Biseksüel Anılarım 8 – Murat’la Dışarı

Biseksüel Anılarım 8 – Murat’la Dışarı
Arka odaya gittim. Çıkacaksam olabildiğince kadınsı görünmeliydim. Bacak yapım, tenim kadınsıydı. Bundan dolayı onu açığa çıkaracaktım. Beni kimse erkek olarak anlamamalıydı. Boyum çok çok uzun da değildi ama topuklu giymemeliydim bu gece. Fazla uzun belli olabilirdi. Sonuçta dışarıda kaç tane 1.87 1.88 boyunda kadın vardı. Götüm dışarı çıkıktı zaten. Ne giysem belli olacağından mini etek giymeyi düşündüm. Göğüslerim ise pek yoktu. Bunu belli etmemeliydim. Annemin lila bir penyesini giydim. Altıma da daracık tangayı giydim gene. Saçlarımla genellikle yüzümü kapatacaktım. Ne olur ne olmaz. Şanslıyım ki uzun saçlarım vardı. Hele bu gece makyaj ve fönden sonra hiç belli olmazdı yüzüm. Karanlıkta işime yarardı. Saat 9’a geliyordu. Hazırdım.

Odadan çıkınca Murat ıslık çalmaya başladı. Vay vay vay diyordu. O da giyinmişti. Hazır mısın diye sordu bana. Ben de hazırım dedim ve dışarı çıktık. Dışarı çıkarken biraz gergindim. Dışarı da tanınma dışında da karşı kapı deliğinden Selin Abla bakıyorsa beni tanırdı.
Sonuçta beni çırılçıplak görmüştü. Hızlıca asansöre bindim ve aşağı indik.

İstanbul uyumayan şehirdir. Çıktığımızda da gene her yer ana baba günü gibiydi. ilk adımımı attığımda dışarı gözüm korkmuştu ama Murat hemen kolunu göstererek koluna girmemi istedi. Koluna girdik ve yola koyulduk. Yola çıkalı 5 dakika olmamıştı ama hayatımda ilk kez bu kadar farklı hisler içindeydim. Bütün herkes beni kesiyordu. Kadınlar da erkekler de. Erkekler baştan aşağı süzüyordu beni. Hatta bazılarının arkamdan geçerken şu taşa bak dediğini duyuyordum. Kimse anlamamıştı beni. Kadınlar da kıskançlıktan bakıyordu. Sonuçta böyle bir kalçaya sahip değillerdi ve 1.80e yakın boyları yoktu. Tenim de bembeyazdı ve parlıyordu. Yanlarında erkek arkadaşı olanlar düşmanca bakıyorlardı. Erkek arkadaşlarını dürtüyorlardı. Buymuş demek erotik bir kadın olma duygusu. Düşününce çok tahrik ediciydi. Herkesin gözdesi olmuştum. Bir çoğuna ereksiyon vermiştim ve allah bilir kaç tanesi gece beni düşünerek siklerine dokunacaklardı. Ben de ereksiyon olmuştum ama külodumun içine koyuş şeklim ve eteğimin pileli, liseli etek şeklinde olması onu saklıyordu. Götümü sağa sola oynatmam kafaları daha da topluyordu bu arada. Bir gece vakti bu şekilde dışarı çıksam can güvenliğim olmazdı. Komik olan ise bana yapacakları şey büyük ihtimal sikmek olurdu ve ben de bir orospu olduğumdan buna aşırı karşı koymazdım sanırım. Bu azgınlığım başıma her şeyi açabilirdi.

Artık carrefour’a gelmiştik. Aydınlıktı ortalık. Şu an anlaşılma olasılığım vardı ama kimse de bana çok ilginç şekilde bakmıyordu. Öyle baksalar kesinlikle erkek olduğumu anladılar derdim ama bana seksi bir kadın gibi bakıyorlardı. Yüzüme bakan azdı genellikle sütun gibi, süt beyazı bacaklarıma bakıyorlardı. Sikim taş gibi olmuştu artık. Aklımdan o an bu gece çıkmamın son olmayacağı geçti. Bu zevki bırakamazdım. Erkekleri ve kadınları istediğim şekilde manipüle edebilirdim. Biraz bacak göstermem, biraz kalçalarımı belirtmem onları fazlasıyla etkileyebilirdi. Beğendiklerime ise göstermekten fazlasını yapabilirdim. Bu gece tam bir kilit noktası olmuştu bundan sonrası için.

Üst katta yemek katında oturduk. Kalabalıktı. Gelen geçenin gözü üzerimdeydi. Bende onları tahrik etmek için uğraşmaya başlamıştım. Çok zevkliydi. Viagra’nın etkisi ve bu gece yaşadıklarım ben de fazla etki bırakmıştı. Zevkten kuduruyordum artık. Murat’ta beni hareketlerimin farkındaydı. Siki kalkmıştı.

-Kendini fazla kaptırdın sanırım.

-Yok yaa. Biraz erkekleri kandırmak iyi geldi sadece o kadar. Sonuçta ben de bunları yaşıyorum.

-Sana demiştim kimse farketmez diye. Şu an bu erkeklerin hepsi beni deli gibi kıskanıyor senin gibi taşla geziyorum diye.

-Kıskanmaları gerekmiyor mu zaten? Sana yaşattıklarımı kaçı yaşıyor sence normalde?

-Aynen. Normalde içime kapanık bir çocuğum. Kızlarla şansım da pek yaver gitmiyor ama senin çıkman tam bir şans oldu benim için.
Tam bir seks makinasısın.

Bunu söylerken biraz sesli söylemişti. Yan masada oturan erkekler artık tam tav olmuşlardı. Durmaksızın kesiyorlardı. Hem taş gibiydim, hem de seks makinesiydim onların gözünde. Gözlerini ayırmıyorlardı artık. Kadınların neler çektiğini anladım. Benim için hiç ama hiç rahatsız edici değildi ama onlar için olabilirdi. Çünkü kaç tanesi benim hislerime sahipti ki? Murat’ın siki de pantolonunun altında bayağı belli oluyordu.

-Taş gibi olmuş sikin.

-Aynen. İnmiyor artık. Hem sen hem ilaç. Bu gece bu kadar seksten sonra ağırıyor ama hala çok azgınım. Seni evin dışında bir yerde sikmek için ölüyorum. Bir yere geçelim. Yakalanmayacağımızdan emin olacağımız bir yer.

-Tehlikeli olabilir. Yapacaksak rahat olabileceğimiz bir yer olmalı. Ya çok sessiz olacak ya da yaptığımızdan kimsenin haberi olmayacağı kadar sesli.

İstanbul da çalılık yerler bize uzaktı. Hem de kimin orada olacağı belli değildi. Murat’a nerde verebilirdim acaba? Tuvaletleri düşündüm de şuan kadın gibi giyinmiştim. Dershanede ki gibi olmazdı. Erkekler tuvaletine giremezdim. Kızlar tuvaletini görmek için de çok güzel bir şanstı ama zaman yoktu. Murat’ın aklına hemen ileride katımızda bulunan sinema geldi. Bana da mantıklı gelmişti ama kalabalık olma Kızlar tuvaletini görmek için de çok güzel bir şanstı ama zaman yoktu. Murat’ın aklına hemen ileride katımızda bulunan sinema geldi. Bana da mantıklı gelmişti ama kalabalık olmayan bir filme gitmemiz gerekiyordu. 6 tane film gösterimdeydi. Çoğu saçma sapan filmdi. En az kişinin olduğuna gitmemiz gerekiyordu. Gideceksek de en arkada olmamız gerekiyordu. Ve yakınımızda kimsenin olmaması gerekiyordu. Sesi kullanarak kamufle olabilirdik ama görme risklerini alamazdık. Aralarında saçma bir Moğol filmine gittik. Biletlerimizi aldık. Şişe kola aldık. Salona geçtiğimizde ortalarda 2 erkek oturuyordu. Geri kalan 4 5 kişi önlerde oturuyordu. O 2 kişiye karşı dikkatli olursak sıkıntı yoktu. En arkaya doğru ilerledik. Olabildiğince kıvırtarak yürüyordum. Arkamdan Murat geliyordu. Ne azdırmıştım şimdi onu. Benim de içim içimi yiyordu heyecandan. Dışarda 10 metre ilerimizde insanların yanında sikilecektim birazdan. Asla aklıma gelmezdi bu. Asla.

En arkaya oturduğumuzda ikimizde yerimizin iyi olduğunu söyledik. Ama sessiz olmalıydık. Sesi yüksek bir filmdi. Müzikler olarak fazla ses olacaktı. Bundan faydalanacaktık. Işıklar kapandı ve film başladı.
Elim direk olarak pantolonun üstünde sikini okşamaya gitti. O ise izliyordu. Zevkine bakıyordu o an. Onun da sırası gelecekti belli ki. Üstünden okşamaya devam ediyordum. Dudaklarımız yaklaştı ve öpüşmeye başladık. Tam öpüşmeyi de öğrenmiştim. Elleri yüzümü tutuyordu. Benimki de fermuarına gitmişti. Aşağı indirdim fermuarını, düğmesini çıkardım ve pantolonunu dizlerine indirdim. Taş gibi olmuştu. Sinema ekranının ışığı vuruyordu. Elimle sıvazlamaya başladım. O da elini bacaklarıma attı. Kocaman elime tam sığıyordu. Bu çocuk tam bir aygırdı. Kesinlikle istese pornolarda oynardı. İşini de biliyordu. Bacaklarımın arasını elliyordu. İstemsizce inliyordum usulca. Sağ elini de sikinin üstündeki elime attı. İkimiz birden sıvazlıyorduk. Eteğimi sol eliyle yukarı kaldırdı. Tangam ortaya çıktı. Altında da sikim belliydi. Arada bir öpüşüyorduk da. Kulağıma sessizce sikini yalamamı söyledi. Bacaklarının önüne çöktüm. Ön koltukla yer dardı ama yapacak bir şey yoktu. Kocaman bir lokma almış gibi yalamaya başladım. Ohhhh sesi kulağıma gelmişti o yüksek seste. Başımı nazikçe sikime itmeyi de ihmal etmiyordu. Bütün damarlarını, çıkıntılarını ezberlemiştim. Murat’a kimse benim kadar zevk veremezdi. Taşaklarına da indim. Orayı da yalıyordum. Bayağı sürdü bu oralım. 10 dakika felan olmuştu. Bu gece bu kadar seks artık erken boşalma şansını yok etmişti. Şimdi seni sikme zamanı deyince ayağa kalktım.
Beni sikine oturttu. Hepsini direk içime aldım. Eteğim olmasaydı önden inanılmaz bir erotik görüntü olmuştur emindim. Bağırmamak için zor tutuyordum kendimi. Ellerim koltuklarının yanlarını tutuyor, o sikin üzerinde gidip geliyordu. Onun elleri de belimi iki tarafından tutmuştu. Kan gibi olmuştum. Hem yer dardı hem de ortam seksimizden dolayı ısınmıştı. Birkaç dakika sonra durdum ve ters döndüm. Yüzüm ona dönük şekilde üstünde zıplıyordum şu an. Keşke memelerim olsaydı dedim o an. Memelerimi yalayabilirdi bu şekilde. Dudaklarımız tekrar birleşti. Rujum direk yüzünde iz bırakmıştı. Olabildiğince bu seksimizi de sessiz yapmaya çalışıyorduk bu arada. Beni durdurdu ve ön koltuğa eğdi. Domalmıştım. Götümü olabildiğince kaldırmıştım. Tamamen emrine amadeydi. Deliğimi görmek isterdim. Ne kadar genişlemişti acaba. Yalama olmuştu artık. Çok sert vurmuyordu ses çıkmaması için. İnlemelerim böylece kontrol altında tutabiliyordum. 30 35 dakika geçmişti filmin başlamasından beri. Önlere baktığımda ise herkesin bu saçma filmden erken çıktığını gördüm. Bayağı saçma bir şeye benziyordu. sadece o 2 genç kalmıştı ve bir tanesi BANA BAKIYORDU.
Beynimde aşağı kaynar su dökülmüştü. O anın zevkiyle bir şeyde yapamıyordum. Hem ne yapabilirdim ki. İkimizi dövebilirlerdi bir şey desek. Öbürü de izliyordu artık. İlk dışarı seksim de yakalanmıştım. Ben bunları düşünürken Murat sıkıca beni kendine bağladı ve içime gelmeye başladı. Engelleyemediğim bir ohh çıktı ağzımdan. 2 erkeğin önünde inlemiştim. Ve içime boşalınmıştı. Bu yaşadığım en uç olaydı şuana kadar. Bu gece gelirken aklımda bu yoktu. İnanılmaz tahrik olmuştu. Murat arkamdan hala sarılı iken ben de sikime dokunmaya başladım ve boşaldım. Bu sefer baktığımda daha bir şaşkın şekilde izliyorlardı. Beklemiyorlardı ön tarafımda bir sik olduğunu. Murat’a kalkalım dedim ve kalktık. Üst kata oturduk, acıkmıştık. Orada 2 kişinin beni izlediğini söylememiştim ona. Bu beni inanılmaz tahrik etmişti. Sikim olanları düşününce hareketlenmeye başlıyordu gene. Daha yeni boşalmıştım. Ama o 2 erkeğin bu gece kadın giysisi giymiş bir erkeğin sikildiğini izlemeleri ve o kişinin ben olmam basit bir şey değildi. Yorulmuştum bayağı. Bu geceki tempo hayatımda yaşadığım en uzun geceydi. Saatime bakmak için telefonuma uzandım. Annemin çantasını almıştım. Çok zor gelmişti çantayla gezmek ama lazımdı. Telefonu, etekle gezerken felan hep cebime koyamazdım. Elimi uzattığımda ise çantanın içinde telefon yoktu. Şok olmuştum nerde olabilirdi. Sonra aklıma geldi. En son sinema da ışıklar kapatılmadan önce elime almıştım. Demek ki oradaydı. Tekrar geri gidip almam gerekiyordu. Murat’ı yollamayı düşündüm ama tek giderse çocuğa bir şey yaparlar diye korktum. Sonuçta beni çağırmasını isteyebilirlerdi. Kendim de gidebilirdim ama biraz da korkuyordum. Ama itiraf etmem gerekiyor ki biraz da istiyordum. onlarla tekrar karşı karşıya gelmek, kıvırta kıvırta yürümek istiyordum. zaten erkek olduğumu da biliyorlardı. Ne olursa olsun kendim gitmeye karar verdim. Murat’a benim tuvaletim geldi, bir kızlar tuvaletine gidip geliyorum dedim. Güldü ve tamam dedi. Sinema salonuna gittiğimde filmin arası olmuştu. Işıklar açılmıştı. O ikisi hala oturuyorlardı. Beni görünce bir şaşırdılar. Ben yanlarından geçip arkaya gittim. Telefonu arkada aramaya başladım. Yere düşmüştü. Onu yerden aldım. Başımı çevirdiğimde ise o ikisi merdivenlere açılan yerde bekliyorlardı. Belli ki onlar da benim tadıma bakmak istiyorlardı.

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 5

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 5
Uyandığımda saat 19:00 olmuştu. Birkaç saat boyunca uyumuştum. İçerisi zifiri karanlıktı. Işıkları açmak istemedim, zaten evde elektrik olup olmadığını bile bilmiyordum. Cep telefonumun ekran ışığı ile zar zor giyindim. Hanife anahtarı yatağın kenarına bırakmıştı. Dışarı çıkıp kilitledim kapıyı. Sokağa çıktım, akşam çökmüştü ve kimseler yoktu sokakta.

İşyerine gittim. Hanife’nin dükkân kepenkleri çekilmişti. Yapmam gereken birkaç iş vardı, onları yapıp çıktığımda saat 22:00’ye geliyordu. Geç saatte eve gidince karımla aramda bir tartışma koptu. Mümkün olduğunca alttan alıp gönlünü almak istedim. Gece oluncaysa son zamanlarda kendisini boşladığımı söyledi. Karım doğru söylüyordu. Hanife hayatıma girdiğinden beri karımla sadece bir kez sikişmiştim. O gece Hanife’yi hayal ederek karımı iki posta siktim, yarağa doyurdum. Eve geldiğimde benimle kavga eden kadın sikişten sonra bana sarılarak uyudu.

Ertesi gün Cumaydı ve Hanife görünmedi hiç. Birkaç kez aradım ama telefonu kapalıydı. Ancak akşamüzeri kapım açıldı, kızı Ayşe karşımdaydı. “Koray abi merhaba, kolay gelsin!” diyerek içeri girdi. “Ooo, Ayşe Hanım, yoktunuz kaç zamandır?” dedim gülerek. Karşıma geçip oturdu, havadan sudan konuştuk bir süre. Çay ikram ettim.

Ayak bileklerine gelen siyah bir kumaş pantolonla, beyaz gömlek ve buz mavisi uzun yelek giymişti. Başını ise parlak mavi bir türbanla bağlamıştı. Ayağında ise krem renkli topuklu ayakkabılar vardı. Çok zarif ve olgun bir görünüşü vardı bu kıyafetiyle.

Yeni bir cep telefonu almak istediğini ve benim fikrimi öğrenmek için geldiğini söyledi. “Senin fikirlerin benim için önemli, teknoloji konusunda sen çok iyisin!” dedi gülümseyerek. Ona ne kadarlık bir telefon almak istediğini sordum. “1000-1500 lira arası bir şey…” dedi. O fiyat aralığında iyi olan birkaç telefon söyledim. “Eğer istersen ara sıra elime temiz ikinci eller düşüyor, sıfırı 2-3 bin liralık telefonlar…” dedim. Sonra da daha yeni elime geçen bir telefonu çıkarıp gösterdim. Kullanıcısı arkadaşımdı ve telefonu çok düzgün, güzel kullanmıştı, daha üst modeli çıkınca onu almış bunu da bana satmıştı. Ayşe’nin sıfır almak istediği telefonlardan daha kaliteliydi.

Fiyatını sordu. “Başkası olsa 1800 lira ama sana 1500’e bırakırım…” dedim. Ayşe telefonu çok beğendi ama bir mesele olduğunu söyledi. “Nedir?” dedim. “Şey, bende şu an bu kadar para yok, hem annemle babamdan gizli alacağım zaten telefonu…” deyince, “Canın sağ olsun, ne zaman paran olursa getirirsin!” dedim. Sözlerime inanamadı, ciddi olup olmadığımı sordu. “Şaka yapmıyorum, al kullan!” dedim.

Çok sevindi. Mutluluktan gözleri parlıyordu. “Borcumu en kısa zamanda ödeyeceğim, söz veriyorum!” dedi. Sonra da, “Koray abi, bu aramızda kalacak, annemle babam sakın duymasın!” diye küçük bir uyarıda bulundu. “Tamam, bu bizim sırrımız olacak!” dedim gülümseyerek.

Çıkarken ona, “Şey, annen bugün gelmedi, hayırdır rahatsız falan mı?” diye sordum. “Ha, yok, bugün Cuma ya, onun için. Bizim komşularda mukabele vardı, oraya gitti!” dedi. Hanife’nin gelmemesinin sebebi belli olmuştu böylece. Akşam eve gidince karımın güler yüzü ve güzel yemekleri karşıladı beni.

Televizyon izlerken Whatsapp’tan bir mesaj geldi. Ayşe göndermişti. Daha önceden almıştı numaramı. Telefonu çok beğendiğini ve yeniden teşekkür etmek istediğini yazmıştı. Sonra da telefonla ilgili bazı anlayamadığı şeyler olduğunu, bunları sormasında sakınca olup olmadığını söyledi. “Ne demek, ne istersen sor!” dedim. Karım tepkiyle, “Kim o bu saatte?” deyince, “Bir müşteri, telefon aldı bugün, onunla ilgili soru soruyor!” dedim. Sonra da rahat mesajlaşabilmek için yatak odasına geçtim.

Ayşe telefonla ilgili anlayamadığı, çözemediği şeyleri sordu, daha doğrusu yazdı, ben de elimden geldiğince yanıtladım. Yazılarının sonuna gülücükler, utanma şekilleri vs. koyuyordu. Telefonun kamerasının nasıl ayarlandığını, nasıl daha kaliteli resim çekebileceğini sordu, ben de anlattım. Sonra da, “Birkaç resim çekip gönder bakalım!” dedim.

Biraz sonra çektiği resimleri gönderdi. Masasının üzerini, yatağını çektiği birkaç resimden sonraysa kendisinin başı açık halde bir resmini gönderdi. Sağ eliyle telefonu tutup resim çekerken sol elini saçlarına atmıştı. Üzerinde siyah bir atlet vardı ve memeleri altında tüm haşmetiyle belliydi. Bembeyaz koynu ve kolları üzerindeki siyah atletiyle tezat oluşturuyordu. Atletin askılarının kenarından sutyeninin şeffaf askıları da görünüyordu.

“Ay pardon, yanlış oldu!” diye yazdı sonuna bir sürü utanma şekilleri ekleyerek. “Önemli değil, sen de benim bir kardeşimsin!” diye yazdım. Ama aslında yanlışlıkla değil de bilerek gönderdiğine emindim. 10 dakikanın sonunda mesajlaşmamız kişisel bir hal almaya başlamıştı. Ayşe’nin bana yazıldığını anlamayacak kadar tecrübesiz değildim. O akşamki yazışmamız annesinin odaya girmesiyle kesildi. “Annem geldi, sonra görüşürüz!” diye yazdıktan sonra çıktı.

O gece bir taraftan Hanife’yi bir taraftansa Ayşe’yi düşünüp durdum, doğru düzgün uyuyamadım. O yüzden sabah biraz geç gittim işe. Hanife benden önce gelmiş, dükkânı açmıştı. Ben içeri girdikten birkaç dakika sonra geldi. Üzerinde çarşaf yoktu bugün. Onun yerine yine siyah renkli, yere kadar inen bol bir pardesü vardı. Başını ise omuzlarını kapatacak şekilde siyah, büyük bir türbanla bağlamıştı.

