Biseksüel Anılarım 8 – Murat’la Dışarı

Biseksüel Anılarım 8 – Murat’la Dışarı
Arka odaya gittim. Çıkacaksam olabildiğince kadınsı görünmeliydim. Bacak yapım, tenim kadınsıydı. Bundan dolayı onu açığa çıkaracaktım. Beni kimse erkek olarak anlamamalıydı. Boyum çok çok uzun da değildi ama topuklu giymemeliydim bu gece. Fazla uzun belli olabilirdi. Sonuçta dışarıda kaç tane 1.87 1.88 boyunda kadın vardı. Götüm dışarı çıkıktı zaten. Ne giysem belli olacağından mini etek giymeyi düşündüm. Göğüslerim ise pek yoktu. Bunu belli etmemeliydim. Annemin lila bir penyesini giydim. Altıma da daracık tangayı giydim gene. Saçlarımla genellikle yüzümü kapatacaktım. Ne olur ne olmaz. Şanslıyım ki uzun saçlarım vardı. Hele bu gece makyaj ve fönden sonra hiç belli olmazdı yüzüm. Karanlıkta işime yarardı. Saat 9’a geliyordu. Hazırdım.

Odadan çıkınca Murat ıslık çalmaya başladı. Vay vay vay diyordu. O da giyinmişti. Hazır mısın diye sordu bana. Ben de hazırım dedim ve dışarı çıktık. Dışarı çıkarken biraz gergindim. Dışarı da tanınma dışında da karşı kapı deliğinden Selin Abla bakıyorsa beni tanırdı.
Sonuçta beni çırılçıplak görmüştü. Hızlıca asansöre bindim ve aşağı indik.

İstanbul uyumayan şehirdir. Çıktığımızda da gene her yer ana baba günü gibiydi. ilk adımımı attığımda dışarı gözüm korkmuştu ama Murat hemen kolunu göstererek koluna girmemi istedi. Koluna girdik ve yola koyulduk. Yola çıkalı 5 dakika olmamıştı ama hayatımda ilk kez bu kadar farklı hisler içindeydim. Bütün herkes beni kesiyordu. Kadınlar da erkekler de. Erkekler baştan aşağı süzüyordu beni. Hatta bazılarının arkamdan geçerken şu taşa bak dediğini duyuyordum. Kimse anlamamıştı beni. Kadınlar da kıskançlıktan bakıyordu. Sonuçta böyle bir kalçaya sahip değillerdi ve 1.80e yakın boyları yoktu. Tenim de bembeyazdı ve parlıyordu. Yanlarında erkek arkadaşı olanlar düşmanca bakıyorlardı. Erkek arkadaşlarını dürtüyorlardı. Buymuş demek erotik bir kadın olma duygusu. Düşününce çok tahrik ediciydi. Herkesin gözdesi olmuştum. Bir çoğuna ereksiyon vermiştim ve allah bilir kaç tanesi gece beni düşünerek siklerine dokunacaklardı. Ben de ereksiyon olmuştum ama külodumun içine koyuş şeklim ve eteğimin pileli, liseli etek şeklinde olması onu saklıyordu. Götümü sağa sola oynatmam kafaları daha da topluyordu bu arada. Bir gece vakti bu şekilde dışarı çıksam can güvenliğim olmazdı. Komik olan ise bana yapacakları şey büyük ihtimal sikmek olurdu ve ben de bir orospu olduğumdan buna aşırı karşı koymazdım sanırım. Bu azgınlığım başıma her şeyi açabilirdi.

Artık carrefour’a gelmiştik. Aydınlıktı ortalık. Şu an anlaşılma olasılığım vardı ama kimse de bana çok ilginç şekilde bakmıyordu. Öyle baksalar kesinlikle erkek olduğumu anladılar derdim ama bana seksi bir kadın gibi bakıyorlardı. Yüzüme bakan azdı genellikle sütun gibi, süt beyazı bacaklarıma bakıyorlardı. Sikim taş gibi olmuştu artık. Aklımdan o an bu gece çıkmamın son olmayacağı geçti. Bu zevki bırakamazdım. Erkekleri ve kadınları istediğim şekilde manipüle edebilirdim. Biraz bacak göstermem, biraz kalçalarımı belirtmem onları fazlasıyla etkileyebilirdi. Beğendiklerime ise göstermekten fazlasını yapabilirdim. Bu gece tam bir kilit noktası olmuştu bundan sonrası için.

Üst katta yemek katında oturduk. Kalabalıktı. Gelen geçenin gözü üzerimdeydi. Bende onları tahrik etmek için uğraşmaya başlamıştım. Çok zevkliydi. Viagra’nın etkisi ve bu gece yaşadıklarım ben de fazla etki bırakmıştı. Zevkten kuduruyordum artık. Murat’ta beni hareketlerimin farkındaydı. Siki kalkmıştı.

-Kendini fazla kaptırdın sanırım.

-Yok yaa. Biraz erkekleri kandırmak iyi geldi sadece o kadar. Sonuçta ben de bunları yaşıyorum.

-Sana demiştim kimse farketmez diye. Şu an bu erkeklerin hepsi beni deli gibi kıskanıyor senin gibi taşla geziyorum diye.

-Kıskanmaları gerekmiyor mu zaten? Sana yaşattıklarımı kaçı yaşıyor sence normalde?

-Aynen. Normalde içime kapanık bir çocuğum. Kızlarla şansım da pek yaver gitmiyor ama senin çıkman tam bir şans oldu benim için.
Tam bir seks makinasısın.

Bunu söylerken biraz sesli söylemişti. Yan masada oturan erkekler artık tam tav olmuşlardı. Durmaksızın kesiyorlardı. Hem taş gibiydim, hem de seks makinesiydim onların gözünde. Gözlerini ayırmıyorlardı artık. Kadınların neler çektiğini anladım. Benim için hiç ama hiç rahatsız edici değildi ama onlar için olabilirdi. Çünkü kaç tanesi benim hislerime sahipti ki? Murat’ın siki de pantolonunun altında bayağı belli oluyordu.

-Taş gibi olmuş sikin.

-Aynen. İnmiyor artık. Hem sen hem ilaç. Bu gece bu kadar seksten sonra ağırıyor ama hala çok azgınım. Seni evin dışında bir yerde sikmek için ölüyorum. Bir yere geçelim. Yakalanmayacağımızdan emin olacağımız bir yer.

-Tehlikeli olabilir. Yapacaksak rahat olabileceğimiz bir yer olmalı. Ya çok sessiz olacak ya da yaptığımızdan kimsenin haberi olmayacağı kadar sesli.

İstanbul da çalılık yerler bize uzaktı. Hem de kimin orada olacağı belli değildi. Murat’a nerde verebilirdim acaba? Tuvaletleri düşündüm de şuan kadın gibi giyinmiştim. Dershanede ki gibi olmazdı. Erkekler tuvaletine giremezdim. Kızlar tuvaletini görmek için de çok güzel bir şanstı ama zaman yoktu. Murat’ın aklına hemen ileride katımızda bulunan sinema geldi. Bana da mantıklı gelmişti ama kalabalık olma Kızlar tuvaletini görmek için de çok güzel bir şanstı ama zaman yoktu. Murat’ın aklına hemen ileride katımızda bulunan sinema geldi. Bana da mantıklı gelmişti ama kalabalık olmayan bir filme gitmemiz gerekiyordu. 6 tane film gösterimdeydi. Çoğu saçma sapan filmdi. En az kişinin olduğuna gitmemiz gerekiyordu. Gideceksek de en arkada olmamız gerekiyordu. Ve yakınımızda kimsenin olmaması gerekiyordu. Sesi kullanarak kamufle olabilirdik ama görme risklerini alamazdık. Aralarında saçma bir Moğol filmine gittik. Biletlerimizi aldık. Şişe kola aldık. Salona geçtiğimizde ortalarda 2 erkek oturuyordu. Geri kalan 4 5 kişi önlerde oturuyordu. O 2 kişiye karşı dikkatli olursak sıkıntı yoktu. En arkaya doğru ilerledik. Olabildiğince kıvırtarak yürüyordum. Arkamdan Murat geliyordu. Ne azdırmıştım şimdi onu. Benim de içim içimi yiyordu heyecandan. Dışarda 10 metre ilerimizde insanların yanında sikilecektim birazdan. Asla aklıma gelmezdi bu. Asla.

En arkaya oturduğumuzda ikimizde yerimizin iyi olduğunu söyledik. Ama sessiz olmalıydık. Sesi yüksek bir filmdi. Müzikler olarak fazla ses olacaktı. Bundan faydalanacaktık. Işıklar kapandı ve film başladı.
Elim direk olarak pantolonun üstünde sikini okşamaya gitti. O ise izliyordu. Zevkine bakıyordu o an. Onun da sırası gelecekti belli ki. Üstünden okşamaya devam ediyordum. Dudaklarımız yaklaştı ve öpüşmeye başladık. Tam öpüşmeyi de öğrenmiştim. Elleri yüzümü tutuyordu. Benimki de fermuarına gitmişti. Aşağı indirdim fermuarını, düğmesini çıkardım ve pantolonunu dizlerine indirdim. Taş gibi olmuştu. Sinema ekranının ışığı vuruyordu. Elimle sıvazlamaya başladım. O da elini bacaklarıma attı. Kocaman elime tam sığıyordu. Bu çocuk tam bir aygırdı. Kesinlikle istese pornolarda oynardı. İşini de biliyordu. Bacaklarımın arasını elliyordu. İstemsizce inliyordum usulca. Sağ elini de sikinin üstündeki elime attı. İkimiz birden sıvazlıyorduk. Eteğimi sol eliyle yukarı kaldırdı. Tangam ortaya çıktı. Altında da sikim belliydi. Arada bir öpüşüyorduk da. Kulağıma sessizce sikini yalamamı söyledi. Bacaklarının önüne çöktüm. Ön koltukla yer dardı ama yapacak bir şey yoktu. Kocaman bir lokma almış gibi yalamaya başladım. Ohhhh sesi kulağıma gelmişti o yüksek seste. Başımı nazikçe sikime itmeyi de ihmal etmiyordu. Bütün damarlarını, çıkıntılarını ezberlemiştim. Murat’a kimse benim kadar zevk veremezdi. Taşaklarına da indim. Orayı da yalıyordum. Bayağı sürdü bu oralım. 10 dakika felan olmuştu. Bu gece bu kadar seks artık erken boşalma şansını yok etmişti. Şimdi seni sikme zamanı deyince ayağa kalktım.
Beni sikine oturttu. Hepsini direk içime aldım. Eteğim olmasaydı önden inanılmaz bir erotik görüntü olmuştur emindim. Bağırmamak için zor tutuyordum kendimi. Ellerim koltuklarının yanlarını tutuyor, o sikin üzerinde gidip geliyordu. Onun elleri de belimi iki tarafından tutmuştu. Kan gibi olmuştum. Hem yer dardı hem de ortam seksimizden dolayı ısınmıştı. Birkaç dakika sonra durdum ve ters döndüm. Yüzüm ona dönük şekilde üstünde zıplıyordum şu an. Keşke memelerim olsaydı dedim o an. Memelerimi yalayabilirdi bu şekilde. Dudaklarımız tekrar birleşti. Rujum direk yüzünde iz bırakmıştı. Olabildiğince bu seksimizi de sessiz yapmaya çalışıyorduk bu arada. Beni durdurdu ve ön koltuğa eğdi. Domalmıştım. Götümü olabildiğince kaldırmıştım. Tamamen emrine amadeydi. Deliğimi görmek isterdim. Ne kadar genişlemişti acaba. Yalama olmuştu artık. Çok sert vurmuyordu ses çıkmaması için. İnlemelerim böylece kontrol altında tutabiliyordum. 30 35 dakika geçmişti filmin başlamasından beri. Önlere baktığımda ise herkesin bu saçma filmden erken çıktığını gördüm. Bayağı saçma bir şeye benziyordu. sadece o 2 genç kalmıştı ve bir tanesi BANA BAKIYORDU.
Beynimde aşağı kaynar su dökülmüştü. O anın zevkiyle bir şeyde yapamıyordum. Hem ne yapabilirdim ki. İkimizi dövebilirlerdi bir şey desek. Öbürü de izliyordu artık. İlk dışarı seksim de yakalanmıştım. Ben bunları düşünürken Murat sıkıca beni kendine bağladı ve içime gelmeye başladı. Engelleyemediğim bir ohh çıktı ağzımdan. 2 erkeğin önünde inlemiştim. Ve içime boşalınmıştı. Bu yaşadığım en uç olaydı şuana kadar. Bu gece gelirken aklımda bu yoktu. İnanılmaz tahrik olmuştu. Murat arkamdan hala sarılı iken ben de sikime dokunmaya başladım ve boşaldım. Bu sefer baktığımda daha bir şaşkın şekilde izliyorlardı. Beklemiyorlardı ön tarafımda bir sik olduğunu. Murat’a kalkalım dedim ve kalktık. Üst kata oturduk, acıkmıştık. Orada 2 kişinin beni izlediğini söylememiştim ona. Bu beni inanılmaz tahrik etmişti. Sikim olanları düşününce hareketlenmeye başlıyordu gene. Daha yeni boşalmıştım. Ama o 2 erkeğin bu gece kadın giysisi giymiş bir erkeğin sikildiğini izlemeleri ve o kişinin ben olmam basit bir şey değildi. Yorulmuştum bayağı. Bu geceki tempo hayatımda yaşadığım en uzun geceydi. Saatime bakmak için telefonuma uzandım. Annemin çantasını almıştım. Çok zor gelmişti çantayla gezmek ama lazımdı. Telefonu, etekle gezerken felan hep cebime koyamazdım. Elimi uzattığımda ise çantanın içinde telefon yoktu. Şok olmuştum nerde olabilirdi. Sonra aklıma geldi. En son sinema da ışıklar kapatılmadan önce elime almıştım. Demek ki oradaydı. Tekrar geri gidip almam gerekiyordu. Murat’ı yollamayı düşündüm ama tek giderse çocuğa bir şey yaparlar diye korktum. Sonuçta beni çağırmasını isteyebilirlerdi. Kendim de gidebilirdim ama biraz da korkuyordum. Ama itiraf etmem gerekiyor ki biraz da istiyordum. onlarla tekrar karşı karşıya gelmek, kıvırta kıvırta yürümek istiyordum. zaten erkek olduğumu da biliyorlardı. Ne olursa olsun kendim gitmeye karar verdim. Murat’a benim tuvaletim geldi, bir kızlar tuvaletine gidip geliyorum dedim. Güldü ve tamam dedi. Sinema salonuna gittiğimde filmin arası olmuştu. Işıklar açılmıştı. O ikisi hala oturuyorlardı. Beni görünce bir şaşırdılar. Ben yanlarından geçip arkaya gittim. Telefonu arkada aramaya başladım. Yere düşmüştü. Onu yerden aldım. Başımı çevirdiğimde ise o ikisi merdivenlere açılan yerde bekliyorlardı. Belli ki onlar da benim tadıma bakmak istiyorlardı.

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 5

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 5
Uyandığımda saat 19:00 olmuştu. Birkaç saat boyunca uyumuştum. İçerisi zifiri karanlıktı. Işıkları açmak istemedim, zaten evde elektrik olup olmadığını bile bilmiyordum. Cep telefonumun ekran ışığı ile zar zor giyindim. Hanife anahtarı yatağın kenarına bırakmıştı. Dışarı çıkıp kilitledim kapıyı. Sokağa çıktım, akşam çökmüştü ve kimseler yoktu sokakta.

İşyerine gittim. Hanife’nin dükkân kepenkleri çekilmişti. Yapmam gereken birkaç iş vardı, onları yapıp çıktığımda saat 22:00’ye geliyordu. Geç saatte eve gidince karımla aramda bir tartışma koptu. Mümkün olduğunca alttan alıp gönlünü almak istedim. Gece oluncaysa son zamanlarda kendisini boşladığımı söyledi. Karım doğru söylüyordu. Hanife hayatıma girdiğinden beri karımla sadece bir kez sikişmiştim. O gece Hanife’yi hayal ederek karımı iki posta siktim, yarağa doyurdum. Eve geldiğimde benimle kavga eden kadın sikişten sonra bana sarılarak uyudu.

Ertesi gün Cumaydı ve Hanife görünmedi hiç. Birkaç kez aradım ama telefonu kapalıydı. Ancak akşamüzeri kapım açıldı, kızı Ayşe karşımdaydı. “Koray abi merhaba, kolay gelsin!” diyerek içeri girdi. “Ooo, Ayşe Hanım, yoktunuz kaç zamandır?” dedim gülerek. Karşıma geçip oturdu, havadan sudan konuştuk bir süre. Çay ikram ettim.

Ayak bileklerine gelen siyah bir kumaş pantolonla, beyaz gömlek ve buz mavisi uzun yelek giymişti. Başını ise parlak mavi bir türbanla bağlamıştı. Ayağında ise krem renkli topuklu ayakkabılar vardı. Çok zarif ve olgun bir görünüşü vardı bu kıyafetiyle.

Yeni bir cep telefonu almak istediğini ve benim fikrimi öğrenmek için geldiğini söyledi. “Senin fikirlerin benim için önemli, teknoloji konusunda sen çok iyisin!” dedi gülümseyerek. Ona ne kadarlık bir telefon almak istediğini sordum. “1000-1500 lira arası bir şey…” dedi. O fiyat aralığında iyi olan birkaç telefon söyledim. “Eğer istersen ara sıra elime temiz ikinci eller düşüyor, sıfırı 2-3 bin liralık telefonlar…” dedim. Sonra da daha yeni elime geçen bir telefonu çıkarıp gösterdim. Kullanıcısı arkadaşımdı ve telefonu çok düzgün, güzel kullanmıştı, daha üst modeli çıkınca onu almış bunu da bana satmıştı. Ayşe’nin sıfır almak istediği telefonlardan daha kaliteliydi.

Fiyatını sordu. “Başkası olsa 1800 lira ama sana 1500’e bırakırım…” dedim. Ayşe telefonu çok beğendi ama bir mesele olduğunu söyledi. “Nedir?” dedim. “Şey, bende şu an bu kadar para yok, hem annemle babamdan gizli alacağım zaten telefonu…” deyince, “Canın sağ olsun, ne zaman paran olursa getirirsin!” dedim. Sözlerime inanamadı, ciddi olup olmadığımı sordu. “Şaka yapmıyorum, al kullan!” dedim.

Çok sevindi. Mutluluktan gözleri parlıyordu. “Borcumu en kısa zamanda ödeyeceğim, söz veriyorum!” dedi. Sonra da, “Koray abi, bu aramızda kalacak, annemle babam sakın duymasın!” diye küçük bir uyarıda bulundu. “Tamam, bu bizim sırrımız olacak!” dedim gülümseyerek.

Çıkarken ona, “Şey, annen bugün gelmedi, hayırdır rahatsız falan mı?” diye sordum. “Ha, yok, bugün Cuma ya, onun için. Bizim komşularda mukabele vardı, oraya gitti!” dedi. Hanife’nin gelmemesinin sebebi belli olmuştu böylece. Akşam eve gidince karımın güler yüzü ve güzel yemekleri karşıladı beni.

Televizyon izlerken Whatsapp’tan bir mesaj geldi. Ayşe göndermişti. Daha önceden almıştı numaramı. Telefonu çok beğendiğini ve yeniden teşekkür etmek istediğini yazmıştı. Sonra da telefonla ilgili bazı anlayamadığı şeyler olduğunu, bunları sormasında sakınca olup olmadığını söyledi. “Ne demek, ne istersen sor!” dedim. Karım tepkiyle, “Kim o bu saatte?” deyince, “Bir müşteri, telefon aldı bugün, onunla ilgili soru soruyor!” dedim. Sonra da rahat mesajlaşabilmek için yatak odasına geçtim.

Ayşe telefonla ilgili anlayamadığı, çözemediği şeyleri sordu, daha doğrusu yazdı, ben de elimden geldiğince yanıtladım. Yazılarının sonuna gülücükler, utanma şekilleri vs. koyuyordu. Telefonun kamerasının nasıl ayarlandığını, nasıl daha kaliteli resim çekebileceğini sordu, ben de anlattım. Sonra da, “Birkaç resim çekip gönder bakalım!” dedim.

