştı.Bende herkes için birer bira alarak yanlarına çıktım. Jake bana dönerek,

“Bira içmemiz doğru olmayabilir. Malum saat işliyor” dedi gülümseyerek.

“Önemli değil hepimizin soğuk bir şeyler içmeye ihtiyacımız var.” İçeriden katlanır sandalye alarak karşılarına geçip oturdum. Ayaklarımı ileri uzatarak

“Her yerim ağrımış, aranızda en çok ben çalışmışım gibi hissediyorum” dedim gülerek,Jake gülümseyerek,

“Evet, görüdüğüm kadarıyla ikimize talimat vermek seni gerçekten yormuş”

“Gördüğünüz gibi ben ikiniz kadar terlemiş durumdayım” dedim tişörtümü göstererek, Jake tişörtüme dokunup,

“Gerçekten yapış yapış olmuş,hasta olmaman için bence bunu çıkarmalısın”

“Evet, yoksa ev yerleşir yerleşmez hasta olup yatağa düşeceğim” “Peki siz normalde tam zamanlı olarak mı çalışıyorsunuz her zaman?”

Sam Askeri üniversitede okuyordu. Yazları ise mobilya montajı yaparak para biriktirdiğini anlatmaya başlamıştı.

“Peki tamamen erkek okulunda okumak nasıl bir şey?” diye sordum.

“Aslında güzel yanları olsada okulda bir kaç kız olmasına kimsenin hayır diyeceğini zannetmiyorum”

Balkonun serinliği nedeniyle üzerimdeki ter kurumaya başlamıştı. Bu bana serinlik verirken göğüs uçlarımın sertleşmesine neden olmuştu. Sam konuşurken ,bacaklarımla göğüslerim arasında kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Yakalanır yakalanmaz hemen farklı bir yöne kafasını çeviriyor sonra yeniden iki noktaya odaklanıyordu. Sam askeri okulların zorluklarından bahsederken Marc duştan çıkmıştı.

“Gerçekten harika oldu bu, Şimdi sen girebilirsin Liza pizzaları söyledim Sen çıkana kadar gelmiş olur” dedi Marc. Duş gerçekten harika fikirdi. Ayağa kalkarak yerimi Marc a verdim
“Güzel fikir yoksa bu ikisi ter kokusundan bayılacaklar” dedim gülerek. Balkondan çıkarken Marc,

“Kirlileri makinanın içine attım ayrıca kolilerinden birinden çıkan bir kaç havluyu oraya bıraktım”

Banyoya girer girmez eteğimi ve tişörtümü çıkartıp duşa girdim. Kıyafetlerimi makinanın içine atmıştım. Soğuk suyu açtığımda tüm sinirlerim bir anda uyarılmıştı. Bu sıcak günde soğuk duş beni kendime getiriyordu. Göğüslerim uyarılmıştı. Kendimi sabunlarken Marc’ın onları nasıl okşadığını düşünmeye başlamıştım. Marc’ın en sevdiği şeylerden birisiydi bu. Marc’ı düşünürken bir anda Sam ve Jack’in göğüslerime baktığı aklıma geldi. Onların bu şekilde tahrik olması hoşuma gitmişti. Ellerim istemsizce bacak arama kaymıştı. Duş jelinin kayganlaştırdığı ellerim ile kendimi okşuyordum. Sonra bir anda kendime geldim. Hayallare dalarak kendimi tatmin etmemin sırası değildi. Suyun debisini arttırarak tüm köpüğü uzaklaştırdım. Duşatan çıkıp Marc ın bulduğu tek havlu ile saçlarımı ve vücudumu kurulamaya başlamıştım. Kurulanırken göğüslerim ve bacak aramda fazla vakit harcamamıştım. Sonuçta yine kendimi azdırmaya niyetim yoktu. İşim biince havluyu vücudumun etrafına sarıp duştan çıktım. Marc içeriden seslendiğinde yatak odasında girmiş koli yğınları arasında kendime giyecek bir şeyler arıyordum.

“Çıktın mı?”

“Evet”

“Tamam o zaman Sam de sıra” diye eklemişti Marc. Bunu fazla düşünmedim halen kutu yığınları arasında boğuşuyordum. Mutfak eşyaları, ıvır zıvırlar, kırtasiye, kitaplar ama kıyafet hala yoktu.

“Marc, kıyafetlerin olduğu koliler nerede?”

Marc cevap vermedi. Sanki beni duymuyordu. Bir kaç koli daha açtım ama bulamamıştım. Marc kendi kıyafetlerini bulmuştu. Onun kıyafetlerinin yanında veya aynı kolide benimkilerde olabilirdi. Marc gelmeyince yatak odasından çıkarak koridora girdim. Aynı anda banyonun kapısı açıldı ve Sam çıktı . Sam her tarafından sular akar halde çırılçıplaktı. Banyodan bulduğu küçük bir havlu ile koridora çıkmış ve beni farketmemişti. Saçlarını kurularken penisi her adım atışında sallanıyordu. Ne yapacağıma karar veremiyor sessizce koridorda manzaranın keyfini çıkarıyordum. Jake tam o anda koridora girdi ve ikimizide gördü

“Sam, ne yapıyorsun” diye bağırınca Sam olduğu yerde durdu. Bir kaç saniye içinde beni farketmişti. Bir anda koridordan banyoya geri zıplayarak kapıyı kapatmıştı bile.
Ben ilk başta ne yapacağıma karar verememiştim. Hızlıca Jake’in yanından geçip salona girdim. Aslında hepimiz yetişkindik, ilk gördüğüm penis hiç değildi. Her şey normal olmalıydı. Buna rağmen tahrik olmuştum.

