OLGUN MUHASEBECIMIZLE KOCASININ GOZLERI ONUNDE

OLGUN MUHASEBECIMIZLE KOCASININ GOZLERI ONUNDE
(Onceki hikayeden devam…) Bu olaydan sonra, Necmi abi eve gec gelecegi veya hafta sonlari arkadaslari ile toplanacagi zamanlarda, Selma abla ile onlarin evlerinde bulusup, korkmadan doya, doya sikisiyorduk.

Selma abla, her zaman, beni en erotik kiyafetleri ile karsiliyor, bu bile, azmama yetiyordu. Sikismeden once, Selma abla kucuk bir cilingir sofrasi hazirliyordu. Kafamiz iyi oldugu zaman, ön sevismemize basliyor, birbirimizi azdiriyorduk. Ardindan, serbestce, birbirimizi bagirta, bagirta sikisiyorduk. Bir gun, yine, kapiyi en seksi haliyle acti. Uzerine saten bir gomlek giymisti. Dekoltesi, sahane goguslerini gozler onune seriyordu. Altinda, diz uzerinde, derin yirtmacli bir etek ve topuklu terlikleri vardi. Kiyafetini incecik ten rengi coraplari tamamliyordu. Kirmizi ojeli ayak parmaklari, terligin ucundan cok seksi gorunuyordu. Az sonra, onlari bir, bir emip, yalayacagimi dusununce, kol gibi yarragim yine dikilmeye basladi. Makyaji ile bir cok artiste on basardi. Dalgali, gur ve uzun saclari muhtesemdi. Kirmizi ruju, elmacik kemiklerini ortaya cikartan pudrasi, rimeli, her seyi, ama her seyi ile cok guzeldi. Surdugu parfum, sanki ”gel, beni su anda, suracikta sik” diyordu.

Dayanamayip, sarildim. Ellerimi arkasina dolayip, iri kalcalarini acucladim. Etegini biraz yukari cekip, bir elimle bacaklarini oksamaya basladim. Corabinin uzerinden, puruzsuz bacaklarini oksayarak yukarilara ciktim. Baldirlarina kadar cikan dantelli coraplari bitince, bacak aralarini, ciplak tenini sıkıştırmaya basladim. Apus arasina gelince… Evet, biliyordum; kulot giymemisti… Dolgun amciginin etli dudaklarini oksamaya basladim. O da dayanamamis, sulanmisti. Birden;
– Ay, yeter, Sami! Hemen, kapi agzinda isimi bitirip, gitmek istiyorsun herhalde.
diyerek, şuh bir kahkaha patlatti ve kollarimin arasindan siyrildi. Evet, o anda, orada, hemen, bu muhtesem kadini sikmek istiyordum. Sanki dusuncelerimi okumus gibi, bana;
– Hadi gec masaya, boyle aceleyle olmaz. Beni, daha cok kizistir bakalim. Hem bak, sana en begendigin mezeleri hazirladim.
diyince, birlikte masaya gectik.

Masada muhabbet ederken birbirimizi elliyor, oksuyor, tahrik ediyorduk. Fakat bu sefer, oynasmalarimiz biraz uzamisti. Sonra, odaya gecip, onun uzerindekileri ben, benim uzerimdekileri o cikartmaya basladi. Selma ablanin gomleginin dugmelerini bir, bir aciyor disari tasan iri ve bicimli memelerini yaliyor, uclarini emiyordum. Sonra dizlerimin uzerine coktum ve yirtmacli eteginin yirmacindan, yukari cikan dugmelerini acmaya basladim. Dumeleri actikca ortaya cikan bacaklarini, coraplarinin uzerinden opuyor, yaliyordum. Butun dugmelerini acinca etegi yere dustu. Muhtesem ami karsimdaydi. Her zaman agdali, puruzsuz ve tertemizdi. Belli ki, amina da parfum sıkmıştı, mis gibi kokuyordu. Ac kurt gibi daldim ve dilimi soka, cikara, dilimle sikmeye basladim. Selma abla, elleri ile kafama bastiriyor, inliyordu. Muthis sulanmisti. Aminin etli dudaklarini emmeye basladim. Kafami amina bastirirken;
– Ye amcigimi! Sana feda olsun.
diye mirildaniyordu. Amini yalaya, yalaya ve bızırını parmaklayarak Selma ablami inlete, inlete bosalttim.

Coraplari haric, uzerinde bir sey kalmamisti. Diz coktugum yerden dogruldum. Sira ona gelmisti. O da, benim gomlegimin dugmelerini bir, bir acti. Gogus uclarimi emerken, bir yandan da, pantolonumun kemerini cozmeye calisiyordu. Pantolonum bacaklarimdan siyrilinca dogruldu ve dudaklarima yapisti. Agzim onun am sulari ile sirilsiklamdi. Diliyle dudaklarimin kenarlarini iyice yaladi,
– Himm! Bana bak, orami yalamayi neden bu kadar sevdigini anladim galiba. Tadi hic de fena degilmis.
diyip, opusmeye, daha dogrusu, dudaklarimi ve disari cikardigim dilimi somurmaya devam etti. Butun vucudunu bana yaslamis, ciplak amini kasiklarima bastiriyordu. Kulotum olmasa, benim azmani icine aliverecekti. Bosalmasina ragmen, ayni sehvetle devam ediyordu. Yarragi yemeden evvel, biraz daha seviselim diye, pantolonumu cikartmis, donuma, ozellikle, henuz dokunmamisti. Amini kasiklarima bastirip, kivrandikca, yarragim daha da sertlesiyor, donumun icinde patlayacak gibi oluyordum.
– Bak, asagida emilecek daha guzel bir sey var. Ilgi bekliyor. Biliyorum, hosuna gider.
dedim.
– Hem de bayilirim. Sabret, ona da gelecek sira.
diyince, kendimi onun usta ellerine ve agzina biraktim.

Bu sefer, o, benim onumde diz coktu. Once kulotumu siyirdi. Benim azman, yine, gergin yay gibi ortaya firladi.. Once, basini agzina aldi ve agzinin icinde cevire, cevire emmeye basladi. Arada, agzinin icinde diliyle yaliyordu. Ardindan, tamamini agzina alamadigi icin, basini agzindan cikartip, kallavi govdesini asagi, yukari yalamaya basladi. Bu isi oyle ustaca yapiyordu ki, neredeyse bosalacaktim. Egilip, koltuk altlarindan kavrayip, comeldigi yerden ayaga kaldirdim. Yataga gectik.

Yataga sirt ustu yattim. Selma abla gelip, uzerime oturdu. Kaskati yarragimi oldugu gibi icine aldi.Genis kalcalari kasiklarima yayilmis, sikimin uzerinde yavas, yavas inip kalkiyordu. Ellerimi uzatmis, iri goguslerini avucluyor, findik gibi irilesmis uclarini cimdikliyordum. Selma abla her zaman oldugu gibi;
– Ohh! Benim genc kocam… Bayiliyorum bu kalin yarragina… Icimde her yere degiyor.
diyip, kendini uzerimde hafif, hafif ceviriyordu. Sanki, yarragimin uzerinde erotik dans yapiyordu. Gozlerim yari acik, kendimden gecmistim. Birden, odanin kapisinda Necmi abiyi, ayakta bizi seyrederken gordum. Hem, kafamiz iyi oldugu icin, hem de, Selma ablanin, surekli bastan cikartici seyler konusup, inlemesinden, ana kapinin acildigini hic duymamistik anlasilan. Necmi abiyi, oda kapisinin esiginde, oylece gorunce, ellerim Selma ablanin memelerinde, bir an dondum kaldim. Selma abla, uzerimde, sirti kapiya donuk oldugundan, Necmi abiyle ilk once ben goz, goze geldim. Tam da sikisin ortasinda donup kalinca, Selma abla once bana bakti ve dogal olarak, gozlerimin sabitlendigi kapiya dogru dondu. Necmi abiyi gorunce, telaslandi ve ufak bir ciglik atip, uzerimden indi. Yataktaki pikeye sarindi. Benim uzerim tamamen acilmisti. Sirtustu yattigim icin, azman yarragim kalkik bir sekilde, yatakta oylece kalakalmistim. Necmi abi, yarraga caktirmadan bir bakis atip, yuzu asik bir sekilde arkasini donup, oda kapisini sertce kapatip, cikti. Hemen, jet hiziyla toparlanip, giyinip, evden ciktim.

Cilingir sofrasindaki muhabbetimiz, oynasmalarimiz esnasinda zamanin nasil gectigini anlamamistik. Sikismeye gec baslayinca ve Necmi abi eve vakitlice donunce, karisini benimle is ustunde basmisti. Gerci, daha once de anlattigim gibi, Selma ablayla sevistigimizi biliyordu ve o nedenle artik onlarin evinde yapiyorduk ama, yine de bu sekilde yakalanmamiz, ayip olmustu.

Eve geldigimde, yarragim hala kazik gibiydi. Karimin uzerine azginca atladim. Bana birden,
– N’oldu ayol? Selma ablanla bu gece yapmadiniz mi?
diye sorumca, bu gecenin ikinci sokunu yasadim. Meltem devam edip;
– Ay, hadi birak saklama… Her seyi tahmin ediyorum… Itiraf et, rahatla.
diyince, inkar etmeye calistim. Kendisini nasil deliler gibi sevdigimi, baska hic bir kadini boyle sevemeyecegimi ictenlikle anlattim. Sesini yumusatip, kendisini seksilestirerek;
– Sik askim, sik, bak bir sey demiyorum. Biliyorum sen beni seviyorsun… Ben de seni cok seviyorum… Tamam, sana hak veriyorum. Senin gibi seks duskunu bir erkek, belli ki bir kadinla yapamayacakti. Hele o koca sikini yalnizca bana saklamak, bencillik olur.
diyince, ne diyecegimi sasirdim. Biraz rahatlamistim. Gulumseyerek hemen ekledi;
– Ayol, bir gun, belki sen de bana, baska bir alet tatmam icin izin verirsin.
diyince yine gerildim.
– Yok, o kadar da uzun boylu degil bakalim.
dedim. Meltem;
– Tamam sevgilim, tamam saka yapiyorum.
dedi. Ama, sesinin tonu pek saka yapiyor gibi degildi. “Amaan birak simdi bunlari” diye dusunup, karimi sikmeye basladim.

KOCASININ GOZLERI ONUNDE

Selma abla ile, kisa bir ara verdikten sonra, yine onlarin evde bulustuk. Iki tek atip, biraz oynasip, kendimizi odaya dar attik. Soyunup, sevismeye basladik. Iyice kizisinca, Selma abla domalip,
– Gel aslanim, sok boyle.
diye, beni, arkasindaki yerimi almaya cagirdi. Bende dayanacak hal kalmamisti. Genis kalcalari, butun hasmeti ile onumdeydi. Daldirdim yarragimi, sulanmis amcigina. Gidip, geldikce, kasiklarim, Selma ablanin muhtesem kalcalarina, lop, lop diye sesler cikartarak vuruyordu. Yarragimi kokune kadar sokuyordum. Her girisinde, Selma abladan hafif bir inilti geliyordu. Uzerine egilip, iri memelerini avuclamis, yoguruyordum. Ruya aleminde gibiydim… Zevkten gozlerimi kapatmis, arkasinda gidip, geliyordum ki, Selma ablanin, alttan elini uzatip, tasaklarimi oksamasi ile gozlerimi actim. O anda, bana bir isaret verdigini anladim.

Odamizin kapisi hafif aralikti. Koridorda hic isik yoktu ama, oda kapisinin disinda bir karalti vardi. Anlasilan, Necmi abi, eve yine erken gelmis, kapinin araligidan bizi gozetliyordu. Yine, biraz cekinip, yavasladim. Selma abla, benim de durumu caktigimi anlayip, basini bana dogru cevirip,
– Ohh Samicim… Yavaslama sakin… Sok hadi, kokune kadar.
diye inledi. Ardindan, her zamanki, uzeri acilmadik laflarini siralamaya basladi. Bunun uzerine kesin anladim ki, Necmi abi kapi araligindan bizim sikismemizi, daha dogrusu, karisinin sikilisini izliyordu. Selma abla da bunun farkina varmis, sikismemizi iyice sehvetlendirmisti. Birden, kapiya donup;
– Necmi, gordum seni… Gel hadi kocacim… Oyle durma orada, kapi araliginda… Gir odaya.
diyince sasirdim. Necmi abi, Selma ablanin bu talimati uzerine, buyulenmis gibi, oda kapisini aralayip, iceri girdi. Ben, yine, ne yapacagimi sasirmis bir vaziyette kalakaldim. Ucuncu kez, adamin karisini sikerken, sanki bile, bile yakalaniyorduk. Ama, simdi durum iyice garipti. Necmi abi, karsimizda, ayakta durmus bize bakiyordu. Ben, onumde domalmis vaziyette duran Selma ablanin icinde oylece kalmistim.

Selma abla, hafif, hafif kalcalarini dondure, dondure ileri gidip, gelmeye basladi. Bu andan sonra, artik vazgecemezdim. Sehvetten her yerimi ates basmisti. Ne olursa olsun, bosalmadan, bu ami sikmeyi birakmayacaktim. Selma abla, ahlaksizca;
– Ne o kocacim? Hosuna mi gitti bizi izlemek?
diye sorunca, Necmi abi hic bir cevap vermedi. Ben, hizlanmis, Necmi abinin gozleri onunde, karisini catir, catir sikiyordum. Necmi abi, elini cebine sokmus tombala cekiyordu. Selma abla bana donup;
– Sik aslanim, sik! Kocamin onunde… Bak, o da zevk aliyor.
derken, Selma ablanin uzerine egilip, goguslerini avucladim. Selma abla biraz dogrulunca, sirti benim vucuduma temas etti. Simdi ikimizde dizlerimizin uzerindeydik. Asagi, yukari hareketlerle sokup, cikartiyordum. Kafasini bana dogru dondurunce, atesli bir sekilde opusmeye basladik. Dilllerimiz disarida, resmen, sapır, şupur yiyisiyorduk. Bir ara bana, şuh bir bicimde gulumseyerek;
– Ay Sami, ne ahlaksiz herifsin ayol! Kocamin onunde beni sikmeye utanmiyor musun?
diye sorunca, bir an, Necmi abinin odada oldugunu, unutmus oldugumu anladim. Ama farketmez, oyle bir azginlasmistim ki, Selma abla’yi, kocasinin onunde, daha buyuk bir zevkle sikiyordum simdi.

Selma abla, kendisini arkaya dogru ittirince, arka ustu, yataga dustum. Bacaklarimi ileri uzattim, Selma abla sirtustu uzerime yatti. Bacaklarini iyice ayirdi. Selma abla, sirtustu uzerimde, ileri, geri hareketlerle, yarragimi, amcigina sokup, cikartiyordu. Valiz gibi kalcalari, yine kasiklarima yayilmisti. Basini yastiga dogru kaydirmis, bana cevirmis, opusuyorduk. Ben de kollarimi one dolamis, gogusleri ile oynuyordum. Necmi abi, tam karsimizda duruyor, azman yarragimin, karisinin amina giris, cikislarini, canli olarak, detaylari ile izliyordu. Selma abla, kocasinin onunde, ciglik, cigliga kasilmalarla orgazm oldu. Ardindan ben de dayanamayip, homurtularla kadinin icine patladim. Selma abla uzerimde, biz oylece yatarken, Necmi abi odadan cikti, gitti.

SELMA ABLA ILE KOCASI SEYREDERKEN

Bu olay uzerine, iyice islerin civisi cikmisti. Artik, Necmi abinin evden gitmesini beklemiyorduk. Cunki gitsede, sonunda bizi seyretmek icin erkenden geliyordu. Benim gelecegim geceler baska bir odaya geciyordu. Selma abla beni, hemen iceri, odalarina aliyor ve kapiyi kapatiyordu. Bazen, Necmi abi, kapiyi aralayip, karanlik koridorda duruyor ve kapi araligindan, sozde caktirmadan, bizi seyrediyordu. Selma abla, kocasinin bizi seyrettigini farkederse, daha sesli bir sekilde inlemeye baslayip, adami perisan ediyordu. Necmi abi, anlasilan, benim karisini sikmemden zevk aliyordu. Ben de, Necmi abi bizi seyrederken, karisini, onun gozlerinin onunde sikmekten bambaska bir zevk aliyor, hatta normalden cok daha fazla tahrik oluyordum.

Necmi abi, sozde, caktirmadan bizim sikismemizi seyrederken, ben de, sozde onu gormemis gibi davraniyor,
– Selma abla biraz yavas… Necmi abi duyacak… Ayip oluyor.
falan diyerek, adama biraz olsun saygi gostermis oluyordum. Selma abla da, kocasinin bizi gizlice rontgenlediginden haberli,
– Ohh! Sik amimi benim genc sevgilim, cekinme! Necmi abin iceride televizyon seyrediyordur, duymaz bizi… Sok, o koca yarragini amima… Kokune kadar sok.
diyip, altimda iyice kivranmaya basliyor ve dudaklarima yapisip,
– Cikar dilini, emicem.
diyordu. Dilimi cikartinca, sanki yarragimi emer gibi, kopartircasina dilimi emiyordu. Ben de, iyice köklüyor, yarragimi Selma ablanin sirsiklam olmus amcigina, lop, lop sokup, cikartiyordum. Belli ki, Teshirci Selma abla da, kocasinin bizi gizlice dikizlemesinden, en az benim kadar tahrik oluyor, zevkten kendinden geciyordu. Necmi abi, hic ses etmeden, uzun, uzun bizi seyrettigine gore, eminim, rontgencilikten zevk aliyordu. Eh, alan razi, veren razi! Ben de Selma ablayi, kocasinin gozleri onunde, catir, catir sikiyordum.

SELMA ABLANIN KOCASI VIDEOMUZU CEKTI

Daha sonraki gunlerde, kapiyi bir, kac kez, Necmi abinin actigi bile oldu. Utancimdan Necmi abinin yuzune bakamiyor, hemen kosar gibi odaya geciyordum. Giderek isin dozunu arttirmis, hafta sonuna gelen gunlerde, sabahlara kadar sevisir, sikisir olmustuk. Birbirimize doyamiyorduk. Evli bir kadini, evde kocasi varken, duzenli araliklarla ziyaret edip, sabahlara kadar sikiyordum. Cok garip gozukuyordu, ama gercek buydu.

Bu arada olan, Selma ablanin, sikismeden once hazirladigi cilingir sofralarimiza oldu. Inanilir gibi degil, fakat, zamanla, Necmi abi ile ayni sofraya oturup, iki tek atip, ondan sonra odaya gecip, karisiyla sevismeye baslar olduk. Yani, adamla biraz sohbet edip, sonra, “musaadenle Necmi abi… Simdi karini sikecem.” durumlarina gelmistik. Artik, Selma ablanin iki kocasi vardi.

Bir aksam, sofradan kalkip, odaya gectikten sonra, soyunmus, yatakta, Selma abla’nin sofrayi toplayip, gelmesini bekliyordum. Biraz sonra, Selma abla geldi… Tam arkasindan, Necmi abi de odaya girdi. Tamamen soyunmustum… Benim azman, uslu ve yumusak bir sekilde, oylece beklerken birden sasirdim.

Selma abla;
– Surprizzz! Samicim, bu aksam Necmi abin bizim videomuzu cekmek istedi. Ay, rolunu iyi yap olur mu?
diye kikirdayarak, gecip, tuvalet masasinin onune oturdu. Cok seksi bir makyaj yapti. Sonra, dolabindan en erotik, dantelli sutyenini, varla, yok arasi g-stringini giydi. G-stringinin arka ipi, genis kalcalari arasinda kaybolmustu. Bacaklarina, benim hasta oldugum, dantelli, ten rengi, super ince coraplarini ve yuksek topuklu ayakkabilarini giydi. Bunlarin uzerine, bir mini etek ve icini gosteren bir gomlek giydi. Necmi abi, butun bu seremoniyi videoya cekerken, Selma abla, yasindan beklenmeyecek tavirlarla, erotik pozlar veriyordu. Bu şuh halleri, benimkini sepsert yapti. Selma ablayi seyrederken, elimle oynadigimi farkettim. Selma abla, kocasina guzel frikikler verebilmek icin, elinden geleni yapiyordu. Odadaki koltuga oturup, bacak, bacak uzerine atinca, caktirmadan corabinin dantellerini gostermeler… Gomleginin uzerinden, sutyeninini duzeltmeler… Butun bunlar, beni acayip bastan cikartmisti. Zaten, tranparan gomleginin icinden, iri memelerini orten, erotik sutyeni oldugu gibi gorunuyordu. Defalarca, sikerken ciplak gordugum Selma abla’nin dolgun vucudu, bu seksi kiyafetlerin icinde, beni bir baska tahrik etmisti.

Selma abla, beni, yatakta cirilciplak, yarragimla oynarken gorunce, yanima gelip;
– Ne o, beni mi ozledin, koca aletli sevgilim?
diyip, yanima uzandi. Yuz yuze ve ikimizde, yan yatar vaziyette, yatakta uzanmistik ki, hemen, kirmizi rujlu dudaklarina yapistim. Arkadan, onden, etegini siyirip, dogrudan amini avucladim. Necmi abi, yanıbasimizda, butun hareketleri, yaklasip, uzaklasarak videoya cekiyordu. Bana,
– Sami, in asagi oglum… Yala bakalim, Selma ablanin seftalisini.
diye, bir yonetmen edasiyla talimat verince, hemen asagiya inip, Selma ablanin, aminin yanaklari arasina girmis ip kulotunu yana cekip, sapir, supur, amini yalamaya basladim. Biraz sonra Necmi abi;
– Hamim… Simdi sira sende, goster bakalim marifetlerini.
diyince, icimden gulumsedim. Necmi abi, film yonetmenleri gibi, bize ne yapacagimizi soyluyordu…Ciddi, ciddi film ceker gibiydi. Ama isin garibi, bu porno filmin, bas rolundeki artistlerden birisi kendi karisiydi. Ben, yataga sirt ustu yatinca, Selma abla, her zamanki gibi, maharetli bir sekilde, yarragima, agzi ile gereken onemi gostermeye basladi. Dili ile yarragin basini yaliyor, sonra, agzina alip, dondurma gibi emiyor ve agzinin icinde, basina dil atiyor, somuruyor, beni iyice bastan cikartiyordu. Selma abla, domalmis bir sekilde, yarragima gereken ilgiyi gosterirken, Necmi abi de, arkadan, karisinin, biraz evvel benim yalamalarimla cicek gibi acilmis olan amini cekiyordu. Sonra, bizi, verdigi talimatlarla, cesitli pozisyonlarda sikiştirdi.

Anladigim kadariyla, en cok, ben sirturstu yatarken, karisinin uzerime oturdugu pozisyon hosuna gidiyordu. Selma abla, uzerimde inip, kalkarken, Necmi abi, bana, karisinin iri memelerini avuclayip, oksamami ve uclariyla oynamami soyluyordu. Karisina da, yavas, yavas inip, kalkmasini… Yarragi, amina uzun, uzun sokup, cikarmasini… Gencken kendisine yaptigi gibi, amiyla, benim yarragimi sıkıştırmasını soyluyordu. Kocasi, bu talimatlari verirken, Selma abla, soylenenleri zevkle yapiyor, beni fena halde azdiriyordu. Ben, Selma ablayi sehvetle sikerken, bunlar, kari, koca konusuyorlardi. Necmi abi;
– Selma, nasil, hosuna gidiyor mu, karicim?
diye sorunca, Selma abla;
– Cok hosuma gidiyor kocacim. Bu Sami’nin yarragi oyle kalin ki, amimin icinde hertafina degiyor… Sehvetten cildiracam. Beni dusundugun, boyle bir yarragin tadina bakmama izin verdigin icin tesekkur ederim. Nasil, senin onunde sikisince hosuna gidiyor mu? Sen de zevk aliyor musun?

Necmi abi, bir eliyle cekim yaparken, obur eliyle de sikini ovusturuyordu. Onlarin, bu ahlaksiz konusmalarini dinleyince, zevten kendimden gecmis bir vaziyette, Selma ablaya hoyratca sokup, cikartiyordum. Necmi abi, karisina;
– Selma, bu cocuk cok hizli sokuyor… Canin yanmasin?
diye sorunca, kızışmış Selma abla;
– Ohhh! Soksun kocacim… Cok hosuma gidiyor
diye, gozleri yari kapali, tutkuyla titreyen bir sesle kocasini cevapladi.

O gece, oyle tuhaf, ama cok erotik bir gece gecirmis olduk. Necmi abi, beni karisi ile, kirk yillik porno yonetmenlerine tas cikartir bir sekilde sevistirdi. Ne yalan soyliyim, cok hosuma gitmisti. Adam, karisini, sanki normal bir filmde oynuyormus gibi, sakince talimatlarla, en yuzu acilmadik pozisyonlarda, benimle sikistiriyordu. Teshirci Selma ablanin da, bu isten buyuk bir zevk aldigi ortadaydi.

Necmi abi, biz bosalinca, bizden once banyoya kostu. Kim bilir, adamcagiz belki de, kalkmayan sikiyle, pantolonuna bosalmisti. Necmi abinin banyodan cikmasini beklerken, Selma abla, yatakta, hala bana surtunuyordu. Benimki, zaten, tam olarak inmemisti. Fakat, film, video derken eve cok gec kalmistim. Karima ayip olmayacagini bilsem, bir defa daha sikerdim Selma abla’yi. Bir ara bana;
– Sami, sen bana bu kadar sık bana geliyorsun… Ay, karin hic suphelenmiyor mu? Bak daha yeni evli sayilirsiniz. Ne diyorsun, ne bahane uyduruyorsun her seferinde? Merak ettim ayol.
diye sorunca, ben de;
– Yok, merak etme. Hic bir bahane uydurmuyorum artik. Baslarda uyduruyordum. Ama sonradan, kendisi anlamis, benim sana geldigimi. O da, gayet iyi farkinda ki, ben bir kadinla yapamam. Bu azman, omur boyu bir amcikla yetinir mi? Ne yapsin kabullendi.
diye cevaplayinca, cok sasirdi.
– Ooo, bak sen. Bizim Necmi… Hadi neyse, o artik kendisi zar, zor yapiyor diye kabullendi ama, senin gencecik karin nasil kabul etti bunu, cok sasirdim valla.
diyip, basti kahlahayi.

Selma ablaya, bizim, karimla birbirimizi ne kadar cok sevdigimizi ve onunla, aslinda, sadece sikismek icin birlikte oldugumu, falan, kendisini incitmemek icin anlatamadim.

SELMA ABLANIN KOCASI DA ARAMIZA KATILDI

Bir sonraki gidisimde, kapiyi Necmi abi acti. Iki duble bir sey icip, kafamizi hos etmek icin hemen sofraya gectik. Soframiz herzamanki gibi hazirdi. Selma abla, oddan nefis parfum kokulari icinde salona geldi, ama ne gelis. Yere kadar uzanan bej rengi bir gecelik giymisti. Ipek, saten turunden, transparan, ucusan bir gecelikti ve butun ici gorunuyordu. Derin bir gogus dekoltesi ve iki yaninda, neredeyse beline kadar yirtmaci vardi. Ve en carpici nokta, Selma abla, icine hic, ama hic bir sey giymemisti. Sanki cirilciplak, salina, salina bize dogru yaklasti. Neredeyse kucuk dilimi yutacaktim. Agzim acik, oylece bakakalmistim. Bana;
– Ne o sevgilim, cok mu hosuna gitti? Ay, agzini kapa, sinek kacacak.
diye espri yapinca, kendime gelebildim. Yediklerim kursagimda kalmisti. Gozlerimi Selma abla’dan alamiyordum. Oracikta sikmek istiyordum. O da bunu bildiginden, sık, sık yerinden kalkiyor, bahaneyle mutfaktan bir seyler getiryor, iceri gidip, geliyordu. Genis kalcalarini bir o yana, bir bu yana, salina, salina yurudukce yirtmaci aciliyor, tertemiz amcigi kabak gibi ortaya cikiyordu. Necmi abinin bile, karisini boyle gorunce agzi sulanmisti. Bir derin dekoltesine, bir acilan yirmacindan, piril, piril, agizlara layik, purussuz amina bakiyordu. Aslinda, dekolte ve yirtmac, goruntuyu daha erotik bir hale getiriyordu. Yoksa, zaten, seffaf geceligin altindan, memeleri de, kalcalari da, ami da oldugu gibi gorunuyordu. Ortalikta cirilciplak dolassa, bu kadar tahrik edici olamazdi yani. Uzerindeki bu bej gecelikle, ona agzi sulanmayacak bir erkek dusunemiyordum. Sofraya oturunca, bacaklarini benimkilere surtuyor, beni busbutun azdiriyordu. Bizim azman harekete gecmis, sepsert olmus, yine pantolona sigmiyordu, ozgurluk istiyordu.