Bir torbanın içinde birkaç poğaça ile börek dilimi vardı. “Dün yapmıştım, fazlasını da sana getirdim!” dedi torbayı masamın üzerine bırakırken. Börek filan umurumda değildi o anda, aklım ondaydı. “Bugün buluşuyor muyuz?” diye sordum. “Ben haber veririm!” diyerek çıktı. Getirdiklerini afiyetle yedim. Bir ara çalışırken Ayşe yine Whatsapp’tan telefonla ilgili bir şeyler sordu, ben de yanıtladım. Gene sorularının, yazdıklarının sonuna çeşitli şekiller ekliyordu. Bir tarafta Hanife, diğer tarafta kızı Ayşe… Annesini sikerken bir de kızı oyuna girmeye çalışıyordu…

Konuşmamız yine kişiselleşmeye başlarken, “Dün geceki resmin çok güzeldi!” diye yazdım. Bir sürü gülücük ve utanma şekliyle yanıt verdi. “Kime gönderecektin o resmi, erkek arkadaşına mı?” diye yazınca, “Benim erkek arkadaşım yok!” diyerek yanıtladı. Daha sonraysa, “Şey, yani ayrıldık!” diye bir ek yaptı. “Neden?” diye sorduğumda yanıt vermek istemedi, ama sonra erkek arkadaşının onu aldattığını, onu başka bir kızla konuşurken gördüğünü söyledi. O da bunun üzerine çocuğu terk etmişti.

Ayşe bana yazılırken ben de ona yazılmaya başladım. Tecrübesiz, henüz gözü açılmamış bir kızdı. Birkaç hoşuna gidecek sözün sonunda bana yeni bir resmini gönderdi. Dün akşamkine benzeyen bir resimdi bu da. Gene aynı siyah atleti vardı üzerinde. Telefonu iki eliyle tutarken gülümseyerek poz veriyordu. Ama ikinci gönderdiği resim müthişti. Telefonu biraz yukardan tutarak çekmişti ve yaşından daha olgun ve şişkin memelerinin çatalı tam karşımdaydı. Sutyen takmamıştı. “Süpersin!” diye yazdım. Bir sürü utanma şekli gönderdi ve çıktı, konuşmamız sona erdi.

Sikim kalkmıştı. Ayşe’nin taze, koklanmamış bedenini düşünüyordum. Çalışacak halim kalmamıştı. Bir sigara içtikten sonra yan tarafa geçtim. Hanife dikiş makinesinin başına oturmuş dikiş dikiyordu.

“Ne zaman buluşacağız, eve ne zaman gidiyoruz?” diye sordum. Olumlu bir söz beklerken, “Bugün Cumartesi, sokak kalabalık olur, gören olabilir!” dedi. “Nasıl olacak peki?” diye sordum bu sefer. “Ben ne bileyim, sen düşün!” dedi yeniden dikiş dikmeye başlarken.

Yatakta sikişmenin tadını almışken yeniden dükkânda ayaküstü yapmak istemiyordum. Bacanağımın Gazlıgöl taraflarında termal villası vardı. Kendisi İstanbul’da oturduğundan ancak yazın gelip kalıyordu. Anahtarın bir eşini bana vermiş, ne zaman istersek kalabileceğimizi söylemişti. Biz de yazın, bazen de hafta sonları ailecek gidip kalıyorduk. Aklıma hemen orası geldi. Bunu söyleyince, Hanife, “Delirdin mi, orası çok uzak!” diyerek tepki gösterdi. “Ne uzağı, yarım saat bile sürmez!” dedim.

Saat 11:00 olmuştu. “Ben arabayı alayım, sen 10 dakika sonra arka taraftaki marketin oraya gel!” dedim ve çıktım. Dükkânı kapattım. Arabayı anca hafta sonları kullanıyordum, o nedenle işyerinin yakınında bir otoparka koyuyordum. Arabayı alıp sözünü ettiğim marketin oraya gittim. 2-3 dakika sonra Hanife göründü, işaret edince bindi arabaya. “Benim başımı derde sokacaksın, birisi görecek diye ödüm kopuyor!” dedi telaşla. “Korkma, kimse tanımaz seni!” dedim ve yola koyuldum.

25-30 dakika sonra bacanağın villasına gelmiştik. Yakınlarda onunki gibi birkaç villa daha vardı ama kimsenin kimseyi göreceği yoktu. Garaj kapısını açıp park ettim. Garajdan evin içine kapı açılıyordu, oradan içeri geçtik.

Ev bir aydır boştu, en son bir haftasonu gelip kalmıştık. Bütün perdeler çekiliydi, eşyalar bıraktığımız gibi duruyordu. Hanife, evden ve içindeki eşyalardan etkilenmişe benziyordu. Sikişmek için gelmiştik ama o sağa sola bakıyordu durmadan. “Ne o, buraya etrafa bakmaya mı geldin?” diye sordum. “Senin bacanağının ensesi kalın herhalde?” dedi yanıt olarak. “Bırak şimdi bacanağı, hadi gel, yatak odası yukarda!” dedim ve üst kata çıkan ahşap merdivenleri gösterdim.

Hanife pardesünün eteklerinden tutarak merdivenleri çıktı, ben de peşinden. “Sağdaki kapı!” deyince kapıyı açıp odaya girdi. Yatağa, dolaplara ve ebeveyn banyosuna bakarken ben de açık duran perdeyi çektim sıkıca.

Soyunmaya başlarken, Hanife, “Çok zamanımız yok, hemen gitmemiz lazım!” deyince, “Sen buraya ateş almaya mı geldin?” dedim tepkiyle. Bir şey diyecek gibi oldu ama sonra çantasından telefonunu çıkardı. Birini arayınca, “Kimi arıyorsun?” dedim, bana sessiz olmamı işaret etti. Ayşe’yi aradı, “Kızım ben Halime ablalara geldim, beni merak etmeyin, sen kardeşlerinin yemeğini verirsin…” dedi. Bir süre daha konuştuktan sonra kapattı telefonu. “Yaman kadınsın!” dedim kahkahayla.

Hanife üzerindekileri çıkarttı tek tek. En son kenarları dantelli açık sarı bir külot ve beyaz sutyeni ile kalınca, “Bugün tanga yok mu?” dedim gülerek. Ben de sikimi sıvazlıyordum karşısında. “Senin karın tanga giymiyor mu?” dedi sutyenin kopçasını açarken. “Arada bazen giyiyor, ama senin kadar yakışmıyor ona!” dedim. “Bu külotu nerden aldın?” diye sordum külotunu indirirken. “Pazardan!” dedi yanıma uzanırken.

Sikim şaha kalkmıştı artık, Hanife sol elini sikime attı, gülümseyerek “Özledin mi beni?” diye sordu. “Hem de çok, dün yoktun, fena azdım!” dedim ve elimi memelerine attım. “Mübarek Cuma günü yapacak halimiz yok ya!” dedi sikimi sıvazlarken. “Bırak şimdi yorum yapmayı, 69 biliyor musun?” diye sordum. Gözlerime bakıp, “Ben 20 yıllık evliyim aslanım, sen elin sikinde 31 çekerken ben o işleri yapıyordum!” dedi ciddi bir sesle. “Helal olsun sana!” dedim kahkahayla.

Ablasının evindeki kirli yatak yerine şimdi tertemiz ve büyük bir yatağın üzerindeydik. Tatile geldiğimiz zamanlarda karımla sikiştiğimiz yataktı bu, yani bir yerde karımın yatağında sikecektim Hanife’yi. En son kaldığımız zaman da güzel bir sikişe imza atmıştık karımla.

Hanife üzerime ters şekilde çıktı ve hemen sonra deneyimini konuşturarak bir çırpıda sikimi ağzına alacak konuma geldi. Tabii kaymak gibi amcığı da tam yüzümün ve ağzımın ucundaydı. Hanife iştahlı saksosuna başlarken ellerimle göt yanaklarını ayırıp amını çıkardım ortaya ve dilimi uzattım, amını dondurma gibi yalamaya başladım. Hanife sikimi emmeyi bıraktı ve “Ihhh…” diye derin bir inilti çıkardı. Dolgun göt yanakları taş gibi sertleşti birden. Amının üzerinde, kasıklarında gezinen dilim onu adeta delirtiyordu.

Bir amına bir göt deliğine dil darbeleri atarken o da yeniden sikimi ağzına aldı. Amı ve göt deliği tertemizdi, rahatsız edici bir koku yoktu. Göt deliğinin ağzındaki kısa siyah kılları dilime batıyor ama umursamıyordum. Kasıklarında tek bir kıl tanesi bile yoktu, yeni tıraş ettiği belliydi.

Sikimi boğazına kadar alıyor, iştahla somuruyordu. Bense dilimi sıcak ve pembe amının içine olabildiğince sokuyordum. Amı kısa sürede ıslanıp kayganlaşırken sol işaret parmağımı soktum göt deliğine. Parmağımı içine sokup çıkartıyordum sürekli. Patlayacak hale geldim kısa sürede. Aynı şekilde Hanife de daha fazla devam etmek istemedi, sikimi emmeyi bırakıp, “Hadi, sik artık, çok fena azdım!” dedi yüksek perdeden.

Parmağımı çıkardım göt deliğinden. Hanife doğruldu ve bu sefer yüzü bana gelecek şekilde döndü. İşer vaziyette eğildi, sikimi tutup amına hizaladı ve benim bir şey yapmama gerek kalmadan oturdu. Sikim amına girmişti. Ellerini arkadan kalçalarıma attı ve o halde yaylanmaya, ileri geri sallanmaya başladı. Bense sallanan memelerini avuçladım. Hanife benden daha azgın ve istekliydi. Derin iniltiler çıkartıyor, gözlerini kapatıp dudaklarını emiyordu.

Ellerini göğsüme dayadı bu kez. Kıvrak bel hareketleriyle bir yılan gibi oynuyordu. Sikimi amında hapsetmişti Hanife. Ellerim memelerinde, belinde ve kalçalarında geziniyordu. Kadife gibi yumuşaktı teni. Öne doğru biraz daha eğildiğinde alttan pompalamaya başladım. Dudaklarımız kenetlendi bu arada. Ateşli bir halde öpüşüyorduk. Ara ara dudaklarımı emerken ısırıyordu da. Hanife’nin azgınlığı doruk noktasına çıkmıştı.

Onu kendime çektim ve var gücümle pompalamaya başladım. Sikim yağlanmış gibi kaygan amında gidip gelirken çıkan şiddetli ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri yatak odasını çınlatıyordu. Hanife’nin sallanan memelerini emiyor, uçlarını dişliyordum bir taraftan da. O ara telefonum çalmaya başladı, ama o haldeyken telefona bakacak halde değildim elbette. Hanife’nin çıkardığı seslere, iniltilere karışıyordu telefonun sesi. Telefonun sesi kesilirken, “Kim bu?” diye sordu Hanife. Sikişin ortasında çalan telefon ikimizin de dikkatini dağıtmıştı. “Kimse kim, siktir et!” dedim, ama Hanife, “Baksana, kim bu?” dedi telaşla.

Durdum, odanın serinliğine karşın terlemiştim. Hanife üzerimden kalkarken montun cebindeki telefona baktım. Ayşe’ydi arayan, tam annesini sikerken aramıştı. “Müsait değilim, sonra ararım!” diyerek mesaj yazıp gönderirken, Hanife, “Kim o, karın mı?” diye sordu. “Hı hı, o!” dedim telefonu sessize alıp yeniden montun cebine koyarken. Ucuz atlatmıştım. Kazara telefonu Hanife alıp da ekranda kızının aradığını görse kim bilir neler olurdu?

Hanife, “Gidelim Allah aşkına, korkuyorum!” deyince, “Ne korkuyorsun, korkacak ne var?” dedim. Yatağın önünde ayakta duruyordu. Sikim kazık gibi önümde sallanmaya devam ederken, “Daha yeni başladık güzelim, nereye hemen?” dedim ve sikimi tutup, “Gel hadi, al şunu ağzına da devam edelim!” dedim gülümseyerek. Hanife yeniden itiraz edecek gibi olunca, “Bana bak sikerim belanı senin, al şunu ağzına, hadi!” dedim sesimi yükselterek.

Hanife bu kez itiraz etmedi, sessizce yatağa oturdu, önüne geçtim hemen. Sikimi tuttu dibinden ve ağzına aldı. Biraz önce amına giren sikimi önce yavaş yavaş sonra da iştahla emmeye, somurmaya başladı. Telefonun verdiği korkuyu hemen atlatmıştı Hanife. Sikimi boğazına kadar sokup çıkarıyor, kafasını dilliyor, dondurma gibi emiyordu. Saçlarını okşuyor, çekiyordum aldığım zevkle. Yeniden amına girmek için sabırsızlanıyordum. Hanife de benim gibi sabredecek durumda değildi, sikimi çıkardı ağzından, “Hadi, akşama kadar böyle mi yapacağız?” dedi tepkiyle. Hemen ardından da yatağa sırtüstü uzandı.

Bacaklarını dizlerinden bükerek iki yana açarken yatağın üzerine çıktım, ayrık duran bacaklarının arasında yerimi aldım. Sikimi tutup amının üzerine sürttüm biraz. “Hadi, sok artık şunu!” dedi Hanife sert bir tonda. “Tamam, sakin ol biraz!” dedim gülerek ve yavaşça amına soktum sikimi. Sikim dibine kadar amına girerken Hanife’den derin bir inilti çıktı. Dudaklarını emerken gözlerini kapadı.

Ağır bir tempoyla sikmeye başladım. Bir taraftan da memelerini avuçlayıp sıkıyor, emiyordum. Hanife’nin elleri sırtımda ve belimde geziniyordu bu sırada. Gittikçe hızlanmaya başlarken altımızdaki yataktan da sesler gelmeye başladı. Terli kasıklarımızın çarpışmasından çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri gene odayı çınlatıyordu.

Kendimi biraz geri çektim, ellerimi dizlerinin arkasına attım ve kaldırdım bacaklarını. Bu halde daha hızlı ve güçlü şekilde pompalamaya başladım. Hanife bu şekilde sikilmekten büyük keyif almaya başlamış ve hırıltılı sesler çıkarır olmuştu. “Ihhh, sikkk, ohhh, sikkk, ımmm, sikkk…” deyip duruyordu. İki elini arkaya atıp, yatağın başlığını tutmuştu bu sırada.

Bir süre sonra ellerimi çektim, bacaklarını omuzlarıma attım. Bu halde sikmeye başladım. Daha büyük bir güçle pompalıyordum. Hanife’nin iniltileri en üst seviyeye çıkmıştı artık. Dolgun, iri memeleri yarak darbelerimle birlikte sallanıp duruyordu. Karnının, kalçalarının etleri löpürdüyordu. Omzumdaki bacakları da yarak darbelerimle birlikte göğsüme, omzuma çarpıp duruyordu. Bunun üzerine ayak bileklerinden kavradım. Son sürat boşalmaya doğru yaklaşıyordum artık. Yatağın gıcırtıları da sikişin şiddetiyle çoğalmıştı. Birden elektrik akımına tutulmuş gibi titremeye, sarsılmaya başladım. Döllerim sikimden amına akarken her bir kasım yay gibi gergindi. Son döl damlası akana kadar kaldım, amında gidip gelmeye devam ettim.

Sonunda çıktım amından. Hanife havada duran bacaklarını ağır ağır indirdi. Sikimin kafasında kalan dölleri amının dudaklarına sürttüm. Biraz doğruldu, sırtını yatağın başlığına yasladı. Bakışları üzerimde geziniyordu. “Hayırdır, niye öyle bakıyorsun?” diye sordum yanına uzanıp başımı memelerine yaslarken.

Saçlarımı okşadı bir süre. Sonra da, “Faruk Pazartesi geliyor!” dedi. Başımı kaldırıp, “Pazartesi mi, hani bir hafta kalacaktı?” diye sordum. Bunu duymak hiç hoşuma gitmedi. “Öyle dedi geçen gün, ama dün akşam arayıp Pazartesi geleceğini söyledi. Yarın cenaze evinde yemek verecekler, gece de binecek otobüse. Yani anlayacağın bu son sikişmemizdi!” dedi.

Az önce yaşadığım keyif ve zevk yerini derin bir hüzne bıraktı. “Ben seni bırakmam, kocan gelmiş gelmemiş umurumda değil. Bırakmam ben seni bu saatten sonra!” dedim ve büyük bir istekle dudaklarına yumuldum. İnce, pembe dudaklarını emerken Hanife omzumdan tutup geriye itti beni.

“Koray, konuşmuştuk bunu seninle. Ne yapmaya çalışıyorsun sen Allah aşkına? Kocam gelecek diyorum sana. O geldikten sonra bu şekilde devam edemeyiz, unutacaksın beni, anladın mı, unutacaksın!” dedi. Oysa onu unutmam mümkün değildi bu saatten sonra. Kollarından tuttum sıkıca, “Bu saatten sonra bizi ancak ölüm ayırır!” dedim. Hanife sözlerim karşısında sinirlendi, beni var gücüyle itti ve bir hışımla kalktı yataktan.

“Manyak, ne dediğinin farkında mısın sen? Sana güvenmekle hata yaptım, adam sanmıştım seni!” dedi söylenerek ve yerde duran külotunu aldı. Giyinirken, “Neden anlamıyorsun, seviyorum seni, bırakmak istemiyorum, niye anlamıyorsun?” dedim adeta yalvarırcasına.

Öfkeyle, “Asıl sen anlamıyorsun, benim başımı belaya sokacaksın. Zaten biri öğrenecek diye ölüp ölüp diriliyorum, nedir senin derdin. Eğer beni gerçekten seviyorsan beni bırakırsın, zarar görmemi istemezsin. Tamam, ben de seni istedim, ben de hoşlandım senden ama hepsinin bir sınırı var!” dedi sutyenini bağlamaya çalışırken.

Karşımda öylece giyinip gitmesine seyirci kalamazdım. Fırladım yataktan, kolunu tutup, “Hanife, lütfen, konuşalım, böyle bırakıp gitme beni, bu şekilde kesip atma!” dedim, ancak Hanife hiç oralı olmadı.

Üzerini giyinmeye devam ederken, ona, “Eğer beni böyle bırakıp gidersen o görüntüleri internete koyarım!” dedim. Beyaz yüzü birden kıpkırmızı oldu, “Sen onları silmedin mi?” dedi dişlerini sıkarak. “Tabii ki silmedim!” dedim. “Bana sildim demiştin!” deyince, “Ben sana hiçbir zaman sildim demedim, silerim dedim ama silmedim!” dedim yanıt olarak.

Az önce öfkeyle konuşuyorken şimdi yalvarmaya başladı. “Koray, ne olur, kulun kölen olayım, böyle şeyler yapma, beni seviyorsan yapma bunu, ne olur kurban olayım yapma!” dedi gözlerinden yaşlar süzülürken.

Hanife’yi üzmek yapacağım en son şeydi, ama beni birdenbire böyle bırakmasını da kabullenemiyordum. Kocası gelince onu bırakabileceğimi sanmıştım, ama iş gerçeğe binince yapamayacağım ortaya çıkmıştı.

Hanife gözyaşları içinde hem konuşuyor hem de giyinmesine devam ediyordu. Kendisini bırakmam için yalvarıyordu. Bense öylece çırılçıplak duruyordum. Sonunda tamamen giyindi, elleriyle gözyaşlarını sildi.

“Eğer öyle bir şey yaparsan seni de kendimi de öldürürüm!” dedi sert bir sesle. Kolundan tuttum yine, ama alttan alarak, “Bu lafları bırak, böyle hemen kesme, yok etme bu ilişkiyi. Beni yüzüstü bırakıp gitme, senden sadece bir şans istiyorum, sen de hoşlandın benden, kendin söyledin. Arada fırsat buldukça beraber olalım, başka bir şey istemiyorum!” dedim. Ancak Hanife cevap yerine aynı sözleri tekrarlamakla yetindi.

Sonra da, “Hadi giyin artık, beni evin yakınlarında bir yerde indirirsin!” diyerek yerde duran kıyafetlerimi gösterdi. “Madem bu kadar kararlısın, bari bugünü bu kadar kısa kesmeyelim!” dediğimde yüzüme baktı anlamamış gibi ama anladığı belliydi. “Koray, bak uzatma artık, gidelim hadi, zaten buraya gelmemiz bile hataydı!” deyince dayanamayıp kolundan tuttum sıkıca ve “Nedir ulan senin derdin, adam gibi konuşmaktan anlamıyor musun?” dedim.

“Kolumu bırak, kendine gel!” deyince, kolunu daha da sıkıp, “Öyle hemen çekip gidemezsin, ne zaman gelip ne zaman gideceğine ben karar veririm, anladın mı!” dedim biraz da bağırarak. Elimden kurtulmaya çalışırken, “Orospu çocuğu bırak kolumu!” dedi öfkeyle. Küfretmesine aldırmadım ama kolunu da bırakmadım.

“Geç şöyle, domal, götten sikecem seni, geçen günkünden bir bok anlamadım!” dedim onu yatağa doğru iterek. Yeniden itiraz edecek olduğundaysa suratına sağlam bir tokat attım. Tokadın çıkardığı ses yatak odasını çınlatırken yatağa yüz üstü düştü. Az sonra doğrulurken bir eliyle yanağını tutuyordu. Burnunun ucundansa hafif bir kan geliyordu.

Hanife bir şey diyecek gibi oldu ama söyleyecek gücü bulamadı kendinde. Bir travma yaşıyordu. Ona görüntülerden bahsedip benimle olmasını söylediğim zamanki gibi bir şoktu bu. Sadece tokadı yiyen sol yanağı değil tüm yüzü kızarmıştı.

“Kalk hadi ayağa, ben ne dersem onu yapacaksın!” dediğimde önce sessiz kaldı ama sonra kalktı ayağa. Kızaran gözlerinde nefret vardı ama karşı koyacak halde değildi. Kendini kapana kısılmış gibi hissettiğinden emindim.

Yeniden soyunmaya başlarken sikişimizin ikinci perdesi de açılıyordu…

karımın yeğenii

karımın yeğenii
Karimin yigenile
Merhaba Arkadaslar. Benim Adim Gökhan. Karimin yigenile basimdan gecenleri size yazacagim.
Yigeni o zamanlari 18 yasindaydi.
Yigeni sik sik bize gelir yatmak icin. Geldigi zaman o halasiyla bizim yatakda yatiyor, bende oturma odasinda koltukda.