Marc salonda yoktu. Kimbilir neredeydi?Ben Marc a bakarken, Sam belinde havlu sarmış Jake ile odaya gelmişti. Üçümüz arasında rahatsız edici bir sessizlik vardı.

“Kusura bakma Sam banyodan çıktığını farketmedim” diyebilmiştim sadece,Jack gülümsüyordu.

“Marc pizzaları almaya gittiği için bu arada duş almamım iyi geleceğini düşündüm” demişti Sam. Ardından yine bir sessizlik. Sam ve Jack in bana baktığını hissediyordum. Üzerimdeki havluyu göğüslerimi kapatmak için yukarıdan sarmıştım. Havlunun çok da büyük olmayan boyutu nedeni ile alt kısım kalçalarımın 2 karış altında bitiyordu. Fakat aradan neredeyse amıma kadar açıklık oluşabiliyordu. Durumu açıklamanın iyi olacağını düşünüyordum

“Kutuların arasında kıyafetlerimi bulamadım. Neyse olan oldu. Hepimiz yetişkiniz. Bir sorun yok benim için” Jake hemen beni onaylamıştı.

“Evet, yemeğimizi yer eski kıyafetlerimizi giyer tüm kutulara beraber bakarız.”
“Güzel fikir. Marc’ı beklerken birer bira daha içelim mi?” Cevaplarını beklemeden hemen buzdolabına yönelerek kapısını açtım alt raftaki biraları almak için eğildiğimde havlunun fazla yukarı çıktığını hissettim. Kimsenin dikkat etmediğini umarak hemen doğrulup arkamı döndüm. Fakat her ikisininde tüm manzarayı gördüğünü görebiliyordum. Sam gülümseyerek,

“Galiba bunu bana borçluydun. Artık durumu eşitledik sanırım” dedi. İçinde bulunduğum stresten dolayı bu cümle bana gerçekten çok komik gelmişti. Bir anda kahkaha ile gülünce Sam ve Jake de gülmeye başladı. Buzlar erimişti. Salona geçerek biralarımızı içmeye başladık. Tamamen konu dışı havadan sudan konuşurken Marc içeri girmişti. Bize göz ucuyla bakıp pizzaları balkona çıkardı.

“Burada sadece havlu ile oturuyoruz. Balkondan bizi görebilirler” dedim

“İkinci kattayız. Sorun olmaz. Bu kadar tutucu olduğunu bilmiyordum” dedi Marc Pizzayı küçük masaya yerleştirirken.
Balkona geçerek olabildiğince az frikik vererek metal sandalyeye oturdum. Havlu olabilen her yerimi örtüyordu. Durumu açıklamak için bir kaç cümle söyledim. Fakat karısının neredeyse çıplak şekilde iki yabancı erkekle beraber oturmasını çok umursamıyor göründüğü için devamını getirmedim. Pizzalarımızı yerken havadan sudan, arabalardan, futboldan konuşuyorlardı. Pizzalar ve yanından bir kaç şişe bira bittiğinde Sam ayağa kalkarak

“Artık iş kıyafetlerimizi giyerek işe koyulmamızın vakti geldi. İsterseniz Liza’ya bir gösteri daha yapabilirim” demişti.Sonunda Marc konuyla ilgileniyor gibi görünmüştü.

“Liza seni çıplak olarak mı gördü?” diye sormuştu Sam’e.

“Evet banyonun kapısında duştan çıkmamı beklemiş sanırım” Demişti daha önceki tüm utangaçlığını bir yana bırakarak.
“Peki seni gördüğünde dönüp gitti mi?”
“Hayır en azından hemen değil” diye yalan söylemişti Sam. Sam in bu yalanına ne tepki vereceğime karar verememiştim. Orada bir elim kucağımdaki havluyu tutarak bir elimle de havlunun iki kenarının ayrılmaması için elimle tutarken konuşmalarını izliyordum.

“Aslında çok adil olmamış” demişti Marc Sam’den bana doğru dönerek. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Neredeyse dilim tutulmuş, karnıma kramplar girmişti.

“Sanırım durumu bir şekilde eşitlemek gerek” Dedi Marc. Sa
“İşte buna hayır demem” diye eklemişti.

Sam içeri geçerek kıyafetlerini giymişti. Bende Marc ile beraber yatak odasına geçerek bir kaç koli daha açtım. Sonunda kıyafetlerimi buldum. Tşört ve eteklerimi görmüş olduğuma sanırım bu kadar sevinemezdim. Hemen bir etek bularak giydim. Üzerime ince askılı penye bir tşört bulmuştum. İç çamaşırlarımı yine bulamadım. Fakat bu halimle bile en sosyetik resepsiyona katılabilecekmişim gibi hissetmiştim. Giyindikten sonra hemen diğer kolileri açma işine geri döndüm.

Saat 3 sularında kolilerin açılması işlemi neredeyse tamamlanmıştı. Dışarıdan kamyonun çalıştığını duydum. Kısa süre sonra Marc odaya geldi.
“Sanırım hepsi bitti. Bir daha taşınmak istemiyorum. Koli açma işi nasıl gidiyor?”
“Yavaş ama emin adımlarla ilerliyor”
“Sam ve Jack iyi çocuklar çok yardım ettiler” dedi Marc.
“Evet”
“Yarın akşam yemeğe davet ettim onları. Onlara borçlu kaldığımızı söylemiştim ya yemekte” dedi göz kırparak. Bir anda ağzım kurumuştu. Sonrasında akşam yemeğinde, yatakta veya kahvaltıda bu konuya bir daha değinmemişti. Konuşmamız olmamız beni rahatlatacağına daha çok gerilmeme neden oluyordu.