Biraz sonra çektiği resimleri gönderdi. Masasının üzerini, yatağını çektiği birkaç resimden sonraysa kendisinin başı açık halde bir resmini gönderdi. Sağ eliyle telefonu tutup resim çekerken sol elini saçlarına atmıştı. Üzerinde siyah bir atlet vardı ve memeleri altında tüm haşmetiyle belliydi. Bembeyaz koynu ve kolları üzerindeki siyah atletiyle tezat oluşturuyordu. Atletin askılarının kenarından sutyeninin şeffaf askıları da görünüyordu.

“Ay pardon, yanlış oldu!” diye yazdı sonuna bir sürü utanma şekilleri ekleyerek. “Önemli değil, sen de benim bir kardeşimsin!” diye yazdım. Ama aslında yanlışlıkla değil de bilerek gönderdiğine emindim. 10 dakikanın sonunda mesajlaşmamız kişisel bir hal almaya başlamıştı. Ayşe’nin bana yazıldığını anlamayacak kadar tecrübesiz değildim. O akşamki yazışmamız annesinin odaya girmesiyle kesildi. “Annem geldi, sonra görüşürüz!” diye yazdıktan sonra çıktı.

O gece bir taraftan Hanife’yi bir taraftansa Ayşe’yi düşünüp durdum, doğru düzgün uyuyamadım. O yüzden sabah biraz geç gittim işe. Hanife benden önce gelmiş, dükkânı açmıştı. Ben içeri girdikten birkaç dakika sonra geldi. Üzerinde çarşaf yoktu bugün. Onun yerine yine siyah renkli, yere kadar inen bol bir pardesü vardı. Başını ise omuzlarını kapatacak şekilde siyah, büyük bir türbanla bağlamıştı.

Bir torbanın içinde birkaç poğaça ile börek dilimi vardı. “Dün yapmıştım, fazlasını da sana getirdim!” dedi torbayı masamın üzerine bırakırken. Börek filan umurumda değildi o anda, aklım ondaydı. “Bugün buluşuyor muyuz?” diye sordum. “Ben haber veririm!” diyerek çıktı. Getirdiklerini afiyetle yedim. Bir ara çalışırken Ayşe yine Whatsapp’tan telefonla ilgili bir şeyler sordu, ben de yanıtladım. Gene sorularının, yazdıklarının sonuna çeşitli şekiller ekliyordu. Bir tarafta Hanife, diğer tarafta kızı Ayşe… Annesini sikerken bir de kızı oyuna girmeye çalışıyordu…

Konuşmamız yine kişiselleşmeye başlarken, “Dün geceki resmin çok güzeldi!” diye yazdım. Bir sürü gülücük ve utanma şekliyle yanıt verdi. “Kime gönderecektin o resmi, erkek arkadaşına mı?” diye yazınca, “Benim erkek arkadaşım yok!” diyerek yanıtladı. Daha sonraysa, “Şey, yani ayrıldık!” diye bir ek yaptı. “Neden?” diye sorduğumda yanıt vermek istemedi, ama sonra erkek arkadaşının onu aldattığını, onu başka bir kızla konuşurken gördüğünü söyledi. O da bunun üzerine çocuğu terk etmişti.

Ayşe bana yazılırken ben de ona yazılmaya başladım. Tecrübesiz, henüz gözü açılmamış bir kızdı. Birkaç hoşuna gidecek sözün sonunda bana yeni bir resmini gönderdi. Dün akşamkine benzeyen bir resimdi bu da. Gene aynı siyah atleti vardı üzerinde. Telefonu iki eliyle tutarken gülümseyerek poz veriyordu. Ama ikinci gönderdiği resim müthişti. Telefonu biraz yukardan tutarak çekmişti ve yaşından daha olgun ve şişkin memelerinin çatalı tam karşımdaydı. Sutyen takmamıştı. “Süpersin!” diye yazdım. Bir sürü utanma şekli gönderdi ve çıktı, konuşmamız sona erdi.

Sikim kalkmıştı. Ayşe’nin taze, koklanmamış bedenini düşünüyordum. Çalışacak halim kalmamıştı. Bir sigara içtikten sonra yan tarafa geçtim. Hanife dikiş makinesinin başına oturmuş dikiş dikiyordu.

“Ne zaman buluşacağız, eve ne zaman gidiyoruz?” diye sordum. Olumlu bir söz beklerken, “Bugün Cumartesi, sokak kalabalık olur, gören olabilir!” dedi. “Nasıl olacak peki?” diye sordum bu sefer. “Ben ne bileyim, sen düşün!” dedi yeniden dikiş dikmeye başlarken.

Yatakta sikişmenin tadını almışken yeniden dükkânda ayaküstü yapmak istemiyordum. Bacanağımın Gazlıgöl taraflarında termal villası vardı. Kendisi İstanbul’da oturduğundan ancak yazın gelip kalıyordu. Anahtarın bir eşini bana vermiş, ne zaman istersek kalabileceğimizi söylemişti. Biz de yazın, bazen de hafta sonları ailecek gidip kalıyorduk. Aklıma hemen orası geldi. Bunu söyleyince, Hanife, “Delirdin mi, orası çok uzak!” diyerek tepki gösterdi. “Ne uzağı, yarım saat bile sürmez!” dedim.

Saat 11:00 olmuştu. “Ben arabayı alayım, sen 10 dakika sonra arka taraftaki marketin oraya gel!” dedim ve çıktım. Dükkânı kapattım. Arabayı anca hafta sonları kullanıyordum, o nedenle işyerinin yakınında bir otoparka koyuyordum. Arabayı alıp sözünü ettiğim marketin oraya gittim. 2-3 dakika sonra Hanife göründü, işaret edince bindi arabaya. “Benim başımı derde sokacaksın, birisi görecek diye ödüm kopuyor!” dedi telaşla. “Korkma, kimse tanımaz seni!” dedim ve yola koyuldum.

25-30 dakika sonra bacanağın villasına gelmiştik. Yakınlarda onunki gibi birkaç villa daha vardı ama kimsenin kimseyi göreceği yoktu. Garaj kapısını açıp park ettim. Garajdan evin içine kapı açılıyordu, oradan içeri geçtik.

Ev bir aydır boştu, en son bir haftasonu gelip kalmıştık. Bütün perdeler çekiliydi, eşyalar bıraktığımız gibi duruyordu. Hanife, evden ve içindeki eşyalardan etkilenmişe benziyordu. Sikişmek için gelmiştik ama o sağa sola bakıyordu durmadan. “Ne o, buraya etrafa bakmaya mı geldin?” diye sordum. “Senin bacanağının ensesi kalın herhalde?” dedi yanıt olarak. “Bırak şimdi bacanağı, hadi gel, yatak odası yukarda!” dedim ve üst kata çıkan ahşap merdivenleri gösterdim.

Hanife pardesünün eteklerinden tutarak merdivenleri çıktı, ben de peşinden. “Sağdaki kapı!” deyince kapıyı açıp odaya girdi. Yatağa, dolaplara ve ebeveyn banyosuna bakarken ben de açık duran perdeyi çektim sıkıca.

Soyunmaya başlarken, Hanife, “Çok zamanımız yok, hemen gitmemiz lazım!” deyince, “Sen buraya ateş almaya mı geldin?” dedim tepkiyle. Bir şey diyecek gibi oldu ama sonra çantasından telefonunu çıkardı. Birini arayınca, “Kimi arıyorsun?” dedim, bana sessiz olmamı işaret etti. Ayşe’yi aradı, “Kızım ben Halime ablalara geldim, beni merak etmeyin, sen kardeşlerinin yemeğini verirsin…” dedi. Bir süre daha konuştuktan sonra kapattı telefonu. “Yaman kadınsın!” dedim kahkahayla.

Hanife üzerindekileri çıkarttı tek tek. En son kenarları dantelli açık sarı bir külot ve beyaz sutyeni ile kalınca, “Bugün tanga yok mu?” dedim gülerek. Ben de sikimi sıvazlıyordum karşısında. “Senin karın tanga giymiyor mu?” dedi sutyenin kopçasını açarken. “Arada bazen giyiyor, ama senin kadar yakışmıyor ona!” dedim. “Bu külotu nerden aldın?” diye sordum külotunu indirirken. “Pazardan!” dedi yanıma uzanırken.

Sikim şaha kalkmıştı artık, Hanife sol elini sikime attı, gülümseyerek “Özledin mi beni?” diye sordu. “Hem de çok, dün yoktun, fena azdım!” dedim ve elimi memelerine attım. “Mübarek Cuma günü yapacak halimiz yok ya!” dedi sikimi sıvazlarken. “Bırak şimdi yorum yapmayı, 69 biliyor musun?” diye sordum. Gözlerime bakıp, “Ben 20 yıllık evliyim aslanım, sen elin sikinde 31 çekerken ben o işleri yapıyordum!” dedi ciddi bir sesle. “Helal olsun sana!” dedim kahkahayla.

Ablasının evindeki kirli yatak yerine şimdi tertemiz ve büyük bir yatağın üzerindeydik. Tatile geldiğimiz zamanlarda karımla sikiştiğimiz yataktı bu, yani bir yerde karımın yatağında sikecektim Hanife’yi. En son kaldığımız zaman da güzel bir sikişe imza atmıştık karımla.

Hanife üzerime ters şekilde çıktı ve hemen sonra deneyimini konuşturarak bir çırpıda sikimi ağzına alacak konuma geldi. Tabii kaymak gibi amcığı da tam yüzümün ve ağzımın ucundaydı. Hanife iştahlı saksosuna başlarken ellerimle göt yanaklarını ayırıp amını çıkardım ortaya ve dilimi uzattım, amını dondurma gibi yalamaya başladım. Hanife sikimi emmeyi bıraktı ve “Ihhh…” diye derin bir inilti çıkardı. Dolgun göt yanakları taş gibi sertleşti birden. Amının üzerinde, kasıklarında gezinen dilim onu adeta delirtiyordu.

Bir amına bir göt deliğine dil darbeleri atarken o da yeniden sikimi ağzına aldı. Amı ve göt deliği tertemizdi, rahatsız edici bir koku yoktu. Göt deliğinin ağzındaki kısa siyah kılları dilime batıyor ama umursamıyordum. Kasıklarında tek bir kıl tanesi bile yoktu, yeni tıraş ettiği belliydi.

Sikimi boğazına kadar alıyor, iştahla somuruyordu. Bense dilimi sıcak ve pembe amının içine olabildiğince sokuyordum. Amı kısa sürede ıslanıp kayganlaşırken sol işaret parmağımı soktum göt deliğine. Parmağımı içine sokup çıkartıyordum sürekli. Patlayacak hale geldim kısa sürede. Aynı şekilde Hanife de daha fazla devam etmek istemedi, sikimi emmeyi bırakıp, “Hadi, sik artık, çok fena azdım!” dedi yüksek perdeden.

Parmağımı çıkardım göt deliğinden. Hanife doğruldu ve bu sefer yüzü bana gelecek şekilde döndü. İşer vaziyette eğildi, sikimi tutup amına hizaladı ve benim bir şey yapmama gerek kalmadan oturdu. Sikim amına girmişti. Ellerini arkadan kalçalarıma attı ve o halde yaylanmaya, ileri geri sallanmaya başladı. Bense sallanan memelerini avuçladım. Hanife benden daha azgın ve istekliydi. Derin iniltiler çıkartıyor, gözlerini kapatıp dudaklarını emiyordu.

Ellerini göğsüme dayadı bu kez. Kıvrak bel hareketleriyle bir yılan gibi oynuyordu. Sikimi amında hapsetmişti Hanife. Ellerim memelerinde, belinde ve kalçalarında geziniyordu. Kadife gibi yumuşaktı teni. Öne doğru biraz daha eğildiğinde alttan pompalamaya başladım. Dudaklarımız kenetlendi bu arada. Ateşli bir halde öpüşüyorduk. Ara ara dudaklarımı emerken ısırıyordu da. Hanife’nin azgınlığı doruk noktasına çıkmıştı.

Onu kendime çektim ve var gücümle pompalamaya başladım. Sikim yağlanmış gibi kaygan amında gidip gelirken çıkan şiddetli ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri yatak odasını çınlatıyordu. Hanife’nin sallanan memelerini emiyor, uçlarını dişliyordum bir taraftan da. O ara telefonum çalmaya başladı, ama o haldeyken telefona bakacak halde değildim elbette. Hanife’nin çıkardığı seslere, iniltilere karışıyordu telefonun sesi. Telefonun sesi kesilirken, “Kim bu?” diye sordu Hanife. Sikişin ortasında çalan telefon ikimizin de dikkatini dağıtmıştı. “Kimse kim, siktir et!” dedim, ama Hanife, “Baksana, kim bu?” dedi telaşla.

Durdum, odanın serinliğine karşın terlemiştim. Hanife üzerimden kalkarken montun cebindeki telefona baktım. Ayşe’ydi arayan, tam annesini sikerken aramıştı. “Müsait değilim, sonra ararım!” diyerek mesaj yazıp gönderirken, Hanife, “Kim o, karın mı?” diye sordu. “Hı hı, o!” dedim telefonu sessize alıp yeniden montun cebine koyarken. Ucuz atlatmıştım. Kazara telefonu Hanife alıp da ekranda kızının aradığını görse kim bilir neler olurdu?

Hanife, “Gidelim Allah aşkına, korkuyorum!” deyince, “Ne korkuyorsun, korkacak ne var?” dedim. Yatağın önünde ayakta duruyordu. Sikim kazık gibi önümde sallanmaya devam ederken, “Daha yeni başladık güzelim, nereye hemen?” dedim ve sikimi tutup, “Gel hadi, al şunu ağzına da devam edelim!” dedim gülümseyerek. Hanife yeniden itiraz edecek gibi olunca, “Bana bak sikerim belanı senin, al şunu ağzına, hadi!” dedim sesimi yükselterek.

Hanife bu kez itiraz etmedi, sessizce yatağa oturdu, önüne geçtim hemen. Sikimi tuttu dibinden ve ağzına aldı. Biraz önce amına giren sikimi önce yavaş yavaş sonra da iştahla emmeye, somurmaya başladı. Telefonun verdiği korkuyu hemen atlatmıştı Hanife. Sikimi boğazına kadar sokup çıkarıyor, kafasını dilliyor, dondurma gibi emiyordu. Saçlarını okşuyor, çekiyordum aldığım zevkle. Yeniden amına girmek için sabırsızlanıyordum. Hanife de benim gibi sabredecek durumda değildi, sikimi çıkardı ağzından, “Hadi, akşama kadar böyle mi yapacağız?” dedi tepkiyle. Hemen ardından da yatağa sırtüstü uzandı.

Bacaklarını dizlerinden bükerek iki yana açarken yatağın üzerine çıktım, ayrık duran bacaklarının arasında yerimi aldım. Sikimi tutup amının üzerine sürttüm biraz. “Hadi, sok artık şunu!” dedi Hanife sert bir tonda. “Tamam, sakin ol biraz!” dedim gülerek ve yavaşça amına soktum sikimi. Sikim dibine kadar amına girerken Hanife’den derin bir inilti çıktı. Dudaklarını emerken gözlerini kapadı.

Ağır bir tempoyla sikmeye başladım. Bir taraftan da memelerini avuçlayıp sıkıyor, emiyordum. Hanife’nin elleri sırtımda ve belimde geziniyordu bu sırada. Gittikçe hızlanmaya başlarken altımızdaki yataktan da sesler gelmeye başladı. Terli kasıklarımızın çarpışmasından çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri gene odayı çınlatıyordu.

Kendimi biraz geri çektim, ellerimi dizlerinin arkasına attım ve kaldırdım bacaklarını. Bu halde daha hızlı ve güçlü şekilde pompalamaya başladım. Hanife bu şekilde sikilmekten büyük keyif almaya başlamış ve hırıltılı sesler çıkarır olmuştu. “Ihhh, sikkk, ohhh, sikkk, ımmm, sikkk…” deyip duruyordu. İki elini arkaya atıp, yatağın başlığını tutmuştu bu sırada.

Bir süre sonra ellerimi çektim, bacaklarını omuzlarıma attım. Bu halde sikmeye başladım. Daha büyük bir güçle pompalıyordum. Hanife’nin iniltileri en üst seviyeye çıkmıştı artık. Dolgun, iri memeleri yarak darbelerimle birlikte sallanıp duruyordu. Karnının, kalçalarının etleri löpürdüyordu. Omzumdaki bacakları da yarak darbelerimle birlikte göğsüme, omzuma çarpıp duruyordu. Bunun üzerine ayak bileklerinden kavradım. Son sürat boşalmaya doğru yaklaşıyordum artık. Yatağın gıcırtıları da sikişin şiddetiyle çoğalmıştı. Birden elektrik akımına tutulmuş gibi titremeye, sarsılmaya başladım. Döllerim sikimden amına akarken her bir kasım yay gibi gergindi. Son döl damlası akana kadar kaldım, amında gidip gelmeye devam ettim.

Sonunda çıktım amından. Hanife havada duran bacaklarını ağır ağır indirdi. Sikimin kafasında kalan dölleri amının dudaklarına sürttüm. Biraz doğruldu, sırtını yatağın başlığına yasladı. Bakışları üzerimde geziniyordu. “Hayırdır, niye öyle bakıyorsun?” diye sordum yanına uzanıp başımı memelerine yaslarken.

Saçlarımı okşadı bir süre. Sonra da, “Faruk Pazartesi geliyor!” dedi. Başımı kaldırıp, “Pazartesi mi, hani bir hafta kalacaktı?” diye sordum. Bunu duymak hiç hoşuma gitmedi. “Öyle dedi geçen gün, ama dün akşam arayıp Pazartesi geleceğini söyledi. Yarın cenaze evinde yemek verecekler, gece de binecek otobüse. Yani anlayacağın bu son sikişmemizdi!” dedi.

Az önce yaşadığım keyif ve zevk yerini derin bir hüzne bıraktı. “Ben seni bırakmam, kocan gelmiş gelmemiş umurumda değil. Bırakmam ben seni bu saatten sonra!” dedim ve büyük bir istekle dudaklarına yumuldum. İnce, pembe dudaklarını emerken Hanife omzumdan tutup geriye itti beni.

“Koray, konuşmuştuk bunu seninle. Ne yapmaya çalışıyorsun sen Allah aşkına? Kocam gelecek diyorum sana. O geldikten sonra bu şekilde devam edemeyiz, unutacaksın beni, anladın mı, unutacaksın!” dedi. Oysa onu unutmam mümkün değildi bu saatten sonra. Kollarından tuttum sıkıca, “Bu saatten sonra bizi ancak ölüm ayırır!” dedim. Hanife sözlerim karşısında sinirlendi, beni var gücüyle itti ve bir hışımla kalktı yataktan.

“Manyak, ne dediğinin farkında mısın sen? Sana güvenmekle hata yaptım, adam sanmıştım seni!” dedi söylenerek ve yerde duran külotunu aldı. Giyinirken, “Neden anlamıyorsun, seviyorum seni, bırakmak istemiyorum, niye anlamıyorsun?” dedim adeta yalvarırcasına.

Öfkeyle, “Asıl sen anlamıyorsun, benim başımı belaya sokacaksın. Zaten biri öğrenecek diye ölüp ölüp diriliyorum, nedir senin derdin. Eğer beni gerçekten seviyorsan beni bırakırsın, zarar görmemi istemezsin. Tamam, ben de seni istedim, ben de hoşlandım senden ama hepsinin bir sınırı var!” dedi sutyenini bağlamaya çalışırken.

Karşımda öylece giyinip gitmesine seyirci kalamazdım. Fırladım yataktan, kolunu tutup, “Hanife, lütfen, konuşalım, böyle bırakıp gitme beni, bu şekilde kesip atma!” dedim, ancak Hanife hiç oralı olmadı.

Üzerini giyinmeye devam ederken, ona, “Eğer beni böyle bırakıp gidersen o görüntüleri internete koyarım!” dedim. Beyaz yüzü birden kıpkırmızı oldu, “Sen onları silmedin mi?” dedi dişlerini sıkarak. “Tabii ki silmedim!” dedim. “Bana sildim demiştin!” deyince, “Ben sana hiçbir zaman sildim demedim, silerim dedim ama silmedim!” dedim yanıt olarak.

Az önce öfkeyle konuşuyorken şimdi yalvarmaya başladı. “Koray, ne olur, kulun kölen olayım, böyle şeyler yapma, beni seviyorsan yapma bunu, ne olur kurban olayım yapma!” dedi gözlerinden yaşlar süzülürken.