Bir gün isden eve geldim, ve Yigeni bizdeydi, ben acayip azgindim, fakat o bizde oldugu icin biliyordumki o gün sikisemiyecegimi. Onlar yatikdan sonra bende koltuga uzandim ve televisyonu acdim. Aklimdan birden videocudan porno almak geldi. Gittim aldim, ve eve geldigimde bir baktim Yigeni kalkmis televisyon bakiyor. Tabi ben bir sey demedim filimi tv üstüne koydum. tam mutfaga gidip icecek alacakdim. Bana birden seslendi ve sordu eniste ne filimi aldin diye. ben hemen oturmaodasina kosdum. fakat gec kalmistim. acip covernin icine bakmisti bile. bu ne eniste dedi. ben hemen bozuntuya getirmedim ve dedimki salak adam yanlisini vermis gidip destireyim dedim. oda inandi.

yolda giderken acayip kizgindim cünkü porno bakamamistim ve bakamiyacagimi biliyordum. her neyse. videocudan sonra bir güzel korkunc filim aldim, cünkü ben korku filimleri cok severim. eve geldim ve yigeni daha ayakdaydi. bende bak aslinda bunu almistim dedim. oda hemen dediki bu korku filmi ama, ben cok korkarim dedi. ben ona sordum sen yatmayi düsümüyormusun diye oda yok seninle filme bakayimda biraz uykum gelsin dedi. tamam dedim, filmi koydum. sonra filim gidikce daha korkunc olmaya basladi ve yigeni benim yanima oturdu. ben korkuyorum dedi. bende tamam yanimda kal dedim. filim ilerledikce bu dahada sokulmaya basladi. ve ben sikim birden kalkmaya basladi cünkü cok cekici bir vucüdü vardi. bir sahnede acayip korkdu ve ellerini yüzüne kapatti, kafasini kucagima koydu. farkina varmis olmasi gerek cünkü hemen geriye kaldirdi kafasini. ama hicbir sey demedi ve bozuntuya vermedi. her korkunc sahnede ama eyliyordu ve bu beni daha cok tahrik ediyordu. filim bitene kadar bu böyle devam etti. filim bittikden sonra ben yatayim artik eniste sende rahatina bak dedi. cana yakin birisi zaten. yanagimdan öptü ve iyi geceler dedi, gitti.

yaragim kazik gibi olmustu. nasil inderecegimi düsünürken aklima bilgisayarda bir kac pornofilimleri oldugu aklima geldi. hemen pcyi actim pantolunumu cikardim, cünkü ben hep sortla yatarim, ve uzandim. tabi bu arada sikimde oksuyordum. mendilimi de hazir koydum. filime bakarak güzel bosaldim. o kadar bosaldim ki bir mendil yetmedi, ikincisini kulandim. ve koltugun yanina koydum. biraz kendime gelip cöpe atacakdim. nasil yorulduysam uyuya kalmisim. uyanidigimda mendiller yerinde degildi ve pc kapaliydi. karim kapatti diye düsündüm ve sonraki kavagadan cekiniyordum. banyoya gircekdim, tam o arada yigeni cikdi tuvaletden. yüzüme bakdi ve güldü. ne gülüyorsun kiz dedim. gel tuvalete dedi. girdim ve bana mendilleri gösterdi. bayaca azmisin eniste dedi gülerek. birden anladimki mendilleri alan ve pcyi kapatan karim degil yigenimis. daha cok korkmaya basladim ve ama halan derken lafimi kesdi, korkma ona söylemem dedi. bundan cesaret kapip, e napayim sen geldin halani sikemedim dedim. o da güldü. neyse basinin caresine bakmisin iste dedi. o porno filmide güzelmis dedi. adam ne siki vardi öyle dedi. demekki oturup oda biraz islemis. sende az degilsim dedim. bana hemen sordu senink**e öyle büyükmü diye. tam o arada yatakodasindan kapi sesi geldi. karim uyanmisti. ben hemen onu tuvaletden disari yoladim.

kahvaltida hala ben bugünde burda kalmak istiyorum dedi. tabi canim dedi karim ve ben kafamdan gene kariyi sikemiyecegimi düsündüm. kahvaltidan sonra yigeni yanima geldi ve dediki eniste isden gelirken dünkü pornoyu alsana dedi. olurmu öyle sey dedim. oda halama söyleyimmi bu aksam yaptigini deyince bende mecbur oldum tamam demeye. aksam oldugunda geldim eve, ve karim yatiyordu bile. yigeni hemen geldi aldinmi diye sordu. ben evet deim. yüzüne baktim, acayip süslemisti kendisi. 18 yasindaki kiz 25 yasinda gibi gözüküyordu. oturdum o filmi acti ve yanima oturdu. filme bakarken hep benim sikime bakiyordu. pantolumun altinda sikim patliyacak gibidi. eniste istiyorsan pantolununu cikart, sortla oturursun dedi. ben olurmu felan derken hadi eniste dedi. pornoya benimle bakabiliyorsunda sortla oturamiyormusun dedi. ben tamam dedim ve cikartim. bir süre sonra dünkü gibi 31 ceksene dedi. sende amma cok sey biliyorsun dedim. hayir diyecekdim fakat biliyordum izrar edip sonunda yapdiracakdi. sikimi cikardim. ama 31 cekmek istemiyorum daha dedim. sonra yaparim deyip atlatacakdim. tam o arada filimde bir kiz adamin sikini yaliyordu. bende bunu yapacagim diyerek agzina aldi. öyle bir güzel hisdiki, yapma demek istemedim. bende onun t-shirt ini cikardim ve memelerini oksamaya basladim. acayip güzel büyük memeleri vardi. öyle güzel yaldiki hemen bosaldim. o da filimdeki kiz gibi hepsini yutdu. rahatladinmi diye sordu. bende tesekür etdim. o gitti agzini yikadi ve ben yatacagim dedi. bende koltuk uyudum.

öteki gün calismayacakdim cünkü tatildi. karim biraz hasta idi. bügün gezelim biraz dedi yigeni. uyanik biliyordu halasi gelmeyecegini, cünkü rahatsizdi. karim siz gezin dedi ben evde kalirim dedi. bende onlan cikdim disari. bana birden eniste ben senin karin olmak istiyorum dedi. nasil yani diye sordum. korkma evlenmeyi kast etmiyorum dedi. beni sikmeni istiyorum dedi. fakat sen bakiresin derken, o senin koca yaragini yalarken iyidi ama degilmi diyerek aglamaya basladi. ben sakinlestirmeye calisiyordum. bana hemen döndü, ve ya yaparsin yada bütün ayleye söylerim ne yaptigini dedi. korkumdan ne yapacagimi sasirdim ve tamam dedim. hotele gidelim dedi. bütün gün seninle gecirmek istiyorum dedi. gittik hotele. ilk önce güzelce yikandik. cok sexy vucudu vardi. ben ona dedimki istiyorsan seni götünden sikeyim o zaman bakire kalirsin. hayir dedi ben senin beni bozmani istiyorum, hem ben böyle büyük sik bir daha bulamam dedi. tamam dedim. nasil olsa olacakdi belliydi, beni rahat birakmiyacakdi. o gün bütün gün sikisdik. tabi basda cok zorlandi. sikimin kafasi bille zor giriyordu. sonradan kizligi patladikdan sonra rahatca sikise bildik. götündende sikdim. agzina yüzüne de bosaldim. her aklima geleni yaptim. bu o kadar bitgindiki sonunda gücü kalmamisti. zornan evlerine götürdüm. simdi nisanli. ama arada sirada bir gelir gene sikisiriz. bana senin gibi büyük siki yok nisanlimin diyor hep.

Benim Küçük Haremim 5. böl&a

Benim Küçük Haremim 5. böl&a

Doğum günüm!
Zeynep’in ısrarı ile bir kutlama yapmaya karar verdik. İsa’nın da onayı ile Zeynep farklı bir mekan olsun diye tutturunca ilçedeki bir yazlığı bir kaç günlüğüne kiralayıp yola çıktık. Zeynep ile yalnız ilk seyhatimizdi, otobana çıkar çıkmaz elleri yaramaz bir kız çocuğunun elleri olmuştu, direk kasıklarıma sarıldı. Onun ince uzun parmakları kasıklarımı, göbeğimi okşuyor yavaşça uykuda olan yarağımı uyandırıyordu.

– Yapma yoldayız, kaza yaparız
– Seninle ölürüm bile aşkım ben…

Elleri okşamaları dokunuşa çevirmiş, yarağımı pantalonumun üzerinden hissediyordu. Kim kayıtsız kalırdı ki buna sertleşen yarağımı düzeltip

– Dur bak orospu yoksa eline vereceğim..
– Ver aşkım, elimi bırak amıma bile verdin

deyip fermuarımı açtı…Sikimi dışarı çıkardı, benim oğlan gün yüzü görüyor. Yüzünü baka dönmüş evli bir kadın sikimi okşuyor dokunuyor arada kafasına öpücükler koyuyor onu kokluyordu. Sanki bir yerlinin tanrısı bildiği bir toteme tapması gibi, pencereyi açıp sigaramı yaktım arada saçlarını okşuyor ona “Evli orospu” “Sürtük” “Götünü de sikeceğim senin” “Kocanın boynuzlarını uzatacağım” diyordum. Saksofona başlamış küçük ağızlı Zeynep kalın sikimi bir vantuz gibi çekiyor arada taşaklarıma yumuluyor dili ile boylu boyunca yalıyor yarağın tadına varıyordu.

O yarapımı yalarken eteğini beline toplamış tangasının arasından götünü okşuyordum. Arada tokatlar atıyordum Zeynep durmuyor küçük ağzının tüm hünerini gösteriyor arada göbeğimi, bacaklarımı öpüyor “Sana tapıyorum aşkım” diyordu. Kazık gibi olan sikim zonklamaya başladıkça ben de daha ileri gidiyor saçından çekip “aaaaah” der demez ağzına tükürüyordum, dili ile tükürüğümü yalayıp gözlerimin içine fettanca bakıp yutuyordu bazen sikimi yüzüne bir sopa gibi vuruyor saçlarının arasına sokuyordu…

Boşalacağım dediğim anda Yarağımın üzerine çöküp ağzına alıp beklemeye başladı. Ben inliyor ağzını döllerimle dolduruyor, o inliyor döllerimi yutuyordu. Sonra arkasına yaslanıp bir sigara yaktı “Kahvaltı mı sayende yaptım aşkım” diyerek yalanmaya başladı.

Nihayet yazlığa varmıştık. Yeşil ağaçların olduğu yerde, kuytu sessiz sakin bir yazlıktı. Eşyalarımızı yerleştirmiş yol yorgunluğunu birlikte uyuyarak atlatmaya karar vermiştik. ikimiz de sadece iç çamaşırlarımızla yatağa girmiş güzel bir uyku çekmiştik.

uyandığımda yanımda yoktu. Merakla seslendim
Zeynep..
Efendim aşkım
Neredesin..
İçkileri hazırlıyorum, sofrayı kuruyorum Doğum günü çocuğu..

Gülümseyerek kalktım yerimden mutfakta üzerinde tangası, tülden bir geceliği ile duruyordu sokulup kucakladım. Boynunu öpüp ısırmaya başladığımda kıkırdadı..

-Dur yahu önce yemek yiyelim..daha pasta keseceksin..

yemeklerimizi yiyor alkol alıyor bir taraftan da havadan sudan konuşuyorduk onun şen kahkahaları ortalığını çınlatıyordu

– ya düşünsene Mert kayınvalidem beni namuslu sakat da olsa eşine bakan vefalı bir kadın diye anlatıyor etrafa ahaha gelininin yediği haltlara bak..
– ne yiyormuş gelini
– sikicisinin yarağını tabi hahaha

Saat 21:00 olduğunda bardakları ve mezelerimizi tazeledi.
Pasta vakti diyerek yanımdan kalktı…diğer odaya girmiş ve çıkması ile şok olmuştum.

Aylin, üzeride bir fantazi gelinliği ile Zeynep’in elinden tutarak üzerime doğru geliyordu. Göz göze geldik zeynep yanıma oturup sigarasını yaktı
– Nasıl buldun aşkım pastanı..hem de hiç açılmamış ambalajından bu tavuk daha kimseye vermedi ah sen olmasan yarak yemeden gidecek kaltak…

Aylin’de gülerek yanımıza oturdu, hem muhabbet ediyor hem de işi oluruna bırakmanın keyfini yaşıyorduk. Güzel bir müzik açıp Zeynep

– Kalk kız gerdeğin bugün senin kocama iki göbek at bakayım, bu kaltak bir oryantal oynar aklın çıkar aşkım demiş sonrada şortumdan sikimi gösterip iyi oynarsan bu yarağı sana geçiririm Aylin demişti

Aylin gerçekten harika oynuyordu, Zeynep de ondan aşağı kalır değildi. Yorulunca Zeynep yanıma oturup dudaklarıma yapıştı deli gibi öpüşüyor onun o küçük ağzını dudaklarımla eze eze öpüyordum. Ellerim götünde, memelerini arada yüzüme sürte sürte sevişiyorduk. Bacaklarımın arasında bir el hızlıca sikime dokunup kavradı..

– Bizim tavuk başladı dedi Zeynep sonra gülerek okşa kız çekinmeden okşa…

Aylin okşuyordu yarağımı tutup

Bilek gibiymiş be Enişte…dedi..
haha kızım ben niye bu yaşta orospu oldum sanıyordun dedi Zeynep
Aylin’in kafasını sikime doğru bastırdı. Yala kız sen iyi yalarsın az ağzına almamışsındır sikilmekten kurtulmak için ama bugün kurtuluşun yok gelin deyip dudaklarıma yapıştı

Aylin’in küçük eli, ağzı sikimi dolaşıyor durmadan öpücükler konduruyor o küçük kadın önümde gırtlağına değdirmek ister gibi yalıyordu Biz Zeynep ile oynaşmayı bırakmış içkimizi içiyor bir yandan da Aylin’e bakıyorduk kadın tam bir ağzınlık abidesiydi sikimi koparacak gibi ısıroyr sündürüyor çekiştiriyor emip kokluyordu

-Götten verdin mi kız orospu hiç dedim
– Ne götü aşkım saksocu bu kaltak nişandan ayrıldı ona az sakso çekmemiş tavuk her deliği bakire bunun kaç zamandır da sakso çekmemişti orospu

Zeynep Aylin’in arkasına geçip kalçalarını öpüp ısırmaya başladı, arada tokatlıyor onun kalçaları üzerinden bana gülümsüyor eli ile daracık işareti yapıyordu Aylin ise kasıklarımı kollarımı bacaklarımı öpüyor arada ayaklarıma eğilip parmaklarımı yalıyordu..

Zeynep bir ara dilini Aylin’in amına sokup çıkarmaya başladı.
-ohhhh devam et Zeyno..yala beni..
– Yalayıp siktireceğim seni
– Siktir, Enişteme siktir beni kocam olsun beni ilk siken bu yarak olsun..

Zeynep dilini kıvırdıkça Aylin inim inim inliyordu ayağa kalkıp kilodunu çıkardı Aylinin bacak arasına geçip amını ayırıp
-Aşkım bak daracık hadi aç şu orospuyu onu da genişlet.

Elimizden tutup yatak odasına sürükledi sonra da sırtıma bir kaç yumruk atıp kıkırdadı oda da yalnızdık Aylin ayakta duruyor bana bakıyor benim irileşmiş sertleşmiş aletimden gözlerini ayıramıyordu

-Vakit geldi deyip kucaklayıp yatağa attım
-Geldi enişte dedi gülüp boynuma sarıldı şimdi benim de kocam olacaksın
– korkuyor musun
– biraz yarağın çok büyük ama bu yaşıma kadar da sabrettim artık yırtılsa da bu yataktan kadın olarak kalkmak istiyorum, kadının olarak
– Zeynep gibi yani..
– Hayır merak etme o sana aşık deliriyor senin için bak beni bile altına sürüyor ben sadece işin zevkindeyim enişte ama ona söz verdim senden başkasına vermeyeceğim üzme Zeynebi sakın ha …

Sikim göbeğine çarpıyordu elleri ile düzeltti. Gözlerimin içine baktı bir kaç saniye durduk öylece öpüşmeye başladık boynunu öpüyor memelerini ısırıyor omuzlarında dilimi dolaştırıyordum..

– Hadi, enişte sok artık..

Sokmadım sikim amına, bacaklarına çarpıyor onu daha da delirtiyor ateşini yükseltiyor sikim etine değdikçe dudaklarıma daha sıkı yapışıyor kemirerek öpüyordu…

– Sok ne olur enişte….karın yap beni, boz beni..

acele etmiyor sikimin kafasını sürtüyordum amına, sulanmış gül dudakları iki yana açılmış ortasındaki parlaklık am suları ve darlığı ile karşımda duruyordu Zeynep Aylin’in ağzının çok bozuk olduğunu söylemişti belki de onu duymak istiyordum

– Siksene lan orospu çocuğu ne bekletiyorsun amcık..

işte başlıyorduk, bu küçük amcık artık iyice kıvama gelmiş öpüşlerim memelerini ısırışlarım arasında delice bağırıyordu

– Siksene köpek amına koduğum am bulmuş sikmiyor kıvrandırıyor sok geçir bana

Zeynep kapıda belirmiş hızlıca odaya girip Aylin’in çenesini avuçlarının içine almış okkalı bir tokat patlatmıştı suratına

– Bir daha aşkıma küfür edersen gebertirim seni…sürtük…hadi Mert bas yarağı şu küçük amcığa da görsün dünyanın kaç bucak olduğunu…

Sikimi yavaşça amına sokmaya başladım titriyordu..biraz daha santim santim içine kayıyordum. Zeynep elini belime atmış Geçir aşkım kökle bu kancık ondan anlar deyince bir anda bütün ağırlığımla yüklenip üzerine uzandım…

– Yırtıldı…ayyyyy öldüm…aaaaaagggggghghhhh

Aylin’in kızlık kanı ılık ılıktı sanki sikimin başında kan öylece üçümüzde bir birimize bakıyorduk.
Zeynep sikimi tutup tekrar Aylin’in amının dudakları arasına soktu..Geçir koçum demesi ile pomplaya başladım Zeynep Aylin’in saçlarından tutmuş başını kaldırmış..

– Gör orospu nasıl sikiyor seni kocam, amını dağıtıyor..
– ayyyhhh Enişte yavaş..
– vur koçum bu orospuya
Hızlandıkça köklüyor memelerini hop hop sallıyordum Aylin’in
– Kurban olurum enişte yavaş…

Zeynep Aylin’in ağzına tükürüyor tokatlar atıyor bazen kıçını yalatıyordu şaşkınca olup bitene bakınca..

– Aşkım bu tavuğun fantazisi buymuş orospu dövülerek sikilmek istiyormuş
– vur bana enişte, tokatla…beni sikerken..ohhhh…
– orospular….

boğazına yapışıp tokatlamaya küfürler etmeye başladım
-amınıza koyacağım sizin..
– koy dağıt bizi orospu yap..
-Siktiğimin kaltakları…
– Evli orospum de bana..
– Bana da kaltak de enişte…

Zeynep Aylin’i üzerime sırtı bana dönük bir biçimde oturttu. Yarağa alışmış aylin üzerimde zıplıyordu. Zeynep ayakta hem Aylin’e amını emdiriyor hem de tokatlar atıyordu. Aylinin küçük amında olmak aşırı zevkliydi, daracık amın duvarlarına sürtünen sikim şiştikçe şişiyor köklediğimde Aylin bir “ayyyy” çığlığı atıyor arkasına dönüp öpücük gönderiyordu bana

Aylin’in hareketleri değişmiş üzerimde götünü kasıklarıma sürtmeye başlamış uzun siyah saçları iki tutuam Zeynep’in elinde deli gibi kıvranmaya başlamıştı,

– Geliyor bu orospu dedi Zeynep..ağlar şimdi…

Elimle Aylin’i tutsam da zaptetmekte zorlanıyodum. Bir kısrak gibi içindeki ateşi amından dışarı atmak istiyordu. Tırnaklarını kollarıma geçirmiş inleiyor ağlıyor ve kasıldıkca götünü kucağıma inidirip kaldırıyordu en üst seviyeye yükselip hırlar gibi saçlarını Zeynep’ten kurtarıp kucağıma düştü…Derin derin nefes alıp veriyorken..yavaşça toparladı kendini…

– Müthişti dedi gülümseyerek..Benim sikim kalkık bir şekilde amına tekrar alıp kucağıma aldım dizlerini kırarak amına pompalayıp boşalmak istiyordum

– Enişte içime akıt bu keyfi de yaşat bana
– Geliyor musun aşkım..
– Az kaldı…
– Hadi Zeynep dedi Aylin, şimdi sıra senin büyük ödülünde…

Zeynep üzerimize doğru gelip bacaklarının arasına almıştı bizi ne tam boşalmak üzere inleyince amını Aylin’in ağzına getirdi, Aylin ağzını kocaman açmıştı..bir yandan da sikime inip kalkıyordu.

Zeynep, Aylin’in ağzına işiyordu…amından zıpkın gibi fırlayan çiş Aylin’in ağzına doluyor yüzüne akıyordu. Benimde tenime değen ılık sidik bütün gardımı düşürmüş Aylin’in amına bütün gücümla attırmaya başlamıştım..

– Ohhh eniştem beni döllüyor der demez Zeynep işini bitirmiş çişli amını Aylin’in ağzına vermiş temizletiyordu.

Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim

Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim
FİLİZ’DEN…

Eskişehir’de devamlı müşterisi olduğum kuaförde çalışan Yasemin adında bir kız var. Yasemin manikür ve ağdamı yapar hep. İşinde çok uzman olduğu için diğer kızları tercih etmem, mutlaka bu konudaki bakımımı Yasemin’e yaptırırım. Fakat bir türlü tam olarak anlayamadığım bir şekilde Yasemin’in bana dokunuşlarında, bakışlarında bir farklılık vardı ilk günden beri. Sanki bir anda dudaklarıma yapışıverecekmiş veya bikini bölgeme ağda yaparken bir anda amcığıma yumuluverecekmiş gibi hissettim hep.