Ertesi gün akşam yemeği için biraz alışveriş yaptım. Neyin borcuydu? Ödeme yemek miydi? Tek düşünebildiğim Marc’ın bu şekildeki yaklaşımıydı. Ne olursa olsun ben istemedikçe bir şey olmayacaktı. Olamazdı. Fakat ben ne istiyordum? Daha doğrusu ne bekliyordum. Daha önce Marc ile beraber bir çok çılgınlık yapmıştık. Marc seksi giyinmemi severdi. Halka açık yerlerde kimi zaman elini eteğimin altına sokarak beni azdırıyordu. Eve geçince çılgınca sevişmemiz neden olacak maceralar yaşıyorduk. Fakat bu tür bir yaklaşımla ilk kez karşılaşıyordum. Dün yaşanan diğer ilginç olay kolilerden külotlarımın çıkmamış olması idi.

Saat beşe doğru Marc artık konuklarımızın her an geleceğini söyleyerek duşa girdi. O duştayken bende ızgara için etleri hazırlamaya başlamıştım. Marc tam duşa girerken,

“O benim en sevdiğim mavi yazlık elbiseni giyersen sevinirim” demişti. Bahsettiği elbise tek parça bir kıyafetti. Önü üst tarafından altına kadar düğmeden oluşan, ince kumaştan kısa altı bol, üstte V şeklinde dekolteli yazlık bir etek. Göğüs dekoltesi dikkat etmeden eğildimde oldukça cüretkar olabiliyordu. Etek kısmı mini ve eğildiğimde daha da yukarı çıkıyordu.

Sonunda Sam ile Jack gelmişlerdi. Yanlarında getirdikleri biraları bana vererek içeri girdiler.

“Biraz fazla bira almışsınız hepsini içebilecekmisiniz?” diye sordum.

“Dün getirmiş olduğumuzdan daha fazla içmiştik. Kimseye borçlu kalmak istemeyiz.” Diye cevap vermişti Sam. Borçlu kalma kelimesi sırtımın nedense ürpermesine neden olmuştu.

“Neyse ben bunları buzdolabına yerleştireyim”

“İzleyebilirmiyiz?” diye sodu Jack sırıtarak. Cevap bile vermemiştim. Ne diyeceğimi veya nasıl cevap vereceğimi de bilmiyordum aslında. Buzdolabına yerleştiriken içeride havadan sudan konuşmalar devam ediyordu. Bir ara Marc,

“Soğumuş olanlardan birer bira alabilirmiyiz?” diye seslendi. Bir tepsiye 4 adet bira ve bardak koyarak içeri geçtim. Orta sehpanın üzerine tepsiyi bırakmak konusunda terreddüte düşmüştüm. Eğer eğilirsem sütyensiz göğüslerimi V yakalı kıyafetimden Jack’in gözleri önüne serecektim. Dizlerimi kırarak çömelirsem ne kadar bacak dekoltesi verebileceğimi bilmiyordum. Sehpanın başındaki terretdütüm Marc’ın yardım önerisi ile son buldu. Marc biraları tepsiden alıp herkese dağıtmıştı. Bende hanımefendiler gibi sıfır frikikle salondaki koltuklardan birine geçmiştim.
“Çok güzel görünüyorsun” diye iltifat etti Sam.

“havludan daha güzel bir kıyafet olduğu kesin”

“Aslında ben havluyu tercih ederdim “ dedi Sam ve ‘je ne sais quois’ diye eklemişti.

“Fransızca biliyormusun?”

“Dört yıl fransız okulunda okumuştum”

“Daha bilmediğimiz ne gibi gizli yeteneğin var senin” dedim gülerek.

“Senin bilmediğin bir şeyi kalmadı ki” diye söze karıştı Jack şakayla karışık.
“Evet senin borcun vardı” dedi direk gözlerimin içine bakarak Sam. Geldiklerinden beri bakışlarımı ikinci defa kaçırma zorunda hissediyordum.

“A evet borç”dedi Marc sanki zorlukla hatırlıyormuş gibi. “Borçlar zamanı geldiğinde mutlaka ödenmelidir.” Marc porselen tarlasında fil mi sürmeye çalışıyordu. Ne yapmaya çalıştığını anlayamıyordum.

“Ayağa kalk Liza” dedi yanıma gelerek Marc. Marc’ın elini tutarak koltuktan kalktım. Dizlerim titriyordu.

“Ne yapıyorsun?” diye sordum sonunda. Son 24 saattir kafamı kurcalayan kim zaman heyecanlanmama , kimi zaman huzursuz eden konuyu sonunda sormuştum. Ayaktaydım. Kafamda bir çok soru, korku, heyecan ve belirsizliklerle. Şimdi sırada ne vardı?

“Şişsh” diye fısıldadı kulağıma eğilerek. Beni Jack ve Sam’e doğru çevirdi.

“Şimdi bana borcunu nasıl ödemesi gerektiğini söyleyin” dedi Marc Jack ve Sam’e bakarak. Marc tam arkamdaydı. Ereksiyon olmuştu. Pantolundan ve eteğimin kumaşından bile kalçama dayanan sikini hissedebiliyordum. Amımın ıslandığını hissediyordum.

“Beni dikizledi” dedi Sam. Dikizlemek mi? Aslında kazara olmuş bir olayın nasıl dikizleme olacağını sormak üzereyken Marc benden önce konuştu.

“Dikizleme, doğrumu?” geri dönüp Marc’ın yüzüne bakmaya çalıştım. Fakat elleri ile kollarımı yanımda tutuyordu. Kıpırdayamıyordum bile.