Selma abla bir ara kalkip, mutfaktan elinde bir seyler getirip, sofraya koymak icin egilince, artik kendimi daha fazla tutamadim. Sofraya dogru egilince, kocaman kalcalari ortaya cikmisti. Kocasi oradaymis, falan diye dusunmeden, yerimden hizla kalkip, arkasina gecip, kalcalarina yaslandim. Selma abla, sanki bunu bekliyormus gibi, kalcalarini iyice kasiklarima yaslayip, onumde kivirmaya basladi. Necmi abi şok olmus, agzi acik bizi seyrediyordu. Bir elimi one dolayip, seffaf geceliginin derin yirtmacini aralayarak, elimi apus arasina soktum ve amini oksamaya, daha dogrusu avuclamaya basladim. Diger elimle de, geceliginin askilarini omuzlarindan dusurdum. Gogusleri oldugu gibi ortaya cikti. Bir elimle, haksizlik yapmadan, iki gogsunu de oksamaya basladim. Necmi abi oylece kalakalmis, bizi seyrediyordu. Artik hic umurumda degildi. Ayip kalkmisti. Ilk gunlerdeki utangacligimi uzerimden atmistim. Necmi abinin onunde, karisini sikmekten, hic cekinmiyor, utanmiyordum. Hem, anladigim kadariyla, Necmi abi de, karisini benimle sikisirken seyretmekten, basbayagi zevk aliyordu. Parmaklarimi birer, birer amina soktum. Neredeyse dort parmagimi birden sokup, cikartiyordum. Selma ablanin ami, sirilsiklam olmus, sira benimkini cikarmaya gelmisti. Biraz geri cekilip, kemerimi cozup, fermuarimi indirince pantalonum yere dustu. Donumu da, dizlerime kadar siyirinca, benim canavar ortaya cikti. Selma ablayi, masaya dogru domaltip, arkasindan amina soktum. Gidip, geldikce, Selma abla yine, zevkten mahvolmustu. Derken, onumde biraz dogrulur gibi oldu ve bu arada, Necmi abi yerinden kalkip, karisinin dudaklarina yumuldu. Vay anasina be! Artik o bile dayanamamisti. Selma abla, Necmi abinin pantalonunu, donunu indirip, kocasininkini ortaya cikardi. “Beni dogru durust beceremiyor” dedigi kocasinin siki bile, belli ki sehvetten basbayagi buyumustu. Tabii ki, benimkinin yaninda bamya gibi kaliyordu. Kizismis Selma abla, bir yandan kocasi ile opusurken, bir yandan da adamin sikini avuclayip, oksamaya basladi. Bir ara, basini bana cevirip;
– Aslanim benim! Hadi, yat haliya, ustune oturayim…
diyince, sirtustu haliya yattim.

Selma abla, uzerime oturunca, benim yarragi, zevkle kokune kadar amcigina aldi. Uzerimde tutkuyla hoplamaya basladi. Inleyerek, kocasina, arkasina sokmasini soyledi. Necmi abi, karisinin arkasina gecip, dikilmis ve sertlesmis sikini ihtirasla, kizismis Selma abla’nin gotune yasladi. Ben, adam rahat soksun diye, biraz yavasladim. Selma abla bir an sehvetle gerilince, anladim ki Necmi abi karisin gotune girmisti. Sonra, Selma abla, inleyerek uzerimde gidip, gelmeye basladi. Bana dogru egilmis, kocasi gotten rahat siskin diye, iyice domalmisti. Bu arada, azginca opusuyorduk. Memeleri, benim goguslerime surtundukce, iyice tahrik oluyordum. Kocasiyla birlikte, Selma ablayi, sandvic yapip, araya sıkıştırmış, yiyip, bitiriyorduk. Selma abla,
– Ohhh, cok guzel!! Sokun iyice… Icimde iki yarrak, sehvetten bayilacam simdi… Ohh cok zevkli… Sikin, sikin.
diyip, duruyordu. Once Necmi abi, sonra ben, Selma ablanin icine, homurdana, homurdana fiskirttik. Kadin, amini, gotunu tuta, tuta aramizdan kalkip, banyoya gitti.

Selma ablayi o gece, kocasiyla beraber guzel sikmistik.
(Devam edecek)

Koca Boynuzlamanın Sonu (2)

Koca Boynuzlamanın Sonu (2)
…….

Kocam yine aradan bakıyordu bize… Yine çıplak, yine gözlerini kırpmadan bakıyor, bir elinde kamera, diğer eli sikinde… Emre’ye

“Emre canım… Öyle büyük yarrağın var ki… Her seferinde bitiriyorsun beni… Hem zevk veriyor, hem acı… Öldürüyorsun beni bebeğim…” dedim kocama duyurmaya çalışarak…

“Ah ablacım. Korkutuyorsun beni… Kızlar sikimi görünce ürkecekler herhalde…”

Boynuna sarıldım. Kalçalarımı oynatmaya başladım altında…

“Ahhh… Boş ver onları canım… Sonra düşünürüz orospuları… Sen beni sik şimdi bakalım… Gidip gelmeye başla, amcığım senin yarağa alıştı mı görelim… Hadi sik beni… Ohhh…”

Kalçaları kıpırdanmaya başladı. Bacaklarımın arasında yavaş yavaş yükseldi, yükseldi. Ucuna kadar… Sonra aynı yavaşlıkla inmeye başladı. Kalın sikinin damarlarını, özellikle yumruk gibi başının vajina duvarlarımda sürtüne sürtüne ilerlediğini hissedebiliyordum. Gözlerim karardı zevkten, boynuna sarıldım sımsıkı…

“Ahhh… Emree… Harikaa…” diye feryat ettim kulak memesini dişlerken…

Böyle zevk olamazdı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Boynuna sarılıyor, kendime çekiyor, sonra vaz geçip ellerimi bacaklarımın arasında inip kalkan taş gibi daracık erkek kalçalarında gezdiriyor, tırnaklarımın uçlarını batırıyor, onu da inletiyordum.

Son kez kocamı gördüğümde hala aynı vaziyette, kapının önünde çırılçıplak, karısının genç bir aygırla sikişmesini, altında zevkten bağıra çağıra kıvranmasını kameraya çekiyordu. Sonra kendimi ve kocama ilgimi kaybettim. Tüm dikkatimi ve konsantrosyunumu sikicime verdim.

Erkeğim üstümde gidip gelirken, ben de alttan kalçalarımı indirip kaldırmaya, haince içime gömülen erkeklik organını karşılamaya çalışıyordum. Torbaları alttan ıslanmış arka bölgeme, kasıkları ıslak klitorisime çarptıkça yatak odamızda kamçı sesine benzer sesler yankılanıyordu. Emre’nin, benim zevk feryatlarımız da bedenlerimizin şarkısına eşlik ediyordu.

Kaç kez boşaldım, kaç kez orgazm oldum o koca sikin altında hesabını şaşırmıştım artık… Sonunda Emre böğüre böğüre amımın derinliklerine sapladığı sikinden hortum gibi içime spermlerini boşaltmaya başladığında, son kez ben de boşalmaya, kıvranmaya başladım. Omuzlarını, neresi denk gelirse orasını dişiyor, tırnaklarımı zavallının sırtına batırıyordum. Kendimden geçmiştim.

Tam o sırada kocamın kalın bariton erkek sesi yatak odasında yankılandı,

“Ne oluyor ulan burada?”

Üzerinde bir şort, atlet şeklinde bir tişört vardı. Elindeki kamerayı kaybetmiş, kameranın yerine sağ elinde mutfaktan aldığı koca ekmek bıçağı vardı şimdi… Öfkeden kıpkırmızı suratıyla, karısını aşığıyla basmış koca rolünü oynuyordu.

Zavallı Emre, şaşkınlık ve korkuyla donakalmıştı bacaklarımın arasında… Dönüp kalkmak istediği halde, zevkimin son kırıntılarını yaşamak için beline sardığım bacaklarımı çözmemiş, erkekliğini içimden çıkaramamıştı. Ben de inadına, hala alttan alttan kalçalarımı indirip kaldırıyordum. Bir kaç saniye sürdü kasılmalarım… Kocamın kızgın bakışları altında Emre’nin kalın sikini amımın içinde sağdım o kısa sürede…

Ben bacaklarımı çözünce Emre de serbest kaldı sonunda… Kendini yana attı, hala dik duran erkekliğini elleriyle kapamaya çalıştı. Kocamın ne yapmak istediğini anlamamıştım pek ama, bana yönelen bakışlarındaki ikazı aldım hemen, ortama uydum.

“Aaa… Muraatt… Kocacımmm…” diyerek şaşkın bir feryat koyuverdim.

“Murat yaa… Kocacım yaa… Ne ulan bu vaziyet orospu?” Kocam iki adımda yatağa gelip bıçağı biz iki sevgiliye doğrultmuş, burnumuzun dibinde sallamaya başlamıştı. Öfkeden gözleri dönmüş, korkunç bir görüntüsü vardı elindeki bıçakla…

“Murat… Şeyy…”

Tenime değen keskin, parlak çeliğin soğukluğundan ürpermiştim rol gereği de olsa… İyi ki gerçek değildi bu sahne… Yoksa titremeye başlayan Emre’cik gibi korkudan altıma yapardım şu anda…

“Söyleyin ulan… Önce hanginizi geberteyim? Söyleyin orospu çocukları… Kahpe doğurdukları… Ben ekmek peşinde koşayım, kahpe karım bana boynuz taksın, öyle mi?”

Off… Fena küfür ediyordu doğrusu ama aldırmadım. Bakışları Emre’ye yöneldi. Keratanın siki az önce içimi delip geçen mızrak değildi sanki… Yine de ellerinin arasında kapatmaya çalıştığı halde, torbalarıyla beraber güzel bir görüntüsü vardı erkekliğinin… Burnunun ucunda sallanan çeliği takip ediyordu göz bebekleri, korkudan irileşmişti. Çırılçıplak, savunmasız, çaresiz… Kocam bağırırken boyun damarları kalınlaşmıştı,

“Sen… Orospu çocuğu… Utanmıyor musun ulan elin namuslu karısını ayartmaya piç? Hem de komşu karısını… Nerdeyse annen yaşında ulan bu kadın… Hem sen… Sen benim baldızın, Gülay’ın okul arkadaşı değil misin ulan? Ha? Cevap versene ulan…”

“Abi… Şeyy…” Konuşamıyordu korkudan Emre…

“Yoksa baldızıma da atladın mı ulan? Şerefsiz köpek… Orospu evladı… Körpecik kızı da siktin mi yoksa karım gibi? Söylesene ibne… Hem karımı, hem baldızımı siktin mi? Doğru söyle, gebertirim yoksa…”

Bıçağı gırtlağına dayamış, üzerine eğilmiş vaziyette, bağırıp duruyordu kocam… Emre korkuyla yutkundu, bana baktı bir an… Söyleyeceklerini tartar gibi, benim duymamdan korkar gibi… İçim bir an hop etti. Yoksa… Yoksa…?

“Ne bakıyorsun ulan karıma? Bana bak.. Suratıma… Söyle piç… Siktin mi baldızımı? Cevap ver..”

“Yapmadım abi… Valla… Yemin olsun sikmedim. Gülay istedi ama… Ben… Ben yapmadım Murat abi… Kıyma bana abi… Gerçekten yapmadım. Şeyy… İnan abi… Yalvardı hem de… Ben… Bakire diye… Valahi…”

“Demek bakire diye sikmedin kızı ha? Namusunu bozmadın ha? Anlat hadi… Ulan yalan söyleme bana… Onsekiz yaşında gencecik körpe fıstığı yatağa attın, kız beni sik diye yalvardı, sen de sikmedin öyle mi? Siktiğimin yalancısı… Köpek herif…”

“Valla sikmedim Murat abi… Yeminle… Şeyy…” Yine bana baktı, suçlu suçlu gözlerini kaçırdı sonra… “Ders çalışalım diye buraya çağırıyordu beni… Gül abla da rahat çalışalım diye komşuya gidiyordu. Biz de sevişiyorduk. Öyle… Üstten üstten… Öpüşme, okşama filan…”

Dayanamadım daha fazla… Kızmıştım. Sanki nikahlı kocam beni aldatmış gibi hissediyordum o anlattıkça… Bir anda kaplan gibi fırlayıp Emre’nin yanağına bir tokat attım öfkeyle…

“Piç… Utanmadın mı kardeşimle yapmaya?” diye tısladım. Kocam elimi tutup beni tekrar yatağın ortasına savurdu. Hala çırılçıplaktım iki erkeğin yanında… Sikilmiş… Fakat kızgın ve öfkeli bir dişi kedi gibi… Kocam sert sert,

“Siktir ulan orospu… Az önce sen bu herifin altında sikişiyordun, unuttun mu? Zevkten ciyak ciyak bağırıyordun yarak yedikçe… Dur bakalım… Senin de sıran gelecek. Bekle sen…” Emre’ye döndü,

“Eee? Devam et bakalım genç zampara? Ateşle barut… Evde yalnız başınıza kaldınız… Seviştiniz, ama baldızımı sikmedin öyle mi? Baldızımın amına bu koca yarrağı koymadın ha? Ulan yalan söyleme bana ibne, gebertirim seni… ” Bıçağı batırdı biraz daha… Keskin çelik bıçak kıpkırmızı bir iz bıraktı oğlanın boğazında…

“Abi yapma abi… Şeyy… İşte abi…” Hala bir bana, bir kocama bakıyordu. “Gülay bana yap beni, istiyorum dedi. Ben olmaz Gülay dedim. Bakiresin, yapamam, kızlığını bozamam dedim. Çok istedi, yalvardı, dayanamıyorum dedi. Sik beni dedi. İnanmazsın, isteri krizi gibi bir şey oldu, gözünün yaşıyla ağladı abi…”

“Eee? Sonra? Çok isteyince? Sen ne yaptın? Kızlığını bozmadan?”

“Evde yalnızdık. Bu yataktaydık abi… Ben oral seks yapalım, boşalıp gidelim dedim. Yaptık da… Ama Gülay ille de beni sikeceksin, beni sikmeden, bu yarrağı yemeden seni bırakmam diye tutturdu. Kabul etmeyince kalktı, şu gardrobun alttaki çekmeceden krem aldı geldi.”

Eliyle işaret ettiği yere baktım. Bizim kocamla sikişirken kullandığımız prezervatifleri, kremleri, seksi babydol, jartiyer, string külot vesaire seks malzemelerini koyduğumuz çekmeceyi gösteriyordu. Kocamla bakıştık. Yanaklarım kızarmıştı.

Bak sen benim minik kahpe kızkardeşime… Ben onu masum kız diye kocama karşı savunurken o benim sikicimle sevişiyormuş meğer… Hem de bizim yatağımızda… Ablasıyla eniştesinin yatağında…

“Madem amımı sikmiyorsun, götümü sik dedi bana… Getirdiği şey kayganlaştırıcı anal kremmiş… Yağ gibi kayarmış. Siz kullanıyormuşsunuz hep… Gülay sizde kaldığı geceler seslerinizi duyarmış. Krem sürmeden anal seks yaparsanız Gül abla çok feryat edermiş, o da hepsini dinlermiş… ”

Utangaç bir tavırla yüzümüze baktı ikimizin de… İlgiyle onu dinlediğimizi görünce anlatmaya devam etti.

“Ben yine olmaz filan dedim Murat abi… Hemen kabul etmedim. Ama Gülay tehdit etti. Bağırırım, komşulara rezil ederim seni, tecavüze kalkıştı diye ocağını söndürürüm senin dedi.”

“Eee? Sen ne yaptın peki? Kabul mü ettin?”

Artık kocam, az önce karısını yatakta yabancı bir erkekle sikişirken yakalayan adam değildi sanki… Tüm dikkatini Emre’nin anlattıklarına vermişti. Şortunun önündeki kabarıklık da artıyor gibiydi, dikkat çekmeye başlamıştı. Pezevenk herif… Karısının sikildiğine aldırmıyor, baldızının nasıl sikildiğini, hem de sikicisinden dinlerken zevk alıyordu.

“Ne yapayım başka abi? İkimiz de çırılçıplağız… Az önce oral da olsa sevişmişiz, bir posta boşalmışız. Ama Gülay ille tutturuyor beni sik diye… Evde ikimiz yalnızız… Ateşle barut… Daha fazla dayanamadım ben de… Gülay, malum, onsekizinde körpecik kız senin dediğin gibi, çırılçıplak… Sikmem için kıvranıyor.”

Emre kocamın baldızına ilgisini, anlattıkları karşısında gitgide sakinleştiğini gördükçe, pezevengin kızacağı yerde tahrik olduğunu hissedince olayı ballandırmaya, inceden inceden, detaylarına varana kadar anlatmaya başlamıştı.

“Ben yine de ilk hareketi ona bıraktım. Kendi eliyle kendini, arka deliğini kremledi bol bol… Sonra geldi, benim aleti bir güzel boydan boya yağladı. Ben bol kremli avuçlarının arasında okşanmaktan taş gibi olmuş yatarken geldi, kendisi üstüme çıktı, zar zor benimkini içine aldı.”

“Yani sen ona değil, Gülay sana tecavüz etmiş bu vaziyette… Arka deliği de bakireydi o zaman, öyle mi Emre?”

“Evet abi… Hiç ellenmemiş… Daracıktı… O kadar kayganlaştırıcı sürdüğü halde zor girip çıktı benim alet…”

“Vay kahpe vay… Demek götü çok dardı ha?”

“Evet Murat abi… Bildiğin gibi değil… Benimkinin derisi sürtüldü sanki… Mengene gibi… Fazla dayanamadık zaten… Oturup kalkarken klitorisini okşamaya başladı, az sonra da bağıra bağıra boşaldı. O arka deliğinde kasıla kasıla benimkini ezerken dayanamadım, ben de boşaldım abi…”

Kocamın gardı da, bıçağı tutan eli de yana düşmüştü. Az önce bağırıp çağıran o değildi sanki… Elini önüne götürüp kabarıklığı bastırmaya çalıştı önce… Bizim onu izlediğimizi görünce elini çekti, yutkunarak,

“Neyse ne canım…” dedi. “Demek ki benim güzel baldızım da ablası gibi azgın orospunun tekiymiş. Hem de aynı yarrağı yemiş orospular…” Sesi yükselmeye başladı tekrar… Ekmek bıçağını bize doğru sallayarak,

“Sizi yatakta sikişirken gördüğümde beynim döndü. Atılıp ikinizi de doğrayacaktım az daha… Namus ulan bu, boru mu? Boynuz takılacak adam mıyım ben? Hem bir kerelik boynuz da değil… Enişte olarak baldızımın namusu da benden sorulur değil mi? Söylesene ulan kahpe karı…”

“Evet kocacım… Evin erkeğisin sen… Kardeşimin namusu da senden sorulur aşkım…”

Biraz önce yatakta aşığıyla basılan ben değilim sanki, kocama namus fetvası veriyorum sözde… Hala da iki aşık çırılçıplak duruyoruz karşısında… Olayın saçmalığına bakın…

“Tabi yaa… Benden sorulur. Ama ne yapacağım şimdi bu durumda, karar veremedim daha…” Saatine baktı, erkendi daha.. “Telefon et şu götten sikilmiş kardeşine, buraya çağır, hemen gelsin.”

“Neden? Ne diye çağırayım bu saatte?”

“Uydur ulan bir şeyler… Bu siktiğimin Emre ibnesi geldi, evde seni bekliyor de… Adını duyunca koşa koşa gelir senin orospu kardeşin, merak etme…”

Yataktan kalkıp cep telefonumu aldım. Bir yandan rehberde kardeşimin telefon numarasını ararken bir yandan olayın garipliği karşısında gülmemek için kendimi zor tutuyordum.

Nasıl gülmem… Ben çırılçıplak yatağın ortasındayım, elimde telefon… Kocam elinde ekmek bıçağı, guya bizi öldürmek üzere… Sikici aygırım çıplak, basılma ve ölüm korkusunu biraz atlatmış, eliyle yarı kalkık koca sikini örtmeye çalışır vaziyette beni izliyorlar merakla… Öyle komik bir vaziyetteyiz ki… Bir iki çalmadan sonra kardeşimin sesi duyuldu. Hoparlörü açtım, erkekler de duysun diye,

“Efendim abla?”

“Gülaycım, bana gelsene biraz…”

“N’oldu abla? Bu saatte… Hayır olsun. Bir şey mi var?”

“Yok canım, telaş etme hemen… Enişten bu gece de yok, canım sıkıldı yalnız başıma…”

“Yaa… Yarına dersim vardı, alınacak notlar filan… Çalışıyorum abla.”

“Kız şıllık, gel işte hemen… Burda çalışırsın dersine… Hem biri daha var burada, beraber çalışırsınız.”

“Nasıl yani? Kim var ki?”

“Okul arkadaşın… Emre…”

“Emre mi? Bu saatte? Emre ne arıyor ki bu saatte sizin evde abla?”

“Kız soru sorup durma işte…” Sesimi alçalttım biraz, fısıldayarak, kinayeli kinayeli, “Geçen gün çalıştığınız ders çok iyi geçmiş. Gelsin de yine çalışalım diyor çocuk… Anlattı biraz da… Hadi aptal, soru soracağına babamlara bende kalacağını söyle, gel hemen…”

“Emre ne anlattı sana abla?” Sesindeki korku ve çekingenlik belli oluyordu.

“Nasıl ders çalıştığınızı kahpecik… Hazır enişten de yok, kalk gel, iki konu daha çalışın işte… Çocuk çok özlemiş seni…” diyerek bir kahkaha attım. “Merak etme, ben dersinizi bölmem. Siz rahat rahat çalışırsınız.”

“Tamam abla yaa… Ne anlattıysa sana o salak… Neyse… Babama söyleyeyim sende kalacağımı, hemen geliyorum.”

Telefonu kapattım, erkekler de ben de rahatlamıştık. Kızkardeşim on dakika sonra burada olurdu. Onlar l****a kardeşim gelecek diye sevinirken, ben de üstümden yük kalktığı için rahatlamıştım. Öyle ya… Kocam benim yardımımla masum kızkardeşimi becermek istiyor diye bana hafakanlar basıyordu sürekli… Benim yüzümden kızın namusu elden gidecek diye ölüyordum. Aklımın bir köşesinde hep bu konu vardı.

Kızkardeşim… Körpecik… Masum… Daha düne kadar donunu topladığım küçük kız… İlk regl olduğunda ped kullanmasını öğrettiğim acemi kız… Meğer sen ne azgın, ne şeytan orospuymuşsun da haberim yokmuş benim…

Beni uyutup… Benim yatağımda… Benim kapatmamla sevişirsin ha? Önden olmasa da arkadan, hem de eniştenle ikimizin kayganlaştırıcı kremini kullanarak kendini siktirirsin ha? Ablanı siken puştun sikini kendi ellerinle kremlersin de kaygan kaygan bakire götüne sokarsın ha?

Dur bakalım sen azgın kahpe… Ayıp, günah, abla, kardeş, enişte, ensest bitti artık… Ben de seni hem aygıra, hem eniştene siktirmezsem ne olayım… Kendi ellerimle siktiricem seni… O kızışmış amına koydurucam senin… Emre’nin koca kalın yarrağını kendi elimle tutup amına sokucam senin… Dur bakalım… Görürsün sen…

“Nereye daldın ulan orospu karı?” diye seslenen kocamın sesiyle kendime geldim, düşüncelerden sıyrıldım. Bir şeyler söyleyip duruyordu. İçimdeki öfkeyi bastırıp gülümsedim kocama,

“Efendim aşkım? Duyamadım, pardon…” dedim yumuşacık…

Ne de olsa boynuzlamıştım herifi… Elinde hala kocaman bir ekmek bıçağı tutuyordu. Her ne kadar boynuzlu bir pezevenk olduğu bir gerçekse de… Sırf l****a baldızını sikme hayalini gerçekleştirebilmek için, benim sikilmeme göz yumsa da… Yine de erkek milletine güven olmaz. Yumuşak davranmalı ki, o boynuzları ilk önce alnının kabağına yerleştirenin ben olduğumu unutsun.

“Bir şeyler bul da şu benim amcık ortağımı koltuğa bağla diyorum. Donunu da ver şuna… Senin amcığına, baldızımın götüne girmiş yarrağını gördükçe sikiştiğiniz aklıma geliyor. Asabım bozuluyor, tansiyonum yükseliyor.”

“Şey… Emre’nin külodu yok kocacım… Öyle, külotsuz gelmiş…” diye kıvrandım, içimden gülerek… Kocam da biliyordu bunu… Emre ile bütün sevişmemiz boyunca bizi izlemişti çünkü…

“Tamam ulan… Öyle dursun, ne yapayım? O zaman sen üstüne bir şeyler giy, fingirdek karı… Ulan hiç çekinme yok mu sende? Hadi ben kocanım, utanmıyorsun. Ama bu herifin yanında amını götünü göstere göstere niye dolaşıyorsun? Oğlan seni çıplak gördükçe kule gibi yarrağı havaya dikiyor işte… Biraz daha sertleşirse salam gibi dilim dilim kesecem o yarrağını senin Emre bey… Orospu karıma bakıp bakıp havalandırma sikini…”

“Öyle deme abi…” diyecek oldu çocuk,

“Haa… Öyle demeyeyim di mi? Çekinmesine gerek yok zaten değil mi Emre bey? Nasıl olsa karımın amını götünü gördün sen… Görmeyi de bırak, ben yokken sabah akşam siktin karımı… Ne çekineceksiniz canım… Karımın ikinci kocası sensin. Çekinecek bir şey yok ki…”

Gidip hole bıraktığı kamerayı aldı geldi. Emre’nin burnuna uzattı,

“Bak… Karımı nasıl siktiğini kaydettim buraya… Dua et, öfkeden kendimi kaybedip gebertmedim ikinizi de… Modern adamım ben… Sırf elimde delil olsun diye sizi kameraya çektim. Karımın amına nasıl koydun, pompa yapa yapa nasıl zevkten bağırttın, döllerini nasıl karıcığımın amına boşalttın, hepsi burada…”

Ben çıplak bedenime çamaşır giymeden etek bluz, iki parça giysi geçirirken kocam da kameranın Oynat tuşuna basmıştı. Elindeki minik kameranın açılır ekranında, bizim Emre ile ikimizin sikişmelerimiz, feryatlarımız gırla gidiyordu.

Anlaşılan kocam kendine harika bir ev pornosu çekmişti. Sevgili karısının başrolde olduğu, kendini başka bir erkeğe siktirdiği bir ev pornosu. Eminim yıllar boyu saklayacaktı bu hazineyi… Tabi bundan sonra bu ilk pornomuza yenileri de eklenecekti, emindim buna…

Emre kocamın burnuna dayadığı sikiş görüntülerinden biraz utanarak başını yana çevirdi. Kolay değil, eli bıçaklı adamın karısını sikiyordu ekranda…

“Ben ne dersem onu yapacaksın. Hiç itiraz yok. Yoksa seni bitiririm. Ne mahallede, ne okulunda yaşatmam seni… İnsan içine çıkamazsın. Anlaşıldı mı?”

“Tamam abi, anlaşıldı.”

“Dur bakalım. Sevgili baldızım Gülay hanım gelsin, ona da hesap sorucam. Bakalım o ne diyecek bu sikiş sokuş işlerine… Senin doğru söyleyip söylemediğini anlayayım. Ondan sonra karar veririm ne yapacağıma… Hadi Gül, orospu karıcım benim, gel de sikişken kız kardeşini karşılayalım. Sen biz söyleyene kadar bu odadan dışarıya çıkmayacaksın Emre bey… Kapıyla aranda bu bıçak var, kaçmayı deneme bile…”

Yatak odasından çıkıp kapısını kilitledik. Kapının önünde kocama sarılıp dudaklarına yumuldum. O da hırsla sarıldı bana… Sıkıca bir öpüştük, dudaklarımızı hırpalarcasına emiştik. Ellerimi kalçalarına koyup kendime çektim kocamı, kalkmış sikini önüme sürttürürken o da aradan memelerimi yoğurup duruyordu.

Neden sonra ayrıldık nefes nefese… Elimle sertleşmiş sikini şortunun önünden tutup sıktım, bıraktım. Onun eli de çamaşırsız giydiğim eteğimin altına dalmıştı. Kabarmış, Emre’nin dölleri akan ıslak am dudaklarımı avuçlamıştı. Güldüm,

“Korkudan öldürecektin oğlanı Murat” dedim. “Ben bile korktum valla… Öylesine güzel oynadın. Hey, bu arada, harika plan kurdun doğrusu… Bir taşla beş kuş vuracaksın neredeyse…” O da güldü,

“Öyle oldu değil mi? Biraz spontane gelişti ama, sonu güzel olacak, merak etme aşkım… Herkes mutlu olacak.”