Bir gün Yasemin’den eşim Hakan’a da bahsettim. Durumu anlatıp girizgâh yapmaya cesaret edemediğimi söyledim. Eşim de, “Senin O’na bir temasta bulunmana gerek yok ki. Böyle hissettiğin bir anda davetkâr davran. Mesela bikini bölgene ağda yaparken amcığını uyarmaya, okşamaya başla. Böylelikle O’nu da cesaretlendirmiş olursun. Eğer gerçekten hissettiğin gibi O’da biseksüel eğilimlere sahipse ve sana karşı bir zaafı varsa O’da bir hamle yapacaktır. Fakat görmezden gelir veya kabini terk ederse bil ki sen yanlış anlamışsındır.” Dedi.

Hakan’ın dediğini yapmaya karar verdim… İlk fırsatta kuaförüme gittim. Yasemin kapıda hava alıyordu.

Yasemin benden 3-4 yaş küçük, 1,60-1,65 boylarında, 50-55 kilo civarında, hafif balık etli, harika vücut kıvrımları olan, iri göğüslü, güzel ve dolgun kalçaları olan, uzun dalgalı ve siyah saçlı, bembeyaz pürüzsüz bir tene sahip kumral güzeli bir kız…

“Merhaba Yasemin, benim seninle işim var” diyerek O’na göz kırptım.

“Tamam, sen çık yukarıya, kimse yok zaten istediğin kabine geç ben de geliyorum.” diyerek beni ağda katına gönderdi.

Merdivenleri çıkarken sanki kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Merdivene en uzak kabine geçip hazırlanmaya başladım. Birkaç dakika sonra Yasemin kapıyı çalarak içeri geldi.

Kısa bir hal hatır sohbetinin ardından “Bikini bölgemi alıcaz” dedim.

“Tamam, hadi geç istersen.” dedi.

Ağda yatağına geçtim ve ne yapmam gerektiğini tekrar söyledim kendime: “Davetkâr olmalısın”… Bu sefer her zamankinden daha farklı, daha “davetkâr” bir şekilde uzandım yatağa.

Yasemin bikini bölgeme baktı ve “Biraz daha zaman varmış aslında, almasak mı ki acaba?” dedi.

“Yok yok al sen” diye cevapladım.

Yasemin hınzır bir gülüşle “Bu yakınlarda eşinle çok özel bir gece geçireceksin galiba” diyerek göz kırptı bana.

Ben de “Belki de…” diyerek göz kırptım O’na.

Bu arada ağda hazır hale gelmişti. Acaba o modla oraya gittiğimden midir bilmem, Yasemin bikini bölgeme dokunduğunda vücudumu bir titreme sardı ve sanırım Yasemin de bunu fark etti. Bu arada Yasemin ağdayı yapmaya başladı. Ve O ağdayı yaptıkça ben tahrik olmaya başladım. Birkaç dakika sonra Yasemin ağda makinesine doğru döndüğünde bacaklarımı iyice açarak sağ elimin orta parmağını klitorisimin üzerinde dolaştırmaya başladım. Zaten sulanmış olan amcığım bir de uyarılınca iyice vıcık vıcık oluverdi anında. Yasemin bana döndüğünde “Vaaaaauvvvvv” diyebildi sadece. Bir anlık duraklamadan sonra “Devam et lütfen” diyerek beni izlemeye başladı…

Yasemin’in umduğum şekilde tepki vermesi beni daha da cesaretlendirmişti.

Bacaklarımı iyice açtım ve kendimi daha da hızlı uyarmaya başladım. Yaseminse “Uffffff…Harika bir amcığın var senin Filiz” dedi.

Artık kopmuştum, “Bu harika amcığın tadına bakmak ister misin?” diye fısıldadım.

Cevap bile vermeden üzerime eğilip amcığımın dudaklarını ve klitorisimi emmeye, yalamaya başladı. Yasemin’i daha da teşvik etmek için ellerimle kafasından tutup, kafasını amcığıma bastırdım. Çok uzun zamandır hayalini kurduğum anları yaşıyordum o an. Ve eşim Hakan da benim bunları yaşadığımı bildiği halde merak içinde evde beni bekliyordu. Yasemin de iyice tahrik olmuş olacak ki, hemen tek omzu açık tişörtünü ve harika göğüslerini sarmalayan sutyenini çıkarttı. Yatağa benim üzerime doğru çıktığında neredeyse sarsıla sarsıla boşalmak üzereydim. Öpüşmeye başladık… Sanki yıllarca ayrı birbirinden ayrı düşmüş iki sevgili gibi şehvetle öpüşüyorduk. Bir yandan da gömleğimin düğmelerini çözüyordu. Gömleğim tamamen açıldıktan sonra önden kopçalı sutyenimi de açtı ve göğüslerimi serbest bırakıverdi. Kendimi öyle teslim etmiştim ki ona, her dokunuşu vücudumda deprem gibi titremelere sebep oluyordu.

“Bu anı çok bekledim” dedim. “Ben de…” dedi hırıltıyla.

Sonra tekrar yumuldu dudaklarıma ve bir eliyle de göğüslerimi sıkıştırmaya başladı. Yasemin yavaş yavaş aşağıya doğru yöneldiğinde göğüs uçlarım fındık gibi büyüyüp sertleşmişti. Onları da emdi hevesle. Sonra kafasını aşağıya doğru ittim. “Hani amcığımın tadına bakacaktın sen?” diyerek. Amcığıma yumulduğu anda iki parmağını da içimde hissettim. Parmakları da hızla girip çıkıyordu. Çok geçmeden sarsıla sarsıla orgazm olmaya başladım. Boşalırken çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum. Müziğin sesi çok yüksek olsa da birinin duyması riskini alamazdım. Ben boşaldıkça Yasemin de sularımın hepsini temizleyip yutmak istercesine şehvetle yalamaya devam etti.

Boşaldıktan sonra neredeyse bitkin düşmüş şekilde kendimi ağda yatağının üzerine bıraktım. Yaseminse doğrulup üstünü başını toparlamaya başladı.

Doğruldum ve kalkıp Yasemin’in yanında durdum. Dudaklarını öpmeye başladım. Ellerimle uzanıp kalçalarını sıkıştırarak “Ben de senin amcığının tadına bakmak istiyorum. Eşimle yaşayacağımız o çok özel geceyi seni hayal ederek istemiştik. İkimiz yatakta yılan gibi kıvrıla kıvrıla sevişirken O da bizi izlemek istiyor. Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim amcığıma diplemek istiyor… ve sonra seni kendi ellerimle eşime sunmak istiyorum…” deyiverdim.

Gözlerimi açtığımdaysa Yasemin’in ışıldayan gözlerini gördüm. “Neden olmasın?” dedi göz kırparak.

Toparlandık ve Yasemin aslında kendisi için yaptığı ağdamı tamamladı. Heyecanla eve doğru yola çıktım. Bir an önce olanları eşime anlatmak istiyordum.

Ertesi gün…
Öğleye doğru Yasemin’e SMS attım…
Filiz: “Dün bana yaşattığın harika gün için teşekkür ederim. Eşime de anlattım yaşadıklarımızı. Çok heyecanlandı. En kısa zamanda seni evimizde misafir etmek istiyoruz. ;)”

Yasemin: “Benim için de harika bir gündü.. Aklım sende kaldı.. 😉 Ben yarın akşam müsaitim, ne dersiniz? ;)”

Filiz: “Harika.. 🙂 Akşam 8’de bekliyoruz. Yemeği de bizde yeriz, aç gel… Karnın da aç olsun kadınlığında… ;)”

Sonraki gün…
Akşam eşim Hakan eve geldi. Masayı hazırlamama yardım etti. Eşim gömlek ve kot pantolon, bense narçiçeği renginde bir gömlek, siyah mini etek, arkası çizgili süper ince jartiyer çorabı ve 14 cm. ince topuklu siyah stiletto ayakkabılar giyerek hazırlandık. Hakanla birlikte kapının çalmasını beklemeye başladık.

Saat 8 olduğunda kapı çaldı. Kapıyı açtığımda Yasemin’in güzelliği ve şıklığı başımı döndürdü. Beyaz bir gömlek, kan kırmızısı süper mini bir etek, siyah süper ince çoraplar ve muhtemelen 14 cm. topuklu siyah stilettolar giymişti.

Kapıda eşimle tanıştılar ve salona geçtik. Oturup sohbet etmeye başladık. Bir süre sonra masaya geçtik. Eşim şarap servisini yaptı ben yemekleri koydum ve yemek faslı başlamış oldu. Hepimiz o akşam ve gece neler yaşanacağını biliyorduk ama kimse cinselliğe, fantezilere vurgu yapmıyor, çok tatlı bir sohbet ediliyordu.

Uzun süren yemek ve sohbet faslından sonra eşim müsaade isteyerek koltuklara geçti. Ben masayı toplamaya başladım, Yasemin de bana yardım etmek için yanımda kaldı. Çarçabuk masayı toplayıp eşimin yanına geçtik. Akşamdan, eşimin sinema sistemine “MFF threesome” mizansenli bir film hazırladığını biliyordum. Eşim şarapları tazeledi ve sohbetin ilerlemesinden sonra “Demek siz geçen gün afacanlık yaptınız birlikte öyle mi?” dedi gülerek. “Eveeeet, harikaydı hem de” diyerek cevapladım. “Anlatır mısınız, yoksa benzer bir video üzerinden mi değerlendirme yapalım?” diyerek hınzır hınzır güldü eşim. Bu sefer Yasemin “Olabilir bu bence.” diyerek göz kırptı eşime. Zaten bizden bir işaret bekleyen eşim o işareti almış oldu ve sistemi açarak DVD’nin oynatma tuşuna bastı. Biz Hakan’la üçlü koltuktaydık, Yasemin de ikili koltukta tek başına oturuyordu. Film başladıktan birkaç dakika sonra Hakan omzumdaki elini sağ göğsüme doğru indirdi ben de sol elimi Hakan’ın erkekliğinin üzerinde dolaştırmaya başladım. Daha şimdiden dimdik olmuştu. Hem filmin etkisiyle tahrik olan hem de bizim oynaşmaya başladığımızı gören Yasemin yerinde duramıyordu artık.

Eşimin yanından kalkıp Yasemin’in yanına oturdum. Gözlerine bakarak dudaklarımı dudaklarına yaklaştırdım. “Seni deli gibi istiyorum Yasemin” diyerek dudaklarına yapıştım.

Yasemin’le deli gibi öpüşmeye ve birbirimizi soymaya başlamıştık. Çok geçmeden ikimiz de sadece çamaşırlarımız ve seksi çoraplarımızla kaldık. Eşim de “Offff… Harikasınız siz!!” diyerek bizi daha da tahrik etmeye çalışıyordu. Bir süre bu şekilde seviştikten sonra eşim “Hadi kızlar, yatağımıza gidelim” diyerek yanımıza geldi.

Kalktım, Yasemin’in elinden tuttum ve “Hadi gidelim” diyerek göz kırptım. Yasemin’le elele yatak odamıza doğru yürümeye başladık. Loş ışık ve tütsü kokularının mistik bir hava verdiği odamız bizi daha da tahrik ediyor. Hemen Yasemin’i yatağa doğru yönlendirip üzerine uzandım. Artık Yasemin’in sonuna kadar açtığı bacaklarının arasından üzerine uzanmıştım, hem de kendi yatağımda. Eşim Hakan da Odanın köşesinde duran okuma koltuğuna oturmuş bizi izliyordu.

Alt alta, üst üste Yasemin’le sevişirken Hakan da sikini çıkartıp sıvazlamaya başlamıştı. Yasemin yatakta sırtüstü yatmış ben O’nun amcığını yalarken eşimi arkamda hissettim. Stringimi yana kaydırıp birden bire amcığıma diplemeye başladı. Çok geçmeden orgazm olmaya başladım. Orgazm olurken Yasemin’in amcığnı da deli gibi emiyordum. Yasemin de çok geçmeden ağzıma boşalmaya başladı.

Dudaklarımı Yasemin’in amcığından hiç ayırmadan “Offff… Çok güzel sikiyo, sen de ister misin?” diye sordum. Yasemin de “Uffff… Eveeetttt..” diye cevapladı. Bunun üzerine doğruldum, Yasemin’i de elinden tutup kaldırarak yatağın yanında ayakta duran Hakan’ın yanına doğru çektim.

“Hadi o harika amcığınla doyur kocamı” dedim. Bunu duyan Yasemin bir kaplan gibi Hakan’ın üzerine atladı ve deli gibi öpüşmeye başladılar. Şimdi kenara çekilip izleme sırası bendeydi. Köşedeki koltuğa oturdum ve Kocamla Yasemin’in sevişmesini izlemeye başladım…

Hakan ve Yasemin yatağın kenarında ayakta durmuşlar deli gibi öpüşüyorlardı. Yasemin bir yandan Hakan’ı soymaya başlamıştı. Önce gömleğinin düğmelerini açıp ellerini kocamın hafif kıllı göğsünün üzerinde dolaştırdı. Sonra gömleği sıyırıp attı. Ve sıra pantolona gelmişti. Az önce bizi izleyerek sikini sıvazlayan kocamın fermuarı zaten açıktı. Ellerini Hakan’ın pantolonunun içinden kocamın kalçalarına uzatan Yasemin bir çırpıda Hakan’ın pantolonunu sıyırdı ve kalçalarından tutarak onu kendine doğru çekti. Hakan da ben de çok tahrik olmuştuk bu hareket karşısında. Ayağımın birini koltuğun üzerine çıkartarak amcığımı okşamaya ve uyarmaya başladım. Yaseminse boş durmuyor, boxer’ının üzerinden kocamın sikini okşuyordu. Sonunda Hakan dayanamayarak “Artık serbest bırak onu istersen” dedi. Bunun üzerine Yasemin hemen diz çökerek kocamın boxer’ını sıyırıp oral yapmaya başladı. O an Hakan’la gözgöze geldik. Aldığı zevk gözlerinden fışkırıyordu. Sikini bir başka kadının ağzına verirken benimle gözgöze olması da beni daha çok kamçılamıştı. Boşalmak üzereydim, “Hadi sik artık O’nu” dedim gözlerine bakarak. Vakit kaybetmeden Yasemin’i yatağa sırt üstü yatıran kocam sikini Yasemin’in amcığına gömüverdi. Deliler gibi öpüşmeye ve sevişmeye başladılar. Ben bir yandan amcığımı parmaklıyor, diğer yandan da iniltilerime engel olamadığım için dudağımı ısırıyordum.

Kocam Hakan Yasemin’in üzerinde bir süre misyoner pozisyonunda seviştikten sonra, O’nu kaldırıp yatağın kenarına domalttı ve doggy yapmaya başladılar. Ben de kalkıp Yasemin’in önündeki yerimi aldım. Bacaklarımı sonuna kadar açarak amcığımı tekrar Yasemin’e sundum.

Şimdi Yasemin domalmış durumda benim amcığımı somuruyor, kocamsa Yasemin’e dipliyordu. Ve biz Hakan’la yine göz gözeydik.

Bu böyle ne kadar devam etti bilmiyorum. Ne kadar sürdü, kaç pozisyon değiştirdiler, o arada ben ne yaptım bilmiyorum. Sanki zevkten transa girdim o anlarda… Kendime geldiğimde Yasemin yatağın ayakucunda kenarda yatıyor, Hakansa Yasemin’in ağzına fışkırıyordu. “Offff.. Harikasınız…” diyebildim sadece. Hakan’ın Yasemin’in yüzüne sıçrayan menilerini yalayarak temizleyip Yasemin’i öpüp okşadıktan sonra yatağa uzandık.

Kocam ortada yatıyor, bir yanından ben diğer yanından Yasemin O’na sarılmış şekilde nefesleniyorduk. Kocam “Bu dünyanın cenneti bu olsa gerek, böylece uyuyalım istiyorum” dedi. “Harika olur” diye cevapladım, Yasemin de onaylar şekilde mırıldandı. Ve öylece uyuyakaldık…

Abim Dedigim Adamla Seks

Abim Dedigim Adamla Seks
Onceki maceralarimdan baska zaman zaman farkli insanlarla deneyimlerim oldu. Son deneyimimi anlatmak istiyorum bu sefer.

Olay ramazan bayraminda yasandi. Dogu karadeniz civarlarinda bir santiyede muhendis olarak calisiyorum yaklasik 2 yildir. Son 1 yildir ise hikayemin konusu olan adamla tanisikligimiz var. Ismi Alp/ Kendisi santiyede ambarci olarak calisiyor yerel halktan birisi. Ama onu ilk gordugum andan itibaren daha once hic kimseye hissetmedigim sekilde sevgi ve sehvet hissetmeye basladim. Sanirim ona asik oldum ilk goruste. Sonrasinda onu tanidikca da bu duygum pekisti.

Kendisiyle tanismamiz uzerine yavas yavas samimiyetimiz ilerliyordu. Abi kardes muhabbetleri gelismisti aramizda. Bu arada kendisi 38 yasinda benden cok az kisa ama oldukca kasli bir vucudu vardi. Sik sik genclik maceralarini gencken ne kadar guclu oldugunu falan anlatirdi. Hatta ara arada oturup kalkarken falan aletini duzeltir bunu da bi yere sigdiramiyorum kesip atacam sonunda diye sakalar yapardi.

Ben kendisiyle samimiyetimi ilerletmek icin cok ihtiyac duydugu bir anda ona yukluce sayilacak bir miktarda borc para verip ne zaman eline gecerse o zaman vermesini soyleyerek onun da guvenini ve sevgisini kazanmistim. Sonrasinda da ona sik sik irili ufakli hediyeler alarak kendime yakinlastirmaya calismistim ama abi kardes olayindan ileri gidemiyorduk. Ben herhangi bir sekilde kendisine acilmaya korkuyordum cunku tam anlamiyla bir hetero hatta macavari birisiydi.

Ramazan bayrami oncesinde Antalyadaki yazlik evimiz icin ailem gorusup arkadaslarimla gitmek istedigimi soyledim. Arkadaslarla da konusup her seyi ayarladiktan sonra benim arabamla 4 kisi Antalyaya dogru yola ciktik. Ev 1 oda 1 salondu yatak odasinda cift kisilik yatak salonda da 2 kanepe vardi. Gitmeden mahsuru yoksa ikimiz ayni yatakta yatariz digerleri salonda yatar diye konusup okeyini almistim.

Eve vardigimizda konustugumuz sekilde odalara yerlestik sirayla dusumuzu aldik yemek vs faslindan sonra gunun yorgunlugundan hepimiz uyumak istedik. Ilk gece boxer ve tshirtle yattik ikimizde ayni yatakta yan yana. Ama cesaret edip dokunamiyordum bile ona. Yaninda gozum acik uyur numarasi yaparken onu izledim saatlerce. Sabah erkenden gozlerimi actigimda yanimda sirt ustu yatmis erekte olmus halde gorunce onu iyice kendimden gectim elimi uzatip avcuma alip oksamamk icin zor tuttum kendimi. Dedigi gibi vardi kocaman aleti kalkinca donunun lastik kismi havaya kalkmisti. O uyanana kadar yaninda uyur numarasi yaptim. O da uyanir uyanmaz eliyle sikini duzeltip tuvalete gitti direk.

Bu sekilde 1-2 gunumuz gecti denizde birlikte yuzerken ona temas etmek icin elimden geleni yapiyordum. Kazayla elimi aletine degdiriyordum falan ama daha ileriye gidemiyordum. Gitmemize 2-3 kala artik harekete gecmezsem bir daha asla bir firsatim kalmayacak diye dusunmeye basladim. O gunun aksami da evde oturup biseyler icme fikrini ortaya attim. Fikrim herkesce kabul gorunce gun icinde deniz gezme tozma faslindan sonra aksama raki faslina gecelim dedim. Benim amacim ayik kalip diger herkese kafayi buldurup sizmalarini saglamak boylece en azindan Alp Abinin uykusunu aletini oksamak emmekti. 1 70lik 1 de 100lik rakinin ardindan herkes yavastan kivama gelince ortaligi biraz toparlayip herkesi yatmaya gonderdim.

Ortaligi cozle bi toplayip odaya gitmeden once diger 2sini kontrol ettim. Top atsan uyanacak durumda degillerdi. Heyecanla odaya gidip yataga girmeden once uzerimdeki her seyi cikardim. Gece kafam iyiyken boyle yatmisim diye bahane uydurmayi dusunuyordum. Alp abim sirt ustu sadece donuyla yatiyordu yatakta. Yanina yanasip sol yanimin uzerinde biraz dogrulup elimle bi iki sarsip alp abi diye seslendim. Kendisinden hic ses cikmayinca aldigim cesaretle elimi aletinin uzerine koydum.

Aleti ates gibi yaniyo gibi geldi o an bana. Belki de yasadigim heyecandan bilmiyorum. Ufak hareketlerle oksamaya basladim aletini. Sonra biraz daha cesaretlenince hafif sertlesmis aletinin basini donundan disari cikardim. Kafasi kocamandi kapkara bi aleti vardi. Basinin uzerimde elimi gezdirip biraz daha isi ilerletip dilimle yavasca kafasini yalamaya basladim.

Basta sadece kafasini yalayip emdim. Yarak kalktikca kafasi iyice buyudu sisti. Bende donunu iyice siyirip aletinin gozdesini tassaklarini emmeye yalamaya basladim. Nerdeyse bilegim kalinliginda vardi aleti. Abartisi 20-21 cm civarindaydi. Kocaman kocaman da sarkik trasli tertemiz tassaklar gozumun onune serilmisti. Ben artik iyice kendimi kaptirip alabildigim kadarini agzima sokup emmeye basladim bir yandan bi elimle tassaklarini oksuyor obur elimi de karninda gezdiriyodum.