“Ve size ne borçlu olduğunu düşünüyorsunuz bu dikizleme sonrasında?” Ne Sam nede Jack konuşamıyordu. Her ikisininde dili tutulmuş gibiydi. Birbirlerine sonra bana bakıyorlardı.

“Sizde onu görmek istiyorsunuz doğru mu?” diye sormuştu. İkiside sessiz sessiz oturuyordu. Sadece bakıyorlardı. Her ikiside cevap vermekten çekiniyordu. Bense nefesimi tutmuş cevap bekliyordum.

“İsterseniz elbisenin önünden bir düğme açarak başlayabiliriz” dedi Marc aynı anda elbisemin üst kısmından bir yerine iki düğme açarak.

“Aynen bu şekilde” diye ekledi Marc. Düğmeleri açmaya devam ederken. Aşağıya baktığımda elbisenin üst düğmelerinin tamamen açıldığı görebiliyordum. Fakat yine de göğüslerim henüz görünmüyordu. Elbisenin dekoltesi amımın biraz üstüne kadar açılmış üst kısımdan ise göğüs uçlarımın biraz ötesine kadar örtebiliyordu.

“Yoksa daha mı açılmalı?” diye sormuştu Marc yeniden bir kaç düğme açarak. Artık ıslanmış ve amım Jack ve Sam’in gözleri önündeydi.

“Bende bir kaç düğme açabilirim” diye sordu Jack. Duyduğumda itiraz edecektim fakat Marc bileklerimden sıkı sıkı tutarak hareket etmemi engelliyordu.

“Tabii ki yardım edebilirsin” Marc’ın bu cevabı şok geçirmeme neden olmuştu. Kapana kısılmış, aşağılanmış hissediyordum.

“Bununla beraber artık tüm borç ödenmiş olacak. Tamam mı Liza?” diye sordu. Marc. Beynimin her köşesi Hayır kelimesini haykırırken,

“Evet” demiştim. Jack kanepeden kalkarak yanıma geldi. Gözlerimi kapamıştım. Jackin ellerinin göğüslerime temasını ve aşağı kayarak düğmeleri çözmesini hissediyordum. Gözlerimi açtığımda artık göğüslerim tamamen ortada olduğunu görebiliyordum. Şaşırtıcı olan Jack’in göğüslerime büyük bir heyecanla ve şaşkınlıkla bakması olmuştu.

“Sen başladığımız işi bitirmek istermisin Sam?” Sam çoktan hazırdı. Hemen geri kalan tüm düğmeleri çözmüştü bile. Artık vücudum tüm çıplaklığı ile ikisinin önündeydi.

“Vayy süper” dediler her ikisi birlikte. Marc arkamdan bacaklarını bacak arama sokarak bacaklarımıni ayaklarını ile iyice açmıştı. Bu şekilde amımı daha net görünür hale getirmişti. Elbisemin askılarını düşürdüklerinde artık tamamen çıplaktım.
“Düşündüğünüz alacak böyle miydi?” diye sordu Marc ikisine doğru.
“Evet kesinlikle. Peki amına sadece bir defa dokunabilir miyiz?” diye sordu Sam yalvarır bir sesle.
“O sana dokunmuş muydu Sam”
“Hayır”

“O zaman sana böyle bir borcu yok üzgünüm” dedi Marc. Sonrasında saçma bir sessizlik oldu. Kimse konuşmuyordu. Sam ve Jack beklemedikleri manzaraya hayran hayran bakıyordu. Sessizliği bozan Marc oldu.

“Şimdi yemek zamanı, ben etleri ızgaraya yerleştirirken Liza sende salatayı getir. Sam ve Jake de masayı düzenlesinler” Sonunda bitmişti. Elbisemi almak için eğildiğimde Marc benden önce davranıp elbiseyi alarak çöp kutusuna gönderdi.

“Artık buna ihtiyacın yok. Nasılsa herkes herşeyi biliyor. Saklayacak veya arkasına sığınacak kumaş parçalarına ihtiyacın kalmadı” dedi. Mutfağa giderek daha önce hazırladığım salatayı karıştırıp sosunu içine koydum. Jack ve Sam çoktan masaya oturmuştu. Salatayı getirip masaya koydum. Kısa süre sonra Marc elinde etlerin bulunduğu tabakla bize katılmıştı bile.
Yemek başlar başlamaz herkes normale dönmüştü. Normal görünmeyen benim çıplaklığım olsa da artık kimse bakmıyordu bile. Bir ara Marc ile göz göze gelmiştik.Ona bakarak,

“Seni Seviyorum” dedim.

“Bende seni Seviyorum”

Gecenin geri kalanı rüya gibiydi. Çıplaklığı bu kadar sevebileceğimi düşünmemiştim. Herkes gittikten sonra Marc’la başbaşa kaldığımızda tüm günün stresi ve yaşadıklarımdan dolayı hayatım boyunca yaşadığım en güçlü orgazmları yaşamıştım.

Serpilin Zenci Fantazisi ( alinti)

Nevşehirden Selamlar arkadaşlar. Ben Serpil, 35 yaşındayım. Bulgaristan göçmeniyim, 1.70 boyunda, koca memeli, koca götlü, etli amlı, sarışın bir kadınım. Kocam Osman ise Nevşehirin yerlisidir. Ben, bundan 15 sene önce Nevşehirde turistik bir otelde çalışırken, Osman da aynı otelde garsonluk yapıyordu, 6 ay içinde tanışmış ve birbirimizi severek evlenmiştik. Şu anda 15 yıllık evliyiz. 3 tane çocuğumuz var ve çok mutluyuz. Evlendikten sonra otelde çalışmayı bıraktım ve evimin kadını oldum. Kocamın Nevşehirin az dışında (Kaymaklı Derinkuyu yolu üzerinde) arazileri vardı, zamanla oraya bir çiftlik inşaa ettik ve hayvan yetiştirmeye başladık. Şu anda 150 kadar koyunumuz var. Yazları koyunlarla Yaylaya çıkar, kışın da köyümüze döneriz. Yaylada da iki odalı, taştan bir ev yaptık, orda yatıp kalkarız. Biz Yayladayken çocuklarımız Kaynanamın ve Kaynatamın yanıda kalırlar.