“İçerde karar veremedim dedin aşkım. Neyin kararını vereceksin?”

“Bilmiyorum karıcım yaa… Bu senin orospu kardeşin Emre ile sevişiyor ya… Ben araya nasıl, ne zaman girsem, benim sikme isteğimi nasıl karşılar, ne tepki gösterir, onu bulamadım henüz… Yoksa ilk kızlığını Emre mi alsa? Ne dersin? Gerçi sen de boynuzlandığın için aşığına bozuldun biraz ama…” Bu arada kapının zili çalmaya başladı.

“Canım benim… İlk erkeği de olsa, ikinci erkeği de olsa, Murat bey muradına erecek yani… Bir şekilde baldızını sikeceksin bu gece… Ben de bir yolunu bulur, Emre’den intikamımı alırım, merak etme…”

“Sorma aşkım… Çok heyecanlıyım… Hadi gel, kapıda bekletmeyelim l****a baldızımı… Oh, kızkardeşini sikmek üzereyim karıcım… Azgın kardeşinin kızlığını alacağım bu gece… Ben salondayım. Sen karşıla baldızımı… Maçı idare et, top sende…”

Kocam salonun kapısında kaybolurken ben gidip daire kapısını açtım. Gülay meraktan kocaman açılmış yeşil gözleriyle bana bakıyordu kapının önünde… Tam kocamın dediği gibi… l****a…

Uzun sarı saçlar, etli dudaklar, minicik çilli burun, iri göğüsler, incecik iki karışlık bir bel, yuvarlak kalçalar, uzun bacaklar… İp askılı, portakal yuvarlaklığındaki ve sertliğindeki sütyensiz memeleri meydanda bırakan bir bluz, ekose kumaştan kloş minicik etek… Telaşla içeriye girip kapıyı kapatırken soru yağmuruna tuttu beni,

“N’oldu abla? Bu saatte nedir bu Emre muhabbeti? Sana neden gelmiş? Ne anlattı ki sana? Hem nerede o?”

Sevgilisini görebilmek için etrafına bakınıp duruyordu haspa… Onu etkilemek, cin gibi çarpmak için hazırlanmış da gelmiş, belli oluyordu doğrusu… Sıktığı erotik parfüm kokusu her erkeği baştan çıkarabilirdi. Oturma odasına götürüp koltuğa oturttum. Karşısına geçip ellerimi belime koydum,

“Sevgilin daha önce ders çalıştığınız yerde canım… Yatak odasında…” dedim hışımla… “Seni bekliyor. Ama ondan önce benim sana sorularım var.”

“Ne yatak odası abla? Ne diyorsun sen ya? Emre’nin senin yatak odasında ne işi var gece gece?”

Ağzımı ararcasına, biraz şaşırmış vaziyette yüzüme bakıyordu. Ne biliyorum, ne kadarını biliyorum, merak içindeydi.

“Yeme beni kızım. Aptal değilim ben. Sevgilinle benim yatak odamda ne haltlar karıştırdığınızı biliyorum. Hepsini…”

“Ablacığım, ne bildiğini bilmiyorum. Tamam Emre ile öpüşüp koklaştık. Ama hepsi o kadar… Kız oğlan kızım ben abla… İstersen doktora götür beni inanmıyorsan. Evleneceğim adama saklıyorum bekaretimi…”

“Ah Gülay… Sen giderken ben o yoldan geri dönüyordum kızım… Kızlık zarını bozmadan sikişmenin, erkeği elinde tutmanın kaç tane yolu var, ben bilirim. Dedim sana, her şeyden haberim var. Yatak odamda olanlardan da… Benim çekmecemdeki kayganlaştırıcı anal kremden de… Nasıl yaparsın bunu Gülay?”

Omuzları düşüverdi. Saklayacak bir şey kalmadığını anlamıştı artık… Bu kez saldırıya geçti,

“Ne varmış bunda? Her kızın geçtiği yoldan ben de geçtim işte… Sanki sen eniştemle yapmadın bu işi… Sikişmenin kaç tane yolu varmış, biliyormuşsun öyle mi? Belki de evlenmeden önce başkalarıyla da yaptın. Kim bilir kaç erkeğe arkadan verdin…” Bunları duyunca beynim döndü. Orospu, aşığımla sikiştiği yetmiyormuş gibi bana hesap soruyordu. Yakası olmadığından ip askılı bluzunun ön tarafından tutup sarstım,

“Sana ne küçük orospu? Kiminle yaparsam yaparım. Yaptım işte, var mı diyeceğin? Evlenmeden önce de yaptım. Ama evli bir kadınım ben, sadece kocama hesap veririm. Peki sen nasıl yaparsın? Benim yatağımda… Hem de Emre ile… Emre’yle… Nasıl sikişirsin sen Emre’yle? Utanmadın mı? Söyle bana… Nasıl? Nasıl? Nasıl?”

Gözlerim dönmüş, bağırıp duruyordum kardeşime… Bluzun ip askıları çekiştirmeme dayanamamış, kopuvermiş, portakal memeleri meydana çıkmıştı. Ben hala parmaklarımı geçirdiğim ince kumaştan bluzu yırtmak istercesine sarsıyordum. Nitekim fazla dayanmadı, cart diye yırtıldı giysi… Paçavra gibi elimde kaldı, fırlatıp attım…

Gülay belden yukarısı çıplak, hayretle yüzüme bakıyordu. Ellerini memelerine götürüp kapatmaya çalışıyordu bir yandan da… Ateş fışkıran gözlerimin içine baktı, baktı. Sonra da başını iki yana salladı şaşkınlıkla,

“Ah ablaa… Olay benim biriyle sevişmem değil, değil mi?”

“Ne, nasıl yani?” diye kekeledim. “Ne demek istiyorsun?”

“Evet canım… Olay benim bir erkekle beraber olmam değil. Yatak odanızda sevişmem de değil. Mesele Emre… Öyle değil mi? Emre…”

“Ne Emre’si kaltak? Üste çıkmaya çalışma…” diyebildim. Bu kez şaşırma sırası bendeydi.

“Ah benim orospu ablam, ah… Ne yaptın kız? Emre’ye aşık mı oldun? Yoksa… Yoksa, Emre’yi baştan çıkardın, altına mı yattın? Öyle ya… Bu kadar tepki verdiğine göre… Emre’yle sikiştin sen… Emre’nin o kalın, kocaman, güzel sikinin tadına baktın. Mutlaka…”

Benim sesim kesilmiş, Gülay’ın sesi gitgide yükselmeye başlamıştı. Mutlaka kocam içeriden, Emre yatak odasından duyuyordu konuşmalarını…

“Gül hanım… Ben senin aşığınla seviştim, belki aşık da oldum, tamam… Ama sen? Vay kaltak vay… Benim yatağımda diye diye bağırıp duruyorsun. Yoksa yatak odanızda mı sikiştiniz?… Eniştemle seviştiğin yatakta mı seviştin aşığınla? Söyle bana…” Hesap soruyordu bana orospu.

“Hadi ben meraklı, azgın ergenin tekiyim. Seks için kıvranıyorum, yokluktan, bekaret korkusundan duvarlara tırmanıyorum. Seviştim Emre’ye… Peki ya sen? Neden senin yarı yaşında, çıtır oğlanla, o kahpe piçle sikiştin? Benim gibi aç değilsin, açık değilsin. Uzaklara gidiyor, yalnız bırakıyor kocan, tamam… Ama evde olduğu her gece eniştem bağırta bağırta sikiyor seni… Karnını doyuruyor. Ev yıkılıyor senin orgazm feryatlarından, haberin yok. Eniştemin haberi var mı peki bundan? Boynuzlandığından haberi var mı zavallı adamın? Söylesene abla…”

Ben motor gibi konuşan kardeşime cevap veremeden arkamdan kocamın sesini duydum

“Yok Gülaycım… Boynuzlandığımdan haberim yoktu…”

Sonunda kocam olaya dahil olmuştu. İkimiz de irkilerek dönüp baktık.

“Aaa… Eniştee…” diye bir çığlık koparan Gülay, elleriyle çıplak memelerini onun parlayan gözlerinden saklamaya çalıştı. Kocamsa sakin sakin geldi, koltuğa, baldızının yanına oturdu. Elindeki bıçakla bana bakarak sert bir sesle,

“Çıkar üstündekileri orospu…” dedi. “Ne varsa çıkar. Çırılçıplak kalacaksın.”

“Murat…” dedim önce itiraz etmek istedim, kararlı olduğunu görünce dediğini yaptım. Gülay hala hayretler içindeydi.

“Enişte? Sen burada mıydın? Ablam yok demişti senin için…”

“Ablana yarın sabah geliyorum demiştim ama, karımın hasretine dayanamayıp sürpriz yapayım, bir gün erken geleyim dedim Gülaycım. Bir de baktım, sürprizin büyüğünü ablan bana yapmış meğer…”

İkisi de bana bakıyordu. Karşılarında duruyordum çırılçıplak, çaresiz… Ellerimi arkamda kavuşturmuştum, dimdik…

“Eve girdim, bir de baktım ki, yatak odasında ablanla senin küçük sevgilin…”

“Sevgilim sayılmaz enişte… Sildim ben onu defterden… ” dedi Gülay itiraz ederek…

“Neyse işte… Öpüşüp koklaştığın, anal seks yaptığın, arkadan, götten verdiğin çocuk… Oldu mu?” Kardeşim utanarak sustu, başını eğdi.

“Benim namuslu karım, yatak odamızda, benim yatağımda, çıtır oğlanın altına yatmış, neler yapıyor neler… Baksana şunun memelerine, boyunlarına… Azgın köpek, ablanı yalamış, yutmuş, emmiş, morartmış her yerini… Saftirik ablanın haberi bile yok morluklardan… Şuna bak, amcığından senin sevgilinin dölleri akıyor daha vıcık vıcık… Sırılsıklam amı… Görüyor musun?”

“Görüyorum enişte…”

“Kameraya çektim hepsini baldız… Nasıl sikiştiklerini, yatağın içinde birbirlerine nasıl daldıklarını… Herifçioğlu koca yarrağını nasıl daldırıyor karımın amına bir görsen… Yarrağı yedikçe nasıl kıvranıyor ablan, nasıl feryat ediyor, inliyor…”

“Eniştee… Konuşma böyle argo argo…” Utanmıştı haspa…

“Ne varmış konuşmamda baldızım? Sanki sen ak kaşıksın. Bunları yatakta basınca hepsini anlattılar bana… Bıçağı görünce ödleri patladı. Ablan nasıl oğlanın altına yatmış… Emre bey ders yapıyoruz diye seninle nasıl sevişmiş…” Tepkisini ölçmek ister gibi baldızının yüzüne baktı, sonra devam etti,

“Sen nasıl sikilmek istemişsin, yarak diye kıvranmışsın. Emre bey kabul etmemiş seni bozmayı da, kayganlaştırıcı kremi bulup gelmişsin, kendi götünü, oğlanın sikini nasıl kremlemişsin, götünün bakire deliğine nasıl geçirmişsin koca yarağı alıştıra alıştıra, nasıl zevkten gebermişsin, hepsini anlattı.”

“Vay piç vay…” diyebildi dişlerinin arasından Gülaycım. Yüzü kıpkırmızı olmuştu. “Bütün bunları anlattı ha? Vay korkak orospu çocuğu vay… Ben de erkek zannetmiştim piçi…”

Oturduğu koltukta dimdik kalakalmış, elleri dizlerindeydi şimdi… Dipdiri portakal memeleri açıkta kalmış, kabarık uçları iştah açıcı görünüyordu. Farkında bile değildi kız… Kendini gittikçe kabaran öfkesine kaptırmıştı. Bana hınçla bakıyordu. Kocam bana döndü,

“Git çağır şu çıtır sevgilini, ikiniz de buraya gelin” diye emretti. “Gelirken de kravat çekmecesinde ne kadar kravat varsa hepsini al getir…”

Telaşla yatak odasına gidip kilitli kapıyı açtım, Emre’yi çağırdım. O çırılçıplak haliyle kalktı, yanıma geldi. İkimiz de Adem ile Havva kılığındaydık. Onun erkek güzelliğini görünce dayanamadım yine… Uzanıp boynuna asıldım, dudaklarından öptüm.

Oğlanın gözü korkuyla etrafta dolaşırken pek karşılık vermedi ama, çıplak bedenini mutlulukla kendime çektim. Önündeki yarı sert organına üçgenimle sürtündüm. Yine azmıştım bir anda… Delirtiyordu bu çocuk beni… Kollarımdan zorlukla kurtulup,

“Ne yapıyorsun Gül abla? Bizi öldürtecek misin sen? Neydi o bağırışlar, Gülay’ın sesi miydi o?” dedi korkuyla…

Kravat çekmecesini açıp içindeki bütün kravatları aldım. Sevgilimin yanına gidip,

“Hadi gel, bizi bekliyorlar.” diyerek elinden tuttum, oturma odasına götürdüm.

“Bir türlü anlayamıyorum. Kocan ne yapmak istiyor? Bize… Gülay’a… Normal değil bu olanlar…” diye homurdanarak yanımda geldi, odaya girdik.

Gülay şaşkın şaşkın, çırılçıplak içeriye giren sevgilisi ve ablasına bakıyordu. Gerçekten acaip bir manzaraydı. Murat,

“Karıcığım, ver şu kravatları bana… Emre, sen de otur şu sandalyeye…” diyerek Emre’yi yemek masasından çektiği sandalyeye oturttu. Elimden aldığı kravatlardan biriyle kollarını arkadan sandalyeye bağlayarak sabitledi. İtiraz etmesine fırsat vermeden bir anda ayaklarını da sandalyenin iki ayağına tek tek bağladı. İki yana bağlı bacakları aralık duruyor, güzel erkekliğiyle şu çaresiz, bağlı halinde bile harika görünüyordu.

i Çocukcağız ses çıkaramadan, Gülay’ın yanında çıplaklığından utanarak belki, kendisine yapılanlara karşı koymadan boyun eğiyordu. Emre ile işi bitince bana döndü. Kolumdan tutup arkamı çevirdi. İki elimi kavuşturup arkamdan kravatla sımsıkı, kollarım hareket etmeyecek şekilde bağladı.

Ben de olacakları merak ederek hiç karşı koymadım tüm bu süre içerisinde… Bir başka kravatı da boynuma bağladı fazla sıkmadan, fakat çözülmeyecek şekilde… Sonra da bir anda kravatın diğer ucundan kendine doğru çekti. Sendeledim, düşmemek için bayağı çaba sarf ettim.

“Görüyor musun Gülaycım?” dedi kardeşime dönerek… “İkisi de elimde şu anda… Bizi boynuzlayan, aldatan bu iki fahişe elimizde… Bize yaptıklarının cezasını çekecekler bu gece… Ne diyorsun?”

“Ne bileyim enişte… Şaşkınım… Asıl sen ne diyorsun? Nasıl bir ceza? Ne yapmayı düşünüyorsun ki?”

“Madem bunlar bizi sikişmek için boynuzladı. Cezaları da sikiş üstünden olacak. Ulan orospu… Diz çök önümde…”

İtiraz edemeden omuzlarımdan bastırıp önünde diz çöktürdü. Emre sandalyeye bağlanmış, paketlenmiş vaziyette yanıbaşımızdaydı. Kocam bir anda üstündeki tişörtü çıkarıp fırlattı, sonra da ayağındaki şortu sıyırıverdi. Şimdi o da önündeki sertleşmiş erkeklik organıyla çırılçıplaktı. Sikini sallaya sallaya gidip kamerasını getirdi, masanın üzerine, tam üçümüzü görüntüye alacak şekilde ayarladı. Kardeşime,

“Sakın merak etme canım… Sadece bu fahişeleri çekiyorum kameraya… Sen görünmeyeceksin.” Kardeşim gülümseyerek,

“Merak etmiyorum enişte… Bana zarar vermezsin, bilirim.” dedi.

Çıplak eniştesini, önündeki göbek deliğine doğru yükselen eniştesinin sertleşmiş, damarlı, mor şapkalı penisini süzen bakışlarındaki parlaklık dikkatimi çekti ve pek hoşuma gitmedi. Emre’den sonra kocama da göz koymuş gibi görünüyordu haspa…

Kamerayı ayarlayan kocam yanıma geldi, saçlarımdan tuttu. Canımı yakarak sikini ağzıma dayadı.

“Yala orospu… Yarrağımı yala… Canımı yakma, gebertirim yoksa… Bak, bıçak hala orada, koltuğun üstünde duruyor, unutma…”

Dilimin ucunu dokundurdum biraz, ağzıma dayanan aletin başını şöyle bir okşadım. Aniden bir tokat patlattı yüzüme…

“Doğru dürüsüt yala ulan… Kadın gibi yala… Sok şunu ağzına bakalım… Emre’nin yarrağını ağzına nasıl alıyorsan öyle yap. Yoksa…”

Canım yanarak, çaresiz, dediği her şeyi eksiksiz yapmaya başladım. Sertleşen sikini ağzımda emiyor, dilimle yalamaya çalışıyordum. Saçlarımdan kavrayan parmakları canımı yakıyordu bir yandan… Can acısı, boğazımı kaplayan siki nedeniyle hava alamamak bitirmişti beni… Gözlerimden yaş akıyordu.

Bir ara gözüm Gülay’a ilişti. Hiç de önünde gelişen olaylardan, herkesin çırılçıplak olmasından utanmış, sıkılmış bir hali yoktu orospunun… Tam tersine ilgiyle, merakla bizi izliyordu.

Emre de öyle… Yanıbaşında oynayan canlı porno ilgisini çekmişti onun da… Siki sertleşmeye başlamıştı bacaklarının arasında… O kardeşimin de, benim de çok iyi bildiğimiz, bizi zevkten kıvrandıran aleti başını kaldırmış, bakınıyordu.

Kocam da görmüştü Emre’nin sikinin kalktığını… Saçlarımı iki yandan tutup defalarca sertçe, sikercesine sikini ağzıma sokup çıkardı. Boğuk sesler çıkardım, kurtulmak istedim.

“Hadi yavrum… Em sikimi… Bak, aşığının da siki kalktı sen emdikçe… Eee… Genç yarrağı başka oluyor değil mi? Daha sen yalamaya başlamadan kalkıyor ibnenin siki… Hazır kıta puştun yarrağı…”

Saçlarımdan tutup sikini ağzımdan çıkardı. Boynuma bağladığı kravatı çekip döndürdü beni… Dizlerimin üstünde, tasmalı bir köpek gibi çekiştiriyordu beni hayvan… Kendimi iyice aşağılanmış hissediyordum. Yanımızda oturan Emre’nin önüne getirdi beni çekiştire çekiştire…

“Karıcığım, bize baka baka bir tarafı şişecek sevgilinin… Hatta şişti bile baksana… Benimkini iyice yaladın, kayganlaştırdın. Hadi onu yala şimdi…”

Zorla bacaklarının arasında diz çöktürdü beni… Hem boynumdaki kravatı aşağıya çekiyor, hem de diğer eliyle saçlarımdan tutup oğlanın sikine bastırıyordu başımı… Mecburen ağzımı açmak zorunda kaldım.

“Aç ağzını karıcığım… Sevgilinin sikini ağzına al bakalım… İşini güzel yap, benim de senin arkanda işim var çünkü… Ama dikkat et… Boşaltmayacaksın oğlan çocuğunu… Geleceğini anladığın anda kendini geriye çekeceksin. Boşalırsa dayağı ikiniz birden yersiniz.”

“İnanamıyorum sana Murat” diyebildim. “Ne sapıkmışsın sen… İçinde neler saklıyormuşsun benim bilmediğim…” Tekrar kenardan ağzıma soktu kendi sikini,

“Konuşma fazla… Asıl sapık sizsiniz. Ben sizin yüzünüzden sapık oldum. Islat şunu iyice…” Gülay namuslu genç kız havalarında,

“Enişte, ben çıkıyorum. Daha fazla seyredemem bunu…” diye söylene söylene yerinden kalkarken kocam sert bir sesle bağırarak durdurdu onu…

“Sen de otur yerine küçük orospu… Benim evimde kendini siktirirken iyiydi değil mi? Yok öyle yağma… Otur şimdi, bunlara vereceğim cezayı izleyeceksin…”

Gülay kös kös yerine otururken ben de kocamın dediğini yaptım, tükürüklerimle pırıl pırıl yaptım kocamın sikini… Sonra sikini ağzımdan çıkarıp benim başımı tekrar Emre’nin sikine gömdü.

Arkama geçti. Kalçalarımda ellerini hissettim. Sonra da am dudaklarımın arasında sikini… Bir yandan Emre’nin kalın sikinin başını ağzıma almaya çalışırken, bir yandan da dikkatimi arkamda neler olup bittiğine veriyordum.

Kocam her zaman yaptığı gibi santim santim içime sokmak dururken, bir anda yarağını amıma gömdü. Bir hamlede kasıklarını götüme yapıştırıverdi.

“Ahhh… Yavaş…” diye boğuk boğuk inledim ağzımın kenarından… Emre’nin koca siki ağzımı doldurmuştu çünkü, konuşmayı bırakın, zor nefes alıyordum… Bana aldırmadı bile hayvan… Kalçalarımı tutup sert sert amımda gidip gelmeye başladı. İnliyordum.

Sonra içimde gidip gelirken aynı anda iki eliyle iki kalçamı dövmeye başladı. Şaplaklar atıp duruyordu kalçalarıma… Her tokat yediğimde irkiliyor, ara verdiğindeyse koca elleriyle şaplak gelecek, canım yanacak korkusuyla kalça kaslarımı sıkıyordum. Bu da kocamın hoşuna gidiyordu besbelli…

Öte yandan ağzımın içinde Emre’nin sikini emmeye çalışıyordum. İkimizin de elleri bağlıydı. Çocuk oturduğu yerde, sandalyenin üstünde kıvranıp duruyor, ağzımın, dilimin verdiği zevkle inliyordu. Bir yandan da kocamın kesin talimatı aklımda, iyice kıvranmaları arttığında ağzımdan çıkarıyor, boşalmaması için sakinleşmesini bekliyordum bir süre…

Gülay… Ah Gülay… Benim orospu kızkardeşim de gözlerini bizden ayırmıyordu. Oturduğu koltukta bacaklarını aralamış, bir eli eteğinin altında külodunun içindeki parmakları oynayıp duruyordu. Diğer eli memelerinde, parmak gibi olmuş uçlarında dolaşıyordu hazla… Az önce yaptığı namuslu kız numarasını çoktan bırakmıştı. Kocam da görmüştü benim gördüğümü, baldızına seslendi,

“Canım… Güzel baldızım… Bir tanem… Çıkar sen de üstündekileri… Daha rahat edersin… Artık çekinecek bir şey kalmadı bu odada…”

Gülay kocamın lafını duyar duymaz dediğini yaptı. Altındaki minicik eteği çıkardı, kalçalarından sıyırıp attı. Biraz külodun üstünden ovaladı amını… Baktı olmuyor, biraz sonra da minicik beyaz külodunu kalçalarını kıvıra kıvıra çıkardı. Şimdi bacaklarını iyice ikiye ayırmış, kılsız tüysüz amcığının dudaklarını sıkıyor, klitorisini ovalıyordu.

Odada biz iki kadının inlemeleri, kocamın kalçalarıma vurduğu tokatların şaklamaları, erkeklerin zevk aldıkça homurdanma sesleri yankılanıyordu. Murat bu arada zevk sularımdan iyice kayganlaşan amımdan çıkardığı ıslak penisini arka deliğime dayamıştı.

Kocam elleriyle butlarımı tutup ikiye ayırıyor, sikinin başını bastıra bastıra götümün deliğine girmeye çalışıyordu. Sonunda başardı. Anüsümün girişini zorlayan sikinin başı lop diye içeriye girdi. Çığlık atmaya başlamıştım. Piç… Bana, çığlıklarıma aldırmadan arkamda gidip geliyordu. Sonunda,

“Ahhh…” diye bağıran kocam sırtıma kapandı. Sikini köküne kadar götüme saplamıştı. Bir anda deliğimden çıktı. Oluşan boşluk hissinin ardından belimde, sırtımda yağmur gibi yağan sıcak döllerini hissettim.

Bir anda oluşan sessizlik… Onca gürültüden, inlemelerden sonra sadece kesik kesik alınıp verilen nefes sesleri… Kocamın gittikçe hafifleyen inlemeleri… Dakikalarca süren hengameden sonra orgazm olan bir tek kocamdı.

Gülay elini amından memelerinden çekmiş, utangaç bir tavırla ayrık bacaklarını bitiştirmiş, önünü kapatıyordu şimdi… Zevk almıştı evet ama, orgazm olduğunu görmemiştim onun… Emre de boşalmamış, yalanmaktan parlayan siki önünde dikilitaş gibi duruyordu.

Bense sadece arkamdan sikilmekle kesinlikle orgazm olamazdım. Ellerim bağlı olduğundan ne ben amımla oynayabilmiştim, ne de kocam klitorisimi okşamıştı.

Öylece arka deliğimde gidip gelmişti hayvan… Köpek gibi sikilmiştim. Yumuşamış aletini okşamakta olan kocam Gülay’a sordu,

“Nasıl baldız? Beğendin mi ablanın cezasını?”

“Ne bileyim enişte… Cezadan çok fantaziye benziyordu yaptığın… Hele ablama mükafat gibi gelmiştir. Baksana yediği önünde, yemediği arkasında… Girilmedik deliği kalmadı.” Hain hain güldü sonra… “Bir de bu piçe oral yaptırdın ablama, siki yalana yalana zevkten dört köşe oldu herif…”

“Dur bakalım. Daha bitmedi ki… Haydi kalkın, yatak odasına gidiyoruz.” dedi kocam hayvanı…

Kolumdan tutup kalkmama yardım etti. Emre’nin ayaklarını çözdü, sandalyeden kurtardı. İkimiz ellerimiz arkamızdan bağlıydık. Gülay’a elini uzattı,

“Hadi gel güzelim…” diyerek kızın elini tuttu, koltuktan kaldırdı. Elini hala bırakmamıştı. Onlar sarmaş dolaş önden, Emre ile ben arkadan, dört çıplak, sallana sallana yatak odasına gittik. Kocamın eli kardeşimin karpuz gibi kalçalarını okşuyordu tüm yol boyunca… Odaya girince kocam Gülay’a

“Sen şöyle yatağın ortasına uzan bakayım” dedi. Kardeşim dediğini yaptı. Bize döndü, “Siz de onun iki yanına oturun.”

Biz de kardeşimin iki yanına, yatağın kenarına iliştik. Yanıma geldi. Az önce götümde gidip gelen ve boşalınca yumuşayan sikini ağzıma verdi tekrar… Yalamamı emretti.

“Hadi karıcığım… Aç ağzını… Dilini konuştur bakalım, ne kadar zamanda kaldırabileceksin yarrağımı, görelim.” dedi alaycı bir tavırla…

Kızkardeşimin, kocamı aldattığım genç erkeğin yanında, onların gözlerinin önünde bu şekilde aşağılanmak… Bir yandan kızıyor, kocamdan nefret ediyordum ama hoşuma da gitmeye başlamıştı olay… Tahrik oluyordum nedense…

Fazla sürmedi, yumuşak alet ağzımın içinde emilip yalandıkça sertleşti, kalınlaştı, sığmamaya başladı. Ben yaladıkça ohhh… çekerek parmaklarını saçlarımın arasında dolaştırıyor, sikini ağzımın içine gömmeye çalışıyordu. Sonunda bıraktırdı. İstediği gibi olmuş, penisi taş gibi dikilmişti.

Gözlerini yatakta yatan kardeşime çevirdi sonra… Eline aldığı bir tutam kravatı baldızına göstererek,

“Nasıl bebeğim? Hoşuna gitti mi? Sen de ister misin?”

Gülay dirseklerinin üzerinde doğruldu yattığı yerden… Gözleri eniştesinin bacaklarının arasında, yalanmaktan parlamış, sertleşmiş sikindeydi. Ağzını açtı. Pembecik dilinin ucuyla etli dudaklarını ıslattı. Öyle seksi görünüyordu ki kahpe…

“Eniştecim…” dedi. “Hoşuma gitti. Bayıldım. İnternette porno filmler, videolar seyrediyorum ara sıra, azdıkça… Şimdi de canlısı önümde… Ama… Ben kızım… Kendimi kaptırmaktan korkuyorum.” Emre’ye baktı başını çevirip,

“Daha önce bu şerefsize beni siksin diye yalvardım biliyorsun, anlatmış sana… Ama yine de iyi tarafı varmış, bekaretimi bozmadı, arkamdan yaptı beni… Sen de dikkat eder misin baldızının kızlığına? Güvenebilir miyim sana?”