Hanife’yi üzmek yapacağım en son şeydi, ama beni birdenbire böyle bırakmasını da kabullenemiyordum. Kocası gelince onu bırakabileceğimi sanmıştım, ama iş gerçeğe binince yapamayacağım ortaya çıkmıştı.

Hanife gözyaşları içinde hem konuşuyor hem de giyinmesine devam ediyordu. Kendisini bırakmam için yalvarıyordu. Bense öylece çırılçıplak duruyordum. Sonunda tamamen giyindi, elleriyle gözyaşlarını sildi.

“Eğer öyle bir şey yaparsan seni de kendimi de öldürürüm!” dedi sert bir sesle. Kolundan tuttum yine, ama alttan alarak, “Bu lafları bırak, böyle hemen kesme, yok etme bu ilişkiyi. Beni yüzüstü bırakıp gitme, senden sadece bir şans istiyorum, sen de hoşlandın benden, kendin söyledin. Arada fırsat buldukça beraber olalım, başka bir şey istemiyorum!” dedim. Ancak Hanife cevap yerine aynı sözleri tekrarlamakla yetindi.

Sonra da, “Hadi giyin artık, beni evin yakınlarında bir yerde indirirsin!” diyerek yerde duran kıyafetlerimi gösterdi. “Madem bu kadar kararlısın, bari bugünü bu kadar kısa kesmeyelim!” dediğimde yüzüme baktı anlamamış gibi ama anladığı belliydi. “Koray, bak uzatma artık, gidelim hadi, zaten buraya gelmemiz bile hataydı!” deyince dayanamayıp kolundan tuttum sıkıca ve “Nedir ulan senin derdin, adam gibi konuşmaktan anlamıyor musun?” dedim.

“Kolumu bırak, kendine gel!” deyince, kolunu daha da sıkıp, “Öyle hemen çekip gidemezsin, ne zaman gelip ne zaman gideceğine ben karar veririm, anladın mı!” dedim biraz da bağırarak. Elimden kurtulmaya çalışırken, “Orospu çocuğu bırak kolumu!” dedi öfkeyle. Küfretmesine aldırmadım ama kolunu da bırakmadım.

“Geç şöyle, domal, götten sikecem seni, geçen günkünden bir bok anlamadım!” dedim onu yatağa doğru iterek. Yeniden itiraz edecek olduğundaysa suratına sağlam bir tokat attım. Tokadın çıkardığı ses yatak odasını çınlatırken yatağa yüz üstü düştü. Az sonra doğrulurken bir eliyle yanağını tutuyordu. Burnunun ucundansa hafif bir kan geliyordu.

Hanife bir şey diyecek gibi oldu ama söyleyecek gücü bulamadı kendinde. Bir travma yaşıyordu. Ona görüntülerden bahsedip benimle olmasını söylediğim zamanki gibi bir şoktu bu. Sadece tokadı yiyen sol yanağı değil tüm yüzü kızarmıştı.

“Kalk hadi ayağa, ben ne dersem onu yapacaksın!” dediğimde önce sessiz kaldı ama sonra kalktı ayağa. Kızaran gözlerinde nefret vardı ama karşı koyacak halde değildi. Kendini kapana kısılmış gibi hissettiğinden emindim.

Yeniden soyunmaya başlarken sikişimizin ikinci perdesi de açılıyordu…

karımın yeğenii

karımın yeğenii
Karimin yigenile
Merhaba Arkadaslar. Benim Adim Gökhan. Karimin yigenile basimdan gecenleri size yazacagim.
Yigeni o zamanlari 18 yasindaydi.
Yigeni sik sik bize gelir yatmak icin. Geldigi zaman o halasiyla bizim yatakda yatiyor, bende oturma odasinda koltukda.

Bir gün isden eve geldim, ve Yigeni bizdeydi, ben acayip azgindim, fakat o bizde oldugu icin biliyordumki o gün sikisemiyecegimi. Onlar yatikdan sonra bende koltuga uzandim ve televisyonu acdim. Aklimdan birden videocudan porno almak geldi. Gittim aldim, ve eve geldigimde bir baktim Yigeni kalkmis televisyon bakiyor. Tabi ben bir sey demedim filimi tv üstüne koydum. tam mutfaga gidip icecek alacakdim. Bana birden seslendi ve sordu eniste ne filimi aldin diye. ben hemen oturmaodasina kosdum. fakat gec kalmistim. acip covernin icine bakmisti bile. bu ne eniste dedi. ben hemen bozuntuya getirmedim ve dedimki salak adam yanlisini vermis gidip destireyim dedim. oda inandi.

yolda giderken acayip kizgindim cünkü porno bakamamistim ve bakamiyacagimi biliyordum. her neyse. videocudan sonra bir güzel korkunc filim aldim, cünkü ben korku filimleri cok severim. eve geldim ve yigeni daha ayakdaydi. bende bak aslinda bunu almistim dedim. oda hemen dediki bu korku filmi ama, ben cok korkarim dedi. ben ona sordum sen yatmayi düsümüyormusun diye oda yok seninle filme bakayimda biraz uykum gelsin dedi. tamam dedim, filmi koydum. sonra filim gidikce daha korkunc olmaya basladi ve yigeni benim yanima oturdu. ben korkuyorum dedi. bende tamam yanimda kal dedim. filim ilerledikce bu dahada sokulmaya basladi. ve ben sikim birden kalkmaya basladi cünkü cok cekici bir vucüdü vardi. bir sahnede acayip korkdu ve ellerini yüzüne kapatti, kafasini kucagima koydu. farkina varmis olmasi gerek cünkü hemen geriye kaldirdi kafasini. ama hicbir sey demedi ve bozuntuya vermedi. her korkunc sahnede ama eyliyordu ve bu beni daha cok tahrik ediyordu. filim bitene kadar bu böyle devam etti. filim bittikden sonra ben yatayim artik eniste sende rahatina bak dedi. cana yakin birisi zaten. yanagimdan öptü ve iyi geceler dedi, gitti.

yaragim kazik gibi olmustu. nasil inderecegimi düsünürken aklima bilgisayarda bir kac pornofilimleri oldugu aklima geldi. hemen pcyi actim pantolunumu cikardim, cünkü ben hep sortla yatarim, ve uzandim. tabi bu arada sikimde oksuyordum. mendilimi de hazir koydum. filime bakarak güzel bosaldim. o kadar bosaldim ki bir mendil yetmedi, ikincisini kulandim. ve koltugun yanina koydum. biraz kendime gelip cöpe atacakdim. nasil yorulduysam uyuya kalmisim. uyanidigimda mendiller yerinde degildi ve pc kapaliydi. karim kapatti diye düsündüm ve sonraki kavagadan cekiniyordum. banyoya gircekdim, tam o arada yigeni cikdi tuvaletden. yüzüme bakdi ve güldü. ne gülüyorsun kiz dedim. gel tuvalete dedi. girdim ve bana mendilleri gösterdi. bayaca azmisin eniste dedi gülerek. birden anladimki mendilleri alan ve pcyi kapatan karim degil yigenimis. daha cok korkmaya basladim ve ama halan derken lafimi kesdi, korkma ona söylemem dedi. bundan cesaret kapip, e napayim sen geldin halani sikemedim dedim. o da güldü. neyse basinin caresine bakmisin iste dedi. o porno filmide güzelmis dedi. adam ne siki vardi öyle dedi. demekki oturup oda biraz islemis. sende az degilsim dedim. bana hemen sordu senink**e öyle büyükmü diye. tam o arada yatakodasindan kapi sesi geldi. karim uyanmisti. ben hemen onu tuvaletden disari yoladim.

kahvaltida hala ben bugünde burda kalmak istiyorum dedi. tabi canim dedi karim ve ben kafamdan gene kariyi sikemiyecegimi düsündüm. kahvaltidan sonra yigeni yanima geldi ve dediki eniste isden gelirken dünkü pornoyu alsana dedi. olurmu öyle sey dedim. oda halama söyleyimmi bu aksam yaptigini deyince bende mecbur oldum tamam demeye. aksam oldugunda geldim eve, ve karim yatiyordu bile. yigeni hemen geldi aldinmi diye sordu. ben evet deim. yüzüne baktim, acayip süslemisti kendisi. 18 yasindaki kiz 25 yasinda gibi gözüküyordu. oturdum o filmi acti ve yanima oturdu. filme bakarken hep benim sikime bakiyordu. pantolumun altinda sikim patliyacak gibidi. eniste istiyorsan pantolununu cikart, sortla oturursun dedi. ben olurmu felan derken hadi eniste dedi. pornoya benimle bakabiliyorsunda sortla oturamiyormusun dedi. ben tamam dedim ve cikartim. bir süre sonra dünkü gibi 31 ceksene dedi. sende amma cok sey biliyorsun dedim. hayir diyecekdim fakat biliyordum izrar edip sonunda yapdiracakdi. sikimi cikardim. ama 31 cekmek istemiyorum daha dedim. sonra yaparim deyip atlatacakdim. tam o arada filimde bir kiz adamin sikini yaliyordu. bende bunu yapacagim diyerek agzina aldi. öyle bir güzel hisdiki, yapma demek istemedim. bende onun t-shirt ini cikardim ve memelerini oksamaya basladim. acayip güzel büyük memeleri vardi. öyle güzel yaldiki hemen bosaldim. o da filimdeki kiz gibi hepsini yutdu. rahatladinmi diye sordu. bende tesekür etdim. o gitti agzini yikadi ve ben yatacagim dedi. bende koltuk uyudum.

öteki gün calismayacakdim cünkü tatildi. karim biraz hasta idi. bügün gezelim biraz dedi yigeni. uyanik biliyordu halasi gelmeyecegini, cünkü rahatsizdi. karim siz gezin dedi ben evde kalirim dedi. bende onlan cikdim disari. bana birden eniste ben senin karin olmak istiyorum dedi. nasil yani diye sordum. korkma evlenmeyi kast etmiyorum dedi. beni sikmeni istiyorum dedi. fakat sen bakiresin derken, o senin koca yaragini yalarken iyidi ama degilmi diyerek aglamaya basladi. ben sakinlestirmeye calisiyordum. bana hemen döndü, ve ya yaparsin yada bütün ayleye söylerim ne yaptigini dedi. korkumdan ne yapacagimi sasirdim ve tamam dedim. hotele gidelim dedi. bütün gün seninle gecirmek istiyorum dedi. gittik hotele. ilk önce güzelce yikandik. cok sexy vucudu vardi. ben ona dedimki istiyorsan seni götünden sikeyim o zaman bakire kalirsin. hayir dedi ben senin beni bozmani istiyorum, hem ben böyle büyük sik bir daha bulamam dedi. tamam dedim. nasil olsa olacakdi belliydi, beni rahat birakmiyacakdi. o gün bütün gün sikisdik. tabi basda cok zorlandi. sikimin kafasi bille zor giriyordu. sonradan kizligi patladikdan sonra rahatca sikise bildik. götündende sikdim. agzina yüzüne de bosaldim. her aklima geleni yaptim. bu o kadar bitgindiki sonunda gücü kalmamisti. zornan evlerine götürdüm. simdi nisanli. ama arada sirada bir gelir gene sikisiriz. bana senin gibi büyük siki yok nisanlimin diyor hep.

Benim Küçük Haremim 5. böl&a

Benim Küçük Haremim 5. böl&a

Doğum günüm!
Zeynep’in ısrarı ile bir kutlama yapmaya karar verdik. İsa’nın da onayı ile Zeynep farklı bir mekan olsun diye tutturunca ilçedeki bir yazlığı bir kaç günlüğüne kiralayıp yola çıktık. Zeynep ile yalnız ilk seyhatimizdi, otobana çıkar çıkmaz elleri yaramaz bir kız çocuğunun elleri olmuştu, direk kasıklarıma sarıldı. Onun ince uzun parmakları kasıklarımı, göbeğimi okşuyor yavaşça uykuda olan yarağımı uyandırıyordu.

– Yapma yoldayız, kaza yaparız
– Seninle ölürüm bile aşkım ben…

Elleri okşamaları dokunuşa çevirmiş, yarağımı pantalonumun üzerinden hissediyordu. Kim kayıtsız kalırdı ki buna sertleşen yarağımı düzeltip

– Dur bak orospu yoksa eline vereceğim..
– Ver aşkım, elimi bırak amıma bile verdin

deyip fermuarımı açtı…Sikimi dışarı çıkardı, benim oğlan gün yüzü görüyor. Yüzünü baka dönmüş evli bir kadın sikimi okşuyor dokunuyor arada kafasına öpücükler koyuyor onu kokluyordu. Sanki bir yerlinin tanrısı bildiği bir toteme tapması gibi, pencereyi açıp sigaramı yaktım arada saçlarını okşuyor ona “Evli orospu” “Sürtük” “Götünü de sikeceğim senin” “Kocanın boynuzlarını uzatacağım” diyordum. Saksofona başlamış küçük ağızlı Zeynep kalın sikimi bir vantuz gibi çekiyor arada taşaklarıma yumuluyor dili ile boylu boyunca yalıyor yarağın tadına varıyordu.

O yarapımı yalarken eteğini beline toplamış tangasının arasından götünü okşuyordum. Arada tokatlar atıyordum Zeynep durmuyor küçük ağzının tüm hünerini gösteriyor arada göbeğimi, bacaklarımı öpüyor “Sana tapıyorum aşkım” diyordu. Kazık gibi olan sikim zonklamaya başladıkça ben de daha ileri gidiyor saçından çekip “aaaaah” der demez ağzına tükürüyordum, dili ile tükürüğümü yalayıp gözlerimin içine fettanca bakıp yutuyordu bazen sikimi yüzüne bir sopa gibi vuruyor saçlarının arasına sokuyordu…

Boşalacağım dediğim anda Yarağımın üzerine çöküp ağzına alıp beklemeye başladı. Ben inliyor ağzını döllerimle dolduruyor, o inliyor döllerimi yutuyordu. Sonra arkasına yaslanıp bir sigara yaktı “Kahvaltı mı sayende yaptım aşkım” diyerek yalanmaya başladı.

Nihayet yazlığa varmıştık. Yeşil ağaçların olduğu yerde, kuytu sessiz sakin bir yazlıktı. Eşyalarımızı yerleştirmiş yol yorgunluğunu birlikte uyuyarak atlatmaya karar vermiştik. ikimiz de sadece iç çamaşırlarımızla yatağa girmiş güzel bir uyku çekmiştik.

uyandığımda yanımda yoktu. Merakla seslendim
Zeynep..
Efendim aşkım
Neredesin..
İçkileri hazırlıyorum, sofrayı kuruyorum Doğum günü çocuğu..

Gülümseyerek kalktım yerimden mutfakta üzerinde tangası, tülden bir geceliği ile duruyordu sokulup kucakladım. Boynunu öpüp ısırmaya başladığımda kıkırdadı..

-Dur yahu önce yemek yiyelim..daha pasta keseceksin..

yemeklerimizi yiyor alkol alıyor bir taraftan da havadan sudan konuşuyorduk onun şen kahkahaları ortalığını çınlatıyordu

– ya düşünsene Mert kayınvalidem beni namuslu sakat da olsa eşine bakan vefalı bir kadın diye anlatıyor etrafa ahaha gelininin yediği haltlara bak..
– ne yiyormuş gelini
– sikicisinin yarağını tabi hahaha

Saat 21:00 olduğunda bardakları ve mezelerimizi tazeledi.
Pasta vakti diyerek yanımdan kalktı…diğer odaya girmiş ve çıkması ile şok olmuştum.

Aylin, üzeride bir fantazi gelinliği ile Zeynep’in elinden tutarak üzerime doğru geliyordu. Göz göze geldik zeynep yanıma oturup sigarasını yaktı
– Nasıl buldun aşkım pastanı..hem de hiç açılmamış ambalajından bu tavuk daha kimseye vermedi ah sen olmasan yarak yemeden gidecek kaltak…

Aylin’de gülerek yanımıza oturdu, hem muhabbet ediyor hem de işi oluruna bırakmanın keyfini yaşıyorduk. Güzel bir müzik açıp Zeynep

– Kalk kız gerdeğin bugün senin kocama iki göbek at bakayım, bu kaltak bir oryantal oynar aklın çıkar aşkım demiş sonrada şortumdan sikimi gösterip iyi oynarsan bu yarağı sana geçiririm Aylin demişti

Aylin gerçekten harika oynuyordu, Zeynep de ondan aşağı kalır değildi. Yorulunca Zeynep yanıma oturup dudaklarıma yapıştı deli gibi öpüşüyor onun o küçük ağzını dudaklarımla eze eze öpüyordum. Ellerim götünde, memelerini arada yüzüme sürte sürte sevişiyorduk. Bacaklarımın arasında bir el hızlıca sikime dokunup kavradı..

– Bizim tavuk başladı dedi Zeynep sonra gülerek okşa kız çekinmeden okşa…

Aylin okşuyordu yarağımı tutup

Bilek gibiymiş be Enişte…dedi..
haha kızım ben niye bu yaşta orospu oldum sanıyordun dedi Zeynep
Aylin’in kafasını sikime doğru bastırdı. Yala kız sen iyi yalarsın az ağzına almamışsındır sikilmekten kurtulmak için ama bugün kurtuluşun yok gelin deyip dudaklarıma yapıştı

Aylin’in küçük eli, ağzı sikimi dolaşıyor durmadan öpücükler konduruyor o küçük kadın önümde gırtlağına değdirmek ister gibi yalıyordu Biz Zeynep ile oynaşmayı bırakmış içkimizi içiyor bir yandan da Aylin’e bakıyorduk kadın tam bir ağzınlık abidesiydi sikimi koparacak gibi ısıroyr sündürüyor çekiştiriyor emip kokluyordu

-Götten verdin mi kız orospu hiç dedim
– Ne götü aşkım saksocu bu kaltak nişandan ayrıldı ona az sakso çekmemiş tavuk her deliği bakire bunun kaç zamandır da sakso çekmemişti orospu

Zeynep Aylin’in arkasına geçip kalçalarını öpüp ısırmaya başladı, arada tokatlıyor onun kalçaları üzerinden bana gülümsüyor eli ile daracık işareti yapıyordu Aylin ise kasıklarımı kollarımı bacaklarımı öpüyor arada ayaklarıma eğilip parmaklarımı yalıyordu..

Zeynep bir ara dilini Aylin’in amına sokup çıkarmaya başladı.
-ohhhh devam et Zeyno..yala beni..
– Yalayıp siktireceğim seni
– Siktir, Enişteme siktir beni kocam olsun beni ilk siken bu yarak olsun..

Zeynep dilini kıvırdıkça Aylin inim inim inliyordu ayağa kalkıp kilodunu çıkardı Aylinin bacak arasına geçip amını ayırıp
-Aşkım bak daracık hadi aç şu orospuyu onu da genişlet.

Elimizden tutup yatak odasına sürükledi sonra da sırtıma bir kaç yumruk atıp kıkırdadı oda da yalnızdık Aylin ayakta duruyor bana bakıyor benim irileşmiş sertleşmiş aletimden gözlerini ayıramıyordu

-Vakit geldi deyip kucaklayıp yatağa attım
-Geldi enişte dedi gülüp boynuma sarıldı şimdi benim de kocam olacaksın
– korkuyor musun
– biraz yarağın çok büyük ama bu yaşıma kadar da sabrettim artık yırtılsa da bu yataktan kadın olarak kalkmak istiyorum, kadının olarak
– Zeynep gibi yani..
– Hayır merak etme o sana aşık deliriyor senin için bak beni bile altına sürüyor ben sadece işin zevkindeyim enişte ama ona söz verdim senden başkasına vermeyeceğim üzme Zeynebi sakın ha …

Sikim göbeğine çarpıyordu elleri ile düzeltti. Gözlerimin içine baktı bir kaç saniye durduk öylece öpüşmeye başladık boynunu öpüyor memelerini ısırıyor omuzlarında dilimi dolaştırıyordum..

– Hadi, enişte sok artık..