Sonra bi anda kafamda bi elin beni geri cekmeye calistigini hissettim. Kafami kaldirdigimda hafif dogrulmus saskinlik icinde bana bakiyordu. Ben yaragini agzimdan cikarmis elimle tutarken birbirimizin gozlerine bakiyorduk los isikta. Noluyo napiyon sen falan derken bi anda korkmaya basladim. Kizip bana zarar verecek diye. Elimden birakip kendimi biraz geri cektim. Sanirim o da saskinligi uzerinden atinca niye boyle seyler yapiyon erkek adam degil misin gibi seyler soylemeye baslayinca. Ben de ilk gordugum andan beri cok hoslandigimi ne kadar kizsa da bunu yapmayi cok istedigimi soyledim. Onu ikna edip devam etmek istiyordum kaldigim yerden. Lutfen kimseye soyleme abi kimsenin yuzune bakamam falan dedim.

Sonrasinda sanirim onu ikna ettim ya da onun da icindeki meraki canlandirdim bilmiyorum. Madem kaldirmissin indir bari geri devam et kaldigin yerden dedi. Ben de bacaklarinin arasindaki yerimi alip sikinin basindan tassaklara kadar dilimle inip tekrar basina kadar cikinca agzima alip emmey basladim. Bu sefer eli kafamda daha fazlasini sokmak icin kafama bastiriyordu. Ufak ufak inliyordu elinde olmadan. Karisinin daha once hic agzina almadigini soyleyince ben de sakayla ben ne zaman istersen alirim artik agzima abi dedim agzimdan cikarip. Sonra sen devam et diye kafami tutup bastirmaya basladi tekrar. Sikinin ucundan zevk sulari gelmeye baslamisti. Cok yogundu aleti de iyice sismisti.

Benim amacim sikiyle oynamak sakso cekip agzima bosaltmakti cunku siki cok buyuktu almam mumkun degil gibi gelmisti bana. Az daha yalamaya devam edince agzim yorulunca durdum. Niye durdugumu sorunca yoruldum dedim. Sonrasinda benim hanim gotten de hic vermiyo hazir firsat gecmisken elime gotten de bi sikeyim seni dedi. Ben cok buyuk alamam desem de alirsin alirsin diyerek plaj cantasindaki gunes kremini al gel dedi.

HEmen yanimizdaki cantadan kremi aldim sikinin her yerine surdum. Biraz da deligime surup biraz biraz deligime parmagimi sokup alistirmaya calistim. Sonra o hic yerinden kalkmadan gel ustune otur bakalim diyip elimden tutup destek almami sagladi. Ben yaraginin govdesini tutup basini deligime dayayip bastirip cekmeye basladim kendimi. Bi sure bu sekilde ugrasinca basi girmeye basladi. Az kendimi zorlayip ustune oturunca basi tamamen girdi bir miktar daha ilerledi icimde ama canim cok yanmaya basladi. Biraz durup alismaya calistim. Ama alisilacak gibi degildi. Gotumde kol gibi yarak yara yara gidiodu icimde. Az daha yavas hareketlerle otur kalk yaptktan sonra bi yarisindan fazlasini aldim ama daha fazla gitmedi icimde. SIki kokune dogru kalinlasiyordu. Oylece kaldim.

Sonrasinda ustunde oturup kalkmaya basladim yavas yavas. Deligimin cevresinde bi sizlama bi yanma vardi ama icimde olusan doluluk hisse mukemmeldi. Bu sekilde bi sure oturup kalktim bacaklarim yorulunda pozisyon degistirmek istedim. Yataga yanina uzandim. Sag yanimin uzerine yatirip sol bacagimi tutup kaldirdi. Bacagini havada tut diyip sikini tutup deligime yerlestirdi. Ilk girisinde yine bi irkildim ama sonrasinda az once yasadigim doluluk hissi zevkten ucurmaya basladi beni yine.

Bu sekilde git gel yaparken ben elimi bacaklarimin arasindan sokup tassaklarini oksuyodum. Sikinin kocaman cok kalin oldugundan bahsediyordum. Bu zamana kadar abimdin ama artik her seyimsin. Hem abimsin hem kocaman erkegim oldun demem oldukca hosuna gitti sanirim ki aldigi gazla hizla sikmeye devam etti beni. Biraz sonra icimden cikarmadan birlikte donduk ve ben yuzustu yatarken o uzerime cikti. Sikilirken mumkun oldugunca ses cikarmamaya calisiyordum. Bi yandan uzerimde govdesinin agirligi bi yandan icimdeki kol gibi yaragi beni zevkten ucuruyordu Alp abimin. TOplamda yaklasik 20-25 dak civari gidip geldikten sonra icime bosaltti dollerini ve uzerimde uzandi kaldi bi sure.

Siki icinde uzerimden kalkip sikini bi peceteyle silip tuvalete gitti. O geldikten sonra ben de peceteyle gotumu tutup direk tuvalete oturup icimdeki dollerini cikarmaya calistim. Deligimden doluyle karisik kan geliyordu hafiften sanirim yirtmisti biraz deligimi. Deligim yari acik kalmis tam kapanmamisti. Dus almak istedim ama digerlerini uyandirmamk icin sabaha birakirim diyerek yanina gittim.

Donunu giymis sirt ustu uzanmisti yatakta. Ben de gidip yanina yattim ama ona dokunmadim hic. Bi sure sonra ikimiz de tavana bakarken sessizce, bu yaptigimiz hic dogru olmadi cok buyuk gunaha girdik dedi bana. Ben de ozur dilerim seni yoldan cikardim ama beni cok mutlu ettin dedim. Mutlu olmana sevindim sen de beni mutlu etmek icin elinden geleni yaptin bu zamana kadar dedi. Sonrasinda ikimiz de uykuya daldik.

Sabah kalktigimizda bana karsi normal davranislarinda bir degisik yoktu onceden nasilsa oyleydi gece hic yasanmamis gibi. 1 gece daha kalip ertesi gun sabah erkenden yola ciktik. Dondukten sonra merhabalardan baska pek bi konusma olmuyordu aramizda. Onu kaybettim saniyordum. Bugune kadar da bu sekilde devam ediyordu ama ben onsuzluga dayanimiyordum galiba.

Bugun ogle arasinda ambara gittigimde tek basinaydi raflari duzenliyordu. Beni gorunce bi sasirdi. Biraz konusalim dedigimde sadece tamam dedi ayak ustu konusmaya basladik. O geceden sonra aramizin bozulmasina uzuldugumden bahsettim. Ne olursa olsun onu cok sevdigimi o gece soyledigim erkegim kocam olayi fazla geldiyse sadece abim olsa yakinimda olsa benim icin yeterli olacigini soyledim. Bi sure sessiz kaldiktan sonra aslinda o gece benim de cok hosuma gitti ama sana soylemeyi gectim bunu kendime bile itiraf etmekte zorlandim dedi. Tamam o zaman diyip yanagindan dudagina cok yakin bi yerden optum.

Hemen gelicem bir yere ayrilma diyip ambarin kapisini icerden kitleyip yanina geldim ve onunde egilip fermuarini acmaya yeltendim. Dur napiyorsun falan dese de dinlemedim. Fermuari acip aradan yaragini cikarip agzima alip emmeye basladim. Uzun uzun verdim. Yakalanma korkusunun verdigi heyecanla agzima bosalmasi cok uzun surmedi. Ben de butun dollerini yuttum. Sanirim artik daha rahat gorusebilecegimiz. Uzun zamandir aradigim hayallerimi susleyen birisine kavusmus olmanin mutlulugunu yasiyorum suan.

Alıntı – Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Anald

Alıntı – Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Anald
Ertesi gün internetten kayınvalidem için bikini araştırdım biraz. Çok beğendiğim bir tanesini fiyatı da uygun olunca sipariş ettim. Teslimat adresi olarak da kayınvalidemin evini verdim.

Akşam eve gittiğimde Solmaz anne salonda çocuklarla ilgileniyordu. Arzu ise banyodaydı. Mavi bir kotun üstüne kırmızı bir tunik giymiş, başını desenli bir türbanla bağlamıştı. Siyah güneş gözlüklerini türbanının üzerine atmıştı. Beni görünce gülümseyip, “Bu yaramazları çok özledim, bırakıp gidemedim. Sana karşı ayıp olmasın diye de bekledim şimdiye kadar…” dedi. “Eve gitmene gerek yok zaten. Kal burada. Gidip ne yapacaksın?” dedim.

Sonra da telefonu çıkarıp ona internetten aldığım bikininin resimlerini göstererek, “Bak sana bunu aldım, kargoya vermişler, yarın senin eve teslim edecekler!” dedim. Yüzü kızardı, “Tövbe tövbe, sen ciddi misin?” diye sordu. “Evet, sen şaka mı sanmıştın?” dediğimde, gülümseyerek, “Ne bileyim belki şaka yapıyorsundur diye düşünmüştüm…” dedi. “Memnun olmadın mı yoksa, beğenmedin mi? O zaman iptal edeyim, ama vermişler kargoya!” deyince, “Yok, iptal etme daha, madem aldın gelsin bari!” dedi gülerek.

“Sana çok yakışacaktır, eminim!” dediğimde güldü bir şey demeden. Sonra da telefonu alıp bikininin resimlerine baktı, çok sevdiğini anladım. İstemem yan cebime koy diyordu.

Kayınvalidemle bu tip bir muhabbete gireceğim hayatta aklıma gelmezdi ama olmuştu. Yıllarca kocasının baskısı altında yaşayan kadın o ölünce birden kabak çiçeği gibi açılmaya başlamıştı.

Arzu banyodan çıkınca, “Ben kalkayım kızım…” dedi. Benden hariç Arzu da annesinin kalması için çok ısrar etti, ama Solmaz anne, “Yok, ben gideyim…” diye karşılık verdi hep.

Evi birkaç sokak ötedeydi. Hava artık kararmaya başlamıştı. “Ben götürürüm!” dedim. “Yok, oğlum ben giderim!” dedi, ama, “Ben de geleyim, sigaram bitmiş, sigara alacağım zaten!” diyerek onu ikna ettim. Spor ayakkabılarıyla dizlerine gelen uzun ve ince kahverengi kazağını giyince çıktık.

Birkaç dakikalık yolda havadan sudan konuştuk, bana işlerimi ve en çok da Karasu’daki yazlığı sordu. “Eğer çok görmek istiyorsan bu Pazar günü seni götüreyim!” dedim. Çok sevindi, teklifimi hemen kabul etti. “Arzu da sevinir, burada kızlarla çok bunalıyor, onun için de küçük bir değişiklik olur!” dedim.

O gece Arzu yine saat 23:00 gibi yattı. Bense televizyonda maç izleyip bir bira içtim. Yatak odasına geçtim, Arzu ve çocuklar çoktan derin bir uykuya dalmışlardı. Facebook’a girmek istedim. En çok da Solmaz anne ile konuşmak istiyordum.

Saat gecenin 12’si olduğu halde kayınvalidem gene online’dı. Kameralı arama isteği gönderdim. Az sonra onayladı, kamerası açıldı. Ekranda siyah kalın askılı atleti ile Solmaz anne belirdi, ama birkaç saniye sonra kapandı görüntü. Siyah atletinin altında şişkin, sutyensiz memeleri, bembeyaz koynu, memelerinin derin çatalını görmüştüm o birkaç saniye boyunca.

Yarağım sertleşirken bu kez ondan kameralı arama isteği geldi. Tıklayıp açtım, gene ekrandaydı, ama dünkü gibi gri eşofman vardı şimdi üzerinde. “Az önce ne yapıyordun?” diye sordum. Laptopun ekranını ayarlamaya çalıştı önce bana cevap vermek yerine. Ben yine aynı soruyu sorunca, “Kader’le konuşuyordum…” dedi. “O kılıkta mı konuşuyordun?” diye sordum. Sinirlenmiştim, kayınvalidemin günlerdir Kader dediği kimdi? Yoksa o kılığı ile başka bir erkekle mi görüşüyordu? Beni de Kader’le görüşüyorum diye mi kandırıyordu?

İnanmadığımı söylediğimde, “Vallahi Kader’le konuşuyordum oğlum, niye inanmıyorsun?” diye söyledi üzülmüş gibi. “E o zaman o kılığın neydi?” diye sorduğumda, “Çok sıcak olmuştu, çıkarmıştım üstümü. Sen birden arayınca boş bulunup açtım…” dedi. “İyi, tamam öyle olsun. Bunu yazıyorum bir kenara!” dedim alınmış gibi.

Yine, “Kader’le konuşuyorum, niye inanmıyorsun, ben sana yalan mı söyleyeceğim, inanmazsan yarın gelip bakarsın bilgisayara!” dedi kızmış gibi. “Tamam tamam, kızma hemen. Yani o halde seni görünce acaba ne oluyor dedim, nedir bu hali diye düşündüm. Yoksa senden yana öyle yanlış bir düşüncem yok, beni yanlış anlama!” dedim.

Kısa bir süre önemsiz şeylerden bahsettik. Ama sonra, “Valla Kader’i kıskandım, onun yerinde olmak isterdim!” dedim. “Niye öyle söyledin?” dedi şaşırmış gibi. “Valla baksana, Kader’le konuşurken üzerinde atlet var sadece, benle konuşurken eşofman çektin hemen!” dediğimde elini ağzına götürüp güldü.

“Kader kadın, sen erkeksin. Hem ayrıca sen benim oğlumsun, senin karşında o halde duramam!” dedi. “Senin oğlun askerde, ben senin damadınım, sen de benim kaynanamsın!” dedim gülerek. “E, ne yapmamı istiyorsun peki, eşofmanı mı çıkarayım?” dedi başını sağa sola sallayıp gülerek. “Valla süper olur, on numara olur!” dedim başparmağımı havaya kaldırıp göstererek.

Solmaz anne, “Orhan bu konuşmalar bize yakışmıyor!” dediğinde, “Niye yakışmasın?” dedim kameraya biraz daha yaklaşarak. “Sen benim kızımın kocasısın, ben senin annenim, sen annenle böyle konuşuyor musun?” dedi ciddi bir sesle. “Tabii ki konuşmuyorum çünkü o benim annem, ama sen değilsin!” dedim.

“Ne yani atletle mi oturayım senin karşısında?” diye sorunca, “Ben oturuyorum görmüyor musun?” dedim. Benim de üzerimde beyaz atletim vardı çünkü. “Senle ben aynı mıyız Orhan?” dedi tepki gösterir gibi.

Sonra da, “Bak kimse görmüyor değil mi bu konuşmalarımızı? Yani sonra Arzu yada Tufan duyarsa, öğrenirse çok kötü olur!” dedi tedirgin bir sesle. “Korkma, kimse görmez. Tufan zaten askerde nerden görsün çocuk. Arzu desen çocuklardan pestili çıkıyor, interneti de sevmez, zamanı da yok zaten. Hem bu konuşmalarımızın kaydı yok korkma, telefon gibi. Konuşuyorsun uçup gidiyor, kaydı alınmıyor!” dedim.

Sözlerime inandığını anladım. “Tamam ama kimseye söyleme sen yine de. Başımız derde girmesin!” dediğinde, “Ya niye söyleyeyim, söylenir mi deli misin?” dediğimde gülümsedi. Hemen ardından da kameranın karşısından kalktı, yeniden oturduğundaysa üzerinde siyah atleti vardı sadece. “Süpersin!” dedim keyifle.

“Çok güzelsin!” dediğimde, utanmış gibi, “Öyle mi?” dedi. “Sen bilmiyor musun güzel olup olmadığını, güzel bir kadınsın bunu kabul et!” dedim. Kayınvalidemin ekranımı kaplayan görüntüsü karşısında yarağım sertleşmeye başlamıştı. Şişkin memelerinin etli uçları ince penye atletin kumaşını delecekmiş gibiydi. Yaşına karşın azıcık sarkma bile yok gibiydi memelerinde. İki memesinin arasındaki çatalı derin bir vadi gibi uzanıyordu. Kumral saçlarını arkaya atmıştı. Bembeyaz koynu tavanından vuran beyaz ışığın altında daha da beyaz görünüyordu.

Artık kayınvalideme karşı ilgi duyduğum saklanamaz bir gerçekti. Onun da bana karşı benzer hislere sahip olduğu ortadaydı. Öyle olmasa bu konuşmaları Tufan ve Arzu’nun öğrenmesinden korkmaz, ayrıca karşımda şu haliyle oturmazdı. Kayınbabam sağken başını sağa sola çeviremeyen kaynanam gitmiş başka bir kadın gelmişti. Ama iyi ki gelmişti.

Üstümdeki beyaz atletimi çıkardım. Şimdi belimden yukarısı çıplaktı. Ben nasıl ki onu daha önce atletle görmediysem, o da beni bu halde görmemişti. “Niye çıkardın?” diye sordu gülerek. “Eşitlik olsun diye çıkardım, bir sen bir ben!” dedim kahkaha atmamak için kendimi zor tutarak.

“Biraz daha yaklaşsana!” dediğimde, “Niye?” diye sordu. “Ya yaklaşsana!” dedim soru sormasından rahatsız olarak. İyice, hatta istediğimden biraz daha fazla yaklaştı kameraya. Memeleri ekranımı kaplamıştı. Etli uçlarını ısırıp koparmak onları yalamak isteği içindeydim.

“Arzu’nunkiler seninki gibi değil!” dediğimde, “Onlar neymiş?” diye sordu merakla. “Memeleri, onun memeleri seninkiler kadar büyük değil!” dediğimde, “Orhan, bence kapatsak iyi olur!” dedi ama sesinin tonundan aslında sözlerimden memnun olduğunu anlamıştım.

“Kızma, yalan söylemiyorum. Hem siz kadınlar başka kadınların memeleri, götü hakkında konuşmuyor musunuz? Onun memeleri çok büyük, yok çok küçük diye şunun götü büyük şununki dik diye konuşmuyor muşunuz? Ben de seninkiler Arzu’nunkilerden büyük diyorum, ne var bunda?” dedim işi piçliğe vurarak. Bir şey söylemek yerine geriye çekildi tekrar.

Bu konuşmanın canını sıkmaması için konuyu Karasu’daki eve getirdim hemen. “Pazar günü birlikte gideriz!” dediğimde, sevinçle, “Çok iyi olur!” dedi. “Bikinini de giyersin, bakarsın belki denize de gireriz!” dediğimde, “Bu mevsimde denize girilir mi?” diye sordu. “Niye, giren var, soğuk olur biraz ama ne olacak ki, biz de gireriz. Ben öğretirim sana, hiç korkmana gerek yok, bana güvenmen yeterli, benim dediklerimi yaptığında gerisi kendiliğinden gelir!” dedim.

Ardından basit tekniklerle nasıl yüzme öğreteceğimi anlattım. Tabii bunları anlatırken, “Kollarından tutarım, sırtını bana yaslarsın, kalçalarından, bacaklarından tutarım…” diye de söylüyordum. Kayınvalidem ise, “Bu kadar mıymış, e sonra, hıım, ben ne yapacağım peki, başka?” diyerek hayret edermiş gibi dinliyordu beni.

Konuşmamız ilerlemişti iyice, saat 01:00’e gelmişti, ama uykum yoktu, aynı şekilde Solmaz anneden de uykum geldi diye bir şey duymadım. Sağ elim yukardayken sol elimle de yarağımı okşuyordum. Kayınvalidem beni sertleştirmişti, erkeklik duygularımı kabartmıştı.

“Kayınbabam senin değerini bilemedi!” diyerek yeni bir konu açtım. Ona çok güzel ve çekici bir kadın olduğunu, kocasının elindekinin değerini bilemediğini söyledim. Bunları daha önce de söylemiştim, ama kayınvalidem her seferinde bunları duymaktan keyif alıyor gibiydi.

“Onun yerinde ben olacaktım ki…” dediğimde, “Sen ne yapardın?” dedi meraklı gözleriyle. “Uuuu, neler yapmazdım ki, bu hayata bir kere geliyorsun değerini bileceksin. Ben de senin değerli olduğunu sana hissettirirdim!” dedim. “Nasıl hissettirirdin?” diye sordu bu sefer. Kayınvalidemin bu sorusu ile konu iyice aşağılara, bel altına inecek duruma gelmişti.

“Sana kadınlığını hissettirirdim!” dediğimde kameranın karşısında yüzünün kızardığını ve utangaç bir gülümsemenin dudaklarında belirdiğini gördüm. “Çok güzel bir kadınsın, kadınlığını yaşayamadın bana kalırsa. Ama hiçbir şey için geç değildir, bundan sonrası önemli!” dediğimde sessiz kaldı. Ama sonra sanki beni kızdırmak ister gibi, “Yeniden evlenmemi mi istiyorsun?” diye sordu.

“Eğer sen evlenmek istiyorsan evlen, bir şey diyemem. Ama evleneceğin adam da ölen kocandan farksız olacaktır, senin değerini bilmeyecektir. Benim o dediğim kadınlığını sana hissettiremeyecektir!” dedim karşılık olarak.

Kayınvalidem, “Peki nasıl olacakmış eğer evlenmeyeceksem?” deyince, tüm cesaretimle, “Ben ne güne duruyorum?” dedim. Önce artık bu sözlerimin çok ileri gittiğini, çok ayıp olduğunu, beni tersleyeceğini düşündüm, ama tepkisiz kalıp bir şey demedi.

Onun sessizliğinden daha da cesaretlenip, “Arzu’nun benimle ne kadar mutlu olduğunu görüyorsun. Çünkü onu doyurmasını biliyorum, ona kadınlığını yaşatıyorum. Eğer izin verirsen bunları senin de yaşamanı sağlayabilirim. Daha çok gençsin, çok güzelsin. Onca yıl çok kötü yaşadın, ama bari bundan sonra güzel yaşayıp mutlu ol, bu senin hakkın!” dedim. Kayınvalidem kameranın karşısında bir şey diyecek gibi oldu, dudakları titredi ama gene bir şey demedi.

O zaman daha da cesaretlendim ve ayağa kalktım. Yarağım külotumun ve eşofmanın altında çelik gibi sertleşmişti. Kamerayı aşağı doğru çevirdim, eşofmanımla külotumu sıyırarak sertleşmiş yarağımı çekmesini sağladım. O an kayınvalidem ekranında beliren görüntüden rahatsız olmuş gibi başını diğer tarafa çevirerek, “Orhan ne yapıyorsun sen?” dedi.