“Merak etme aşkım… Bana güven. Senin istemediğin hiç bir şey yapılmayacak sana… Bana inan ne olur… Sen uzan şu yatağa, kendini bana bırak… ”

Piç kocam, baldızına yalvarıyordu adeta… Hoş, orospu baldızı da can atıyordu bu işe ya… Az önce zevki yarım kalmış, orgazm olamadan olay bitmişti. Şimdi eminim olayın bir an önce başlaması için, zevk almak için can atıyordu. Kendini arkaya bıraktı, çırılçıplak, sırtüstü uzandı yatağa… Kocam da dört kravatla ellerini ayaklarını yatağın köşelerindeki ahşap süslemelere bağladı. Çarmıha gerilmişti kız… Bize işaret etti sonra,

“Hadi bakalım, sıra sizde… Islak dillerinizi baldızımın memelerinde istiyorum. Her yerinde dolaşın. Uçlarını emin.”

“Nasıl olur Murat?” dedim yarım ağız… “Kardeşiz biz…”

“Ulan orospu, kızın amcığını yala demedik ki… Memesinin ucunu yalayacaksın işte… Emeceksin. Ne var bunda? Dediğimi yap, yoksa kuru kuru götünü sikerim yine, bağırtırım.”

Çaresiz eğildik, iki yandan meme uçlarını yalamaya emmeye başladık. Gülay elleri kolları bağlı vaziyette, zevkten kıvranmaya başladı hemen… Murat bizi izliyordu sikini okşayarak…

“Eniştemm…” dedi az sonra. “Ellerini çözsene şunların… Ellerini de istiyorum. Okşasınlar beni…”

“Hemen canım… Emrin olur bir tanecik baldızım… Güzelim benim…”

Kocam sikmeyi kafasına koyduğu baldızının emrini yerine getirdi hemen… Arkadan bağlı ellerimizi çözdü ikimizin de… Kollarım uyuşmuştu bağlı durmaktan… Karıncalanan kollarımı ovalayıp rahatlattım biraz… Sonra ikisinin istediklerini yapmaya başladık iki taraftan…

Ben kardeşim diye öylesine okşuyor, parmaklarımı göğüslerinde, karnında dolaştırıyordum. Fakat Emre yaptığı işe ruhunu katmaya başlamıştı. Bir yandan o da benim gibi, kardeşimin bedenini okşuyor, bir yandan dilini meme uçlarında, koltuk altlarında, her yerinde dolaştırıyor, meme uçlarını hunharca emiyor, zevkten inletiyordu kızı…

Biz iki yandan çalışırken kocam da baldızının bacaklarının arasına yaklaştı. Başını kasıklarına gömdü kızın… Gülay aldığı zevkten kapanmış gözlerini merakla açtı, bacaklarının arasında, bacak içlerini, kasıklarını yalayan eniştesini gördü.

“Ohhh… Eniştee…” diye kıvrandı eli kolu bağlıyken… Kalçalarını oynatıp dudaklarından kurtulmak istedi ama ne mümkün… Kocam vantuz gibi yapışmıştı kızın körpecik amına, öpüşürcesine am dudaklarını emiyordu.

“Yapma enişte… Aaaahh…” diyerek tekrar kıvrandı Gülay… “Çok… Çok zevk alıyorum… Dayanamıyorum… Ooohh… Yapmaa…”

“Neden canım? Zevk alıyorsun işte… Neden bırakayım? Ohhh… Mis gibi kokuyor amcığın… İçinden suların akıyor bir tanem… Baldızım benim… Pembecik amcığın varmış senin… Tazecik… Tam beklediğim gibi… Şuna bakın Gül… Nasıl dudakları kan doldu, nasıl kabardı… Emre sen de bak… Harika, değil mi?”

“Evet Murat abi… Harika…” dedi Emre. Gülay’ın memelerini emmeyi bırakmış, başını uzatıp kocamın yaladığı güzel amcığa bakıyordu. “Yalvarmasına rağmen sikmedim ama çok yaladım ben de bu amcığı… Harikadır. İyice zevke gelince sularını fışkırtır, biraz sonra görürsün…” Sonra da yaptığı işe döndü tekrar…

“Ahhh… Hainsiniz siz… Ölüyorum… Yapma enişte… Zevkten öldürüyorsun beni… Ooohhhh… Eniştemmm… Dilin… Dilin mahvediyor beni…”

Kocam bir ara başını çekince bu kez tekrar kıvrandı yattığı yerde…

“Devam et enişte… Bırakma… Ooohhh… Dediğimi dinleme sen… Çok güzel yalıyorsun eniştem… Yala… Klitorisimi em… Isırrr… Oooohhh… Siz de… Abla… Ablacım… Emre… Yalayın ne olur… Memelerimi yalayın… Böyle zevk almadım ben… Ölüyorum… Oohhh… Anacım… Geliyorum… Aaahhh…”

Kardeşimin kalçaları inip kalkıyor, orgazm oluyordu. Emre’nin dediği gibi, zevk suları amının dudaklarından fışkırıyordu adeta… Biz geriye çekildik. Biraz dinlenip kardeşimi izlerken Gülay’ın kasılmalarının bitmesini bekledik. Dakikalarca sürdü kasılmaları… Yavaş yavaş balon gibi söndü, sonunda hareketsiz kaldı. Memeleri inip kalkıyor, nefes almakta zorlanıyordu.

Biraz kendine gelir gibi olunca kocamın işaretiyle üçümüz birden tekrar işe giriştik. Acımasızca okşayıp öpüyor, yalıyor, zevkten çılgına çeviriyorduk. Körpe bedeni ter içinde kalmış, sürekli zevkten kasılıyordu. Çığlık atmaya başlamıştı artık…

Biz iki yanda çalışırken, kocam da baldızının bacaklarının arasında yalayıp yutmadık bir santimlik yerini bırakmamıştı. Kabarmış klitorisini dudaklarıyla çekiştire çekiştire emiyor, dilini içeriye sokmaya çalışıyordu. Parmaklarını am sularıyla kayganlaştırmış, arka deliğini okşuyor, içine sokuyordu. Son çığlığında başını kaldırıp Gülay’a

“Aşkım… Amını yalamam, dilimi sokmam hoşuna gidiyor mu? Sikimi de ister misin?” diye sordu. Kardeşim başını kaldırıp ona baktı. Saçları terden yapış yapış olmuş, iyice dağılmıştı. Perişan görünüyordu zavallı…

“Ohh… Evet enişte… İstiyorum… Evet…” diye inledi.

“Arkandan mı? Emre gibi götünü mü sikeyim bebeğim? Nasıl istersin, söyle eniştene…”

“Hayır… Hayır… İçime gir enişte… Bıktım artık… Amıma sok… Kızlığımı sana vermek istiyorum. Sik beni… Ohhh… Hadi… Eniştemmm…”

“Oh bebeğim. Sana söz verdim. Senin istemediğin hiç bir şey yapmam sana… İstiyor musun gerçekten?”

“Evet, Evet… İstiyorum enişte… Yalvartma beni… Sik.. Sen sik beni eniştem… Lütfenn…”

“Gül, bak kardeşin ne diyor karıcığım… Şahit misin?”

“Evet kocacığım..” dedim gülerek… “Orospu sikilmek istiyor. Sen de sik artık, yalvartma kızı… Amına koyuver şunun…”

El birliğiyle kardeşimin bağlarını çözdük. Doğrulup eniştesine sarıldı. Öpüştüler. Vahşi hayvan gibi saldırıyorlardı birbirinin çıplak bedenlerine… Kocam baldızının üstüne abanıp yatağa uzattı tekrar… Bacaklarını aralayıp arasına girdi, yerleşti. Gülay titreyerek, heyecanla eniştesini bekliyordu.

Murat bana döndü, sikini gösterdi,

“Bebeğim, biraz yalar mısın?” Emre’ye seslendi,

“Hadi ortak… Sen de baldızımın amcığını yala biraz… İyice ıslansın… Bebeğimin canı yanmasın.”

İkimiz de atıldık. Ben kocamın sikini yalayıp emerken, Emre de kardeşimin kukusunu yalayıp ıslattı iyice…

Eniştesi fazla bekletmedi baldızını… Onun da dayanacak gücü kalmamıştı bunca zaman… İkimizi de kenara çekti. Kızın ayak bileklerini tutup iki yana ayırdı, arasına girdi. Gülay titriyordu. Kocam sikini tutup am dudaklarının arasına, kabarmış klitorisine sürttü. Bir inleme koptu kardeşimden…

“Ohhh…” diye kıvrandı. Kocam boylu boyunca amının çiziğine sürtmeye devam ettikçe o inledi. Sonunda bırakıp başını şişmiş dudakların arasına dayadı, bastırdı. Gülay dudaklarını ısırıyor, heyecanla bekliyordu.

“Oh enişte… Canımı yakma ne olur…”

Kocam eğilip dudaklarına yumulunca sikinin başı biraz daha baskı yapıp içine gömüldü. Vahşice öpüşüyorlardı. Biz Emre ile ikimiz eğilmiş, taş gibi sertleşmiş sikin körpe amın içine nasıl gömüldüğüne bakıyorduk. Göz göze geldik bir an…

O anda anladım ki, ikimiz de köpek gibi sevişmek istiyorduk. Canımıza tak etmişti artık… Enişte baldız sevişip duruyorlardı. Biz onlara seks köleliği hizmetçilik yapmaktan bıkmıştık. Gözlerimizle anlaştık. Doğrulup yatağa, Gülay’ın yanına uzanıverdim. Emre de yandan dolaşıp geldi, kocaman sikini sallaya sallaya benim aralanmış bacaklarımın arasına girdi.

Kocam şöyle bir baktı ne yaptığımıza, sonra dikkatini tekrar kardeşime, kızlığını bozmak üzere olduğu baldızına verdi. Başı kızkardeşimin amcığına gömülmüştü, görünmüyordu artık…

Emre de sikini yavaş yavaş benim kızışmış amıma gömmeye başladı bu arada… Az sonra ıslak amcığımda ilerliyordu kalın yarak… Dudaklarımı ısırarak dibime vurmasını bekledim. Kalın alet amımı yararak girdi, girdi, başı vajinamın duvarlarına vurduğunda kasıklarımız birleşmişti.

“Ohhh…” diye inleyerek oğlanın boynuna sarıldım. Çılgınca öpüşüyorduk. Kalçaları inip kalkmaya, kasıklarımız birbirini dövmeye başladı.

“Ohhh.. Abla… Abla, harikasınız…” diye inledi kardeşim yanıbaşımdan… “Ben… Korkuyorum abla… Canım yanıyor…” Elini tutup sıktım,

“Merak etme canım… Şimdi geçecek… Kendini rahat bırak… Sıkma… Öyle çok zevk alacaksın ki… Çektiğin sıkıntıya değecek. Haydi… Bırak kendini… Enişten işini bilir. İyi sikicidir senin enişten… Hadi eniştesi… Bitir şunun işini artık…”

Başını salladı Murat… Baldızının dudaklarına yumulup öpüşürlerken, bir anda kalçasını indiriverdi, sikini kızkardeşimin amına gömdü.

“Ahhh..” diyerek kocama sarıldı. Murat bir süre hareketsiz, baldızının amına gömülmüş vaziyette bekledi. “Korktuğum kadar değilmiş. Bu kadar mı?” diye sordu Gülay. Heyecandan kurumuş dudaklarını yalıyordu.

Emre benim üstümden eğilip kardeşimin kurumuş dudaklarını öptü, ıslattı. Kardeşimi teselli etmeye girişti sonra da,

“Evet canım… Hepsi bu işte… Gördün mü? Ne acısından korkmaya değermiş, ne de kızlığın gitti diye üzülmene… İncecik bir zar parçası alt tarafı… Bu kadar önemsemen yanlıştı şimdiye kadar… Öyle değil mi Murat abi?”

“Tabi canım… Büyütmeye gerek yok… Hepimiz yaşadık bunu… Ablan da evlendiğinde bakire değildi işin açıkçası… Benden önce başkası halletmiş. Ben hiç umursamadım ama…”

“Hadi artık, bırakın şu eski hikayeleri…” diyerek kalçalarımı oynattım erkeğimin altında… “Hadi, altınızda yatan şu iki seksi kıza zevk verin biraz… Erkekliğinizi gösterin bize…”

“Emredersin Gül abla…” diyen Emre hareketlendi önce… Kalçalarını indirip kaldırmaya, koca sikini içlerime vurdurmaya, beni inletmeye başladı.

Kocamsa baldızının henüz yırtılmış kızlık zarını yine de önemseyerek yavaş hareket ediyordu. Ürkütmeden, canını yakmadan zevk vermeye çalışıyordu. Ne zaman Gülay altında hareketlenmeye, kalçalarını oynatmaya başladı, o zaman kocam da hızlandı. Baldızını layıkıyla sikmeye, körpe amcığını pompalamaya başladı. Gülay boynuna sarıldı tekrar eniştesinin,

“Ohhh… Çok güzel enişte… Harika…” diyordu. “Gerçekten dediğiniz kadar varmış. Ohhh… İçimi doldurması harika bir hismiş. Zevk veriyor… Gidip gelirken harika hissediyorum… Oohhh…”

Elini tuttum. İki kardeş, yanyana yatakta uzanmış, sikiliyorduk. Bacaklarımızın arasındaki iki güçlü erkek bize zevk vermek için yarışıyordu. Dakikalarca pompalandık. Sikildik.

Emre beni kaldırıp kardeşime doğru domalttı, arkamdan girip öyle sikti. Şehvetten kardeşimin pompalandıkça önümde sallanıp duran diri memelerini avuçlarımda yoğuruyordum. O da alttan elini sokmuş, benim memelerimi avuçluyor, Emre aradan elini sokmuş, klitorisimi parmaklarının arasında eziyordu.

Sonunda birbirimizden, inlemelerimizden, erkeklerimizin aldığı zevkten biz de tahrik olarak, neredeyse aynı anda dördümüz de boşaldık. Düşünceli eniştesi baldızı hamile kalmasın diye son anda sikini çıkarıp karnına attırdı döllerini… Parmağımın ucuyla göbeğinde göllenen spermlerden birazını alıp dudaklarımın arasına götürdüm, dilimle alıp yuttum. Benden gören kardeşim de aynını yaptı.

Yorgunluktan yatağa serilip kaldık. Biraz dinlendikten sonra sırayla kalkıp duş aldık. Ben kızkardeşimin bekaret kanıyla lekelenen çarşafı kaldırıp temiz çarşaf serdim. Hepimiz tekrar gelip rahatlamış olarak yatağa uzandık.

Yine çırılçıplak, sıkış tepiş… Tenlerimiz birbirine temas ediyordu. Kimin eli kimin bacağında, amımı kim okşayıp parmağını içime sokuyor, elimdeki hangi erkeğin siki bilmeden okşuyorduk birbirimizi… Hepimiz aynı durumdaydık. Neden sonra Murat’a seslendim,

“Kocacım…”

“Efendim canım…?”

“Sen isteğine kavuştun. Baldızının kızlığını bozdun, değil mi?.”

“Evet aşkım?”

“Benim de yeminim var. Emre’nin sikini kendi elimle Gülay’ın amına sokmam gerekiyor. İzin verir misin, baldızını biraz sikiversin çocuk?”

“İzin ne demek sevgilim… Gençler de istiyorsa, neden olmasın? Emre erkek olarak ister elbette ama… Gülay, sen ne dersin? İster misin canım? Emre seni siksin mi? Deminki kızgınlığın, öfken geçti mi?”

“Mımmm…” diye gerindi kardeşim… Başını kaldırıp Emre’nin anında havaya dikilmiş güzel erkekliğine baktı. “Geçti enişte geçti. Unuttum her şeyi… Enişte, ben zaten bir kereden doymadım. Kaç yıldır bu anı, sikilmeyi bekliyordum. Çabucak oldu bitti, bir şey anlayamadım. Emre istiyorsa… Neden olmasın?”

Emre yanıt bile vermedi. Gülay’ın elini tutup sertleşmiş sikinin üstüne koydu. Yanıtı taş gibi erkekliğiyle vermişti oğlan… İstiyordu kardeşimi… Sikmek istiyordu… Biz karı koca iki yana açılıp yatağın ortasında genç sikişkenlere yer açtık.

Azgın kız kalkmış siki elinden bırakmadan çocuğun üstüne tırmandı. Eğilip dudaklarının arasına aldı erkeğin koca başını… Diliyle yaladı, ıslattı. Biraz daha… Biraz daha… İyice ıslanıp parlayınca doğruldu. Dizlerinin üstünde kalkıp amının dudaklarına hizaladı penisi…

Heyecandan titreyen etli dudaklarını ısırıyordu. Elimi uzatıp Emre’nin sikini belinden tuttum. Kardeşimin sımsıkı am dudaklarını bir elimle ikiye ayırmaya çalışırken, diğer elimdeki koca alet, daha yeni bekareti bozulmuş körpe am dudaklarının arasına sürttüm. Klitorisini fırça darbeleriyle okşadım. Sonunda aletin başı gömüldü, kaybolmaya başladı. Başı girince, rahatlayarak elimi çektim.

“Uhh…“ diye yüzünü buruşturdu Gülay… “Emre… Seninki biraz daha kalın değil mi? Girdikçe biraz canım acıyor sanki, içim geriliyor.”

Kocam elini uzatıp kalçalarını okşadı kardeşimin… Başparmağını ıslatıp arka deliğine baskı yaptı biraz…

“Merak etme canım… Kadın vajinası elastik**ir. Biraz sonra içindeki baltaya alışacak seninki de… Ablan nasıl alıştıysa Emre’nin sikini yemeye, seninki de alışacak. Zevk almaya başlayacaksın.”

Dediği gibi, az sonra Gülay zevkten inlemeye başladı. Bileği kalınlığındaki Emre’nin siki yara yara girip çıkmaya başladı amcığına… Yine amından sular fışkırıyordu girip çıktıkça, Emre’nin kasıkları, taşakları, yeni serdiğim yatak örtüsü su içinde kalmıştı.

Eniştesi Gülay’la ilgilenip memelerini, kalçalarını her yerini okşarken, ben de Emre ile ilgileniyordum. Oğlanın kaslı geniş göğsünü okşuyor, meme uçlarını emip zevk vermeye çalışıyordum. Ve başarıyordum da…

Gençler de bir yandan bizim okşamalarımızdan zevk alırken, bir yandan kendileri öpüşüyorlar, sürekli motor gibi hareket eden kalçaları inip kalkarak cinsel organlarını çalıştırıyorlar, şehvet dalgalarının arasında kendilerini kaybediyorlardı.

Eniştesi yandan eğilip baldızının kalçalarını, minicik arka deliğini diliyle okşayıp kızı bağırtmaya başladığında, ben de araya, Emre’nin bacaklarının arasına girdim. Manzara harikaydı yakından bakınca… Güçlü erkeklik organı, kızkardeşimin am dudaklarının arasında bir görünüyor, bir kayboluyordu.

Başımı iyice gömdüm, oğlanın taşaklarını ıslak dilimle yaladım ben de… İkisi de delirmek üzerelerdi.

Baktım kocam dizlerinin üzerinde, eli sertleşmiş sikini tuta tuta Gülay’ın arkasına doğru yaklaşıyor, aradan çekildim. Baldızının belini tutup bastırdı. Gülay hareketsiz kalınca da ıslak sikinin başını arka deliğine dayadı. Başını çevirip arkaya bakan kardeşim başına geleceği anlamıştı.

“Yooo… Yapma enişte… Canım yanacak… Lütfen…” Eniştesi ağzında ıslattığı parmaklarıyla baldızının minik deliğini iyice tükürüklemekle meşguldü.

“Korkma canım. Sen bu kara deliğine sevgilinin koca sikini aldın. Benimkini haydi haydi alırsın. Sadece kendini serbest bırak. Kasların gevşesin. Ohhh… Başı girdi bile… Mmmm… Emrecim, zorlamayalım baldızımı, yavaş yavaş…” diye diye gerçekten sikinin başını sokmuştu kardeşimin minik göt deliğine…

“Yavaş enişte… Yavaş yavaş… Lütfen… Oohhh…” diye inleyen kardeşim dudaklarını ısırarak eniştesinin içine girmesini bekledi.

Emre altta hareketsiz yatıyor, kızın içindeki koca baltayı kıpırdatmadan, üzerinde sallanan portakal memelerin uçlarını eme eme o da girişi bekliyordu. Dakikalar sürdü belki, kocam ilerleye ilerleye sonunda kasıklarını kardeşimin kabalarına yapıştırdı.

“Ovvvv…” diye inledi kız… “Bacaklarımın arası doldu. Enişte… Emre… Sapıksınız siz… Azgın sapıklar… Koca yaraklılar… Ooohhh… Ablaaa… Harika bir şeymiş bu… Ahhh…” Arkadan eğilmiş, ufacık kızın iki deliğine iki erkeklik organını nasıl aldığına bakıyordum ilgiyle,

“Kız orospu… Bunca yıllık evliyim. Bu iki azgının sikini tek tek yedim ama… İkisini birden almak sana nasip oldu. Daha bekaretini verdiğin gece sandviç oldun. Kıymetini bil valla…” dedim gülerek… Kardeşimin beline bastırıp çukurlaştırarak girişe daha uygun pozisyon almasını sağlıyordum bir yandan da…

“Abla… Dizlerim titriyor abla… Enişte, hadi siz yapın ne yapacaksanız Emre’yle… Halim kalmadı benim…”

İki piston yavaş yavaş çalışmaya başladı. Kızı zorlamadan, üzmeden, yavaşça… Biri çekiliyor, biri giriyordu. Girerken damarlarının şiştiğini görebiliyordum. Emre sikini çıkardıkça kardeşimin zevk suları süzülüyordu koca sikinden… Pırıl pırıl parlıyordu aleti…

Arkadan elimi uzatıp erkeklerin torbalarını okşuyor, ara ara eğilip kızkardeşimin arka deliğinden çıkan kocamın penisine okkalı bir tükürük bırakıyor, kayganlaşmasını, daha rahat girip çıkmasını amaçlıyordum. Sonunda,

“Ufff… Ben dayanamıcam ortak…” diye kıvrandı kocam. “Baldızımın deliği gerçekten daracıkmış… Bitirdin beni kahpe baldızım… Sikişken orospum benim… Oh amına koduğumun kızı… Oohhh… Geliyorum… Aaaahhh…”

Sikini gömerek sonuna kadar dayandı kocam. Kızın belindeki parmaklar mengene gibi sıkıyordu. Sonra da bir hamlede çıkardı sikini, döllerini beline, sırtına doğru fışkırttı. Yatağa devrilip kaldı.

Kocam baldızının arka deliğinde işini bitirince Emre serbest kalkmıştı. Kalktı, kızı tuttuğu gibi yatağa devirdi. Bacaklarını aralayıp tekrar amına soktu erkekliğini… Feryat figan, inlemeler eşliğinde sokup çıkardı bir süre… Sonunda o da Gülay’ın amına son kez kökledi sikini, öylece kaldı…

Kalçalarını sıkıp bırakıyor, o kasıldıkça torbaların içindeki yumurtaların hareket ettiği gözle görülüyordu. Gülay da onunla birlikte orgazma ulaşıyordu. Oğlanın boynuna sımsıkı sarılmış, gözleri kapalı, dişleri birbirine kilitlenmiş vaziyette, hırıltılarla kasılıyordu ağır erkek bedeninin altında…

Uzun süre kaldılar böylece… Sonunda yavaş hareketlerle bir kaç kez daha gidip geldikten sonra Emre sikini çıkarıp yana devrildi. Amı hala kasılıp duruyordu. Beyaz döller kızkardeşimin örselenmiş, durmadan kasılıp gevşeyen am dudaklarının arasından yatağa sızmaya başladı.

Bu manzarayı görünce aklım başıma geldi. Dehşetle,

“Eyvah…” dedim. “Ne yaptın Emre? Kardeşimin içine boşaldın.”

“Merak etme Gül abla… Sorun değil.” dedi oğlan yorgun bir sesle… “Senin kardeşin bana emanet artık. Her ne olursa… Okullar bitince evleniriz izniniz olursa…” Kocam araya girdi hemen,

“Sevgilin bize de emanet Emre…” dedi. “Müstakbel karın yani… Dördümüz birbirimize emanetiz. Bundan sonra ayrı gayrı yok.”

“Ne demek istediğini anladım. Yok abi… Ayrı gayrı yok…”

Gülay’la birbirimize bakıp kikirdedik bunu duyunca… Biz de anlamıştık. Mutlulukla gülümseyerek gerindim.

Artık biz iki kardeş, bize hayran, aşık iki erkeğe sahiptik. İstersek tek tek, istersek ikisi birden… İstediğimiz zaman, canımızın istediği gibi sevişebilecektik. Kocamın olmadığı gecelerde elim amımda kocamı beklemeyecektim artık… Emre gülmeye başladı yine,

“Eh Murat abi… Ne oyun oynadın bize yaa… Valla ödüm patladı bıçak elinde görünce… Namustu, boynuzdu, bağıra bağıra… Sıçırttın beni korkudan…”

Bu kez hep beraber kahkahalarla gülmeye başladık. Gülmekten karınlarımıza ağrılar girdi. Ben kahkahalar arasında, zorlukla,

“Yaa… Bu pezevenk kocamın baldızında gözü varmış meğer… Kızı sikmeyi kafaya koymuş namussuz… Bütün derdi oymuş… Bana da size de oyun oynadı.” diyebildim.

Hepimiz rahatlamıştık. Sırayla duşlarımızı alıp geldik. Kocam yine seslendi ortaya,

“İlk işimiz, yarın gidip bu yatağı değiştirelim çocuklar… Bize dar geliyor bu yatak…” Gülay atıldı hemen,

“Ama enişte… Beni becerirken dar filan demedin, kanımı akıttın yatağa…” dedi gülerek… “Hem daha mutfak, banyo denemedik. Daha ayakta, kucakta sevişmedik.” Murat eğilip baldızını körpe dudaklarından öptü,

“Yoo kızım… Her istediğini yaparım bir tanem… Ama ben eski kafalıyım. En çok yatakta sikişmekten zevk alıyorum. Bugünkü gibi hep beraber takılırsak dört kişiye dar gelir bu yatak… Benim belim ağrımaya başladı şimdiden… Artık ikiz yatak mı olur, ısmarlama yatak mı yaptırırız… Bir çaresine bakalım bu işin…

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm
ALINTIDIR

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 7. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Saat kaçtı bilmiyorum. Dış kapının açılma sesi ile uyandım. Yarı uykulu, yarı uyanıktım. O sırada karım da uyanmıştı. Derken içerden kızların sesini duyduk, teyzelerinden dönmüşlerdi. Küçük kız Esra, “Anne, neredesin?” diye sesleniyordu. Yatak odasının kapısı kapalı idi en azından, yoksa bizi çıplak halde uyurken görebilirlerdi. Karım büyük bir korkuya kapılmıştı, “Geldim kızım, geliyorum!” diyerek yataktan fırladı ve alel acele üzerini giyinerek odadan çıktı. Ben de üzerimi giyinip kendimi toparladım…

Odadan çıktığım zaman Özge’nin bakışları ile karşılaştım. O evde yokken ne yaptığımı biliyordu ve annesini kıskanıyordu. Salona girdiğimde, kızlarla beraber teyzeleri Zarife de gelmişti. Zarife beni görünce kıpkırmızı oldu. Karım da onun yanında kızarmış bir suratla oturuyordu. Bense hiçbir şey olmamış gibi davranıyordum. Eve girdikleri zaman bizim yatak odasında ne yaptığımızı tahmin etmişti. Zarife, “Kızlar beni zorla getirdi valla!” dedi, sanki geldiğine pişman olmuş gibi. Bana bakmamaya gayret ediyordu.

Zarife 40’lı yaşlarda, karım gibi türbanlı bir kadındı. Kardeşinin, yani karımın bir kopyası gibiydi. Ama biraz daha kilolu idi. Oturduğu zaman üzerindeki bluzunun altından göbeği belli oluyordu. Koca memeleri de karnının üzerine düşüyordu. Eteği kalçalarını sıkmıştı. Yüzüne makyaj yapmıştı. Annem Zarife için ‘Zilli!’ derdi. Ne demek istediğini daha sonra anlayacaktım. Kocası çalışmak için başka şehre gitmişti. Bir oğlu vardı ve başka bir şehirde üniversite okuyordu. Zarife ise evde kaynanası ile beraber oturuyordu.