Sokmadım sikim amına, bacaklarına çarpıyor onu daha da delirtiyor ateşini yükseltiyor sikim etine değdikçe dudaklarıma daha sıkı yapışıyor kemirerek öpüyordu…

– Sok ne olur enişte….karın yap beni, boz beni..

acele etmiyor sikimin kafasını sürtüyordum amına, sulanmış gül dudakları iki yana açılmış ortasındaki parlaklık am suları ve darlığı ile karşımda duruyordu Zeynep Aylin’in ağzının çok bozuk olduğunu söylemişti belki de onu duymak istiyordum

– Siksene lan orospu çocuğu ne bekletiyorsun amcık..

işte başlıyorduk, bu küçük amcık artık iyice kıvama gelmiş öpüşlerim memelerini ısırışlarım arasında delice bağırıyordu

– Siksene köpek amına koduğum am bulmuş sikmiyor kıvrandırıyor sok geçir bana

Zeynep kapıda belirmiş hızlıca odaya girip Aylin’in çenesini avuçlarının içine almış okkalı bir tokat patlatmıştı suratına

– Bir daha aşkıma küfür edersen gebertirim seni…sürtük…hadi Mert bas yarağı şu küçük amcığa da görsün dünyanın kaç bucak olduğunu…

Sikimi yavaşça amına sokmaya başladım titriyordu..biraz daha santim santim içine kayıyordum. Zeynep elini belime atmış Geçir aşkım kökle bu kancık ondan anlar deyince bir anda bütün ağırlığımla yüklenip üzerine uzandım…

– Yırtıldı…ayyyyy öldüm…aaaaaagggggghghhhh

Aylin’in kızlık kanı ılık ılıktı sanki sikimin başında kan öylece üçümüzde bir birimize bakıyorduk.
Zeynep sikimi tutup tekrar Aylin’in amının dudakları arasına soktu..Geçir koçum demesi ile pomplaya başladım Zeynep Aylin’in saçlarından tutmuş başını kaldırmış..

– Gör orospu nasıl sikiyor seni kocam, amını dağıtıyor..
– ayyyhhh Enişte yavaş..
– vur koçum bu orospuya
Hızlandıkça köklüyor memelerini hop hop sallıyordum Aylin’in
– Kurban olurum enişte yavaş…

Zeynep Aylin’in ağzına tükürüyor tokatlar atıyor bazen kıçını yalatıyordu şaşkınca olup bitene bakınca..

– Aşkım bu tavuğun fantazisi buymuş orospu dövülerek sikilmek istiyormuş
– vur bana enişte, tokatla…beni sikerken..ohhhh…
– orospular….

boğazına yapışıp tokatlamaya küfürler etmeye başladım
-amınıza koyacağım sizin..
– koy dağıt bizi orospu yap..
-Siktiğimin kaltakları…
– Evli orospum de bana..
– Bana da kaltak de enişte…

Zeynep Aylin’i üzerime sırtı bana dönük bir biçimde oturttu. Yarağa alışmış aylin üzerimde zıplıyordu. Zeynep ayakta hem Aylin’e amını emdiriyor hem de tokatlar atıyordu. Aylinin küçük amında olmak aşırı zevkliydi, daracık amın duvarlarına sürtünen sikim şiştikçe şişiyor köklediğimde Aylin bir “ayyyy” çığlığı atıyor arkasına dönüp öpücük gönderiyordu bana

Aylin’in hareketleri değişmiş üzerimde götünü kasıklarıma sürtmeye başlamış uzun siyah saçları iki tutuam Zeynep’in elinde deli gibi kıvranmaya başlamıştı,

– Geliyor bu orospu dedi Zeynep..ağlar şimdi…

Elimle Aylin’i tutsam da zaptetmekte zorlanıyodum. Bir kısrak gibi içindeki ateşi amından dışarı atmak istiyordu. Tırnaklarını kollarıma geçirmiş inleiyor ağlıyor ve kasıldıkca götünü kucağıma inidirip kaldırıyordu en üst seviyeye yükselip hırlar gibi saçlarını Zeynep’ten kurtarıp kucağıma düştü…Derin derin nefes alıp veriyorken..yavaşça toparladı kendini…

– Müthişti dedi gülümseyerek..Benim sikim kalkık bir şekilde amına tekrar alıp kucağıma aldım dizlerini kırarak amına pompalayıp boşalmak istiyordum

– Enişte içime akıt bu keyfi de yaşat bana
– Geliyor musun aşkım..
– Az kaldı…
– Hadi Zeynep dedi Aylin, şimdi sıra senin büyük ödülünde…

Zeynep üzerimize doğru gelip bacaklarının arasına almıştı bizi ne tam boşalmak üzere inleyince amını Aylin’in ağzına getirdi, Aylin ağzını kocaman açmıştı..bir yandan da sikime inip kalkıyordu.

Zeynep, Aylin’in ağzına işiyordu…amından zıpkın gibi fırlayan çiş Aylin’in ağzına doluyor yüzüne akıyordu. Benimde tenime değen ılık sidik bütün gardımı düşürmüş Aylin’in amına bütün gücümla attırmaya başlamıştım..

– Ohhh eniştem beni döllüyor der demez Zeynep işini bitirmiş çişli amını Aylin’in ağzına vermiş temizletiyordu.

Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim

Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim
FİLİZ’DEN…

Eskişehir’de devamlı müşterisi olduğum kuaförde çalışan Yasemin adında bir kız var. Yasemin manikür ve ağdamı yapar hep. İşinde çok uzman olduğu için diğer kızları tercih etmem, mutlaka bu konudaki bakımımı Yasemin’e yaptırırım. Fakat bir türlü tam olarak anlayamadığım bir şekilde Yasemin’in bana dokunuşlarında, bakışlarında bir farklılık vardı ilk günden beri. Sanki bir anda dudaklarıma yapışıverecekmiş veya bikini bölgeme ağda yaparken bir anda amcığıma yumuluverecekmiş gibi hissettim hep.

Bir gün Yasemin’den eşim Hakan’a da bahsettim. Durumu anlatıp girizgâh yapmaya cesaret edemediğimi söyledim. Eşim de, “Senin O’na bir temasta bulunmana gerek yok ki. Böyle hissettiğin bir anda davetkâr davran. Mesela bikini bölgene ağda yaparken amcığını uyarmaya, okşamaya başla. Böylelikle O’nu da cesaretlendirmiş olursun. Eğer gerçekten hissettiğin gibi O’da biseksüel eğilimlere sahipse ve sana karşı bir zaafı varsa O’da bir hamle yapacaktır. Fakat görmezden gelir veya kabini terk ederse bil ki sen yanlış anlamışsındır.” Dedi.

Hakan’ın dediğini yapmaya karar verdim… İlk fırsatta kuaförüme gittim. Yasemin kapıda hava alıyordu.

Yasemin benden 3-4 yaş küçük, 1,60-1,65 boylarında, 50-55 kilo civarında, hafif balık etli, harika vücut kıvrımları olan, iri göğüslü, güzel ve dolgun kalçaları olan, uzun dalgalı ve siyah saçlı, bembeyaz pürüzsüz bir tene sahip kumral güzeli bir kız…

“Merhaba Yasemin, benim seninle işim var” diyerek O’na göz kırptım.

“Tamam, sen çık yukarıya, kimse yok zaten istediğin kabine geç ben de geliyorum.” diyerek beni ağda katına gönderdi.

Merdivenleri çıkarken sanki kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Merdivene en uzak kabine geçip hazırlanmaya başladım. Birkaç dakika sonra Yasemin kapıyı çalarak içeri geldi.

Kısa bir hal hatır sohbetinin ardından “Bikini bölgemi alıcaz” dedim.

“Tamam, hadi geç istersen.” dedi.

Ağda yatağına geçtim ve ne yapmam gerektiğini tekrar söyledim kendime: “Davetkâr olmalısın”… Bu sefer her zamankinden daha farklı, daha “davetkâr” bir şekilde uzandım yatağa.

Yasemin bikini bölgeme baktı ve “Biraz daha zaman varmış aslında, almasak mı ki acaba?” dedi.

“Yok yok al sen” diye cevapladım.

Yasemin hınzır bir gülüşle “Bu yakınlarda eşinle çok özel bir gece geçireceksin galiba” diyerek göz kırptı bana.

Ben de “Belki de…” diyerek göz kırptım O’na.

Bu arada ağda hazır hale gelmişti. Acaba o modla oraya gittiğimden midir bilmem, Yasemin bikini bölgeme dokunduğunda vücudumu bir titreme sardı ve sanırım Yasemin de bunu fark etti. Bu arada Yasemin ağdayı yapmaya başladı. Ve O ağdayı yaptıkça ben tahrik olmaya başladım. Birkaç dakika sonra Yasemin ağda makinesine doğru döndüğünde bacaklarımı iyice açarak sağ elimin orta parmağını klitorisimin üzerinde dolaştırmaya başladım. Zaten sulanmış olan amcığım bir de uyarılınca iyice vıcık vıcık oluverdi anında. Yasemin bana döndüğünde “Vaaaaauvvvvv” diyebildi sadece. Bir anlık duraklamadan sonra “Devam et lütfen” diyerek beni izlemeye başladı…

Yasemin’in umduğum şekilde tepki vermesi beni daha da cesaretlendirmişti.

Bacaklarımı iyice açtım ve kendimi daha da hızlı uyarmaya başladım. Yaseminse “Uffffff…Harika bir amcığın var senin Filiz” dedi.

Artık kopmuştum, “Bu harika amcığın tadına bakmak ister misin?” diye fısıldadım.

Cevap bile vermeden üzerime eğilip amcığımın dudaklarını ve klitorisimi emmeye, yalamaya başladı. Yasemin’i daha da teşvik etmek için ellerimle kafasından tutup, kafasını amcığıma bastırdım. Çok uzun zamandır hayalini kurduğum anları yaşıyordum o an. Ve eşim Hakan da benim bunları yaşadığımı bildiği halde merak içinde evde beni bekliyordu. Yasemin de iyice tahrik olmuş olacak ki, hemen tek omzu açık tişörtünü ve harika göğüslerini sarmalayan sutyenini çıkarttı. Yatağa benim üzerime doğru çıktığında neredeyse sarsıla sarsıla boşalmak üzereydim. Öpüşmeye başladık… Sanki yıllarca ayrı birbirinden ayrı düşmüş iki sevgili gibi şehvetle öpüşüyorduk. Bir yandan da gömleğimin düğmelerini çözüyordu. Gömleğim tamamen açıldıktan sonra önden kopçalı sutyenimi de açtı ve göğüslerimi serbest bırakıverdi. Kendimi öyle teslim etmiştim ki ona, her dokunuşu vücudumda deprem gibi titremelere sebep oluyordu.

“Bu anı çok bekledim” dedim. “Ben de…” dedi hırıltıyla.

Sonra tekrar yumuldu dudaklarıma ve bir eliyle de göğüslerimi sıkıştırmaya başladı. Yasemin yavaş yavaş aşağıya doğru yöneldiğinde göğüs uçlarım fındık gibi büyüyüp sertleşmişti. Onları da emdi hevesle. Sonra kafasını aşağıya doğru ittim. “Hani amcığımın tadına bakacaktın sen?” diyerek. Amcığıma yumulduğu anda iki parmağını da içimde hissettim. Parmakları da hızla girip çıkıyordu. Çok geçmeden sarsıla sarsıla orgazm olmaya başladım. Boşalırken çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum. Müziğin sesi çok yüksek olsa da birinin duyması riskini alamazdım. Ben boşaldıkça Yasemin de sularımın hepsini temizleyip yutmak istercesine şehvetle yalamaya devam etti.

Boşaldıktan sonra neredeyse bitkin düşmüş şekilde kendimi ağda yatağının üzerine bıraktım. Yaseminse doğrulup üstünü başını toparlamaya başladı.

Doğruldum ve kalkıp Yasemin’in yanında durdum. Dudaklarını öpmeye başladım. Ellerimle uzanıp kalçalarını sıkıştırarak “Ben de senin amcığının tadına bakmak istiyorum. Eşimle yaşayacağımız o çok özel geceyi seni hayal ederek istemiştik. İkimiz yatakta yılan gibi kıvrıla kıvrıla sevişirken O da bizi izlemek istiyor. Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim amcığıma diplemek istiyor… ve sonra seni kendi ellerimle eşime sunmak istiyorum…” deyiverdim.

Gözlerimi açtığımdaysa Yasemin’in ışıldayan gözlerini gördüm. “Neden olmasın?” dedi göz kırparak.

Toparlandık ve Yasemin aslında kendisi için yaptığı ağdamı tamamladı. Heyecanla eve doğru yola çıktım. Bir an önce olanları eşime anlatmak istiyordum.

Ertesi gün…
Öğleye doğru Yasemin’e SMS attım…
Filiz: “Dün bana yaşattığın harika gün için teşekkür ederim. Eşime de anlattım yaşadıklarımızı. Çok heyecanlandı. En kısa zamanda seni evimizde misafir etmek istiyoruz. ;)”

Yasemin: “Benim için de harika bir gündü.. Aklım sende kaldı.. 😉 Ben yarın akşam müsaitim, ne dersiniz? ;)”

Filiz: “Harika.. 🙂 Akşam 8’de bekliyoruz. Yemeği de bizde yeriz, aç gel… Karnın da aç olsun kadınlığında… ;)”

Sonraki gün…
Akşam eşim Hakan eve geldi. Masayı hazırlamama yardım etti. Eşim gömlek ve kot pantolon, bense narçiçeği renginde bir gömlek, siyah mini etek, arkası çizgili süper ince jartiyer çorabı ve 14 cm. ince topuklu siyah stiletto ayakkabılar giyerek hazırlandık. Hakanla birlikte kapının çalmasını beklemeye başladık.

Saat 8 olduğunda kapı çaldı. Kapıyı açtığımda Yasemin’in güzelliği ve şıklığı başımı döndürdü. Beyaz bir gömlek, kan kırmızısı süper mini bir etek, siyah süper ince çoraplar ve muhtemelen 14 cm. topuklu siyah stilettolar giymişti.

Kapıda eşimle tanıştılar ve salona geçtik. Oturup sohbet etmeye başladık. Bir süre sonra masaya geçtik. Eşim şarap servisini yaptı ben yemekleri koydum ve yemek faslı başlamış oldu. Hepimiz o akşam ve gece neler yaşanacağını biliyorduk ama kimse cinselliğe, fantezilere vurgu yapmıyor, çok tatlı bir sohbet ediliyordu.

Uzun süren yemek ve sohbet faslından sonra eşim müsaade isteyerek koltuklara geçti. Ben masayı toplamaya başladım, Yasemin de bana yardım etmek için yanımda kaldı. Çarçabuk masayı toplayıp eşimin yanına geçtik. Akşamdan, eşimin sinema sistemine “MFF threesome” mizansenli bir film hazırladığını biliyordum. Eşim şarapları tazeledi ve sohbetin ilerlemesinden sonra “Demek siz geçen gün afacanlık yaptınız birlikte öyle mi?” dedi gülerek. “Eveeeet, harikaydı hem de” diyerek cevapladım. “Anlatır mısınız, yoksa benzer bir video üzerinden mi değerlendirme yapalım?” diyerek hınzır hınzır güldü eşim. Bu sefer Yasemin “Olabilir bu bence.” diyerek göz kırptı eşime. Zaten bizden bir işaret bekleyen eşim o işareti almış oldu ve sistemi açarak DVD’nin oynatma tuşuna bastı. Biz Hakan’la üçlü koltuktaydık, Yasemin de ikili koltukta tek başına oturuyordu. Film başladıktan birkaç dakika sonra Hakan omzumdaki elini sağ göğsüme doğru indirdi ben de sol elimi Hakan’ın erkekliğinin üzerinde dolaştırmaya başladım. Daha şimdiden dimdik olmuştu. Hem filmin etkisiyle tahrik olan hem de bizim oynaşmaya başladığımızı gören Yasemin yerinde duramıyordu artık.

Eşimin yanından kalkıp Yasemin’in yanına oturdum. Gözlerine bakarak dudaklarımı dudaklarına yaklaştırdım. “Seni deli gibi istiyorum Yasemin” diyerek dudaklarına yapıştım.

Yasemin’le deli gibi öpüşmeye ve birbirimizi soymaya başlamıştık. Çok geçmeden ikimiz de sadece çamaşırlarımız ve seksi çoraplarımızla kaldık. Eşim de “Offff… Harikasınız siz!!” diyerek bizi daha da tahrik etmeye çalışıyordu. Bir süre bu şekilde seviştikten sonra eşim “Hadi kızlar, yatağımıza gidelim” diyerek yanımıza geldi.

Kalktım, Yasemin’in elinden tuttum ve “Hadi gidelim” diyerek göz kırptım. Yasemin’le elele yatak odamıza doğru yürümeye başladık. Loş ışık ve tütsü kokularının mistik bir hava verdiği odamız bizi daha da tahrik ediyor. Hemen Yasemin’i yatağa doğru yönlendirip üzerine uzandım. Artık Yasemin’in sonuna kadar açtığı bacaklarının arasından üzerine uzanmıştım, hem de kendi yatağımda. Eşim Hakan da Odanın köşesinde duran okuma koltuğuna oturmuş bizi izliyordu.

Alt alta, üst üste Yasemin’le sevişirken Hakan da sikini çıkartıp sıvazlamaya başlamıştı. Yasemin yatakta sırtüstü yatmış ben O’nun amcığını yalarken eşimi arkamda hissettim. Stringimi yana kaydırıp birden bire amcığıma diplemeye başladı. Çok geçmeden orgazm olmaya başladım. Orgazm olurken Yasemin’in amcığnı da deli gibi emiyordum. Yasemin de çok geçmeden ağzıma boşalmaya başladı.

Dudaklarımı Yasemin’in amcığından hiç ayırmadan “Offff… Çok güzel sikiyo, sen de ister misin?” diye sordum. Yasemin de “Uffff… Eveeetttt..” diye cevapladı. Bunun üzerine doğruldum, Yasemin’i de elinden tutup kaldırarak yatağın yanında ayakta duran Hakan’ın yanına doğru çektim.

“Hadi o harika amcığınla doyur kocamı” dedim. Bunu duyan Yasemin bir kaplan gibi Hakan’ın üzerine atladı ve deli gibi öpüşmeye başladılar. Şimdi kenara çekilip izleme sırası bendeydi. Köşedeki koltuğa oturdum ve Kocamla Yasemin’in sevişmesini izlemeye başladım…

Hakan ve Yasemin yatağın kenarında ayakta durmuşlar deli gibi öpüşüyorlardı. Yasemin bir yandan Hakan’ı soymaya başlamıştı. Önce gömleğinin düğmelerini açıp ellerini kocamın hafif kıllı göğsünün üzerinde dolaştırdı. Sonra gömleği sıyırıp attı. Ve sıra pantolona gelmişti. Az önce bizi izleyerek sikini sıvazlayan kocamın fermuarı zaten açıktı. Ellerini Hakan’ın pantolonunun içinden kocamın kalçalarına uzatan Yasemin bir çırpıda Hakan’ın pantolonunu sıyırdı ve kalçalarından tutarak onu kendine doğru çekti. Hakan da ben de çok tahrik olmuştuk bu hareket karşısında. Ayağımın birini koltuğun üzerine çıkartarak amcığımı okşamaya ve uyarmaya başladım. Yaseminse boş durmuyor, boxer’ının üzerinden kocamın sikini okşuyordu. Sonunda Hakan dayanamayarak “Artık serbest bırak onu istersen” dedi. Bunun üzerine Yasemin hemen diz çökerek kocamın boxer’ını sıyırıp oral yapmaya başladı. O an Hakan’la gözgöze geldik. Aldığı zevk gözlerinden fışkırıyordu. Sikini bir başka kadının ağzına verirken benimle gözgöze olması da beni daha çok kamçılamıştı. Boşalmak üzereydim, “Hadi sik artık O’nu” dedim gözlerine bakarak. Vakit kaybetmeden Yasemin’i yatağa sırt üstü yatıran kocam sikini Yasemin’in amcığına gömüverdi. Deliler gibi öpüşmeye ve sevişmeye başladılar. Ben bir yandan amcığımı parmaklıyor, diğer yandan da iniltilerime engel olamadığım için dudağımı ısırıyordum.

Kocam Hakan Yasemin’in üzerinde bir süre misyoner pozisyonunda seviştikten sonra, O’nu kaldırıp yatağın kenarına domalttı ve doggy yapmaya başladılar. Ben de kalkıp Yasemin’in önündeki yerimi aldım. Bacaklarımı sonuna kadar açarak amcığımı tekrar Yasemin’e sundum.

Şimdi Yasemin domalmış durumda benim amcığımı somuruyor, kocamsa Yasemin’e dipliyordu. Ve biz Hakan’la yine göz gözeydik.