Yayla hem koyunlar için daha iyi, hem bizim için de iyi. Çünkü Osmanım Yaylada koyunları otlatırken hep siker beni (Köyde evimiz kalabalık olduğu için o kadar rahat olmuyoruz). Bu sebeble Yaylaya çıktık mı ben altıma hiç külot giymem. Ben giyecek olsam bile Osman asla giydirmez. Yaylada hemen hemen her ağacın altında sikmiştir beni. Gerçi ben de rahat durmam, sikişmek için Osmanıma sürtünürüm hep. Osmanımın bir huyu da, ben çişimi yaptıktan sonra amımı yalamasıdır, asla amcığımı yıkatmaz ve sildirmez, illa ki amımı yalayacak. Ondan sonra da hemen oracıkta siker beni. İkimiz de çok azgınız yani. Bu arada Osmanın siki öyle çok büyük falan değildir, ama küçük de sayılmaz. Bir de Nevşehire gitti mi Sexfilmi alır getirir, birlikte izleriz. Tabi sonra da sikişiriz. Kocamla yüzlerce flim seyrettik, konuları hep değişik değişik oluyor, aklınıza ne gelirse var. Kocam hep götümü sikmek ister ama ben siktirmezdim, ama getirdiği filmleri izledikten sonra kocama götten de vermeye başladım. Amdan sikişmekten daha zevkli diyebilirim.

Yine yaz gelmiş ve biz yine koyunlarımızla Yaylaya çıkmıştık. manisa escort Bir sabah uyandığımızda, kocamın sikini kalkık görünce, bir süre daha yatakta kalıp sikişmeye başladık. Tam da kendimizi sikişmeye kaptırmıştık ki, köpeklerin deli gibi havlama sesleriyle irkildik (4 tane Çoban köpeğimiz var). Sikişmeyi yarıda bırakıp hemen dışarı çıkıp baktık. Bizim taştan evin toprak yoluna, yabancı Tuuristlere ait olduğu anlaşılan bir Camper (Karavan) durmuş, köpekler seğirterek gittiler ve Camperin etrafını sardılar. Turistler araçtan ineceklerdi, fakat köpeklerden korkup inemediler. Osman gitti hemen köpekleri bağladı, Turistler de öyle indiler. Biz yaşlarda, biri kadın ve biri erkek olmak üzere iki Zenci Turist! Nevşehirde otelde çalışırken ara sıra Zenci Turist geliyordu, ama Yaylada Zenci Turist göreceğim 40 yıl düşünsem aklının ucundan bile geçmezdi.

Herhalde sikişmemiz yarım kaldığından olsa gerek, Zenci Turistleri görünce aklıma daha önce kocamla seyrettiğimiz Zencili bir flim geldi. Filmdeki kadın da erkek te Zenciydi. İzlerken kocam, “Zenci kadının amına bak be, ne güzel sikilir bu!” demişti. Ben de kıskançlıktan olsa gerek, nispet yapmış ve “Zenci erkeğin yarağı da çok büyükmüş, siktiği her kadını zevkten uçurur valla!” demiştim. Ama nasıl dediğimi inanın ben de bilmiyorum, ağzımdan çıkmıştı işte. Kocam gülümseyerek, “Bulsan Zenci yarağı yemek istermiydin?” diye sormuştu. Ben de, “Saçmalama!” falan demiştim. Zencinin yarağına canım gitmişti, ama kocam beni deniyor diye sert çıkmıştım. Kocam ciddi olduğunu, hep bir Zenci kadın sikmek istediğini anlatmıştı. Ben ise, “Sen bul bir Zenci kadın sik, ben siktirmem!” demiştim ve konu öylece kapanmıştı. Ama o konuşmamın üzerine kocam beni o gece daha sert sikmiş, amımı götümü dağıtmıştı valla.

Neyse, kafamda o düşüncelerle eve davet ettik Zenci muğla escort Turistleri. Ama ben çaktırmadan hep Zenci erkeğin önüne bakıyordum. Şortunun önü öyle kabarıktı ki, içindeki yarağı hayal ederek amım karıncalanmaya başlamıştı. Zenciler evin önündeki gölgeliğin altına minderlere oturdular. Ben ayran yapmak için içeriye girdim. Kocam benim Zencin erkeğin önüne baktığımı fark etmiş ve ben mutfakta iken geldi, pis pis sırıtarak, “Zenciler nasıl ama?” dedi. Ben ne demek istediğini anlamıştım, “Saçmalama, olmaz!” dedim. Ama Osman beni arkamdan kucaklamıştı ve siki sanki eteğimi delip götüme girecekti (Altımda külot yok ya!). Elini eteğimin içine soktu ve amımı avuçlayarak, “Sen istemiyorum diyorsun, fakat amın Zenci yarağı istiyor Serpilim!” dedi. Hakikaten de amım vıcık vıcık su içindeydi. Yine de, “Yapma Osman, rezil oluruz!” dedim. Osman da, “Amaaan canım, sanki birdaha birbirimizi mi göreceğiz! Gel inadı bırak ta, ayartıp sikişelim Zencilerle!” dedi. “Osman sen ciddimisin?” dedim. “Valla ciddiyim karıcığım, hem hayatımda birdefa Zenci amı sikmek, hem de senin amına Zenci yarağı girerken izlemeyi çok istiyorum!” dedi. “Tamam lan o zaman, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın! Bunu sen istedin boynuzlu kocacığım, bak kendimi nasıl siktiriyorum Zenciye!” dedim…