Akşam hep birlikte yemek yedik. Karım ablasını bırakmak istemiyor, “Zaten kaynananla kalıyorsun, bir gece de ben de kal!” dedikçe, Zarife gitmekte ısrar ediyordu. Buna rağmen geç saatlere kadar oturduk. Vakit epey ilerlediği için Zarife’yi ben eve bırakacaktım. Zarife’yle evden çıktık. Evi bizim evden arabayla 10 dakika çekiyordu. Gecenin ilerleyen bir saati olduğundan yollar tenhaydı. Zarife, “Enişte size de ayıp oldu, öyle vakitsiz geldim. Yeni evlisiniz sonuçta!” dedi. Bunu söylerken kızardığını gördüm. “Yok, olur mu öyle şey!” dedim. Zarife evdeki suskunluğunu atmış, dili yavaş yavaş açılmıştı. Hatta biraz işi gevezeliğe dökmüştü…

Bana kocasını şikâyet etmeye başlamıştı. “Kaç zamandır dışarda, eve uğradığı yok, çalışıyorum diye gitti, fakat yeteri kadar para göndermiyor. Çocuk param bitti diye beni arıyor, ne yapacağımı bilmiyorum. Zaten kaynanam ayrı bir dert!” diye anlatıyordu. Çok sıkıntılı olduğu belliydi. Arabayı yol kenarına çektim. Cüzdanımı çıkarıp bir miktar para verdim. İtiraz ediyor, almak istemiyordu. Ama ben çok ısrarcı olunca aldı. Bana çok teşekkür ediyordu. Parayı borç olarak aldığını, geri ödeyeceğini söylüyordu. O sırada göz ucuyla ona bakıyordum. Emniyet kemeri memelerinin arasından geçiyordu. Üzerindeki krem renkli pardesüsüne rağmen belli olan dolgun memeleri bu şekilde gözüme daha da büyük görünüyordu.

Zarife, “Kardeşim iyi kadındır. Seni mutlu eder. İyi kadınlık yapar. Sana bir erkek çocuk doğurmak istiyor!” dedi. Ben bir süre sessiz kaldım. Neden böyle konuştuğunu anlamaya çalışıyordum. Aklıma annemin Zarife hakkında söylediği söz geldi, Zarife gerçekten zillinin biriydi, yoksa neden bana bunları söylesin ki. Cesaretimi toplayıp, “Peki sen iyi kadınlık ediyor musun?” diye sordum. Sessiz kalmıştı. Evine gelmiştik. İnerken ona, “Bir arkadaşım işyerine, yemek ve temizlik için bir kadın arıyor. Çalışmak istersen eğer bana haber ver!” dedim. Zarife de, “Haber vermeme gerek yok, hemen başlayabilirim!” dedi. Ben de, “Tamam o zaman, yarın akşamüzeri benim işyerime gel!” dedim. “Gelirim!” diyerek sevinçle indi arabadan.

Ertesi akşamüzeri Zarife dediği gibi benim işyerime geldi. Özge ile bir süre oturdular. Çıkarken Özge’ye, “Ben teyzeni bir arkadaşın işyerine götüreceğim, sen taksiyle eve dönersin!” diyerek para verdim. Karımı arayıp durumu anlattım. Sonra da Zarife ile birlikte arabama atladık. Zarife iş görüşmesine gidiyor diye çok heyecanlıydı. Güzel görünmek için makyaj yapmış, gözlerine boya sürmüştü. Üzerine çiçekli, uzun ve bol bir etek, uzun kollu bir bluz giymişti. Bluzun üzerinde de dizlerinin üzerine gelen şeffaf bir hırka vardı. Ayağında da topuklu ayakkabıları. Başını parlak çiçekli bir türbanla bağlamıştı. Emniyet kemeri yine memelerini belli ediyordu. Onu bu akşam iş görüşmesine götürdüğümü sanıyordu, ama ben onu sikmeye götürüyordum!

Bir apartmanın önüne geldik. Burası benim bir arkadaşın eviydi, evlenmeden önce sikmek için anlaştığım kadınları buraya getiriyordum. Arkadaşım şehir dışındaydı, anahtarı her zaman ben de olurdu. Zarife ile birlikte merdivenlerden 2. kata çıktık. Ben anahtarla kapıyı açtım ve içeri girdik. Zarife burasının bir ev olduğunu görünce, “Ben arkadaşının işyerine gideceğiz sanmıştım?” dedi. Etraf biraz dağınıktı. Zarife’ye, “Senin işe girmene gerek yok. Bana kadınlık yapman yeterli, ben sana maaşını öderim!” dedim. Zarife anlamsızca yüzüme bakıyordu. Ama yavaş yavaş anlamıştı olayı. Ben ona yaklaştıkça kendini geri çekiyordu. Geri geri giderken ayağı takıldı ve kanepenin üzerine kıç üstü oturdu. Fırsat bu diyerek yanına oturdum hemen. Yavaşça yanına yanaştım, gözlerim sürekli gözlerindeydi. “Çok güzel bir kadınsın, kocan çok şanslı, ama seni ihmal ediyor!” dedim. İyice yanaşarak yanaklarından öpmeye başladım. Zarife ise fısıltıyla, “Yapma ne olur! Bu yaptığın doğru değil!” diyordu. Aslında bu sözlerinin ‘Devam et, sik beni!’ demeye geldiğini biliyordum. Tüylü yanaklarını, çenesini vakum gibi içime çekiyordum.

Yanaklarından öperken, elimi memelerine attım. Bluzu ve hırkası ince olduğundan altındaki dolgun memelerini kolayca hissediyordum. Bluzun altından elimi içeri sokunca çıplak karnına değen elim onu biraz irkiltti. Elimi sutyenin içine sokmuş memelerini hamur gibi yoğuruyordum. Memeleri karımınkinden daha büyüktü. Meme uçları da iriydi. Meme uçlarını parmaklarımla sıkmaya başladım. Zarife inlemeye başladı. Memelerinde gezinen elimi tuttu, gözlerini kapatmış derin derin nefes alıyordu. Yanaklarından, dudaklarından öpüyordum. Elimi memelerinden çektim, elimi bırakmak istemiyor gibiydi. Onu ayağa kaldırdım ve içerideki yatak odasına götürdüm.

Burada daha önce pek çok kadını para karşılığı sikmiştim. Yatağı biraz toparladım. Zarife’yi yatağa uzandırdım, ben de yanına uzandım. Yine yanaklarından öpmeye başladım. Elimi eteğinin içine sokarak kalçalarını okşamaya başladım. Ayağına çorap giymemişti. Dolgun kalçalarında gezinen elime alınmamış tüyleri geliyordu. Ama bu akşam Zarife’yi mutlaka sikecektim, başka yolu yoktu bunun. Eteğini yukarı doğru sıyırdım ve bu sefer kalçalarını öpmeye başladım. Onları öpüyor, emiyordum. Bu sırada Zarife de saçlarımı okşuyordu. Bacaklarını iki yana iyice açmıştı. Bembeyaz kalçaları gün yüzü görmemişti. Kasıklarına yaklaştıkça nefes alıp verişi hızlandı. Amındaki alınmamış kılları pamuklu beyaz külotunun kenarlarından belli oluyordu. Kasıkları da yine öyle bir miktar kıllıydı.

Külotunu lastiklerinden tutarak sıyırdım, bacaklarından çıkardım. Bacaklarını iki yana iyice açınca, oldukça kıllı, kararmış amı ortaya çıktı. Am dudakları etli ve büyüktü. Amı sulanmıştı. Am dudaklarına yumuldum, onları deli gibi emiyor, ısırıyordum. Amının içine dilimi soktukça Zarife yeniden inlemeye başlamış, saçlarımı çeker olmuştu. Zarife’nin amının kılları ağzıma, dilime batıyor; ayrıca amından gelen ter kokuları beni çileden çıkarıyordu. Ama daha önce böyle etli am dudakları görmediğimden, onları yalayıp emmeden bana rahat yüzü olmayacaktı. Doğruldum, o sırada kumaş pantolonumun önünün ıslandığını gördüm. Yarağım sertleşmiş, ama tam kalkmamıştı..

O anda aklıma birşey geldi, mutfağa doğru gittim. Buzdolabı açtım. Tam aradığım gibi bir şeyi buldum. Bir miktar dondurma vardı. Paketi alıp, bir kaşıkla içeri girdim tekrar. Zarife elimdekine bakıp, “Dondurma mı yiyeceğiz?” diye sorunca, “Evet, böylesini hiç yememişsindir!” dedim. Soyundum ve çıplak kaldım. Zarife o esnada yarağımı gördü, gözleri sürekli yarağımdaydı. Paketi açtım, kaşıkla amının üzerine bir miktar dondurma koyunca, Zarife birden irkildi. Soğuk dondurma onu irkiltmişti. Ama bir süre sonra amının sıcaklığı dondurmayı eritmeye başlamıştı. Dondurmalı amını deli gibi emmeye, yalamaya başladım. Amının üzerinde, içinde dondurma sürülmedik yer bırakmamış, her tarafını emiyordum. Zarife ise sürekli zevkten inliyordu. Ağzımın etrafı dondurma olmuştu. Amının sıvıları dondurmaya karışmıştı bu arada.

Zarife halen giyinikti, onu daha soymak istemiyordum. Şimdi bluzunu yukarı çıkardım, çıplak karnına aynı şekilde dondurma döküp emmeye, yalamaya başladım. Bu arada parmaklarımı amına sokmuş, içinde gidip gelmeye başlamıştım. Zarife saçlarımı çekiyor, sürekli inliyordu. Bluzunu iyice yukarı çektim, alttan sutyenin kopçasını açarak çıkarttım. Dolgun memeleri açığa çıkınca, uçlarını emmeye, ısırmaya başladım. Meme uçlarında da alınmamış kıllar, tüyler vardı. Onlara da aynı şekilde dondurma dökerek emiyordum. Parmaklarım halen amındaydı ve iyice sulanmış amı parmaklarımı vıcık vıcık etmişti.

“Şimdi sıra sende!” diyerek yatağa sırt üstü uzandım. Kalkık yarağımı sıvazlamaya başlamıştım ki, Zarife yarağımı avuçlayıp, bu işi benim yerime yapmaya başladı. “Üzerine dondurma dök!” dedim. Dediğimi anlamıştı, dondurmadan bir miktar yarağıma döktü. Ve bu şekilde yalamaya, emmeye başladı. Bu işi pek bilmediği belliydi, ama bunun hiç önemi yoktu o anda. Yarağım patlayacak gibi oldu. Ona, “Biraz dur, bekle!” dedim. Kendimi sıkıyor, boşalmamak için zor tutuyordum. Bu şekilde 1-2 dakika zaman geçmişti. Zarife’ye, “69 yapalım!” deyince, (karım gibi, O nedir? diye sormadı), hemen üzerimde ters döndü ve amı yüzümün üzerine geldi.

Tombul göt yanaklarını avuçladım, birkaç şaplak attım. Götünü iki yana iyice açınca osuruk kokulu göt deliği ortaya çıktı. Zarife’nin göt deliği normal halinde madeni 1 Liralık para kadar vardı. Parmaklarımı götüne sokup çıkartmaya başlamışken, Zarife de inleyerek yarağımı yalıyordu. Yarağımı iki eliyle kökünden kavramıştı bu ara. Ona, “Daha önce götten yaptın mı?” diye sordum, ama o yarağımı yalamakla meşguldü, cevap vermedi. Yaptığı belliydi, yoksa göt deliği bu kadar geniş olmazdı. Ben de bunları düşünmeyi bırakıp amına yumuldum. Yatakta deli gibi birbirimize 69 çekiyorduk. Karımla böylesine ateşli sevişmiyordum. Müthiş bir zevk alıyordum.

Zarife’nin götüne şaplak atarak, “Tamam, bu kadar yeter!” dedim. Zarife nefes nefese kalmış bir halde yarağımı emmeyi bıraktı. “Kalk üzerimden!” dedim. Vücudum ağırlığı altında ezilmişti sanki. “Şimdi sikiş zamanı!” dedim. Üzerindekileri çıkartmasını istedim. Zarife çarçabuk soyundu, yatağa sırt üstü uzanıp, bacaklarını iki yana iyice açtı. Üzerine uzanarak bacaklarının arasına girdim. Amına yarağımı yavaş yavaş sokunca, derin derini “Iğhh, ımm!” diye inledi. Amının sıcaklığını hissediyordum. İçinde gidip gelmeye başladım. Zarife kollarını sırtımda gezdiriyordu. Daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. “Bacaklarını yukarı kaldır!” dedim bu sefer. Dediğim gibi yapınca bu pozisyonda daha kolayca amına girip çıkmaya başladım. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan patlama gibi sesler geliyordu. Yatak ikimizin ağırlığı altında eziliyor ve gıcırdama sesleri geliyordu. Zarife’ye daha şiddetle pompaladıkça onun vücudu ile benimki de yaylı yatağın üzerinde yaylanıyordu.

Zarife şiddetle inliyor, boynumu sırtımı okşuyor, kollarıyla beni sıkıyordu. Bu şekilde bir süre sikiştik, boşalmaya yaklaşmıştım, ama buna niyetim yoktu, kendimi kasıyordum sürekli. Üzerinde doğrularak amından çıktım. Zarife bu yaptığıma kızmış gibiydi, “Gir içime, gir içime!” deyip duruyordu. Onu bu sefer yan çevirdim. Sol yanının üzerine yatırarak, sağ bacağını biraz kaldırdım. Yarağımı bacaklarının arasından amına soktum. Bu pozisyonda sikmeye başladım, Zarife elleriyle yataktan tutunuyor, ha bire inliyordu. Kasıklarım tombul götüne çarptıkça çıkan sesler beni daha da azdırıyordu. İkimiz de terlemiş, su içinde kalmıştık. Artık dayanacak halim kalmamıştı ki, amının içine olanca gücümle patladım. Zarife iki büklüm olmuş gibiydi, suratında acı ve zevk bir arada vardı. Amından akan döllerim bacaklarına, yatağa bulaşmıştı. Karımı sikerken böyle zevk almamıştım. İkimiz de derin derin nefes alıyorduk. Amından çıkıp yanına uzandım. Birbirimize sarıldık.

Çıplak boynunu, göğsünü öpüyordum. Zarife, “Üç yıldır sikişmedim, kocamla sikişeli o kadar olmuştur herhalde!” dedi. “Hayatında başka bir erkek oldu mu peki?” diye sorunca, “Hayır! Sen beni ne zannettin?” dedi. Bu soruma alınmış gibiydi. “Seni incitmek istemedim!” dedim. Sonra daha önce sorduğum ve yanıtını alamadığım soruyu tekrar sordum, “Daha önce hiç götten sikiştin mi?” dedim. “Kocamla birkaç defa yapmıştım, kocam başka kadınlara gitmesin diye onun isteğine boyun eğdim!” dedi. “Benimle de yapar mısın?” diye sorunca, birşey demeden kollarını boynuma doladı. Saat ilerliyordu, fazla zamanımız yoktu, yoksa karım şüphelenebilirdi. Durumu ona anlattım. Kendisini yatakta köpek gibi domalttım. Bacaklarını iyice açmasını ve belini eğmesini istedim. Göt deliği karımınki kadar kıllı değildi.

Göt deliğine bolca tükürdüm ve tükürüğü içine iyice yedirdim. Sonra da yarağımı sıvazlamaya başladım. Yeniden bir göt sikmenin heyecanıyla yarağım tekrar kalktı. Dizlerimin üzerinde iyice doğruldum ve götüne yarağımı hizaladım. Yarağımın kafası kolayca içine girmişti. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Göt sikmenin hazzı bambaşkaydı. Pompaladıkça yaylanan ve sallanan göt yanakları bana ayrı bir zevk veriyordu. Yarağım kolayca götünde gidip geliyordu. Zarife dirseklerinin üzerine çökmüş, zaman zaman başını arkaya çeviriyor ve sürekli inliyordu. Bu pozisyonda daha fazla devam etmek istemedim. Bu kez onu yatağa yüz üstü uzandırdım. Tombul götü bir tümsek gibi havaya kalkmıştı. Göt yanaklarını ellerimle iki yana iyice açınca belirgin şekilde açık olan göt deliğine yüklendim. Yarağım kolayca içeri girmişti. Yataktan destek alarak büyük bir güçle götüne girmeye başladım.

Yarağım neredeyse taşaklarıma kadar götüne girip çıkıyordu. Zarife’nin yüzü yatağa yapışmış gibiydi ve boğuk boğuk sesler çıkarıyordu. O anda ölü gibi hareketsiz yatıyordu sadece. Ayakuçlarımdan destek alarak götüne daha çok abandıkça, yatak da zangır zangır sallanmaya başlamıştı. Alt katta kim oturuyorsa mutlaka bizi duyuyordur diye düşündüm bir an. Biraz doğruldum, Zarife’nin terli sırtına tutunarak destek aldım. Bu şekilde götüne girip çıkmaya devam ettim bir süre. En sonunda ise götünün içine patladım. Götüne biraz daha sokup çıkardım. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Zarife halen, “Ahh, ımm!” diye sayıklıyordu sanki. Yarağımı çıkarınca Zarife’den de osuruk sesi geldi. Doğruldum, yatağın üzerinde oturdum. Zarife’de kendine gelmişti, o da yatağın üzerinde doğrularak oturdu. “Karımla böyle sikişmiyorum!” dedim. Zarife de, “Kardeşim içine kapanıktır biraz. İnsanın senin gibi kocası olsa daha başka ne ister?” dedi. Ona sarıldım. Bir süre sonra kalkarak giyindik ve evden çıktık.

Merdivenlerden inerken alt katın kapısı açıldı ve içerden orta yaşlarda, üzerinde minik bir şortla ip askılı bluz olan, sarışın bir kadın çıktı. Elindeki çöp poşetini kapının önüne koyarken, bize bakarak, “İyi akşamlar!” dedi. O sırada kadınla göz göze geldik. Az önce yukarda ne yaptığımızı biliyordu. Zarife merdivenlerden inerken bir ona, bir de bana baktı. Gördüğü görüntü onu şaşırtmış gibiydi. Kadının gözlerinin içine bakarak, “İyi akşamlar!” dedim. Uzun zamandır bu binaya geliyordum, ama bu kadını ilk kez görmüştüm. Gözlerindeki davetkâr bakışı sezebiliyordum.

Zarife’yi arabayla evine bıraktım. İnmeden önce kendisine bir miktar daha para verdim ve “Bundan böyle ne zaman paraya sıkışırsan haber ver!” dedim. Zarife gülümseyerek arabadan indi. Eve geldiğim zaman epey geç bir saatti, karım merakla bekliyordu. “Malesef ablanın işi olmadı, arkadaşım başka bir kadını işe almış!” dedim.

Kısa bir zaman sonra okullar tatile girecekti. Ben de karımla balayına çıkmanın heyecanı içindeydim. Antalya’da bir otelde 10 günlük tatil ayarladım. Ama daha sonra karım kızlarının da gelmesini istedi. Şimdi Özge de bizimle beraber gelecekti. Önümüzde 10 günlük sikiş dolu bir tatil bizi bekliyordu..

Devam edecek…

ALINTIDIR

hamam fantazim gerçekleşti

hamam fantazim gerçekleşti
merhabalar ben doğan 36 yaşındayım cinsel fantazileri çok severim fakat artık fantazileri yaşamak oldukça zor oluyor bahsedeceğim ve yazıya dökeceğim olay gerçeğe dönüştü müthiş duygular yaşadım sürekli sohbet amaçlı ve camda canlı şhov amaçlı arkadaşlık ve sohbet kurduğum bir sitede tanıştığım ve sohbete başladığım biri ile muhabbete başladım kendisi a.p olduğunu ifade edince bende uyum sıkıntısı yaşamadan a.p olduğumu itiraf ettim bir cumartesi sabahı idi ve sabah saat 07 oldukça erken bir vakitti karşılıklı olarak birbirimize skyp adresimizi verdik ve görüntülü sohbet başladı özel zevklerimizi birbirimize aktardıktan sonra karşılıklı olarak soyunmaya başladık o da düzgün fiziği olan kılsız ve parlak bir vücuda sahipti bende aynı şekilde kılsız ve parlak biri olarak birbirimizi camda soymaya başladık ve çırıl çıplak birbirimize iltifatlar ederek siklerimizi göğüslerimizi derken kalçalarımızı kısacası deliğimize varanakadar her yerimizi göstererek 31 çekip boşaldık heyecan verici ve tahrik edici güzel anları beraber paylaştık ve sohbete devam ettik banyoda hamamdan konu açıldı benim her zaman en büyük hayalim hiç tanımadığım ve yabancı olduğum bir muhitte veya şehirde hamam sefası yapmaktır ben gölcükte yaşıyorum o arkadaş ise istanbulda yaşadığını söyledi ve kendisine sordum istanbulda hayalimi gerçeğe dönüştürebileceğim bir hamam varmı diye sordum evet var dedi ve adresi istedim bir kenara not aldım sohbetimizi bu şekilde sonlandırıp bilgisayarımı kapattıktan sonra derhal evden ayrıldım istanbula doğru yolculuk başladı haremden karaköye geçtim ve adresi rahatça bulabilmek için bir taksiye bindim taksici buluruz buyrun dedi ve yaklaşık olarak on dakika sonra hamamın önünde idim hiç zaman kaybetmeden hamama giriş yaptım görevli karşıladı ve kendisini takip etmememi söyledi hamamın ikinci katına çıktık kabinlerinin dolu olduğunu söyleyip koridorda bulunan bir dolabın anatarını bana verdi bende soyunmaya başladım peşetemalımı sardım hamamın içine doğru girdim üç kabinli bir hamamdı sağ kabini sol kabini kontrol ettim karşıdaki kabinde yerimi aldım oldukçe heyecanlı idim yıkandım kalkıp birde saunaya girdim içeride üç kişi vardı oturdum kısa bir süre sonra birkişi iki kşinin siklerini elleyerek tahrik etmeye başladı bir süre onları izledim bende yeterince tahrik olmuştum vucudum çok istekli idi artık bende eyleme geçmeliydim ve göbek taşına uzanıverdim çevrede yıkananlar oturanlar vardı beni izlediklerinden çok emin bir şekilde peştemalımı gevşettim ve belime doğru sıyırdım kalçalarım hatta deliğimi gösterecek şekilde göbek taşına uzandım üç veya dort dakika sürmeden ben yaşlarda biri yanıma uzanıp masaj yapmak istediğini söyledi ve kabul ettim yüzü koyun yatıyordum bacaklarıma oturdu tabi siki kalçamın üzerinde deliğinide bacağıma sürtüyordu aşırı derecede zevke gelmiştim elleride boş durmuyor vucudumu yavaşca okşuyordu kalçalarımı iyice açtım ne istediğimi tahmin etmişti deliğimi okşadı derken parmağını sokup ileriye doğru daldırdı harika oluyordu çevrede bulunanlarda bizi izleyerek gizlice siklerini okşayıp tahrik oluyorlardı masajı yapan kişiye tenha bir köşeye geçelimmi deyip kaltık ama hiç boş yer yoktu en uygun yer sauna gibiydi ve saunaya girdik peştemalımı üzerimden tamamen çıkardım çırıl çıplak iki basak yukarı çıkıp geriye belimi kırıp deliğimi tamamen masaj yapan kişiye sundum artık hazırdım sikini hiç görmediğim için elimle kontrol ederek bana sikini yerleştirmesini sağladım normal bir sikti ve girip çıkmaya başladığı andan itibaren müthiş zevk alıyordum hiç kimse yokmuş gibi sikişmeye devam ettik ve içime boşalıp çıktı saunada üç kişi daha vardı bizi izlerken onlarda boşalmanın derdinde idiler saunadan çıktım ve tuvaletin yolunu tuttum içme boşalan kişinin sıvılarını temizledim ben ise boşalmamıştım eğer asılan olur ise onunda gönlünü yaparken boşalacaktım ve göbek taşının bulunduğu odaya sabunlanıp yıkanmak için geri döndüm çok cesaretli ve istekliydim vucudum kapıya dönük peştemalımı tamamen çıkardım çırıl çıplak sabunlanmaya başladım ayaktaydım kalçalarımı deliğimi sikimi güzelce yıkadım ve peştemalımı götümü sadece örtecek şekilde sardım göbek taşına tekrar uzandım bir süre yattım ve kalktım otururken bir kişi beni gözüne kestirmişti ve ona yöneldim bu sefer teklifi ben yaptım beni sabunlermısın dedim hemen kabul etti oradan diğer kabine geçtik iki kişi oturuyorlardı beni sabunlamasını istediğim kişi işni yapmaya koyuldu etkileyici ve çok harika duygular yaşıyordum beni çok güzel sabunluyordu tamamen peştemalı üzerimden çıkardım ve onun sikini okşamaya başladım iyice kalkan ce azan sikini hiç çekinmeden göt deliğime yerleştirmeye başladım bu daha kalındı ama uzun değildi çok hızlı girip çıkıyordu zevkten deliriyordum mümkün olduğu kadar kısık sesler çıkarıyordum ama yinede sesim duyuluyordu her şey çok güzel oluyordu odadaki diğer iki kişide bizi izleyerek birlerine otuzbir çekiyordu aralarında konuşuyorlardı ve boşalma anlarını görmüştüm biz ise sikişmeye devam ediyorduk beni siken kişye oturmasını söyledim ve oturdu bende onun kucağına ve sikime oturdum her şey içimde idi ondan benim sikimi okşamasını ve birlikte boşalmamızı söyledim sikim müthiş olmuştu içimdeki sikin etkisi ile kasılarak boşalmaya başladım ve boşaldım içimdeki siki çıkardım ve domaldım hadi canım dedim artık senide boşaltma zamanı geldi derken pompalamaya devam etti göt deliğim yanıyordu ortamda bende çok sıcaktım sikini içime boşaltması için nerede ise yalvarıyordum çok cidddiyim bukadar uzun sikileceğimi hiç düşünmemiştim anlaşılan daha önce boşalmış birisi beni buldu artık boşalırmısın dememe kalmadı ellerini blime dolayıp kendisine doğru öyle çektiki kasıları ile adeta kalçalarımı dövüyor gibiydi ve kasılarak boşalmaya başladı boşalırken dahi hiç çıkarmayacak gibi bir hisse kapılmıştım ama ellerini gevşetip sikinin içde iken inişini duymuştum ve geri çekilip beni bırakması beni dahada rahatlatmıştı ayağa kalkacak halim kalmadı diyebilirim ama bende oda doymuştuk artık bu hamamın müdavimi olabilirdim bu mekanı çok beğendim heyecan verici ilişkileri her yönü ile yaşamak isteyene tavsiye edebilirim.