Bu böyle ne kadar devam etti bilmiyorum. Ne kadar sürdü, kaç pozisyon değiştirdiler, o arada ben ne yaptım bilmiyorum. Sanki zevkten transa girdim o anlarda… Kendime geldiğimde Yasemin yatağın ayakucunda kenarda yatıyor, Hakansa Yasemin’in ağzına fışkırıyordu. “Offff.. Harikasınız…” diyebildim sadece. Hakan’ın Yasemin’in yüzüne sıçrayan menilerini yalayarak temizleyip Yasemin’i öpüp okşadıktan sonra yatağa uzandık.

Kocam ortada yatıyor, bir yanından ben diğer yanından Yasemin O’na sarılmış şekilde nefesleniyorduk. Kocam “Bu dünyanın cenneti bu olsa gerek, böylece uyuyalım istiyorum” dedi. “Harika olur” diye cevapladım, Yasemin de onaylar şekilde mırıldandı. Ve öylece uyuyakaldık…

Abim Dedigim Adamla Seks

Abim Dedigim Adamla Seks
Onceki maceralarimdan baska zaman zaman farkli insanlarla deneyimlerim oldu. Son deneyimimi anlatmak istiyorum bu sefer.

Olay ramazan bayraminda yasandi. Dogu karadeniz civarlarinda bir santiyede muhendis olarak calisiyorum yaklasik 2 yildir. Son 1 yildir ise hikayemin konusu olan adamla tanisikligimiz var. Ismi Alp/ Kendisi santiyede ambarci olarak calisiyor yerel halktan birisi. Ama onu ilk gordugum andan itibaren daha once hic kimseye hissetmedigim sekilde sevgi ve sehvet hissetmeye basladim. Sanirim ona asik oldum ilk goruste. Sonrasinda onu tanidikca da bu duygum pekisti.

Kendisiyle tanismamiz uzerine yavas yavas samimiyetimiz ilerliyordu. Abi kardes muhabbetleri gelismisti aramizda. Bu arada kendisi 38 yasinda benden cok az kisa ama oldukca kasli bir vucudu vardi. Sik sik genclik maceralarini gencken ne kadar guclu oldugunu falan anlatirdi. Hatta ara arada oturup kalkarken falan aletini duzeltir bunu da bi yere sigdiramiyorum kesip atacam sonunda diye sakalar yapardi.

Ben kendisiyle samimiyetimi ilerletmek icin cok ihtiyac duydugu bir anda ona yukluce sayilacak bir miktarda borc para verip ne zaman eline gecerse o zaman vermesini soyleyerek onun da guvenini ve sevgisini kazanmistim. Sonrasinda da ona sik sik irili ufakli hediyeler alarak kendime yakinlastirmaya calismistim ama abi kardes olayindan ileri gidemiyorduk. Ben herhangi bir sekilde kendisine acilmaya korkuyordum cunku tam anlamiyla bir hetero hatta macavari birisiydi.

Ramazan bayrami oncesinde Antalyadaki yazlik evimiz icin ailem gorusup arkadaslarimla gitmek istedigimi soyledim. Arkadaslarla da konusup her seyi ayarladiktan sonra benim arabamla 4 kisi Antalyaya dogru yola ciktik. Ev 1 oda 1 salondu yatak odasinda cift kisilik yatak salonda da 2 kanepe vardi. Gitmeden mahsuru yoksa ikimiz ayni yatakta yatariz digerleri salonda yatar diye konusup okeyini almistim.

Eve vardigimizda konustugumuz sekilde odalara yerlestik sirayla dusumuzu aldik yemek vs faslindan sonra gunun yorgunlugundan hepimiz uyumak istedik. Ilk gece boxer ve tshirtle yattik ikimizde ayni yatakta yan yana. Ama cesaret edip dokunamiyordum bile ona. Yaninda gozum acik uyur numarasi yaparken onu izledim saatlerce. Sabah erkenden gozlerimi actigimda yanimda sirt ustu yatmis erekte olmus halde gorunce onu iyice kendimden gectim elimi uzatip avcuma alip oksamamk icin zor tuttum kendimi. Dedigi gibi vardi kocaman aleti kalkinca donunun lastik kismi havaya kalkmisti. O uyanana kadar yaninda uyur numarasi yaptim. O da uyanir uyanmaz eliyle sikini duzeltip tuvalete gitti direk.

Bu sekilde 1-2 gunumuz gecti denizde birlikte yuzerken ona temas etmek icin elimden geleni yapiyordum. Kazayla elimi aletine degdiriyordum falan ama daha ileriye gidemiyordum. Gitmemize 2-3 kala artik harekete gecmezsem bir daha asla bir firsatim kalmayacak diye dusunmeye basladim. O gunun aksami da evde oturup biseyler icme fikrini ortaya attim. Fikrim herkesce kabul gorunce gun icinde deniz gezme tozma faslindan sonra aksama raki faslina gecelim dedim. Benim amacim ayik kalip diger herkese kafayi buldurup sizmalarini saglamak boylece en azindan Alp Abinin uykusunu aletini oksamak emmekti. 1 70lik 1 de 100lik rakinin ardindan herkes yavastan kivama gelince ortaligi biraz toparlayip herkesi yatmaya gonderdim.

Ortaligi cozle bi toplayip odaya gitmeden once diger 2sini kontrol ettim. Top atsan uyanacak durumda degillerdi. Heyecanla odaya gidip yataga girmeden once uzerimdeki her seyi cikardim. Gece kafam iyiyken boyle yatmisim diye bahane uydurmayi dusunuyordum. Alp abim sirt ustu sadece donuyla yatiyordu yatakta. Yanina yanasip sol yanimin uzerinde biraz dogrulup elimle bi iki sarsip alp abi diye seslendim. Kendisinden hic ses cikmayinca aldigim cesaretle elimi aletinin uzerine koydum.

Aleti ates gibi yaniyo gibi geldi o an bana. Belki de yasadigim heyecandan bilmiyorum. Ufak hareketlerle oksamaya basladim aletini. Sonra biraz daha cesaretlenince hafif sertlesmis aletinin basini donundan disari cikardim. Kafasi kocamandi kapkara bi aleti vardi. Basinin uzerimde elimi gezdirip biraz daha isi ilerletip dilimle yavasca kafasini yalamaya basladim.

Basta sadece kafasini yalayip emdim. Yarak kalktikca kafasi iyice buyudu sisti. Bende donunu iyice siyirip aletinin gozdesini tassaklarini emmeye yalamaya basladim. Nerdeyse bilegim kalinliginda vardi aleti. Abartisi 20-21 cm civarindaydi. Kocaman kocaman da sarkik trasli tertemiz tassaklar gozumun onune serilmisti. Ben artik iyice kendimi kaptirip alabildigim kadarini agzima sokup emmeye basladim bir yandan bi elimle tassaklarini oksuyor obur elimi de karninda gezdiriyodum.

Sonra bi anda kafamda bi elin beni geri cekmeye calistigini hissettim. Kafami kaldirdigimda hafif dogrulmus saskinlik icinde bana bakiyordu. Ben yaragini agzimdan cikarmis elimle tutarken birbirimizin gozlerine bakiyorduk los isikta. Noluyo napiyon sen falan derken bi anda korkmaya basladim. Kizip bana zarar verecek diye. Elimden birakip kendimi biraz geri cektim. Sanirim o da saskinligi uzerinden atinca niye boyle seyler yapiyon erkek adam degil misin gibi seyler soylemeye baslayinca. Ben de ilk gordugum andan beri cok hoslandigimi ne kadar kizsa da bunu yapmayi cok istedigimi soyledim. Onu ikna edip devam etmek istiyordum kaldigim yerden. Lutfen kimseye soyleme abi kimsenin yuzune bakamam falan dedim.

Sonrasinda sanirim onu ikna ettim ya da onun da icindeki meraki canlandirdim bilmiyorum. Madem kaldirmissin indir bari geri devam et kaldigin yerden dedi. Ben de bacaklarinin arasindaki yerimi alip sikinin basindan tassaklara kadar dilimle inip tekrar basina kadar cikinca agzima alip emmey basladim. Bu sefer eli kafamda daha fazlasini sokmak icin kafama bastiriyordu. Ufak ufak inliyordu elinde olmadan. Karisinin daha once hic agzina almadigini soyleyince ben de sakayla ben ne zaman istersen alirim artik agzima abi dedim agzimdan cikarip. Sonra sen devam et diye kafami tutup bastirmaya basladi tekrar. Sikinin ucundan zevk sulari gelmeye baslamisti. Cok yogundu aleti de iyice sismisti.

Benim amacim sikiyle oynamak sakso cekip agzima bosaltmakti cunku siki cok buyuktu almam mumkun degil gibi gelmisti bana. Az daha yalamaya devam edince agzim yorulunca durdum. Niye durdugumu sorunca yoruldum dedim. Sonrasinda benim hanim gotten de hic vermiyo hazir firsat gecmisken elime gotten de bi sikeyim seni dedi. Ben cok buyuk alamam desem de alirsin alirsin diyerek plaj cantasindaki gunes kremini al gel dedi.

HEmen yanimizdaki cantadan kremi aldim sikinin her yerine surdum. Biraz da deligime surup biraz biraz deligime parmagimi sokup alistirmaya calistim. Sonra o hic yerinden kalkmadan gel ustune otur bakalim diyip elimden tutup destek almami sagladi. Ben yaraginin govdesini tutup basini deligime dayayip bastirip cekmeye basladim kendimi. Bi sure bu sekilde ugrasinca basi girmeye basladi. Az kendimi zorlayip ustune oturunca basi tamamen girdi bir miktar daha ilerledi icimde ama canim cok yanmaya basladi. Biraz durup alismaya calistim. Ama alisilacak gibi degildi. Gotumde kol gibi yarak yara yara gidiodu icimde. Az daha yavas hareketlerle otur kalk yaptktan sonra bi yarisindan fazlasini aldim ama daha fazla gitmedi icimde. SIki kokune dogru kalinlasiyordu. Oylece kaldim.

Sonrasinda ustunde oturup kalkmaya basladim yavas yavas. Deligimin cevresinde bi sizlama bi yanma vardi ama icimde olusan doluluk hisse mukemmeldi. Bu sekilde bi sure oturup kalktim bacaklarim yorulunda pozisyon degistirmek istedim. Yataga yanina uzandim. Sag yanimin uzerine yatirip sol bacagimi tutup kaldirdi. Bacagini havada tut diyip sikini tutup deligime yerlestirdi. Ilk girisinde yine bi irkildim ama sonrasinda az once yasadigim doluluk hissi zevkten ucurmaya basladi beni yine.

Bu sekilde git gel yaparken ben elimi bacaklarimin arasindan sokup tassaklarini oksuyodum. Sikinin kocaman cok kalin oldugundan bahsediyordum. Bu zamana kadar abimdin ama artik her seyimsin. Hem abimsin hem kocaman erkegim oldun demem oldukca hosuna gitti sanirim ki aldigi gazla hizla sikmeye devam etti beni. Biraz sonra icimden cikarmadan birlikte donduk ve ben yuzustu yatarken o uzerime cikti. Sikilirken mumkun oldugunca ses cikarmamaya calisiyordum. Bi yandan uzerimde govdesinin agirligi bi yandan icimdeki kol gibi yaragi beni zevkten ucuruyordu Alp abimin. TOplamda yaklasik 20-25 dak civari gidip geldikten sonra icime bosaltti dollerini ve uzerimde uzandi kaldi bi sure.

Siki icinde uzerimden kalkip sikini bi peceteyle silip tuvalete gitti. O geldikten sonra ben de peceteyle gotumu tutup direk tuvalete oturup icimdeki dollerini cikarmaya calistim. Deligimden doluyle karisik kan geliyordu hafiften sanirim yirtmisti biraz deligimi. Deligim yari acik kalmis tam kapanmamisti. Dus almak istedim ama digerlerini uyandirmamk icin sabaha birakirim diyerek yanina gittim.

Donunu giymis sirt ustu uzanmisti yatakta. Ben de gidip yanina yattim ama ona dokunmadim hic. Bi sure sonra ikimiz de tavana bakarken sessizce, bu yaptigimiz hic dogru olmadi cok buyuk gunaha girdik dedi bana. Ben de ozur dilerim seni yoldan cikardim ama beni cok mutlu ettin dedim. Mutlu olmana sevindim sen de beni mutlu etmek icin elinden geleni yaptin bu zamana kadar dedi. Sonrasinda ikimiz de uykuya daldik.

Sabah kalktigimizda bana karsi normal davranislarinda bir degisik yoktu onceden nasilsa oyleydi gece hic yasanmamis gibi. 1 gece daha kalip ertesi gun sabah erkenden yola ciktik. Dondukten sonra merhabalardan baska pek bi konusma olmuyordu aramizda. Onu kaybettim saniyordum. Bugune kadar da bu sekilde devam ediyordu ama ben onsuzluga dayanimiyordum galiba.

Bugun ogle arasinda ambara gittigimde tek basinaydi raflari duzenliyordu. Beni gorunce bi sasirdi. Biraz konusalim dedigimde sadece tamam dedi ayak ustu konusmaya basladik. O geceden sonra aramizin bozulmasina uzuldugumden bahsettim. Ne olursa olsun onu cok sevdigimi o gece soyledigim erkegim kocam olayi fazla geldiyse sadece abim olsa yakinimda olsa benim icin yeterli olacigini soyledim. Bi sure sessiz kaldiktan sonra aslinda o gece benim de cok hosuma gitti ama sana soylemeyi gectim bunu kendime bile itiraf etmekte zorlandim dedi. Tamam o zaman diyip yanagindan dudagina cok yakin bi yerden optum.

Hemen gelicem bir yere ayrilma diyip ambarin kapisini icerden kitleyip yanina geldim ve onunde egilip fermuarini acmaya yeltendim. Dur napiyorsun falan dese de dinlemedim. Fermuari acip aradan yaragini cikarip agzima alip emmeye basladim. Uzun uzun verdim. Yakalanma korkusunun verdigi heyecanla agzima bosalmasi cok uzun surmedi. Ben de butun dollerini yuttum. Sanirim artik daha rahat gorusebilecegimiz. Uzun zamandir aradigim hayallerimi susleyen birisine kavusmus olmanin mutlulugunu yasiyorum suan.

Bodrum Macerası Bölüm 4 (Dişi Panter)

“Eyvah, bir şey unuttular sanırım, geri geliyorlar!!!” dediğimde, suratı bembeyaz olmuştu. Çok hızlı bir şekilde kalkıp kıyafetlerini aldı.“ Tamam, dur sakin ol, sadece biraz heyecanlanmanı istedim, gelmiyorlar her şey yolunda” deyince yüzüme sinirli bir şekilde baktı. Böyle bir şeyin şakası bile olmazdı ama zevzekliğim tutmuştu bir kere. Kıyafetlerini giymeye başladı ve girdiğim şoktan çıkıp, “dur yapma, özür dilerim, gereksiz bir şeydi” desem de beni dinlemiyordu. Merdivenlere yönelip alt kata indiğinde peşinden gittim. “Lütfen gitme” diye direttim ama kapıyı çarpıp gitti. Öylece kalakalmıştım. Odaya çıkıp hızlı bir şekilde üzerimi giyindim. Kararımı vermiştim ve bu sefer ben onun yanına gidecektim. Aşağıya inip kapıyı açtığımda karşımda duruyordu. ”Nasıl, hangisi daha heyecanlıydı?” diyerek, yüzünde hınzır bir ifade ile gülüyordu. “Sen gerçek bir cadısın, sana en yakın zamanda bir süpürge almak lazım,” dediğimde kapıyı kapatıp boynuma sarıldı. Çok rahatlamıştım. “Sana gerçekten kızdım, hem dur bakalım daha intikamımı almadım” diye kulağıma fısıldıyor, nefesi kulağıma ılık bir meltem gibi çarpıp, teninin kokusuyla adeta başımı döndürüyordu. Heyecanım daha da artmıştı.” Seri bir şekilde merdivenleri çıkıp bu sefer zaman harcamıyor hızlıca birbirimizin kıyafetlerini çıkarıyorduk. Tamamen çıplak kaldıktan sonra beni itip yatağın üstüne fırlattı. Avını parçalayacak bir dişi panter gibi bana bakıyordu.Yatağın üzerine çıkmış, ben üzerime oturacağını sanırken ayağa kalkmıştı. İçine girmek için sabırsızlandığım manzarayı bana izletiyor, eliyle amını okşuyor ve sonra arkasını dönüp beni çıldırttığını bildiği kalçalarını elleriyle iki yana ayırıyordu.
Son olarak yüzünü dönüp üzerime oturacak gibi yapıp tekrar ayağa kalktığında ise sakarya escort dayanamayıp “ tamam artık gel” diye fısıldasam da bir taraftan gülüyor, bu oyunu oynamaya devam ediyordu. Beklediğim an gelmişti ve yavaş yavaş üzerime oturdu, artık kaskatı kesilmiş sikimi eline aldı ve tam için alacakken tekrar dışarıya çıkarıp iyice ıslanmış amının sularıyla üzerinde kaymaya başladı. Bir müddet sonra yine eliyle tutup içine alacakmış gibi yapıyor kafasını amının etrafında gezdiriyor ama çok az sokup yine arasına sıkıştırdığı sikimin üzerinde ileri geri kayıp duruyordu. Belli ki bu, intikamın ikinci perdesiydi ama beni çıldırttığı kadar bu durum daha da iştahımı kabartmıştı. Son olarak, dizlerini yerden kesip ayaklarının üzerine kalktı, yine kafasını içine aldığında, ”hadi ama” dedim. O ise gülerek ”şşşş konuşma, kendini bana bırak ve manzaranın tadını çıkar” deyip çok yavaş bir şekilde üzerine oturmaya başladı. O kadar ağır hareket ediyordu ki içinin ıslaklığı ve sıcaklığında ömrümden ömür gidiyordu adeta. Aletim yavaş yavaş amının derinliklerine gömülürken sonuna kadar içine girmek için sabırsızlanıyordum. Artık Funda da hızlanmaya başlamış üzerimde seri bir şekilde inip kalkıyordu.
İnlemelerimiz odanın duvarlarında yankılanıp, hoş bir melodiye dönüşüyor, bu otantik temmuz akşamında, tek vücut olan çıplak bedenlerimizin bronzluğunda kayboluyordu adeta. Tekrar dizlerinin üzerine doğru oturduğunda göğüslerini emmeye başladım, kendinden geçip çığlıklar atmaya başlayınca bu sefer benim göğüslerimi ısırıyor, sanki sevişmiyor adeta birer düşman gibi birbirimizle savaşıyorduk. Her oturup kalktığında bacaklarıma çarpan kalçalarından çıkan ritmik ses çığlıklarıyla bütünleştikçe bu anın bitmesini hiç istemiyordum.
Artık kontrolü ele escort sakarya alma zamanıydı. Fundayı sert bir şekilde kucağımdan indirdim ve belinden kavrayıp dizlerinin üzerinde domalttım. Manzaranın güzelliğine dayanamayıp yine kafamı kalçalarının arasına gömüp yalamaya başladım. Onu iyice yatağın kenarına çekip aşağıya indim Sonra sikimin başını amına dayadım ve birkaç saniye sürttükten sonra çok hızlı bir hareketle içine girdim. Derin bir nefes çekip “hayvansın!!” diye bağırdıkça sert darbelerle içine girip çıkıyordum, arada kafasını çevirip yüzüme şehvetli bir şekilde baktığında, onunla göz göze gelmek beni daha da kamçılıyordu. Fundanın ise nefesi iyice sıklaşmış ve sonunda çığlıklar atıp titreyerek boşalmıştı. Yüzükoyun yatağa uzandığında ben de onun üstüne uzanmıştım. Sanki orgazmı bitmemiş hala derin derin nefes alıp veriyor ben ise sikim içinden çıkmış olmasına rağmen rahat durmuyordum. Bu sefer göt deliğini zorlamaya başladım. O pozisyonda bile içine almaya çalışıyor ama acıdan kıvranıyordu. Kafası içine girince çığlık attı ama yine de durumdan memnun görünüyordu. Ben ise zorlamaya devam ediyor o gülerek altımda kıvranıyor bu sefer kaçmaya çalışıyordu. Son anda altımdan kurtuldu ve sikime saldırıp ağzına alıp boğazına kadar dayadı. Aletimi her çıkarışında gelen balgamları üzerine tükürüp eliyle dağıttı “arkama geç ve beni götümden bağırta bağırta sik” derken bile gülüyordu. Sonra önümde domaldı ve elleriyle kalçalarını ayırıp bekledi. Önce dilimle yokladıktan sonra deliği iyice kıvama gelmiş ve açılmıştı. Tüm spermlerimi akıtmak için sabırsızlandığım o dar deliğin içine yavaş yavaş kafasını soktuğumda yine kıvranmaya başlamış kalçasını sağa sola çeviriyor, acıyla karışık zevk çığlıkları atıyordu. Tamamı soktuğumda sakarya escort bayan , “ohh” diye bağırmış “daha hızlı” diye bana komutlar veriyordu. O muhteşem ve dar deliğini bana siktirirken kendinden geçiyor daha sertçe içinde kaymaya devam ediyordum. Hiç beklemediğim bir anda kendini çekip sırt üstü yatağa uzandı, yüzüme bakıp “gözlerini görmek istiyorum artık” deyince bacaklarını omuzlarıma dayadı. İyice gevşemiş arka deliğine girmemle dudaklarıma yapışmam bir olmuştu. Arada bir gülüp gözlerimin içine bakıyor, oradan içime işliyordu adeta. Ben göt deliğini içinde kayboldukça ikimizde zevkten inliyorduk. O ise daha yok mu der gibi iki ayaklarını belime dolayıp kendine doğru bastırırken dayanamayıp iliklerime kadar göt deliğine patlamıştım. Günlerin verdiği birikimle içinde bir nehir gibi aktığımı hissettim. Boşalırken tüm inlemelerimi siteden duymayan kalmamıştı sanırım. Soluklarımız birbirine karışmış yine dudaklarını öpmeye başlamıştım. “Hadi içimden çık ve sırt üstü uzan, ziyan etmeyelim” dediğinde bahsi geçen şeyi anlamamıştım. Dediğini yapıp sırt üstü uzandığımda döllerin hepsini sikimin üstüne ve göbeğime akıtmaya başladı.
Tıpkı bir şelale gibi akan spermlerimin tamamını boşalttıktan sonra elleriyle üstüme dağıttı ve bu sefer yalayıp yutmaya başladı, bir damlasını bile ziyan etmeyene kadar üzerime bir krema gibi yaydığı her dölü yutmuştu. Son olarak sikimi eliyle sıkıp içeride kalanları da emerken dilini üstünde gezdiriyor ve bir anda köküne kadar ağzına alıyor inmekte olan sikim ağzının içinde yeniden büyüyordu. Bu müthiş an bittiğinde gelip yanıma uzandı ve dudaklarımdan öpmeye başladığında, dudaklarının lezzetiyle karışan döl tadı kendimi garip hissetmemi sağlamıştı. Tatlı yorgunluğun verdiği haz ile bir süre birbirimize sarılıp dinlendik. O ara telefonum çaldığında Seda aramıştı ve nasıl olduğumu soruyordu. Ben ise uyuma numarası yapmış ve nerede olduklarını sormuştum. Havaalanına yaklaşmışlardı ve ikinci bölüm için yeterince zamanımız kalmıştı.