Ancak ben utanmak yada çekinmek yerine daha da coşmuştum. Yarağımı sıvazlarken, “Bununla seni doyururum, onca yıl yaşayamadıklarını benimle yaşarsın, seni her türlü aklına hayaline gelmeyecek şekilde sikerim, yarağa doyururum!” dediğimde, “Orhan manyak manyak konuşma, kapat şunu!” dedi tepkiyle.

Yerime oturdum. Kamerayı yeniden ayarladım. “Görüyorsun ne halde olduğumu. Beni sertleştirdin, demir gibi yaptın. Şimdi içeri gidip kızını çatır çatır sikeceğim, ama aklımda sen olacaksın. Sen de dediklerimi düşün, pişman olmayacaksın, aksine çok mutlu olacaksın. Benim de isteğim bu zaten, senin mutlu olduğunu görmek istiyorum, çünkü sen bunu hak ediyorsun!” dedim.

Kayınvalidem sözlerime cevap vermeyip görüşmeyi sonlandırdı. Kalbim deli gibi atıyordu. Heyecandan parmaklarım titriyordu. Ama o ilk heyecan geçtiğinde ise sanki 31 çektikten sonra oluşan pişmanlık gibi bir pişmanlık kapladı içimi. Kayınvalideme yarağımı açıp göstermiştim. Onu sikmek istediğimi açık açık söylemiştim. Karımın öz annesi, daha birkaç ay önce kocasını kaybeden ve oğlu askerde bir kadındı karşımdaki.

Yatak odasına geçtim. Arzu’nun sol eli küçük kızın beşiğinde kalmış, o halde uyumuştu. Elini çekip yorganın altına soktum. Beni fark edince, yarı uykulu halde, “Nerdesin sen?” diye sordu. “Geldim aşkım!” dedim. Birbirimize sarılıp yattık…

Sabah 9:00 gibi işyerindeyken cep telefonum çaldı, kayınvalidem arıyordu. “Orhan dün geceki davranışın hiç hoş değildi. Bence artık buna son vermeliyiz!” deyince, “Neden?” diye sordum. “Oğlum nedeni mi var? Ben senin kaynananım kaynanan, sen bilmiyor musun, anlamıyor musun?” dedi sinirle.

“Az bekle, bir dakika!” diyerek işyerinin kapısını kapadım. Zaten benden başka çalışan kimse yoktu. Taşıma ve nakliye işleri için dışardan adam tutuyordum. “Ben senin gibi düşünmüyorum, gece söylediklerimde ciddiyim!” dediğimde, “Orhan saçmalama!” dedi. “Senden hoşlanıyorum, içimde bir ateş var beni yakıyor. Arzu artık bana yetmez oldu, çocuklardan başını kaldıramıyor, kendime hakim olamıyorum!” dedim. Cevap vermeye çalışınca sözünü kesip, “Ben seni düşünüyorum, senin de mutlu olmanı istiyorum, kadınlığını yaşamanı istiyorum!” dediğimdeyse, “Ben o dediğini yapmak istesem evlenirim, sana ne oluyor?” dedi.

“Sen evlenmek istediğinde oğlun ne yapacak peki? A anne ne güzel evleneceksin, başka adamın koynuna gireceksin mi diyecek sana. Tebrik mi eder seni yoksa çeker vurur mu?” dedim. Bir süre ne diyeceğini bilememiş gibi sustu, güçlü nefes alışverişlerini duyuyordum bu sırada.

“Sen ne istiyorsun peki, senin derdin ne?” diye sordu. “Kaç defa söylemem gerekiyor daha, senden hoşlanıyorum, seni mutlu etmek istiyorum, beni sevmeni istiyorum!” dediğimde, sözümü keserek, “Oğlum ben zaten seviyorum seni…” dedi.

“Ya bırak şimdi bu anlamamış gibi salağa yatma laflarını. Biliyorsun benim ne demek istediğimi. Oğlun evlenmene hayatta izin vermez ama senin de eriyip gitmene, çürümene ben izin vermem. Senden hoşlanıyorum, yaşamadığın tatları yaşamanı istiyorum, güzellikleri görmeni istiyorum, sen bunları hak ediyorsun. Seni incitmek, kırmak aklımın ucundan bile geçmez. Öyle bir şeye en başta ben dur derim. Seni üzecek, ağlatacak bir şeye hayatta izin vermem. Korkmana, çekinmene gerek yok. Tufan yada Arzu öğrenir diye bir korkun olmasın. Bütün sorumluluğu ben üzerime alıyorum. Eğer yarın bir gün bunlar ortaya çıkarsa hepsine ben göğüs germeye, kendimi feda etmeye hazırım, senin kılına zarar gelmesini istemem, buna izin vermem!” dedim büyük bir coşkuyla.

İçimde birikenleri bir çırpıda söylemiştim. Kayınvalidem sözlerimi sessizce dinlemiş, güçlü nefes alış verişlerini duymuştum sadece. “Senin de benden hoşlandığını biliyorum, öyle olmasa bu ana kadar bu noktaya kadar işlerin bu aşamaya kadar gelmesine izin vermezdin. Ben seni biliyorum, tanıyorum. Esaslı, mert kadınsın. Eğer kendine koca arıyorsan, yeniden evlenmeyi düşünüyorsan ben senin kocan olmaya hazırım. Açık açık söylüyorum bunu sana. Sen de istiyorsun gerçekte ama sadece korkuyorsun, en çok da kendinden korkuyorsun. Ama ben de sana korkmana gerek yok diyorum. Kimse bilmeyecek, ne oğlun ne kızın. Her şey ikimizin arasında olacak. Benim imkânlarım var, yoksa da yaratırım, maddi durumum da iyi sen de biliyorsun. Seni üzmem, incitmem, kadınlığını doya doya yaşamanı istiyorum sadece. Kocanın sana yaşatamadıklarını, veremediklerini vermek istiyorum. Sen sadece bir adım atacaksın, korkmadan bir adım attığında gerisi de gelecek!” diye ilave ettim.

Sözlerimi sessizlikle karşıladı. Ardından titreyen bir sesle, “Çok korkuyorum. Sanki Salim beni izliyormuş gibi oluyorum. Sanki yanı başımdaymış gibi hissediyorum…” dedi. “Salim öldü, artık Salim yok. Salim ne verdi sana, senelerce baskı yaptı, dayak attı. Kadın olduğunu unuttun. Ama artık hepsi geçti, bundan sonra ileriye bakacaksın, geçmişi unutacaksın!” dedim.

“Bak çok korkuyorum. Kimsenin bilmesini istemiyorum, ne ailem ne akrabalarım ne komşularım. İnsan içine çıkamam öğrenirlerse. Senin de hayatın mahvolur. Bu işin ucunda ölüm var Orhan…” dediğinde, “Ben öyle olduğunu bilmiyor muyum sanıyorsun? Ortaya çıkarsa Arzu ne yapar bana, Tufan ne yapar, elbette biliyorum hepsini. Ama bu işi çok gizli yapacağız, o konuda bana güvenmeni istiyorum, pişman olacağımız bir şey yapmayacağız buna emin ol, ben kendime güveniyorum, sen de azıcık da olsa bana güven!” dedim.

Birkaç saniyelik sessizliğin sonunda, “Ben de güveniyorum sana!” dediğinde artık bu işin olduğu kesinleşmişti. “Teşekkür ederim, pişman olmayacaksın!” dedim yanıt olarak.

Kayınvalidem dün geceki yaşananlardan sonra bu işi bitirmeyi kafasına koymuş beni de bunun için aramıştı, ama iş 180 derece ters bir noktaya gelmişti. Artık birbirimize bağlanmıştık. Birbirimizi mutlu etmekti amacımız.

“Bugün bikini geldiğinde bana haber ver!” dediğim zaman telefonun ucunda kıkır kıkır güldü. “Tamam, veririm!” diyerek kapattı. Derin bir nefes alıp verdim. Sadece birkaç günde yaşadıklarımız inanılmazdı.

Bir keyif sigarası yaktım…

Götten Verdim Büzüğümü Ka

Götten Verdim Büzüğümü Ka

Li??d? okurk?n, k?nk?m M?r?l il? çıkm??ın? r?ğm?n kenef.net, Emr? b?nim hoşum? çok gid?n biri?iydi. M?r?l kı?? boyluydu, Emr? i?? çok uzundu, y?kışmıyorl?r diy? düşünüyordum v? bu b?ni çok mutlu ?diyordu. M?r?l Emr?’yl? çıkm?y? b?şl?dıkt?n ?onr?, b?n? çok gıcık v?rici d?vr?nıyordu, onl?rın ?yrılm??ı için du? ?d?r olmuştum. Bunu n?d?n i?t?diğimi bilmiyordum, Emr?’d? bir ç?kicilik v?rdı. V? çıkm?l?rı p?k uzun ?ürm?di, ?yrıldıl?r. T?bi ?yrıldıkl?rın? ?n çok b?n ??vinmiştim…

Okuld?n ?rk?d?şl?rl? bir gün dış?rd? ?kş?m y?m?ği düz?nl?dik. Emr? y?nım? oturmuştu, b?n? ??mimi d?vr?nıyordu. T?biki b?n d? onu k?ndim? b?ğl?m?k için ?limd?n g?l?n h?rş?yi y?pıyordum, ?lini m??? ?ltınd?n tutup, kim??yl? ilgil?nm?m??ini, ??d?c? b?n? b?km??ını ??ğlıyordum. Çünkü t?m k?rşımd?, C?n?n i?mind? b?şk? bir k?nk?m v?rdı v? o d? Emr?’y? f?l?k?t tutulmuştu (Bunu b?n? C?n?n k?ndi?i itir?f ?tti.) N? y?p??m bilmiyordum, Emr?’yi bir ş?kild? k?ndim? b?ğl?m?lıydım. Y?m?kl?r y?ndi, ç?yl?r k?hv?l?r içildi, h???pl?r öd?ndi, ?vl?r? doğru yol? koyulduk. Emr? y?nım? g?ldi v? b?lim? ??rıldı, “Boyun d? iyi uzunmuş!” d?di. B?n d?, “G?rç?kt?n iyi mi?” d?yip trip y?pm?k i?t?dim v? y?nınd?n uz?kl?ştım O d? bir c?ntilm?n ?rk?k gibi y?nım? g?ldi v? y?n?ğımd?n öptü. İşt? ?şk ?t?şim on? k?rşı burd? b?şl?dı. S?nki 40 yıllık ?rk?ğimmiş gibi b?lin? ??rıldım, o d? boynum? ??rıldı. U?ulc? on? fı?ıld?y?r?k, “S?n çok t?tlı?ın!” d?dim v? bu bizim ?şk v? ??x m?r?tonumuzun b?şl?m??ın? ??b?p oldu 🙂 Ar?d?n ?yl?r g?çti v? Emr?’yl? ilk öpüşm?l?rimizi y?ş?dık. Bu ?r?d? Emr? 1.94 boyund?, 80 kilo civ?rınd?, iri y?pılı, norm?l d?r?c?d? k??lı biri?iydi. B?n i?? 1.80 boyund?, 58 kilod?, inc? ??yıl?bil?c?k bir b?y?nım. K?lç?m bir?z çıkık v? göğü?l?rim 85 B ölçül?rind?.

Li?? bitti, b?nim k?z?ndığım üniv?r?it? Emr?’ninkind?n b?şk? ş?hird? olduğu için, gizli ??klı or?y? b?niml? b?r?b?r g?lm?k zorund? k?ldı. Üniv?r?it?d?n kızl?rl? ?v tutmuştuk. Bir ??f?rind? Emr? yin? b?nim y?nım? g?ldiğind?, o g?c? ?vd? diğ?r kız ?rk?d?şl?rım olm?dığı için çok mutluydum. Emr?yl? birş?yl?r y?ş?y?bil?c?ğimi düşündüm. On? çok güv?niyordum, çok ?f?ndi, çok düzgün bir in??ndı çünkü. On? ?rk?d?şımın y?t?ğını v?rdim. Y?t?kl?r k?rşılıklıydı. Emr? uyumuyordu, ?ig?r? içiyordu. “Aşkım uyumuyormu?un d?h??” d?dim. “Yolculuk f?zl? yordu, 1 ?ig?r? d?h? içip y?t?c?ğım!” d?di. “Aşkım lütf?n uyu ?rtık!” d?dim v? ?rk?mı döndüm sex hikayeleri. Sig?r??ı bitinc? k?lkıp y?nım? g?ldi, “Kızdın mı?” d?di. “H?yır.” d?dim. “B?n d? g?lip y?nın? y?tm?yı düşünüyordum!” d?di. İlk d?f? bir ?rk?ği y?t?ğım? ?l?c?ktım. T?m?m, ??vgilimdi, b?ni ilk öp?n d? oydu (Bilm?m in?nırmı?ınız, ?m? ond?n önc? hiç öpüşm?dim, ilk onunl? öpüştüm!). Alm?lımıydım y?t?ğım? diy? çok düşündüm v? ?onund?, “G?l h?di!” d?dim…

Girdi y?nım? v? b?n? ?ıkıc? ??rıldı, öpm?y? b?şl?dı. B?n d? onu öpüyordum. T?nrım bu n??ıl bir duyguydu, r??m?n ı?l?nm?y? b?şl?dım. İşin d?h? il?riy? gitm??ini ?ng?ll?m?k için, n?zl?n?r?k, “Y?t?r bu k?d?r! Uyu h?di!” d?yip ?rk?mı döndüm. Bu ??f?r ?rk?md?n ??rıldı. Siki k?lkmıştı, k?lç?md? hi???ttim, r??m?n zorluyordu. H?yc?nd?n n?f?? ?lışv?rişim d?ğişti v? k?ndimd?n g?çtim. B?n d? k?ndimi on? doğru iyic? b??tırıp uyum?y? k?r?r v?rdim. V? öyl? d? oldu, ??rılıp uyumuşuz. S?b?h uy?ndığımd? Emr? ?rk??ı dönük y?tıyordu. Uyku?unun çok d?rin olduğunu biliyordum, çünkü n? z?m?n ??b?hl?rı t?l?fonl? ?r???m ??l? uy?nm?zdı. Ş?yt?n dürttü ?ikin? b?km?k ?klım? g?ldi. Elimi pij?m??ınd?n iç?riy? doğru y?v?şç? ?oktum. Sikini ?vucumun içind? hi???tm?k güz?ldi. Emr?’nin bird?n kımıld?m??ıyl? h?m?n ?limi ç?ktim. Emr? uy?nır gibi oldu v? “Aşkım noldu?” d?di. “Birş?y yok ?şkım, ??d?c? ??rılıyordum!” d?dim. “Hıı, t?m?m…” d?di v? t?kr?r uykuy? d?ldı. Doğru?u çok korkmuştum ?c?b? f?rk?tti mi diy?…

1 ???t k?d?r ?onr? k?hv?ltıyı h?zırl?yıp onu k?ldırdım v? b?r?b?r mutf?ğ? g?çtik. K?hv?ltımızı y?p?rk?n, k?f?md? h?p (G?c? ?c?b? n?d?n il?ri gitm?di?) ?oru?u v?rdı. On? b?ni ç?kici bulup bulm?dığını ?ordum. O d?, “Aşkım b?nim için çok ç?kici?in, ?m? b?n ??n i?t?m?diğin müdd?tç? ??n? birş?y y?pm?yı düşün?m?m. Y?ni bunu n? m?n?d? ?ordun bilmiyorum, ?m? b?n ??k? d?li?i bir in??n d?ğilim, y?lnızc? z?m?nını b?kl?rim, b?zı ş?yl?rin iki t?r?fın i?t?ği il? olm??ı ön?mli…” d?di. Bu b?nim için y?t?rli bir c?v?p olmuştu.

K?hv?ltıd?n ?onr? ikili koltuğ? uz?ndı, ?y?kl?r dış?rd?. B?n d? ç?pr?z girdim koltukl? ?r??ın?, TV izl?dik. S?vişm? ??hn??i bol dizil?rd?n izliyorduk. Etkil?ndim v? onu öpm?k i?t?dim. K?şk? i?t?m???ydim, ol?n oldu v? uyuy?n Emr?’yi uy?ndırdım ??nırım. S?vişirk?n göğü?l?rimi ilk k?z ?ll?di v? çok ?tkil?ndim. Sonr? ?lini ?ş?ğıl?r? götürdü. B?n bunun olm??ını i?t?miyordum, çünkü d?h? b?kir?ydim. Elini ?mım? götürdü v? külodumun ü?tünd?n ?ll?m?y? b?şl?dı. Z?vkt?n b?şım dönüyor, k?ndim? h?kim ol?mıyordum. O ?mıml? oyn?dıkç?, içim ?l?v ?l?v y?nıyordu. Sonr? ?lini külodumun çin? ?oktu v? bir?nd? çık?rttı, “Bu n? l?n?” diy? p?dimi ?lmış, b?n? gö?t?rdi. Elind?n p?di ?ldım h?m?n kült?bl??ın? ?ttım. Çok ut?nmıştım, ?m? Emr? gülüyordu. Çok ş?k?cı v? h?yl?z bir k?r?kt?ri v?rdı. On? ??rıldım, “Aşkım n? olur gülm?!” d?dim. B?n?, ilk k?z d?nk g?ldiğini ?öyl?di. Şüph?l?ndim, ?c?b? b?şk? k?dınl?rl? d? y?ttı mı diy?.

O gün dış?rı çıktık, ?kş?m y?m?ğini dış?rd? y?dik, g?c? g?ç ???tl?r? k?d?r g?zdik dol?ştık v? ?v? g?ldik. S??t g?c? y?rı?ını bir?z g?çmişti, uyum?k i?t?diğini v? ??lond?ki y?t?ğ? y?tm?k i?t?diğini b?lirtti. Oy?? b?n bu g?c? d? b?nim y?nımd? y?t?r düşünc??in? girmiştim. Am? bozuntuy? v?rm?dim, “T?m?m!” d?dim. İç?rd?n 2 y??tık v? büyük bir b?tt?niy? g?tirdim. Elimd? 2 y??tık görünc?, “Aşkım ??n d? mi y?t?c?k?ın?” d?di. “Ev?t ?şkım!” d?dim v? ışığı ?öndürüp y?nın? y?ttım. Uzun uzun öpüşüp ??vişm?y? b?şl?dık. Y?rım ???t ?onr? b?tt?niy?nin ?ltınd? ikimiz d? çırılçıpl?k olmuştuk v? ?rtık ?ikin? dokunm? fır??tım kol?yl?şmıştı, ?ldım ?lim?, dokundum. Ell?dikç? ?limd? büyüy?n bu ş?y b?n? ok?d?r büyük g?lm?y? b?şl?dı ki ?nl?t?m?m! Sikin? dokunm?md?n çok z?vk ?lıyor olm?lıydı ki, b?n?:

– Aşkım bir?z oyn?, yuk?rı ?ş?ğı y?p! d?di.
– Aşkım y?p?rım d?, çok büyüdü bu!
– Korkm?n? g?r?k yok, ??n? z?r?r v?rm?m! d?di.
– Bund?n ?minim d?, k?ç cm bu? (Li??d? kızl?r ?nl?tırdı, işt? 15-17 cm büyük ??yılır diy?.)
– 19 cm! d?diğind? ç?kinmiştim.
– N? oldu? Su?tun? d?di
– Ş?şırdım, ilk k?z ?lliyorum d?!
– N?d?n k?ç cm diy? ?ordun ki? d?di.
– Am??n ?şkım, Li?? muh?bb?tl?ri işt?, bilmiyormu?un?
– Hımm… d?di ?in?ic?.

Ac?b? b?ni y?nlış mı ?lgıl?dı diy? düşündüm. N?y??, b?n ?ikiyl? bir?z d?h? oyn?dım. Sonr? b?n?, “Ü?tün? çık?bilirmiyim?” d?di. İzin v?rdim, b?c?k ?r?m? girdi v? “Sikimin ??d?c? b?şını ?mının ?ğzın? koy?c?m, korkm? t?m?m mı?” d?di. “T?m?m!” d?dim v? o iri ş?yin b?şını ?mım? y??l?dı. Bird?n k?ndimi g?ri ç?ktim, ?okm??ınd?n korkmuştum. “S?kin ol ?şkım, ?okm?y?c?ğım!” d?di. Sikinin b?şıyl? ?mımın dud?kl?rı ?r??ınd? yuk?rı ?ş?ğı oynuyordu. Sonr? ?ikinin b?şını ?mımın d?liğin? bir?z ?oktu v? “T?m?mdır, d?h? f?zl? ?okm?y?c?ğım!” d?di v? ü?tüm? y?tıp öpüşüp ??vişti b?niml?. D?h? f?zl? ?okm?dığı için çok mutlu olmuştum, n? diy?c?ğimi ş?şırdım, ?m? çok z?vk ?lıyordum…

Sonr??ınd? b?n?, “Aşkım c?nım çok i?t?di, k?ndini h?zır hi???d?r??n y?p?biliriz!” d?di. “Bir?z ?c?l? ?diyor?un!” d?dim. “H?yır, ?rk?d?n d? olur…” d?di. Li??d? birk?ç kız ?rk?d?şım ?rk?d?n y?ptıkl?rını v? c?nl?rının çok y?ndığını ?öyl?mişl?rdi anal sex hikayeleri. Am? oz?m?n Li??ydi, b?n şimdi Üniv?r?it?d?yim v? b?ni ilk öp?n, b?ni k?ndin? bu d?nli ?şık ?d?n bu ?d?m? n??ıl ?rk?d?n v?rm?y?yim diy? düşünüyordum. “T?m?m y?p! Am? ?cım?z dimi?” d?dim. “M?r?k ?tm?!” d?di v? y?t?kt?n k?lkıp ç?nt??ını ?ldı, içind?n pr?z?rv?tif çık?rttı. Bilm?zmiş gibi, “O n? ?şkım?” d?dim. “Aşkım t?mizlik v? korunm?k h?rz?m?n için ön?mlidir!” d?di. “Hımm…” d?dim. N? y?pm?m g?r?ktiğini bilmiyordum v? m?r?kl? ol?c?kl?rı b?kliyordum. “V?z?linin v?rmı?” d?di. “V?r!” d?dim, od?d?n gidip ?ldım g?ldim. Bu ?r?d? ?vin içind? çıpl?k dol?şm? k?yfi b?mb?şk?ymış :))

V?z?lini v?rdim, b?ni yüzü?tü y?tırdı v? götüm? ?ürm?y? b?şl?dı. D?ğişik bir duyguydu. P?rm?ğını büzüğümd?n iç?ri ?okm?y? ç?lışıyordu. B?n d? bir?z ?ıktım ??nırım. “Sıkm? k?ndini!” d?di v? ??ldım. P?rm?ğı girmişti. P?rm?ğı girdiy??, ?iki d? gir?r diy? düşündüm. Az ?onr? 2 p?rm?ğını ?oktuğunu ?öyl?di, ?onr? d? 3 p?rm?ğını. İlk b?şt? götümün p?rm?kl?nm??ı bir?z tuh?f g?ldi, f?k?t ?onr?d?n z?vk ?lm?y? b?şl?dım. Ü?t?lik hiç ?cı duym?dım. Çok prof??yon?l olm?lıydı. Mutl?k? b?nd?n önc? b?şk?l?rını d? ?ikmişti. D?y?n?m?dım ?ordum:

– Aşkım d?h? önc? b?şk?l?rını d? y?ptın mı?
– Ev?t ?şkım y?ptım! d?di.
– Onl?rı d? mı ?rk?d?n y?ptın?
– H?yır! d?di.
– P?ki b?ni n?d?n b?ni ?rk?d?n y?pıyor?un?
– S?n b?kir??in d? ond?n! d?di.
– Aşkım y?tm?zmi bu ?kş?mlık?
– Aşkım y?pm?dım ki d?h?! d?di.
– Ark?m zonkl?m?y? b?şl?dı ?şkım!
– M?r?k ?tm? bir?zd?n g?ç?r! d?di.