ilkler hep güzeldir

ilkler hep güzeldir
Vücudumu yeni yeni tanımaya başladığım zamanlardı. Evde kimsenin olmadığı anları dört gözle bekler, yalnız kaldığım zamanlarda ise çırılçıplak soyunup, ayna karşısında kendimi izlerdim. Kendi vücuduma bakarak tahrik olur, kendimi okşamaya başlardım. Kısa bir süre sonra işin dozunu arttırıp ablamın iç çamaşırlarını giymeye, kendimi o halde gördükçe bir kadını okşuyormuşçasına kendimi okşamaya başladım. Artık erkeklik organımı, “keşke olmasaydı” dediğim bir şey olarak görmeye başladım. Göğüslerim ise bir erkeğe göre büyük sayılırdı. Onlar neden bu kadar küçük diye hayıflanıyordum. Tabi o zamanlar bu yaptıklarımı herkesten gizliyor, biri anlıcak diye ödüm kopuyordu. Yine de yapmaktan vazgeçemiyordum. Zamanla duşa girdiğimde kendimi parmaklamaya, deliğimle oynamaya başladım. Bu da bana büyük bir zevk veriyordu. Aldığım zevki arttırmak için deliğime salatalık filan sokmaya çalışıyordum ama büyük geliyordu. Başını bile alamıyordum. Yaşım 16’ya geldiğinde bir erkekle beraber olmanın nasıl bişey olacağını merak etmeye başlamıştım. Geceleri arkadaşlık sitelerinden veya mirc’ den tanıştığım kişilerle konuşuyor, onların fantezilerine malzeme oluyordum. İçlerinden biriyle epey samimi olmuştuk. İsmi Samet olan bu kişi 37 yaşında kendi işinin sahibi biriydi. Normal konularda konuşurken son derece ilgili, cinsellikten bahsederken ise tam bir azmandı. Beni ne şekilde becermek istediğinden söz ederken kameradan gösterdiği erkeklik organı dev gibi oluyordu. Böyle bir iki ay görüştük. Aylardan temmuz’du. Artık benimle yüz yüze görüşmek istediğini söyleyip duruyordu. Onu daha fazla reddedemezdim. En sonunda kabul ettim. Aklımda onunla en fazla oral seks yapmak vardı. Ama yinede tüm vücudumu güzelce kremledim ve güzel kokular sürdüm. Verdiği adrese gittim. Kalbim heyecandan küt küt atıyordu. Kapı açıldığında boyunun uzunluğu karşısında şaşırıp kaldım. Kameradan o kadar da uzun görünmüyordu oysa ki. İçeri buyur etti beni. Eğilip kulağımın altından öptü hafifçe. Beni kanepeye oturtup o da yanıma oturdu. Halden hatırdan, havadan sudan konuşurken aniden uzanıp dudaklarımı öpmeye başladı. Önce kendimi biraz geri çektim tedirginlikten ama hoşuma gidince bende karşılık vermeye başladım. Çok güzel öpüşüyordu. Arada bir diliyle dilimi buluştuyor sonra dudaklarıma dil atıyordu. Yaklaşık 5 dakika bu şekilde öpüştükten sonra mutfağa gitmek için ayağa kalktı. Gelirken elinde iki şişe bira getirmişti. Yazın en sıcak günleriydi. Pek alışık olmasam da içtiğim bira beni hem serinletmiş hem de rahatlatmıştı. Arada bir uzanıp dudaklarımı öpüyor bu sırada kısa kollu gömleğimin düğmelerini çözüyordu tek tek. Biranın kalan son yudumunu içtiğimde artık iyice rahatlamıştım. İstersen soyunalım diyiverdim bir anda. Elimde ki şişeyi aldı önce. Sonra beni tuttuğu gibi kucağına oturttu. Gömleğimin kalan düğmelerini çözerken açıkta kalan tenimi öpmeye başladı. Gömleği üzerimden çıkarırken o da göğüslerimi ağzına almış, kah emiyor kah uçlarını hafifçe ısırıyordu. Daha önce hiç tatmadığım bu zevk karşısında sadece ince ince inleyebiliyordum. Göğüslerimi dudaklarından kurtardığım bir anda tişörtünü sıyırıp aldım üzerinden. Hafif tüylü göğsünde ellerimi gezdirdim. Eğilip boynunu ardından dudaklarını öpmeye başladım. Altımda gittikçe kabaran sertliği hissettikçe içim gıcıklanıyordu. Kucağında olduğum halde bir anda ayağa kalkıp yatak odasına götürdü beni. Bu kadar iri ve güçlü olmasından çok etkilenmiştim. Beni yatağa yatırıp pantolonumu çekip çıkardı altımdan. İç çamaşırı giymediğimi görünce gülümsedi. Kendisi pantolonunu çıkarınca onunda giymediğini görüp gülmeye başladım. Üzerime uzanıp tüm gövdesi ile kapladığı vücudumu öpmeye başladı. Aldığım zevkle titriyordum. Onu itip üzerine çıktım bir anda. Boynundan başlayıp öperek aşağılara indim. Ellerim yeni traşlanmış aletini buldu sonunda. Gözlerimi hiç açmadan ellerimde irileşmeye başlayan dolgun penisi dibinden tutarak yalamaya başladım. Ucuna gelince ağzıma aldım. Ancak başını ve biraz daha fazlasını alabiliyordum ağzıma. Bu şekilde dudaklarımla vantuz gibi çekerek emmeye başladım. O ise başımdan tutmuş saçlarımı okşuyor, hafifçe bastırarak daha fazlasını almamı istiyordu. Ağzımdan çıkarıp iri toplarını yalamaya başladım bu sefer. Bir yandan da iyice şahlanmış penisini sımsıkı tutarak yukarı aşağı hareketlerle git gel yapıyordum. Tüm vücudu kasılmış siki nabız gibi atıyordu elimde. İnlemeleri sıklaşınca tekrar ağzıma aldım aletini. Bir anda ılık ılık boşalmaya başladı. Emmeyi bırakmadım ve tüm spermlerini bir anda yuttum. Hafif acı ve ağzımda kekremsi bir tat bırakan bu sıvının tadı ilk başta kötü gelse de, kalan damlaları dilimle tattıkça o kadar da fena olmadığına karar verdim. Son damlasına kadar emmiştim. Yanına uzanıp “hoşuna gitti mi?” diye sordum. Kıpkırmızı olmuş yüzünde rahatlamış bir ifadeyle yine dudaklarıma yumuldu. Üzerine uzanıp bir süre beraber uyuduk. Ne kadar geçti bilmiyorum, Samet’in sırtımda ve kalçalarımda gezinen parmaklarının dokunuşuyla uyandım. İçim gıdıklanıyor, karnıma doğru geldikçe huylanıp gülmeye başlıyordum. Bu şekilde şakalaşırken parmakları kalçalarımın arasında ki deliğimi buldu. Çevresinde hafif daireler çizip üzerine biraz bastırmaya başladı. Kafamı kaldırım usulca baktım yüzüne. Gözlerini kapatmış tebessüm ediyordu. Popoma değen elini elime alıp orta parmağını ağzıma aldım ve hafifçe emmeye başladım. Yeterince ıslattığımdan emin olunca yine popoma götürdüm elini. Orta parmağını deliğime daha bir sert bastırınca içime girdi. İçim çekiliyordu. O parmağını daha derine sokmaya çalıştıkça ben meme uçlarını ısırıyordum. Parmağının tamamen girdiğini görünce yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Diğer eliyle de popomun diğer tarafını okşuyor, arada hoyratça tokatlar şaklatıyordu. Bir süre git gel yaptıktan sonra parmağını deliğimden çıkartıp bana yalatıyor, ıslanmış parmağını tekrar deliğime sokuyordu. Bir süre sonra elinin hareketleri o kadar hızlandı ki, zevkten haykırmaya başladım. İkimiz de iyice kendimizden geçmişken boşalacağımı anladım. Bunu ona söylediğimde kalçalarımı daha sert sıkmaya, parmağını daha derine sokmaya başladı. Kendimi tutamadım ve inleyerek boşalmaya başladım. Ben boşalınca parmağını içimden çıkarıp bana sarıldı tekrar. Dudaklarımı öperek sırt üstü çevirdi. Bacaklarımdan tutup kalçalarımı kasıklarına kadar çekti. Bacaklarımı omzuna dayayıp göbeğime bulaşan zevk sıvılarını parmaklarıyla sıyırıp deliğime sürmeye başladı. Artık film kopmuş, yalnızca oral yapar geçerim diye geldiğim bu evde bekaretimi de kaybedecektim. İçimde fırtınalar kopuyor, az da olsa korkmama rağmen erkeğimin bana sahip olmasını istiyordum. Kendini sıkma ve rahat bırak diye seslendi erkeğim. Aletinin başını çoktan dayamıştı deliğime. Kalçalarıyla hafifçe ileri geri yapıyor, içime girmeye çalışıyordu. Deliğim hafif sızlamaya başlayınca başını soktuğunu anladım. Gözlerimin içine bakıyordu. Hiç geri çıkmadan var gücüyle yüklendi üzerime. O koca alet yara yara giriyordu içime. Tam okkalı bir çığlık atacaktım ki dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüyor, dili ağzımın içinde dilimle dans ediyordu. Sıkıca sarıldım ona. Öpüşmeye devam ediyorduk ama halen muazzam bir acı hissediyordum. O ise hiç aldırış etmeden hareketlenmeye başladı içimde. Dudaklarından kendimi kurtardığım an derin bi nefes aldım. İyice köklemişti içime. Daracıksın, için sıcacık diye inliyor, göğüslerimin ucunu sımsıkı mıncıklıyordu. Deliğim iyice gevşeyince daha hızlı hareket etmeye başladı. Boynumu öperken soluk alışverişleri hayli hızlandı. Bacaklarımı tutup göğsüme kadar bastırdı ve birkaç yüklenişten sonra köküne kadar sokup içime boşalmaya başladı. Nabız gibi atan sert erkekliğinden içime akan sıcacık sıvılarını hissedebiliyordum. Birkaç git gel daha yaptıktan sonra üzerime yığıldı. Bir erkeği tatmin etmenin zevkiyle terini silip saçlarını okşamaya başladım. Artık tam bir kadın gibi hissediyordum kendimi.

Stajyerimle sex bölüm 2

Stajyerimle sex bölüm 2
Merhaba tekrar. umarım birinci bölümü beğenmişsinizdir. işte hikayenin devamı. bu arada ankaramert74 gmail beklerim. 🙂
Ertesi gün biraz fazla göğüs dekoteli v yaka bir tşört le gelmişti işe. altında da koca kalçalarının belirginleştiği uzun penye bir etek vardı. o götün arasına elimi sokup kurcalamak arkasından yumuşak yumuşak dayama fikri sikimi kaldırmaya yetmişti. Penye yada ince kumaşlı yumuşak etekler inanılmaz ilgimi çeker bu arada.
Garip bir durum daha benimle daha da çok ilgilenmeye ha bire yanımda dolaşmaya başlamıştı. sanırım adım adım ilerleme olumlu sonuç vermiş ve onun da bana olan ilgisi açığa çıkmıştı. Akşam oldu herkes birer birer çıkmaya başladı. Dilara ise yapması gereken işleri biraz sallayarak yine yalnız kalmamızı sağlamaya çalışıyor buda çok ben anladığım için acayip hoşuna gidiyordu. bence heyecanlı kısımları da burada biraz.
yine herkes çıktı heyecanlı kelebek taburesini kapıp geldi yanıma yardım edeyim mi mert abi diye. Senin yardımın olmadan olmaz prenses ben yine seni bırakırım geç kalmazsın dedim. yine teşekkür faslı başladı 🙂 sonrasında masaj çok iyi geldi abiler başladı. Yine istiyorsun sanırım dedim. heyecanlandı evet yine yaparmısın dedi. Zevkle dedim koltuğumu biraz daha geriye alıp tabureyi önüme koymasını söyledim. tabureye oturtup tam bacaklarımın arasına yaklaştırdım. ve masaja başladım omuzlardan. kalçalar geniş tabure dar ve penye etek olunca biraz da öne eğilince göt harika bir şekilde çıkmıştı. bende koltuktan azıcık öne kayınca tam sikimin önüne doğru yaklaşmıştı. tek elimle omzundan diğer elimle de yine degajesinden tutarak başladım omzuna masaja. v yaka tişört olduğu için elimi biraz aşağıya doğru kaydırınca göğüs çatalına dokunmaya başladım. göğüs kafesi hızlı hızlı inip kalkmaya başladı. heyecan dan ellerim titriyor ama inanılmaz keyif alıyordum. sonrasında omzundan tutup biraz aşağıya bastırıp arkaya doğru azcık kaymasını söyledim. omzunun üzerinden memesini tutmam zor olduğu için koltuk altından elimi sokarak memesini okşamaya başladım.artık memesi elimde arkadan götüne dayanarak omzuna masaj yapmaya başlamıştım. ve bu durumdan ikimizde hiç şikayetçi değildik. arada kafasını arkaya çevirip yüzüme bakmaya çalışıyor ama tamamen götüne baktığımı görüp tekrar kısa inlemelerle önüne dönüyordu.omzunu ve memesini bırakıp belinin iki yanından tuttum buralar da ağrıyormu dedim. evet abi heryerime masaj yap cevabı geldi. artık masaj dan çok okşama ve dayama kısmına geçmiştik on dakika sonra çalan kapı ile her şey yarım kaldı. hemen toparlandık ve kapıyı açmaya koştu. gelen kapıcı iş hanını ve garajı kapatacağını arabayı çıkartmazsak kilitli kalacağımızı söylemeye gelmiş. Hemen çıkıyoruz diye seslendim ortalığı düzeltip sikim havada elim ayağım titreyerek çıktık. arabada biraz daha ilerlemek için konu onun hiç sevgilisi olup olmadığıydı. Sevgili denemez bir şey yaşamadık diye cevap verdi. ne gibi bir şey diye sordum. utanmıştı iyice öpüşmedik bile dedi. Daha gençsin ve ilerde birini bulup bir şeyler yaşarsınız dedim. utandığı için çok konuşamadı bende çok üstelemedim. arabadan indi eve giderken gelen mesaja baktığımda mesajı atanın Dilara olduğunu gördüm. heyecanlanmıştım bende acayip. bir yandan araba sürüp bir yandan da mesajı açtım. yine teşekkür ama birde bana ilk dokunan sensin abi ve çok güzeldi diye yazmış.
devamı bir sonraki bölümde 🙂

Dul Komşum ve Evli Kızı

Merhaba arkadaşlar.Yarım kalmış bir anıyı tamamlamak kadar mutlu eden bir şey yoktur sanırım bizleri.Birazdan okuyacağınız yaşanmışlığımı gençlik yıllarında yazmaya başladığım ama farklı sebeplerden dolayı bir türlü sonunu getiremediğim bir yazıydı.Bu anımda benim, bir annenin ve kızının başından geçen ve bende oldukça değişik tatlar ve izler bırakan bir olaydır.Klasik yazımdan farklı olduğu aşikardır ve oldukça detaylı bir yazıdır.Sıkılmadan keyif içinde okumanızı dilerim.

Üniversite 3.sınıf öğrencisi 20 yaşında hayatı sikinde yaşayan biriyken hafta sonları ailemin yanına geldiğimde görüyordum semra teyzeyi.43 yaşında ama kendini salmamış dipdiri bir kadındı ve bizim 1. katımıza 2 yıl önce taşınmıştı.Dul haline aldırmadan bir daha evlenmeyerek kızını büyütmüş mahallede herkesin sevdiği sıcak kanlı biriydi.Kızı gülseren ise 24 yaşında ve 3 yıl önce evlenmiş arada annesine ziyarete gelen esmer güzeli bir bayandı.Semra teyzenin maddi durumu da gayet iyiydi kocasından gelen paranın yanında 2 tane de kirada evi varmış.Beni de çok severdi geldiğim zamanlarda evinde yapılacak küçük işler falan olursa yaptırır harçlık vererek benim gönlümü de hoş tutardı.

İçimden o zamana kadar hiç art niyet getirmemiştim; ta ki benden istediği alış veriş poşetlerini evine getirdiğim güne kadar.Marketten istediklerini getirmiş tam zile basacaktım ki kapının aralık olduğunu gördüm.Aklımda en ufak bir kötülük olmadan içeri girip seslenecektim ki semra teyzenin evde biriyle konuştuğunu duydum. Konuştuğu kişi yine apartmanımızda yaşayan 5 aylık evli aslı ablaydı. Ses çıkarmadan kulak kabarttığımda semra teyzenin aslı ablaya sexe dair tavsiyeler söylediğini duyunca daha da pür dikkat dinlemeye başladım.Aslı abla hamile olduğu için kocasının davranışlarından yakınıyordu.Semra teyze ise kızım hamile bile olsan kocanı mutlu edebilirsin onunla sen ilgilen ki gözü dışarı kaçmasın yoksa seni aldatır yakışıklı biri nede olsa deyince aslı abla nasıl yapacam abla hamileyim sonuçta ve anca hafta da 1 kez ondada çok dikkatli bir şekilde sex yapabiliyoruz bana akıl fikir ver deyince semra teyzenin o içindeki azgın afet dışarı çıkıverdi.

Tamam aslıcım anlıyorum tabi ki de dikkatli olmalısın ama herşey sikişmek değildir unutma bazen ağzın ve elinle de kocana istediğini verebilirsin deyince aslı abla anlamamış olacak ki yine nasıl dedi.Semra teyze ise kızım kocan sırnaştımı hayır diyeceğine peki kocacım deyip hemen önce ellerinle sıvazla sikini güzelce ve sevişin dokunurken sonrada eğil güzelce yala sikini sıvazlarken zaten çok dayanamaz boşalır demesiyle aslı abla yuhhh abla ne fanteziler biliyormuşsun sen deyince semra teyze hafif ses tonu buruk iç çekerek sorma güzel kızım kocam yanımda olsaydı daha mutlu olurdum ama 18 yıldır bu halimle anılarımla kocamla yaptıklarımızla tatmin olmaya alıştım diyebildi.Abla hiç başkasıyla yapmak istemedin mi içinden geçmedi mi diye sorunca 10 yıl önce falan öyle bir olay oldu biriyle yakınlaştım ama gülseren vardı ve yapamazdım, bizde iş bitmiş kim ister bu saatten sonra beni aslında içim azgınlıktan kuduruyor ama ha deyince herkes le olmaz o iş beni boşver sizler yaşayın doyasıya dediği an sohbetin bittiğini anlamıştım.Yavaşça kapıdan çıkıp zile basayım dediğim an elimdeki poşeti kenara vurunca semra teyze bir an da yanımda bitiverdi.Fırat ne yapıyorsun burada derken ben birşey diyemedim.Yeni geldim kapıyı açık görünce giriverdim dememle semra teyze inanmamakla beraber elimdeki poşetleri alıp mutfağa götürdü.Aslı abla da yerinden kalkıp hızlıca kapıya geldi.

Başı önde yanımdan geçip abla ben gidiyorum görüşürüz diyerek hızlı adımlarla merdivenlere yönelip bir anda uzaklaştı.Bende biraz öyle durup tam çıkıyordum ki semra teyze kolumdan tutup kapıyı örttü.Ne zamandır buradasın yalan söyleme
deyince 5-6 dk oldu sanırım dedim.Bizimi dinledin ayıp değil mi fıratçığım derken beni odaya doğru sokup 2li koltuğa oturttu.Sizi dinlemek değildi amacım ama içeri girip sizi konuşurken duyunca ses edemedim.Demek konuştuklarımız hoşuna gitti sende kaldın öyle sessizce demesiyle evet diyebilidim.Oda yanıma oturup kimseye anlatmazsın değil mi fıratçığım bu konular dışarıdan duyulursa yanlış anlaşılır ve aslı ablanda bende rezil oluruz deyince söz semra teyze kimseye demem ben izninizle gideyim desemde semra teyze sertleştiğimin farkına varmış olsa gerek önündekini indir de öyle git deyip güldü.Hiç fark etmemiştim sertleştiğimin o söyleyene kadar.Şuan daha da utanmış didim escort boynumu eğmiştim ki semra teyze başımı kaldırıp utanmana gerek yok erkeksin sonuçta bu tür konuların seni etkilemesi son derece normal şeyler dedi.

Ben hala şaşkınlığımı atamamış öylece beklerken ağzımdan çok güzelsiniz ve bence yanlış düşünüyorsunuz derken semra teyze ne dedin anlamadım dedi.Ben kararlı bir halde size kimse bakmaz dediniz ya az önce bence yanılıyorsunuz sizinle olmak için kuduracak çok kişi vardır emin olun deyip dudaklarımı bir anda semra teyzenin dudaklarına götürdüm.Bir anda benden bu hareketi beklemeyen semra teyze önce elini beni itermiş gibi yaptı ama ben onu kendime daha da güçlü çekerek öpmeyi sürdürünce kısa sürede direnmeyi kesmiş 2 elini boynuma dolayıp dudaklarımı emercesine öpüşmeye başlamıştık.Beni tutup kendine doğru çekerek koltuğa uzanma pozisyonuna geçtik.Elleriyle boynumu öyle bir dolamıştı ki başımı kendime çekemiyordum.Yılların biriktirdiği azgınlığın etkisiyle semra teyze kendini bana sunmaya razı olmuştu.Ellerimle kalçasını okşadım önce ardından da sol göğsünü arkadan öyle bir sardım ki ben göğüsünü sıktıkça semra teyze inlemeye başladı.

Bir anda hafif doğrulmaya çalıştı.Beni üstünden hafifçe itip koltukta dik hale getirdi.
Bir yandan öpüşüyor bir yandan da üstümüzdekileri çıkartmaya başladık.Olayın hızına akıl sır ermiyordu.Soyuna soyuna yatak odasına kadar gelmiş ve kapıdan girerken ikimizde artık çırıl çıplaktık.Semra teyzeyi yatağa ittiğim gibi bende bacaklarını yanlara açarak üstüne uzanıp öpüşmeye başladık.Dudaklarından kurtulup boynunu kulak memelerini yalamaya başlamamla semra teyze iyice kendinden geçti.Hafif başımı aşağıya indirip göğüslerine ulaşınca bende zıvanadan çıkmıştım.O kadar dolgun ve sert göğüsleri vardı ki anlatamam.
Meme uçları sertleşmiş ağzımın içine çekip çekip çıkarttıkça daha da sertleşiyor gibiydi.Isır onları em hepsini diye inlerken elimle yavaştan alttan amını oynamaya başladım.O derece kıllıydı ki amı yıllardır kimseyle sex yapmamasından sanırım kesme işini uzun aralıklarla yapıyordu.Ben kılların içinden amını yarığını bulup parmağımı içine sokmaya başlayınca vıcık vıcık sulandığını anladım.

Semra teyze tamamen gevşemiş hem amının ve göğüsünün oynanmasıyla zevkten inlemelere başlamıştı.Dudaklarıma yeniden yumulup arada ısırıklar atıyor bazen dealt dudağımı alabildiğince içine çekiyor bırakıyordu.Amındaki parmak sayım 2 olunca yavaşça girip çıkmaya başladım.2-3 dk kadar parmağımla oynamıştım ki semra teyze öyle bir titremeye başladı o an aklım çıktı korkudan.Resmen amından su fışkırıyordu.Amından çıkan suyla yatak ve ellerim su içinde kalmış buna bir anlam verememiştim.Bazen arkadaş sohbetinde falan konuşuluyordu ama canlı olarak hiç başıma gelmemişti bu durum.(Squirt orgazmı denen bir şekilde boşalıyordu semra teyze.)Boşalması bitince elimi bir anda amından çektirip bir süre hareketsiz kaldı. Ben kendimi yanına doğru bırakıp yüzüne bakarken semra teyze kendine gelip önce ufak bir tebessüm attı bana.Ve hemen doğrulup sıra bende diyerek sikime doğru eğildi.Önce hafifçe eliyle okşayıp bakışları bana gelecek şekilde başına öpücükler kondurarak halinden mutlu olduğunu belli ediyordu.

Kısa süre bu şekilde sadece sikimin başına buseler kondurduktan sonra bir anda eliyle kavradığı gibi sikimin başını ağzında tutup elleriyle sağa sola doğru sıvazlamaya başladı.İnanılmaz kıvraklıkla ellerini sikimin çevresinde çevirerek bana oral sexin adeta nasıl yapıldığını gösteriyordu.2-3 bayan 4-5 erkek partnerim olmuştu ama hiçbirinden bu denli keyif aldığımı hatırlamıyorum oral yapılırken.
Neredeyse 5-6 dk kadar oral sex yapıyordu ve sikim ağzında adeta kalp gibi atıyor damarları şiştikçe şişiyordu.Semra teyze başını sikimden uzaklaştırıp gelecekmisin deyince hafif tebessüm ederek oral sexle kolay kolay boşalmam ama bu şekilde güzel yapmayı sürdürürsen yakında gelirim dememle birlikte o zaman içime gel geleceksen diyerek bir anda kendini kucaklarıma oturmuş bir şekle getirdi.Eliyle sikimi amına denk getirip yavaşça başını içine aldığı anda ahhh diye inledi.3-4 kez ufak in kalk yaptıktan sonra dizini kırdığı an öyle bir oturdu bir anda sikim daracık deliği yara yara sonuna kadar amının içine giriverdi.Yavaş yavaş hareket ederek üstümde inip kalkmayı sürdürdü.Sanırım kendi zevkini yaşıyor gözlerini kapatmış üstümde bazen inip kalkıyor bazende dairesel olarak kalçasını oynatıyordu.Ben sadece göğüslerini avucuma almış didim escort bayan onları oynuyorken semra teyze de ellerimin üstünden daha da bastırmamı sağlıyordu.5 dk kadar bu şekilde kaldıktan sonra semra teyze yavaştan kendine gelip hareketlerini hızlandırmaya üstümde iyiden iyiye zıplamaya başladı.

Bu şekilde sabit kalmak bana yetmişti ve tam bu anda yattığım yerden kalkarak semra teyzenin bacaklarını 2 yandan tuttuğum gibi bir anda üste geçip bacak omuzda pozisyonuna getirip hızlıca sok çıkarta başladım.Selma teyze ellerini boynuma dolayıp dudaklarımı dudaklarıyla yeniden kavuşturmuş her darbemde resmen altımda kıvranıyor arada çıkardığı inlemeleri ise odada yankılanıyordu.Sik beni doyur deliğimi erkeğim aşkım gibi laflar la bende yeterince gaza gelmiş ve boşalmama az kalmıştı.Semra teyzenin için çıkıp bir hamlede onu sırtı bana dönük hale getirip hiç fırsat vermeden üstüne abanıp yeniden hunharca sanki tecavüz eder gibi sikmeye devam ettim.Bu benim en sevdiğim ve boşalma pozisyonumdur. O kadar hızlı gir çık yapabilirimki bu pozisyondayken altımdakinin kaçma şansı asla yoktur.Çoğu partnerim bu pozisyondayken pompalarken yeter boşal diye haykırırken semra teyzeden ohhh sesinden başka bir inleme vs gelmiyordu.Nasılsın iyimisin diye kulağına doğru yaklaştığım an geçir koçum harikasın neredeydin sen bunca zamandır deyince semra teyzenin zevkten uçtuğunu görünce daha da hızlanıp boşalma anıma yaklaşmıştım.Sikim deliğinde son kez köklememle en derinlere doğru fışkırtmaya başladığım anda semra teyze de beni kendine olanca gücüyle çekip doruğa ulaşmış tıpkı demin boşaldığı gibi yine deliğinden sıvılar çıkar gibi boşalmaya başladı.

Şiddeti o derece kuvvetliydi ki yılların birikimi ancak bu şekilde çıkardı zaten.Tenim bedenine yapışık olmasına rağmen sıvılar alttan karnıma doğru geliyordu.Boşalma anından hemen sonra semra teyze resmen beni üstünden atmış başını yatağa gömüp boşalmanın dinmesini bekliyordu.Titremesi de geçince hafifçe başını kendime döndürüp dudaklarına bir buse koydum.Çok teşekkür ederim genç erkeğim sana çok şey borçluyum dediği an asıl ben teşekkür ederim semra teyze dememe o derece kızdı ki teyze bitti artık ben senin sex partnerinim teyzeden hariç bana ne dersen de ben sana küçük erkeğim diyeceğim diyerek elimden tutup beni banyoya götürdü.
Banyoda beni yıkadıktan sonra hazırlıksız yakalandım kıllarımı temizleyip geleyim deyinceönce kurulandım ve gelişi güzel attığımız kıyafetlerimi almak istedim.Odaya girdiğim an şok olmuştum.Çırıl çıplak bir şekildeyken gülseren karşımda koltukta bana bakıyordu.
Hemen yerden aldığım pantolonla önümü kapayıp yatak odasına koşarak girdim.Yatağa oturup ne yapacağımı düşünürken 1-2 dk geçmişti ki gülseren odaya gelip nasıl bir sexti o fırat böyle hünerlerin mi var siktiğin karılar böylemi boşalıyor deyince ne diyeceğimi bilemedim.

Özür dilerim gülseren abla inan nasıl oldu anlamadık bir anda oldu herşey deyince olsun fıratçığım annem yıllardır azgın zaten sevap işlemiş oldun asla kızmadım sana ama bunu unutmam ve ailene anlatmamam için bir şartım var deyince sadece nedir diyebildim.Yanıma sokulup benide annemi siktiğin gibi sikecek ve unutamayacağım hazlar yaşatacaksın bende tüm olanları göz ardı edeceğim demesiyle ben siz evlisiniz nasıl olacak bu iş ya eşiniz deyince boşver o şerefsiz gavatı karı nasıl sikilir gelsin seni izlesin birazcık 2 dk sikişip boşalmayı marifet sayan biridir.Bende azgınım deyip bir anda yanıma oturup pantolonumu üstümden çekip yere attı ve penisimi elleriyle okşamaya başladı.Benim konuşmama fırsat vermeden olayı başlattığı gibi yürüten de gülserendi.Bir anda beni yatağa itip ters şekilde üstüme oturup pırıl pırıl amını dudaklarımın üstüne getirmiş kendide az önceki sexte dolayı bitap düşmüş penisimi ağzına almış oral sexe başlamıştı.

Tam bu anda küçük erkeğim nerdesin bakayım diyen semra teyze çırıl çıplak bir şekilde odaya dalıp bizi öyle görünce şok geçirdi.Gülseren sen ne arıyorsun burada derken gülseren abla hiç istifini bozmadan kusura bakma anne biraz önce öyle şehvetli sikiliyordun ki kapıda sizi izlerken bende boşaldım ama senin gibi değil tabiki de o nasıl bir boşalmaktır öyle hayatımda duymadım görmedim derken hala elleriyle sikimi sıvazlıyordu.Semra teyze ise yatağın yanına doğru gelip üstüne gecelik tarzı birşeyi giyip kızım inan bilmiyorum öyle hızlı gelişti ki olaylar bir anda ne oldu nasıl oldu anlamadım kendimizi burada bulduk deyince gülseren escort didim boşver anne çok bile bekledin bunca zaman sana çok söyledim bul birini diye madem sen buldun bende faydalanayım bu kaynaktan derken semra teyze peki kocan olacak musubet deyince biliyorsun anne ne yapsam olmadı adam bir türlü beni sikemiyor böyle giderse de sikemeyecek zaten bundan sonra bizim sikicimiz fırat olacak sende izin verirsen deyince semra teyze yanıma doğru gelip ne dersin fırat 2 azgın hatunu doyurabilirmisin diye bana soru sordu.Ben doyururum da siz dayanabilirmisiniz dememle anne kız gülerek bak sen şuna da diyerek 2. turumuza başlamış olduk.