Kardeşimle Eşimden Habersiz Yaşadıklarım

selam size bas?mdan geçen gercek an?m? anlatmak istiyorum burda okudu?um hikayeler ço?u bana gercek geldi çunku insan?n bas?ndan boyle bir olay geçince inan?yor yasamam?s olsayd?m asla inanmazd?m ben ebru 33 yas?nda esmer sar?s?n bir bayan?m 5 y?ld?r evliyim kocam? çok seviyorum uzun bir flortten sonra evlendik ve 2 yas?nda bir k?z?m var benim hikayem karde?imle bas?mdan geçti karde?im 3 ay once askerli?ini bitirip izmire dondu ve bu bizi çok mutlu etmi?ti askerli?ini s?rnakta yapt? ne kadarda komando olmasa bizi korkutuyordu ama sonunda korkumuz bitmi?ti karde?im gelmi?ti geldi?i gece sabaha kadar uyumad?k sohbet ettik ertesi gun e?im gece vardiyas?na gidecekti ve karde?ime gel bende kal eni?tende yok konusuruz seni çok özledim dedim karde?im tamam ablac?m dedi ve o aksam bize geçtik zaten annemlerle aram?z dolmusla 45 dakkad? e?im saat 10 haz?rland? 12-8 vardiyas?na gitmek için evden ç?kt? biz karde?imle oturuyorduk k?z?mda uyumustu sohbet sohbeti açt? saat 2 olmustu birer kahve yapt?m birde sigara yakt?k devam ediyorduk ogun üstümde mavi e?ortman tak?m? vard? ama dard? butun vucut hatlar?m belli oluyordu karde?imi birkaç kez kalçalar?ma bakarken gordum ve normal kar??lad?m adam 15 ayd?r askerdi ve normald? ses etmedim ama içimde endise ve istek vard? karde?ime hos geldin hediyesi vermek istiyordum zaten çocukken bir kaç kez anne babam?z? izlemi? ve birbirimize dokunmu? ve bakm?st?k içimdeki istek iyice buyumustu ve karde?ime eeee askerlik bitti okadar erke?in aras?ndad?n gelince kutlad?n? dedim nas?l dedi bende aç?kca soyledim ço?u erkek askerden gelince yaaa bir genel eve gider yada sevgilisinin yan?na dedim karde?imde nerde ablaaaaaa dedi ama oyle bir dediki içim ac?d? dertli dertli soyledi bende can?m benim k?yamam dedim ve sohbete devam ettik ama gozum durmadan karde?imin penisine kay?yordu ve art?k karde?imle birlikte olmak hem ona yard?mc? olmak istiyordum saat 4 de geliyordu ben karde?ime hdi yat geç oldu yar?n konusuruz dedim ve odalar?m?za çekildik yatt?k sabah olmustu e?im simit al?p gelmi? kavalt? yapt?k e?im yatt? karde?im ben gidiyorum dedi bende nereye dedim çar??da arkadaslarla bulusaca??m dedi bende ak?am gel dedim karde?im yok abla gelmem deyince eryaman escort gel gel sana bir sürprizim var dedim nas?l olduysa birden bu ç?kt? a?z?mdan neyse karde?im gitti aksam oldu saat 9 gibi karde?im geldi e?imle biraz sohbet ettiler asker an?lar? falan derken e?im i?e gitmek için evden ç?kt? biraz karde?imle oturduk k?z?m? uyuttum ve karde?ime ablac?m sen otur ben dus alaca??m dedim ve dusa girdim ç?kt?m odama gittim giyindim üstüme südyen giymedim ve bir ti?ort giydim ev s?cak oldu?undan dard? meme uçlar?m belli oluyordu siyah bir kilot ve bir etek giydim ve saç kurutma makinas?n? al?p karde?imin oldu?u oda geldim ve karde?imin kar??s?na oturup saçlar?m? kurutmaya baslad?m ve bacak bacak üstüne att?m üstümde etek oldu?undan bacaklar?m karde?im gozlerinin onundedi arada saçlar?m?n aras?ndan bak?yordum karde?im bacaklar?ma bak?yordu yani benim bacaklar?mda bak?lm?cak gibi de?il: ve saclar?m? kurutup kardesimin kar??s?na oturdum ona durmadan frikik veriyordum oda hiçbir friki?i kaç?rm?yordu benim vucudumu ate? basm?st? yanam?yacak hale gelmi?ti mutfa?a gittim ve karde?ime gel sigara içelim dedim karde?im geldi sandalyelere oturduk karde?im onu kabar?kt? sigara içerken birden akl?ma birsey geldi sigaradan faydalanacakt?m karde?imi mutlu etmek ve bende mutlu olmak istiyordum ve sigaran?n kulunu uzun sure kullu?e dokmedim ve yanl??l?klar karde?imin e?ortman?n üstüne doktum: ve aaa can?m özur dilerim dedim ve kulu alma bahanesi ile penisinede dokundum hissetmistim ve sertti güldüm ama hepsini almad?m karde?im sadece bak?yordu kalan k?sm?n?da elimle süpürmek için dokundum ve iki defa oksad?m üstünde kul kalmay?nca karde?im gozune bakt?m oda benim bacaklar?ma bak?yordu gülerek sigaray? bir daha onun üzerine dokerek kulunu üstüne doktum karde?im abla ben kullukmuyum dedi bende gülerek ne olacak ablan için kulluk olmak zormu dedim olurum dedi ben kulu temizleme bahanesi ile yine iyice dokundum resen oksad?m ve bir kaç saniye sonra kerde?im kendi kulunu üzerine doktu ben kullu?um ben kullu?um dedi ve gülü?tük ben temizlerm bitanem dedim ve temizledim ama elimi karde?imin penisinden çekmedim elim ordad? karde?im bacaklar?ma bak?yor du ben yavas avas elimi hareket eryaman escort bayan ettirmeye baslad?m ve uuuf can?m bu nee al buyumus dedim karde?imde eski günleri hat?rlatarak eee ablac?m esk**en çocuktuk ?imdi buyuduk oda buyudu dedi bende onu k?zd?rmak için o?lum e?k**en bamyad? simdi olsa olsa sigara kadar olmustur dedim karde?im k?zarar guldu goster gorelim boyunu ozaman dedim oda kendin bak madem dedi bende bunun üzerine karde?imin penisini ç?kard?m ve avuçlad?m kaz?k gibidi ve dedi?i gibi baya buyuktu bende buyumus buyumus dedim ama b?rakm?yordum elimi asa?? yukar? hareket ettirdim karde?im geriye do?ru yasland? ben harekete devam ediyordum karde?im abla kusacak ?imdi dedi bende masadan peçete verdim ve devam ettim ve fazla geçmeden karde?im elimi çekip penisini pecete ile kapatt? ona bosald? ve resmen bayg?n hal ald? bende gulerek ne oldu dedim kardesim abla 15 ay sonra ilk defa bir kad?n dokundu dedi bende güldüm iyi bakal?m dedim o arada k?z?m a?lad? ona mama yedirdim ve oturma odas?na geldim karde?im tv izliyordu direk onun yan?na oturdum güldüm neden güldü?ümü sordu ben 15 ay sonra ilk dokunan ben oldu?um geldi akl?ma ondan dedim ve devam?n? getirdim istersen bir daha dokunay?mda kussun bidesi temizlensin dedim oda tamam temizlensin dedi ve pijamas?n?n üstünden bir daha dokunmaya baslad?m bu sefer kendi pijamas?n? ve baks?n? dizine kadar s?vad? oturdu ben iyice oksuyordum ve onu art?k oksamak de?il içimde hissetmek istiyordum karde?imin elini tutarak baca??ma koydum bu hareketten sonra karde?im baca??m? oksamaya baslad? ve yavas yavas yukar? ç?karak kilodumun üstünden kad?nl???ma dokunmaya baslad? bende bacaklar?m? biraz aralad?m daha rahat dokunmas? için karde?im beni ben onu oksuyordum istedi?im oluyordu karde?im kilodumu yana do?ru biraz çekip kad?nl???ma ulast? ve dudaklar? aras?nda parma??n? gezdirmeye baslad? bende sulanm?st?m ve orta parma??n? içme sokar gibi yap?yordu bu beni iyice heyacanland?rd? tam ilersi olacakt? ki k?z?m a?lad? onun yan?na gittim geldi?imde karde?im toplanm?st? ama daha penisi dimdikti bellidi karde?ime goz k?rparak elinden tuttum aya?a kald?rd?m onden giderek karde?imi çektim ve yatak odas?na girince karde?im escort eryaman arkamdan sar?ld? ve penisini kalçama de?irerek memelerimi s?karak ensemi opmeye baslad? ve beni bu sekilde yata?a iktirdi ete?imi kald?rd? ben yatakta yat?k pozisyondad?m kalcalar?m? yalamaya emmeye baslad? kilodumu ç?kard? ve yere diz çokerek her yerimi yalad? kalçalar?m? eli ile ay?rd? kadinli?imi yalad? dilini içime sokuyordu ç?ld?racakt?m bende dondum onu kendime üzerime çektip opü?meye baslad?k opüsürken birbirimizi soyuyorduk ve karde?im bas ucuma gelerek sikini a?z?ma verdi ilk defa yal?yordum e?imin kini bile yalamad?m ama karde?ime hay?r diyemedim acemi gibi yalad???m bellidi karde?im a?z?mda hareket edince bende a?z?ma aç?k tuttum ve karde?im gidip gelmeye baslad? sonra a?z?mdan ç?karak bacak arama geçti ve içime girmeye baslad? ç?ld?r?yordum gidip gelmeye baslay?nce kendimden geçtim -sik ablan? bitane daha h?zl? ooooooo diye cümleler soylemeye baslad?m karde?im daha da h?zland? sonra üzerimden kalkt? ve yat?p beni üstüne çekti ben de karde?imin sikini içime al?r almaz deliler gibi z?plamaya baslad?m karde?im memelerimi s?k?yordu ve fazla geçmeden ben bosald?m ve karde?imin üzerine y???ld?m karde?im alt?mda git gel yap?yordu ve oda içime bosald? ikimizde y???l?p kald?k sonra kalkt?k temizlendik ve odaya geçtik mutfa?a gidip birer sigara içtik ama hiç konusmuyorduk sigaralar bitince ben kul tablas?n? y?kamak için bangoya do?ru yoneldim karde?imde arkamdan geldi ve beni mangoya yaslad? ve sikini gotume surtmeye baslad? abla bu benim en buyuk fantaz?m dedi bende gerçekle?tirelim bitanem de?ince ete?imi s?y?rdi kilodumu indirdi ve beni domaltt? sikini am?ma sokmaya baslad? — ohhhhhh -ohhhh – evetttt evet harikas?n ablac?m ohhhhhhh ben inlemeye baslad?m karde?im iyice h?zlan?yordu saclar?m? oksuyor çekiyor memelerimi s?k?yordu ve bu sekilde uzun sure gidip geldi sonra sandalyeye oturdu ve benide kuca??na ald? ve ben karde?imin sikinin üstünde deli gibi z?pl?yordu oda kalçalar?m? tutup destek veriyordu ilk karde?im bosald? arkas?dan ben bvosald? ve aya?a kalkt?m bacaklar?mdan karde?imin dolleri ak?yordu biraz opustuk ve s?ra ile dus ald?k saat 4 geliyordu ve yataklar?m?za geçip yatt?k o gunden beri karde?imle musait oldu?umuz zamanlar ve e?imin gece vardiyas?nda oldu?u zamanlar karde?im bana kocal?k yap?yor bende ona kar?l?k ?imdi ni?anl? ama devam ediyoruz i?te benim hikayemde bu bu yuzden ço?u hikaye bana gercek geliyor

Özel ders öğrencimle

Üniversite son sınıftayken ek gelir kazanmak için öss hazırlık öğrencilerine özel ders veriyordum. Öğrencilerimin çoğu sınavı ilk girişlerinde kazanamayan başarısız öğrencilerden oluşuyordu. Erkek öğrencilerimin çoğuyla dersleri benim yaşadığım öğrenci evinde yapıyorduk. Bu öğrencilerimden biri Semih’ti. Semih mezun olduğu okulun en popüler çocuklarından biriydi. Onlarca arkadaşı olan bir çok kızla çıkmış grup lideri vasfı taşıyan yakışıklı bir çocuktu. O zamana kadar benim de gaysex benzeri bi tecrübem olmamış, gay pornoları izlemekten öteye gitmemiştim. Öğrencilerimle samimi olmayı seven bir öğretmenim. Özellikle özel ders vereceğim öğrenciler arkadaşlarına da tavsiye edebilecekleri için yakın davranırım ki sevsinler beni. O nedenle Semih’e de öyle davranıyordum. Bu samimiyet ders aralarında seks muhabbeti yapmaya kadar gelmişti. Uzun oylu yeşil gözlü kumral bi çocuktu. Birçok kız arkadaşı olmasına rağmen sekste tecrübesiz olduğu konuşmalarından anlaşılıyordu. Eğlenceli bir çocuktu.

Bazen sohbetlere ev arkadaşımda katılıyordu öyle zamanlarda öğrenci öğretmen olduğumuzu unutup konuşmayı abartabiliyorduk. Bir gün konu ibnelikten açıldı. Semih birşeylerden cesaret almış olacak ki, hiç göt sikip sikmediğimi sordu. Bende evet diye cevap verdim. Lisedeyken bakire olan bir kız arkadaşımla anal seks yapmak zorunda kalmıştım. Peki kız sakarya escort mıydı yoksa travesti falan mı diye sordu. Şaşırarak hayır diye cevap verdim. Böyle bir soru beklemiyordum. Bunun üzerine daha önce bir travesti siktiğinden ama pişman olduğundan bahsetti. Semih’teki cinsel açlık her açıdan belli oluyordu. Bunun farkettiğim için, travesti sikmenin normal birşey olduğunu ve insanın her zevki tatması gerektiğini söyledim.

Sonraki derslerimizde konuyu daha çok seks muhabbetine getirmeye başladı. artık konuşmalarımız hardcore halinde oluyordu ve konuyu hep insanın herşeyi denemesie getiriyrodu. Grup yapar mısın göt yalar mısın gibi değişik farklı şeyler sorarak nabzımı yokluyordu. Bi ara erkek sikip sikmeyeceğimi sordu. Zamanın geldiğinin farkındaydım ama emin olamıyordum. Sonuçta öğrencimdi ve bütün kariyerim başlamadan bitebilirdi. Aslında deneyebilirm diye cevap verdim. Siksen nasıl bir tip sikersin dedi travesti mi yoksa normal bir gay mi?. Kadın gibi erkek yerine erkek gibi erkek sikmek değişik olabilir dedim. Cevaplarımı verirken kafamda onu siktiğimi düşünüyordum.

Ertesi derste konu tekrar açıldı. Bu sefer espriler ben versem siker misin düzeyindeydi. Artık çekinmenin anlamı yoktu. Yine şakayla karışık erkek muhabbeti şeklinde, sen versen feci sikerim gibi cevaplar veriyordum. Bir ara götünde kıl olup olmadığını sakarya escort bayan sordum. Çok az kıl olduğunu kendini çok begendiğini falan söyledi. Onun üzerine benim yarak boyumu sordu. 16 cm olduğunu göt için büyük bile gelebileceğini söyledim. Onunkinin 18 olduğunu söyledi. Yalan söylüyorsun dedim. Amacım gaza getirerek soyunmasını sağlamaktı. İstersen gösteririm ama sende gösterirsen dedi. Anaokulu çocukları gibi birbirimize siklerimizi gösterdik. 18 yoktu ama tahminimden büyüktü. Benimkine dikkatlice baktı. İkimizin de sikleri taş gibiydi. Hazır açmışken şu kılsız götünü de aç da göreyim dedim. Olmaz sikin kalkık çok tehlikeli dedi. Korkma sikmem dedim. Tamam diyerek pantolonunu bir çırpıda çıkardı. Karşımda resmen şov yapıyordu. Elim ister istemez sikime gitti. Zevk suyu bile gelmişti yarrağımdan. İstem dışı sikimi birkaç kez sıvazladım. Şimdi ne olacak dedi Bilmem dedim. Ben hiç yarak yemedim dedi. Her cümlesi beni daha da çok azdırıyordu. İstersen yağlarız diyebildim. Ama o an sikim zevk suyundan vıcık vıcık olduğu için yağa gerek yoktu. Yine de götünü zeytinyağıyla yağladık. Heyecandan ellerim titiriyordu. Öğrencilerimin içinde en yakışıklı olanını yatağımda domaltmış sikmeye çalışıyordum. Sessiz bir şekilde girmemi bekliyordu. Acele etmiyor korkutup kaçırmamaya özen gösteriyordum.

Yağın ve zevk escort sakarya suyumun etkisiyle yavaşça içine girdim. Sesli bir şekilde nefes verdi. Karşıdaki aynadan suratındaki zevk ifadesini görebiliyordum. Yavaş yavaş içinde gelip gidiyordum. Küçük bir kız çocuğu gibi inlemeye başlamıştı. Soktukça hafif hafif nefes veriyor ve inliyordu. Artık hızlanma vakti gelmişti. Hızlanmam içindeki sönmüş volkanı uyandırmıştı sanki. O inleyen küçük kız gitmiş yerine yaşından büyük sert bir erkek gelmişti. Ben siktikçe o daha hızlı diye bağırıyor onu daha sert sikmem için komut veriyordu. Bu komutları verirken bir asker ciddiyetinde ve sertliğinde konuşuyordu. Bu erkeksiliği beni daha da azdırıyor ve daha sert sikmeme neden oluyordu. Bu sertlik çok sürmedi ve çok hızlandığım bir anda içine boşaldım. O henüz tatmin olmamıştı. fakat o kadar uzun sikmiştim ki hayatımda ilk defa bu kadar çok döl boşalıyordum. Onu bir kez daha sikecek takatim kalmamıştı.