Ayranı yaptım, tepsiyle çıktık. Gölgeliğin altında oturup Turistlerle beraber ayranlarımızı içerken, yarım yamalak İngilizcemizle, yarı Tarzanca, biraz da el kol hareketleriyle sohbet ediyorduk. Amerikalıymışlar, Camperla 3 ayda Türkiyenin Turistik yerlerini gezmeyi planlamışlar. Biz sohbete devam ederken, iki adım ötemizde, kocamın bağladığı, bizim kancık köpekle erkek köpek şikişmeye başladılar. Zenci erkek gülerek, “Ohhh my God!” dedi ve hemen sikişen köpeklerin fotoğraflarını çekmeye başladı. Bir yandan da kendi aralarında gülüşerek konuşuyorlardı. Herhalde Amerikada hiç sikişen köpek görmemişler. Dikkat ettim, köpekleri izlerken Zenci erkeğin yarağı kalkmıştı ve nerdeyse şortundan dışarı sarkacaktı. Kocamla göz göze geldik, kocam da farketmişti, bana gözüyle işaret etti ve içeriye girdi. Ben de boş ayran bardaklarını alıp girdim içeriye. Kocam hemen, “Gördün mü Zencinin yarağı nasıl kalktı!” dedi. “Gördüm gördüm!” dedim. Pencereden dışarı baktık, bunlar başladılar öpüşmeye. Öpüşmeye kendilerini öyle bir kaptırmışlardı ki, ayranlarla yanlarına gittiğmizde bizi fark etmediler bile…

Ayranları içtikten sonra, haritayı çıkardılar ve Ihlara Vadisine gitmek istediklerini söylediler.nevşehir escort Kahvaltı yapmamışlar, Ihlara Vadisine giden yolda kahvaltı yapacakları bir yer olup olmadığını sordular. Biz de, “No Problem!” diyerek, bizim de daha kahvaltı yapmadığımızı söyledik ve birlikte kahvaltı yapmayı önerdik. “Oohhh, Thank You, Thank You!” diyerek, sevinçle kabul ettiler. Kocam erkekle sohbet ederken, ben de kadınla mutfağa girdik, yer sofrasına, siniye bir köy kahvaltısı hazırladık. Köy yumurtası, süt, tereyağı, peynir, zeytin, yeşil soğan, yufka ekmek, yanına da çay demledik. Ben sivri biber de közledim. Oturduk birlikte kahvaltı yaptık. O kadar hoşlarına gitti ki, sofradan kalkmak istemediler. Kocam da, “You Ihlaraya Tomorrow going! Daha Törkiş Raki var!” diyerek, bugece bizde kalmalarını istedi. Bunlar birbirine şöyle bir bakıp, “OK!” dediler. Bağdaş kurmaktan dizleri ağrıyınca, keyif çaylarımızı öbür odada divanda içtik.

Yarım saat sonra Osman bana, “Hadi karıcığım sen ufak ufak Rakı sofrasını hazırla!” diyerek duvarda asılı duran Bağlamayı indirdi ve Turistlere yöresel şarkı türkülerden çalmaya başladı. Siniyi ortaya koydum ve Rakı şişesiyle birlikte kavun karpuz, beyaz peynir de getirdim. Bizim Zenciler hayatında hiç Rakı da içmemişler. Daha ikinci dubleden sonra bunlar uçmaya başladılar bile. Durmadan gülüyorlar, “Very Nice! Very Nice!” diyorlardı. Üçüncü dubleden sonra Zenci erkek benle, kadın da kocamla sarmaş dolaş olup, elleşmeye başladılar. Rakıdan birer yudum alıp, önce birbirleriyle öpüşüyorlar, sonra da erkek beni, kadın da kocamı öpüyordu. Bir ara baktığımda, kocamın eli Zenci kadının bacaklarında geziyor, kadının şortunun paçasından amına doğru hafif hafif okşuyordu. Ben de kocamdan cesaret alarak, Zenci erkekle öpüşürken elimi şortunun üstüne koydum. Kocam arada bir bardağı şerefe kaldırıyor, Zencilerin içmesini sağlıyordu. Bana da, “İyi gidiyor, iyi gidiyor!” deyip, cesaret veriyordu…

Beşinci dublelerden sonra bizim Zenciler artık iyice duman oldular ve resmen kocam kadınla, ben de erkekle yiyişmeye başladık. Artık herkes kendini kaptırmış gidiyordu. Ben direk erkeğin şortunu indirdim ve yılan ölüsü gibi kapkara bir yarak çıktı. Tam sertleşmemişti, ama rahat bileğim kadar vardı. Hem de kabuklu. Önüne çömelip başladım Zencinin yarağını yalamaya. Ama ne yalama, sanki hiç yarak görmemiş gibi yalıyordum. İnanın amımdan sular akıyordu. Yarak tam olarak kalkınca adamı divandan kaldırdım ve yere sırtının üzerine yatırdım. Eteğimi belime topladım ve üzerine geçtim. Zenci amımı yalamak istiyordu, ama ben yalanmayı bekleyecek durumda değildim, amım zaten su gibiydi. Hemen Zencinin yarağının üzerine oturdum. Yarak amıma öyle bir girmişti ki, amımda hiç boşluk kalmamıştı ve biraz da canım yanıyordu. Ben Zencinin yarağı üzerinde oturup kalkarken, kadın da Osmanın yarağını yalıyordu. Az sonra onlar da kalkıp yanımıza, yere geldiler.