Gülseren üstümden kalkıp yandan penisimi okşarken biz semrayla gülserenin amını öpüyor arada da öpüşüyorduk.Bir süre bu şekilde takıldıktan sonra sikim yeniden sertliğini kazanınca semra bir anda beni yatakta ayağa kaldırdı.Kızınada işaret edip yan yana geldiler.2 side ağzını açınca 2 ağız arasında sikimi öne arkaya itip çekmeye başladım.Bulunduğum ortam dan dolayı sikim öyle sert hale geldiki daha fazla beklemenin anlamı yok diyerek bir anda dizlerimin üstüne çöküp gülsereni önüme getirdim.Bacaklarını 2 yana ayırıp deliğe denk getirdiğim gibi yüklenmemle sikim deliği yırtarcasına girdi.Ahhh diye bir feryat kopardı ki şaşırdık semra ile.Ben sikimi hafif geri çekince etrafına bulanmış kanı görünce panik oldum.Semra teyze bir an duraksayıp kızım sen hala bakiremiydin deyince gülseren kendini geri çekerek penisimi delikten tamamen çıkardı ve kanlı penisime bakarak gavat kocamda 8 cm lik sik var demek ki patlatamamış salak herif birde bana kız değilmiydin sen diye sormuştu.Keşke şuan burda olsaydı da gerçeği görseydi deyip beni elinden tuttuğu gibi banyoya sokup hem amını hem sikimi yıkamaya başladı.

Semra teyze de kızım siz sex yapmıyormusunuz sen kan gelmediğinde bişrşey demedinmi hiç diye sorunca ne soracam anne ya mal herif haftada 1 keyfe gelirse yanıma sokuluyor ondan da zaten sertleşmez yumuşak haliyle 2 dk gir çık yapar boşalır karnıma döner uyur götünü dedi.Kız dediğin gibi bu ibne olmasın demesiylede iş ayyuka çıkmıştı zaten.Sanırım kendini siktiriyor anne bu bilgisayarda falan bazen çıplak erkek resimleri görüyorum demesiyle benim aklıma siktiğim gay erkeklerde gördüğüm bir an geldi.Hiç elinle deliğine falan dokundunmu yada sana deliğini yalatmak istedimi şimdiye kadar deyince gülseren bir an duraksayıp evet sen bunu nerden biliyorsun yoksa sen demi siktiriyorsun diye bana sanki kızarcasına bakış atınca yok sadece 1 kez arkadaş ortamında pasif bir gay vardı ve o merak ettiklerimizi çekinmeden cevaplamıştı.Kendini siktiren kişiler deliklerinin yalanmasından çok hoşlanıyormuş diye duyunca senin kocandada varmı diye merak ettim.Var demenle kocanın pasif olduğunu öğrenmiş olduk artık kocan ben oldum deyip gülsereni tuttuğum gibi hızlıca yatak odasına getirdim.

Yatağa attığım gibi sikimi ağzına vermem semra teyzeninde çok hoşuna gitmiş olacak ki aferim be koca dediğin böyle olur karısını evire çevire siker deyince gülseren daha bir iştahla yalamaya başladı.Kısa sürede yine sertliğini kazanınca hemen deminki pozisyona getirip sikimi amına sokacaktım ki selma teyzeden gelen yavaş ol fıratçığım o şuan sertliğe dayanamaz yeni bakireliği bozuldu boşaltana kadar yavaşça sik bugünlük sonra istediğin gibi sikersin deyince tamam diyerek aynen söylediği gibi ufak ve yavaş hareketlerle gülsereni sikmeye başladım.2 kez posiyon değiştirp gülsereni yarrağa doyurduktan sonra semra teyzeden gelen 2. uyarıyla içiden çıkıp gülsereni kenara çektim.Hemen yerini semra teyzeyi koyup yeniden deliğine girmemle sikmeye başladım.Gülsereni siker gibi yavaştan alınca fıratçığım ben bakire değildim demesiyle sert ve hızlıca pompalamaya başlamamla semra teyze ohhlayıp aferim koçum geçir dağıt amımı bu am senin kurbanın olsun derken gülseren 2 kez boşalmaın etkisiyle kısık gözlerle annesi ve benim sikişimizi izlemeye başladı.

15 dk kadar da semra teyzeyi sikmemin ardından amından çıkıp bir hamlede ağzına aletimi verip yüzüne doğru boşalmaya başladım.3 ümüzde yorulmuş yatakta yan yana yatmış dinlenmeye koyulmuştuk.Bu günün ardından hiç birşey aynı olmadı.Semra teyze ile sikişimiz karşı komşusu anlayana kadar 2 yıl boyu sürmüş ve yakalanınca semra teyze hiçbir haber vermeden evini acilen satıp başka bir ile yerleşmişti.Gülseren ile ilişkimiz daha kolaydı.Okuldan hafta sonlarında geldiğimde onun evinde gündüz vakti sex yapmayı gelenek haline getirmiştik.Kocasından boşandıktan sonra kendine ev tutmuş o evdede sabahlara kadar sex yaşar hale gelmiştik.Taki yeniden evlenme kararını alana dek 4 yıl boyunca görüşüp güzelce bitirdik.

Yeni bir paylaşımda görüşmek dileğiyle…

Biseksüel Anılarım 8 – Murat’la Dışarı

Biseksüel Anılarım 8 – Murat’la Dışarı
Arka odaya gittim. Çıkacaksam olabildiğince kadınsı görünmeliydim. Bacak yapım, tenim kadınsıydı. Bundan dolayı onu açığa çıkaracaktım. Beni kimse erkek olarak anlamamalıydı. Boyum çok çok uzun da değildi ama topuklu giymemeliydim bu gece. Fazla uzun belli olabilirdi. Sonuçta dışarıda kaç tane 1.87 1.88 boyunda kadın vardı. Götüm dışarı çıkıktı zaten. Ne giysem belli olacağından mini etek giymeyi düşündüm. Göğüslerim ise pek yoktu. Bunu belli etmemeliydim. Annemin lila bir penyesini giydim. Altıma da daracık tangayı giydim gene. Saçlarımla genellikle yüzümü kapatacaktım. Ne olur ne olmaz. Şanslıyım ki uzun saçlarım vardı. Hele bu gece makyaj ve fönden sonra hiç belli olmazdı yüzüm. Karanlıkta işime yarardı. Saat 9’a geliyordu. Hazırdım.

Odadan çıkınca Murat ıslık çalmaya başladı. Vay vay vay diyordu. O da giyinmişti. Hazır mısın diye sordu bana. Ben de hazırım dedim ve dışarı çıktık. Dışarı çıkarken biraz gergindim. Dışarı da tanınma dışında da karşı kapı deliğinden Selin Abla bakıyorsa beni tanırdı.
Sonuçta beni çırılçıplak görmüştü. Hızlıca asansöre bindim ve aşağı indik.

İstanbul uyumayan şehirdir. Çıktığımızda da gene her yer ana baba günü gibiydi. ilk adımımı attığımda dışarı gözüm korkmuştu ama Murat hemen kolunu göstererek koluna girmemi istedi. Koluna girdik ve yola koyulduk. Yola çıkalı 5 dakika olmamıştı ama hayatımda ilk kez bu kadar farklı hisler içindeydim. Bütün herkes beni kesiyordu. Kadınlar da erkekler de. Erkekler baştan aşağı süzüyordu beni. Hatta bazılarının arkamdan geçerken şu taşa bak dediğini duyuyordum. Kimse anlamamıştı beni. Kadınlar da kıskançlıktan bakıyordu. Sonuçta böyle bir kalçaya sahip değillerdi ve 1.80e yakın boyları yoktu. Tenim de bembeyazdı ve parlıyordu. Yanlarında erkek arkadaşı olanlar düşmanca bakıyorlardı. Erkek arkadaşlarını dürtüyorlardı. Buymuş demek erotik bir kadın olma duygusu. Düşününce çok tahrik ediciydi. Herkesin gözdesi olmuştum. Bir çoğuna ereksiyon vermiştim ve allah bilir kaç tanesi gece beni düşünerek siklerine dokunacaklardı. Ben de ereksiyon olmuştum ama külodumun içine koyuş şeklim ve eteğimin pileli, liseli etek şeklinde olması onu saklıyordu. Götümü sağa sola oynatmam kafaları daha da topluyordu bu arada. Bir gece vakti bu şekilde dışarı çıksam can güvenliğim olmazdı. Komik olan ise bana yapacakları şey büyük ihtimal sikmek olurdu ve ben de bir orospu olduğumdan buna aşırı karşı koymazdım sanırım. Bu azgınlığım başıma her şeyi açabilirdi.

Artık carrefour’a gelmiştik. Aydınlıktı ortalık. Şu an anlaşılma olasılığım vardı ama kimse de bana çok ilginç şekilde bakmıyordu. Öyle baksalar kesinlikle erkek olduğumu anladılar derdim ama bana seksi bir kadın gibi bakıyorlardı. Yüzüme bakan azdı genellikle sütun gibi, süt beyazı bacaklarıma bakıyorlardı. Sikim taş gibi olmuştu artık. Aklımdan o an bu gece çıkmamın son olmayacağı geçti. Bu zevki bırakamazdım. Erkekleri ve kadınları istediğim şekilde manipüle edebilirdim. Biraz bacak göstermem, biraz kalçalarımı belirtmem onları fazlasıyla etkileyebilirdi. Beğendiklerime ise göstermekten fazlasını yapabilirdim. Bu gece tam bir kilit noktası olmuştu bundan sonrası için.

Üst katta yemek katında oturduk. Kalabalıktı. Gelen geçenin gözü üzerimdeydi. Bende onları tahrik etmek için uğraşmaya başlamıştım. Çok zevkliydi. Viagra’nın etkisi ve bu gece yaşadıklarım ben de fazla etki bırakmıştı. Zevkten kuduruyordum artık. Murat’ta beni hareketlerimin farkındaydı. Siki kalkmıştı.

-Kendini fazla kaptırdın sanırım.

-Yok yaa. Biraz erkekleri kandırmak iyi geldi sadece o kadar. Sonuçta ben de bunları yaşıyorum.

-Sana demiştim kimse farketmez diye. Şu an bu erkeklerin hepsi beni deli gibi kıskanıyor senin gibi taşla geziyorum diye.

-Kıskanmaları gerekmiyor mu zaten? Sana yaşattıklarımı kaçı yaşıyor sence normalde?

-Aynen. Normalde içime kapanık bir çocuğum. Kızlarla şansım da pek yaver gitmiyor ama senin çıkman tam bir şans oldu benim için.
Tam bir seks makinasısın.

Bunu söylerken biraz sesli söylemişti. Yan masada oturan erkekler artık tam tav olmuşlardı. Durmaksızın kesiyorlardı. Hem taş gibiydim, hem de seks makinesiydim onların gözünde. Gözlerini ayırmıyorlardı artık. Kadınların neler çektiğini anladım. Benim için hiç ama hiç rahatsız edici değildi ama onlar için olabilirdi. Çünkü kaç tanesi benim hislerime sahipti ki? Murat’ın siki de pantolonunun altında bayağı belli oluyordu.

-Taş gibi olmuş sikin.

-Aynen. İnmiyor artık. Hem sen hem ilaç. Bu gece bu kadar seksten sonra ağırıyor ama hala çok azgınım. Seni evin dışında bir yerde sikmek için ölüyorum. Bir yere geçelim. Yakalanmayacağımızdan emin olacağımız bir yer.

-Tehlikeli olabilir. Yapacaksak rahat olabileceğimiz bir yer olmalı. Ya çok sessiz olacak ya da yaptığımızdan kimsenin haberi olmayacağı kadar sesli.

İstanbul da çalılık yerler bize uzaktı. Hem de kimin orada olacağı belli değildi. Murat’a nerde verebilirdim acaba? Tuvaletleri düşündüm de şuan kadın gibi giyinmiştim. Dershanede ki gibi olmazdı. Erkekler tuvaletine giremezdim. Kızlar tuvaletini görmek için de çok güzel bir şanstı ama zaman yoktu. Murat’ın aklına hemen ileride katımızda bulunan sinema geldi. Bana da mantıklı gelmişti ama kalabalık olma Kızlar tuvaletini görmek için de çok güzel bir şanstı ama zaman yoktu. Murat’ın aklına hemen ileride katımızda bulunan sinema geldi. Bana da mantıklı gelmişti ama kalabalık olmayan bir filme gitmemiz gerekiyordu. 6 tane film gösterimdeydi. Çoğu saçma sapan filmdi. En az kişinin olduğuna gitmemiz gerekiyordu. Gideceksek de en arkada olmamız gerekiyordu. Ve yakınımızda kimsenin olmaması gerekiyordu. Sesi kullanarak kamufle olabilirdik ama görme risklerini alamazdık. Aralarında saçma bir Moğol filmine gittik. Biletlerimizi aldık. Şişe kola aldık. Salona geçtiğimizde ortalarda 2 erkek oturuyordu. Geri kalan 4 5 kişi önlerde oturuyordu. O 2 kişiye karşı dikkatli olursak sıkıntı yoktu. En arkaya doğru ilerledik. Olabildiğince kıvırtarak yürüyordum. Arkamdan Murat geliyordu. Ne azdırmıştım şimdi onu. Benim de içim içimi yiyordu heyecandan. Dışarda 10 metre ilerimizde insanların yanında sikilecektim birazdan. Asla aklıma gelmezdi bu. Asla.

En arkaya oturduğumuzda ikimizde yerimizin iyi olduğunu söyledik. Ama sessiz olmalıydık. Sesi yüksek bir filmdi. Müzikler olarak fazla ses olacaktı. Bundan faydalanacaktık. Işıklar kapandı ve film başladı.
Elim direk olarak pantolonun üstünde sikini okşamaya gitti. O ise izliyordu. Zevkine bakıyordu o an. Onun da sırası gelecekti belli ki. Üstünden okşamaya devam ediyordum. Dudaklarımız yaklaştı ve öpüşmeye başladık. Tam öpüşmeyi de öğrenmiştim. Elleri yüzümü tutuyordu. Benimki de fermuarına gitmişti. Aşağı indirdim fermuarını, düğmesini çıkardım ve pantolonunu dizlerine indirdim. Taş gibi olmuştu. Sinema ekranının ışığı vuruyordu. Elimle sıvazlamaya başladım. O da elini bacaklarıma attı. Kocaman elime tam sığıyordu. Bu çocuk tam bir aygırdı. Kesinlikle istese pornolarda oynardı. İşini de biliyordu. Bacaklarımın arasını elliyordu. İstemsizce inliyordum usulca. Sağ elini de sikinin üstündeki elime attı. İkimiz birden sıvazlıyorduk. Eteğimi sol eliyle yukarı kaldırdı. Tangam ortaya çıktı. Altında da sikim belliydi. Arada bir öpüşüyorduk da. Kulağıma sessizce sikini yalamamı söyledi. Bacaklarının önüne çöktüm. Ön koltukla yer dardı ama yapacak bir şey yoktu. Kocaman bir lokma almış gibi yalamaya başladım. Ohhhh sesi kulağıma gelmişti o yüksek seste. Başımı nazikçe sikime itmeyi de ihmal etmiyordu. Bütün damarlarını, çıkıntılarını ezberlemiştim. Murat’a kimse benim kadar zevk veremezdi. Taşaklarına da indim. Orayı da yalıyordum. Bayağı sürdü bu oralım. 10 dakika felan olmuştu. Bu gece bu kadar seks artık erken boşalma şansını yok etmişti. Şimdi seni sikme zamanı deyince ayağa kalktım.
Beni sikine oturttu. Hepsini direk içime aldım. Eteğim olmasaydı önden inanılmaz bir erotik görüntü olmuştur emindim. Bağırmamak için zor tutuyordum kendimi. Ellerim koltuklarının yanlarını tutuyor, o sikin üzerinde gidip geliyordu. Onun elleri de belimi iki tarafından tutmuştu. Kan gibi olmuştum. Hem yer dardı hem de ortam seksimizden dolayı ısınmıştı. Birkaç dakika sonra durdum ve ters döndüm. Yüzüm ona dönük şekilde üstünde zıplıyordum şu an. Keşke memelerim olsaydı dedim o an. Memelerimi yalayabilirdi bu şekilde. Dudaklarımız tekrar birleşti. Rujum direk yüzünde iz bırakmıştı. Olabildiğince bu seksimizi de sessiz yapmaya çalışıyorduk bu arada. Beni durdurdu ve ön koltuğa eğdi. Domalmıştım. Götümü olabildiğince kaldırmıştım. Tamamen emrine amadeydi. Deliğimi görmek isterdim. Ne kadar genişlemişti acaba. Yalama olmuştu artık. Çok sert vurmuyordu ses çıkmaması için. İnlemelerim böylece kontrol altında tutabiliyordum. 30 35 dakika geçmişti filmin başlamasından beri. Önlere baktığımda ise herkesin bu saçma filmden erken çıktığını gördüm. Bayağı saçma bir şeye benziyordu. sadece o 2 genç kalmıştı ve bir tanesi BANA BAKIYORDU.
Beynimde aşağı kaynar su dökülmüştü. O anın zevkiyle bir şeyde yapamıyordum. Hem ne yapabilirdim ki. İkimizi dövebilirlerdi bir şey desek. Öbürü de izliyordu artık. İlk dışarı seksim de yakalanmıştım. Ben bunları düşünürken Murat sıkıca beni kendine bağladı ve içime gelmeye başladı. Engelleyemediğim bir ohh çıktı ağzımdan. 2 erkeğin önünde inlemiştim. Ve içime boşalınmıştı. Bu yaşadığım en uç olaydı şuana kadar. Bu gece gelirken aklımda bu yoktu. İnanılmaz tahrik olmuştu. Murat arkamdan hala sarılı iken ben de sikime dokunmaya başladım ve boşaldım. Bu sefer baktığımda daha bir şaşkın şekilde izliyorlardı. Beklemiyorlardı ön tarafımda bir sik olduğunu. Murat’a kalkalım dedim ve kalktık. Üst kata oturduk, acıkmıştık. Orada 2 kişinin beni izlediğini söylememiştim ona. Bu beni inanılmaz tahrik etmişti. Sikim olanları düşününce hareketlenmeye başlıyordu gene. Daha yeni boşalmıştım. Ama o 2 erkeğin bu gece kadın giysisi giymiş bir erkeğin sikildiğini izlemeleri ve o kişinin ben olmam basit bir şey değildi. Yorulmuştum bayağı. Bu geceki tempo hayatımda yaşadığım en uzun geceydi. Saatime bakmak için telefonuma uzandım. Annemin çantasını almıştım. Çok zor gelmişti çantayla gezmek ama lazımdı. Telefonu, etekle gezerken felan hep cebime koyamazdım. Elimi uzattığımda ise çantanın içinde telefon yoktu. Şok olmuştum nerde olabilirdi. Sonra aklıma geldi. En son sinema da ışıklar kapatılmadan önce elime almıştım. Demek ki oradaydı. Tekrar geri gidip almam gerekiyordu. Murat’ı yollamayı düşündüm ama tek giderse çocuğa bir şey yaparlar diye korktum. Sonuçta beni çağırmasını isteyebilirlerdi. Kendim de gidebilirdim ama biraz da korkuyordum. Ama itiraf etmem gerekiyor ki biraz da istiyordum. onlarla tekrar karşı karşıya gelmek, kıvırta kıvırta yürümek istiyordum. zaten erkek olduğumu da biliyorlardı. Ne olursa olsun kendim gitmeye karar verdim. Murat’a benim tuvaletim geldi, bir kızlar tuvaletine gidip geliyorum dedim. Güldü ve tamam dedi. Sinema salonuna gittiğimde filmin arası olmuştu. Işıklar açılmıştı. O ikisi hala oturuyorlardı. Beni görünce bir şaşırdılar. Ben yanlarından geçip arkaya gittim. Telefonu arkada aramaya başladım. Yere düşmüştü. Onu yerden aldım. Başımı çevirdiğimde ise o ikisi merdivenlere açılan yerde bekliyorlardı. Belli ki onlar da benim tadıma bakmak istiyorlardı.

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 5

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 5
Uyandığımda saat 19:00 olmuştu. Birkaç saat boyunca uyumuştum. İçerisi zifiri karanlıktı. Işıkları açmak istemedim, zaten evde elektrik olup olmadığını bile bilmiyordum. Cep telefonumun ekran ışığı ile zar zor giyindim. Hanife anahtarı yatağın kenarına bırakmıştı. Dışarı çıkıp kilitledim kapıyı. Sokağa çıktım, akşam çökmüştü ve kimseler yoktu sokakta.

İşyerine gittim. Hanife’nin dükkân kepenkleri çekilmişti. Yapmam gereken birkaç iş vardı, onları yapıp çıktığımda saat 22:00’ye geliyordu. Geç saatte eve gidince karımla aramda bir tartışma koptu. Mümkün olduğunca alttan alıp gönlünü almak istedim. Gece oluncaysa son zamanlarda kendisini boşladığımı söyledi. Karım doğru söylüyordu. Hanife hayatıma girdiğinden beri karımla sadece bir kez sikişmiştim. O gece Hanife’yi hayal ederek karımı iki posta siktim, yarağa doyurdum. Eve geldiğimde benimle kavga eden kadın sikişten sonra bana sarılarak uyudu.

Ertesi gün Cumaydı ve Hanife görünmedi hiç. Birkaç kez aradım ama telefonu kapalıydı. Ancak akşamüzeri kapım açıldı, kızı Ayşe karşımdaydı. “Koray abi merhaba, kolay gelsin!” diyerek içeri girdi. “Ooo, Ayşe Hanım, yoktunuz kaç zamandır?” dedim gülerek. Karşıma geçip oturdu, havadan sudan konuştuk bir süre. Çay ikram ettim.

Ayak bileklerine gelen siyah bir kumaş pantolonla, beyaz gömlek ve buz mavisi uzun yelek giymişti. Başını ise parlak mavi bir türbanla bağlamıştı. Ayağında ise krem renkli topuklu ayakkabılar vardı. Çok zarif ve olgun bir görünüşü vardı bu kıyafetiyle.

Yeni bir cep telefonu almak istediğini ve benim fikrimi öğrenmek için geldiğini söyledi. “Senin fikirlerin benim için önemli, teknoloji konusunda sen çok iyisin!” dedi gülümseyerek. Ona ne kadarlık bir telefon almak istediğini sordum. “1000-1500 lira arası bir şey…” dedi. O fiyat aralığında iyi olan birkaç telefon söyledim. “Eğer istersen ara sıra elime temiz ikinci eller düşüyor, sıfırı 2-3 bin liralık telefonlar…” dedim. Sonra da daha yeni elime geçen bir telefonu çıkarıp gösterdim. Kullanıcısı arkadaşımdı ve telefonu çok düzgün, güzel kullanmıştı, daha üst modeli çıkınca onu almış bunu da bana satmıştı. Ayşe’nin sıfır almak istediği telefonlardan daha kaliteliydi.

Fiyatını sordu. “Başkası olsa 1800 lira ama sana 1500’e bırakırım…” dedim. Ayşe telefonu çok beğendi ama bir mesele olduğunu söyledi. “Nedir?” dedim. “Şey, bende şu an bu kadar para yok, hem annemle babamdan gizli alacağım zaten telefonu…” deyince, “Canın sağ olsun, ne zaman paran olursa getirirsin!” dedim. Sözlerime inanamadı, ciddi olup olmadığımı sordu. “Şaka yapmıyorum, al kullan!” dedim.

Çok sevindi. Mutluluktan gözleri parlıyordu. “Borcumu en kısa zamanda ödeyeceğim, söz veriyorum!” dedi. Sonra da, “Koray abi, bu aramızda kalacak, annemle babam sakın duymasın!” diye küçük bir uyarıda bulundu. “Tamam, bu bizim sırrımız olacak!” dedim gülümseyerek.

Çıkarken ona, “Şey, annen bugün gelmedi, hayırdır rahatsız falan mı?” diye sordum. “Ha, yok, bugün Cuma ya, onun için. Bizim komşularda mukabele vardı, oraya gitti!” dedi. Hanife’nin gelmemesinin sebebi belli olmuştu böylece. Akşam eve gidince karımın güler yüzü ve güzel yemekleri karşıladı beni.

Televizyon izlerken Whatsapp’tan bir mesaj geldi. Ayşe göndermişti. Daha önceden almıştı numaramı. Telefonu çok beğendiğini ve yeniden teşekkür etmek istediğini yazmıştı. Sonra da telefonla ilgili bazı anlayamadığı şeyler olduğunu, bunları sormasında sakınca olup olmadığını söyledi. “Ne demek, ne istersen sor!” dedim. Karım tepkiyle, “Kim o bu saatte?” deyince, “Bir müşteri, telefon aldı bugün, onunla ilgili soru soruyor!” dedim. Sonra da rahat mesajlaşabilmek için yatak odasına geçtim.

Ayşe telefonla ilgili anlayamadığı, çözemediği şeyleri sordu, daha doğrusu yazdı, ben de elimden geldiğince yanıtladım. Yazılarının sonuna gülücükler, utanma şekilleri vs. koyuyordu. Telefonun kamerasının nasıl ayarlandığını, nasıl daha kaliteli resim çekebileceğini sordu, ben de anlattım. Sonra da, “Birkaç resim çekip gönder bakalım!” dedim.

Biraz sonra çektiği resimleri gönderdi. Masasının üzerini, yatağını çektiği birkaç resimden sonraysa kendisinin başı açık halde bir resmini gönderdi. Sağ eliyle telefonu tutup resim çekerken sol elini saçlarına atmıştı. Üzerinde siyah bir atlet vardı ve memeleri altında tüm haşmetiyle belliydi. Bembeyaz koynu ve kolları üzerindeki siyah atletiyle tezat oluşturuyordu. Atletin askılarının kenarından sutyeninin şeffaf askıları da görünüyordu.

“Ay pardon, yanlış oldu!” diye yazdı sonuna bir sürü utanma şekilleri ekleyerek. “Önemli değil, sen de benim bir kardeşimsin!” diye yazdım. Ama aslında yanlışlıkla değil de bilerek gönderdiğine emindim. 10 dakikanın sonunda mesajlaşmamız kişisel bir hal almaya başlamıştı. Ayşe’nin bana yazıldığını anlamayacak kadar tecrübesiz değildim. O akşamki yazışmamız annesinin odaya girmesiyle kesildi. “Annem geldi, sonra görüşürüz!” diye yazdıktan sonra çıktı.

O gece bir taraftan Hanife’yi bir taraftansa Ayşe’yi düşünüp durdum, doğru düzgün uyuyamadım. O yüzden sabah biraz geç gittim işe. Hanife benden önce gelmiş, dükkânı açmıştı. Ben içeri girdikten birkaç dakika sonra geldi. Üzerinde çarşaf yoktu bugün. Onun yerine yine siyah renkli, yere kadar inen bol bir pardesü vardı. Başını ise omuzlarını kapatacak şekilde siyah, büyük bir türbanla bağlamıştı.

Bir torbanın içinde birkaç poğaça ile börek dilimi vardı. “Dün yapmıştım, fazlasını da sana getirdim!” dedi torbayı masamın üzerine bırakırken. Börek filan umurumda değildi o anda, aklım ondaydı. “Bugün buluşuyor muyuz?” diye sordum. “Ben haber veririm!” diyerek çıktı. Getirdiklerini afiyetle yedim. Bir ara çalışırken Ayşe yine Whatsapp’tan telefonla ilgili bir şeyler sordu, ben de yanıtladım. Gene sorularının, yazdıklarının sonuna çeşitli şekiller ekliyordu. Bir tarafta Hanife, diğer tarafta kızı Ayşe… Annesini sikerken bir de kızı oyuna girmeye çalışıyordu…

Konuşmamız yine kişiselleşmeye başlarken, “Dün geceki resmin çok güzeldi!” diye yazdım. Bir sürü gülücük ve utanma şekliyle yanıt verdi. “Kime gönderecektin o resmi, erkek arkadaşına mı?” diye yazınca, “Benim erkek arkadaşım yok!” diyerek yanıtladı. Daha sonraysa, “Şey, yani ayrıldık!” diye bir ek yaptı. “Neden?” diye sorduğumda yanıt vermek istemedi, ama sonra erkek arkadaşının onu aldattığını, onu başka bir kızla konuşurken gördüğünü söyledi. O da bunun üzerine çocuğu terk etmişti.