Ama birsey yapmam gerekiyordu. Götündeki döllerimi sildikten sonra isterse götünü yalyabileceğimi söyledim. Bir bebek poposu gibi götü vardı. Deliği o kadar dar ve pembeydi ki gören az önce yarak yediğine asla inanmazdı. önümde tekrar domalttım ve yüzümü götüne gömdüm. Bu sefer dilimle sikiyordum Semih’i. Dilimle pembe deliğini dolaşıp darbeler atarken bir taraftan da elimle ona otuzbir çekiyordum. Zaman zaman deliğini emiyor bazen de dişlerimi götünde hissetiriyordum. Boşalması çok kısa sürdü. İkimizin de ilk gay tecrübesiydi fakat son olmayacaktı. O yıl onu sınava kadar siktim. Odtü Eğitim fakültesini kazandı. Bu yıl mezun olup meslektaşım oluyor.

Maziden gelen sürpriz…

Bir kaç hafta önce otobüsle eve dönüyordum. Otobüs kalabalıktı ve ben ayakta, bitkin bir şekilde ineceğim durağın gelmesini bekliyordum. O sırada ilerideki bir koltuk boşaldı ve hemen atılıp oturdum. Karşımda benimle aynı yaşlarda biri oturuyordu. Otururken bir an yüzüne baktım, o da bana baktı. Başımızı çevirdik.

Olur ya, karşındakini tanıdığını zannedersin, emin olamazsın, acaba dersin… O şekilde düşüne düşüne ineceğim durağa kadar kafa patlatan yolculuk sürdü. Bir kaç kere göz göze geldik. Yok, tanıyorum ben bunu ama nereden? Bir türlü çıkartamıyorum.

Son kesiştiğimizde hafifçe gülümsedi, ben tepki veremeden kaldım. Acaba? Niye gülümsüyor bu adam bana? Tanıdık mı? Nerden? Neden hatırlamıyorum? Ya tanıdık değil de bana asılıyorsa… Hay Allah…

Üstüm başım düzgün… Eteğim biraz sıyrılmış, uzun bacaklarım dikkati çekiyor her zamanki gibi ama fazla değil… Askılı bluzum iri memelerimi biraz meydana çıkarıyor, sabah kuaförde saçlarım fönlenmiş… Tamam dikkat çekiyorum ama, böyle ulu orta asılmaz herhalde böyle kibar, beyefendi tavırlı, temiz yüzlü, yakışıklı bir erkek…

Kim olduğunu, tanıyıp tanımadığımı çıkartamadan ineceğim durağa geldim, fırlayıp kalktığımda o da benimle aynı anda kalkmış, kapıya ilerliyordu. Demek aynı durakta iniyorduk. İndik. Bir an durup bana döndü, ben ilerledim. Arkamdan seslendi,

-“Bakar mısınız?”

Dönüp baktım. Gülümseyerek bakıyordu bana… İçim bir hoş oldu. Yakından bakınca gözlerindeki tanıdık çizgiler iyice dikkatimi çekti. Yok, ben bunu tanıyordum bir yerlerden… Yakın dönemde olsa çıkarırdım. Yoksa daha mı eski? Okul dönemi? O anda,

-“Gül?” dedi tereddütle… Ben de aynı şekilde,

-“Efendim?” dedim. “Tanışıyor muyuz?”

-“Sen de beni tanıyamadın di mi? Mert ben… İlkokuldan…”

İnanamıyordum. Gerçekten maviş gözleri değişmemişti ama ilkokul beşinci sınıftan beri görmediğim uzun sıska Mert’in her yeri değişmiş, yakışıklı, zımba gibi bir şey olmuştu. Tanıyamamam o kadar doğaldı ki… Şaşkınlıkla,

-“Mert? Ne kadar değişmişsin? Tanıyamadım inan…” dedim ellerimi uzatırken… İki elimi de alıp avuçlarında sıktı. İlkokul boyunca beraber okumuştuk. Gülerek baktı,

-“Sen de değişmişsin. İnan, okuldaki Gül’e benzemiyorsun şu anda… Hem de hiç…” Güldüm,

-“Dişleri telli, sıska bacaklı Gül’ü bekliyordun herhalde Mert…” diyerek şaka yaptım. O hala hayran hayran bana bakmakla meşguldü. Baştan aşağı süzüyordu beni,

-“Gerçekten… Sen… Sen o Gül değilsin. Başkalaşım geçirmişsin, afet bir kadın olmuşsun” deyince yanaklarım kızardı. “Pardon ama kendimi tutamadım. İçimden geleni söylemek istedim bir an… Vaktin var mı, bir şeyler içelim mi şu kafede?”

Oturduk. Eski günlerden, arkadaşlardan bahsettik. Okul hatıraları, komik olaylar falan bir iki saatimiz sohbetle geçti. Turizm şirketi varmış. Evlenip boşanmış. Parmağımdaki alyansa bakınca ben de ona üniversite biter bitmez evlendiğimi, kocamın pazarlama şirketi olduğunu, sürekli yurtiçinde dolaştığını falan anlattım. Ayrılırken telefonlarımızı alıp verdik. Çok memnun olmuştuk ikimiz de…

Aradan birkaç gün geçti. Mert’in aramasını bekledim, aramadı. Ben de baktım aramıyor, kendim telefon açtım. Aramama sevindi. Yerini ve zamanını belirledik. Buluştuk. Sanki yeni tanışan insanlar gibi heyecanla hazırlanarak gitmiştim buluşmaya… Genç kızlığımdaki flörtlerimden biriyle buluşur gibi heyecanlıydım.

Birkaç kez tekrarlandı buluşmalarımız… Her defasında bir sürü sohbet, muhabbet… Onda da, bende de anlatacak hikaye çoktu. Onu dinliyordum, arada bir katkı yapıyor sonra onun dudaklarına bakıp kendimden geçiyor, dalıp gidiyordum. Ona dokunmak, öpmek, okşamak geliyordu içimden…

O da bana sevecen gözlerle bakıyordu. Öyle iyi bir dinleyiciydi ki sonunda bir baktım, içimdeki sıkıntıları, kocamdan kaynaklanan ve sır gibi içimde sakladığım dertlerimi bile aktarıvermişim. Kocamın bitmek bilmeyen işleri, günler boyu süren seyahatleri, yalnız kalmalarım, her şey…

En son birkaç gün ben aramayınca bu kez Mert aradı beni… Aslında ben de deli gibi aramak, onu görmek, yanında olmak istiyordum ama, bir yandan da kendimden, isteklerimden, olayın sonunun nereye varacağından korkuyor, çekiniyordum.

Evliydim. Bir kocam vardı ama uzaklardaydı hep… Yalnızdım. Günler, geceler boyu yalnızlık, canıma tak diyen tek başımalık, sevgi, şevkat, hatta ne yalan söyleyeyim, sevişmeyi, seksi arayan, özleyen, bunalan bir ev kadınıydım. Ben cinsel bunalımların içinde savrulup dururken Mert bir güneş gibi içimi ısıtmıştı buzdan soğuk tundra iklimimde…

-“Bana gelsene Gül…” dedi telefonda… “Evim şuracıkta… Çıkamıyorum, rahatsızlandım… Gelirsen mutlu olurum”

-“Bilemiyorum, olmaz Mert… Evine gelmem doğru olur mu? Evli bir kadınım ben… Yakışık almaz… Gören olursa… Kocam…”

Oysa ben de özlemiştim onu, hem de köpek gibi… Sohbetini… Sıcak gülüşünü… Gülerken kenarında kaz ayakları oluşan mavi gözlerini… Konuşurken sürekli hareket edip duran, koluma omzuma dokunup duran uzun parmaklı ellerini…

Dakikalarca konuştu benimle, ikna etmeye çalıştı. Benim itirazlarımı çürüttü, sonunda kandırdı. Evinin adresini verdi. Aceleyle, fakat özenerek, uzun uzun hazırlandım. Acele bir duş, makyaj, şık bir etek bluz, siyah dantel çamaşırlar, jartiyer takım, ince çoraplar, yüksek topuklu ayakkabılar… Niyeyse, kendimi ona beğendirmek gibi bir kaygı vardı içimde…

Evden çıktım, kısa bir yürüyüşten sonra evinin bulunduğu sokağı ve apartmanı buldum. Asansörle yukarıya çıkarken aynada kendime baktım. Aynadaki kadını kendim de beğenmiştim. Az sonra kapıyı açtığında Mert’in yüzünde de aynı beğeni ifadesi belirginleşti.

-“Hani rahatsızdın sen Mert bey? Dışarıya çıkamıyordun?Seni yalancı…” dedim görür görmez… Elimi tutup içeriye çekti hafifçe…

-“Evde daha rahat ederiz diye düşündüm Gül… Koskoca kadınsın, ilkokul çocuğu gibi çekinme lütfen, gel…”

Onun meydan okuyan, kışkırtan tavrına karşılık ben de itiraz etmeyi bıraktım artık… İçeriye davet etti. Salonda koltuğa oturdum. Yine o şen şakrak, havadan sudan muhabbetlerimize başladık bir anda…

Ben bir yandan konuşurken bir yandan etrafa, eşyalara göz gezdiriyordum. Hala biraz tutuktum. Yabancı bir erkeğin evindeydim. Arkadaş havalarında olsak da, aramızda inkar edemeyeceğimiz bir elektrik, bir çekim alanı vardı. Kalkıp salonun köşesindeki modern mutfakla geniş salonu ayıran, önünde yüksek tabureler dizili tezgaha yöneldi.

-“Ne içersin Gül? Sana bir şey ikram edeyim” dedi.

-“Bilmem ki, neyin var?”

-“Bira, viski, votka, kahve, çay, ne arzu edersen…”

-“Tipik bekar evi gibi desene…” dedim gülerek… “Ne ararsan var. Evine gelen kadınlara her istediğini verebilirsin. Viski alayım bari…”

Mert de güldü, kadehleri, viskiyi çıkarıp iki kadeh doldurdu, şişeyi de yanına alıp getirdi. Etrafıma bakınıyordum, sanırım yatak odasına açılan bir kapı… Hayli geniş salon… Oturduğumuz yatak büyüklüğündeki geniş koltuk… Köşede Amerikan bar… Sanki ev değil, bir garsoniyer… Gülümsedim, aklımdan geçenleri söyleyiverdim,

-“Darılma ama garsoniyer gibi burası… Çok kadın getiriyor musun bakayım buraya?” dedim…

-“Bilirsin işte… Tipik bekarım ben de… Hayat yalnız yaşanmayacak kadar kısa… Ama lütfen kendini o günlük ilişkilerin kadınlarıyla bir tutma… Maziden gelen bir arkadaşlığımız var, sana saygım sonsuz… Telefonda hatırlattığın gibi, evli bir kadınsın üstelik…”

Yanıma oturup kadehimi uzattı, tokuşturup içmeye, sohbetimize kaldığımız yerden devam etmeye başladık. Sohbetin sıcaklığı mı, yoksa kısa sürede ikincisini doldurduğu kadehimin etkisi mi bilmiyorum, sakarya escort sıcak basmıştı beni iyice…

İçim kaynıyor, neşeyle konuşup duruyordum. Yüzümde güller açıyor, Mert’e sürekli gülümseyerek bakıyordum. Gelmeden önce ikna etmeye çalıştığı Gül’den eser kalmamıştı iki kadeh visk**en sonra… Ne kocam geliyordu aklıma, ne evliliğim… Kendimi kaptırıp koyvermiştim.

Oturduğum yerde sürekli kıpırdanıyor, eteğimin gitgide sıyrılmasına, bacaklarımın açılmasına aldırış etmiyordum. Ben konuşurken sürekli hayran bakışlarının üstümde dolaşması, bacaklarıma okşarcasına bakması hoşuma gidiyordu. Sonunda Mert uzanıp elimdeki boş kadehi aldı, yandaki sehpanın üzerine bıraktı. Yanıma biraz daha yaklaştı,

-“Çok hızlısın Gül… Ben daha birinci kadehi bitirmedim” dedi gülümseyerek…

-“Sohbet güzel olunca, içki nasıl bitiverdi anlayamadım” dedim ben de…

Kadehi tutan elim boş kalınca kucağıma koymuştum. Elini uzatıp elimi tuttu. Diğer kolunu da omzuma dolamış, iyice yaklaşmıştı bana… Nefesinin sıcaklığını duyunca vücut sıcaklığım da iyice arttı. Kaynama noktasına yaklaştım iyice… İkimiz de sustuk. Konuşmuyor, göz göze bakışıyorduk.

-“Mmmm…” dedi sonunda… Kucağımdaki elimi bıraktı, çoraplı bacaklarımda parmak uçlarını gezdirdi. “Jartiyer giymişsin…” dedi boğuk bir sesle… “Her zaman giyiyor musun? Yoksa bana geleceğin için, benim için mi bu?”

-“Yok… Her zaman giymem… İşte…” diye kekeledim. Yanaklarım kızardı. Teşhirciliği öyle abartmışım ki, jartiyerimi bile görmüş adam…

-“Biliyor musun Gül? Beni en çok tahrik eden şey bu… Çoraplar, jartiyerler, danteller… Bir kadına en çok yakışan, kadın yapan şeyler… İzin verir misin? Biraz okşayabilir miyim?”

-“Yoo… Hayır… Yapma Mert… Kocama ihanet etmedim hiç… Yapma… Pişman olmak istemiyorum. Lütfenn…”

Oysa Mert benim cevap vermemi beklemeden okşamaya başlamıştı bile… Dizime koyduğu eli beni erite erite, çorabımın üzerinden okşaya okşaya yukarıya tırmanıyordu. Elimin tersiyle vurup kalkmam, oradan kaçmam gerekirdi değil mi? Namuslu, evli bir kadın bunu yapardı evet… Ama yapamadım. İçimi kavuran, yakan şehvet, seks arzusu bitiriyordu beni… Bir uçtan bir uca savrulup duruyordum.

Beynim, mantığım “çık git buradan, evine git” diyordu. “Azgın fahişenin tekisin. Jartiyerler, hazırlıklar falan… Orospu… Kocana ihanet ediyorsun. Hiçbir şeyden habersiz, senin için çalışan adamı boynuzlamaya ne hakkın var” diyordu.

Oysa içimdeki sekse susamış kadın “bırak kendini” diyordu. “Bırak kollarına… Yakışıklı, dalyan gibi herif… Seviş onunla… Altına yat… Bırak siksin seni doya doya, kanırta kanırta… Kocan erkek olsaydı da, seni yalnız bırakmasaydı bu kadar… Nerden haberi olacak? Bırak vicdan yapmayı… Seviş onunla… Sikiş… Geceler boyu mastürbasyon yapmaktan bıkmadın mı?”

Mert’in eli iyice sıyrılmış kısa eteğimin de altına girmişti bu arada… Jartiyer çorabımın dantellerini okşuyor, dantelin bittiği yerde çıplak bacaklarımda onun ateş gibi parmakları ateşten izler bırakıyordu. Aramızdaki çekim gücü nerdeyse elle tutulur hale gelmişti.

Eğildi, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, geri çekildi. Benden bir tepki bekliyordu. Bense geri dönülmez noktayı aşmıştım artık… İyice gevşemiş, yayılmış, ne yapacağımı bilemez bir haldeydim. Gülümsedim sadece… Onu onaylar, teşvik eder bir tavırla…

Benim tepkisiz kaldığımı, aksine devamını beklediğimi görünce bir anda başımı ellerinin arasına alıp dudaklarıma yapıştı. Eze eze öpmeye başladı. Ben de karşılık verdim ona… Deliler gibi birbirimizin dudaklarını emiyorduk.

Elleri her yerimde dolaşıyordu öperken… Bluzun üzerinden göğüslerimde… Çıplak omuzlarımda… Sırtımda… Ben de aynı şeyleri ona yapıyordum. Gömleğinin kumaşının üzerinden sert kaslarını okşuyordum deli gibi… Gömleğin eteklerini pantolonundan kurtarmış, ellerimi sırtında, çıplak teninde dolaştırıyordum.

Bir an durdu, kendini geriye çekti. Hırsla birbirimizi süzdük. İkimiz de nefes nefeseydik. Göğsüm inip kalkıyordu.

-“Dur… Mert… Başım dönüyor… Yapmayalım bunu… Yanlış bu yaptığımız… Hani… Hani bana saygın sonsuzdu? Evli bir kadınsın diyordun?” diye kekeledim. Son bir çabayla, belki dinler diye…

Oysa ona değildi itirazım, kendimeydi. Kendi arzularıma, içimdeki çağlayan şehvetime, seks isteğime konuşuyor, içimdeki azgın orospuyu zaptetmeye çalışıyordum. Elimi tuttu, önüne götürdü. Pantolonun üzerinden taş gibi olmuş erkekliğini avuçlattırdı bana…

-“Geç kaldın bebeğim… Uçak kalkışa geçti. Offf… Gül… Seni nasıl istediğimi görmüyor musun? Sen de benden farksızsın. Sen de beni istiyorsun. Sen anlatmadın mı kocanın seni ihmal ettiğini? Sevgisiz bıraktığını?

-“Biliyorum, ben anlattım ama…”

-“Hadi bırak itiraz etmeyi… Tadını çıkar bu hayatın, bu yaşadığımız anların… Sevişelim sadece… Salt seks istiyorum senden… Sana gerçek seksin ne olduğunu göstereyim, anlatayım… İstemezsen bir daha buluşmayız, sevişmeyiz…”

Son bent de, son savunmam da yıkıldı o andan sonra… Bluzumun eteğini tutup başımdan yukarıya çıkarıverdi. Siyah transparan kumaştan sütyenimle kalmıştım karşısında… Kavun büyüklüğündeki memelerim sütyeni zorluyor, kahverengi uçları zevkten incecik kumaşı delecek gibi irileşmişlerdi.

Ellerini arkama götürüp kopçalarını açtı, sütyenimi de fırlatıp attı. Kocamın sevişirken yalamaya doyamadığı iri memelerim şimdi yabancı bir erkeğin gözlerine, hayranlık dolu bakışlarına meze oluyordu.

-“Çok güzel…” diyerek bir nefes koyuverdi. “Harika memelerin var Gül…”

-“Ama ben senin memelerini görmedim daha…” dedim utancımı yenmeye çalışarak…

Ellerimi erkeğin gömleğinin düğmelerine götürdüm, titreyen parmaklarımla hepsini çözdüm, gömleğini çıkardım. İkimiz de belden yukarımız çıplak birbirimize bakıyorduk. Eğildi, sırayla meme uçlarımı yalayıp emdi, elleriyle avuçlayıp sıktı, okşadı. Beni zevkten inletip durdu dakikalarca…

Sonra geri çekildi. Bu kez ben onun geniş göğsüne kapandım. Okşamaya başladım. Ellerimle, dudaklarımla… Onun bana yaptığını yaptım, minicik göğüs uçlarını yaladım, emdim. Saçlarımı okşayıp duruyordu inleye inleye…

Aşağıya indim. Kaslı karnını öpe öpe kasıklarına geldim. Pantolonun kemerini açıp aşağıya sıyırdım. Önünde diz çökmüş vaziyetteydim. Kalçasını kaldırıp pantolonunu çıkarmama yardım etti. Baksır küloduyla kalmıştı. Penisi sertleşmiş, külodu zorluyordu içerden…

Eğildim külodun üzerinden dişlerimle ısırır gibi yaparak inlettim erkeği… Okşadım bir süre… Sonra elimi önündeki aralıktan içeriye soktum. Taş gibi olmuş erkekliğini tüm sıcaklığıyla parmaklarımın arasına hapsettim, sıktım.

-“Mmmm… Güzelmiş…” dedim beğeniyle… “Çok iri, çok sert bir şey var galiba burada…”

-“Ohhh… Hadi Gül… Görmek istiyorsan, çıkar onu dışarıya… Rahatlasın biraz… Canım yanıyor külodun içinde…” diyerek inledi.

Çıkardım külodunu da, sıyırıp attığımda bacaklarının arasında tüm heybetiyle dikilen penisine hayranlıkla baktım. Kocamın sikinden büyüktü. İrice, yumruğum büyüklüğündeki başı, kan damarlarının boğum boğum sarmaladığı uzun ve kalın gövdesi, altında topluca duran iri taşaklarıyla güzel bir aletti.