Osman alta yattı, Zenci kadın da benim gibi yarağın üzerine oturdu. Kadın Osmanın üzerinde oturup kalkarken, Osman bir yandan da götümü okşuyor ve bana cesaret veriyordu. Çok güzel bir şekilde sikişiyorduk, ama benim Zenci fazla dayanamadı ve içime boşaldı. Osman ise kadını halen sikiyordu, beni çağırdı, “Getir amını yalayacam!” dedi. Ben kalktım ve amım Osmanın ağzına gelecek şekilde yüzüne oturdum. Osman, Zencinin dölleriyle dolu amımı öyle güzel yalıyordu ki sormayın. Derken Osman da kadının içine boşaldı ve kadın da kocasına Osmanın döllerini yalattı. Biraz dinlendikten sonra toparlandık. Zencinin yarağı hoşuma gitmişti, yine sikişmek için can atıyordum…

Bunlara banyonun yerini gösterdim. Sırayla temizlenip geldik. Bu arada ben hepimize birer kase de Ballı Yoğurt yapıp getirdim. Ballı Yoğurdu yedikten sonra, birer duble daha Rakı içtik ve hep birden sevişmeye başladık. Osman bana sürekli, “Zenciye götünü de siktirecekmisin karıcığım?” diye soruyordu. Ben de, “Manyakmısın be? Yırtar götümü, siktirmem!” dedim. Herkes tuttuğu yeri öpüyor, yalıyordu. Ben yine Zencinin yarağını kapmış yalıyordum. Birde baktım ki Zenci kadın da benim amımı yalıyordu. Hem de öyle güzel yalıyordu ki, resmen erimiştim. Kocam Zenci kadını domaltıp, götünü yalamaya başladığında, kadını götten sikeceğini anlamıştım. Zaten çok geçmeden kadının götüne yarağını soktu ve sikmeye başladı. Kadın sanki ilk defa götten sikiliyor gibi, kocam soktukça bağırıyordu. O ada kocamın beni ilk götten siktiği aklıma geldi, ben de epey bağırmıştım. Kadının acısını biraz da olsa hafifletmek için, yaladığım yarağı bırakıp, kadının amının altına yattım ve kocam kadını götten sikerken, ben de kadının amını yalamaya başladım. Arada sırada da kocamın yarağını ve taşaklarını yalıyordum.

Bu arada boşta kalan Zenci erkek de benim amıma yanaştı, önce yarağını karısının ağzına verip yalattı biraz, sonra da benim amıma soktu ve amımı sikmeye başladı. Hem Zenci kadının amını yalıyordum, hem de Zenci tarafından amım sikiliyordu. Müthiş bir duyguydu. Sonra pozisyon değiştirdiler, adam sırtüstü yere yattı ve karısını kucağına alarak amını sikmeye başladı, kocam da kadının boşta kalan götünü sikmeye başladı. Zenci kadın ikisinin ortasında, zevkten deli gibi çırpınıyordu. Ben de Zenci adamın yüzüne doğru bacaklarımı ayırarak geçtim ve amımı yalatıyordum. Önce Zenci kadın çığlıklarla boşaldı, sonra sıra ile kocam ve Zenci erkek boşaldı. Az sonra da ben Zencinin ağzına boşaldım.

Biraz dinlendikten sonra Osmana, “Aynısını ben de isterim, ama götümü sen sik, Zenci de amımı siksin!” dedim. Ben Zencinin yarağını yalaya yalaya kaldırdım, kadın da kocamın sikini kaldırdı. Ama Zenci erkek beni götten sikmek istiyordu. Ona, “No! No! No! Impossible!” diyerek (Alamam, götümü yırtar demek istedim, ama nerde bizde okadar İngilizce?), onu yere sırtüstü yatırdım, üstüne çıktım ve yarağını amıma soktum. Kocam da arkama geçti ve götüme soktu. Zenci kadının hali kalmamıştı, divanın bir köşesine sızdı kaldı. Ben se iki erkeğin arasında resmen erimiştim, nekadar zevkli bir duygu olduğunu anlatamam. Yaraklar, biri götümde biri amımda, içimde birbirine sürtüyordu. Bu şekilde yarım saat falan siktiler beni. Ama ben de ölmüştüm, amımda da götümde de derman kalmamıştı. Beni iki sefer boşaltıp, kendileri de boşaldılar. Zenci adam da karısı gibi divana geçti ve oturduğu yerde sızdı. Divanda sırtları belleri ağrımasın diye yere döşekleri serdik, ikisini de divandan indirdik ve yatırdık.

Biz de yorulmuştuk, ama yapılacak işler vardı. Onları uyur bir halde bırakıp, hayvanların yemini suyunu vermeye gittik. Akşama doğru geldiğimizde halen uyuyorlardı. Kocam, “Eee, Rakı bu, şişede durduğu gibi durmuyor! Bırakalım da uyusunlar!” dedi. Akşam yemeğine uyandırmadık artık onları. Kendimize de birer dürüm yaptık yedik ve Zencilerin yattığı yatağa girdik. Daha yastığı görür görmez biz de uyumuşuz. Sabah uyandığımda kocamla Zenci kadın çoktan uyanmışlar, kocam Zenci kadının amını yalıyordu. Ben de hemen Zenci erkeğin yılan ölüsü gibi yarağını yalayarak uyandırdım Zenci erkeği. Kocam Zenci kadını, Zenci erkek de beni bir kez daha sikti. Sonra birlikte kahvaltı yaptık ve mutlu bir şekilde yolcu ettik Zencileri. Zenciler gittikten sonra kocamla normal Yayla hayatına döndük. Zencilerle sikişme konusu üzerinde birdaha hiç konuşmadık, öylece kapandı gitti konu!