Işığı y?km?mı i?t?di. B?n ışığı y?kınc? işt? o bil?k gibi ?ikini nih?y?t gör?bilm? ş?n?ım oldu. K?r?nlıkt? v? b?tt?niy?nin ?ltınd? ?limd?yk?n boyutunu f?rk?d?m?miştim, ?m? şu?n çok korkm?y? b?şl?dım. T?dirgin bir ş?kild? y?nın? g?ldim. Çık?rttı pr?z?rv?tifi b?n? v?rdi v? t?km?mı ?öyl?di. “N??ıl t?k?c?ğımı bilmiyorum!” d?dim. B?n? t?km? ş?klini gö?t?rdi. Ucunu ?ıktım v? ?ş?ğı doğru zorl? ?ürükl?dim. Siki çok ihtiş?mlı görünüyordu. Pr?z?rv?tifi t?ktıkt?n ?onr? ?ğzım? ?lm?mı i?t?di. Dilimi d?ğdirdim, muz t?dı v?rdı, ş?şırdım, “Aşkım muz kokuyor bu, t?dı d? muz gibi!” d?dim. “S?n y?l?, b?k çok hoşun? gid?c?k!” d?di. Y?l?dım. G?rç?kt?n muz y?l?r gibi oluyordu :))

Az ?onr?, “T?m?m y?t?r bu k?d?r!” d?di v? b?ni yüzükoyun y?tırdı yin? v? c?nımın y?n?c?ğını ?öyl?di v? k?ndimi ?ıkm?m?m için d? d?f?l?rc? t?mbihl?di v? ikn? ?tti. Çünkü c?nımın y?nm??ınd?n çok korkuyordum. Sikinin b?şını götümün ?ğzın? y??l?dığınd? çok korkm?y? b?şl?dım v? bir ?r? bunu y?pm?m?m g?r?ktiğini düşünm?y? b?şl?dım, çünkü o koc? ş?y n??ıl gir?c?k diy? h???plıyordum. Am? on? güv?nim d? ?on?uzdu. Götüm? bir?z zorl?dıkt?n ?onr? ?ikini ?mım? b??tırdı, bir?z ?mımın ?ğzınd? oyn?ttıkt?n ?onr? t?kr?r götüm? b??tırdı. Göt d?liğim il? ?mımın d?liği ?r??ınd? gitg?l y?pıyordu. B?n ?mım? girm?z h?rh?ld? diy? düşünüyordum, f?k?t h?r ??f?rind? bir?z bir?z ?okuyordu v? b?n bunu hi???diyordum. “Aşkım ?mım? ?okm?!” d?dim. “Sokmuyorum ?şkım, ?ul?rını ?lıyorum, k?y?ın diy?!” d?di. Bunu t?crüb??iz olduğum için ?nl?m?mıştım, ?m? il?rl?y?n dön?ml?rd? ?nl?y?c?ktım…

“Artık v?kti g?ldi ??nırım!” diy? mırıld?ndı v? ?ikinin b?şını götüm? iyic? b??tırdı. C?nım çok y?nm?y? b?şl?mıştı, r??m?n o koc? k?f?lı ş?yi zorl?y?r?k götüm? ?okm?y? ?ığdırm?y? ç?lı?ıyordu. “Aşkım y?v?şşşş!” d?dim. “S?kin ol! Sıkm? k?ndini!” d?di v? it?kl?di v? girdiğind?, “Oohhh!” d?di. Bitti ??nıp b?n d? bir oh ç?ktim. Kımıld?m?d?n durdu v? “Aşkım t?m?m b?k bu k?d?rdı!” d?di. B?n d? bütün ?ıkıntı bu muydu diy? düşündüm. F?k?t ?onr? bir ?nd? ??rtç? yükl?ndi v? d?h? d? girm?y? b?şl?dı. S?ntim ??ntim il?rliyordu. S?nki b?ğır??kl?rımı y?rıyordu o koc? ş?y. O ?n z?vkl? k?rışık hi???ttiğim o ?cıyı t?rif ?d?m?m (Y?ş?y?nl?r bilir, iri bir ?l?tin götü p?rç?l?m??ını!). “Aşkım y?t?r, ?okm? d?h? f?zl?!” d?dim v? k?f?mı ö?virip ?rk?y? b?ktım, f?k?t d?h? n?r?d?y?? y?rı?ı duruyordu. Ağl?m?y? b?şl?dım, b?lki ?cır d? y?pm?z diy?. O i??, “Aşkım dur, ?z k?ldı!” d?di v? çık?rttı, t?kr?rd?n yükl?ndi…

C?nım çok y?nıyordu, çığlık ?tm?y? b?şl?dım ?cıd?n. “T?m?m bu k?d?rdı, ?onun? k?d?r girdi!” d?di. R??m?n mid?md? hi???diyordum ?ikinin n?bız gibi ?tışl?rını. En??mi, boynumu v? omuzb?şl?rımı öpm?y? b?şl?dı. Acım y?v?şç? g?çm?y? b?şl?mıştı. “Aşkım ??nin göt t? çok d?rmış ?m? h??!” d?di ?in?ic? gül?r?k. Bu hoşum? gitmişti. Sonr? bird?n ç?kti t?m?m?n çık?rttı ?ikini. R??m?n h?v? girdi götümd?n iç?riy?. B?n d?h? k?ndim? g?l?m?d?n t?kr?r kökl?di. N??ıl b?ğırdım ?m?, y??tığı ?ıkm?y? b?şl?dım. O i?? hızlı hızlı ?okup çık?rtıyordu. Birk?ç d?kik? çok c?nım y?ndı, ?m? ?onr??ınd? in?nın ?ldığım z?vk b?mb?şk?ydı. O iri ş?y n??ıl d? r?h?tç? k?yıyordu götüm? v? b?ni uçuruyordu…

Y?kl?şık 20-25 d?kik? boyunc? ?mımı okş?y?r?k ?ikti götümü v? b?n o ?ır?d? 2 ??f?r şidd?tlic? boş?ldım. Sonund? o d? g?lm?k üz?r?ydi, “Aşkım ?ğzın? mı boş?l?yım, yok?? için? mi?” d?di. Ağzım? ?lm?k i?t?m?diğim için, “İçim? boş?l!” d?dim. O d?, “G?liyorum!” d?di v? kökl?yip ??rıldı b?n?. Pr?z?rt?vift?n d? ol??, içimd? ?ıc?cık birş?yl?r hi???ttim. Boş?ldıkt?n ?onr? içimd? öyl? k?lm??ı b?ni r??m?n çok mutlu ?tmişti. Az ?onr? t?m çık?rtm?y? k?lktığınd?, “Aşkım çık?rtm?, içimd? k?l?ın!” d?dim. O d?, “Olm?z ?şkım, pr?z?rv?tif çık?r, döll?r dış?rı ?k?r!” d?di v? ?ikini çık?rttı götümd?n liseli sex hikayeleri. Döndüm b?ktım, pr?z?rv?tif k?n içind?ydi. Elimi götüm? ?ttım, r??m?n ç?y b?rd?ğının ?ğzı gibi ?çılmıştı v? büzüğüm k?p?nmıyordu. “Aşkım n? y?ptın böyl? y???” diy? ?ğl?m?y? b?şl?dım. O d?, “Aşkım norm?l!” d?di. “Böyl? mi k?l?c?k bu?” d?dim. “H?yır, k?p?nır!” d?di. “K?nıyor!” d?dim. “Norm?ldir, birş?y olm?z, ?lışır!” d?di v? mutf?kt?n bir b?rd?k ?u g?tirdi, içip ??kinl?şm?m için. Sonr? b?nyoy? gitti…

G?ldiğind? t?mizl?nmişti. Pr?z?rv?tifin dışını yık?mış, ?ğzını d? b?ğl?mış, “Hiç ?p?rm gördün mü?” diy? b?n? gö?t?riyordu. R??m?n y?rı?ın? k?d?r dolu bir b?lon p?rç??ı gibi duruyordu v? iğr?nç görünüyordu. F?k?t onu mutlu ?ttiğim için k?ndiml? gurur duydum…

“H?di b?nyoy?!” diy?r?k b?ni k?ldırdı v? kuc?ğın? ?ldı. Götüm çok y?nm?y? b?şl?mıştı. B?nyoy? g?ldiğimizd? küv?tin y?rı?ı dolmuştu v? h?l?n dolm?y? d?v?m ?diyordu. B?ni kloz?t? oturup, “Yık? ?rk?nı!” d?di. Yık?dım. Ell?rimi d? yık?ttırdı v? ?ıc?k küv?t? b?ni y?tırdı. Götüm r??m?n ç?yır ç?yır y?ndı ?cıd?n. K?ndi?i d? y?v?şc? y?nım? g?ldi v? ?mımı ?ll?m?y? b?şl?dı. Öyl? n?rin ??viyordu ki b?ni, bu duyguyu on? y?ş?ttığım için t?ş?kkür ?diyordu. Sonr? b?ni güz?lc? ??bunlu lifl? yık?dı. Sonr? küv?tin ?uyunu boş?ltıp b?r?b?r duş ?ldık çıktık. B?nyod?n çık?rk?n t?kl?dim. B?ni tuttu v? “N? oldu ?şkım?” d?di. “Yürüy?miyorum, çok ?cıyor!” d?dim. Aklım? Li??d? kızl?rın ?nl?ttıkl?rı g?ldi o ?nd?. Söyl?dikl?ri doruydu, f?kt ??nırım b?nim için bu ?ğrı b?y?ğı büyük ol?c?ktı. Emr? b?ni kuc?kl?dığı gibi y?t?ğ? k?d?r götürdü v? üz?rin? bır?ktı. Emr?’ml? çırılçıpl?k y?ttık…

T?biki hik?y?m bur?d? bitmiyor, il?rl?y?n h?ft?l?rd? v? ?yl?rd? bunun gibi 15-20 ??f?r götümü k?n?t? k?n?t? ?ikti. H?r ??f?rind? d? götümün çok d?r olduğunu, b?şk? biri ol?? bu k?d?r k?n?m?y?c?ğını ?öyl?di. Emr?’yl? ?vl?nm?yi düşünüyordum, f?k?t ?il?m Emr?’yi i?t?m?di v? ?yrıldık. Am? onun b?n? bır?ktığı bir h?tır? v?r: Büzüğümü t?m k?p?t?mıyorum v? o?uruğumu tut?mıyorum. Ömür boyu d? ç?k?c?m bunun ?ıkıntı?ını g?lib?. (B?nim gibi götü çok d?r ol?n kızl?r? k??inlikl? ?n?l ilişkiyi ön?rmiyorum! H?l? h?l? y?r?ğı çok büyük birin? ??l? gött?n ?iktirm?yin!). T?bi Emr?’nin b?n? bır?ktığı bir d? v?zg?çilm?z bir i?t?k v?r: Gött?n ?ikişm?y? ?c?yip ?lıştım, önüm? g?l?n h?r ?rk?kl? y?tm? v? götümü ?iktirm? i?t?ği duyuyorum. F?k?t Emr?’d?n ?onr? kim??yl? ?ikişm?dim. Ail?m b?ni y?kınd? ?vl?ndirm?k i?tiyor, köyd?n biri?i v?rmış. Oz?m?n? k?d?r d? pornol?rl? v? ??k? hik?y?l?ri il? id?r? ?diyorum v? götüm? d?ğişik ci?iml?r ?ok?r?k k?ndimi t?tmin ?diyorum.

selvi

ablamı kaşırken

ablamı kaşırken

Şu an 25 yaşındayım anlatacaklarım çok esk**en basımdan geçen gerçek olaylardır. Biz ve dayımlar aynı apartmanda iki kat üst üste otururduk. Dayımın 2 kızı vardı , bizde 2 kardeşiz ( bir ablam var.) Çocukluğum bu kızlar arasında geçti. Hep onlarla beraber oynardım ve doğal olarak da cinselliği tanımamda pay sahibi olmuşlardır. Mesela ben 9-10 yaşlarındayken bir gün ablam (benden 5 yas büyüktür) bana, Atıl, benim popom kasınıyor, kasır mısın ? dedi. Peki, tamam. Dedim. Sonra önümde elbisesini çıkarttı, sutyeni yoktu, külotunu dizlerine indirdi. İlk defa bir kızı çırılçıplak karşımda görüyordum. Yere uzandı . kıcının arasındaki yarığa götürdüm ve aşağı yukarı okşayıp kaşımaya başladım. Sonra o bana hadi sıra bende dedi. Ben soyundum ve o benim kıçımı kaşıdı. Bunu ara sıra tekrarladık. Hatta bundan dayımın büyük kızına söyledi onunda kıçını kaşımaya başlamıştım. Bu olaylar belli bir süre sürdü ama sonra kesildi. Sonra ben 19 yaşıma geldiğimde ailecek Marmaris?e tatile gittik. (Annem , babam, ablam ve ben.) Annemler havuzda güneşlenirken biz biraz alış-veriş yapmaya gittik. Ablam bir bikini deniyordu fakat soyunma kabininin perdesi de hafif bir aralık vardı ablam bunun farkına vardı .beni görmesin Üstünü değiştirirken çaktırmadan onu seyrediyordum. Sadece poposunu görebiliyordum fakat muhteşem bir göttü. Giyinip çıktı ve bana kimse gördü mü dedi. Bende gördüm çıplak çok gördün. Hatırlamıyorsun kıçımı bile sana kaşıttırırdım Seneler sonra bu olay aklıma geldi ve kendimi garip hissettim. Havuz başında güneşlenirken devamlı gözüm ablamın üstündeydi. İlk defa ona bir kadın gözüyle bakıyordum. Ama ne kadın. 1.70 boylarında, iri göğüslü, dalgalı kızıl saclı, yeşil gözlü ve muhteşem kalçaları olan bir kadındı. Bir ara odaya gittim. Biraz kestiririm diyordum ama sikim dimdikti. 31 ceketimde insin dedim. Ama elimi sikime attığımda aklıma ablam geliyordu ve bu beni rahatsız ediyordu. En sonunda uyumuşum bir ara uyandım sikim hala dikti uyur uyanık 31 çekmeye başladım aklıma ablam geldi ama devam ettim onu o soyunma kabininde götten sıktığımı düşündüm ve boşaldım. Boşaldıktan sonra suçluluk duygusuna kapılacağımı düşünüyordum ama olmadı aksine garip bir haz duydum bir yakınımı hatta ablamı düşünmek bana inanılmaz zevk vermişti. Aksam yemeğinden sonra otelin diskosuna gittik ablam siyah bir mini etek, üstünde askılı bir kırmızı bluz vardı ve altından siyah sutyenin askıları görünüyordu. İçtik , eğlendik ve dans etmeye başladık ama ben kendimi kontrol edemiyordum hep ona sürtmek istiyordum ve sürtüyordum da.sonra odamıza çıktık. (annemler bir odada , biz bir odada kalıyorduk). Odada sohbet ederken konuyu esk**en yaptıklarımıza getirdi ve nasıl götünü bana kaşıttırdığını anlattı. Gülüşürken hadi bir daha yapalım dedi. Masaya doğru eğildi. Eteğini yukarı kaldırıp külotunu aşağı indirdi. Kıçı meydandaydı ve bana ¥ama n¥yanına gittim ve elimi kıcına atıp okşamaya başladım elimi kalçalarının arasındaki yarığa sokup aşağı yukarı hareket ettirmeye başladım hareket alanımı genişletip amına doğru inmeye başladım aynı anda hem amını hem göt deliğini okşayıp uyarıyordum. Ablam kısık kısık inlemeye başladı benimde sikim dimdik olmuştu pantolonumu çözüp sikimi biraz olsun serbestledim bu arada elimin hızını artırdım diğer elimle elbisesinin üstünden göğüslerini okşuyordum. Ablam artık çığlık atmaya başlamıştı , boslmak üzereydi ve sağ elini arkaya atıp külotumun içinden sikimi çıkardı ve Bu düşünce beni birden rahatsız etti bu mastürbasyon gibi değildi ablama zevk vermek ve benim zevk almam güzeldi ama sikme düşüncesi beni rahatsız kendimi geri çektim sikim anında indi. Ablam ; Ne yapıyorsun! Ne oldu? Dedi Yok bir şey istemedim Niye? Sen benim ablamsın Hayır. Ben bir kadınım sende bir erkeksin olaya böyle bak . Bakamam , düzemem seni Hayır beni böyle bırakamazsın. Bu hale gelmişken olmaz sonra nasıl bakarım yüzüne dedi. Ve beni yatağa doğru itti. Oturdum. Önümde eğildi sikimi ağzına aldı . inmiş sikimi kaldırmaya çalışıyordu. Ağzı sıcacıktı ama sikimin kalkacak hali yoktu. Bir yandan ellerini vücudumda dolaştırıyor göğüs uçlarımla oynuyordu. Kahpe bunu nerde tahmin etti acaba bu bana müthiş bir zevk verdi aynı anada sikimin ve göğüs uçlarımı uyarılması arzularımı canlandırdı ve zaten bu bir ihtiyaç diye düşünmeye başladım. Simdi sağ elimi saclarına dolamış basını sikime dayıyordum sikim eski sertliğine kavuşmuştu. Basını biraz yukarı kaldırıp bana baktı yüzünde zafer kazanmış bir komutan edası vardı. Sonra tekrar bası ileri geri hareket etmeye başladı. Bası her geri gelişinde dudakları arasında kalın sikimi görüyordum ve bu beni inanılmaz tahrik etti. Resmen ablamı ağzından sikiyordum. Onu kaldırdım yatağa yatırdım ve karnına oturup sikimi göğüslerinin arasına koydum ellerimle göğüslerini okşarken sikimide ileri geri hareket ettiriyordum. O da ağzını açmış her ileri hareketimde dilinle sikimi yalıyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Geliyorum dedim tamam ağzıma boşal dedi. Ama ben ağzına , yüzüne gözüne , saclarına , her yerine boşaldım.sikimi yalayıp temizledi ve parmağınla yüzündeki spermleri alıp yaladı. Sonra kalktı banyoya gitti temizlenip yanıma uzandı birer sigara içtik hiç konuşmadık ben sadece onun muhteşem vücudunu seyrediyordum az evvel ağzına patlattığım bu kızı sikmeliyim dedim. Sigarımı söndürüp elimle bir göğsünü okşamaya diğer diğer gögüsünüde yalayıp emmeye başladım sonra yavaşça üstüne çıktım boynu öpmeye ısırmaya başladım. Dudaklarımız kenetlendi dilimi emiyordu kalkmış sikimi amını üstüne koyup fırçalamaya başladım nefesleri derinleşip inlemeye başladı. Yavaş yavaş göbeğine oradan da amına indim klitorisini dilimle uyarmaya ve emmeye başladım belinin altına bir yastık koydum artık amı gözümün önündeydi aynı anda hem dilimle hem de parmaklarımla amını oksuyordum dilimi içeri sokabildiğim kadar sokuyordum. Amın dan gelen suyla ıslanmış parmağımı göt deliğine indirdim ve yavaşçana sokmaya başladım . bir müddet sonra 2 parmağıma götüne sokmuştum hala dilim amındaydı ve ablam çığlıklar atmaya başlamıştı aklıma soyunma kabinin de onu götten sikme fantezim geldi ve birden onu domaldım artık götü açılmıştı ve sikimi göt deliğine dayadım ittirince bası girdi ama bir çığlık attı biraz bekledim sonra yavaş yavaş yarısına kadar soktum ablamda kalçalarını sağa sola sallayıp bana yardımcı oluyordu. Sonra iki elimle kalçalarından aldı vücudu kasıldı ve titremeye başladı. Boşalmıştı.biraz öyle bekledim. Derin derin nefes alıyordu biraz öne doğru eğilip sol elimle gögüslerini okşamaya başladım ve ileri geri hareket etmeye başladım yine canlanmıştı kalçaları her göbeğime çarptığında sak sak diye ses çıkıyordu bu beni delirtiyordu. Biraz sonra ablamı yan yatar pozisyonuna getirdim bende sikim götünde arkasına uzanmıştım sağ elimi altından geçirip göğsüne attım sol elimle de bacağını kaldırıp götüne girip çıkmaya başladım yine çığlıkla r yükselmeye başladı gitgide hızlandım götünün derinliklerinde patladım. Sonra hiç kalkmadan bana sarıldı ve uykuya daldık.