-“Daha bakacak mısın?” diye sabırsızlandı sikin sahibi… Gözleri kocamın fazla elleyip pörsütmediği, dimdik duran göğüslerimde dolaşıyordu bu arada… Parmaklarımın arasında okşadım sikini,

-“Acele etme…” dedim. “Bırak biraz tadını çıkarayım…”

-“Dayanamıyorum artık… Ne yapacaksan yap şuna…”

İştahla inceledikten sonra küçük küçük öpücükler kondurmaya başladım. Az sonra işe dudaklarımın yanı sıra dilimi de katıyordum. Yirmi santimi geçik aletin her sakarya escort bayan yanında, şapkasında, gövdesinde dilimle dolaşıyor, erkeğimi kıvrandırıyordum.

Ağzımı kocaman açıp iri başını dudaklarımın arasından içeriye kaydırdım. Dilimle okşuyor, emiyordum başını… Gözlerimle ona bakıyordum. Tepkilerini, aldığı zevki görmek hoşuma gidiyordu sikini yalayıp emerken…

-“Ohhh… Çok güzel oral seks yapıyorsun Gül… Harikasın…” diye inledi. Biraz nefes alabilmek için boğazıma kadar soktuğum sikini ağzımdan çıkardım. Tükürüklerimle iyice ıslanmış aleti elimle sıvazlamaya devam ederken,

-“Karşında beş yıllık evli bir kadın var Mert…” dedim. “İlkokuldaki şaşkoloz kız yok karşında…” Koltuğa iyice yayılmış, bacaklarını aralamış, gözleri yaptığım işteydi.

-“Evet canım… Görüyorum… Kim öğrettiyse çok iyi öğretmiş…”

-“Kocam öğretti. Yalamayı, emmeyi, sevişmeyi… Artık benim istediğim kadar yapamıyor ama, başlangıçta harikaydı. Usta sikici gibi öğretti bana her şeyi…” Saçlarıma asılıp sikini ağzıma sokarken inledi Mert,

-“Ohhh… Çok güzel öğretmiş canım… Kocana teşekkür borçluyum… Delirtiyorsun beni…”

Emdim, yaladım, boğazıma soktum, çıkarıp yanaklarıma sürdüm, torbalarını okşadım, onları da yaladım, toplarını emdim canını yakmamaya çalışarak… Arada kasılmaya başlayınca bırakıyor, geçince işime devam ediyordum.

Oraldan sıkıldım bir süre sonra… Amım iyice kızışmış, sulandığını hissediyordum. Tanga külodun ağı şişmiş amımın dudakları arasına giriyor, klitorisimi rahatsız ediyor, huylandırıyordu.

Sonunda bırakıp kalktım. Eteğimin kopçasını açıp aşağıya sıyırdım. Altımdaki tek giysi olan tanga külodun yanlarından tutup çekiştirdim. Jartiyerimin kopçalarını, çorabımın dantellerini düzelttim. Etrafımda dönerek bir tur yapıp jartiyerin kopçalarıyla bölünmüş bembeyaz, süt gibi kalçalarımı, külodun ağı arasında kaybolmuş am dudaklarımı seyrettirdim ona…

Hırsla bakıyordu ona sunduğum seksi manzaraya… Dayanamayıp atıldı, kalçalarımdan tutup kendine çekti beni, koltuğun üzerine yatırıverdi boylu boyumca… Üzerime geldi kaslı erkek bedeniyle… Memelerimi emdi, kalçalarımı avuçladı, her yerimi sıka sıka, canımı yaka yaka okşadı.

Külodumu çıkarmakla fazla uğraşmadı, sabırsızca bir hamlede yırtıp attı. Üzerimde sadece çoraplarım, jartiyerim, ayağımdan çıkarmadığım sivri topuklu lame siyah ayakkabılarım kalmıştı. Yeni temizlediğim, tüysüz, zevkten kabarmış dudaklarıyla pembecik parlayan kadınlık organıma baktı bir süre hayran hayran…

Sonra çoraplı ayaklarımı eline aldı, havaya kaldırıp dudaklarına götürdü. Ayak parmaklarımdaki kırmızı ojelerim görünüyordu ince siyah çorabın altından… Tek tek her bir parmağımı öptü. Ayak bileklerimden başlayıp her yanımı, bacaklarımın içini dışını çorabımın üzerinden öpe öpe, okşaya okşaya tırmanmaya başladı.

Islak dudakları her yerimde iz bıraka bıraka jartiyer çorabımın dantellerini, çıplak bacak içlerimi aştı, kasıklarıma geldi. Klitorisim kabarmış, başını dışarıya çıkarmıştı, görebiliyordum. Mert de başını eğdi, dilinin ucunu üçgenimin üst köşesine değdirdi yavaşça… Klitorisimi öptü dudaklarının arasına aldı, yaladı.

-“Ohhh…” diye inledim, şimşek çarpmış gibi sarsıldım.

Parmaklarımı saçlarının arasına geçirip kendime çektiğimde o da vahşice saldırmaya başladı amıma… Dili, dudakları çılgın gibi çalışıyor, amımın yalanmadık, dillenmedik yerini bırakmıyordu. İçimden sular akıyordu, deliriyordum.

Sonra bıraktı yalamayı… Doğrulup oturdu. Ellerini uzattı bana… Hemen anladım ne istediğini… Kucağına oturmamı istiyordu. Uzandığım yerden kalktım. Üzerine çıktım. Dizlerimi iki yanına koyup sikini elimle tuttum, deliğime hizaladım. Usulca alçaldım.

Sikinin başı amımın kapısını zorlamaya başladığında bırakıp boynuna sarıldım erkeğin… Oturmaya başladım. Dudaklarımı ısıra ısıra içime aldım aletini… Zevk suları akan amımı yara yara girdi kalın yarak… Vajinamı boydan boya kat etti, dibime kadar dayandığında kasıklarımız da birleşmişti zaten…

Traşlanmış kasıklarında yeni çıkmaya başlayan sert kılları klitorisime batmaya başladığında derin bir ohhh çekerek kendimi bıraktım. Biraz dinlendikten sonra, memelerimde, sırtımda okşaya okşaya dolaşan parmaklarının da etkisiyle fazla duramadım, oturup kalkmaya başladım. Giderek hızlandım sikinin üzerinde…

Bir süre sonra ikimiz de zevkten delirmiş vaziyetteydik. İnlemelerimiz salonda yankılanıp duruyordu. Kalçalarıma parmaklarını geçirmiş, sıkıp bırakıyor, arada ellerini yukarıya kaldırıp memelerimi okşuyor, uçlarını parmaklarının arasında eziyor, başını uzatıp uçlarını yakalamaya, emmeye çalışıyordu.

Artık dayanamaz hale gelmiştim. Oturup kalktıkça memelerim havalanıp iniyor, kasıklarımız birbirine vuruyor, et ete çarpışıyorduk. Kasılmaya başladım. Titreye titreye boşalıyor, orgazmın kanatlarında zirvelere yükseliyordum.

Kendimi kaybetmiş gibiydim. Ellerim sırtında kasılmış, tırnaklarımla sırtının derisini yüzüyordum. Vajinam sürekli kasılıp gevşiyor, içindeki koca siki emmek, yutmak, eritmek istiyordu adeta… Sonunda fırtına bitti, sakinleştim. Mert boşalmamıştı, içimdeki kazık hala dimdik, cop gibi duruyordu.

Belimden tuttu, oturduğu yerden kalktı beni de kaldırarak… İçimdeki kazık çıkınca bir oh çektim ama fazla sürmedi. Beni koltuğun üzerinde yüzü koyun uzattı, belimden tutup kaldırdı, dizlerimin üzerinde domalmış pozisyona getirdi. Bir hamlede arkamdan amıma daldırdı sopasını…

-“Ahhh… Yavaş…” diye inledim altında…

Oysa öyle hoşuma gidiyordu ki kalın aletin içimi doldurması, kalın kalın vajinamın duvarlarında sürtünmesi… Ben yavaş deyince hareketsiz kalan Mert bir süre bekledi öylece… Bu kez ben duramadım. Kalçalarımı ileri geri hareket ettirdim. Gözlerimi kapatmış, her kalça hareketimde içime sürtünüp duran koca sikin kalınlığına, bana verdiği zevke konsantre olmuştum.

Mert arkamda, fazla hareket etmeden sikini bana emanet etmişti. Ben sürekli gidip geliyordum sikinin ucunda, ateşin üzerinde çevrilen bütün koyun gibi hissediyordum kendimi…

Yanlış da sayılmazdı aslında… Koca yarak içimde gidip geldikçe ateşim artıyor, yanıyordum yine, yeniden… Sanki az önce feryat figan boşalan ben değildim. Yine yükselmeye başlamıştım.

Çoraplı bacaklarımı okşayıp duran, hareketsiz durup işin tadını çıkaran Mert de dayanamadı daha fazla… Jartiyerimi atın yuları gibi kullanarak pençeleriyle tutup kısrağın üzerine binmiş, pompalamaya başladı beni… Deli gibi gidip geliyor, kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikiyor, beni zevkten bağırtıyordu altında…

-“Hadi… Hadi… Boşal artık… Ölmek üzereyim…” diye inledim.

-“Geliyorum Gül… Boşalıyorum… Oohhh…”

-“Boşal canım… İçime boşal… Ahh… Erkeğim benim… Püskür içime…” diye inledim hunharca sikilirken… Kocam sikmediği halde almaya devam ettiğim haplara dua ederek… Son bir kasılmayla içimde iyice büyümüş sikini gömdü amıma, hareketsiz kaldı. Ben de kendimden geçip kasılmaya, çırpınmaya başladım.

Her şey bittiğinde koltukta uzanmış, göğsüne başımı koymuş, yorgun argın kendimize gelmeye çalışıyorduk. Başımı kaldırıp baktım. Jartiyerimin kopçası kopmuş, çorabım kaçmıştı. Dağılmıştım iyice… İçine giren koca sikin etkisiyle dudakları hala açık duran kadınlığımdan Mert’in beyaz dölleri süzülüyordu… Kendimi kirli hissettim. Doğrulup kalktım. Mert’in penisi bacaklarının arasında ölgün yatıyordu. Üstümdeki jartiyeri, kaçık çorapları çıkarırken,

-“Şuna bak… Sanki deminki canavar o değilmiş gibi nasıl da boynunu bükmüş…” dedim.

-“Bir öpücüğüne bakar sevgilim… Canavar hemen uyanır, sen merak escort sakarya etme…” dedi gülerek…

Banyoya gidip duşun altında ılık suyun altına girdim, güzelce temizlendim. Havluyu öylesine vücuduma sarınıp tekrar içeriye, Mert’in yanına gittim. Viski şişesinden birer kadeh daha doldurdum ikimize de, onunkini uzatıp yanına oturdum. Sessizce içkilerimizi yudumladık. Kadehimi yarıladığımda yine o tanıdık ateş bedenimi sarmaya başlamıştı.

Şeytanca bakışlarla Mert’in yüzüne baktım. O da anlamıştı bir şeyler olduğunu… Elimi bacaklarının arasında ölgün yatan sikine attım. Ateş gibi yanan parmaklarımla sikini okşadım. Kısa sürede sertleşti alet… Doğrulup banyo havlusunu üzerimden sıyırdım, kasıklarına eğildim. Diğer elimdeki kadehin dibinde iki parmak kalmış viskinin içine batırdım sikinin başını, sonra çıkarıp süzülen viskiyi dilimle yaladım.

Birkaç kez daha tekrarladım bunu… Viskiyi sikini bandıra bandıra bitirdim. Sonra da kadehi bırakıp sikini ağzıma aldım, ağzımın içinde yalayarak, elimle taşaklarını, gövdesini sıvazlayarak müthiş bir saksoya giriştim. Mert inleyip duruyordu sikine yaptığım muamele karşısında…

-“Ohhh… Yala bebeğim… Yala fahişem… Em… Sikimi em… Deli ediyorsun beni…” diye inlerken başımı iki eliyle tutup bastırmaya, gırtlağıma kadar sokup çıkarmaya başladı.

Adeta ağzımı sikiyordu. Kendinden geçmiş gibiydi, benim ne durumda olduğumu görecek halde değildi. Nefes alamıyordum artık… Kalın yarak boğazıma kadar giriyor, nefessiz kalıyordum. Zorla kendimi kurtardım, Mert’e çıkıştım nefes nefese,

-“Ne yapıyorsun aptal? İstediğin kadar bastır, ağzımdan mideme ulaşmaz sikin…” dedim.

-“Özür dilerim Gül… Öyle zevk veriyorsun ki oral yaparken, dayanamadım, kendimi kaybettim…”

Kızmıştım, kusacak hale getirmişti beni… Ama baktım, ellerini açmış, masum masum bana bakıyordu. Kızgınlığım bir anda geçti. Ben de dayanamadım. Kalkıp doğruldum, ellerinden tutup sikinin üstüne oturdum. Bir hamlede içime aldım sikini… Şehvetten titriyordum. Hızla sikinin üstünde oturup kalkarken boynuna sarılıp mırıldandım,

-“Buradan girersen midem daha yakın… Hadi… Deş beni…” diye mırıldandım kulak memesini ısırırken…

Bunu der demez, kudurmuş gibi kucakladı beni, sikini içimden çıkarmadan yere, uzun tüylü halının üzerine yatırıverdi bir anda… Bacaklarımın arasında makine gibi gidip gelmeye, beni deşmeye başladı sikiyle… Altında zevkten gözlerim kapanmış, kuruyan dudaklarımı yalıyor, başımı sağa sola atıyordum.

Bir bacağımı kaldırdı, omzuna koydu, o şekilde sokup çıkarmaya başladı sikini… Bu kez kalın yarak vajinamın farklı yerlerine temas ediyordu sanki, deliriyordum zevkten… İnlemelerim kısık feryatlara dönüştü. Tekrar orgazm oldum. Mert ise az önce boşaldığından bir türlü gelmek bilmiyordu.

Sikini çıkardı. Belimden tutup çevirdi, halının üzerine domalttı beni… Başımı bastırıp sikini arkamdan amıma geçirdi. Bir süre öyle gidip geldi. Bir ara çıkarıp arka deliğime sürttü sikinin başını… Ben yine heyheylenmeye başlamıştım oysa, onca boşalmaya karşın yine orgazm yolunda ilerliyordum siki içimde gidip geldikçe…

-“Yapma… Hiç ordan yapmadım…” dedim, dinlemedi beni… Zorladı. Ağlamaklı bir sesle “Acıyor aşkım, yapma lütfen…” diye yalvardım.

Zorlamasına rağmen giremeyince anal seksten ümidini kesen Mert, tekrar vajinama döndü, aletini gömdü içime… Kalçalarımı kavrayıp pompalamaya başladı sert hareketlerle… Yorulunca yana yattı, beni üzerine çekti. Hırsla, telaşla sikini içime aldım. Dakikalarca sikinin üstünde zıpladım.

Amımdan akan zevk suları kasıklarına, taşaklarına süzülüyordu. Son kez de göğsüne kapanıp kalçalarım orgazm kasırgasıyla titreyip kasılırken inleye inleye boşaldım. Bitmiştim. Kendimi yana atıp anne karnındaki fetüs gibi iki büklüm oldum halının üzerinde… Hala kasılmalar sürüyordu elektrik şokları halinde, tüm vücudum sarsılıp duruyordu.

Sakinleşip gözlerimi açtığımda Mert koltukta oturup beni izliyor, sikini eliyle sıvazlayıp duruyordu. Gülümsedim. Yorgun argın doğrulup bacaklarının arasına girdim. Beni defalarca boşaltan erkeğime minnet borcum vardı ve ödemeliydim borcumu… Kuruyan ağzımı ve dilimi sehpanın üzerindeki viski kadehinden bir yudum alıp ıslattım. Sonra da Mert’e günün bilmem kaçıncı oralını yapmaya başladım.

Birkaç dakika sonra artık son haddine gelen Mert boşalmaya başladı. Hemen ağzımdan çıkardım kasılıp duran, ucundan spermler fışkıran sikini… İtfaiye hortumu gibi memelerime tuttum, boşalması bitene kadar spermle yıkandım adeta…

Bu arada sikini sıvazlamaya da devam ediyordum. Tamamen boşalıp sertliği sönünceye kadar da bırakmadım. O koltuğa kendini bırakıp beni izlerken, ellerimle iki mememi okşaya okşaya erkeğimin, müthiş sikicimin kaygan spermlerini her tarafıma bulaştırdım ona göstere göstere… Hayran hayran bakıyordu yaptıklarıma…

Biraz dinlenip duş aldık beraber… Birbirimizi temizledik. İç çamaşırlarım, çoraplarım elden gitmişti. Üzerime sadece etek ve bluzumu, ayağıma ayakkabılarımı geçirdim. Makyajımı yaptım üstünkörü…

Daire kapısının önünde son kez öpüşüp vedalaştık. Dudakları dudaklarımı kemirirken sütyensiz bluzumun üzerinden memelerimi, kısa eteğimin altından külotsuz amımı mıncıkladı. Zorla, tüm gücümle iterek kollarından sıyrılabildim.

-“Yeter artık Mert… Azgın köpek gibi saldırıp durma… Ayrılamıyorum yoksa… Yine başa dönmeyelim” dedim şikayet edercesine…

-“Elimde değil Gül… Öyle güzel, öyle seksi kadınsın ki… Doyamıyorum sana…”

-“Getirdiğin her kadını becerdikten sonra böyle mi yapıyorsun? Kapının önünde bir daha baştan mı çıkarıyorsun?” dedim kinayeli kinayeli… Güldü,

-“O da elimde değil Gül’üm… Sikimde… Bu yarağı bir tadan bir daha tatmak istiyor, doyamıyor senin gibi… Hiç boş bırakmıyorlar sağ olsunlar…”

-“Yaa… demek öyle?” dedim kıskançlıkla… Sanki kocamın beni aldattığını öğrenmiş bir kadın gibi… Gülerek çocuk gibi büzdüğüm dudaklarımdan öptü,

-“Üstüne alınma ama… Evli kadınlara, kocasının sikemediği mutsuz ev kadınlarına zaafım var benim… Onları mutlu etmek görev benim için… Kocalarının seks yapmasını bilmeyen, işe yaramaz beceriksizler olduğunu anlamaları hoşuma gidiyor. Yarağımı yerken zevkten delirmeleri, kendilerini kaybetmeleri harika…”

Dayanamadım, kollarımı boynuna götürüp tekrar sımsıkı sarıldım. Dudaklarını kemirirken, bir ara önündeki kabarıklığı avuçladım. Hırsla,

-“Evet aşkım… Erkeğim… Anlatmak istediklerini çok iyi anlattın bugün… Ben de bu koca siki yemeden duramam artık… Bir gün benden bıkmazsın umarım…”

Eve zor gittim. Yürürken dizlerim titriyordu. Kapıyı açıp içeriye girdiğimde kalakaldım.

Kocam… Salonda oturmuş, benim gelmemi bekliyordu. Şaşkınlığımı attım, kollarımı açarak sevinmiş gibi yapıp kocama doğru yürürken bir yandan da aklımdan binbir türlü düşünce geçiyordu.

Altımda külot, içimde sütyen olmadan sokakta ne aradığımı nasıl izah edeceğimi düşünüyordum kocamla sarılıp öpüşürken… On gündür eve yeni gelen kocam beni soyup sikmeden bırakmazdı elbette… Hadi bir şekilde bunu atlatsam… Onu deli gibi özlemiş, azmış ev kadını rolü yaparken az sonra da orgazm taklidi yapacaktım.

Elimi kocamın pantolonun fermuarından içeriye sokup sertleşmeye başlayan sikini avuçladım. Bugün yaşadıklarımdan, yediğim yaraktan sonra, her zamankinden küçük gelmişti elime kocamın vasatın altındaki siki…

Kocam az sonra bu ortalama sikiyle beni sikecekti. Mert’in bilek gibi kalın yarağıyla haşat olmuş amcığıma girerken, benim vahşice sikildiğimi anlayabilir mi acaba diye dehşetli bir merak ve heyecan duygusu, korku vardı içimde…

Off… Kim ne derse desin… Ev kadınlığı çok zor iş… Hele benim gibi, zavallı kocasını elin adamıyla sikişip boynuzlayan azgın orospunun tekiyseniz… Kocanızdan saklayacak, gizleyecek şeyleriniz, günahlarınız, yalanlarınız varsa…