emekli komşuma kendimi siktirdim

[.Cinsel isteklerim tavan yapmıştı.Benim de hep esk**en beri konya escort üst katımızdaki komşuyla sevişme hayalim vardı. Bu adam 50`li yaşlarda ama hoş bir adamdı, atletik filan. Yeni emekli olmuştu. Ben bir akşam eve davet ettim onu. Komşum gelmeden önce bayağı süslendim filan üstümde bir T-shirt ve kısa dar bir şort vardı. komşum (ismi . Faik geldi. Gözlerinin hemen bacaklarımda olduğunu hissettim ve de biraz tahrik olduğunu hissettim. Neyse salonda oturduk lafladık biraz . Gözleriyle beni hep soyduğunun farkındaydım. İkimiz de ilk hamleyi yapmaya çekiniyorduk.Kafalar biraz kıyak olunca `en kötü ihtimal reddeder, çekip gider` dedim ve açıkça ondan hoşlandığımı ve onunla birlikte olmak istediğimi söyledim. Faik ilk başlarda çok şaşırdı sonra şaşkınlığını üzerinden atıp kabul etti.İstediğim olmuştu mutlu bi şekilde müsade isteyip hazırlanacağımı söyledim ve içerdeki odaya geçtim.Üstüme siyah sütyenim ve askılı siyah tüşörtüm altımda siyah tangam ve siyah mini etegim siyah külotsuz çorabım başımdada kızıl uzun peruk tabiki vazgeçilmezim türbanım,makyajım harikaydı tam bir bayan gibi giyindim ve odaya geri döndüm.biraz muhabbetten sonra dayanamayıp dudagıma yapıstı öpüşürken götümü ellemeye basladı. ve düğmelerini tek tek acıyodu.Üzerindeki gömleğinden kurtuldu.Daha sonra ayağa kalktı pantolonunu cıkarttı.. bende sikini okşamaya başladım pek büyük değildi ama ufak ve kalındı.bende bu arada üzerimdeki mini etğimi vebadyımı çıkardım kilotla kaldım baya bi öpüştükten sonra bırakmstk artık.. sütyen ve kilot kalmıstım..bende onun tişörtünü cıkarttım oda atlet kilot kaldı bu şekilde yaklasık 10 15 dk seviştik..sevişirken ben onun sikini o benm götümü elliyodu..artık dayanamadım ve saksoya basladım..2 3 dk sakso çektikten sonra dayanamayıp ağzıma bosaldı tadı biraz kötydü cıkartmak istedim ama yutmamı söyledi ve yuttum..artık onunki inmişti..muhabbete daldık 15 20 dk..ondan sonra tekrar elimi attm sikine ve kaldırdım..benim için acı zamanıydı vazelini içeriden getirmiştim..iyice sürdü deliğime sikini dolastırıyodu kayseri escort delik etrafında ben acı hissetmemek için tutmustum kendim sokcaktım..dolastrdım biraz ve artık içimde hissetmem gerektiğini düşündüm. Hadi geçir artık aslan kocacım, diye inledim.kafasını sokarken acıya dayanamadım ve bıraktım sikini az çek dedim..biraz daha yağladı biraz genişletelim dedi..parmagını soktu.parmagı rahatlıkla girdi 2.de öyle..3.ünü sokmaya calıstı biraz acımıstı ama deliğim baya bi genişlemişti sanrım..tkrar sikini getirdi .yavas yavas sok kocacım dedim..delik etrafında dolastırmaya basladı ve birden soktu ben bagırmıstım.ama artık içimdeydi gerisi kolaydı gel git yapmaya basladı zevkten deliye döndüm ben.31 çekiyodum bi yandan ben bosaldım…artık zevk almıyıdoum yerini acıya bırakmıstı..1 posta atan adam ise bosalmak bilmiodu bi türlü.bu rada eli boş durmuyo çorabımın üstünden bacaklarımı okşuyodu.yaklasık 7 8 dk gel git yaptıktan sonra içimde sıcaklık hissettim bosalmıstı müthiş bi duyguydu..2 posta olmustu.ben giyinmeye giderken 3 posta atıcam demişti..kıbrıs escort artık sokma cok acıyor dedim tamam dedi..sakso ile bosaltcaktım ama kalkmıyordu artık..yaklasık 10 dk çektim yeni yeni kalkmaya basladı 15 dk saksodan sonraysa bosaldı..3. posta olduüğu için pek döl gelmedi onlarıda yuttum..ikimizde yorgun bi şekilde kaldık öylece..benim sikim hafif kalkıktı.o 3 posta attı bense 1 posta atmıstım adamınki içimdeyken.Faikciğime boşalmak istiyorum diye inlyince hemen parmağıyla deliğime git gel yapmaya başladı ben tekrar çılgına dönmüştüm elimle 31 çekerek kendimi boşattım. Bir süre sessiz bi şekilde kalakaldıl ,sessizliği o bozdu süperdin filan dedi tekrar ypamk isterim dedi ve birer sigara yaktık ve ihtiyar kocama sarıldım.gecenin geç saatlerine kadr beraber takıldık ve tekrar cagırmam halinde beni evire çevire sikebileceğini söyledi.bende ona ev arkadşım muratla aslında karı koca gibi olduğumuzu söyledim.Çok şaşırdı ve eğer murat kabul ederse üçlü şekilde yapabileceğimi söyleyerek ayağa kalktı ihtiyar koçumun dudağına bi buse kondurdum ve onu yolcu ettim.şimdi sabırsızlıkla muratımın dönmesini bekliyorum……………