Lüks Villada Seks! (1)

Lüks Villada Seks! (1)
(Ufuk 38 Y., Çanakkale)
Merhaba, adım Ufuk, 38 yaşındayım. Karım Özlem ile 14 yıldır evliyiz. Çok istememize rağmen çocuğumuz olmadı. Parasızlık nedeniyle üniversiteyi ikinci sınıftan terk etmiştim. Maddi durumumuz iyi olmadığından karı koca birlikte pek çok işte çalışmıştık. Tarlalarda, çiftliklerde, meyve sebze veya fındık bahçelerinde yıllarca çalıştık. En son Ordu’da fındık toplama işinde çalışırken, fındık bahçesinin sahibi olan adam abisinin Çanakkale’daki villasına yatılı bir karı koca aradığını, kendisinin bizim çalışmamızdan memnun kaldığını, istersek orada çalışabileceğimizi söyledi.

Özlem ile konuyu görüştüğümde üzerine atladı hemen. “Bu zamana kadar sağda solda sürünüp durduk, hiç olmazsa devamlı kalacak bir yerimiz olur!” dedi. Cevabımız olumlu olunca kısa bir süre sonra villada çalışmaya başladık. Villa Çanakkale merkezine 30-35 kilometre mesafede, sahile yakın bir yerdeydi. Etrafı yüksek duvarlar ve ağaçlarla çevrili 3 katlı villanın 5 odası, büyük bir salonu ve mutfağı ile oldukça büyük bir bahçesi vardı. Arka bahçesinde ayrıca bir de havuzu vardı, ama havuz uzun zamandır kullanılmadığından suyu yarısına inmiş ve epey kirlenmişti. Bahçe de uzun zamandır ilgilenilmemiş haldeydi.

Karım villanın iç işleriyle ilgileniyordu. Mutfak, yemek, temizlik ve çamaşır işleri ondaydı. Bense bahçe ve evin problemlerine bakıyordum. Ev de bahçe gibi bayağıdır ihmal edilmişti çünkü. Elimden hemen hemen her iş geldiği için çekinmeden yapıyordum. Haftada birkaç kez de araçla Çanakkale merkeze gidip alışverişleri yapıyor, ihtiyaç olan malzemeleri alıyordum.

Ev sahiplerimiz Saim Bey ve karısı Nalan Hanımdı. Saim Bey 50, karısı ise 45 yaşındaydı. Nalan Hanım Saim Beyin ikinci karısıydı. Saim Beyin ilk karısından bir oğlu vardı, ama oğlu annesi ile yaşıyordu. Saim Bey sofu bir adamdı. Az konuşan, içine kapanık, kendi halinde, münzevi biriydi. Villadan dışarı nadiren çıkıyordu. Karısı Nalan Hanım ise tesettürlü, ibadetini aksatmayan, muhafazakar bir kadındı. Karım da kapalı, kendince ibadetini yerine getirmeye çalışan bir kadın olduğu için Nalan Hanım ile anlaşmaları kolay oldu. Ben de her ne kadar dinin gereklerini yerine getirmeye çalışsam da arada bazen içki içmekten geri kalmayan biriydim.

Villada çatı katındaki büyük odada kalıyorduk. Saim Bey ve eşinin odası ise ikinci kattaydı. Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra ben bahçeye geçiyor veya acil olan diğer işleri hallediyordum. Karım ise Saim Bey ve eşinin kahvaltısını hazırlıyordu. Gerçi ikisi de sabahın çok erken saatlerinde kalkıyordu, ama kahvaltı zamanına kadar odalarında kalıyorlardı. Gün ışırken ayak seslerini duyuyordum. Akşamları ise yemekten sonra ben odamıza çekilirken karım aşağıda kalıp onlara çay, tatlı veya meyve ikramında bulunuyordu. Onlar odalarına gidene kadar da yukarı gelmiyordu.

Haftanın yedi günü bu şekilde geçiyordu. Karım evin içinde benden daha fazla çalışıyordu, ama işinden memnundu. Üniversiteyi ikinci sınıftan terk etmiş ve az buçuk mürekkep yalamış olmam ikisinin de bana karşı davranışlarında bir miktar saygı göstermelerine neden oluyordu. Ama yine de onların zengin bizimse fakir olduğumuz gerçeği zaman zaman yüzümüze vuruyordu. Saim Bey sessiz bir adamken karısı ara sıra sesini yükseltip karımla beni küçük gören tavırlar içine girebiliyordu. Ama hemen sonra yaptığına pişman olmuş gibi davranıp gönlümüzü almaya çalışıyordu. İyi niyetli bir kadındı, ama bazen deli tarafı tutabiliyordu.

Saim Bey herhangi bir işte çalışmıyordu, emekli de değildi. Aileden gelen bir zenginliği vardı. İşlerin başında fındık bahçesinin sahibi olan ve bize bu işi ayarlayan kardeşi vardı. Kardeşi abisinin hissesine düşen payı eksiksiz veriyordu. O hisse de epey büyüktü, Saim Beyin çalışmasına gerek kalmıyordu…

İşe gireli birkaç hafta olmuş ama henüz karımla ilişkiye girememiştim. Yeni hayatımıza alışma evresinde sikişecek zamanı ve rahatlığı bulamamıştık. Daha doğrusu ben istesem de karım kendini hazır hissetmemişti. Karım Özlem 35 yaşında, 1,65 boyunda ve yaklaşık 70 kilo. Beyaz tenli, güzel sayılacak bir kadındır. Büyük kahverengi gözlerinin üzerindeki kalın siyah kaşları bir yay gibi uzanır. Yanaklarındaki ve çenesindeki tüyleri almayı zaman zaman ihmal etse de bacaklarında ve kalçalarında tüy veya kıl bulunmaz. Çocuk doğurmadığından memeleri sarkmamış, vücudu deforme olmamıştır. Çalışırken altına şalvar, üstüne ise uzun kollu gömlekler veya bluzlar giyer. Başını ise çalışmasına engel olmasın diye uzun saçlarını topuz yaparak tepesinden bağlar. Bu durumda beyaz ve uzun boynu ile ensesi görünür.

Bir Pazar gecesi saat 23:00’e gelirken Özlem geldi. Kapıyı kapatıp, “Ay yoruldum valla!” diyerek kendini yatağın üstüne attı. Yanağından öpüp, “Hadi kız, ne zamana kadar boş bırakacaksın beni?” diyerek bol ve uzun kollu çiçekli gömleğinin üstünden dolgun ve şişkin birer büyük portakalı andıran memelerini avuçladım. Ancak bir farklılık hemen dikkatimi çekti, sutyen giymemişti. “Niye sutyen giymedin kız?” diye sorunca, “Çalışırken rahatsız oluyorum, terliyorum, sonra memelerimin altı pişik olup kaşınıyor!” dedi gülerek.

Gömleğinin düğmelerini açtım tek tek. Altına ince askılı beyaz bir atlet giymişti. Atleti yukarı sıyırıp memelerini açığa çıkardım. Büyük meme başları sütlü kahverengi iken etli uçları biraz daha koyu kahverengiydi. Eğilip etli uçlarını emdim bir süre. Yarağım sertleşti derhal. Kaç zamandır sikişmemiştik. Karım o süre boyunca 31 çektiğimi biliyordu, ama artık 31 çekmek istemiyordum.

“Hadi kız soyun, daha fazla dayanamıycam!” dediğimde, “Ay Ufuk azdın mı gece gece?” dedi sırıtarak. Bu sırıtmasının anlamını iyi biliyordum. O da en az benim kadar azmıştı, ama belli etmek istemeyip kendince naz yapıyordu. “Azdım valla, daha fazla beklemek gibi bir niyetim yok. Eğer kabul etmezsen bu gece seni zorla domaltıp sikecem!” dedim çıplak memelerini avuçlayıp sıkarken. “Tamam, ama banyo yapayım önce!” dedi ve kalktı.

Orta kattaki 3 odanın kendine ait banyosu varken çatı katındaki 2 odanın banyosu yoktu. Merdiven başındaki banyoyu kullanıyorduk. Özlem çekmeceleri açıp havlu ve iç çamaşırlarını alırken ben de doğrulup kalktım, televizyonu kapattım. “Ben de geliyorum, karı koca beraber yıkanalım!” dediğimde, Özlem, “Ufuk deli misin, daha yatmamışlardır, bizi duyabilirler!” dedi ürkekçe. “Duyarlarsa duysunlar, ne olacak karım değil misin?” dediğimde, “İyi tamam!” dedi ve banyoya geçti. Peşinden ben de girdim banyoya, kapıyı kapayıp kilitledim.

Özlem anlamını iyi bildiğim gülümsemesi eşliğinde soyunmaya başlarken, ben de onu izliyordum. Başındaki parlak siyah türbanını iğnelerini tek tek çıkartarak açtı. Siyah bonesini de açınca beline dökülen siyah saçları çıktı meydana. Gömleğinin düğmelerini açmıştım zaten, onu çıkarıp beyaz atletini çıkardı başının üstünden. Beyaz, güneş yüzü görmemiş memeleri, karnı ve göbeği şimdi karşımdaydı. Şalvarın kalın lastiklerinden tutup sıyırdı aşağı. Beyaz ve dolgun kalçaları, bacakları göründüğünde yarağımın sertliği daha da artmıştı.

Amının izi kasıklarını sıkan koyu krem renkli pamuklu külotunun altında belirmişti. Külotunu da tutup çıkardığında kaç zamandır özlediğim manzara karşıma çıkmıştı. Etli amının dudakları halen ilk günkü gibi pembeydi. Kasıklarında ve amının üzerinde bir miktar uzamış siyah kıllar vardı. Buraya geldiğimizden beri etek tıraşı olmamıştı. Ama benim için önemli bir şey değildi bu.

Bana, “Sen de soyunsana!” deyince bir çırpıda çıkardım üstümdekileri. Karımın da yarağıma hasret kaldığı bakışlarından anlaşılıyordu. Sallanan yarağımı tutup, “Ufff, çok özlemişim seni!” dedi dudaklarını ısırarak. Banyonun ortasında ayakta sıkıca sarıldık birbirimize. Dudak dudağa öpüşmeye başlarken dolgun ve diri memeleri birer yastık gibi çıplak göğsüme baskı yapıyor, beni geri itiyordu.

14 yıllık evliliğimiz boyunca karım sevişme ve öpüşme konusunda epey yol kat etmişti. Şimdi de maharetini gösteriyordu. Uzun pembe dilini sokmuştu ağzıma. Serbest bıraktığım dudaklarımın arasından ağzıma giren dili bir yılan gibi oynuyordu. Dilimle karşılık veriyordum diline, ama karımın azgınlığı karşısında dilim etki etmiyordu sanki. Elleri belimde, sırtımda, ensemde geziniyor beni kendine çekiyordu. Sıkıca bastırıyordu. Ağzımı vakumlamış, onu yutmak istiyor gibi emiyor, içine çekiyordu. Uğultulu inlemeleri banyonun çıplak fayans duvarlarına çarpıp akisler yaratıyor gibiydi.

Öpüşmekten, dilimi ve dudaklarımı emmekten yorulduğu anda dilimi soktum ağzına. Bu kez ben ağzının içinde oynatmaya başladım dilimi. Dilimi kökünden koparacakmış gibi emdi, çekti içine. Dudaklarımı emip ısırıyordu ara ara. Dudak dudağa öpüşmemize ara verip beyaz uzun boynunun kat kat olmuş etlerini emmeye başladım. Dudaklarından sonra onları vakumlayıp emdim, yalayıp parlattım. Özlem de aynı şekilde karşılık verdi, boynumun etleri güçlü emmeleri ile sızlamaya başlamıştı.

Öpüşmeyi bıraktık. Eğildim ve memelerini tutup emmeye, öpüp yalamaya başladım. Etli uçlarını emdikçe şişip büyüyorlardı. Onları ufak ufak ısırdıkça karımın aldığı zevk katlanıyordu. Saçlarımı çekiştirirken inlemeleri her geçen saniye ile birlikte çoğalıyordu. “Hadi sik artık, gir içime, bırak hadi, sik artık!” demeye başlamıştı.

Yeniden doğruldum. Kısa bir süre daha dudak dudağa öpüştükten sonra köşedeki duş başlığının olduğu tarafa geçtik. Çatı katı olduğundan banyonun tavanı düz değildi. Çatı bazı yerlerde aşağı doğru inerken bazı yerlerde yukarı eğimliydi. Duşa kabin veya duş teknesi yoktu, duş başlığından akan su eğimli zeminden gidere akıyordu.

Karım duvardaki musluktan tutunarak bacaklarını açarak domaldı. Arkasına geçtim, yarağımı bir miktar tükürükleyip ıslattım. Özlem uzun siyah saçlarını omzuna atıp yüzünü kapatmasına engel olurken, “Hadi Ufuk!” diyordu. “Tamam güzelim, sakin ol!” dedim ve yarağımı tutup amına bastırdım. Doğum yapmamış amı yavaşça genişleyip açılırken yarağım girdi içine ağır ağır. Sonunda dibine kadar girdiğinde derin bir, “Ohhh!” sesi dudaklarımdan döküldü. Gözlerimi kapayıp yaşadığım mutluluğu hissettim iliklerime kadar. Özlem’nin sımsıcak ve ıslak amının içindeydim kaç zaman sonra.

O da en az benim kadar mutluydu. “Uffff!” sesi bir ıslığı andırırcasına çıktı ağzından. Ufak ufak yavaş hareketlerle amında çalışmaya başladım. Karım aldığı zevkle gerilmişti, musluğun üstünde duran duş başlığı bu sırada yere düşüp gecenin sessizliğini bölen bir gürültü çıkardı. Özlem çıkan gürültüyle, “Yavaş ol!” dedi ama bunu fısıltıyla söylemişti.

Ellerimi beline attım ve gittikçe hızlanarak sikmeye başladım. Beyaz, yağlı ve dolgun götünün yanakları löpürdüyor, sırtının ve belinin etleri titriyordu. Bacaklarında ve kalçalarında olmayan tüylerin hepsi bel çukurunda toplanmış gibiydi. Bel çukuru minik bir orman görünümündeydi, ama bu halinden çok hoşlanıyordum. Çıplak yattığı gecelerde tüylü bel çukurunda parmaklarımı gezdiriyor, dudaklarımın ucunda tüyleri hissediyordum.

Pompaladıkça, karımdan, “Ayyy, ahhh, ıhhh!” sesleri gelmeye başlamıştı şimdi. Ayakta sikişmemiz tam gaz devam ediyordu. Ancak onu en çok memnun edecek şeyi yapma zamanı gelmişti. O da sikişin ortasında yarağımı amından çıkarıp amını ve göt deliğini dilleyip emmekti. Özlem bundan çok hoşlanıyordu. Yarağımı çıkardım amından ve arkasında dizlerimin üstüne çöktüm. Ellerimi atıp göt yanaklarını ayırdım. Özlem de bana yardımcı olmak için bacaklarını biraz daha ayırdı.

Şişip büyümüş am dudaklarını emmeye başladığımda yarağımın içine girmesinden daha büyük zevk alır şekilde inledi. Açık duran amına dilimi soktum, yapış yapış, sıcak ve kendine has kokusu olan yağlı sıvısını emdim. Özlem nefesi kesilecekmiş gibi bir sesle karşılık verdi bu hareketime. Islak pembe amı bir bakireninki gibi dar değildi ama yaşına göre bir kadın için fazlasıyla dardı. Dilim amının etten duvarları arasında alev alev yanıyordu.

Büyük bir zevk alıyordum. Yarağım kalın bir sopa gibi şişmiş, önümde sallanırken doğruldum ve amına soktum yeniden. Özlem içi geçmiş gibi inledi, yarağımı çıkardığımdaysa tekrar sokmam için adeta yalvardı. Onu üzmeyip yeniden soktum, kısa bir süre bekledikten sonra tekrar çıkardım. Bu şekilde hem boşalmamı geciktiriyor, hem de ona daha fazla zevk veriyordum.

Tekrar arkasında diz çöktüm. Amının dudaklarını iştahla emdikten sonra sıranın göt deliğine geldiğini söyledim. Parmaklarımla ayırdığım bembeyaz göt yanaklarının ortasındaki kara deliğin ağzına uzattım dilimi. Terlemiş ve hafiften bir osuruk kokusunun geldiği deliği sabunluktaki lifle sildim. Yeniden dilledim.

Özlem ile çocuğumuzun olması için bazı zamanlar götten de ilişkiye girmiştik. Çocuğumuzun olması için gitmediğimiz doktor kalmamıştı, ama gitmediğimiz hoca da kalmamıştı. O hocalardan biri de karıma, “Amından gebe kalamazsan bir de götten deneyin!” demişti. Biz de o hocanın sözüne uyarak epey zaman sadece götten ilişkiye girmiştik. Cahil bir adam sayılmazdım, ama o zamanlar bana da inandırıcı gelmişti bu sözler. Ancak onca zaman Özlem’yi götünden siksem de hamile kalmamıştı.

Karımın benden esirgemediği göt deliğini uzun uzun dilleyip yaladım. Ucunda minik siyah kılların olduğu delik açılıp kapanıyor, dillemelerime karşılık veriyor, sanki benimle konuşuyordu. Bir göt deliğini bir amını dilleye dilleye saniyeler birbirini kovalayıp dakikalara dönüştü. Özlem’nin sabrı kalmamıştı artık. “Ufuk hadi sik artık, ne yapıyorsun?” dedi kızmış gibi.

Tekrar doğruldum ve yarağımı sıvazlayıp bastırdım amına. Amı yarağımı içine aldı dibine kadar yine. Bir süre o şekilde bekledikten sonra pompalamaya başladım. Belinden sıkıca tutuyordum onu. Özlem musluktan tutunurken yavaşça ellerini duvara dayayarak doğruldu bu sırada. Amına girip çıkan yarağım ona doyumsuz bir zevk veriyordu. Omzuna attığı uzun siyah saçlarına asılıp çektim sol elimle. Sağ elimi ise öne uzatıp memelerini avuçladım. Yarak darbelerimle birlikte memeleri löpürdeyip duruyordu sürekli. Göt yanakları da aynı şekilde oynuyordu.

Sonrasında Özlem daha rahat edebilmek için eğimli çatının altındaki köşeye kaydı. Ellerini duvarın iki yanına koyarak domalmasını sürdürürken ben de aynı şekilde sikmeye devam ettim. Karımla harika bir sikişmenin ortasındaydım. İkimiz de yoğun bir zevk alıyor, inliyorduk. Hemen alt kattaki ev sahiplerimizin duymasına engel olmak için kendimizi kassak da, zaman zaman aldığımız zevk baskın çıkıp şiddetli inilti ve sikiş sesleri banyonun duvarlarında yankılanıyordu. Karımın terlemiş kasıklarına ve göt yanaklarına çarpan kasıklarımdan ve taşaklarımdan çıkan ‘Şop şop şop!’ sesleri gecenin sessizliğini bölüyordu.

Saim Bey ve karısının odaları banyonun altında kalmıyordu, ama merdiven boşluğundan duyabilirlerdi bu sesleri. Özlem başını çevirip, “Ufuk yavaş yap!” dese de, o noktadan sonra yavaşlayacak halde değildim. Kendimi kaybetmişçesine belimi oynatıp pompalıyordum amına. Karımın genişleyen amı yarağımla birlikte içine hava da alıyordu. Zaman zaman osuruğa benzeyen sesler ‘Şop şop şop!’ seslerine eşlik ediyordu bu nedenle.

Boşalmaya adım adım yaklaşıyordum artık. Her yanım kasılmaya başladı, kaslarım ip gibi gerilmişti. Özlem de ellerini başının üstünde tutup iyice eğilmişti artık sikişin verdiği zevkle. Benim gibi o da yorulmuş, tarifsiz zevkin etkisiyle gücünü tüketmişti. Memeleri yarak darbelerimle birlikte şiddetle oynuyor, sarsılıyordu.

Sonunda sarsıla sarsıla karımın amına boşaldım. Boşalırken de sokup çıkartmaya devam ettim yarağımı. Bittiğinde yarağımı içinde tutup yüklendim iyice. Son döl damlasını bile ziyan etmeden amına akıtmak istiyordum. Artık Özlem’nin hamile kalması mucizelere bağlı olsa da, gene de her sikişmemizde döllerimi ziyan etmemeye uğraşıyordum.

Geri çekilip amından çıktım. Yarağım döllerim ve amının sıvıları ile kaplanmıştı. Özlem’nin beyaz göt yanakları ve kasıkları iyice kızarmış haldeydi. Yavaşça doğrulurken, “Ne öyle ayı gibi yapıyorsun, duyarlarsa ne olacak?” dedi kızgın bir ses tonuyla. “Hoşuna gitmedi mi?” diye sorduğumda, “Ya ben ne diyorum, sen ne diyorsun!” dedi sinirle ve suyu açtı. Sikişimizin ardından bu kez de suyun sesi ile çınladı banyonun duvarları. Özlem’nin siniri saniyeler içinde yok oldu. Karı koca aldığımız hazla birbirimizi güzelce sabunlayıp yıkandık. Özlem getirdiği havlu ile kurulanıp çamaşırlarını giyindi. Bense sadece kurulandım, çamaşırlarım odada kalmıştı.

Kapının topuzunu yavaşça çevirip açtım. Evde derin bir sessizlik vardı. Merdiven boşluğundaki perdesiz camdan ayın ışığı vuruyordu mermer basamakların üzerine. Özlem parmak uçlarına basarak odaya girerken, ben de anadan doğma halde peşinden girip kapattım kapıyı. Özlem’nin verdiği külotu ve atleti giyinip girdim yatağa.

Az önce güzel bir sikiş yaşamış birbirimize duyduğumuz hasreti sona erdirmiştik, ama Özlem, “Benim uykum geldi, Allah rahatlık versin!” diyerek sırtını dönüp yattı. En azından bir şeyler konuşuruz diye düşünmüştüm, ama Özlem götünü dönünce, “İyi, sana da!” demekten başka çarem kalmadı. Telefonu açıp onunla oyalandım bir süre, sonra da yattım…

[Ufuk]