Ayşe bana yazılırken ben de ona yazılmaya başladım. Tecrübesiz, henüz gözü açılmamış bir kızdı. Birkaç hoşuna gidecek sözün sonunda bana yeni bir resmini gönderdi. Dün akşamkine benzeyen bir resimdi bu da. Gene aynı siyah atleti vardı üzerinde. Telefonu iki eliyle tutarken gülümseyerek poz veriyordu. Ama ikinci gönderdiği resim müthişti. Telefonu biraz yukardan tutarak çekmişti ve yaşından daha olgun ve şişkin memelerinin çatalı tam karşımdaydı. Sutyen takmamıştı. “Süpersin!” diye yazdım. Bir sürü utanma şekli gönderdi ve çıktı, konuşmamız sona erdi.

Sikim kalkmıştı. Ayşe’nin taze, koklanmamış bedenini düşünüyordum. Çalışacak halim kalmamıştı. Bir sigara içtikten sonra yan tarafa geçtim. Hanife dikiş makinesinin başına oturmuş dikiş dikiyordu.

“Ne zaman buluşacağız, eve ne zaman gidiyoruz?” diye sordum. Olumlu bir söz beklerken, “Bugün Cumartesi, sokak kalabalık olur, gören olabilir!” dedi. “Nasıl olacak peki?” diye sordum bu sefer. “Ben ne bileyim, sen düşün!” dedi yeniden dikiş dikmeye başlarken.

Yatakta sikişmenin tadını almışken yeniden dükkânda ayaküstü yapmak istemiyordum. Bacanağımın Gazlıgöl taraflarında termal villası vardı. Kendisi İstanbul’da oturduğundan ancak yazın gelip kalıyordu. Anahtarın bir eşini bana vermiş, ne zaman istersek kalabileceğimizi söylemişti. Biz de yazın, bazen de hafta sonları ailecek gidip kalıyorduk. Aklıma hemen orası geldi. Bunu söyleyince, Hanife, “Delirdin mi, orası çok uzak!” diyerek tepki gösterdi. “Ne uzağı, yarım saat bile sürmez!” dedim.

Saat 11:00 olmuştu. “Ben arabayı alayım, sen 10 dakika sonra arka taraftaki marketin oraya gel!” dedim ve çıktım. Dükkânı kapattım. Arabayı anca hafta sonları kullanıyordum, o nedenle işyerinin yakınında bir otoparka koyuyordum. Arabayı alıp sözünü ettiğim marketin oraya gittim. 2-3 dakika sonra Hanife göründü, işaret edince bindi arabaya. “Benim başımı derde sokacaksın, birisi görecek diye ödüm kopuyor!” dedi telaşla. “Korkma, kimse tanımaz seni!” dedim ve yola koyuldum.

25-30 dakika sonra bacanağın villasına gelmiştik. Yakınlarda onunki gibi birkaç villa daha vardı ama kimsenin kimseyi göreceği yoktu. Garaj kapısını açıp park ettim. Garajdan evin içine kapı açılıyordu, oradan içeri geçtik.

Ev bir aydır boştu, en son bir haftasonu gelip kalmıştık. Bütün perdeler çekiliydi, eşyalar bıraktığımız gibi duruyordu. Hanife, evden ve içindeki eşyalardan etkilenmişe benziyordu. Sikişmek için gelmiştik ama o sağa sola bakıyordu durmadan. “Ne o, buraya etrafa bakmaya mı geldin?” diye sordum. “Senin bacanağının ensesi kalın herhalde?” dedi yanıt olarak. “Bırak şimdi bacanağı, hadi gel, yatak odası yukarda!” dedim ve üst kata çıkan ahşap merdivenleri gösterdim.

Hanife pardesünün eteklerinden tutarak merdivenleri çıktı, ben de peşinden. “Sağdaki kapı!” deyince kapıyı açıp odaya girdi. Yatağa, dolaplara ve ebeveyn banyosuna bakarken ben de açık duran perdeyi çektim sıkıca.

Soyunmaya başlarken, Hanife, “Çok zamanımız yok, hemen gitmemiz lazım!” deyince, “Sen buraya ateş almaya mı geldin?” dedim tepkiyle. Bir şey diyecek gibi oldu ama sonra çantasından telefonunu çıkardı. Birini arayınca, “Kimi arıyorsun?” dedim, bana sessiz olmamı işaret etti. Ayşe’yi aradı, “Kızım ben Halime ablalara geldim, beni merak etmeyin, sen kardeşlerinin yemeğini verirsin…” dedi. Bir süre daha konuştuktan sonra kapattı telefonu. “Yaman kadınsın!” dedim kahkahayla.

Hanife üzerindekileri çıkarttı tek tek. En son kenarları dantelli açık sarı bir külot ve beyaz sutyeni ile kalınca, “Bugün tanga yok mu?” dedim gülerek. Ben de sikimi sıvazlıyordum karşısında. “Senin karın tanga giymiyor mu?” dedi sutyenin kopçasını açarken. “Arada bazen giyiyor, ama senin kadar yakışmıyor ona!” dedim. “Bu külotu nerden aldın?” diye sordum külotunu indirirken. “Pazardan!” dedi yanıma uzanırken.

Sikim şaha kalkmıştı artık, Hanife sol elini sikime attı, gülümseyerek “Özledin mi beni?” diye sordu. “Hem de çok, dün yoktun, fena azdım!” dedim ve elimi memelerine attım. “Mübarek Cuma günü yapacak halimiz yok ya!” dedi sikimi sıvazlarken. “Bırak şimdi yorum yapmayı, 69 biliyor musun?” diye sordum. Gözlerime bakıp, “Ben 20 yıllık evliyim aslanım, sen elin sikinde 31 çekerken ben o işleri yapıyordum!” dedi ciddi bir sesle. “Helal olsun sana!” dedim kahkahayla.

Ablasının evindeki kirli yatak yerine şimdi tertemiz ve büyük bir yatağın üzerindeydik. Tatile geldiğimiz zamanlarda karımla sikiştiğimiz yataktı bu, yani bir yerde karımın yatağında sikecektim Hanife’yi. En son kaldığımız zaman da güzel bir sikişe imza atmıştık karımla.

Hanife üzerime ters şekilde çıktı ve hemen sonra deneyimini konuşturarak bir çırpıda sikimi ağzına alacak konuma geldi. Tabii kaymak gibi amcığı da tam yüzümün ve ağzımın ucundaydı. Hanife iştahlı saksosuna başlarken ellerimle göt yanaklarını ayırıp amını çıkardım ortaya ve dilimi uzattım, amını dondurma gibi yalamaya başladım. Hanife sikimi emmeyi bıraktı ve “Ihhh…” diye derin bir inilti çıkardı. Dolgun göt yanakları taş gibi sertleşti birden. Amının üzerinde, kasıklarında gezinen dilim onu adeta delirtiyordu.

Bir amına bir göt deliğine dil darbeleri atarken o da yeniden sikimi ağzına aldı. Amı ve göt deliği tertemizdi, rahatsız edici bir koku yoktu. Göt deliğinin ağzındaki kısa siyah kılları dilime batıyor ama umursamıyordum. Kasıklarında tek bir kıl tanesi bile yoktu, yeni tıraş ettiği belliydi.

Sikimi boğazına kadar alıyor, iştahla somuruyordu. Bense dilimi sıcak ve pembe amının içine olabildiğince sokuyordum. Amı kısa sürede ıslanıp kayganlaşırken sol işaret parmağımı soktum göt deliğine. Parmağımı içine sokup çıkartıyordum sürekli. Patlayacak hale geldim kısa sürede. Aynı şekilde Hanife de daha fazla devam etmek istemedi, sikimi emmeyi bırakıp, “Hadi, sik artık, çok fena azdım!” dedi yüksek perdeden.

Parmağımı çıkardım göt deliğinden. Hanife doğruldu ve bu sefer yüzü bana gelecek şekilde döndü. İşer vaziyette eğildi, sikimi tutup amına hizaladı ve benim bir şey yapmama gerek kalmadan oturdu. Sikim amına girmişti. Ellerini arkadan kalçalarıma attı ve o halde yaylanmaya, ileri geri sallanmaya başladı. Bense sallanan memelerini avuçladım. Hanife benden daha azgın ve istekliydi. Derin iniltiler çıkartıyor, gözlerini kapatıp dudaklarını emiyordu.

Ellerini göğsüme dayadı bu kez. Kıvrak bel hareketleriyle bir yılan gibi oynuyordu. Sikimi amında hapsetmişti Hanife. Ellerim memelerinde, belinde ve kalçalarında geziniyordu. Kadife gibi yumuşaktı teni. Öne doğru biraz daha eğildiğinde alttan pompalamaya başladım. Dudaklarımız kenetlendi bu arada. Ateşli bir halde öpüşüyorduk. Ara ara dudaklarımı emerken ısırıyordu da. Hanife’nin azgınlığı doruk noktasına çıkmıştı.

Onu kendime çektim ve var gücümle pompalamaya başladım. Sikim yağlanmış gibi kaygan amında gidip gelirken çıkan şiddetli ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri yatak odasını çınlatıyordu. Hanife’nin sallanan memelerini emiyor, uçlarını dişliyordum bir taraftan da. O ara telefonum çalmaya başladı, ama o haldeyken telefona bakacak halde değildim elbette. Hanife’nin çıkardığı seslere, iniltilere karışıyordu telefonun sesi. Telefonun sesi kesilirken, “Kim bu?” diye sordu Hanife. Sikişin ortasında çalan telefon ikimizin de dikkatini dağıtmıştı. “Kimse kim, siktir et!” dedim, ama Hanife, “Baksana, kim bu?” dedi telaşla.

Durdum, odanın serinliğine karşın terlemiştim. Hanife üzerimden kalkarken montun cebindeki telefona baktım. Ayşe’ydi arayan, tam annesini sikerken aramıştı. “Müsait değilim, sonra ararım!” diyerek mesaj yazıp gönderirken, Hanife, “Kim o, karın mı?” diye sordu. “Hı hı, o!” dedim telefonu sessize alıp yeniden montun cebine koyarken. Ucuz atlatmıştım. Kazara telefonu Hanife alıp da ekranda kızının aradığını görse kim bilir neler olurdu?

Hanife, “Gidelim Allah aşkına, korkuyorum!” deyince, “Ne korkuyorsun, korkacak ne var?” dedim. Yatağın önünde ayakta duruyordu. Sikim kazık gibi önümde sallanmaya devam ederken, “Daha yeni başladık güzelim, nereye hemen?” dedim ve sikimi tutup, “Gel hadi, al şunu ağzına da devam edelim!” dedim gülümseyerek. Hanife yeniden itiraz edecek gibi olunca, “Bana bak sikerim belanı senin, al şunu ağzına, hadi!” dedim sesimi yükselterek.

Hanife bu kez itiraz etmedi, sessizce yatağa oturdu, önüne geçtim hemen. Sikimi tuttu dibinden ve ağzına aldı. Biraz önce amına giren sikimi önce yavaş yavaş sonra da iştahla emmeye, somurmaya başladı. Telefonun verdiği korkuyu hemen atlatmıştı Hanife. Sikimi boğazına kadar sokup çıkarıyor, kafasını dilliyor, dondurma gibi emiyordu. Saçlarını okşuyor, çekiyordum aldığım zevkle. Yeniden amına girmek için sabırsızlanıyordum. Hanife de benim gibi sabredecek durumda değildi, sikimi çıkardı ağzından, “Hadi, akşama kadar böyle mi yapacağız?” dedi tepkiyle. Hemen ardından da yatağa sırtüstü uzandı.

Bacaklarını dizlerinden bükerek iki yana açarken yatağın üzerine çıktım, ayrık duran bacaklarının arasında yerimi aldım. Sikimi tutup amının üzerine sürttüm biraz. “Hadi, sok artık şunu!” dedi Hanife sert bir tonda. “Tamam, sakin ol biraz!” dedim gülerek ve yavaşça amına soktum sikimi. Sikim dibine kadar amına girerken Hanife’den derin bir inilti çıktı. Dudaklarını emerken gözlerini kapadı.

Ağır bir tempoyla sikmeye başladım. Bir taraftan da memelerini avuçlayıp sıkıyor, emiyordum. Hanife’nin elleri sırtımda ve belimde geziniyordu bu sırada. Gittikçe hızlanmaya başlarken altımızdaki yataktan da sesler gelmeye başladı. Terli kasıklarımızın çarpışmasından çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri gene odayı çınlatıyordu.

Kendimi biraz geri çektim, ellerimi dizlerinin arkasına attım ve kaldırdım bacaklarını. Bu halde daha hızlı ve güçlü şekilde pompalamaya başladım. Hanife bu şekilde sikilmekten büyük keyif almaya başlamış ve hırıltılı sesler çıkarır olmuştu. “Ihhh, sikkk, ohhh, sikkk, ımmm, sikkk…” deyip duruyordu. İki elini arkaya atıp, yatağın başlığını tutmuştu bu sırada.

Bir süre sonra ellerimi çektim, bacaklarını omuzlarıma attım. Bu halde sikmeye başladım. Daha büyük bir güçle pompalıyordum. Hanife’nin iniltileri en üst seviyeye çıkmıştı artık. Dolgun, iri memeleri yarak darbelerimle birlikte sallanıp duruyordu. Karnının, kalçalarının etleri löpürdüyordu. Omzumdaki bacakları da yarak darbelerimle birlikte göğsüme, omzuma çarpıp duruyordu. Bunun üzerine ayak bileklerinden kavradım. Son sürat boşalmaya doğru yaklaşıyordum artık. Yatağın gıcırtıları da sikişin şiddetiyle çoğalmıştı. Birden elektrik akımına tutulmuş gibi titremeye, sarsılmaya başladım. Döllerim sikimden amına akarken her bir kasım yay gibi gergindi. Son döl damlası akana kadar kaldım, amında gidip gelmeye devam ettim.

Sonunda çıktım amından. Hanife havada duran bacaklarını ağır ağır indirdi. Sikimin kafasında kalan dölleri amının dudaklarına sürttüm. Biraz doğruldu, sırtını yatağın başlığına yasladı. Bakışları üzerimde geziniyordu. “Hayırdır, niye öyle bakıyorsun?” diye sordum yanına uzanıp başımı memelerine yaslarken.

Saçlarımı okşadı bir süre. Sonra da, “Faruk Pazartesi geliyor!” dedi. Başımı kaldırıp, “Pazartesi mi, hani bir hafta kalacaktı?” diye sordum. Bunu duymak hiç hoşuma gitmedi. “Öyle dedi geçen gün, ama dün akşam arayıp Pazartesi geleceğini söyledi. Yarın cenaze evinde yemek verecekler, gece de binecek otobüse. Yani anlayacağın bu son sikişmemizdi!” dedi.

Az önce yaşadığım keyif ve zevk yerini derin bir hüzne bıraktı. “Ben seni bırakmam, kocan gelmiş gelmemiş umurumda değil. Bırakmam ben seni bu saatten sonra!” dedim ve büyük bir istekle dudaklarına yumuldum. İnce, pembe dudaklarını emerken Hanife omzumdan tutup geriye itti beni.

“Koray, konuşmuştuk bunu seninle. Ne yapmaya çalışıyorsun sen Allah aşkına? Kocam gelecek diyorum sana. O geldikten sonra bu şekilde devam edemeyiz, unutacaksın beni, anladın mı, unutacaksın!” dedi. Oysa onu unutmam mümkün değildi bu saatten sonra. Kollarından tuttum sıkıca, “Bu saatten sonra bizi ancak ölüm ayırır!” dedim. Hanife sözlerim karşısında sinirlendi, beni var gücüyle itti ve bir hışımla kalktı yataktan.

“Manyak, ne dediğinin farkında mısın sen? Sana güvenmekle hata yaptım, adam sanmıştım seni!” dedi söylenerek ve yerde duran külotunu aldı. Giyinirken, “Neden anlamıyorsun, seviyorum seni, bırakmak istemiyorum, niye anlamıyorsun?” dedim adeta yalvarırcasına.

Öfkeyle, “Asıl sen anlamıyorsun, benim başımı belaya sokacaksın. Zaten biri öğrenecek diye ölüp ölüp diriliyorum, nedir senin derdin. Eğer beni gerçekten seviyorsan beni bırakırsın, zarar görmemi istemezsin. Tamam, ben de seni istedim, ben de hoşlandım senden ama hepsinin bir sınırı var!” dedi sutyenini bağlamaya çalışırken.

Karşımda öylece giyinip gitmesine seyirci kalamazdım. Fırladım yataktan, kolunu tutup, “Hanife, lütfen, konuşalım, böyle bırakıp gitme beni, bu şekilde kesip atma!” dedim, ancak Hanife hiç oralı olmadı.

Üzerini giyinmeye devam ederken, ona, “Eğer beni böyle bırakıp gidersen o görüntüleri internete koyarım!” dedim. Beyaz yüzü birden kıpkırmızı oldu, “Sen onları silmedin mi?” dedi dişlerini sıkarak. “Tabii ki silmedim!” dedim. “Bana sildim demiştin!” deyince, “Ben sana hiçbir zaman sildim demedim, silerim dedim ama silmedim!” dedim yanıt olarak.

Az önce öfkeyle konuşuyorken şimdi yalvarmaya başladı. “Koray, ne olur, kulun kölen olayım, böyle şeyler yapma, beni seviyorsan yapma bunu, ne olur kurban olayım yapma!” dedi gözlerinden yaşlar süzülürken.

Hanife’yi üzmek yapacağım en son şeydi, ama beni birdenbire böyle bırakmasını da kabullenemiyordum. Kocası gelince onu bırakabileceğimi sanmıştım, ama iş gerçeğe binince yapamayacağım ortaya çıkmıştı.

Hanife gözyaşları içinde hem konuşuyor hem de giyinmesine devam ediyordu. Kendisini bırakmam için yalvarıyordu. Bense öylece çırılçıplak duruyordum. Sonunda tamamen giyindi, elleriyle gözyaşlarını sildi.

“Eğer öyle bir şey yaparsan seni de kendimi de öldürürüm!” dedi sert bir sesle. Kolundan tuttum yine, ama alttan alarak, “Bu lafları bırak, böyle hemen kesme, yok etme bu ilişkiyi. Beni yüzüstü bırakıp gitme, senden sadece bir şans istiyorum, sen de hoşlandın benden, kendin söyledin. Arada fırsat buldukça beraber olalım, başka bir şey istemiyorum!” dedim. Ancak Hanife cevap yerine aynı sözleri tekrarlamakla yetindi.

Sonra da, “Hadi giyin artık, beni evin yakınlarında bir yerde indirirsin!” diyerek yerde duran kıyafetlerimi gösterdi. “Madem bu kadar kararlısın, bari bugünü bu kadar kısa kesmeyelim!” dediğimde yüzüme baktı anlamamış gibi ama anladığı belliydi. “Koray, bak uzatma artık, gidelim hadi, zaten buraya gelmemiz bile hataydı!” deyince dayanamayıp kolundan tuttum sıkıca ve “Nedir ulan senin derdin, adam gibi konuşmaktan anlamıyor musun?” dedim.

“Kolumu bırak, kendine gel!” deyince, kolunu daha da sıkıp, “Öyle hemen çekip gidemezsin, ne zaman gelip ne zaman gideceğine ben karar veririm, anladın mı!” dedim biraz da bağırarak. Elimden kurtulmaya çalışırken, “Orospu çocuğu bırak kolumu!” dedi öfkeyle. Küfretmesine aldırmadım ama kolunu da bırakmadım.

“Geç şöyle, domal, götten sikecem seni, geçen günkünden bir bok anlamadım!” dedim onu yatağa doğru iterek. Yeniden itiraz edecek olduğundaysa suratına sağlam bir tokat attım. Tokadın çıkardığı ses yatak odasını çınlatırken yatağa yüz üstü düştü. Az sonra doğrulurken bir eliyle yanağını tutuyordu. Burnunun ucundansa hafif bir kan geliyordu.

Hanife bir şey diyecek gibi oldu ama söyleyecek gücü bulamadı kendinde. Bir travma yaşıyordu. Ona görüntülerden bahsedip benimle olmasını söylediğim zamanki gibi bir şoktu bu. Sadece tokadı yiyen sol yanağı değil tüm yüzü kızarmıştı.

“Kalk hadi ayağa, ben ne dersem onu yapacaksın!” dediğimde önce sessiz kaldı ama sonra kalktı ayağa. Kızaran gözlerinde nefret vardı ama karşı koyacak halde değildi. Kendini kapana kısılmış gibi hissettiğinden emindim.

Yeniden soyunmaya başlarken sikişimizin ikinci perdesi de açılıyordu…

karımın yeğenii

karımın yeğenii
Karimin yigenile
Merhaba Arkadaslar. Benim Adim Gökhan. Karimin yigenile basimdan gecenleri size yazacagim.
Yigeni o zamanlari 18 yasindaydi.
Yigeni sik sik bize gelir yatmak icin. Geldigi zaman o halasiyla bizim yatakda yatiyor, bende oturma odasinda koltukda.

Bir gün isden eve geldim, ve Yigeni bizdeydi, ben acayip azgindim, fakat o bizde oldugu icin biliyordumki o gün sikisemiyecegimi. Onlar yatikdan sonra bende koltuga uzandim ve televisyonu acdim. Aklimdan birden videocudan porno almak geldi. Gittim aldim, ve eve geldigimde bir baktim Yigeni kalkmis televisyon bakiyor. Tabi ben bir sey demedim filimi tv üstüne koydum. tam mutfaga gidip icecek alacakdim. Bana birden seslendi ve sordu eniste ne filimi aldin diye. ben hemen oturmaodasina kosdum. fakat gec kalmistim. acip covernin icine bakmisti bile. bu ne eniste dedi. ben hemen bozuntuya getirmedim ve dedimki salak adam yanlisini vermis gidip destireyim dedim. oda inandi.

yolda giderken acayip kizgindim cünkü porno bakamamistim ve bakamiyacagimi biliyordum. her neyse. videocudan sonra bir güzel korkunc filim aldim, cünkü ben korku filimleri cok severim. eve geldim ve yigeni daha ayakdaydi. bende bak aslinda bunu almistim dedim. oda hemen dediki bu korku filmi ama, ben cok korkarim dedi. ben ona sordum sen yatmayi düsümüyormusun diye oda yok seninle filme bakayimda biraz uykum gelsin dedi. tamam dedim, filmi koydum. sonra filim gidikce daha korkunc olmaya basladi ve yigeni benim yanima oturdu. ben korkuyorum dedi. bende tamam yanimda kal dedim. filim ilerledikce bu dahada sokulmaya basladi. ve ben sikim birden kalkmaya basladi cünkü cok cekici bir vucüdü vardi. bir sahnede acayip korkdu ve ellerini yüzüne kapatti, kafasini kucagima koydu. farkina varmis olmasi gerek cünkü hemen geriye kaldirdi kafasini. ama hicbir sey demedi ve bozuntuya vermedi. her korkunc sahnede ama eyliyordu ve bu beni daha cok tahrik ediyordu. filim bitene kadar bu böyle devam etti. filim bittikden sonra ben yatayim artik eniste sende rahatina bak dedi. cana yakin birisi zaten. yanagimdan öptü ve iyi geceler dedi, gitti.

yaragim kazik gibi olmustu. nasil inderecegimi düsünürken aklima bilgisayarda bir kac pornofilimleri oldugu aklima geldi. hemen pcyi actim pantolunumu cikardim, cünkü ben hep sortla yatarim, ve uzandim. tabi bu arada sikimde oksuyordum. mendilimi de hazir koydum. filime bakarak güzel bosaldim. o kadar bosaldim ki bir mendil yetmedi, ikincisini kulandim. ve koltugun yanina koydum. biraz kendime gelip cöpe atacakdim. nasil yorulduysam uyuya kalmisim. uyanidigimda mendiller yerinde degildi ve pc kapaliydi. karim kapatti diye düsündüm ve sonraki kavagadan cekiniyordum. banyoya gircekdim, tam o arada yigeni cikdi tuvaletden. yüzüme bakdi ve güldü. ne gülüyorsun kiz dedim. gel tuvalete dedi. girdim ve bana mendilleri gösterdi. bayaca azmisin eniste dedi gülerek. birden anladimki mendilleri alan ve pcyi kapatan karim degil yigenimis. daha cok korkmaya basladim ve ama halan derken lafimi kesdi, korkma ona söylemem dedi. bundan cesaret kapip, e napayim sen geldin halani sikemedim dedim. o da güldü. neyse basinin caresine bakmisin iste dedi. o porno filmide güzelmis dedi. adam ne siki vardi öyle dedi. demekki oturup oda biraz islemis. sende az degilsim dedim. bana hemen sordu senink**e öyle büyükmü diye. tam o arada yatakodasindan kapi sesi geldi. karim uyanmisti. ben hemen onu tuvaletden disari yoladim.

kahvaltida hala ben bugünde burda kalmak istiyorum dedi. tabi canim dedi karim ve ben kafamdan gene kariyi sikemiyecegimi düsündüm. kahvaltidan sonra yigeni yanima geldi ve dediki eniste isden gelirken dünkü pornoyu alsana dedi. olurmu öyle sey dedim. oda halama söyleyimmi bu aksam yaptigini deyince bende mecbur oldum tamam demeye. aksam oldugunda geldim eve, ve karim yatiyordu bile. yigeni hemen geldi aldinmi diye sordu. ben evet deim. yüzüne baktim, acayip süslemisti kendisi. 18 yasindaki kiz 25 yasinda gibi gözüküyordu. oturdum o filmi acti ve yanima oturdu. filme bakarken hep benim sikime bakiyordu. pantolumun altinda sikim patliyacak gibidi. eniste istiyorsan pantolununu cikart, sortla oturursun dedi. ben olurmu felan derken hadi eniste dedi. pornoya benimle bakabiliyorsunda sortla oturamiyormusun dedi. ben tamam dedim ve cikartim. bir süre sonra dünkü gibi 31 ceksene dedi. sende amma cok sey biliyorsun dedim. hayir diyecekdim fakat biliyordum izrar edip sonunda yapdiracakdi. sikimi cikardim. ama 31 cekmek istemiyorum daha dedim. sonra yaparim deyip atlatacakdim. tam o arada filimde bir kiz adamin sikini yaliyordu. bende bunu yapacagim diyerek agzina aldi. öyle bir güzel hisdiki, yapma demek istemedim. bende onun t-shirt ini cikardim ve memelerini oksamaya basladim. acayip güzel büyük memeleri vardi. öyle güzel yaldiki hemen bosaldim. o da filimdeki kiz gibi hepsini yutdu. rahatladinmi diye sordu. bende tesekür etdim. o gitti agzini yikadi ve ben yatacagim dedi. bende koltuk uyudum.

öteki gün calismayacakdim cünkü tatildi. karim biraz hasta idi. bügün gezelim biraz dedi yigeni. uyanik biliyordu halasi gelmeyecegini, cünkü rahatsizdi. karim siz gezin dedi ben evde kalirim dedi. bende onlan cikdim disari. bana birden eniste ben senin karin olmak istiyorum dedi. nasil yani diye sordum. korkma evlenmeyi kast etmiyorum dedi. beni sikmeni istiyorum dedi. fakat sen bakiresin derken, o senin koca yaragini yalarken iyidi ama degilmi diyerek aglamaya basladi. ben sakinlestirmeye calisiyordum. bana hemen döndü, ve ya yaparsin yada bütün ayleye söylerim ne yaptigini dedi. korkumdan ne yapacagimi sasirdim ve tamam dedim. hotele gidelim dedi. bütün gün seninle gecirmek istiyorum dedi. gittik hotele. ilk önce güzelce yikandik. cok sexy vucudu vardi. ben ona dedimki istiyorsan seni götünden sikeyim o zaman bakire kalirsin. hayir dedi ben senin beni bozmani istiyorum, hem ben böyle büyük sik bir daha bulamam dedi. tamam dedim. nasil olsa olacakdi belliydi, beni rahat birakmiyacakdi. o gün bütün gün sikisdik. tabi basda cok zorlandi. sikimin kafasi bille zor giriyordu. sonradan kizligi patladikdan sonra rahatca sikise bildik. götündende sikdim. agzina yüzüne de bosaldim. her aklima geleni yaptim. bu o kadar bitgindiki sonunda gücü kalmamisti. zornan evlerine götürdüm. simdi nisanli. ama arada sirada bir gelir gene sikisiriz. bana senin gibi büyük siki yok nisanlimin diyor hep.